Türkiye yerel yöneticilerini seçiyor

Fotoğraf: Ali Rıza Akkır - AA
Fotoğraf: Ali Rıza Akkır - AA
TT

Türkiye yerel yöneticilerini seçiyor

Fotoğraf: Ali Rıza Akkır - AA
Fotoğraf: Ali Rıza Akkır - AA

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri için 32 ilde seçmenler, saat 07.00'den itibaren sandık başına gitti, diğer illerde de oy verme saat 08.00'de başladı.
Türkiye, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için sandık başında.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre,Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis'te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme işlemi başladı. Bu illerde oy verme işlemleri saat 16.00'da tamamlanacak. Diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

frgtbgt
Fotoğraf: AA

Kayıtlı 61 milyon 441 bin 882 seçmenin bulunduğu seçimde, 1 milyon 32 bin 610 genç ilk kez oy verecek. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 bin 845 sandık kuruldu, yaklaşık bin de seyyar sandık oluşturuldu.
81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtarın belirleneceği seçimlerde, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak.

dfvb
Fotoğraf: AA

Seçimlere 34 siyasi parti katılıyor. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

Pusulalar tek zarfa
Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van'daki seçmenler, "büyükşehir belediye başkanı", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy verecek.

edfvr
Fotoğraf: AA

Büyükşehir olmayan illerde ise "il genel meclisi üyeliği", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ve "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy verilecek. Köylerde ise "il genel meclisi üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar meclisi" için oy atılacak.

fvbfr
Fotoğraf: AA

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası "beyaz", il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula "turuncu", belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası "mavi", belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise "sarı" renkli olacak. Oy pusulaları tek zarfa konulacak.

Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.

Oy verme bitim saatinden önce sandıklar açılamayacak
Oy verme saatlerinin 07.00-16.00 olduğu illerde saat 16.00, diğer illerde saat 17.00'den önce oylar sayılmaya başlanamayacak. Sandık seçmen listesindeki bütün seçmenler oylarını kullanmış olsalar bile oy vermenin bitim saatinden önce sandıklar kesinlikle açılamayacak.

fdvr
Fotoğraf:AA

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri için 32 ilde seçmenler, saat 07.00'den itibaren sandık başına gitti, diğer illerde de oy verme saat 08.00 itibarıyla başladı.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van'daki seçmenler, "büyükşehir belediye başkanı", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy kullanacak.

def
Fotoğraf: AA

Büyükşehir olmayan illerde ise "il genel meclisi üyeliği", "belediye başkanı", "belediye meclis üyeliği" ve "muhtarlık ve ihtiyar heyeti" için oy verilecek. Köylerde ise "il genel meclisi üyeliği" ile "muhtarlık ve ihtiyar meclisi" için oy atılacak.

efvfr
Fotoğraf: AA

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası "beyaz", il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula "turuncu", belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası "mavi", belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise "sarı" renkli olacak. Oy pusulaları tek zarfa konulacak.Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.

fvr
Fotoğraf: AA

Önce belediye başkanlığı pusulaları sayılacak
Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

Hamileler, hastalar ve engelliler sıra ile bekletilmeden oylarını kullanacak, yaşlıların da sıra bekletilmeden oy kullanmalarına izin verilecek, ayrıca bu seçmenlere yardım eden seçmenlere de oy kullanmada öncelikle tanınacak. Cep telefonu, fotoğraf ve film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak.

dfvefr
Fotoğraf: AA

Sandık başında seçmene vereceği oy hakkında hiç kimse müdahale, telkin ve tavsiyede bulunamayacak. Seçmenler oylarını kullandıktan sonra sandık başından ayrılacak.

Okuma-yazma bilmeyen seçmene, yardım istemesi durumunda, sandık kurulu başkanı parti işaretlerinin hangisinin hangi partiye ait olduğunu açıklayacak.

Seçim günü yasakları başladı
Bugün saat 06.00'dan gece saat 00.00'a kadar, her ne suretle olursa olsun alkollü içki satılması, içkili yerlerde ve umumi mahallerde her çeşit alkollü içki verilmesi ve içilmesi yasak olacak.

dce
Fotoğraf: AA

Oy verme süresince bütün kahvehane, kıraathane ve internet kafeler gibi bütün umumi eğlence yerleri kapalı olacak, eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnız yemek verilebilecek.
Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiç kimse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesinde belirtilen silahları köy, kasaba ve şehirlerde taşıyamayacak.

dfevf
Fotoğraf: AA

Oy verme günü radyolar ve her türlü yayın organlarınca saat 18.00'e kadar seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak.

Radyolarda ve her türlü yayın organlarında 18.00-21.00 saatleri arasında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek.

frtb
Fotoğraf: AA

Bütün yayınlar, saat 21.00'den sonra serbest olacak, ancak YSK tarafından gerek görülmesi halinde saat 21.00'den önce de yayınların serbest bırakılmasına karar verilebilecek.

İstanbul
Mahalli İdareler Genel Seçimleri için 11 milyon 314 bin 516 kişinin sandık başına gideceği İstanbul'da, yerel yöneticilerini seçecek olan vatandaşlar okulların önünde yoğunluk oluşturuyor.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olabilmek için Cumhur İttifakı'nın adayı Murat Kurum, CHP'nin adayı mevcut belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti'nin adayı Buğra Kavuncu, Yeniden Refah Partisinin adayı Mehmet Altınöz, Saadet Partisinin adayı Birol Aydın ve DEM Parti'nin adayı Meral Danış Beştaş'ın da aralarında bulunduğu partili 22 aday ile 27 bağımsız aday yarışıyor.

