Moskova saldırısı ve siyaset terör eliyle masum insanların kanına bulaştığında

Bazı işaretler, terör saldırısının Rusya'nın muhaliflerinin çıkarlarıyla ilişkili olduğunu gösterirken ABD’nin Putin'in başkanlık seçimlerini kazanmasından sadece birkaç gün sonra gerçekleşen olayı önceden bildiği haberleri ortada dolaşıyor

Moskova'daki terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde (AFP)
Moskova'daki terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde (AFP)
TT

Moskova saldırısı ve siyaset terör eliyle masum insanların kanına bulaştığında

Moskova'daki terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde (AFP)
Moskova'daki terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde (AFP)

Said Tanyous

Kommersant gazetesi, bazı kaynakların, Crocus City Hall adlı konser salonuna düzenlenen terör saldırısında ‘Ukrayna ve Rus halklarının özgürlüğü için savaştıklarını’ söyleyen Rus Gönüllü Kolordusu’nun (RDK) da rol oynadığını kabul ettiğini aktarırken Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) terör saldırısından birkaç saat önce bir grup RDK destekçisinin Moskova'da tutuklandığını duyurduğunu bildirdi.

FSB Direktörü Aleksandr Bortnikov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i, Moskova yakınlarındaki Crocus City Hall konser salonuna düzenlenen terör saldırısına doğrudan katılan dört terörist dahil 11 kişinin yakalandığı konusunda bilgilendirdi.

Kamuflaj giyen ve yüzleri açıkta olan silahlı kişiler, cuma günü, Moskova yakınlarındaki Krasnogorsk banliyösünde, Crocus City Hall’de ‘Picnic’ grubunun büyük konserinin başlamasının hemen öncesinde rastgele ateş açtılar. Rusya Soruşturma Komitesi göre terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde. Saldırganların saldırıyı 6 binden fazla kişinin bulunduğu salonda rehin almak amacıyla mı, yoksa çoğunu öldürmek amacıyla mı düzenlediği ise bilinmiyor.

Görgü tanıklarından biri verdiği ifadede “Crocus City Hall’de konserdeydik. Birden çatışma sesleri duyuldu ve bir grup insan koşuşturmaya başladı. İnsanlar çığlıklar atarken birtakım kimseler salonu ateşe verip makineli tüfeklerle ateş açtılar. Oradan kaçmak çok zor oldu” dedi.

Görgü tanığı ifadesini şöyle sürdürdü:

Her taraftan ateş ediliyordu ve çok sayıda yaralı vardı. Vurulanlardan bazılarının öldüğü, bazılarının kanlar içinde yığıldığı salona, ​​koridorlara ve her yöne ateş edildiği görülüyordu.

Görgü tanıkları

Başka bir görgü tanığı ise tüm olayın konserin başlamasından bir dakika önce yaşandığını belirterek, “Arkadaşım ve ben en ön sırada oturuyorduk. Bir uğultu duyduk., hemen ardından insanların amfitiyatrodan çıkıp aşağıya koştuğunu gördük. Arkadaşım birisinin havai fişek patlattığını söyledi ama ben elektrik kablolarının alev aldığını düşündüm. Daha sonra patlama sesleri duyduk. Bunun makineli tüfeklerden açılan ateş sonucu olduğunu bile anlamadık” diye konuştu.

Görgü tanığı şöyle devam etti:

Birisi bize aşağı inmemizi söyledi, biz de sahne arkasına gittik, sonra herkes sahneye koştu ve kalabalık dışarı çıktı. Önce sahneyi emekleyerek geçtik, sonra da arka kapıdan koşarak çıktık. Tabii ki dış kıyafetlerimiz olmadan. Sokakta güvenlik güçleriyle karşılaştık. Onlara nereye doğru koşacağımızı sorduk, onlar da bizi Vegas'taki alışveriş merkezine yönlendirdiler.

