Erdoğan: Yerel seçim imtihanından umduğumuz neticeyi alamadık

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Erdoğan: Yerel seçim imtihanından umduğumuz neticeyi alamadık

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nin ardından AK Parti Genel Merkezi balkonundan vatandaşlara ve partililere hitap etti.

Erdoğan, sözlerine başlarken, kendisini karşılayanların coşkusuna işaret ederek, "Tüm Türkiye'yi, 85 milyonun her bir ferdini saygıyla selamlıyorum. Desteğiniz, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Şahsıma vefakar yol arkadaşları, dava arkadaşları veren Rabbime hamd ediyorum." diye konuştu.
Milletçe ve İslam dünyası olarak 11 ayın sultanı ramazanın idrak edildiğini belirten Erdoğan, tüm milletin ve tüm Müslümanların ramazanını tebrik etti, bu mübarek günleri bombaların altında geçiren Gazzelilere Allah'tan yardım diledi.

Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'ni demokrasiye yakışır bir olgunlukla tamamladıklarını dile getirerek, münferit bazı vakalar haricinde seçim atmosferine gölge düşürecek müessir hiçbir hadise yaşanmadığını söyledi.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde vatandaşlara yönelik bölücü örgütün kölelerinin baskı ve hakaretlerine şahit olduklarını ama emniyet birimlerinin etkili müdahaleleri ile ciddi bir sorun çıkmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

Vatandaşlarımızın sağduyusu, güvenlik güçlerimizin fedakarlıkları sayesinde Türk demokrasisi rüştünü bir kez daha ispat etmiş oldu. Burada öncelikle bir hususu ifade etmek durumundayım. Seçimler, bildiğiniz gibi, demokrasilerin en kritik günleridir. Milletin iradesi sandıkta tecelli eder. Millet, sözünü sandık yoluyla söyler. Millet, siyasetçiye mesajını sandık vasıtasıyla iletir. Millet, uyarısını ve takdirini sandık aracılığıyla ifade eder. Milletin kararının, hiçbir baskıyla, dayatmayla, yönlendirmeyle karşılaşmadan sandıkta tebarüz etmesi, demokrasimiz için başlı başına büyük bir kazançtır. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. 31 Mart bizim için bir bitiş değil, aslında bir dönüm noktasıdır. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nde de Türk milleti, yine sandığı vesile kılarak mesajlarını siyasetçilere ulaştırmıştır. Sonuçlardan bağımsız olarak bu seçimin galibi öncelikle demokrasimizdir, milli iradedir, hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun 85 milyonun tamamıdır. Seçim maratonunda kazanan, adaylardan önce Türkiye olmuş, milletimiz olmuş, uğruna ağır bedeller ödediğimiz demokrasimiz olmuştur. Bugün, AK Partiye ve Cumhur İttifakına oy verenlerle birlikte, demokratik haklarını kullanarak sandığın gücüne güç katan herkes kazanmıştır.

Siyasi parti fark etmeksizin iradesini serbestçe sandığa yansıtan tüm vatandaşlara içtenlikle teşekkür eden Erdoğan, yüksek sorumluluk bilinciyle mesai harcayan seçim kurullarına, sandık görevlilerine, emniyet mensuplarına da teşekkürlerini sundu.

Vatandaşlara, "Belki de şimdi sahura kadar evde dertleşeceksiniz, hasbihal edeceksiniz, ondan sonra sahur, sahurla beraber okullar tatil, yola revan olacaksınız." diyen Erdoğan, seçim sonuçlarının ülkeye, millete, şehirlere, mahallelere ve köylere hayırlı olmasını diledi.
 

"Bizi muhabbetle bağrına basan tüm illerimize teşekkür ediyorum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinin son 22 yılda girdikleri 18'nci sandık imtihanları olduğunu, hep başardıklarını, başararak geldiklerini ve bundan sonra da başararak yola revan olacaklarını vurguladı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"14-28 Mayıs seçimlerindeki zaferimizden 9 ay sonra, maalesef, yerel seçim imtihanından istediğimiz, umduğumuz neticeyi alamadık. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, daha öncekiler gibi, bu seçim sınavına da yoğun bir şekilde hazırlandık. Seçim takvimi işlemeye başladığı günden itibaren AK Parti kadroları gece gündüz demeden sahadaydı. Teşkilat mensuplarımız, ittifak ortaklarımızla uyum içerisinde olağanüstü bir özveriyle çalıştı, koşturdu, emek verdi. Biz de son iki aylık dönemde 52 farklı şehrimizi ziyaret ettim. Oralarda mitingler yaptım, halkımla bütünleştim, kucaklaştım, netice böyle oldu. Her olanda bir hayır vardır. Öyle diyor büyüklerimiz. İftar ve açılış programlarıyla da toplumumuzun çeşitli kesimleriyle buluştuk. Teşkilatımızla birlikte biz de son iki ayı dolu dolu geçirmeye gayret ettik.