Türkiye genelindeki 1094 ilçe seçim kurulundan 80'inin yer aldığı kentte, 33 bin 228 sandık kuruldu. İstanbul'da en az seçmenin bulunduğu Adalar'da 13 bin 682 kişi oy kullanacak, en çok seçmenin yer aldığı Esenyurt'ta ise 642 bin 455 kişi sandığa gidecek.

Kentin en doğusunda yer alan ve 208 bin 675 seçmenin yaşadığı Tuzla'da, 38 okulda kurulan 606 sandıkta vatandaşlar demokratik haklarını kullanıyor.

İstanbul'un en batı ilçesi olan ve 149 bin 563 seçmenin bulunduğu Silivri'de ise 35 mahallede kurulan 482 sandıkta oy veriliyor.

Kentte, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçecek İstanbullular, sabah saatlerinde sandıkların kurulduğu okullara gelmeye başladı. Oy verme işlemi başladığında okula alınan vatandaşlar, sandıkların bulunduğu sınıfların önünde yoğunluk oluşturdu. Görevlilerin sırayla içeri aldığı vatandaşlar, kabinlerde tercihlerini yaparak oy pusulalarının bulunduğu zarfları sandığa bıraktı. 4 tercih yapılacak olması ve pusulaların zarfa katlanarak koyulması seçmenlerin kabinlerde uzun kalmasına neden oluyor.
Polis ekipleri de okullarda güvenlik önlemi aldı.

Türkiye'de en fazla seçmen sayısı bulanan okullardan Avcılar Leyla Bayram İlkokuluna gelen seçmenler, sabah 07.00'den itibaren bahçede oy kullanma saatini beklemeye başladı. 55 sandığın bulunduğu ve 19 bin 249 kişinin oy kullanacağı okulda, yaklaşık 500 personel görev yapıyor.

Beykoz ve Ümraniye'de bazı okulların önüne erken saatlerde gelen vatandaşlar, yoğunluk oluşturdu.

Türkiye'nin en kalabalık ilçesi Esenyurt'ta oy kullanma işlemi sürüyor
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, 2023 yılında 978 bin 7 nüfuslu Esenyurt'ta çok sayıda vatandaş sabah saatlerinde 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için sandık başına gitti.

fetrgb
Fotoğraf: AA

Seçmenler, ikamet adreslerinden çıkıp okullara yönelince birçok bölgede yoğunluk oluştu.

Talatpaşa Mahallesi'nde oy kullanmaya araçla gelen vatandaşlar uzun süre park yeri aradı.

Bazı sürücüler çift sıra park edilen araçlar nedeniyle sokak ve caddelerde hareket etmekte zorlandı.

Van
Van'da saat 07.00'de başlayan oy verme işlemi öncesinde okullara gelen sandık kurulu başkan ve üyeleri, sınıflarda hazırlıklarını yaptı.

Görevlilerin oy pusulası ile zarflara mühür işlemi yapması ve sandıkları da mühürlemesinin ardından seçmenler oy kullanmaya başladı.

edver
Fotoğraf: AA

Kentte 712 bin 235 seçmen, 2 bin 462 sandıkta oy kullanarak vatandaşlık görevini yerine getirecek.

Hakkari
Hakkari'de de 195 bin 582 seçmen 662 sandıkta oy kullanmaya başladı.

Okullardaki hazırlıkların tamamlanmasının ardından kent sakinleri, isimlerinin bulunduğu sandıklarda oy kullanarak vatandaşlık görevlerini yerine getirdi.
Muş
Muşlular sabah erken saatlerde okullara giderek isimlerinin bulunduğu sandıklarda oy kullanmaya başladı.

brb

Kentte 248 bin 349 seçmen 981 sandıkta oy kullanıyor.

Bitlis
Bitlis'te vatandaşlar, kentte 5 yıl görev yapacak belediye başkanını ve diğer yerel yöneticileri belirlemek için saat 07.00'den itibaren sandık başına gitti.

frvbfr
Fotoğraf: AA

Sandık başkanları ve görevlilerince hazırlıkların tamamlanmasının ardından seçmenler, vatandaşlık görevlerini yerine getirmek için isimlerinin bulunduğu sandıklarda oylarını kullandı.

Adana
Adana'da vatandaşlar seçimlerde oy kullanmak için sandık kurulan okullara gitti.

Merkez Seyhan ilçesi Kurtuluş Mahallesi'ndeki Cebesoy İlkokuluna gelen seçmenler sınıflardaki sandıklara giderek oylarını kullandı.

fde
Fotoğraf: AA

Mersin
Mersin'de, kent genelinde 1 milyon 387 bin 345 seçmen için 4 bin 455 sandık kuruldu.

Seçimlerde oylarını kullanacakları okullarda kendileri için belirlenen sandıkların bulunduğu sınıflara giden vatandaşlar oylarını kullandı.

fbr
Fotoğraf: AA

Hatay
1 milyon 78 bin 130 seçmenin bulunduğu Hatay'da ise vatandaşlar, saat 08.00 itibarıyla sandık başına gitti.

Kent genelinde kurulan 3 bin 424 sandıktan 96'sı, 6 Şubat 2023 depremlerinde hasar gören veya yıkılan okul binalarının yerine bahçelerinde ve muhtarlık yanlarında belirlenen alanlara konuşlandırılan konteynerlere kuruldu.
Bazı vatandaşlar buralara gelerek oylarını kullandı.

Osmaniye
Osmaniye'de 392 bin 447 seçmenin oy vermesi için kurulan 1271 sandıkta oy verme işlemi saat 08.00'de başladı.

Oy verme işleminin başlayacağı saatte okullara gelen vatandaşlar, kendileri için belirlenen sandıklarda oylarını kullandı.