Elijah adındaki bir diğer görgü tanığı da yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

Arkadaşlarla konsere gelmiştik. Sonra uzaktan çatışma sesleri gelmeye başladı. Görünüşe göre teröristler salondaydı. Biz de yukarıdaki balkondaydık ve konser salonundan kaçtık. Kalabalık bir o yana bir bu yana koşuşturuyordu. İzdiham oldu, salon neredeyse tamamen doluydu. Aşağı indiğimizde üst üste yığışmış ceset yığınıyla olduğunu gördük. Yolun diğer tarafındaki Strogino bölgesine doğru koştuk ve iyi insanlar bizi oradan aldılar.

Rusya Sağlık Bakanlığı, saldırıda 69'dan fazlası ağır olmak üzere 140'tan fazla kişinin yaralandığını açıkladı.

Üst düzey bir Rus güvenlik yetkilisinin yaptığı açıklamada, Crocus City Hall’de düzenlenen terör saldırısının, Picnic grubunun Moskova saatiyle 20.00'da (dünya saatiyle/GMT 17:00) başlaması beklenen konseri öncesinde beş kişi tarafından gerçekleştirildiğini, olayda müzik grubunun üyelerinin zarar görmediğini söyledi.

Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, yüzlerce kişinin binanın bodrum katından çıkarıldığını, onlarca kişinin ise çatıdan indirildiğini açıkladı.

Görgü tanıklarının sosyal medya platformlarından paylaştıkları görüntülere göre saldırının başladığı anda insanlar binanın içinden kaçmak için pencereleri ve kapıları kırdılar.

Güvenlik kaynakları, silahlı kişilerin konser salonunu yanıcı madde dökerek ateşe verdiğini, Crocus City Hall’de en az iki patlamanın meydana geldiğini bildirdiler.

Can kaybı sayısı

Rusya Soruşturma Komitesi, Crocus City Hall’de yaşananları terör saldırısı olarak nitelendirerek, silahlı saldırı sonucu 115'ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Soruşturma Komitesi, yangın nedeniyle binanın çatısının çökmesi ve moloz yığını altında çok sayıda kişinin bulunmasından ve yaralılar arasındaki ağır yaralıların olmasından dolayı can kaybı sayısının artabileceğini vurguladı.

Acil Durumlar Bakanlığı, resmi internet sayfasında, Moskova saati ile 21.00 (06.00 GMT) sularında Crocus City Hall’de meydana gelen terör saldırısı sonrasında hastaneye kaldırılan 107 kişinin adının yer aldığı bir liste yayınladı. Geriye kalanların ise kimlikleri henüz belirlenemediği için listede yer almadı.

Saldırganlarla ilgili bilgiler

Mash adlı Telegram kanalı bir görgü tanığının aktardığına göre saldırının ‘donanımlı ve eğitimli oldukları anlaşılan’ sakallı ve silahlı en az beş kişi tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi. Ellerinde Kalaşnikof saldırı tüfekleri ve çok miktarda mühimmat bulunduğu belirtilen saldırganlarından dördünün cephaneleri bitince kaçmayı başardıkları iddia edildi.

RIA Novosti Haber Ajansı ve İzvestiya gazetesinin aktardığına göre Rus güvenlik güçleri, Moskova polisiyle birlikte, Moskova ile St. Petersburg arasında bulunan Tver şehrine ait plakaya sahip, Renault marka beyaz bir otomobili arıyor.

dsf b
Saldırıyı DEAŞ üstlendi (AFP)

112 adlı Telegram kanalı, dün sabah Bryansk şehrinde şüpheli bir aracın durdurulduğunu bildirdi. Kanal, aranan otomobilin Belarus ve Ukrayna sınırına birkaç kilometre uzaklıktaki Tibli köyü yakınlarında durduğunu iddia etti.

Ön bilgilere göre araçta 6 kişi vardı. Ancak bu kişilerden dördü kaçmayı başarırken ikisi yakalandı. Kanal, bu kişilerin Crocus City Hall’deki terör saldırısına karıştıklarını söylemek için henüz çok erken olduğunu vurguladı.