Buradan bizi muhabbetle bağrına basan tüm illerimize teşekkür ediyorum. Genel merkezimizden il başkanlıklarına, ilçe başkanlıklarından belde, mahalle, köy temsilciliklerine, son dakikaya kadar nöbet yerlerini terk etmeyen sandık görevlilerimizin her birini ayrıca tebrik ediyorum. Cumhur İttifakı'nda beraber hareket ettiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi'nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye, tüm Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerime aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. İttifakımıza desteğini beyan eden diğer siyasi partilerin genel başkanlarına ve mensuplarına da minnettarlığımızı ifade ediyorum. Rabbim, herkesten, partimizin, ittifakımızın, büyük ve güçlü Türkiye davamızın tüm emektarlarından razı olsun diyorum."

"Milletin iradesinin üzerinde güç tanımıyoruz"
Bugüne kadar hep sağduyunun, sabrın ve vakarın yanında olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman demokrasinin, milli iradenin, sandığın tarafında yer aldıklarını ifade etti.

Bugün de aynı sorumluluk duygusuyla hareket ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletin muazzez iradesinin üstünde hiçbir güç tanımıyoruz." dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdiye kadar milletimizin takdirini baş tacı etmekten, tebrik etmekten, kabul etmekten, milletin iradesine boyun eğmekten geri durmadık. Bugün de milletimiz tarafından seçilen büyükşehir belediye başkanlarını, il, ilçe, belde belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini, il genel meclisi üyelerini, muhtarları ve azaları ayrı ayrı kutluyorum. Görev sürelerince atalete kapılmadan, temsil ettikleri şehrin ve sakinlerinin taleplerini yerine getirmeye gayret edeceklerine bütün kalbimle inanıyorum. Biz de hükümet olarak, şimdiye kadar olduğu gibi, milletimizin oyuyla seçilmiş tüm yerel yöneticileri, şehirlerinin hayrına yapacakları işlerde desteklemeye devam edeceğiz.

Sandıklar kapanmış, millet son sözünü söylemiş, kararını vermiştir. Yüksek Seçim Kurulumuz önümüzdeki günlerde kesin sonuçları açıklayacaktır. Elbette her siyasi parti kendi bünyesinde seçim sonuçlarını analiz edecektir. Biz de partimizin organlarında 31 Mart seçimlerinin neticelerini açık yüreklilikle değerlendireceğiz, özeleştirimizi cesaretle yapacağız."

"Gerilemenin sebeplerini masaya yatıracağız"
"Henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte sandık sonuçları bize ülkemiz genelinde irtifa kaybı yaşadığımızı gösteriyor." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elbette yerel bazda yaşanan bu gerilemenin sebeplerini ayrıca masaya yatıracağız. Kaybettiğimiz, geriye düştüğümüz her yerde, sebepleri çok iyi tespit edecek ve gerekli müdahalelerde bulunacağız." diye konuştu.

"Kaderin üstünde bir kader vardır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin teveccühüne mazhar oldukları yerlerde ise bu güveni boşa çıkarmamak için her zamankinden daha fazla çalışacaklarını söyledi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ama hiçbir surette milletimizin kararına hürmetsizlik etmeyeceğiz. Milletle inatlaşmaktan, milli iradeye rağmen hareket etmekten, milletin takdirini sorgulamaktan, bugüne kadar olduğu gibi, yine uzak duracağız. Milletin sandıkta verdiği mesajları en isabetli, en objektif bir şekilde akıl ve vicdan terazimizde tartarak, gerekli adımları mutlaka atacağız. Bunun için önümüzde yaklaşık 4-5 yıllık bir süre var. Bu süre zarfında yanlışlarımızı düzelteceğiz. Eksiklerimizi muhakkak tamamlayacağız. Doğrularımızın sayısını artıracağız. Bir sonraki seçimlere kadar olan dönemi, her açıdan kendimizi yenilediğimiz, hatalarımızı telafi ettiğimiz kapsamlı bir muhasebe zeminine dönüştüreceğiz."

"Yerel seçim maratonu bugün artık tamamlanmıştır"
Geçen yıl bu zamanlar başlayan genel ve yerel seçim maratonunun bugün artık tamamlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son bir yıldır ülkemizi, milletimizi ve ekonomimizi yoran seçim defterinin bugün itibarıyla kapanması bile büyük bir kazançtır. Türkiye'nin önünde hazine değerinde 4 yıldan fazla bir süre vardır. Bu zamanı hep birlikte çok iyi değerlendirmemiz önemlidir. Milletin ve ülkenin vaktini çalacak tartışmalarla bu dönemi heba edemeyiz." diye konuştu.

İktidardaki 21'inci yılını tamamlamış bir siyasi parti olarak, hem hükümette, hem de yerel yönetimlerde mesuliyetlerinin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesinin yeniden ihyası ve ekonomideki sıkıntıların giderilmesi başta olmak üzere ülkenin acil meselelerine daha fazla eğileceklerinin altını çizdi.

