Türkiye yerel yöneticilerini seçiyor

Fotoğraf: Ali Rıza Akkır - AA
Fotoğraf: Ali Rıza Akkır - AA
TT

Türkiye yerel yöneticilerini seçiyor

Fotoğraf: Ali Rıza Akkır - AA
Fotoğraf: Ali Rıza Akkır - AA

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri için 32 ilde seçmenler, saat 07.00'den itibaren sandık başına gitti, diğer illerde de oy verme saat 08.00'de başladı.
Türkiye, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için sandık başında.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre,Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis'te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme işlemi başladı. Bu illerde oy verme işlemleri saat 16.00'da tamamlanacak. Diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

frgtbgt
Fotoğraf: AA

Kayıtlı 61 milyon 441 bin 882 seçmenin bulunduğu seçimde, 1 milyon 32 bin 610 genç ilk kez oy verecek. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 bin 845 sandık kuruldu, yaklaşık bin de seyyar sandık oluşturuldu.
81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtarın belirleneceği seçimlerde, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak.

dfvb
Fotoğraf: AA

Seçimlere 34 siyasi parti katılıyor. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

Pusulalar tek zarfa
Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van'daki seçmenler, "büyükşehir belediye başkanı", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy verecek.

edfvr
Fotoğraf: AA

Büyükşehir olmayan illerde ise "il genel meclisi üyeliği", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ve "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy verilecek. Köylerde ise "il genel meclisi üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar meclisi" için oy atılacak.

fvbfr
Fotoğraf: AA

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası "beyaz", il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula "turuncu", belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası "mavi", belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise "sarı" renkli olacak. Oy pusulaları tek zarfa konulacak.

Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.

Oy verme bitim saatinden önce sandıklar açılamayacak
Oy verme saatlerinin 07.00-16.00 olduğu illerde saat 16.00, diğer illerde saat 17.00'den önce oylar sayılmaya başlanamayacak. Sandık seçmen listesindeki bütün seçmenler oylarını kullanmış olsalar bile oy vermenin bitim saatinden önce sandıklar kesinlikle açılamayacak.

fdvr
Fotoğraf:AA

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri için 32 ilde seçmenler, saat 07.00'den itibaren sandık başına gitti, diğer illerde de oy verme saat 08.00 itibarıyla başladı.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van'daki seçmenler, "büyükşehir belediye başkanı", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy kullanacak.

def
Fotoğraf: AA

Büyükşehir olmayan illerde ise "il genel meclisi üyeliği", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ve "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy verilecek. Köylerde ise "il genel meclisi üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar meclisi" için oy atılacak.

efvfr
Fotoğraf: AA

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası "beyaz", il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula "turuncu", belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası "mavi", belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise "sarı" renkli olacak. Oy pusulaları tek zarfa konulacak.Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.

fvr
Fotoğraf: AA

Önce belediye başkanlığı pusulaları sayılacak
Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

Hamileler, hastalar ve engelliler sıra ile bekletilmeden oylarını kullanacak, yaşlıların da sıra bekletilmeden oy kullanmalarına izin verilecek, ayrıca bu seçmenlere yardım eden seçmenlere de oy kullanmada öncelikle tanınacak. Cep telefonu, fotoğraf ve film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak.

dfvefr
Fotoğraf: AA

Sandık başında seçmene vereceği oy hakkında hiç kimse müdahale, telkin ve tavsiyede bulunamayacak. Seçmenler oylarını kullandıktan sonra sandık başından ayrılacak.

Okuma-yazma bilmeyen seçmene, yardım istemesi durumunda, sandık kurulu başkanı parti işaretlerinin hangisinin hangi partiye ait olduğunu açıklayacak.

Seçim günü yasakları başladı
Bugün saat 06.00'dan gece saat 00.00'a kadar, her ne suretle olursa olsun alkollü içki satılması, içkili yerlerde ve umumi mahallerde her çeşit alkollü içki verilmesi ve içilmesi yasak olacak.

dce
Fotoğraf: AA

Oy verme süresince bütün kahvehane, kıraathane ve internet kafeler gibi bütün umumi eğlence yerleri kapalı olacak, eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnız yemek verilebilecek.
Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiç kimse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesinde belirtilen silahları köy, kasaba ve şehirlerde taşıyamayacak.

dfevf
Fotoğraf: AA

Oy verme günü radyolar ve her türlü yayın organlarınca saat 18.00'e kadar seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak.

Radyolarda ve her türlü yayın organlarında 18.00-21.00 saatleri arasında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek.

frtb
Fotoğraf: AA

Bütün yayınlar, saat 21.00'den sonra serbest olacak, ancak YSK tarafından gerek görülmesi halinde saat 21.00'den önce de yayınların serbest bırakılmasına karar verilebilecek.