Baza adlı Telegram kanalı ise tamamı Tacikistan vatandaşı olan ‘şüpheli teröristlerin’ adlarının olduğu iddia edilen bir liste yayınladı. Kanal, ayrıca Merkez Federal Bölgesi’ndeki tüm polis teşkilatlarına gönderildiği belirtilen teröristlerle ilgili bilgilere de yer verdi. Kommersant gazetesi, güvenlik güçlerine aranan kişilerle ilgili ihbarlar gelmeye başladığını ve kaçmayı başaran teröristlerin, boyu ortalamanın üzerinde, 180 santimetreye civarında, kimliklerini gizlemek amacıyla takma sakal ve bıyık kullanmış olabilecek Slav kökenli genç erkekler olduğunu bildirdi.

Saldırganların postal ve kamuflaj giydiğini aktaran gazete, güvenlik güçlerinin elindeki yeni bilgilere göre sadece dövüş konusunda değil, aynı zamanda keskin nişancı olarak da eğitilmiş olabilecekleri ve saldırdıkları binanın dışından bile tehdit olarak gördükleri herkese soğuk kanlılıkla ateş edebilecekleri öngörülüyor.

Yangın sonucu binada ağır hasar oluştu

Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov, yaptığı açıklamada, Crocus City Hall’deki yangının büyük ölçüde söndürüldüğünü söyledi. Vorobyov, ancak halen bazı noktalarda küçük çaplı yangınların devam ettiğini ve sızıntıların olduğunu da sözlerine ekledi. Acil Durumlar Bakanlığı'nın bildirdiğine göre yangında yaklaşık 13 bin metrekarelik alan yanarak yok olurken, yangının söndürülmesine 183 ekipman ve 477 kişi katıldı.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Acil Durumlar ve Yardım Bakanı Alexander Korenkov, Sağlık Bakanı Mikhail Murashko, Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova ve Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov ile görüşürken FSB Başkanı, İçişleri Bakanı, Soruşturma Komitesi Başkanı ve Rusya Ulusal Muhafızları Komutanı da Crocus City Hall’deki terör saldırısına ilişkin soruşturmanın gidişatı hakkında Devlet Başkanı Putin’e rapor verdiler. Başbakan Yardımcısı Golikova, Putin'in terör saldırısında yaralanan herkese şifa dilediğini ve doktorlara şükranlarını ifade ettiğini söyledi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Devlet Başkanı Putin’in ilgili tüm birimlerden gelişmeler ve alınan önlemler hakkında sürekli bilgi aldığını söyledi. Peskov, Putin’in gerekli tüm talimatları verdiğini de sözlerine ekledi.

Öte yandan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Telegram kanalında yaptığı açıklamada, “Teröristler yalnızca misilleme amaçlı terörden anlarlar. Şiddete güçle karşılık verilmediği, teröristlerin toplu infazları ve ailelerine yönelik baskılara ölümlerle karşılık verilmediği sürece hiçbir mahkeme ve soruşturmanın faydası olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Medvedev, sert açıklamasına şöyle devam etti:

Bunların Kiev rejiminin teröristleri olduğu tespit edilirse onlara ve ideolojik ilham verenlere karşı başka türlü davranmak imkansızdır. Hepsi terörist olarak bulunup acımasızca yok edilmelidir. Böyle vahşeti gerçekleştiren devletin yetkilileri de dahil. Ölüme ölüm.

Terör saldırısı nasıl gerçekleşti?

Şarku'l Avsat'ın Reuters Haber Ajansı'ndan aktardığı habere, terör saldırısının sorumluluğunu DEAŞ’ın üstlendi. New York Times (NYT) gazetesi ve CBS News televizyon kanalı gibi ABD basınından yayın organları, ABD’li yetkililerin yaptıkları açıklamalara göre ABD’nin bu ay, DEAŞ’ın Afganistan kolu Horasan grubunun (DEAŞ-Horasan) Moskova'ya bir saldırı düzenlemeyi planladığına dair istihbarat bilgileri edindiğini aktardı.