Ekonomideki yol haritaları olan Orta Vadeli Program ve 12'inci Kalkınma Planı'nı bugüne kadar kararlılıkla uyguladıklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ülkemize, milletimize ve gelecek nesillere bedel ödetecek popülist adımlardan uzak durduk. Enflasyon başta olmak üzere uyguladığımız ekonomi programımızın olumlu sonuçlarını, yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız. İş dünyamızdan bürokrasiye, esnafımızdan çiftçimize, tüccarımıza, işçimize, öğrencilerimize kadar herkes kendi asıl gündemine odaklanabilecekler. Başarılı operasyonlarımız sayesinde iyice köşeye sıkıştırdığımız bölücü terör örgütüne, ölümcül darbeyi mutlaka indireceğiz. Bir kez daha altını çizerek söylüyorum; güney sınırlarımızın ötesinde bir 'teröristan' kurulmasına izin vermeyeceğiz. 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ ihanet şebekesinin son kalıntılarını da temizlemekte kararlıyız.

Seçim sürecinin geri plana ittiği konuları süratle gündemimize alarak, gerekli adımları hızlı bir şekilde atacağız. Türkiye'nin uluslararası rolünü, sözünün ağırlığını, küresel barışın tesisindeki anahtar konumunu güçlendirecek hamleleri devam ettireceğiz. Buradan bir kez daha milletimize ve tüm Türkiye'ye söz veriyoruz. 85 milyonun her bir ferdinin refahını, huzurunu, güvenliğini ve umutlarını artırmak için durmadan, dinlenmeden koşturacağız. Mazlumlara sahip çıkacak, ihtiyaç sahiplerinin imdadına koşacak, nerede bir zulüm varsa zalimlerin karşısında dimdik duracağız."

Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da eser ve hizmet siyasetiyle farklarını ortaya koyacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletimizin yetki verdiği yerlerde "gerçek belediyecilik" vizyonlarını başarıyla hayata geçireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizin farklı tasarrufta bulunduğu yerlerde de çok daha güçlü bir şekilde gönülleri fethetmenin yollarını arayacağız. Son 21 yıldır nasıl reformlarımızla, icraatlarımızla, yatırımlarımızla, projelerimizle konuştuysak, inşallah önümüzdeki 5 sene boyunca da bu çizgimizden sapmayacağız. Bugün bir kez daha 'durmak yok yola devam' diyoruz. Bugün bir kez daha 'Aşkınan koşan yorulmaz' diyoruz. Bugün bir kez daha 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara teşekkür ederken, "31 Mart Mahalli İdareler Seçim sonuçlarının bir kez daha ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadesini kullandı.

Notlar
AK Parti'de, seçim sonuçları genel merkez binasının giriş katındaki çok amaçlı salonda oluşturulan Sonuç Alım Sistemi'nin (SAS) kurulduğu merkezde takip edildi. Çok sayıda gazeteci de sabahın erken saatlerinden itibaren günü genel merkez binasında geçirdi.

Gazeteciler için AK Parti Genel Merkezi önündeki otoparkta basın tırı kuruldu.

Gecenin ilerleyen saatlerinde vatandaşların toplanabilmesi için otopark alanı boşaltıldı, bu alana büyük ekranlar ve ses sistemleri kuruldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 00.30’da konuşma yapacağının açıklanmasıyla bu alan partilerle doldu.

AK Parti Genel Merkezi önünde toplanan partililer sık sık "Dik dur eğilme bu millet seninle" sloganları attı.



Birleşik Krallık'ta 2009'dan sonra doğanlara sigara satışı yasaklandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Birleşik Krallık'ta 2009'dan sonra doğanlara sigara satışı yasaklandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşik Krallık yeni neslin hayat boyu sigaraya erişimini yasaklayacak tasarı parlamentoda onaylandı.

Böylece “sigarasız nesil” yaratma girişimi kapsamında, 1 Ocak 2009’dan sonra doğanlara sigara satışı yasaklandı.

Salı akşamı onaylanan yasa ile bu yıl 15 yaşına giren çocuklar, hayatları boyunca sigara alamayacak.

Avam Kamarası'nda yasa tasarısı 383 milletvekilinin onayıyla geçti, 67 milletvekili yasaya karşı çıktı.

Yasa iktidardaki Muhafazakar Parti içinde tartışma yaratmıştı. İktidar partisi parlamentodaki oylama sırasında vekillerin istedikleri oyu kullanmakta özgür olacağını vurguladı. Buna karşın yasanın ana muhalefetteki İşçi Partisi ve Liberal Demokrat Parti vekillerinin oylarıyla geçmesi bekleniyordu. Yasa sigara içmeyi değil, sigara ürünlerinin satışının yasaklanmasını içeriyor.

"Yasa özgürlük karşıtı"

Tütün kullanımı, ülkede önlenebilir ölüm sebepleri arasında en başta yer alıyor.  Kalp krizi, felç, akciğer kanseri gibi sigara kullanımına bağlı nedenlerle hemen hemen her dakika bir kişi hastaneye yatırılıyor.

Sağlık Bakanı Victoria Atkins yasa ile binlerce hayat kurtarılacağı gibi ülkedeki sağlık sistem üzerindeki baskının da azalacağını savundu.

Atkins, “Gerçek şu ki tütün kullanımının güvenli bir seviyesi yok. Gerçekten çok zararlı ve bu nedenle gelecek nesilleri korumak için bu adımı atıyoruz” dedi.