İstanbul
Mahalli İdareler Genel Seçimleri için 11 milyon 314 bin 516 kişinin sandık başına gideceği İstanbul'da, yerel yöneticilerini seçecek olan vatandaşlar okulların önünde yoğunluk oluşturuyor.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olabilmek için Cumhur İttifakı'nın adayı Murat Kurum, CHP'nin adayı mevcut belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti'nin adayı Buğra Kavuncu, Yeniden Refah Partisinin adayı Mehmet Altınöz, Saadet Partisinin adayı Birol Aydın ve DEM Parti'nin adayı Meral Danış Beştaş'ın da aralarında bulunduğu partili 22 aday ile 27 bağımsız aday yarışıyor.

Türkiye genelindeki 1094 ilçe seçim kurulundan 80'inin yer aldığı kentte, 33 bin 228 sandık kuruldu. İstanbul'da en az seçmenin bulunduğu Adalar'da 13 bin 682 kişi oy kullanacak, en çok seçmenin yer aldığı Esenyurt'ta ise 642 bin 455 kişi sandığa gidecek.

Kentin en doğusunda yer alan ve 208 bin 675 seçmenin yaşadığı Tuzla'da, 38 okulda kurulan 606 sandıkta vatandaşlar demokratik haklarını kullanıyor.

İstanbul'un en batı ilçesi olan ve 149 bin 563 seçmenin bulunduğu Silivri'de ise 35 mahallede kurulan 482 sandıkta oy veriliyor.

Kentte, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçecek İstanbullular, sabah saatlerinde sandıkların kurulduğu okullara gelmeye başladı. Oy verme işlemi başladığında okula alınan vatandaşlar, sandıkların bulunduğu sınıfların önünde yoğunluk oluşturdu. Görevlilerin sırayla içeri aldığı vatandaşlar, kabinlerde tercihlerini yaparak oy pusulalarının bulunduğu zarfları sandığa bıraktı. 4 tercih yapılacak olması ve pusulaların zarfa katlanarak koyulması seçmenlerin kabinlerde uzun kalmasına neden oluyor.
Polis ekipleri de okullarda güvenlik önlemi aldı.

Türkiye'de en fazla seçmen sayısı bulanan okullardan Avcılar Leyla Bayram İlkokuluna gelen seçmenler, sabah 07.00'den itibaren bahçede oy kullanma saatini beklemeye başladı. 55 sandığın bulunduğu ve 19 bin 249 kişinin oy kullanacağı okulda, yaklaşık 500 personel görev yapıyor.

Beykoz ve Ümraniye'de bazı okulların önüne erken saatlerde gelen vatandaşlar, yoğunluk oluşturdu.

Türkiye'nin en kalabalık ilçesi Esenyurt'ta oy kullanma işlemi sürüyor
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, 2023 yılında 978 bin 7 nüfuslu Esenyurt'ta çok sayıda vatandaş sabah saatlerinde 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için sandık başına gitti.

fetrgb
Fotoğraf: AA

Seçmenler, ikamet adreslerinden çıkıp okullara yönelince birçok bölgede yoğunluk oluştu.

Talatpaşa Mahallesi'nde oy kullanmaya araçla gelen vatandaşlar uzun süre park yeri aradı.

Bazı sürücüler çift sıra park edilen araçlar nedeniyle sokak ve caddelerde hareket etmekte zorlandı.

Van
Van'da saat 07.00'de başlayan oy verme işlemi öncesinde okullara gelen sandık kurulu başkan ve üyeleri, sınıflarda hazırlıklarını yaptı.

Görevlilerin oy pusulası ile zarflara mühür işlemi yapması ve sandıkları da mühürlemesinin ardından seçmenler oy kullanmaya başladı.

edver
Fotoğraf: AA

Kentte 712 bin 235 seçmen, 2 bin 462 sandıkta oy kullanarak vatandaşlık görevini yerine getirecek.

Hakkari
Hakkari'de de 195 bin 582 seçmen 662 sandıkta oy kullanmaya başladı.

Okullardaki hazırlıkların tamamlanmasının ardından kent sakinleri, isimlerinin bulunduğu sandıklarda oy kullanarak vatandaşlık görevlerini yerine getirdi.
Muş
Muşlular sabah erken saatlerde okullara giderek isimlerinin bulunduğu sandıklarda oy kullanmaya başladı.

brb

Kentte 248 bin 349 seçmen 981 sandıkta oy kullanıyor.

Bitlis
Bitlis'te vatandaşlar, kentte 5 yıl görev yapacak belediye başkanını ve diğer yerel yöneticileri belirlemek için saat 07.00'den itibaren sandık başına gitti.

frvbfr
Fotoğraf: AA

Sandık başkanları ve görevlilerince hazırlıkların tamamlanmasının ardından seçmenler, vatandaşlık görevlerini yerine getirmek için isimlerinin bulunduğu sandıklarda oylarını kullandı.

