İsrail ordusunun Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü

İsrail ordusunun, Ramazan Bayramı'nın 2. gününde Gazze Şeridi'nde, okullar, camiler ve pazarları hedef alan saldırılarında 20 Filistinlinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

İsrail ordusunun Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü
TT

İsrail ordusunun Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü

İsrail ordusunun Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü

İsrail Ordusundan yapılan yazılı açıklamada, "162'nci Tümen, dün gece Gazze Şeridi'nin orta kesiminde sürpriz bir askeri harekata başladı." ifadelerine yer verildi.

Operasyonun "162'nci Tümen liderliğinde" yürütüldüğüne yer verilen açıklamada, birlikler bölgeye karadan girmeden önce savaş uçaklarının yerin üstünde ve altında çok sayıdaki "düşman altyapısına" saldırı düzenlediği ileri sürüldü.

Manevra Kuvvetleri ile Hava Kuvvetlerinin kesin istihbarata dayanarak ortak operasyon geçekleştirdiği aktarılan açıklamada, "Bu kapsamda deniz kuvvetleri de bölgede faaliyet gösteren askerlere destek amacıyla Gazze Şeridi'nin ortasındaki kıyı bölgesine çok sayıda saldırı gerçekleştirdi." denildi.

İsrail ordu radyosu da Gazze'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı çevresinde art arda düzenlediği hava saldırılarıyla operasyon başlattığını kaydetti.

Maliye Bakanı Smotrich'ten "operasyonların yoğunlaştırılması" açıklaması

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich dün İsrail devlet televizyonu KAN'a yaptığı açıklamada, "Bir kısmı bugün (çarşamba) başlayacak olan Refah, Deyr el-Belah ve Nuseyrat'taki operasyonlarımızı yoğunlaştırmalıyız. İsrail ordusu harekete geçiyor ve buna devam edecek. Hamas'ın organize yapısını parçalayacağız ve Gazze Şeridi'ni silahsızlandırmaya devam edeceğiz" dedi.

Savaş kabinesi üyesi olan Smotrich, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentine olası kara saldırısıyla ilgili olarak "Refah'a girmenin zaten doğru olduğunu ve askeri baskıyı artırmak gerektiğini" belirtti.

İsrail televizyonu Kanal 12'nin haberine göre, ordunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'tan çekilmesi ve Refah kentindeki operasyonun ertelenmesinin ardından salı günü yapılan kabine toplantısında hararetli bir tartışma yaşandı.

Refah'ta yapılması beklenen askeri operasyonun ertelenmesi konusu, Başbakan Binyamin Netanyahu, bazı bakanlar ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi arasında "anlaşmazlık ve hararetli tartışmalar" yaşanmasına yol açtı.

İsrail'in 188 gündür saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de can kaybı 33 bin 545'e çıktı

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 33 bin 545'e yükseldi.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne 188 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, İsrail ordusunun son 24 saatte Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 63 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 45 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 33 bin 545'e, yaralı sayısının da 76 bin 94'e yükseldiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca hala enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail askerlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı vurgulandı.

Refah'a yönelik hava saldırılarında 11 sivil yaşamını yitirdi

Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan haberde, İsrail savaş uçaklarının Refah kentinin doğusunda sivilleri hedef aldığı belirtildi.

Mezarlık yakınlarında gerçekleşen saldırıda 5 sivil hayatını kaybetti.

İsrail ordusunun Refah kentinin Cineyne Mahallesi'ne düzenlediği saldırılarda da 6 kişinin yaşamını yitirdiği ve bazı sivillerin yaralandığı ifade edildi.

İsrail ordusunda 100'den fazla kadın asker, sınır gözetleme biriminde görev yapmayı reddetti

İsrail ordusunda 100'den fazla kadın askerin, sınır gözetleme biriminde görev yapmayı kabul etmediği bildirildi.

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail ordusu, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırılarının üzerinden 6 ay geçmesine rağmen hâlâ gözetleme biriminde görev yapacak kadın asker bulmakta zorluk çekiyor.

Haberde, kadın askerlerin üslerinden ayrılarak sınırdaki gözetleme biriminde görev yapmayı kabul etmediği belirtildi.

İsrail ordusundaki gözetleme biriminin, sınıra yerleştirilen güvenlik kameraları ve insansız hava araçlarından (İHA) alınan görselleri ekran başında izlediği aktarılan haberde, şu ifadelere yer verildi:

"Bu hafta sayıları 346'ya ulaşan kadın askerlerin yarısı ilk başta eğitim üslerine gitmeyi reddetti. Ordunun bugün verdiği güncel verilere göre ise eğitime gitmeyi reddeden kadın askerlerin sayısı 116 civarında."