ABD, 8 Mart’ta Moskova'da vatandaşlarını kentte bir terör saldırısı olasılığı konusunda önümüzdeki 48 saat boyunca kalabalık alanlardan uzak durmaya çağırmıştı. ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, “Büyükelçilik, aşırılık yanlılarının konserler dahil Moskova'daki büyük toplantıları hedef almak için planları olduğuna dair haberleri izliyor ve ABD vatandaşlarına 48 saat boyunca kalabalık toplantılardan kaçınmalarını tavsiye ediyor” denildi.

Hollanda merkezli araştırmacı gazetecilik kuruluşu Bellingcat'in baş araştırmacısı Christo Grozev, ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’nin Rus istihbarat servislerini, DEAŞ-Horasan grubunun terör saldırısı hazırlığına ilişkin ‘kesin bilgiler’ aldıkları konusunda uyardığını söyledi.

Ancak Grozev’e göre Rusya, ABD tarafından sağlanan bilgilerin ‘yeterince spesifik olmadığını’ belirtti. Rusya'da DEAŞ’ın uyuyan hücrelerinin bazı üyelerine yönelik tutuklama operasyonları da halen devam ettiğini aktaran Grozev, “FSB, bir yandan yakalanacak kişilerin kimliklerini belirlemeye çalışırken diğer yandan tutuklamalara başladı” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin, 19 Mart’ta FSB Yönetim Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, Batılı yapıların Rusya’daki olası terör saldırılarına ilişkin açıklamalarını provokatif olarak nitelendirdi. Putin, “Bütün bunlar doğrudan şantaja ve toplumumuzu korkutma ve istikrarsızlaştırma niyetine benziyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Moskova’daki terör saldırısının ardından Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Crocus City Hall’de yaşanan felaketin daha önce yapılan uyarıyla nasıl bir bağlantısı olduğunu belirlemenin henüz mümkün olmadığı belirtildi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, Fox News'e yaptığı açıklamada, “Aralarında bir ilişki olup olmadığını anlamak amacıyla daha fazla bilgi topluyoruz” dedi.

FSB, 7 Mart'ta Rusya’nın terör örgütü olarak sınıflandırdığı DEAŞ terör örgütünün Afganistan kolu DEAŞ-Horasan grubu üyelerinin saldırı hazırlığında olduğu Moskova'daki bir sinagoga yönelik terör saldırısının önlendiğini duyurdu.

İstihbarat bilgileri

NYT’ye konuşan kaynaklar, ABD’nin, DEAŞ-Horasan'a bağlı terörist bir grubun Moskova'ya saldırı planladığı yönünde istihbarat bilgisi aldığını söylediler. ABD'li bir yetkili, saldırının ardından DEAŞ üyelerinin Rusya'da aktif olarak faaliyet gösterdiği yorumunda bulunurken Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, terör saldırısına hazırlık konusunda bilgiye sahip olunmadığı belirtildi.

Ukrayna ise terör saldırısıyla bağlantılı olduğu iddialarını reddetti. Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak, Crocus City Hall’de yaşananlarla Ukrayna'nın ‘kesinlikle hiçbir ilgisinin olmadığını’ söyledi.

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Baş Müdürlüğü, terör saldırısını Putin yönetimindeki Rus özel servislerinin planlı ve kasıtlı bir provokasyonu olarak nitelendirdi. İstihbarat Baş Müdürlüğünden yapılan açıklamada, terör eyleminin amacının Ukrayna’ya daha şiddetli saldırılar düzenlemek ve Rusya'da tam seferberliği meşrulaştırmak olduğu öne sürüldü.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Kremlin diktatörlüğünün benzer tezahürleriyle Putin'in iktidara geldiği ilk günlerden beri karşılaşıyoruz. Yeni bir kanlı provokasyon ve bir terör saldırısı hazırlığı bizi şaşırtmadı.