Diyarbakır'da oy pusulaları bazı yerleşim yerlerine askeri helikopterle taşındı
Seçim görevlileri ve oy pusulalarının bulunduğu torbalar, Diyarbakır Jandarma Hava Grup Komutanlığından havalanan askeri helikopterle Kulp ilçe merkezinden alınarak İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk sahasındaki Aygün, Koçkar, Saltuk, Akbulak ve Bayır mahallelerine taşındı.

Görevlilerin, oy kullanma işlemi sonrası yeniden helikopterle alınıp ilçe merkezindeki İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına bırakılacakları öğrenildi.

Sakarya
Sakarya'da vatandaşlar, oy kullanmak için sandık kurulan okullara gitti.

Serdivan ilçesindeki Bahçelievler Gazi İlkokulu ile Hacı Emine Oba İlkokulunda seçmenler, sınıflardaki sandıklara giderek oylarını kullandı.

Kentte kurulan 2 bin 639 sandıkta 796 bin 924 seçmen oy kullanacak.

Zonguldak
Zonguldak'ta kent genelinde 462 bin 958 seçmen için 1650 sandık kuruldu.

Prof. Dr. İlhan Varank Kız Anadolu İmam Hatip Lisesine gidenler, kendileri için belirlenen sandıkların bulunduğu sınıflarda oylarını kullandı.

Bolu
239 bin 169 seçmenin bulunduğu Bolu'da vatandaşlar, saat 08.00 itibarıyla sandık başına gitti.

Sakarya İlkokuluna gelen seçmenler, kendileri için belirlenen sandıklarda oylarını kullandı.

Kent genelinde kurulan 1061 sandıkta oy verme işlemi saat 17.00'a kadar devam edecek.

Kocaeli
Kocaeli'de 1 milyon 534 bin 684 seçmenin oy vermesi için 4 bin 317 sandık kuruldu.

İzmit Ortaokulu ve Derince Nenehatun İlkokuluna gelen vatandaşlar, kendileri için belirlenen sandıklarda oylarını kullandı.

Düzce
298 bin 438 seçmenin bulunduğu Düzce'de 1065 sandıkta oy verme işlemi saat 08.00 itibarıyla başladı.

Azmimilli İlkokuluna giden seçmenler, oy kullanarak vatandaşlık görevini yerine getirdi.

Bartın
Bartın'da vatandaşlar, kentte 5 yıl görev yapacak yerel yöneticileri belirlemek için saat 08.00'dan itibaren sandık başına gitti.

Kentte 605 sandıkta 158 bin 729 seçmen oy kullanacak.

Karabük
Karabük'te seçmenler, vatandaşlık görevlerini yerine getirmek için gittikleri okullarda isimlerinin bulunduğu sandıklarda saat 08.00 itibarıyla oylarını kullandı.

Kentte 184 bin 230 seçmen için 754 sandık kuruldu.

Edirne
Vali Sezer ve eşi Canan Sezer, oylarını Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu'nda 1164 nolu sandıkta kullandı.

Okuldan ayrılırken gazetecilere açıklama yapan Sezer, il genelinde oy verme işleminin sorunsuz bir şekilde devam ettiğini söyledi.

Türkiye'de seçimlerin bir demokrasi şöleni şeklinde geçtiğini belirten Sezer, "Öncesinde adaylar arasında yoğun bir propaganda dönemi oluyor sonrasında da yoğun bir katılımla seçimler gerçekleşiyor. Belki dünyada seçimlere en fazla katılımın olduğu ülkelerden biri Türkiye. Bu manada da demokrasinin gerçekten bir şölen şeklinde gerçekleştirildiğini görüyoruz." diye konuştu.

Sezer, seçimle ilgili güvenlik tedbirlerinin aylar öncesinden alındığını dile getirdi.

Seçim kurullarından gelen talepler doğrultusunda gerekli personel ve araç görevlendirmelerinin yapıldığını ifade eden Sezer, şunları kaydetti:

"İlimizde 322 bin 5 seçmenimiz var, 1099 sandıkta şu anda oy verme işlemleri devam ediyor. Elektrik kesintisi ve diğer konularda olabilecek muhtemel sıkıntılara maruz kalmamak için gerekli tedbirler alındı. 2 bin 195 polis ve jandarmamız şu anda görev yapıyor ve 311 kolluk araç şu anda görev başında.

Toplamda da 4 bin 671 kamu personeli görev almış durumda seçimlerde. Umarım kazasız belasız güzel bir şekilde seçimler sona erer. Seçilen arkadaşlarımıza da şimdiden başarılar diliyoruz. Hem ülkemize hem de Edirne'mize güzel hizmet yapmalarını temenni ediyoruz. Hayırlı uğurlu olsun."

Edirne'de sabah saatlerinde seçimlere yoğun katılım olduğu özellikle yaşlı, engelli pek çok seçmenin demokrasi görevini yerine getirmek için sandık başına geldiği gözlendi.

Sivas
Oy kullanma saati saat 07.00'de başlayan iller arasında yer alan Sivas'ta, 2 bin 431 sandıkta, 475 bin 608 seçmen oy kullanacak.

İl genelinde seçim güvenliğinde 1448 polis ve 1635 jandarma olmak üzere 3 bin 83 güvenlik görevlisi görev yapıyor.

Sivas'ta oy kullanma işlemi saat 16.00'da sona erecek.

Nevşehir
Nevşehir'de 229 bin 201 seçmenin 813 sandıkta oy kullanacağı seçimde, 23 belediye başkanı, 153 köy ve 118 mahalle muhtarı ile il genel meclisi, belediye meclisi ve muhtarlık ihtiyar heyeti seçilecek.