Gözetleme birimine gitmeyi kabul etmeyen kadın askerlerin hapis cezasına çarptırılmasının beklenmediği ancak söz konusu kadın askerlerin Tel Hashomer dağıtım üssünde bir süre tutulduktan sonra başka yerlerde görevlendirilebilecekleri aktarıldı.

Kadın askerlerin, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısında onlarca askerin kaçırılmasının ardından bazı birimlerde görev yapmaktan korktuğu ifade edildi.

İsrail ordusunun, Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail ordusunun bayramda da Gazze Şeridi'nde sivil yerleri hedef aldığı belirtildi.

Açıklamada, "İşgalci İsrail ordusu, yürüttüğü soykırım savaşını sürdürerek gün içinde sivillerin doldurduğu iki camiyi, iki okulu ve iki pazarı bombaladı. Gazze Şeridi'nde son 24 saatte birçok katliam yaptı, bombardımanlarda 20 Filistinli hayatını kaybetti." ifadesi kullanıldı.

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda Muaz bin Cebel ve Zünnureyn camilerini bombaladığı, camilerden birinin müezzininin hayatını kaybettiği belirtildi.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) bağlı Nusayrat Erkek Ortaokulu ile Malezya Okulunun İsrail ordusunca hedef alınması sonucu yerinden edilmiş 3 Filistinlinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.

İsrail ordusunun, Gazze kentindeki Firas Pazarı ile Deyr el-Belah'ta motosiklet çarşısını bombalaması sonucu 7 Filistinlinin öldüğü ifade edildi.

Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah ile güneydeki Refah'ta İsrail ordusunun bir grup Filistinli ile bir konutu bombalaması sonucu 9 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

"İsrail hesap vermeden kan dökme konusunda ısrarcı"

Açıklamada, "İşgalci İsrail ordusu, Ramazan Bayramı'nda Müslümanların duygularına saygı göstermedi. Aksine bayramda da bombardımanlarını, hedef almayı, öldürmeyi ve yıkımını sürdürdü. Bu durum, İsrail'in, sivillere, kadınlara ve çocuklara karşı soykırım suçu işleme ve hesap vermeden kan dökme konusundaki ısrarını teyit ediyor." ifadesi kullanıldı.

İsrail ordusunun sivillere, kadınlara ve çocuklara yönelik suçlarının kınandığı açıklamada, "Tüm dünyaya işgalci İsrail'in sürdürdüğü bu suçları kınama, tüm halklara da Gazze Şeridi'ne yönelik bu vahşi savaşı kınamak için sokağa çıkma çağrısı yapıyoruz." ifadesine yer verildi.

İsrail güçleri, Batı Şeria'daki El-Faria Mülteci Kampı'na baskınında bir Filistinliyi öldürdü

Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın haberine göre, çok sayıda İsrail askeri, El-Faria Mülteci Kampı’nda Filistinlilerin evlerine baskın düzenledi. İsrail askerleri, baskınlara tepki gösteren Filistinlilere karşı gerçek mermi kullandı.

İsrail askerleri, baskın eşliğinde keşif amaçlı insansız hava araçlarını (İHA) kullandı.

Sağlık kaynakları, kampa düzenlenen baskında İsrail askerlerinin ateş açması sonucu başından vurulan Filistinli Muhammed İsam Şehmavi'nin hayatını kaybettiğini, 2 Filistinlinin de mermiyle yaralandığını aktardı.

İsrail'in yanı sıra ABD yönetimi ile uluslararası toplum da sorumlu tutuldu

ABD yönetiminin "Filistinlilere karşı yürütülen soykırıma suçuna karışmak ve bunun sürdürülmesine onay vermekle" sorumlu tutulan açıklamada, art arda 7. ayına giren İsrail saldırılarını durdurmadaki başarısızlığın sorumluluğunun uluslararası topluma ait olduğu kaydedildi.

Açıklamada, "Sivillere, çocuklara, kadınlara ve yerinden edilmişlere karşı soykırım suçu kapsamına giren bu katliamların yapılmasından işgalci İsrail'i sorumlu tutuyoruz." ifadesi kullanıldı.

Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını durdurması için dünya ülkelerine İsrail'e baskı uygulama çağrısı yapılan açıklamada, "dünyanın gözü önünde sivillere karşı işlenen etnik temizliğin durdurulması ve İsrail'in insanlığa karşı işlediği suçlar nedeniyle uluslararası alanda yargılanması" talep edildi.