Adana
Adana'da vatandaşlar seçimlerde oy kullanmak için sandık kurulan okullara gitti.

Merkez Seyhan ilçesi Kurtuluş Mahallesi'ndeki Cebesoy İlkokuluna gelen seçmenler sınıflardaki sandıklara giderek oylarını kullandı.

fde
Fotoğraf: AA

Mersin
Mersin'de, kent genelinde 1 milyon 387 bin 345 seçmen için 4 bin 455 sandık kuruldu.

Seçimlerde oylarını kullanacakları okullarda kendileri için belirlenen sandıkların bulunduğu sınıflara giden vatandaşlar oylarını kullandı.

fbr
Fotoğraf: AA

Hatay
1 milyon 78 bin 130 seçmenin bulunduğu Hatay'da ise vatandaşlar, saat 08.00 itibarıyla sandık başına gitti.

Kent genelinde kurulan 3 bin 424 sandıktan 96'sı, 6 Şubat 2023 depremlerinde hasar gören veya yıkılan okul binalarının yerine bahçelerinde ve muhtarlık yanlarında belirlenen alanlara konuşlandırılan konteynerlere kuruldu.
Bazı vatandaşlar buralara gelerek oylarını kullandı.

Osmaniye
Osmaniye'de 392 bin 447 seçmenin oy vermesi için kurulan 1271 sandıkta oy verme işlemi saat 08.00'de başladı.

Oy verme işleminin başlayacağı saatte okullara gelen vatandaşlar, kendileri için belirlenen sandıklarda oylarını kullandı.

Diyarbakır'da oy pusulaları bazı yerleşim yerlerine askeri helikopterle taşındı
Seçim görevlileri ve oy pusulalarının bulunduğu torbalar, Diyarbakır Jandarma Hava Grup Komutanlığından havalanan askeri helikopterle Kulp ilçe merkezinden alınarak İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk sahasındaki Aygün, Koçkar, Saltuk, Akbulak ve Bayır mahallelerine taşındı.

Görevlilerin, oy kullanma işlemi sonrası yeniden helikopterle alınıp ilçe merkezindeki İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına bırakılacakları öğrenildi.

Sakarya
Sakarya'da vatandaşlar, oy kullanmak için sandık kurulan okullara gitti.

Serdivan ilçesindeki Bahçelievler Gazi İlkokulu ile Hacı Emine Oba İlkokulunda seçmenler, sınıflardaki sandıklara giderek oylarını kullandı.

Kentte kurulan 2 bin 639 sandıkta 796 bin 924 seçmen oy kullanacak.

Zonguldak
Zonguldak'ta kent genelinde 462 bin 958 seçmen için 1650 sandık kuruldu.

Prof. Dr. İlhan Varank Kız Anadolu İmam Hatip Lisesine gidenler, kendileri için belirlenen sandıkların bulunduğu sınıflarda oylarını kullandı.

Bolu
239 bin 169 seçmenin bulunduğu Bolu'da vatandaşlar, saat 08.00 itibarıyla sandık başına gitti.

Sakarya İlkokuluna gelen seçmenler, kendileri için belirlenen sandıklarda oylarını kullandı.

Kent genelinde kurulan 1061 sandıkta oy verme işlemi saat 17.00'a kadar devam edecek.

Kocaeli
Kocaeli'de 1 milyon 534 bin 684 seçmenin oy vermesi için 4 bin 317 sandık kuruldu.

İzmit Ortaokulu ve Derince Nenehatun İlkokuluna gelen vatandaşlar, kendileri için belirlenen sandıklarda oylarını kullandı.

Düzce
298 bin 438 seçmenin bulunduğu Düzce'de 1065 sandıkta oy verme işlemi saat 08.00 itibarıyla başladı.

Azmimilli İlkokuluna giden seçmenler, oy kullanarak vatandaşlık görevini yerine getirdi.

Bartın
Bartın'da vatandaşlar, kentte 5 yıl görev yapacak yerel yöneticileri belirlemek için saat 08.00'dan itibaren sandık başına gitti.

Kentte 605 sandıkta 158 bin 729 seçmen oy kullanacak.

Karabük
Karabük'te seçmenler, vatandaşlık görevlerini yerine getirmek için gittikleri okullarda isimlerinin bulunduğu sandıklarda saat 08.00 itibarıyla oylarını kullandı.

Kentte 184 bin 230 seçmen için 754 sandık kuruldu.

Edirne
Vali Sezer ve eşi Canan Sezer, oylarını Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu'nda 1164 nolu sandıkta kullandı.