Kentte seçim güvenliği kapsamında 1561 polis ile 995 jandarma personeli görev alıyor.

Kayseri
Kayseri'de vatandaşlar saat 08.00 itibariyle oy kullanmak için sandık başına gitti.

Sandık görevlilerinden zarf ve pusulalarını alan vatandaşlar, oylarını kullandıktan sonra imza attı.

Kentte kurulan 3 bin 409 sandıkta 1 milyon 396 bin 84 seçmenin oy kullanması bekleniyor.

Seçim güvenliği için il merkezinde 3 bin 574, ilçelerde 532 olmak üzere toplam 4 bin 106 polis ile 1454 jandarma personeli görev yapıyor.

Kırıkkale
Kırıkkale'de sabah saat 08.00'de sandık başına giden vatandaşlar, saat 17.00'ye kadar oy verme işlemlerini yapabilecek.

Toplam 254 okul ve 758 sandıkta 209 bin 16 seçmenin oy kullanacağı Kırıkkale'de, 1714 polis ve jandarma personeli görevde bulunuyor.

Kırşehir
Kırşehir'de 177 bin 668 seçmenin 733 sandıkta oy kullanma işlemi saat 08.00'de başladı.

İl genelinde seçim güvenliğinde 957 polis ve 625 jandarma personeli görev yapıyor.

Niğde
Niğde'de 706 sandıkta 266 bin 279 seçmen vatandaşlık görevini yerine getirecek.

Sabah saat 08.00'de oy kullanma işlemine başlanılan kentte, 1002 emniyet ve 645 jandarma personeli görev alıyor.

Yozgat
Yozgat'ta saat 08.00 itibariyle vatandaşlar yerel yöneticileri seçmek için oylarını kullanmaya başladı.

İl genelinde 300 bin 472 seçmen 1310 sandıkta oy kullanacak.

Samsun
Samsun geneli 17 ilçede 2 bin 176'sı emniyet 1476'sı ise jandarma bölgesi ile 4'ü cezaevinde olmak üzere 3 bin 656 sandıkta 1 milyon 38 bin 91 seçmen oy kullanacak. Saat 08.00 itibarıyla oy vermek için seçim merkezlerine gelen seçmenler tercihlerini yapmaya başladı.

Samsun'un İlkadım ilçesi 23 Nisan Ortaokulu'nda da vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren oy kullanmaya başladı.

Kastamonu
Kastamonu merkez ve 19 ilçesinde oy verme işlemi sabah 08.00 itibarıyla başladı. Kastamonu kent merkezinde 29 okulda 268 sandıkta 87 bin 917 seçmen oy kullanacak.

Kastamonu'da oy kullanma işlemlerinin yapıldığı okullardan biri de Anadolu'nun ilk lisesi olan Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi oldu.

Oy verme işlemi başladığı andan itibaren, 1885 yılında kurulan tarihi okula gelen vatandaşlar oylarını kullanıyor.

Amasya
31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri için Amasya'da seçmenler, saat 08.00'den itibaren sandık başına gitti.

Seçmenler, ikamet adreslerinden çıkıp okullara yönelince birçok bölgede yoğunluk oluştu. Amasya il genelinde 1034 sandıkta 266 bin 410 seçmen oy kullanacak.

Ayrıca seçim güvenliği için, 2 bin 256 emniyet ve jandarma personeli görev alıyor.

Çankırı
Çankırı merkez ve 11 ilçesinde oy verme işlemi sabah 08.00 itibarıyla başladı.

İl genelinde 736 sandıkta toplam 151 bin 75 seçmen oy kullanacak.

Seçmenler bazı okulların önlerinde yoğunluk oluştururken, ilçe merkezlerinde toplam 64 seçmen için 8 seyyar sandık kurulduğu belirtildi.

Çorum
Çorum merkez ve 13 ilçesinde oy verme işlemi sabah 08.00 itibarıyla başladı. Kent merkezinde 217 bin 572 seçmen 799 sandıkta oy kullanacak.

Vatandaşlar sabah saatlerinde sandıklarının bulunduğu okullara giderek oylarını kullanmaya başladı.

Bu kapsamda Albayrak İlkokulu ve Atatürk Anadolu Lisesi'nde de vatandaşlar oylarını kullanıyor.

Sinop
Sinop'ta merkez ve 8 ilçede oy verme işlemi sabah 08.00 itibarıyla başladı.

Kentte 171 bin 700 seçmen, kurulan 792 sandıkta oy kullanacak.

Sabah saatlerinden itibaren okullara gelen seçmenler sandık başlarında zaman zaman yoğunluk oluşturdu.

Bazı seçmenlerin oy kullanmaya çocukları ve evcil hayvanlarıyla geldikleri görüldü.



İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini ABD-İran anlaşmasının dışında tutmaya çalışıyor

Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)
Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)
TT

İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini ABD-İran anlaşmasının dışında tutmaya çalışıyor

Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)
Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)

İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini, ABD ile İran arasında hazırlanması planlanan anlaşmadan ayrı tutmaya çalışıyor. Üst düzey bir İsrailli siyasi kaynak dün yaptığı açıklamada, imzalanması öngörülen ön mutabakat memorandumunun Lübnan’da da ateşkesi kapsadığını belirtti. Kaynak, söz konusu anlaşmanın Hizbullah saldırılarına karşı İsrail’e ‘kendini savunma hakkı’ tanıdığını ifade etti. İsrailli yetkili, bu kapsamda İsrail ordusunun Güney Lübnan’da son bir yılda işgal ettiği bölgelerde kalmayı sürdüreceğini söyledi. Yaklaşık 600 kilometrekarelik alanı kapsayan bölgelerin, iki ülke sınırından itibaren 10 ila 15 kilometre derinliğe kadar uzandığı belirtildi.

