Birleşik Krallık tarihinde bir ilk: Artık göçmenler yönetiyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4923761-birle%C5%9Fik-krall%C4%B1k-tarihinde-bir-ilk-art%C4%B1k-g%C3%B6%C3%A7menler-y%C3%B6netiyor
Birleşik Krallık tarihinde bir ilk: Artık göçmenler yönetiyor
Britanya, Galler ve İskoçya'nın başbakanları farklı etnik azınlıklardan geliyor (The Independent Arabia)
Galler İşçi Partisi Lideri Vaughan Gething, Galler Bölgesel Başbakanı olarak seçilmesinin ardından dört kurucu ülkeden (İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda) oluşan Birleşik Krallık'ın (Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığ) üç ülkesi göçmen kökenli isimler tarafından yönetilmeye başlandı. Gething, Galler'in başkenti Cardiff’te hükümetin dümenine geçerken, Rishi Sunak İngiltere Başbakanı olarak Londra'da, Hamza Yusuf ise İskoçya Başbakanı olarak Edinburgh'da iktidarı ellerinde bulunduruyor.
Babası Güney Galler'den bir veteriner olan 52 yaşındaki Vaughan Gething’in annesi ise Zambiya'da bir kümes hayvanı çiftliğinde çalışıyordu. Eski Güney Afrika Devlet Başkanı Nelson Mandela'nın hikayesi, Gething’i henüz 17 yaşındayken İşçi Partisi'ne katılmasında etkili oldu. Gething, 2011 yılında Cardiff'te meclis üyesi seçilerek siyasi kariyerine başladı.
Cardiff hükümetinde 2013 yılından bu yana çeşitli görevler üstlenen Gething, 2014 yılında Kalkınma Bakan Yardımcılığı, ardından Sağlık Bakan Yardımcılığı, ardından 2016-2021 yılları arasında Sağlık Bakanı olarak görev yaptı. Birkaç gün önce rakibi Jeremy Miles'ı kıl payı mağlup ederek Galler İşçi Partisi'nin lideri olan Gething, 2021 mayısında Mark Drakeford hükümetinin ekonomi bakanlığı görevini üstlenmişti.
Gething, özelde Galler’in genelde ise Avrupa’nın ilk siyahi lideri oldu. Birleşik Krallık tarihindeki bu yeni durum, ‘artık göçmenlerin çocukları ve torunları sahada ve yerel meclislerden hükümete kadar çeşitli siyasi makamlar için ülkenin yerli halkıyla rekabet ediyor’ yorumlarına neden oldu.
Galler’de bir göçmenin başbakan olarak seçilmesinden önce Hint asıllı Budist Rishi Sunak, 2022 yılında İngiltere’nin başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Pakistan asıllı bir Müslüman olan Hamza Yusuf ise 2023 yılında İskoçya hükümetinin başına geçti. Böylece Birleşik Krallık'ı oluşturan ülkelerden üçü artık her zaman beyazların seçildiği makamlara partileri tarafından seçilen göçmenlerin getirildiğine tanık oldu.
Birleşik Krallık'ta farklı milletlerden üç ismin iktidara gelmesinin ve göçmenlerin çocuklarının ve torunlarının siyasetin tüm kademelerinde yer almasının yolu açıldı. Yerel halkla belediye ve meclis sandalyeleri için yarışan göçmenlerin çocukları ve torunları, hükümetlerde çeşitli görevler alırken bakanlık görevlerinde bulundular ve iç siyasi sahnede etkili oldular.
Birleşik Krallık'taki dördüncü ülke olan Kuzey İrlanda da liderlik konusunda bir istisnaya tanık oluyor. Kuzey İrlanda tarihinde ilk kez ‘Birleşik İrlanda’ fikrini destekleyen Katolik bir kadın siyasetçi olan Sinn Fein, 2023 yılında Belfast parlamento seçimlerinde rakibi Demokratik Birlik Partisi'nin (DUP) 1998 yılında imzalanan barış anlaşmasının temelini oluşturan güç paylaşımı hükümetine yönelik boykotunu sona erdirmeyi başararak iktidara geldi.