Okuldan ayrılırken gazetecilere açıklama yapan Sezer, il genelinde oy verme işleminin sorunsuz bir şekilde devam ettiğini söyledi.

Türkiye'de seçimlerin bir demokrasi şöleni şeklinde geçtiğini belirten Sezer, "Öncesinde adaylar arasında yoğun bir propaganda dönemi oluyor sonrasında da yoğun bir katılımla seçimler gerçekleşiyor. Belki dünyada seçimlere en fazla katılımın olduğu ülkelerden biri Türkiye. Bu manada da demokrasinin gerçekten bir şölen şeklinde gerçekleştirildiğini görüyoruz." diye konuştu.

Sezer, seçimle ilgili güvenlik tedbirlerinin aylar öncesinden alındığını dile getirdi.

Seçim kurullarından gelen talepler doğrultusunda gerekli personel ve araç görevlendirmelerinin yapıldığını ifade eden Sezer, şunları kaydetti:

"İlimizde 322 bin 5 seçmenimiz var, 1099 sandıkta şu anda oy verme işlemleri devam ediyor. Elektrik kesintisi ve diğer konularda olabilecek muhtemel sıkıntılara maruz kalmamak için gerekli tedbirler alındı. 2 bin 195 polis ve jandarmamız şu anda görev yapıyor ve 311 kolluk araç şu anda görev başında.

Toplamda da 4 bin 671 kamu personeli görev almış durumda seçimlerde. Umarım kazasız belasız güzel bir şekilde seçimler sona erer. Seçilen arkadaşlarımıza da şimdiden başarılar diliyoruz. Hem ülkemize hem de Edirne'mize güzel hizmet yapmalarını temenni ediyoruz. Hayırlı uğurlu olsun."

Edirne'de sabah saatlerinde seçimlere yoğun katılım olduğu özellikle yaşlı, engelli pek çok seçmenin demokrasi görevini yerine getirmek için sandık başına geldiği gözlendi.

Sivas
Oy kullanma saati saat 07.00'de başlayan iller arasında yer alan Sivas'ta, 2 bin 431 sandıkta, 475 bin 608 seçmen oy kullanacak.

İl genelinde seçim güvenliğinde 1448 polis ve 1635 jandarma olmak üzere 3 bin 83 güvenlik görevlisi görev yapıyor.

Sivas'ta oy kullanma işlemi saat 16.00'da sona erecek.

Nevşehir
Nevşehir'de 229 bin 201 seçmenin 813 sandıkta oy kullanacağı seçimde, 23 belediye başkanı, 153 köy ve 118 mahalle muhtarı ile il genel meclisi, belediye meclisi ve muhtarlık ihtiyar heyeti seçilecek.

Kentte seçim güvenliği kapsamında 1561 polis ile 995 jandarma personeli görev alıyor.

Kayseri
Kayseri'de vatandaşlar saat 08.00 itibariyle oy kullanmak için sandık başına gitti.

Sandık görevlilerinden zarf ve pusulalarını alan vatandaşlar, oylarını kullandıktan sonra imza attı.

Kentte kurulan 3 bin 409 sandıkta 1 milyon 396 bin 84 seçmenin oy kullanması bekleniyor.

Seçim güvenliği için il merkezinde 3 bin 574, ilçelerde 532 olmak üzere toplam 4 bin 106 polis ile 1454 jandarma personeli görev yapıyor.

Kırıkkale
Kırıkkale'de sabah saat 08.00'de sandık başına giden vatandaşlar, saat 17.00'ye kadar oy verme işlemlerini yapabilecek.

Toplam 254 okul ve 758 sandıkta 209 bin 16 seçmenin oy kullanacağı Kırıkkale'de, 1714 polis ve jandarma personeli görevde bulunuyor.

Kırşehir
Kırşehir'de 177 bin 668 seçmenin 733 sandıkta oy kullanma işlemi saat 08.00'de başladı.

İl genelinde seçim güvenliğinde 957 polis ve 625 jandarma personeli görev yapıyor.

Niğde
Niğde'de 706 sandıkta 266 bin 279 seçmen vatandaşlık görevini yerine getirecek.

Sabah saat 08.00'de oy kullanma işlemine başlanılan kentte, 1002 emniyet ve 645 jandarma personeli görev alıyor.

Yozgat
Yozgat'ta saat 08.00 itibariyle vatandaşlar yerel yöneticileri seçmek için oylarını kullanmaya başladı.

İl genelinde 300 bin 472 seçmen 1310 sandıkta oy kullanacak.

Samsun
Samsun geneli 17 ilçede 2 bin 176'sı emniyet 1476'sı ise jandarma bölgesi ile 4'ü cezaevinde olmak üzere 3 bin 656 sandıkta 1 milyon 38 bin 91 seçmen oy kullanacak. Saat 08.00 itibarıyla oy vermek için seçim merkezlerine gelen seçmenler tercihlerini yapmaya başladı.