fcdfd
İsrail ordusu, geçtiğimiz mart ayında İsrail’in kuzeyinde bulunan Yukarı Celile bölgesindeki bir mevziden Güney Lübnan’a güdümlü füzeler ateşledi. (AFP)

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu Kan 11’in haberine göre, Binyamin Netanyahu, cumartesi gecesi Donald Trump ile yaptığı görüşmede, Lübnan’daki ateşkes anlaşmasının İran ile yürütülen mutabakat süreciyle ilişkilendirilmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi. Haberde, Trump’ın Netanyahu’ya güvence vererek, Lübnan ve İsrail hükümetleri arasında yürütülen doğrudan müzakerelere ABD’nin sponsor olduğunu ve bu sürecin barış lehine sonuçlanması için çalışacağını söylediği aktarıldı. Trump’ın ayrıca İsrail’in çıkarlarının korunmasına büyük önem verdiğini ifade ettiği belirtildi.

Kanalın, konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberde ise İsrail’in yalnızca Lübnan topraklarında kalmak için değil, aynı zamanda müzakerelerin başarıyla sonuçlanmasına ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması hedefinin gerçekleşmesine kadar 25 askeri noktayı elinde tutmak için de yeşil ışık aldığı öne sürüldü.

dcffdbf
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu görüşmelerinden birinde (Arşiv – Reuters)

İsrail basınına konuşan bir İsrailli siyasi yetkili, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede, İsrail’in Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde tehditlere karşı hareket serbestisini koruyacağını vurguladığını söyledi. Dün gerçekleştirilen İsrail bilgilendirmesine göre yetkili, Trump’ın da bu ilkeye desteğini yinelediğini öne sürdü.

Bilgilendirmede ayrıca, Trump’ın görüşmeler sırasında, ‘Hizbullah’ın silahsızlandırılması’ ve İsrail’in Lübnan’daki ateşkes ihlallerine sert şekilde karşılık verme hakkı konusunda müzakerelerde ‘kararlı bir tutum sergileyeceğini’ ifade ettiği aktarıldı.

Aynı yetkili, Netanyahu’nun güvenlik kurumlarının liderleri ve bazı bakanların katılımıyla düzenlenecek Güvenlik Kabinesi toplantısında İsrail’in bu konudaki tutumuna ilişkin ayrıntıları sunacağını belirtti. Yetkili, müzakereler sürdüğü sürece İsrail’in Lübnan topraklarında kalmayı sürdüreceğini ve son bir yıldır olduğu gibi Hizbullah saldırılarına karşı operasyonlarına devam edeceğini kaydetti.

vfdvf
Sınır boyunca Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)

Yetkili, İsrail’in ateşkese bağlı kaldığını ve Hizbullah’ın bulunduğu her noktayı, örneğin başkent Beyrut’u hedef almadığını savundu. Ancak İsrail’in, ‘tam ABD desteğiyle’, Hizbullah hücreleri ile örgüte ait insansız hava araçlarını (İHA) hedef aldığını ve saldırı hazırlığında oldukları belirtilen unsurları etkisiz hale getirdiğini ifade eden yetkili, bunun ‘önleyici saldırılar’ kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi.

İsrail’in Ekim 2024’ten bu yana Lübnan’ın güneyindeki bazı bölgeleri işgal altında tuttuğu biliniyor. Kasım 2024’te varılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in askeri operasyonlarını sürdürdüğü belirtiliyor. Hizbullah ise bu saldırılara karşılık vermekten kaçınırken, İran Dini Lideri Ali Hamaney’e yönelik suikastın ardından tutumunda değişikliğe gitti.

vfgth
Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)

Celile’ye altı saldırı düzenlendi; İsrail bunu bir işgal operasyonu başlatmak için fırsat olarak değerlendirdi ve işgal alanını genişletti. Köyleri baştan sona yerle bir etmeye başladı. 1,2 milyon Lübnanlıyı yerinden etti. 3 binden fazla vatandaşı öldürdü.

Buna karşılık Hizbullah’ın operasyonları, kuzey bölgesinde on binlerce İsraillinin yerinden edilmesine ve aralarında 22 askerin de bulunduğu 30 İsraillinin öldürülmesine yol açtı.


İran’daki savaşın etkisiyle Kafkasya'da çatlaklar oluşurken yeni bölgesel dengeler kuruluyor

Dağlık Karabağ bölgesinden mülteciler, bir kamyon dorsesinde Ermenistan'ın sınır köyü Kornidzor’a giderken 27 Eylül 2023 (Reuters)
Dağlık Karabağ bölgesinden mülteciler, bir kamyon dorsesinde Ermenistan'ın sınır köyü Kornidzor’a giderken 27 Eylül 2023 (Reuters)
TT

İran’daki savaşın etkisiyle Kafkasya'da çatlaklar oluşurken yeni bölgesel dengeler kuruluyor

Dağlık Karabağ bölgesinden mülteciler, bir kamyon dorsesinde Ermenistan'ın sınır köyü Kornidzor’a giderken 27 Eylül 2023 (Reuters)
Dağlık Karabağ bölgesinden mülteciler, bir kamyon dorsesinde Ermenistan'ın sınır köyü Kornidzor’a giderken 27 Eylül 2023 (Reuters)

Rüstem Mahmud

Geçtiğimiz mart ayı başlarında ABD/İsrail ve İran arasında savaşın patlak vermesiyle birlikte Ermenistan'da ekonomik enflasyon, özellikle neredeyse tamamen İran'dan ithal ettiği enerji, elektrikli ekipman ve temel maddeler sektörlerinde olağandışı bir yükseliş gösterdi. Buna karşın ‘baş düşmanı’ Azerbaycan'ın hazinesi, küresel petrol fiyatlarındaki yükselişin rüzgarıyla dolmaya başladı.