Ancak Rus gazetesi Kommersant, bazı kaynakların, Crocus City Hall’de düzenlenen terör saldırısında ‘Ukrayna ve Rus halklarının özgürlüğü için savaştıklarını’ söyleyen RDK’nın da rol oynadığını kabul ettiğini aktarırken FSB, terör saldırısından birkaç saat önce bir grup RDK destekçisinin Moskova'da tutuklandığını duyurduğunu bildirdi.

Güvenlik önlemleri ve kınamalar

Moskova Ulaştırma Bakanlığı, Crocus City Hall çevresinde araç trafiğine kısıtlamalar getirildiğini ve ulaşım tesislerinde güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığını açıkladı. Bakanlık, güvenlik kontrolleri uzayabileceğinden yolcuların tren istasyonlarına ve havalimanlarına önceden gitmelerini istedi.

sctny
Uluslararası toplum, saldırıda hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayınlarken olayı kınadı (AFP)

Diğer taraftan Avrupa Birliği (AB) saldırıyı kınadı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in Sözcüsü Peter Stano, “AB sivillere yönelik her saldırıyı kınıyor. Düşüncelerimiz Rusya'da saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarla beraber” açıklamasında bulundu.

Fransa, Almanya, İngiltere ve diğer birçok ülke saldırıyı kınarken dışişleri bakanlıklarından saldırıda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyen açıklamalar yapıldı. Beyaz Saray, olay yerinden görüntüleri ‘korkunç’ olarak nitelendirerek ölenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.

Görüş ve yorum

Crocus City Hall’deki terör saldırıs, Çeçen ayrılıkçıların 2003 yılında, yani bundan 21 yıl önce Moskova’nın kuzeybatısında gerçekleştirdiği tiyatro baskınından bu yana Rusya'daki en büyük terör eylemi. Çeçen ayrılıkçılar, tiyatro binasında üç gün boyunca yüzlerce kişiyi rehin aldı. Eylem, hem rehin alanların hem de rehin alınanların etkilendiği Rus güvenlik güçlerince zehirli gaz sıkılmasıyla sona erdi. Olayda sayıları 60'ı aşan Çeçen ayrılıkçılarla birlikte rehin alınan 200'den fazla Rus vatandaşı öldü.

Bu son terör eyleminde de öldürülen masum sivillerin sayısı 21 yıl önce öldürülen sayıya ulaşabilir. Ancak faillerinin kimliği ne olursa olsun, bu bir terör eylemidir. Çünkü ateş açılmış, masum insanlar oracıkta herhangi bir uyarı yapılmadan ve herhangi bir talepte bulunulmadan öldürülmüştür. Saldırı, cinsiyetlerine, yaşlarına, iktidarı destekleyip desteklemediğine bakılmaksızın ne kadar çok kişi öldürülürse o kadar kârdır gibi bir amaç doğrultusunda yapılmışa benziyor.

İronik olansa bu eylem, Putin'in başkanlık seçimlerini oyların yüzde 87'sinden fazlasını alarak kazanmasından birkaç gün sonra gerçekleşmesidir. Yani bu terör eylemi, Putin'in beşinci dönemindeki ilk şahsi meydan okuması ve hem yurt içinde hem de yurt dışında güvenlik ve askeri politikalarının en zorlu sınavı oldu. Ukrayna'da savaş daha kanlı ve daha vahşi bir şekilde devam ederken bu olay yüzbinlerce Rus gencin silah altına alınacağı yeni bir askeri seferberlik kampanyasının başlatılmasını gerektirebilir.



ABD'de bahisler değişti: 2028 başkanlık seçimi için yeni favori

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
TT

ABD'de bahisler değişti: 2028 başkanlık seçimi için yeni favori

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth (Reuters)

Popüler tahmin piyasası sitesi Kalshi'nin kullanıcıları, 2028 ABD başkanlık seçiminin yeni favorisini belirledi.