Samsun'un İlkadım ilçesi 23 Nisan Ortaokulu'nda da vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren oy kullanmaya başladı.

Kastamonu
Kastamonu merkez ve 19 ilçesinde oy verme işlemi sabah 08.00 itibarıyla başladı. Kastamonu kent merkezinde 29 okulda 268 sandıkta 87 bin 917 seçmen oy kullanacak.

Kastamonu'da oy kullanma işlemlerinin yapıldığı okullardan biri de Anadolu'nun ilk lisesi olan Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi oldu.

Oy verme işlemi başladığı andan itibaren, 1885 yılında kurulan tarihi okula gelen vatandaşlar oylarını kullanıyor.

Amasya
31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri için Amasya'da seçmenler, saat 08.00'den itibaren sandık başına gitti.

Seçmenler, ikamet adreslerinden çıkıp okullara yönelince birçok bölgede yoğunluk oluştu. Amasya il genelinde 1034 sandıkta 266 bin 410 seçmen oy kullanacak.

Ayrıca seçim güvenliği için, 2 bin 256 emniyet ve jandarma personeli görev alıyor.

Çankırı
Çankırı merkez ve 11 ilçesinde oy verme işlemi sabah 08.00 itibarıyla başladı.

İl genelinde 736 sandıkta toplam 151 bin 75 seçmen oy kullanacak.

Seçmenler bazı okulların önlerinde yoğunluk oluştururken, ilçe merkezlerinde toplam 64 seçmen için 8 seyyar sandık kurulduğu belirtildi.

Çorum
Çorum merkez ve 13 ilçesinde oy verme işlemi sabah 08.00 itibarıyla başladı. Kent merkezinde 217 bin 572 seçmen 799 sandıkta oy kullanacak.

Vatandaşlar sabah saatlerinde sandıklarının bulunduğu okullara giderek oylarını kullanmaya başladı.

Bu kapsamda Albayrak İlkokulu ve Atatürk Anadolu Lisesi'nde de vatandaşlar oylarını kullanıyor.

Sinop
Sinop'ta merkez ve 8 ilçede oy verme işlemi sabah 08.00 itibarıyla başladı.

Kentte 171 bin 700 seçmen, kurulan 792 sandıkta oy kullanacak.

Sabah saatlerinden itibaren okullara gelen seçmenler sandık başlarında zaman zaman yoğunluk oluşturdu.

Bazı seçmenlerin oy kullanmaya çocukları ve evcil hayvanlarıyla geldikleri görüldü.



Yeni bölgesel durum ve İsrail tehdidi arasında Lübnan ve Suriye

Suriye'nin güney sınırı boyunca yer alan İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki bir bölgede bir Merkava tankını inceleyen bir İsrail askeri, 25 Mart (AFP)
Suriye'nin güney sınırı boyunca yer alan İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki bir bölgede bir Merkava tankını inceleyen bir İsrail askeri, 25 Mart (AFP)
TT

Yeni bölgesel durum ve İsrail tehdidi arasında Lübnan ve Suriye

Suriye'nin güney sınırı boyunca yer alan İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki bir bölgede bir Merkava tankını inceleyen bir İsrail askeri, 25 Mart (AFP)
Suriye'nin güney sınırı boyunca yer alan İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki bir bölgede bir Merkava tankını inceleyen bir İsrail askeri, 25 Mart (AFP)

Elie el-Kasifi

Ortadoğu’daki tabloyu okumak için iki ana başlık var. Bunlardan birincisi İsrail’in Gazze Şeridi’ne ve dolayısıyla Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılarını yeniden başlatması ve Batı Şeria'dan bahsetmemesi, ikincisi ise İran'ın nükleer programı, balistik silahları ve belki de Tahran destekli milislerin bölgedeki geleceğiyle ilgili müzakereler konusunda İran ve ABD arasında karşılıklı olarak verilen mesajlar ve savrulan tehditler.

Bu iki başlık arasındaki tüm bağlantıları, sanki bölge için hala sisli, dalgalı ve binlerce soruyu beraberinde getiren bir gelecek öngörüyormuşuz gibi aramanın bir önem yok. Bu iki başlığın eşzamanlı ve uluslararası sahneyi her geçen gün sarsan Donald Trump döneminde ABD'nin bölgedeki stratejisinin mihenk taşı olması yeterli. Zira bunun İran'dan Sudan'a, doğudan batıya bölgedeki tabloyu etkilemeden yapılması mümkün değil.