Beyaz Saray, İslamabad'da İran'la ikinci bir müzakere turu düzenlenmesi konusunu görüşeceğini duyurdu

ABD Başkanlığı Sözcüsü Karoline Leavitt (AP)
ABD Başkanlığı Sözcüsü Karoline Leavitt (AP)
TT

Beyaz Saray, İslamabad'da İran'la ikinci bir müzakere turu düzenlenmesi konusunu görüşeceğini duyurdu

ABD Başkanlığı Sözcüsü Karoline Leavitt (AP)
ABD Başkanlığı Sözcüsü Karoline Leavitt (AP)

Fransız Haber Ajansı AFP, Beyaz Saray’dan dün yapılan açıklamada, ABD'nin İran ile Pakistan'da ikinci bir müzakere turu düzenlenmesi konusunda görüşmeler yürüttüğünü ve bir anlaşmaya varılabileceğinden umutlu olduğunu duyurdu.

ABD Başkanlığı Sözcüsü Karoline Leavitt, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Görüşmeler devam ediyor. Bir anlaşma olasılığı konusunda iyimseriz” dedi. Leavitt, bir sonraki müzakere turunun İslamabad'da düzenlenmesinin ‘çok muhtemel’ olduğunu da sözlerine ekledi.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir, arabulucuların ABD ile İran arasındaki ateşkesi uzatma ve önümüzdeki hafta sona ermeden önce kırılgan ateşkesi kurtarmak için müzakereleri yeniden başlatma konusunda ilerleme kaydettiği bir dönemde dün Tahran'a ulaştı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dağıtılan görüntülere göre Asim Munir başkanlığındaki Pakistan heyetini İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi karşıladı.

İran devlet televizyonu, İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin de yer aldığı Pakistan heyetinin Washington'dan Tahran'a yeni bir mesaj getirdiğini ve İranlı yetkililerle gelecekteki müzakereler konusunu görüşeceğini belirtti.

Reuters'a konuşan İranlı üst düzey bir kaynak, Pakistan heyetinin gerçekleştirdiği ziyaretin, savaşın yeniden başlamasını önlemek amacıyla İran ile ABD arasındaki ‘uçurumu daraltmayı’ amaçladığını söyledi.

Orgeneral Asim Munir'in uçağı, İranlı üst düzey bir askeri yetkilinin ABD güçlerinin deniz ablukasını kaldırmaması halinde bölgedeki ticareti durduracağı tehdidinde bulunmasının ve İran ordusunun İran limanlarını tamamen kuşattığını açıklamasının ardından diplomatik çabaların gölgelendiği bir dönemde, Tahran'ın göbeğindeki havaalanına indi. Orgeneral Munir’i burada Arakçi tarafından karşılandı.

Bu gelişme, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin diplomatik temasların sürdüğünü teyit ettiği açıklamasından birkaç saat sonra yaşandı. Bekayi, istişarelerin Pakistan üzerinden yürütüldüğünü ve Tahran'ın aynı gün Pakistan’dan bir heyeti ağırlayabileceğini açıkladı.

Ülkesinin ABD ile ateşkesin uzatılmasını kabul etmediği iddialarını yalanlayan Bekayi, ‘bu konudaki tüm spekülasyonların doğrulanamayacağını’ vurguladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İran'a yönelik deniz ablukasının ‘ateşkesin ihlaline zemin hazırlayabileceği’ uyarısında bulundu.


Beyaz Saray, İran savaşının maliyetine ilişkin tahminlerde bulunmaktan kaçınırken askeri harcamaları artırmaya çalışıyor

Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought (Reuters)
Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought (Reuters)
TT

Beyaz Saray, İran savaşının maliyetine ilişkin tahminlerde bulunmaktan kaçınırken askeri harcamaları artırmaya çalışıyor

Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought (Reuters)
Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought (Reuters)

Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi (OMB) Direktörü Russell Vought dün, ABD Başkanı Donald Trump’ın 1,5 trilyon dolarlık devasa yıllık askeri bütçe talebini savunurken, İran’la bir savaşın maliyetini tahmin edemediğini söyledi.

Trump'ın talebi, sürekli Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) mali hesap verebilirliğinin eksikliğinden şikayet eden Demokrat ve Cumhuriyetçi temsilciler tarafından eleştirildi.