New York Belediye Başkanı Mamdani, Maduro operasyonuna itiraz etmek için Trump'ı aramışhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5226121-new-york-belediye-ba%C5%9Fkan%C4%B1-mamdani-maduro-operasyonuna-itiraz-etmek-i%C3%A7in-trump%C4%B1-aram%C4%B1%C5%9F
New York Belediye Başkanı Mamdani, Maduro operasyonuna itiraz etmek için Trump'ı aramış
(Donald Trump/Truth Social)
Zohran Mamdani, ABD'nin Venezuela'daki askeri harekatına itiraz etmek için Donald Trump'ı bizzat aradı ve Güney Amerika'daki operasyonların "New Yorkluları doğrudan etkileyeceğini" söyledi.
Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında Mamdani, "Başkanı aradım ve bu eyleme itirazımı iletmek için doğrudan kendisiyle konuştum" dedi ve başkana "rejim değişikliği arayışına [ve] federal ve uluslararası hukukun ihlaline karşı olduğunu" söylediğini ekledi.
Perşembe günü resmen göreve başlayan New York Belediye Başkanı, görüşmeyle ilgili daha fazla bilgi paylaşmadı ancak yardımcıları, "kısa" diye nitelendirilen görüşmeyi başlatanın kendisi olduğunu söyledi.
Mamdani, "Karşıtlığımı belirttim, açıkça ifade ettim ve konu orada kaldı" dedi.
Bir zamanlar başkanı "faşist" diye nitelendiren Mamdani, cumartesi günü operasyonlardan duyduğu hayal kırıklığını internette de dile getirdi ve yönetimin yakalanan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu Brooklyn'deki bir gözaltı merkezinde tutma niyetini eleştirdi.
Zohran Mamdani, ABD'nin Venezuela'daki askeri harekatına itiraz etmek için Donald Trump'ı bizzat aradığını söyledi (AP)
Mamdani, X'te, "Bu sabah ABD ordusunun Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini yakalaması ve New York'ta federal gözaltında tutulmalarının planlanması konusunda bilgilendirildim" diye yazdı.
Egemen bir ulusa tek taraflı saldırmak bir savaş eylemi ve federal ve uluslararası hukukun ihlalidir. Bu aleni rejim değişikliği arayışı sadece yurt dışındakileri etkilemiyor, aynı zamanda bu şehri ev olarak gören onbinlerce Venezuelalı da dahil New Yorkluları doğrudan etkiliyor. Benim odak noktam onların ve her New Yorklunun güvenliği ve yönetimim durumu izleyip ilgili yönergeleri yayımlamaya devam edecek.
Independent, Beyaz Saray'dan Mamdani'nin açıklamasıyla ilgili yorum almak için iletişime geçti.
Bir zamanlar başkanı "faşist" diye nitelendiren Mamdani, cumartesi günü çevrimiçi olarak operasyonlardan ve yönetimin yakalanan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu Brooklyn'deki bir gözaltı merkezinde tutma niyetinden duyduğu hayal kırıklığını da dile getirdi (AP)
Belediye başkanıyla başkan arasındaki çatışma, göreve gelmesinden bu yana ilki ancak muhtemelen son olmayacak. Maduro halihazırda Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde tutuluyor ve Manhattan'da kendisine federal uyuşturucu ve silah suçlamaları isnat edilecek.
Haberlere göre, pazartesi günü bile mahkemeye çıkabilir.
Mamdani, cumartesi günü gazetecilere, "Başkan ve ben, anlaşmazlık noktaları konusunda birbirimize her zaman dürüst ve açık olduk" dedi.
New Yorklular beni dürüst ve açık sözlü olmam için, bunu her zaman görevimin bu şehri yuva olarak gören insanlara hizmet etmek olduğu anlayışıyla yapmam için seçtiler.