İster doğuda ister batıda” olsun hiç kimse tarafından 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana istediğini yapmaktan caydırılamayan İsrail, Donald Trump'ın Beyaz Saray'a girmesinden bu yana ABD'nin bölgedeki tutumuyla birebir özdeşleşmiş durumda. Trump’ın 20 Ocak'ta göreve başlamasının arifesinde İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin, ABD’nin Cumhuriyetçi Başkanı’nın seçim kampanyası sırasında söz verdiği gibi Gazze'deki savaşı durdurma konusunda ciddi olduğunu gösterdiği doğru olsa da çok geçmeden Trump'ın vaatlerinin İsrail'i ve hatta kendisini bile bağlamadığı ortaya çıktı. Slogan atma ve son tarih belirleme konusunda başarılı olan Trump’ın gerçeklere uyum sağlama ve planlarını yavaşlatma ya da iptal etme konusunda daha becerikli olduğu da açıkça görüldü. Aynı şey Ukrayna'daki savaşı rekor bir sürede sona erdirme vaadi için de geçerli.

Gazze Şeridi'ndeki savaşa gelince, İsrail’in yeniden başlayan saldırısı, sanki ABD’nin mevcut stratejisinin bir parçasıymış ve sadece İsrail stratejisini yansıtmıyormuş gibi ABD'nin tam desteğine sahip. Bu da Trump dönemi ile İsrail'in Gazze’deki ve bölgedeki vahşetini örtbas etmekten geri kalmayan Joe Biden dönemi arasında büyük bir fark olduğunu gösterdi. Ancak ABD’nin ve İsrail’in stratejileri arasındaki uyum daha önce hiç Trump yönetiminde olduğu kadar ileri boyutlara ulaşmamıştı. Trump'ın açıkladığı Gazze halkını yerinden etme planı bunun tek kanıtıdır. Trump, bu plandan geri adım atmış ya da planını ertelemiş gibi görünse de bu plan İsrail aşırı sağı için çok iddialı bir Amerikan tavanı oluşturdu. İsrail aşırı sağının önerilerine karşı zaman zaman çok muğlak da olsa bir mesafe koyan önceki Demokrat Partili Joe Biden yönetimi döneminde durum böyle değildi.

Aslında İsrail'in Gazze Şeridi’ne karşı yeniden başlayan saldırısı ‘güç yoluyla barış’ sloganının pratikteki tercümesi olurken pratikte bölgede barışı sağlamaktan ziyade İsrail'in bölge üzerindeki kontrolünü dayatmak anlamına geliyor. Ancak İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana geleneksel rakipleri olan Filistinli gruplar ve Hizbullah'a karşı elde ettiği tüm ‘başarılara’ rağmen, şimdiye kadar kendisi için tamamen elverişli bir bölgesel durum tasarlayabilmiş ya da bölge üzerinde kontrolünü empoze etmesine yahut çevresiyle normal ilişkileri olan bir devlete dönüşebilmiş değil. Aksine, İsrail’in Gazze Şeridi, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’de güç kullanmaya devam etmesi, onu bölgede ‘normal bir devlet’ olmaktan giderek daha da uzaklaştırıyor.

Hizbullah'ın askeri yetenekleri büyük ölçüde zayıfladığından ve Lübnan'da Arap ülkelerinin ve uluslararası toplumun desteğiyle yeni bir siyasi durum tesis edildiğinden, İsrail'in Lübnan'daki saldırıları artık bölgesel ve uluslararası alanda Hizbullah'a yönelik saldırılar olarak görülmüyor.

İsrail'in Hizbullah'ı zayıflatması, Hizbullah ile bölgedeki devletler ve halklar arasındaki köklü husumet göz önüne alındığında, Hizbullah'a karşı olumsuz bir hassasiyet uyandırmak bir yana İsrail'in Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra Suriye'ye girmeye devam etmesi ve buradaki mezhepçi grupları kendi tarafına çekmeye çalışması, Suriye topraklarını sürekli bombalaması, İran'ın bölgedeki hegemonik projesinin çöküşünden sonra belli bir bölgesel denge yaratmaya çalışan bölgenin ağır toplarının İsrail'e karşı hassasiyetlerini ve öfkelerini artırdı. Tüm bunların yanında İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki soykırım savaşını sürdürmesi, bölge genelinde İsrail'e yönelik nefreti pekiştirirken İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi ihtimalini ortadan kaldırdı ya da en azından uzun bir süre için erteledi.