Aynı süreçte Ermeni siyasi çevreleri ve halk, savaşın sonuçlarının Ermenistan'ı sınır komşuluğundaki tek kalan stratejik müttefikten yoksun bırakabileceği kaygısıyla derinden sarsıldı. Azerbaycan çevreleri ise İran'ın kuzey komşusuyla milli bağları bulunan yaklaşık 17 milyon Azeri'nin yaşadığı İran iç coğrafyasında ilerleyen dönemde elde edebilecekleri nüfuz aracılığıyla Kafkasya'daki jeopolitik konumlarını güçlendirme ihtimalini iştahla değerlendirmeye koyuldu.

Tüm bu ayrıntılar ve son savaşın her gün beraberinde getirdiği pek çok siyasi ve sahaya yansıyan gelişme, bir bütün olarak Kafkasya bölgesinin yakın vadede köklü siyasi ve güvenlik dönüşümlerine sahne olabileceğine işaret ediyor. Bu, İran'ın bölgesel tablodaki konumu ve rolünde yaşanabilecek değişimlerin bir yansıması olacak. Nitekim bölgedeki üç ‘küçük’ devlet olan Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'ın birbiriyle çatışmaya her an hazır, birbiriyle uyumsuz milli ve coğrafi hassasiyetler barındıran ilişkileri, çevrelerindeki büyük devletler İran, Rusya ve Türkiye arasındaki güç dengesi değişimlerinden derinden etkileniyor.

Ermenistan'ın kırılganlığı

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Azerbaycan ordusu 2020 yazında Ermenistan'a bir yıldırım harekatı düzenledi. Yalnızca dört gün içinde geçmişten günümüze iki taraf arasında tartışmalı olan ve Ermeni nüfusun çoğunlukta yaşadığı Dağlık Karabağ'ın tamamını geri aldı. Azerbaycan saldırısı, Türkiye’nin açık askeri ve siyasi desteğiyle gerçekleşti. Ermenistan'ın geleneksel müttefiki Rusya, herhangi bir koruma ya da destek sağlayamazken Ermenistan'ı, savaş öncesi dönemde Azerbaycan'ın taahhüt ettiği gibi tartışmalı bölgedeki Ermeni halkın özerklik yoluyla haklarını güvence altına almaktan çok uzak, fiili durumun koşullarına boyun eğen bir anlaşmayı imzalamaya zorladı. Sonuç olarak yüz binlerce Ermeni, Ermenistan'ın iç bölgelerine göç etmek zorunda kaldı.

Ermenistan, İran'ı güvenilir bir bölgesel müttefik olarak görüyordu; iki ülkeyi Türk bölgesel nüfuzuna ve Azerbaycan'ın artan askeri ve istihbarat ağırlığına karşı duyulan ortak kaygı bir araya getiriyordu.

Savaşın ardından geçen dört yıl boyunca Ermenistan, Azerbaycan ile ilişkilerdeki koşulları ve dengeyi iyileştirmek amacıyla Rusya'dan pek çok destek vaadi aldı; ancak somut hiçbir şey elde edemedi. Bunun üzerine 2024 yılı başında, Rusya'nın eski Sovyet coğrafyasındaki Asya ülkelerinde güvenlik ve askeri kolu konumundaki ‘Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’ndeki üyeliğini askıya aldığını açıkladı. Oysa bu örgüt, Ermenistan'ın kendisi için de stratejik bir güvenlik şemsiyesi işlevi görüyordu.

Tam da aynı dönemde Azerbaycan, Türkiye'den her türlü açık desteği alırken İsrail ile pek çok boyutu kamuoyundan gizli tutulan kapsamlı bir güvenlik, askeri ve ekonomik ortaklık kuruyordu. Bu durum, Ermeni gözlemcilerin büyük çoğunluğunu savaşın durdurulması ve Azerbaycan'ın emelleriyle tartışmalı bölgeler sınırında tutulması ihtimalini sorgulamaya itti. Gözlemciler, hedeflerin Azerbaycan'ın Nahçıvan cebini anakarasından ayıran Güney Ermenistan'ın işgalini de kapsayacak biçimde genişleyebileceği yönünde öngörülerde bulundu.

fvbfgrb
İkinci Karabağ Savaşı'nın başlangıcının üçüncü yıl dönümü anısına 27 Eylül 2023'te Bakü'deki bir anıt mezarlıkta, arka planda Azerbaycan bayrakları dalgalanırken bir mezar taşındaki fotoğrafın yanında üzüntülerini ifade eden Azerbaycanlı askerler (AFP)

Bu dönemde Ermenistan, İran'ı güvenilir bir bölgesel müttefik olarak görüyordu. İki ülkeyi Türk bölgesel nüfuzuna ve Azerbaycan'ın artan askeri ve istihbarat ağırlığına karşı duyulan ortak kaygı bir arada tutuyordu. Ermenistan’ın değerlendirmelerine göre 2020 yazında Ermeni ordusunun yenilgisine karşın savaşın yalnızca dört günde sonlanması ve Azerbaycan ordusunun Nahçıvan cebine giden sınırı açmaya girişmemesi, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) birliklerini Azerbaycan sınırına konuşlandıran ve bölgesel dengenin tamamen bozulmasını kabul etmeyeceğini teyit eden İran'ın o dönem gönderdiği açık sinyaller sayesinde gerçekleşti.