Vought, Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi'ndeki bir oturumda, “Size bir talepte bulunmaya hazır değiliz. Hala bunun üzerinde çalışıyoruz. Neye ihtiyaç olduğunu belirlemeye çalışıyoruz... Yaklaşık bir tahminim yok” dedi.

dvfd
Washington’daki Kongre Binası'nın kubbesi önünde dalgalanan Amerikan bayrağı (Reuters)

Trump’ın 28 Şubat’ta İsrail ile iş birliği içinde başlattığı İran savaşının maliyeti, Kongre'de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Savaş için 200 milyar dolarlık ek fon sağlanmasına yönelik ilk talep, geçen ay Kongre'de şiddetli bir muhalefetle karşılandı.

Vought, Trump'ın 2027 mali yılı için önerdiği bütçeyi tartışmak üzere komisyon karşısına çıktı. Bu bütçe, askeri harcamalarda 500 milyar dolarlık bir artış ve savunma dışı programlarda yüzde 10'luk bir kesinti içeriyor.

Bu talep, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Partinin önceliklerinde bir dönüşümü temsil ediyor. Trump'ın üyesi olduğu Cumhuriyetçi Parti, bu seçimlerde Temsilciler Meclisi ve Senato'daki kontrolünü korumayı umuyor, ancak parti, yaşam maliyetlerinin yüksekliği, enerji fiyatları ve ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş konusunda artan genel endişelerle karşı karşıya.

“Hiçbir mali denetimden geçmedi”

Demokratlar, Vought’un, az gelirli kişilere yönelik sağlık, eğitim ve enerji yardımı programlarında yolsuzluk vakaları yaşandığına dair açıklamasına itiraz ettiler.

Washington eyaletinden Demokrat Temsilci Pramila Jayapal, "Dolandırıcılık konusunu sorduğunuz için çok memnunum, çünkü Savunma Bakanlığı için 1,5 trilyon dolarlık bir bütçe talep ediyorsunuz... Savunma Bakanlığı, hiçbir zaman mali denetimden geçmemiş tek federal kurumdur... ‌Ancak siz bunların hiçbirini soruşturmuyorsunuz” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine Vought, yönetimin Pentagon'daki ‘yetersizlik vakalarını’ takip ettiğini belirtti.

Cumhuriyetçi Temsilci Glenn Grothman, “Yeterince çaba göstermediğinizi düşünüyorum” dedi ve Kongre’nin savunma harcamaları oylamasından önce Pentagon’la ilgili denetimin tamamlanmasını istedi.

Wisconsin Temsilcisi Grothman, “O bakanlıkta çok fazla kibir var... Onlar basitçe, denetime gerek olmadığını söylüyorlar. Biz çok önemliyiz ve Kongre'nin görüşünü umursamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Vought, 1 Ekim'de başlayan mali yıl için Trump'ın bütçe önerisini, harcamaları azaltmayı amaçlayan bir girişim olarak tanımladı.

Ayrıca, Trump'ın ‘Büyük Güzel Yasa’ olarak tanımladığı 2025 yılı vergi ve harcama kesintisi paketini, Medicare sağlık sigortası kapsamındaki kesintiler ve az gelirli ailelere yönelik gıda yardımları yoluyla 2 trilyon dolarlık zorunlu tasarruf sağlayan bir girişim olarak niteledi.

Kongre'deki partiler üstü Bütçe Ofisi'nin verilerine göre,2017 yılına ait vergi indirimlerini uzatan bu yasa tasarısı, önümüzdeki on yıl içinde ABD bütçe açığını 4,7 trilyon dolar artıracak. Öte yandan, göç kısıtlamaları da bütçe açığına 500 milyar dolar daha ekleyecek.

Ciddi bir ifade

Bütçe Komisyonu'nun en kıdemli Demokrat üyesi olan Pensilvanya Milletvekili Brendan Boyle, yasa tasarısında yer alan sağlık hizmetleri kesintilerinin 15 milyondan fazla kişinin sağlık sigortasını kaybetmesine yol açacağına dair tahminlere dikkati çekti.

Vought ise bunların çalışabilir durumdaki yetişkinler, ülkede yasadışı olarak ikamet edenler veya yardım almaya hak kazanamayan kişiler olduğunu söyledi.

dfvfd
Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi Başkanı Judy Arrington'ın (sağda) Temsilciler Meclisi üyesi Brendan Boyle ile konuşurken çekilmiş bir arşiv fotoğrafı (AP)

Temsilciler Meclisi üyesi Brendan Boyle, “Burada ciddi bir yüzle oturup hepsinin kaçak göçmen olduğunu mu söyleyeceksiniz? Hepsinin sistemi dolandırdığını mı? Gerçekten bu mu tutumunuz?” diye sordu.