7u6ı8o9
İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısında hasar gören bina, 1 Nisan 2025 (AFP)

Hatta Lübnan dosyasıyla ilgili olarak İsrail'in ateşkesi açıkça ihlal ederek Lübnan topraklarında beş yeri işgal etmesi ve Beyrut'un güney banliyölerini yeniden bombalamaya başlaması, Hizbullah'ın askeri yetenekleri büyük ölçüde zayıfladığı ve Lübnan'da Arap ülkelerinin ve uluslararası toplumun desteğiyle yeni bir siyasi durum oluştuğu için bunlar yapılan artık bölgesel ve uluslararası alanda Hizbullah'a karşı yapılmış gibi görülmüyor. Öyle ki Hizbullah, doğrudan ya da dolaylı sorumlulukla, geçtiğimiz hafta İsrail’deki yerleşim birimlerine iki parti halinde ham roketlerle saldırmış olsa da bu durum İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını haklı çıkarmıyor. İsrail’in saldırıları Hizbullah’ın roketli saldırılarına verilen bir yanıt değil, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'de ateş kontrolünü sağlama iddiasından öteye geçmiyor.

Bu durum bölgedeki çatışmayı bir yanda İran ve vekilleri, diğer yanda İsrail arasında olmaktan çıkarıp bir yanda İsrail diğer yanda onun politikalarından etkilenen bölge ülkeleri arasında olmaya doğru sürüklüyor. Tel Aviv'in Suriye'nin güneyindeki saldırılarını genişleterek ve orada süresiz kalma tehdidinde bulunarak körüklemeye devam ettiği Suriye'de Türkiye ile İsrail arasında ortaya çıkan gerilim, bunun en açık örneğidir. Ayrıca İsrail, Suriye'de çoğunlukla Türkiye tarafından desteklenen yeni hükümete sürekli olarak saldırmış ve Suriye toprakları içindeki birçok yeri bombalamıştır.

Lübnan ve Suriye savunma bakanları arasında Riyad'da yapılan toplantının, Lübnan ve Suriye arenalarını tek bir arena olarak ele alan bölgesel ve özellikle Arap ülkeleri arasındaki dinamiği göstermeye yetti.

Peki Türkiye ile İsrail arasında Suriye’de yaşanan gerilim doğrudan bir çatışmaya dönüşür mü? Bu soruya cevap vermek için henüz çok erken olsa da Ankara'nın Suriye ordusuna eğitim vermek için Suriye'nin orta kesimlerinde yer alan Palmira’da (Tedmur) bir askeri üs kurmayı planlıyor olmasına İsrail'in verdiği tepkiden de görülebileceği gibi böyle bir çatışma mümkün. Her halükarda İsrail'in, saldırılarının, bombalamalarının ve ‘sızma girişimlerinin’ Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve hükümeti için görmezden gelemeyecekleri büyük bir meydan okumaya dönüşmesinin ardından Suriye'deki yeni hükümetin hızını etkilemeye çalıştığı aşikar. Bu konu Türkiye ile Şara yönetimi arasındaki başlıca ortak meselelerden biri haline geldi.

Trump'ın uzun süredir ABD güçlerini Suriye'den çekme arzusundan hareketle Türkiye ile İsrail arasında Suriye konusunda bir anlaşma yapılması için belli bir anda inisiyatif alacağını, bunun da ABD'nin Suriye'nin kuzeyinin güvenliğini Türkiye'ye emanet etme ihtiyacını haklı çıkardığını ve bu yüzden ABD yönetiminin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şara yönetimi arasındaki anlaşmaya buradaki güvenlik düzenlemelerinin bir başlangıcı olarak itiraz etmediğini konuşanlar var. Bu anlaşmanın İsrail'in Suriye’ye yönelik politikalarından görünenin aksine Washington’ın Suriye’nin bölünmesini teşvik etmediğine dair bir sinyal verdiği de bu dosyanın gündeme getirdiği bir diğer nokta. Ancak henüz Suriye konusunda net bir ABD-İsrail çelişkisinden bahsetmek mümkün değilse de ABD'nin özellikle şu an Washington tarafından daha önce eşi ve benzeri görülmemiş şekilde korunan İsrail'in dosyaları ve arenaları birbirine bağlamasından bu yana Suriye stratejisinin bir bütün olarak bölgedeki dosyalarla ilgilenme stratejisinden ayrı tutulamayacağı kesin.

cfvbghy
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da bir araya geldiler, 4 Şubat 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)

İsrail'in Lübnan ve Suriye'nin yanı sıra Gazze ve Batı Şeria ile ilişkilerinin hızı ile başta Suudi Arabistan-Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin hızı arasında da bir çelişki var. İsrail bu bölgeleri gerginliğin ve istikrarsızlığın ortasında tutmaya çalışırken, İran'ın bölgedeki yayılmacı projesinin körüklediği yaklaşık yirmi yıldır süregelen çatışmaların ve krizlerin ardından bu bölgelerde istikrarın sağlanması Riyad ve Ankara'nın açıkça çıkarınadır. Bu durum, Suriye'deki ve daha az ölçüde Irak'taki çatışma dinamiklerinin bir parçası olan Ankara'ya kıyasla Riyad için daha çok geçerli.