Ne var ki bu tablo da çözülme sürecine girmiş görünüyor. İran rejiminin gelecekte iç meselelere yoğun biçimde odaklanmak zorunda kalması ya da bölgesel ve askeri konumunun sarsılması ihtimali Ermenistan’a iki farklı biçimde zarar verecek. Bir yandan Azerbaycan’ın, özellikle iki ülke arasındaki iç içe geçmiş ve gergin coğrafya meselesi söz konusu olduğunda, çözüme kavuşturulamamış sorunları daha fazla saha baskısıyla çözme eğilimini güçlendirecek. Öte yandan Ermenistan'ı, İran ile arasını ayıran ve Rusya'nın İran üzerinden Asya'ya aktardığı devasa mal miktarlarının transit geçiş güzergahı olan ‘Zengezur Koridoru’nun gelirlerinden yoksun bırakabilir. Bu koridor, Ermeni devlet hazinesinin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Azerbaycan'ın belirsizliği

Almanya'da ikamet eden Azerbaycanlı araştırmacı Reşad Ali Nergis, Al Majalla’ya verdiği uzun röportajda ‘Azerbaycan'ın uzun vadeli hesapları’ olarak nitelendirdiği konuyu ayrıntılı biçimde ele aldı.

Nergis’e göre Azerbaycan, mevcut savaş sona erdikten sonra bölgesel ve hatta uluslararası tablonun tamamı netlik kazanana dek İran'da yaşananların bölgesel yansımalarını okurken son derece temkinli davranacak ve Ermenistan'a yönelik olası bir yayılma konusunda kalıcı bir bekleme tutumu sergileyecek.

2020-2025 yılları boyunca Azerbaycan ile Ermenistan'ı ‘kırılgan bir barış’ bir arada tuttu. Güvenlik gerilimleri zaman zaman alevlendi ve kimi zaman tehlikeli boyutlara ulaştı.

Nergis görüşünü şöyle açıkladı:

“İran'ın zayıflamasının Ermenistan ile ilişkilere yansımaları açısından Azerbaycan'ın tutumunu değerlendirirsek, mevcut savaş Azerbaycan için istisnai bir stratejik fırsat. Ancak mesele bundan çok daha karmaşık. Savaşın başlamasından yalnızca birkaç gün sonra İran'a ait insansız hava araçları Azerbaycan'ın Nahçıvan cebine düştü; bu durum Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i orduyu tam alarma geçirmeye itti. Bu olay, bu savaşta İsrail'e açıkça yakın durduğu belli olan Azerbaycan'a yönelik İranlı bir uyarı niteliğindeydi. Azerbaycan ile İran arasındaki soğuk denge, İran ile Türkiye arasındaki denge ve uyumdan kaynaklanan nedenlerle ayakta duruyor; ancak özellikle İran bu savaştan bir ölçüde sürekliliğini koruyarak çıkarsa bu durum uzun süre devam etmeyebilir."

Nergis, sözlerine şöyle devam etti:

“Birbiriyle iç içe geçmiş üç dosya Azerbaycan'ı mevcut savaş karşısında son derece temkinli davranmaya itiyor. Türkiye'nin yaşananlara ilişkin tutumu tam olarak netlik kazanmış değil. Zira Türkiye ABD'nin stratejik müttefiki ve İsrail ile diplomatik ve ekonomik ilişkileri bulunan bir ülke olmasına karşın İran rejiminin çöküş ihtimalinden ciddi ölçüde çekiniyor; çünkü bu, Türkiye'nin iç istikrarı üzerinde uzun vadeli stratejik etkilere yol açacak. Azerbaycan da bu bağlamda Türkiye'nin tutumuna uymak zorunda. Öte yandan Azerbaycan, İran'daki olası iç gerilimlerden de kaygı duyuyor. Milyonlarca İranlı Azeri, İran'ın yeni siyasi rejimiyle kıyasıya bir karşı karşıya gelişe girebilir. Bu rejim iç meşruiyetini Azerilerin ayrılık ya da özerklik taleplerini bastırmak üzerine inşa edebilir. Bunun Azerbaycan'ın iç istikrarı üzerinde derin etkileri olacak. Üçüncü mesele ise Azerbaycan'ın yıllardır sürdürdüğü ve bölgesel gücünün başlıca kaynağı saydığı çelişkili ilişkiler ağı üzerinden hareket etme kapasitesinin giderek daralmasıyla ilgili. Savaşın tırmanması ve genişlemesi Bakü'yü bir yanda İran, Türkiye ve Rusya ile öte yanda İsrail ve ABD arasında bir tercih yapmaya zorlayabilir, her iki durumda da güvenliği ve jeopolitik istikrarı açısından ciddi riskler söz konusu."

ABD’nin zayıf koruması

2020-2025 yılları boyunca Azerbaycan ile Ermenistan'ı ‘kırılgan bir barış’ bir arada tuttu. Güvenlik gerilimleri zaman zaman alevlendi ve kimi zaman, 2023 sonbaharında Dağlık Karabağ bölgelerinde yaşandığı gibi, tehlikeli boyutlara ulaştı. Dört günlük savaşın ardından Rusya gözetiminde ilan edilen ateşkes anlaşması, iki tarafın da cevap beklediği temel soruların tamamını yanıtsız bıraktı; özellikle tartışmalı bölgelerde yönetim biçimi, yerinden edilmiş Ermenilerin geri dönüşü ve Azerbaycan'ın Nahçıvan cebine ulaşım mekanizması konuları askıda kaldı.