Kalshi, çarşamba sabahı X'te, Dışişleri Bakanı  Marco Rubio'nun artık "2028 başkanlık yarışını kazanma ihtimali en yüksek isim" olduğunu duyurdu. Gönderide Rubio'nun yüzde 19'la başı çektiği, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Kaliforniya Valisi Gavin Newsom'un ise yüzde 18'lik oranlara sahip olduğu belirtildi.

Bir diğer tahmin piyasası platformu Polymarket da salı sabahı Rubio'nun sitedeki oranlarının "tüm zamanların en yüksek seviyesine" ulaştığını ancak hâlâ Vance'in birkaç puan gerisinde kaldığını açıkladı.

Tahmin piyasası platformları, kullanıcıların olayların sonucuna bahis oynamasına imkan tanıyor ve giderek daha popüler hale geliyor. Washington Post'un ocak ayındaki haberine göre Kalshi ve Polymarket aracılığıyla siyasi veya hükümetle ilgili olaylara 200 milyon dolardan fazla bahis oynandı.

Seçime iki yıldan fazla süre olsa da Başkan Donald Trump'ın yerine kimin geçebileceğine ilişkin sorular artıyor.

Rubio'nun siyasi emelleri hakkında spekülasyonlar giderek artsa da Dışişleri Bakanı, yarışması halinde Cumhuriyetçilerin adaylığı için en güçlü isim olarak görülen Vance'e desteğini defalarca dile getirdi.

Rubio, geçen yılın sonlarında Vanity Fair'da yayımlanan röportajında, "J.D. Vance başkanlık için yarışırsa bizim adayımız olacak ve onu destekleyen ilk kişilerden biri ben olacağım" demişti.

Geçen yaz 2028 seçimi sorulduğunda Rubio, Vance'in "harika bir aday" olacağını söylemişti.

Fox News'dan Lara Trump'a, "Bence başkan yardımcılığında harika iş çıkarıyor. akın bir arkadaşım ve umarım aday olmayı düşünüyordur. Biliyorum, biraz erken" diye konuşmuştu.

Ama Dışişleri Bakanı olarak bulunduğum konum gereği siyasetin içinde yer almıyorum. Aslında iç politikaya karışmamı engelleyen kurallar var ve başkan izin verdiği sürece bu işi yapıp bu görevde kalmak istiyorum, bu da beni Ocak 2028'e kadar burada tutacak.

Dışişleri Bakanı'nın geçmişteki yorumlarına rağmen, Wall Street Journal'ın haberine göre Trump, seçim yaklaştıkça Vance ve Rubio'yu giderek daha fazla karşı karşıya getirmeye başladı. Yakın zamanda düzenlenen bir etkinlikte Trump, bağışçılardan oluşan bir salonda bu iki isim hakkında yoklama yaptı ve katılımcılar, gazeteye Rubio'ya gelen alkışların daha yüksek olduğunu söyledi.

Yine de Trump'ın Vance ve Rubio'yu karşılaştırmayı oyun olarak gördüğü ve henüz bir halef seçimi olarak değerlendirmediği bildiriliyor. Journal'ın kaynakları, Trump'ın Vance ve Rubio'nun aynı listede aday olmasını istediğini dile getirdiğini de belirtti.

Trump'ın kendisi de anayasaya aykırı olacak üçüncü bir dönem için tekrar aday olma ihtimalini defalarca dile getirdi.

Independent Türkçe


Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
TT

Michigan eyaletinde sinagoga silahlı saldırı

ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)
ABD kolluk kuvvetleri, Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesindeki “Temple Israel” sinagoguna gelen ihbar üzerine müdahale etti. (Associated Press)

Michigan Eyaleti polisi, bugün (Perşembe) West Bloomfield bölgesinde bir sinagogda silahlı saldırı yaşandığını duyurdu.

FBI Direktörü Kash Patel, “Michigan’daki ortaklarımızla birlikte FBI ekipleri olay yerinde bulunuyor. West Bloomfield’daki sinagogda hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı olayıyla ilgileniyoruz” dedi.