Yasa ile sahada kontrol yapacak yetkililere, çocuklara tütün ya da elektronik sigara sattığı tespit edilen marketlere anında 100 sterlin ceza kesme yetkisi tanınıyor. Bu cezalardan elde edilecek gelir, yasanın işlerliğini sıkılaştırmak için kullanılacak.

İktidardaki Muhafazakarlar arasında bazı vekiller bu yasaya “işlemeyeceği” düşüncesiyle karşı çıkıyordu.

Eski başbakan Boris Johnson, yasa için “delice” ifadesini kullanmayı seçmişti.

Johnson sonrası başbakanlık koltuğuna oturan ve ülkenin en kısa süre başbakanlık yapan ismi olan Liz Truss ise yasanın “özgürlük” karşıtı olduğunu savundu.

Independent Türkçe, BBC Türkçe


Myanmar'ın devrik lideri Su Çi ev hapsine alındı

Cuntaya karşı 2021'de düzenlenen protestolarda göstericiler, devrik lider Su Çi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin bayrağını taşımıştı (Reuters)
Cuntaya karşı 2021'de düzenlenen protestolarda göstericiler, devrik lider Su Çi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin bayrağını taşımıştı (Reuters)
TT

Myanmar'ın devrik lideri Su Çi ev hapsine alındı

Cuntaya karşı 2021'de düzenlenen protestolarda göstericiler, devrik lider Su Çi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin bayrağını taşımıştı (Reuters)
Cuntaya karşı 2021'de düzenlenen protestolarda göstericiler, devrik lider Su Çi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'nin bayrağını taşımıştı (Reuters)

Myanmar'ın devrik lideri Ang San Su Çi'nin ev hapsine alındığı bildirildi.

Cunta sözcüsü Tümgeneral Zaw Min Tun, dün yaptığı açıklamada Su Çi'nin "sıcak çarpması riski" nedeniyle ev hapsine alındığını belirtti.

Min Tun, hapiste tutulan 78 yaşındaki eski başbakanın nereye nakledildiğine dair bilgi paylaşmadı. Diğer yandan 72 yaşındaki eski Myanmar Devlet Başkanı Win Myint'in de ev hapsine alındığı bildirildi.

Myanmar ordusu, 8 Kasım 2020'deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddiaları sonrasında 1 Şubat 2021'de yönetime el koymuştu. Su Çi ve Myint de o dönemde gözaltına alınmıştı.

Su Çi, pandemi yasaklarına karşı gelmekten seçim kurallarını ihlal etmeye kadar 14 suçtan toplamda 27 yıl hapse mahkum edilmişti. Myint ise aynı gerekçeyle 8 yıl hapis cezası almıştı. Su Çi, başkent Nepido'da, Myint ise Bago bölgesindeki Tangoo şehrinde hapis yatıyordu.

Birleşik Krallık'ın tanınmış gazetelerinden Guardian, Myint'in hazirandan beri adı açıklanmayan bir hastalıktan ötürü özel tedavi gördüğünü aktardı. 

Su Çi'nin oğlu Kim Aris de eylülde annesinin bir diş eti hastalığına yakalandığını ve neredeyse hiç yemek yiyemediğini söylemişti.

Cunta karşıtlarının kurduğu Ulusal Birlik Hükümeti'nden (NUG) yapılan açıklamada, Su Çi ve Myint'in derhal serbest bırakılması talep edildi. 

Açıklamada, eski liderlerin 40 dereceye varan sıcaklıklar yüzünden ev hapsine alındığına dair açıklamanın inandırıcı olmadığı savunularak, "Myanmar'daki cunta liderlerinin sahtekarlıkla dolu bir geçmişi olduğunu biliyoruz. Myanmar halkı, seçilmiş liderleriyle ilgili gerçek durumu bilmeyi hak ediyor" dendi. 

Diğer yandan darbe yönetiminden bugün yapılan açıklamada, geleneksel yeni yıl tatili dolayısıyla 3 bin 303 tutuklu için af kararı çıkarıldığı duyuruldu. Ayrıca bazı mahkumların cezalarının hafifletildiği bildirildi. 
 

Myanmar'da darbe

Ordunun yönetime el koymasının ardından birçok protesto gerçekleşmişti. 

Birleşmiş Milletler verilerine göre darbe yönetiminin eylemcilere ve isyancı gruplara silahlı müdahalesi sonucunda şimdiye dek 1900 kişi hayatını kaybetti. Darbeden bu yana yaklaşık 13 bin kişi gözaltına alınırken, 10 binin üzerinde kişiyse halen hapiste tutuluyor. Askeri mahkemeler, ikisi çocuk 114 mahkum hakkında idam kararı da vermişti.

Ayrıca darbe karşıtları, "Üç Kardeşler İttifakı" adı altında birleşerek cuntaya karşı 27 Ekim'de silahlı mücadele başlatmıştı. İttifakta Myanmar Ulusal Demokratik İttifak Ordusu, Arakan Ordusu ve Ta'ang Ulusal Kurtuluş Ordusu yer alıyor.