Bu ani atılım, 8 Ağustos 2025 tarihinde  iki ülkenin liderlerinin ABD Başkanı Donald Trump'ın gözetiminde Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri toplantıda hayata geçti. Liderler, temel maddeleri Azerbaycan'a Ermenistan topraklarından geçen güvenli bir koridor üzerinden Nahçıvan cebi ile kara bağlantısı kurma özgürlüğü tanıyan; bununla birlikte koridorun, Ermenistan topraklarından geçtiği için yargısal, güvenlik ve egemenlik açısından Ermenistan otoritesine bağlı kalmasını şart koşan bir anlaşmayı paraf ettiler. Anlaşma ayrıca söz konusu coğrafyanın bir ekonomik kalkınma merkezine dönüştürülmesini demiryolu hatları, elektrik ve fiber optik kablo taşıma hatları inşasını, ekonomik iş birliğini ve uluslararası alanda tanınan toprakların tamamı üzerinde karşılıklı egemenlik tanımasını da öngörüyordu.

dfgth
ABD Başkanı Donald Trump (ortada) Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan (sağda) ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev (solda) ile birlikte Beyaz Saray'ın resmi yemek salonunda düzenlenen törende üçlü anlaşmayı imzalarken, 8 Ağustos 2025 (AP)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in bu yılın başlarında Ermenistan'ı ziyareti sırasındaki açıklamalarına göre ABD’nin ‘Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu Anlaşması’ (TRIPP) çerçevesinde Güney Kafkasya'daki istikrar için  koruma sağlayacağını teyit ettiği doğru olsa da Ermeni gözlemciler bu anlaşmanın yakın geleceğine ilişkin üç süregelen kaygıya dikkati çekiyor.

Her şeyden önce anlaşma yalnızca paraflandı, ancak henüz onaylanmış, tamamlanmış ve gözetim organları ile uluslararası kurumların denetimine alınmış değil. Dolayısıyla her türlü bahaneyle geri adım atılabilir ya da hayata geçirilmeyebilir. Bunun yanı sıra diğer tüm anlaşmalar gibi bu anlaşma da sahada nesnel koşullara bağlı. İran'ın Kafkasya bölgesine ilişkin hesaplarda Ermenistan'ı destekleyen bir güç olarak sahneden çekilmesi ya da anlaşmanın sponsoru ABD ile İran arasındaki kutuplaşmanın derinleşmesi halinde Ermenistan'ın uzun vadeli güvende olma hissi sarsılacak.

Tüm bunlara ek olarak, Ermenistan'da askeri varlığı bulunan tek uluslararası güç olan Rusya'nın Ukrayna dosyasıyla tamamen meşgul olması, Türkiye'ye ve dolayısıyla Azerbaycan'a bu dosyada tavizler verebilme ihtimali de uzun vadeli istikrarı olumsuz etkiliyor. Üstelik ABD'nin Kafkasya'daki varlığını stratejik bir öncelik olarak benimsemediği de göz ardı edilemez.


Tahran: Sonuçlara ulaştık, ancak bu yakın zamanda bir anlaşma yapılacağı anlamına gelmiyor

Umman açıklarındaki Hürmüz Boğazı’nda seyreden tekneler (Reuters)
Umman açıklarındaki Hürmüz Boğazı’nda seyreden tekneler (Reuters)
TT

Tahran: Sonuçlara ulaştık, ancak bu yakın zamanda bir anlaşma yapılacağı anlamına gelmiyor

Umman açıklarındaki Hürmüz Boğazı’nda seyreden tekneler (Reuters)
Umman açıklarındaki Hürmüz Boğazı’nda seyreden tekneler (Reuters)

İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi bugün yaptığı açıklamada, ABD ile olası bir mutabakat zaptı kapsamında ele alınan birçok konuda sonuçlara ulaşıldığını, ancak bunun Tahran’ın anlaşma imzalamaya yakın olduğu anlamına gelmediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Bekayi, İran’ın müzakereleri savaşı sona erdirmek amacıyla yürüttüğünü ve şu aşamada nükleer meselelerin tartışılmadığını belirtti. ABD’li yetkililerin tutumlarında yaşanan değişimlerin olası bir anlaşmanın önünde engel oluşturduğunu yineledi.

İranlı üst düzey diplomat Hüseyin Nuşabadi ise daha önce ISNA’ya yaptığı açıklamada, Washington’ın müzakere edilen olası mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde Tahran’ın nükleer programı ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum konularını ABD ile görüşeceğini söyledi.

Nuşabadi, Reuters’a yaptığı açıklamada, söz konusu başlıkların 60 gün sürecek müzakerelerde ele alınacağını, bunun karşılığında yaptırımların kaldırılması ve yurtdışındaki İran varlıklarının serbest bırakılmasının beklendiğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak Bekayi, Tahran’ın stratejik deniz geçidinden geçen gemilerden ‘seyir hizmetleri’ karşılığında ücret aldığını söyledi. Bekayi, “Hürmüz Boğazı, Körfez ve Umman Denizi çevresinin korunmasına yönelik önlemler ile denizcilik hizmetleri belirli ücretlerin tahsil edilmesini gerektiriyor” dedi.

Ancak İran’ın ‘geçiş ücreti alma’ arayışında olmadığını da vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise bu sabah yaptığı açıklamada, ‘Hürmüz Boğazı’nı açma kapasiteleriyle ilgili masada somut bir teklif bulunduğunu’ söyledi. Rubio, ABD’nin ya İran ile iyi bir anlaşmaya varacağını ya da ‘başka bir yöntemle’ hareket edeceğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump da dün yaptığı açıklamada, temsilcilerine anlaşma konusunda acele etmemeleri talimatını verdiğini belirtti. Trump, anlaşmaya varılıp onaylanarak imzalanıncaya kadar İran’a yönelik deniz ablukasının ‘tam anlamıyla’ sürdürüleceğini söyledi.