Oklend County Şerifi, Detroit yakınlarındaki sinagogda en az bir kişiyle güvenlik görevlilerinin çatıştığını bildirdi. Associated Press’in aktardığına göre, WDIV-TV kanalı, bir kamyonetin “Temple Israel” (İsrail Tapınağı) sinagoguna girdiğini bildirdi.

Oklend County Şerifi Mike Bouchard, henüz kimsenin gözaltına alınmadığını açıkladı. Olay yerinden yükselen dumanlar gözlendi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, saldırgan hayatını kaybetti.

FBI Direktörü Kash Patel, polis ekiplerinin olay yerinde olduğunu ve olayın hem araçla çarpma hem de silahlı saldırı içerdiğini doğruladı.

Oklend County polis departmanı, binanın tahliye edildiğini bildirdi. Polis izniyle yaklaşık 12 veli, içerideki küçük çocuk eğitim merkezinden çocuklarını çıkardı. West Bloomfield bölgesindeki okullar kapatıldı.

fbfr
Michigan eyaletinin West Bloomfield bölgesinde “Temple Israel” sinagogu yakınında insanlar toplandı. (Associated Press)

Michigan Valisi Gretchen Whitmer, gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek yaptığı açıklamada, “Bu üzücü bir olay. Michigan’daki Yahudi topluluğu, dini ibadetlerini güvenle gerçekleştirebilmelidir” dedi.

Temple Israel, ülkenin en büyük reformist sinagogu olarak tanımlanıyor ve 12 bin  üyeye sahip. Sinagog, erken çocukluk eğitim merkezi ve aileler ile yetişkinler için eğitim programları sunuyor.

Sinagog web sitesine göre kuruluş amacı Yahudi topluluklarını dünya çapında desteklemek ve misyonu “Reformist Yahudilik perspektifiyle güçlü bir topluluk inşa etmek.

Detroit Yahudi Federasyonu, bölgedeki tüm Yahudi kuruluşlarını “tam kapanma protokolü uygulamaya – binalara giriş ve çıkışları durdurmaya” çağırdı.


İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: Bize yeniden savaş dayatılmayacağının garantisini istiyoruz

Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
TT

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: Bize yeniden savaş dayatılmayacağının garantisini istiyoruz

Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)
Mecid Taht Revançi, geçen yıl aralık ayı başında Avrupalılarla yapılan ikinci tur görüşmelerin sonuçları hakkında Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu bilgilendirdi. (İran İslam Şurası Meclisi internet sitesi)

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, ülkesinin gelecekte yeniden bir savaşla karşı karşıya bırakılmamasını sağlayacak garantiler istediğini belirterek, Tahran’ın dışarıdan dayatılan bir çatışmanın tekrarını önlemeyi amaçladığını söyledi.

Taht Revançi, AFP’ye Tahran’da verdiği röportajda, “İran’a yeniden savaş dayatılmayacağından emin olmak istiyoruz” dedi.

Geçen yıl haziran ayında savaşın başladığını belirten Taht Revançi, “12 gün sonra ‘düşmanlıkların durdurulması’ olarak adlandırılan bir süreç oldu. Ancak sekiz ya da dokuz ay sonra karşı taraf yeniden toparlanarak saldırıyı tekrarladı” ifadelerini kullandı. İranlı yetkili bu sözleriyle ABD ve İsrail’i işaret etti.

Taht Revançi, “Gelecekte bize bu şekilde davranılmasını istemiyoruz” dedi.

İran’ın çatışma başlamadan önce komşu ülkelere mesaj ilettiğini de belirten Taht Revançi, ABD’nin İran’a yönelik herhangi bir saldırıya katılması halinde Amerikan varlıkları ve üslerinin meşru hedef sayılacağını bildirdiklerini söyledi.