Belediye başkanı, Maduro'nun gözaltında tutulduğu süre boyunca başına gelenler üzerinde çok az etkisi olacağını kabul edercesine şunları ekledi:
Federal hükümetin her türlü eyleminin New Yorkluların günlük yaşamları üzerinde minimum düzeyde etki yaratması benim sorumluluğum.
Belediye başkanlığı kampanyası sırasında Mamdani, ABD dış politikasının diğer yönlerini, özellikle de Ortadoğu'da İsrail'e verilen desteği sert bir şekilde eleştirmiş ancak Latin Amerika'daki olaylarla pek ilgilenmemişti.
Independent Türkçe
Zubeydi, iş işten geçmeden Maduro'nun son mesajını okuyacak mı?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5226104-zubeydi-i%C5%9F-i%C5%9Ften-ge%C3%A7meden-maduronun-son-mesaj%C4%B1n%C4%B1-okuyacak-m%C4%B1
Zubeydi, iş işten geçmeden Maduro'nun son mesajını okuyacak mı?
‘Bölgesel dengelerle oynamak’ iki ucu keskin bıçak, ancak Zubeydi ve Maduro bu ‘keskin bıçağı’ kendi göğüslerine sapladılar (Independent Arabia)
Mustafa el-Ensari
Delta uçakları Karakas semalarının sessizliğini bozarak Nicolas Maduro'nun ‘devrimci direniş’ döneminin sonunu ilan ettiğinde, uçakların yankıları Aden ve Mukalla'daki sarayların koridorlarında yankılandı.
Karakas’ın düşüşü, Latin Amerika'da popülist bir rejimin çöküşü değil, jeopolitik açıdan sert bir ders oldu. Bu ders, ‘statükonun’ ‘yakınlık ve güç mantığına’ uzun süre dayanabileceğini düşünenlere yönelikti.
Venezuela'nın büyük komşusu Washington, Yemen'in büyük komşusu ise Riyad ve Maskat’tı. Mesaj ise aynıydı: “Coğrafya siyasi günahları affetmez.”
“İdeolojik illüzyon” ortakları
İki adam arasındaki binlerce kilometrelik mesafeye rağmen, onları ‘popülist solculuk’ adlı kalın bir ip birbirine bağlıyordu. Tutkulu konuşmaların ve yoksullara verilen sözlerin kurumsal devletin yokluğunu telafi edebileceğine inanan Chávez'in varisi olan Maduro, eski Yemen Sosyalist Partisi'nin ‘hayaletlerini’ çağıran ve ‘güney milliyetçiliği’ kisvesi altında, ayrılıkçı bir gerçekliği zorla dayatan Güney Geçiş Konseyi (GGK) Başkanı Ayderus ez-Zubeydi’de kendisini görmüştü.
Trump, Nicolas Maduro'nun tutuklu haldeki fotoğrafını paylaştı (Ajanslar)
Her ikisi de adeta intihar edercesine ‘coğrafyayı görmezden gelme’ oyununu oynadılar. Maduro, Venezuela'yı ABD’nin ‘arka bahçesinde’ Rusya ve İran için gelişmiş bir platform haline getirmeye çalıştı. Uzak Moskova'nın onu yakın Washington'dan koruyacağına kendini inandırmıştı.
Öte yandan Zubeydi dün ‘1 Numaralı Açıklama’ ile kamuoyu karşısına çıktı ve Hadramut, el-Mahra, Sokotra ve kardeş bölgelerini Suudi Arabistan ve Umman'a rakip bir etki alanına çekmeye çalıştı, kâh bölgesel güçlere ulaşmaya çalıştı kâh Riyad'ın bileğini bükmek için çaresizce ‘İsrail kartını’ oynadı. ‘Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliğinin’ varoluşsal bir doktrin ve Suudi Arabistan liderliği için mürekkeple değil, kan ve ateşle çizilmiş bir ‘kırmızı çizgi’ olduğu gerçeğini göz ardı etti.