Independent Türkçe, Guardian, CNN, Reuters


İsrail, Magazi Mülteci Kampı'nı vurdu: 7'si çocuk en az 13 kişi öldü

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Magazi Mülteci Kampı'nı ağır bombardımana tutuyor (AFP)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Magazi Mülteci Kampı'nı ağır bombardımana tutuyor (AFP)
TT

İsrail, Magazi Mülteci Kampı'nı vurdu: 7'si çocuk en az 13 kişi öldü

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Magazi Mülteci Kampı'nı ağır bombardımana tutuyor (AFP)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Magazi Mülteci Kampı'nı ağır bombardımana tutuyor (AFP)

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'ndeki Magazi Mülteci Kampı'na düzenlediği saldırıda en az 13 kişinin öldüğü aktarıldı. 

Gazze'deki Şüheda El Aksa Hastanesi'nden yetkililer, salı günü düzenlenen saldırıda öldürülen kişilerden 7'sinin çocuk olduğunu bildirdi. 

Yetkililer, ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından CNN'e yaptıkları açıklamada, saldırıda 25 kişinin yaralandığını söyledi.

dfergt

Kampta yaşayan görgü tanıklarından Nihat Ovdetallah, bombaların 30 ila 40 metre yakınına düştüğünü belirtti.

Ovdetallah, "Sesi duyunca hemen ne olduğunu görmek için yürüdüm. Yerde cesetler buldum. Herkes bağırıyordu, çocuklar çığlık atıyordu. Yerde ölü çocuklar vardı. Sadece langırt oynuyorlardı, sonra şehit oldular" dedi. 

Rabat ve Washington merkezli İngilizce yayın yapan Morocco World News sitesinin haberindeyse öldürülen çocuk sayısının 11 olduğu belirtildi.

CNN, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) saldırıyla ilgili yorum talebini reddettiğini aktardı.

Diğer yandan 6 yaşındaki Hind Receb ve 15 yaşındaki kuzeni Leyan Hamade'nin, onları kurtarmaya çalışan sağlık görevlileriyle birlikte nasıl öldürüldüğünün detayları da ortaya çıktı.

29 Ocak'ta Gazze şehrinde yaşanan olayda Receb ve yakınlarının yer aldığı araca ateş açılmıştı. 

Saldırı sırasında Hamade ve Receb, merkezi Batı Şeria'da yer alan Filistin Kızılay Derneği'ni (PCRS) arayarak yardım istemişti. Bunun üzerine sağlık ekipleri aynı gün yola çıkmıştı. Fakat PCRS yetkilileri, 4 Şubat'ta ekiplerden halen haber alınamadığını bildirmişti.

10 Şubat'ta yetkililer, Hind'in yanı sıra dayısı, onun eşi ve üç çocuğunun cesetlerine ulaşmıştı. Ayrıca Hamade'nin de öldürüldüğü belirtilmişti. Olay yerine gönderilen Filistin Kızılayı ambulansına ateş açıldığı, sağlık görevlileri Yusuf Zeyno ve Ahmed Medhun'un öldürüldüğü duyurulmuştu. 

5hy6j7
(Soldan sağa) Hind Recab, dayısı Beşar Hamade, kızı Leyan Hamade, Yusuf Zeyno ve Ahmed Medhun, saldırıda yaşamını yitirmişti (Filistin Kızılay Derneği)

PCRS, 14 Şubat'taki açıklamalarında İsrail'in ambulansın girişine izin vermesine rağmen saldırıyı kasten düzenlediğini savunmuştu.

IDF'den yapılan açıklamada, yürütülen ön soruşturma sonucunda olayın yaşandığı yerde İsrail askeri bulunmadığı iddia edilmişti.

ABD'nin tanınmış gazetelerinden Washington Post'un (WP) yaptığı araştırmada, uzman görüşleri alındı, uydu görüntüleri incelendi ve ses kayıtları analiz edildi. 

Haberde, olay yerine yakın noktada İsrail ordusuna ait zırhlı araçların olduğu bilgisi paylaşıldı. 

Ambulansın, Hamade ailesinin aracının yaklaşık 50 metre uzağında bulunduğu belirtildi. Otomobil ve ambulanstaki mermi izlerine ek olarak ses kayıtlarındaki kurşun seslerini inceleyen uzmanlar, bunların da İsrail ordusunun kullandığı silahlara ait olduğunu bildirdi. 

Araştırmada ayrıca Filistin Kızılayı'na ait ambulansın, İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi'nin (COGAT) belirlediği rota üstünde vurulduğu tespit edildi.

COGAT, IDF'yle koordineli şekilde ambulanslara ek olarak yardım ve arama kurtarma araçlarının geçişini organize ediyor. WP, COGAT'tan yetkililerin yorum talebini reddettiğini aktardı.

IDF ise WP'ye açıklamasında, COGAT yetkilileriyle iletişime geçilmediğini savunurken, bölgede olay sırasında İsrail askeri olmadığı iddiasını yineledi.