Taht Revançi  “Savaş başlamadan önce farklı vesilelerle komşularımıza, ABD’nin İran’a yönelik bir saldırıya katılması halinde tüm Amerikan varlıklarının ve üslerinin İran için meşru hedef olacağını bildirdik” diye konuştu.

İranlı yetkili, ülkesinin askeri adımlarını savunma amaçlı olarak gördüğünü belirterek, “Kendimizi savunmak için hareket ediyoruz ve gerekli olduğu sürece savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Taht Revançi ayrıca ABD ve İsrail’in saldırılarının, Washington ile Tahran arasında planlanan yeni bir müzakere turundan birkaç gün önce gerçekleştiğini söyledi. Taraflar arasında daha önce üç tur görüşme yapılmıştı.

Daha önce arabuluculuk yapan Umman ise bu görüşmelerde “önemli ilerleme” kaydedildiğini açıklamıştı.

İranlı yetkili, bazı “dost ülkelerin” çatışmayı sona erdirmek için Tahran ile temasa geçtiğini, ancak bu ülkelerin hangileri olduğunu belirtmedi.

“Bazı dost ülkeler savaşın sona erdirilmesi için bizimle iletişime geçti” diyen Taht Revançi, İran’ın bu ülkelere tutumunu açık şekilde ilettiğini belirtti.

Taht Revançi, ateşkesin kapsamlı bir çözümün parçası olması gerektiğini vurgulayarak, “Onlara aynı şeyi söylüyoruz: Ateşkes, savaşı tamamen sona erdirecek kapsamlı bir formülün parçası olmalı” ifadelerini kullandı.

İranlı yetkili ayrıca dünyanın en önemli petrol taşımacılığı hatlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki duruma da değindi.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ordusunun bölgede mayın döşemeye çalışan İran gemilerini hedef aldığını açıklamıştı. Ancak Taht Revançi bu suçlamaları reddetti.

Taht Revançi, “Bölgede, güneyde Körfez’e yakın kara sularımızda, sularımızı ve ülkemizi korumaya hazır olmak için ihtiyati tedbirler alıyoruz” dedi. Bu önlemlerin savunma amaçlı olduğunu belirten yetkili, ayrıntı vermedi.

İran’ın son dönemde birçok ülkenin gemisinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verdiğini de ifade eden Taht Revançi, “Bazı ülkeler boğazdan geçiş konusunda bizimle temas kurdu ve biz de iş birliği yaptık” dedi.

Ancak Tahran’ın saldırılara katılan ülkeler ile katılmayanlar arasında ayrım yaptığını belirterek, “Saldırganlığa katılan ülkelerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişten faydalanmaması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Taht Revançi ayrıca İran’daki siyasi sistemin bu çatışma nedeniyle tehdit altında olduğuna yönelik değerlendirmelere de değindi.

İran liderliğinin mevcut durumun rejim için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu düşünmediğini belirten Taht Revançi, “Bu aşamayı geride bıraktık” dedi.

Taht Revançi  “Amerikalılar ve İsrailliler 24 ya da 48 saat içinde tüm sistemin çökeceğini düşündü, ancak bu gerçekleşmedi” ifadelerini kullandı.

İran yönetiminin baskılara karşı ayakta kalabileceğine inandığını belirten Taht Revançi,, “Düşman bu sistemin ayakta kalacak kadar güçlü olduğunu biliyor” dedi.

İranlı yetkili, krizin yalnızca askeri yollarla çözülemeyeceğini, çatışmayı tamamen sona erdirecek daha geniş düzenlemelere ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

Taht Revançi, Tahran’ın çatışmayı sona erdirecek ve savaşın yeniden başlamasına yol açan koşulların tekrarlanmasını önleyecek bir anlaşma istediğini belirterek, “İstediğimiz şey savaşı tamamen sona erdirecek kapsamlı bir çerçevedir” dedi.

İran’ın bu hedef doğrultusunda diplomatik kanalları kullanmayı sürdüreceğini ifade eden Taht Revançi, “Gerekli olduğu sürece kendimizi savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.