Kaybeden bahisler oyunu
Siyaset biliminde, ‘bölgesel dengelerle oynamak’ iki ucu keskin bıçak, ancak Zubeydi ve Maduro bu ‘keskin bıçağı’ kendi göğüslerine sapladılar. Maduro, Trump'ı ve ülkesinin komşusu olan Latin Amerika ülkelerinin baskısını hafife alınca, kendi sarayında tutuklandı ve yanında sadece eşi ve kırık anılarının bulunduğu bir çanta kaldı.
Zubeydi şimdi aynı ip üzerinde yürüyor. Hadramut ve el-Mehra'daki ‘coğrafi şoku’ görmezden gelme girişimi ve Suudi Arabistan'ın güney sınırlarını güvence altına alma konusundaki hayati çıkarlarını göz ardı etmesi, onu ‘siyasi kibir’ tuzağına düşürdü.
O, bunu reddeden bir halka (Hadramutluların GGK'nın otoritesini reddetmesi gibi) yabancı güçlere dayanarak fiili bir durum dayatmanın, açlık çeken bir halka demir ve ateşle kendini dayatan Maduro'nun deneyiminin bir tekrarı olduğunu unuttu, ta ki kader ünlü ‘Delta Gecesi’nde kapısını çalana kadar.
Siyasi mezardan bir mesaj
İki lider arasında bir diyalog hayal eden şakacı yaklaşım, acı bir stratejik gerçeği ifade ediyor. Maduro, Zubeydi'ye “Coğrafya, siyasetteki tek sabit unsurdur” dediğinde hem Maduro hem de Zubeydi'nin destekçilerinin sorgulamaya çalıştığı yüzlerce yıllık tarih derslerini de özetliyordu.
Bundan birkaç gün önce, deneyimli Suudi yazar Abdurrahman er-Raşid, coğrafyayı Yemen dosyasında en etkili faktör olarak nitelendirdi. Ancak hem Maduro hem de Zubeydi, bu gerçeği hafife aldılar. Ardından bu durum saraylarında ve karargahlarında bir yangın gibi onları yakalayıp etraflarını sardı. Maduro, ABD’nin coğrafi yakınlığının kaçınılmazlığından kaçmaya çalıştı, ancak kader onu Trump ve ünlü Delta Gücü şeklinde yakaladı. Benzer şekilde, Zubeydi de Suudi Arabistan ve Umman’ın coğrafi yakınlığının kaçınılmazlığından kaçmaya çalıştı. Mukalla ve Hadramut'un bölgesel anlaşmalardan uzak, ‘uzaktan kumanda’ ile yönetilebileceğini düşünerek kendini kandırdı.
Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Maduro, ‘denenmiş ve test edilmiş’ olanın test edilmemesi gerektiğini ve güçlü bir komşunun uzun süre sabırlı olabileceğini, ancak harekete geçtiğinde ‘kahramanın değil, kardeşinin gücünü kullan’ mantığıyla hareket edeceğini fark etmediği için düştü.
Bugün, GGK'nın Yemen'in doğusundaki mevzilerini boşaltması için baskı artarken, Zubeydi’nin önünde biri, Maduro'nun meajını dikkatlice okuyup Yemen Başkanlık Konseyi'nin çatısı altında ulusal uzlaşma ortamına geri dönmek, diğeri kendi inancının aksine, coğrafyanın ‘gerçeklerden daha güçlü konuştuğunu’ çok geç fark ettiği anı beklemek olan iki seçeneği var gibi görünüyor.
GGK Başkanı Ayderus ez-Zubeydi (GGK resmi internet sitesi)
Lübnanlı yazar Gassan Şerbil, Maduro’nun Karakas’tan kaçırılmasıyla ilgili yorumunda, olayı X'teki sloganlardan ziyade zorlu coğrafya açısından yorumlamış gibi görünüyor. Delta Gücü’nün Maduro'nun sarayını basıp onu tutukladığı olay, ancak coğrafyanın ve çıplak gücün bir mesajı olarak anlaşılabileceğini düşünen Şerbil, “Putin kıskançlık duyabilir, çünkü James Bond Kremlin'in çarı değil, Beyaz Saray'ın efendisidir” değerlendirmesinde bulundu.