PCRS, çocukların yetkililerden yardım istediği ses kaydını paylaşmıştı. Haberde görüşleri alınan uzmanlar, kayıtta 6 saniye içinde en az 62 el ateş edildiğini belirledi. Atış hızının, genellikle Hamas militanlarının kullandığı Kalaşnikof türü silahlarla uyumlu olmadığı vurgulandı. Ses analizi sonuçlarının, mermilerin yüksek ihtimalle İsrail ordusuna ait silahlardan çıktığına işaret ettiği belirtildi.

Görüntü analizlerindeyse Hamade ailesinin aracının yaklaşık 500 metre yakınında İsrail ordusuna ait en az 10 zırhlı aracın bulunduğu ifade edildi. 

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, WP'ye yaptığı açıklamada, olayın aydınlatılması için İsrail'den soruşturma talep ettiklerini hatırlattı. Miller, haberdeki veri ve analizlerden yola çıkarak inceleme yapılması için tekrar İsrailli yetkililerle irtibata geçeceklerini belirtti.

Independent Türkçe, CNN, Washington Post, Morocco World News


Ukrayna: Rusya'nın Çernigiv'e düzenlediği füze saldırısında 14 kişi öldü, 61 kişi yaralandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Ukrayna: Rusya'nın Çernigiv'e düzenlediği füze saldırısında 14 kişi öldü, 61 kişi yaralandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Rusya'nın, Ukrayna'nın Çernigiv kentine düzenlediği füze saldırısında 14 kişinin öldüğü, 61 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya'nın, Çernigiv'e füze saldırısı gerçekleştirdiğini belirtti.

Saldırıda ölü ve yaralılar olduğunu ifade eden Zelenskiy, ölenlerin aile ve yakınlarına başsağlığı diledi.

Saldırının düzenlendiği bölgede arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirten Zelenskiy, ölü sayısının artabileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Ukrayna yeterli hava savunma sistemlerine sahip. Dünyanın Rus terörüne karşı mücadele kararlılığı yeterli olsaydı bunlar yaşanmazdı. Teröristler ancak terörü durdurabilecek ve hayatı koruyabilecek olanları korkutmayı başardıklarında yaşamları yok edebilirler. Kararlılık önemlidir. Destek önemlidir. Ukrayna'nın kararlılığı yeterlidir. Ortaklarımızın yeterli kararlılığına ve desteğine ihtiyaç var."

Çernigiv Şehri Belediye Başkanı Oleksandr Lomako da yerel basına yaptığı açıklamada, Rusya'nın saldırıyı yerel saatle 09.00 sularında nüfusun yoğun olduğu semte gerçekleştirdiğini belirtti.

Saldırıda 8 katlı sosyal tesisin hedef alındığına işaret eden Lomako, binanın ve çevredeki araçların hasar gördüğünü söyledi.

Lomako, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da saldırıda 14 kişinin hayatını kaybettiği, 61 kişinin de yaralandığı bilgisini paylaştı.


ABD Başkanı Biden'dan Çin çeliği ve alüminyumuna yönelik tarifelerin üç katına çıkarılması çağrısı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ABD Başkanı Biden'dan Çin çeliği ve alüminyumuna yönelik tarifelerin üç katına çıkarılması çağrısı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD Başkanı Joe Biden, Çin çeliği ve alüminyuma yönelik gümrük vergilerinin üç katına çıkarılması çağrısında bulundu.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Amerikan yapımı çeliğin ülkenin ekonomik ve ulusal güvenliği açısından kritik öneme sahip olmaya devam ettiği vurgulandı.

Biden yönetiminin Amerikan çeliği ve imalatına önceki yönetimle keskin bir tezat oluşturan tarihi yatırımlar yaptığına işaret edilen açıklamada, ABD'nin Çin'e karşı verdiği ticaret açığının ise son on yılın en düşük seviyesinde olduğu kaydedildi.

Açıklamada, çelik ve alüminyum endüstrilerinde çalışan Amerikalı işçilerin dünyadaki en yoğun emisyona sahip ürünler arasında yer alan Çin'in çelik ve alüminyum ihracatından kaynaklanan önemli bir zorlukla karşı karşıya olduğu aktarıldı.

Çin'in çelik ve alüminyum endüstrilerindeki aşırı kapasite ve piyasa dışı yatırımlarının, ABD ürünlerinin daha yüksek karbon emisyonlarıyla üretilen yapay olarak düşük fiyatlı alternatiflerle rekabet etmek zorunda kaldığı belirtilen açıklamada, çeliğin ticari nakliye gemilerinden, ABD donanma gemilerine kadar yerli gemi inşa endüstrisi için kritik bir girdi olduğu hatırlatıldı.

- Çin'in gemi inşa uygulamalarına yönelik soruşturma

Açıklamada, Biden yönetiminin Çin'in "adil olmayan" ticaret uygulamalarının küresel gemi inşa pazarını bozduğu ve rekabete zarar verdiğine dair artan endişelerin farkında olduğu ve bu kaygıların 5 işçi sendikasının Çin'in denizcilik, lojistik ve gemi inşa sektörlerindeki eylemleri, politikaları ve uygulamalarına ilişkin ABD Ticaret Temsilciliğine (USTR) sunduğu soruşturma talep edilen bir dilekçede dile getirildiği aktarıldı.