Bu çerçevede Lübnan ve Suriye savunma bakanları arasında Riyad'da yapılan toplantının, Lübnan ve Suriye arenalarını tek bir arena olarak ele alan bölgesel ve özellikle Arap ülkeleri arasındaki dinamiği göstermeye yetti. İsrail de bu iki arenayı tek bir arena olarak ele alıyor, ancak bu iki dinamik arasında, önümüzdeki ay Donald Trump'ın Suudi Arabistan'dan başlamak üzere Körfez'e yapacağı ziyaret turunda önemli bir noktaya gelecek olan bölgesel sahneyi bir bütün olarak etkilemesi mümkün olmayan açık bir çelişki söz konusu.

Trump’ın Körfez ülkelerine gerçekleştireceği ziyaret, ABD yönetiminin bölgedeki arenaların birbirine bağlılığını ne ölçüde kabul ettiği sorusunu gündeme getiriyor. Dolayısıyla İsrail, Gazze Şeridi’ndeki ve Batı Şeria'daki saldırılarını sürdürdüğü, Suriye'ye sızmaya devam ettiği, Lübnan'ın beş noktasında askerlerini konuşlandırdığı ve Lübnan ve Suriye topraklarını bombalamaya devam ettiği sürece mevcut durumda herhangi bir bölgesel anlaşmaya varılması oldukça zor.

Trump ve ekibindekilerin pervasız olduklarını, ne yaptıklarını bilmediklerini ve dünyayı gösterişli bir şekilde yönetmek istediklerini düşünmek saçma olur. ABD politikalarını ‘rasyonel’ olarak ele almak her zaman daha iyidir.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre İran'ın bölgesel nüfuzunun ciddi şekilde erimesi, bölge ülkelerinin Ortadoğu’daki tabloya geçmiş yıllardan, özellikle de 2015 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama yönetimi ile İran arasında imzalanan nükleer anlaşmadan farklı bakmasına neden oluyor. O dönemde bu anlaşma İran'ın bölgede serbest kalmasıyla aynı anlama geliyordu. Şimdi ise İran rejimini çökmekten zar zor kurtaran bir anlaşmaya dönüştü. Dolayısıyla, bölge ülkelerine yönelik İran tehdidi artık geçmiş yıllarda olduğu gibi değil. Bu tehdit, İsrail hükümetinin aşırılık yanlısı politikaları nedeniyle yerini İsrail tehdidine bıraktı. İsrail tehdidi bölgedeki kaosu derinleştirmeye devam ediyor.

Ancak asıl önemli soru şu: Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ‘İsrail'in Lübnan ve Suriye'ye girdiğini ve onları sahada kontrol ettiğini, bunun da kapsamlı bir normalleşmeye kapıyı araladığını’ söylediğinde İsrail’in şu anki hızının bölgede uzun bir istikrarsızlık evresine işaret ettiği göz önüne alındığında, İsrail ile ABD arasındaki bu uyum daha ne kadar devam edecek? Trump’ın Gazze Şeridi’ni ‘Ortadoğu’nun Rivierası’ yapma önerisi ya da Rusya ile Ukrayna arasında barışı aceleye getirmesi gibi krizlerle başa çıkma konusundaki tarzı da İsrail ile tamamen uyumlu. Çünkü gerçekler Gazzelilerin gitmeye hazır olmadığını gösterirken ve ilk etapta gidebilecekleri bir yer yokken önerilerine kimsenin karşı koyamayacağına inanıyor ya da bunu ima ediyorlar. Rusya kendi koşullarını karşılamayan bir barışı sonuca ulaştırma konusunda hiç acele etmiyor, aksine Trump'ın girişimini tüketmeye ve kazanımlarını genişletmeye çalışıyor. Lübnan ya da Suriye'de normalleşme sürecinin mümkün ve gerçekçi olduğunu gösteren tek bir işaret dahi yok. Üstelik Witkoff'un önerdiği normalleşme reçetesi bölgesel kaosun daha uzun yıllar devam etmesinden başka bir işe yaramayacak.

Buna karşın Trump ve ekibindekilerin pervasız olduklarını, ne yaptıklarını bilmediklerini ve dünyayı gösterişli bir şekilde yönetmek istediklerini düşünmek saçma olur. ABD politikalarını ‘rasyonel’ olarak ele almak her zaman daha iyidir. Doğaları gereği hareketli olsalar da Trump ve ekibindekiler, şimdiye kadar sundukları çelişkili normalleşme önerileriyle ‘yaratıcı kaos’ teorisine inanıyor ya da bunu yeniden denemeye çalışıyor gibi görünüyorlar.