Böylece Donald Trump, Messi, Ronaldo ve Muhammed Salah'ın kıskanacağı ‘tarihi bir köşe vuruşu’ yaparken bize, Kasım Süleymani'nin öldürülmesini emreden adamın Maduro'yu kaçırmaktan çekinmediğini ve haritaların anahtarlarını elinde tutan birinin sözlerle manevra yapmadığını hatırlattı. Şerbil'in de belirttiği gibi, bu olayın özeti her gün tekrarlanan “Trump'a karşı oynamayın ve coğrafya konuştuğunda sloganlara güvenmeyin” şeklindeki bilgece sözü gözler önüne seriyor.
Peki, Delta Gücü Aden'de görünecek mi?
Gözlemcilere göre tüm siyasi hilelerini tüketerek yalnız kalan Maduro'nun kaderi, Arap Yarımadası'nın dengesini bozmaya çalışan herkesin bakması gereken bir ‘ayna’ niteliğinde.
Yemen'in coğrafyası sadece bir araziden ibaret değil, aynı zamanda Suudi Arabistan, Umman, Körfez ve uluslararası ve bölgesel Arap suları ile paylaşılan bir ‘kimlik ve ulusal güvenlik’ meselesidir. Zubeydi, tüm bu faktörleri hafife almaya devam ederse, yakında Maduro gibi kendini Delta Gücü’yle burun buruna gelmiş bulabilir.
Maduro, artık manevra alanı kalmayan bir gerçekliğe uyandı. Peki ya Zubeydi Aden'de ‘kader’ kapısını çalmadan önce uyanacak mı?
ABD'nin askeri operasyonundan sonra... Venezuela petrolü nereye gidecek?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5226094-abdnin-askeri-operasyonundan-sonra-venezuela-petrol%C3%BC-nereye-gidecek
ABD'nin askeri operasyonundan sonra... Venezuela petrolü nereye gidecek?
ABD'nin Karakas'taki bazı noktaları hedef alan saldırılarının ardından Venezuela'nın en büyük askeri kompleksi Fuerta Tiuna'da yangın çıktı. (AFP)
Karakas’ta patlama sesleri yankılandı… Hızlı Amerikan askeri operasyonu gerçekleştirildi ve Nicolas Maduro yakalandı…
ABD ile Venezuela arasındaki gerilim, 2025 yılının sonlarında keskin biçimde tırmandı. ABD ordusunun Karayipler bölgesi ile Pasifik Okyanusu’nun doğusunda düzenlediği bir dizi deniz saldırısının ardından tansiyon yükseldi. Washington, bu saldırıların uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı öne sürülen gemileri hedef aldığını açıkladı. En az 95 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen saldırıların önemli bir bölümü Venezuela kıyıları açıklarında gerçekleştirildi.
Bölgede geniş çaplı ABD askeri yığınağına işaret eden tüm göstergeler, Başkan Donald Trump’ın kara saldırıları düzenleme tehditleri ve 29 Kasım 2025’te Venezuela ve çevresindeki hava sahasının kapatıldığını duyurması, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik bir savaşın yaklaştığı şeklinde yorumlandı.
Karakas'taki Miraflores Başkanlık Sarayı’nın yakınındaki evlerinden ayrılan Venezuelalı bir aile (AP)
Gelişmeler bununla da sınırlı kalmadı. ABD güçleri, 2025’in son ayının başında Venezuela ile bağlantılı bir petrol tankerine ülke açıklarında el koydu. Ardından Trump, 16 Aralık’ta Venezuela’ya giren ya da ülkeden çıkan petrol tankerlerine abluka uygulanması talimatını verdi. Bu adımın, ülkenin petrol ticaretini durdurmayı ve ekonomisi büyük ölçüde bu hayati kaynağa dayanan Latin Amerika ülkesine ağır bir darbe indirmeyi amaçladığı belirtildi.