Vought, “Evet” diye yanıtladı.

Trump'ın bütçe önerisinin yasa haline gelmesi için Kongre'nin onayı gerekiyor. Öte yandan ABD tarihinin en uzun hükümet kapanmasının üzerinden birkaç ay geçtikten sonra, Cumhuriyetçilerin Trump'ın göç kampanyasını finanse etme konusundaki Demokratların muhalefetini aşma çabaları devam ediyor.

Demokratlar, bütçe taslağını kesin olarak reddettiklerini açıkladılar ve hükümetin finansmanını, ödenek komitesi üyeleri arasındaki kapalı kapılar ardındaki müzakerelere bıraktılar.

Trump'ın bütçe önerisinin yasa haline gelmesi için Kongre'nin onayı gerekiyor. Bu, ABD tarihinin en uzun hükümet kapanmasının üzerinden birkaç ay geçtikten sonra, Cumhuriyetçilerin Trump'ın göç kampanyasını finanse etme konusundaki Demokratların muhalefetini aşma çabalarıyla aynı zamana denk geliyor.

 Demokratlar, bütçe taslağını kesin olarak reddettiklerini açıkladılar ve hükümetin finansmanını, ödenek komitesi üyeleri arasındaki kapalı kapılar ardındaki müzakerelere bıraktılar.


Senatodaki Cumhuriyetçiler Trump'ın İsrail'e askeri satışlarını destekledi

ABD Senatosu (AFP)
ABD Senatosu (AFP)
TT

Senatodaki Cumhuriyetçiler Trump'ın İsrail'e askeri satışlarını destekledi

ABD Senatosu (AFP)
ABD Senatosu (AFP)

ABD Senatosu dün, İsrail'e yaklaşık 450 milyon dolar değerinde bomba ve buldozer satışını durduracak iki kararı engelledi; Başkan Donald Trump'ın üyesi olduğu Cumhuriyetçi Parti, Trump'ın Yahudi devletini yanlısı tutumuna güçlü bir destek verdi.

Ancak Senato'daki 47 üyeli Demokratik Blok'un büyük çoğunluğunun bu kararları desteklemesi, İsrail'in Gazze, Lübnan ve İran'a yönelik saldırılarının siviller üzerindeki etkisine ilişkin parti içindeki artan hayal kırıklığını doğruladı.

Kongrede İsrail'e on yıllardır süregelen güçlü iki partili destek göz önüne alındığında, silah satışlarını durdurmayı amaçlayan herhangi bir kararın kabul edilmesi olası görünmüyor. Ancak destekçiler böyle bir konunun gündeme getirilmesinin İsrail hükümetini ve ABD yönetimlerini sivilleri korumak için daha fazla şey yapmaya teşvik etmesini umuyor.

Satışları destekleyenler, İsrail'in, ABD'nin askeri teçhizat satması gereken önemli bir müttefik olduğunu savunuyor.

Demokrat gruba katılan bağımsız senatör Bernie Sanders, satışların Dış Yardım Yasası ve Silah İhracatı Kontrol Yasası'nda yer alan dış yardım standartlarını ihlal ettiğini belirterek, iki kararın oylanmasını talep etti.

11 Demokrat, Demokrat senatör, bütün Cumhuriyetçi senatörlerle birlikte 63'e 36 oyla tasarıyı engelledi.

Sanders, İsrail'in Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırılarda bombalar kullandığını, Gazze, Lübnan ve Batı Şeria'da evleri yıkmak için buldozerler kullandığını belirtti.

“ABD, sahip olduğu nüfuzu, on milyarlarca dolarlık silah ve askeri yardımı kullanarak İsrail'den bu zulmü durdurmasını talep etmelidir” dedi.

İsrail, sivilleri kasten hedef almadığını ve hava saldırılarının silahlı militanları ve askeri altyapıyı etkisiz hale getirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Dün yapılan oylamada, İsrail’e silah satışlarını kısıtlamaya yönelik çabalar için artan bir destek ortaya çıktı. Temmuz ayında, Gazze'de sivillerin hayatını kaybetmesi üzerine silah satışlarını yasaklayacak iki karar Senato'da engellendi.

Kararları sunan Sanders'dı. 100 üyeli Senato'da 73'e karşı 24 ve 70'e karşı 27 oyla engellendi.