Biden'ın USTR'yi Çin çeliği ve alüminyuma yönelik mevcut tarife oranını üç katına çıkarmayı değerlendirmeye çağırdığı belirtilen açıklamada, belirli çelik ve alüminyum ürünlere ilişkin mevcut ortalama tarife oranının yüzde 7,5 olduğu anımsatıldı.

Ayrıca açıklamada, 5 işçi sendikasının dilekçesi üzerine USTR'nin Çin'in gemi inşası, denizcilik ve lojistik sektörlerindeki "adil olmayan" ticaret uygulamalarına ilişkin bir soruşturma başlattığı kaydedildi.

ABD Ticaret Bakanlığının da kurallara uymayan ve piyasayı ucuz ürünle dolduran ülkeler ile ithalatçılara karşı harekete geçeceği aktarılan açıklamada, ayrıca Biden'ın Çin'in ve diğer ülkelerin Meksika'dan ABD'ye ithal edilen çelik ve alüminyuma yönelik gümrük vergilerinden kaçınmasını önlemek için üst düzey ekibini Meksika ile ortak çalışmaya yönlendirdiği aktarıldı.


BM'den Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze için 2,8 milyar dolarlık yardım çağrısı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BM'den Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze için 2,8 milyar dolarlık yardım çağrısı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşmiş Milletler (BM) işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün yanı sıra Gazze Şeridi'ndeki 3,3 milyon kişinin ihtiyaçlarını karşılamak için 2,8 milyar dolar yardım çağrısında bulundu.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisinden (OCHA) Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi'ne yönelik yardım çağrısına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, BM ve ortaklarının bu çağrısının, Nisan-Aralık 2024 dönemini kapsadığı belirtildi.

Bunun, ilk olarak 12 Ekim 2023'te başlatılan ve Kasım 2023'te revize edilen yardım çağrısının devamı olduğu kaydedildi.

BM ve ortaklarının, talep edilen 2,8 milyar dolar ile ihtiyaç sahibi 3,3 milyon kişinin ihtiyaçlarını karşılamayı, acılarını azaltmayı ve daha fazla can kaybını önlemeyi planladığı bildirildi.


İsrail ordusu Refah'ta bir evi bombaladı, 4'ü çocuk 7 Filistinli öldü

Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
TT

İsrail ordusu Refah'ta bir evi bombaladı, 4'ü çocuk 7 Filistinli öldü

Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bir evi bombalaması sonucu 4'ü çocuk 7 Filistinli hayatını kaybetti.

Sağlık alanından kaynaklar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun, Refah'taki Yebna Mülteci Kampı'nda "Ebu el-Hunud" ailesine ait evi hedef aldığını söyledi.

Kaynaklar, İsrail ordusunun bombardımanında 4'ü çocuk 7 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, cenazelerin Kuveyt Hastanesi'ne getirildiğini aktardı.

Görgü tanıkları da İsrail'in bombaladığı bölgede yerinden edilen çok sayıda Filistinlinin bulunduğunu, büyük bir yıkımın yaşandığını belirtti.

- Gazze'de yerinden edilen Filistinlilerin son sığınağı Refah

İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırıları nedeniyle yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi'nde 1,9 milyon kişi yerinden edildi. Bu Filistinlilerin çoğu, İsrail'in daha önce "güvenli bölge" olduğunu iddia ettiği Refah kentine sığındı.

Gazze Şeridi'nin en güneyinde, Mısır sınırında yer alan Refah'ın İsrail saldırılarından önce 280 bin olan nüfusu, 5 kattan fazla artarak yaklaşık 1,5 milyona ulaştı.

İsrail'in saldırılarından kaçarak, yeterli kalacak yerin bulunmadığı ve altyapının yetersiz olduğu Refah'a sığınan Filistinlilerin büyük bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor.

İsrail ordusunun sık sık hava saldırıları düzenlediği Refah'a kara saldırısı başlatması halinde sivillerin Gazze Şeridi'nde sığınacak yerinin kalmayacağından endişe ediliyor.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 500’ü çocuk, 9 bin 560'ı kadın olmak üzere 33 bin 843 Filistinli öldürüldü, 76 bin 575 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.


Filistin'in BM'ye tam üyeliği BMGK'de oylamaya sunulacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Filistin'in BM'ye tam üyeliği BMGK'de oylamaya sunulacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Filistin'in BM'ye tam üyeliğine ilişkin karar tasarısı oylanacak.

Filistin'in BM Daimi Temsilciliği, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, karar tasarısının Arap Grubu adına Cezayir tarafından hazırlandığını bildirdi.

Karar tasarısı metninde, "BM Genel Kurulu'na Filistin'in tam üye olarak kabul edilmesi tavsiye edilir." ifadesi yer alıyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, tasarının 18 Nisan'da BMGK'de düzenlenecek bakanlar düzeyindeki Filistin toplantısında oylanması bekleniyor.

- ABD veto sinyali verdi

Ancak, ABD yönetimi üyelik gündeme geldiğinde veto sinyali vermişti.

ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci Yardımcısı Robert Wood, ABD'nin konuya ilişkin tutumunun değişmediğini belirterek, "Filistin'in tam üyeliği hususunun, İsrail ve Filistinliler arasında müzakere edilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyoruz" açıklamasında bulunmuştu.

Karar tasarısının geçmesi için 15 üyeli BMGK'de 5 daimi üyenin veto yetkisini kullanmaması ve tasarının 9 "evet" oyu alması gerekiyor.

Konseyden olumlu karar çıkarsa, konu BM Genel Kuruluna sevk ediliyor. 193 üyeli BM Genel Kurulunda da üyeliğin onaylanması için oyların 3'te 2'sinin alınması gerekiyor.

- Filistin'in üyelik başvurusu

Filistin, 2011'de de BM'ye tam üyelik başvurusu yapmış ancak bu müracaat, BM Güvenlik Konseyinde gereken desteği alamamıştı. Filistin 2012 yılında "gözlemci statüsü" almıştı.

Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, 2 Nisan'da yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e bir mektup göndererek, üyelik başvurularının yeniden ele alınması için talepte bulunmuştu.

Guterres de 3 Nisan'da BM Güvenlik Konseyine mektup yazarak, Filistin'in talebini gündeme alma çağrısında bulunmuştu.

BMGK ise 8 Nisan'da Filistin'in talebini "Yeni Üyelerin Kabulü Komitesi'ne" iletmişti.

BMGK'ye üyelikle ilgili dönüş yapması gereken Komite, iki toplantının ardından mutabakata varamadığını duyurmuştu.


BAE'de 75 yılın en yüksek yağış miktarı kayda geçti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BAE'de 75 yılın en yüksek yağış miktarı kayda geçti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE), son 75 yılın en yüksek yağış miktarının kayda geçtiği açıklandı.

BAE haber ajansı WAM'ın haberine göre, Ulusal Meteoroloji Merkezi, ülkenin çeşitli bölgelerinde devam eden ve uçuşların ertelenmesine, uzaktan eğitim ve çalışma yöntemine geçilmesine sebep olan şiddetli yağışlar hakkında açıklamada bulundu.

Açıklamada, "Çeşitli bölgelerde, son 24 saatte modern tarihin en yüksek yağış miktarı görüldü. İklim verilerinin toplanmaya başlandığı 1949'dan bu yana en yüksek miktar kaydedildi." ifadesi kullanıldı.

En yüksek yağış miktarının El Ayn şehrinin Hatm eş-Şikle bölgesinde 24 saatten kısa sürede 254,8 milimetreye ulaşmasıyla kayda geçtiği ifade edildi.

Dün akşam saatlerine kadar ülke tarihinde "olağanüstü bir olay" olarak kayda geçen yağış miktarının, artmasının beklendiği aktarıldı.

BAE İslami İşler Kurumu, sağanaktan etkilenen bölgelerde evde namaz kılma çağrısında bulundu.

Etihad Havayollarından yapılan açıklamada, başkent Abu Dabi'de hava muhalefeti nedeniyle uçuşlarda gecikmenin yaşanmasının öngörüldüğünü duyurdu.

BAE Ulusal Acil Durum, Kriz ve Afet Yönetimi Heyeti, yağışın etkili olduğu bölgelerde "zorunlu olmadıkça evden çıkmama" çağrısında bulundu.


ABD Başkanı Biden, İsrail'e verdiği destek nedeniyle memleketinde protesto edildi

Fotoğraf: Kyle Mazza / AA
Fotoğraf: Kyle Mazza / AA
TT

ABD Başkanı Biden, İsrail'e verdiği destek nedeniyle memleketinde protesto edildi

Fotoğraf: Kyle Mazza / AA
Fotoğraf: Kyle Mazza / AA

ABD Başkanı Joe Biden, Gazze'ye saldırılarını sürdüren İsrail'e verdiği destek nedeniyle doğduğu yer olan Pensilvanya'nın Scranton kentinde Filistin destekçisi göstericiler tarafından protesto edildi.

Biden, ülkede 5 Kasım'da düzenlenecek başkanlık seçimleri için yürüttüğü kampanya kapsamında bulunduğu Scranton Kültür Merkezi'nden ayrılırken Filistin destekçisi bir grupla karşılaştı.

Göstericiler, "Biden, Biden saklanamazsın, seni soykırımla suçluyoruz." sloganları attı.

Ellerinde Filistin bayrakları taşıyan ve Biden'ı İsrail'e verdiği destek nedeniyle protesto eden göstericiler, "Özgür, özgür, özgür Filistin" diye seslendi.

Joe Biden, 20 Kasım 1942'de Scranton'da dünyaya geldi.

- İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 500’ü çocuk, 9 bin 560'ı kadın olmak üzere 33 bin 843 Filistinli öldürüldü, 76 bin 575 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 260’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere, 604 askerinin öldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail askerleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 468 Filistinli hayatını kaybetti.

Son verilere göre, İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmalarda 276 Hizbullah mensubu, 54 Lübnanlı sivil, 17 Emel Hareketi, 13 Hamas, 12 İslami Cihad mensubu ile 7 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.