Bir diğer gelişmede ise ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), aralık ayında Venezuela kıyısındaki bir tesise insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenledi. Trump, söz konusu tesisin uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığını iddia etti.
Venezuela hakkında bilgiler
Belirleyici günün ayrıntıları zamanla netleşecek olsa da krizin arka planında, Venezuela’nın uzun yıllardır süren derin bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğu görülüyor. Ülkedeki kötüleşen ekonomik koşullar, kamu hizmetlerinde ciddi aksamalara ve gıdaya erişimde büyük zorluklara yol açtı.
2015 yılından bu yana yedi milyondan fazla Venezuelalı ülkeyi terk etti. Yerel insani kuruluşların tahminlerine göre, 31 milyonluk nüfusun yaklaşık 19,7 milyonu insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Dünya Gıda Programı (WFP) da Venezuela’yı gıda güvensizliğinden en fazla etkilenen ülkeler arasında gösteriyor. 2019 yılında 9 milyon 300 bin kişinin yeterli gıdaya erişemediği belirtilmişti.
CIA’in internet sitesinde yer alan bilgilere göre, ülkede 1999 yılına kadar büyük ölçüde demokratik yollarla seçilmiş hükümetler görev yaptı. Ancak 1999-2013 yılları arasında devlet başkanlığı yapan Hugo Chavez’in yönetimi otoriter bir karakter taşıdı.
CIA değerlendirmesinde, Washington’un sert muhaliflerinden biri olarak görülen Chavez’in 5 Mart 2013’teki ölümünün ardından bu yaklaşımın halefi Nicolas Maduro döneminde de sürdüğü ifade edildi. Buna göre, 2020’de yapılan parlamento seçimlerinin hileli olduğu, muhalefet partilerinin çoğu ile birçok uluslararası aktörün bu seçimler sonucunda oluşan Ulusal Meclis’i meşru kabul etmediği belirtildi. Raporda, üç yıl süren seçim boykotunun ardından 2021’de çok sayıda muhalefet gücünün olumsuz koşullara rağmen yerel ve eyalet valiliği seçimlerine katıldığı, bunun sonucunda muhalefetin belediyeler düzeyindeki temsilini iki kattan fazla artırdığı ve 23 eyaletten dördünü elinde tutmayı başardığı kaydedildi.
CIA’nin değerlendirmesinde ayrıca, yıllar süren kötü ekonomik yönetimin Venezuela’yı 2014’te küresel petrol fiyatlarındaki düşüşe karşı savunmasız bıraktığı, bunun da kamu harcamalarında kesintilere, temel ürünlerde kıtlığa ve yüksek enflasyona yol açan bir ekonomik gerileme sürecini tetiklediği vurgulandı. Yaşam koşullarındaki bozulmanın milyonlarca Venezuelalıyı göçe zorladığı, göç edenlerin büyük bölümünün komşu ülkelere yerleştiği ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro (AFP)
Washington, yıllardır Venezuela’ya, ülkenin devlet başkanına ve yakın çevresine yönelik bir dizi yaptırım uyguladı. ABD yönetimi, eski Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido gibi muhalif isimleri de destekledi. Guaido, Ulusal Meclis’in 23 Ocak 2019’da aldığı ve 2018’de yapılan başkanlık seçimlerini gayrimeşru ilan eden kararın ardından ülkenin geçici devlet başkanı olarak yemin etmişti. Söz konusu kararda, milletvekilleri Nicolas Maduro’nun ikinci kez devlet başkanı olarak göreve başlamasını tanımadıklarını duyurmuştu. Ancak Maduro bu baskılara rağmen iktidarda kaldı ve başkanlık sarayını terk etmedi.
Benzer bir tablo 2024’teki başkanlık seçimlerinde de ortaya çıktı. Özellikle muhalif siyasetçi Maria Corina Machado’nun seçimlere katılmasının engellenmesi tartışmalara yol açtı. Machado’nun müttefiki Edmundo Gonzalez’in seçimlerden ‘kazanan’ olarak çıkmasının ardından ülkeyi terk ettiği ve İspanya’ya siyasi sığınma talebinde bulunduğu bildirildi.
Venezuela petrolü
Venezuela, 300 milyar varili aşan miktarla dünyadaki en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip bulunuyor. Ancak kötü yönetim, yetersiz yatırımlar ve ABD yaptırımları, ülkenin petrol üretimini ciddi biçimde düşürdü. Günlük üretim, üç milyon varilin üzerindeki zirve seviyelerden son dönemde yaklaşık bir milyon varile, hatta bunun da altına geriledi. Buna karşın ABD’nin tanıdığı istisna sayesinde Chevron şirketi Venezuela’daki faaliyetlerini sürdürdü ve ülkenin ‘siyah altın’ olarak nitelenen petrol üretiminin yaklaşık dörtte birini gerçekleştirdi.
Bu tablo, OPEC’in kurucu üyelerinden biri olan ve ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını petrolden sağlayan Venezuela’da ekonomik ve sosyal koşulların hızla kötüleşmesine yol açtı. Ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH), 2014 ile 2021 yılları arasında 462 milyar dolardan 56 milyar dolara geriledi.
Bu süreçte sağlık hizmetlerinin zayıflaması, sosyal yardımların azalması, alım gücünün düşmesi, iş kayıpları ve büyük ölçekli kitlesel göç yaşanması şaşırtıcı görülmüyor.
Peki bundan sonra ne olacak?
Amerikalılar ağır bir darbe indirdiler ve rakiplerini yendiler. Peki bundan sonra sırada ne var?
Venezuela yönetimi, ABD’yi özellikle petrol ve madenler başta olmak üzere ülkenin doğal kaynaklarını ele geçirmeye çalışmakla suçladı. Karakas, uluslararası toplumu, milyonlarca insanın hayatını tehlikeye attığını belirttiği ve uluslararası hukukun açık ihlali olarak nitelediği bu adımı kınamaya çağırdı.
Saldırının hemen ardından ‘tüm ulusal savunma planlarının uygulanması’ talimatını veren Nicolas Maduro’nun, içeriden devrilemeyince dış müdahaleyle iktidardan düştüğü değerlendirmesi yapıldı.
ABD saldırılarının ardından Karakas'ta güvenliği sağlamak için gezen askeri devriyeler (EPA)
Venezuela ordusunun, ABD’nin ezici askeri gücüyle boy ölçüşebilecek kapasiteye sahip olmadığı biliniyor. Ordunun envanterinin büyük bölümünü, büyük ölçüde eskimiş Sovyet yapımı silahlar ile yaşlı F-16 tipi Amerikan savaş uçakları oluşturuyor. Buna rağmen ordu, Chavez döneminden bu yana süren krizler boyunca bütünlüğünü korudu. Askeri yapının önce Hugo Chavez’e, ardından Maduro’ya olan sadakati olmasaydı, iktidarın çok daha önce çökeceği yorumları yapılıyor. Yeni dönemde ise ordunun, güvenliğin sağlanması ve belirli bir istikrarın tesis edilmesinde rol üstlenmesinin kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.
Venezuela adı, ‘küçük Venedik’ anlamına geliyor. Bu isim, İtalyan kâşif Amerigo Vespucci tarafından 1499 yılında, Maracaibo Gölü’nde ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş evleri gördüğünde, manzaranın kendisine İtalya’daki Venedik’i hatırlatması üzerine verilmişti.
İtalya’daki Venedik sular üzerinde yüzen bir şehir olarak bilinirken, Latin Amerika’daki bu ‘Venedik’ ise bir petrol denizi üzerinde yüzüyor… Mesele yolsuzlukla mücadele, demokrasi veya halkın refahı değil...
Mesele kara altın.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة