İsrail, İran'a karşı "soğuk ve acı verici" saldırı seçeneklerini değerlendiriyor

Olası bir çatışma Ürdün için tehdit oluşturabilir. ‘Sinvar'a istediğini vermeyin!’ tavsiyesi.

İsrail Ordu Sözcüsü Doron Gavish gazetecilere açıklamalarda bulunurken (Reuters)
İsrail Ordu Sözcüsü Doron Gavish gazetecilere açıklamalarda bulunurken (Reuters)
TT

İsrail, İran'a karşı "soğuk ve acı verici" saldırı seçeneklerini değerlendiriyor

İsrail Ordu Sözcüsü Doron Gavish gazetecilere açıklamalarda bulunurken (Reuters)
İsrail Ordu Sözcüsü Doron Gavish gazetecilere açıklamalarda bulunurken (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yakın çevreler, İsrail'in İran saldırısına vereceği yanıt için planın hazır olduğunu ve sadece uygun zamanın kararlaştırılmasının beklediğini söylese de Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, meselelerin İsrail içinde bile henüz çözüme kavuşturulmadığını vurguladı. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar, ABD yönetimi ve bazı Batılı ülkelerde olduğu gibi İsrail'de de gerilimin tırmanarak geniş çaplı bir bölgesel savaşa dönüşmesinden ciddi endişe duyulduğunun altını çizdiler.

İsrail'in büyük ve acı verici bir misillemede bulunmasına karşı çıkan İsrailli kaynaklar, “Yahya Sinvar, çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşmesini hayal ediyor ve umuyor. Sinvar, 7 Ekim saldırısını planlarken stratejik programını Hizbullah, İran ve Arap devletlerini de içine çekecek bölgesel bir savaşın fitilini yakmak üzerine kurdu. Ancak bunda başarısız oldu. Şimdi İsrail hükümeti onun oyununa gelmemeli ve onun hedeflerini gerçekleştirmemeli” değerlendirmesinde bulundu.

Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) dünkü haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İngiltere ve Almanya dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmede İsrail'in ‘kendini savunma hakkını saklı tuttuğunu’ söyledi. İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ile görüştükten sonra İsrail Savaş Kabinesi’nin toplantısına katılan Netanyahu, ülkesinin müttefiklerinden ‘her türlü öneri ve tavsiyeyi’ aldığını ifade ederek, “Ancak şunu da açıkça belirtmek isterim ki kendi kararlarımızı kendimiz vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Hamursuz (Pesah/Fısıh) Bayramı’da ateşkes ihitmali

Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, ülkesinin İran’ın saldırısına kesinlikle karşılık vereceğini açıkladı. Bununla birlikte Halevi, Yahudilerin pazar günü başlayıp hafta boyunca devam edecek olan Hamursuz Bayramını normal bir şekilde kutlamaları çağrısında bulundu.

Halevi’nin açıklamasından, tansiyonun düşürülmesi için ya Tahran'ı uyuşmuş hale getirecek askeri bir adım atılması ya güçlü bir karşılık verilmesini gerektirmeyen hafif bir misilleme kararı alınması ya da İsrail'in saldırıya yanıtının bayramdan sonra geleceğinin teyidi olmak üzere üç farklı anlam çıkarıldı. Ancak, özellikle Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi’nin ve dinci Siyonist partilerin önde gelen isimlerinin yoğunlukta olduğu sağ görüşlü siyasi liderler açıklamalarında, İran'a karşı büyük bir askeri saldırı başlatılması ve tüm dünyanın bu saldırıda İsrail'in yanında seferber olup onu yalnız bırakmamasını isterken, bir yandan da Ortadoğu'da barış için ortaya atılan uluslararası projeleri reddediyor gibi görünüyorlardı.

myhjm
Güney Lübnan'daki BM askeri üssüne giriş yapan bir UNIFIL askeri aracı (AFP)

İsrail'in İran’a karşı vereceği yanıtla ilgili değerlendirmelerinin merkezindeki konu ise cevabın zamanlaması olarak karşımıza çıkıyor. Savaş Kabinesi’nde yer alan ve her ikisi de İsrail’in eski genelkurmay başkanlarından olan Benny Gantz ve Gadi Eisenkot, Savaş Kabinesi’ni İran’ın İsrail'e saldırısına derhal karşılık vermeye ikna etmeye çalıştılarsa da Netanyahu buna karşı çıktı ve ABD'nin İran’a karşılık verilmemesi yönündeki baskısına boyun eğdi. Gantz şimdi, İran saldırısı karşısında ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa ile kurulan ittifaka odaklanılması gerektiğini savunuyor. ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa, küresel bir savaşa yol açabilecek bölgesel savaşın fitilinin ateşlenmemesi için ciddi bir askeri saldırıya karşı çıkarken Ortadoğu'da İran eksenine karşı, barış için yeni siyasi ufuklar açmaya dayalı bir sürecin yeniden başlatılması için planlar yapıyor. Netanyahu'nun bunu kabul etmemesi durumunda ise kendilerine İsrail'de başka ortaklar bulmaya çalışıyorlar.

İsrail’de iç anlaşmazlıklar

İsrail Savunma Bakanlığı'nda Siyasi-Askeri Büro Başkanı olarak görev yapmış olan emekli General Amos Malka'ya göre bu konuda içeride yaşanan anlaşmazlıklar İsrail’e büyük zarar veriyor. İran'a karşı misillemedeki gecikmenin, saldırının değerini ve etkisini azaltacağını düşünen Malka, “Eğer misilleme çok uzun süre ertelenirse sembolik bir saldırıya dönüştürülmeli ve büyük bir hedef vurulmalı, savaş uçaklarının kullanıldığı bir savaş saldırısı şeklinde olmamalı” diye konuştu.

Malka, İsrail’in sağ eğilimli televizyon kanalı Kanal 14'e yaptığı açıklamada şunları söyledi:

İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle yaptığı saldırı, benzer bir saldırıyla karşılık verilmesini gerektiriyor. Bunu yapmaktan kaçınmak, İran ve İsrail’in diğer düşmanları tarafından yanlış anlaşılacaktır. ABD yönetimi bu misillemenin yapılmasına ikna edilmeli. Çünkü bu bizim, onların ve müttefiklerinin ortak çıkarınadır. Bu konuda başarısız olunursa başka hedeflere yönelmeli.

İsrail eski Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı emekli General Giora Eiland ise şu değerlendirmede bulundu:

İran'daki hedeflere saldırmaktan yana olanların öne sürdüğü fikirler anlaşılabilir ve hatta mantıklı da. Ancak İran topraklarına açıktan bir saldırıda bulunmaktan kaçınmak için en az beş neden var. Bunlardan birincisi, saldırı eğer sadece bir gösteriden ibaret olursa, yarardan çok zarar verir. Eğer çok büyük olursa, İran'ın karşılık vermesi neredeyse kaçınılmaz olur ve bu da bizi istemeden de olsa İran'la uzun bir savaşa girmeye zorlar. İkincisi, İran'ın vereceği herhangi bir karşılık ABD'nin bölgedeki çıkarlarına da ters düşebilir. Bu durumda bölgesel bir savaşa sürükleniriz. Saldırıya uğrayan Arap devletleri de İsrail’i bu savaşa neden olmakla suçlar. Üçüncüsü, İsrail'in kuzey sınırındaki durumu normalleştirmek ve Celile sakinlerinin evlerine dönmelerini sağlamak şeklinde İran'dan daha acil olan bir önceliği var. Şimdiye kadar aldığımız uluslararası destekten faydalanmak ve bunu Londra, Washington ve Paris'in tavsiyelerini dinleme isteğimizle pekiştirerek karşılığında Lübnan meselesinde kayıtsız şartsız destek istemek ve bu desteği de kuzeyde bir çözüm için (ABD ve Fransa’dan) etkili bir baskıya dönüştürmek doğru bir davranış olacaktır. Eğer bu konuda kısa sürede başarı yakalanmazsa, İsrail’in Lübnan'da büyük bir askeri operasyon başlatmasına kayıtsız şartsız destek veririz. Dördüncüsü, İsrail'in İran’la ilgili öncelikli çıkarı, İran'ın nükleer silahlardan arındırılmasıdır. İran, şimdiye kadar bu tehlikeli hedefe doğru güvenli olarak ilerleme kaydetti. İran'ın son saldırısı, bu nükleer silahların sadece İsrail için değil, İran için de ne kadar tehlikeli olduğunun kanıtıdır. Beşincisi ise İsrail ve İran uzun süreli bir askeri çatışmaya girerse, bu Ürdün'ün istikrarını da etkiler. Ürdün tıpkı Sudan gibi, İran'ın sızmak ve egemenliğini tehlikeye atmak istediği bir ülke.

Suriye'deki eylemlere devam

Bu saydığı nedenlerinin hiçbirinin İran’a karşı herhangi bir adım atılmaması yönünde bir tavsiye olmadığının altını çizen Eiland, “Geçtiğimiz hafta yaşanan olay, İsrail'in Suriye'deki saldırısına İran'ın verdiği yanıtla tetiklendi. Bu konuda geri dönüş yok. İsrail'in son dokuz yılda Suriye'de gerçekleştirdiği eylemler bu ülkede ikinci bir Hizbullah örgütünün kurulmasını engelledi. İran’ın Suriye'deki hedeflerine yönelik eylemler devam etmeli. İranlıların bu durumda karşılık vermeyeceklerini düşünüyorum” diye konuştu.

‘Diğer olasılıklarla’ ilgili olarak ‘sık sık suikastlar ve kimliği belirsiz saldırılar gibi soğuk ve acı verici misillemelere başvurulduğunu’ belirten İsrailliler, ‘İranlı üst düzey isimlerin nerede uyuduğunu ve İsmail Heniyye'nin çocuklarının ve torunlarının hangi arabada seyahat ettiğini bilen İsrail'in, düşmanlarının niyetlerini analiz etmek ve anlamak söz konusu olduğunda karanlıkta el yordamıyla hareket ettiğini ve İran'ın büyük bir saldırıya nasıl tepki vereceğini bilmediğini’ söylüyorlar.

thn
İsrail’in İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına düzenlediği hava saldırısında hasar gören İran bayrağını değiştiren bir konsolosluk çalışanı (AFP)

İsrailli askeri analist Amos Harel, dün Haaretz gazetesi için kaleme aldığı makalede, İsrail'de İran'a verilecek yanıtla ilgili istişarelerin halen devam ettiğini, karşı saldırının hemen yapılıp yapılmayacağının henüz belli olmadığını ve saldırının bölgesel bir savaşa dönüşmesini önlemek için ABD yönetimi tarafından kabul edilebilir olan, yani sınırlı ve odaklanmış bir saldırı tercih edilebileceğini yazdı.

Gazze'deki yazısında savaşın İsrail için şimdiye kadar hedeflerine ulaşılamadan devam ettiğinin altını çizen Harel, “Mevcut durumda bu hedeflerin ulaşılabilirliği de son derece şüpheli. İsrail'in dikkatini ve odağını İran'la çatışmaya kaydırması, Gazze'yle ilgilenmesini engelleyecek ve tüm cephelerde savaşın uzamasına yol açacak. Eğer İranlılar, İsrail'e karşı gelecekte atılacak misilleme adımlarına Hizbullah'ın füze kabiliyetlerini de dahil etmeye karar verirlerse, Hizbullah da bu savaşa tamamen dahil olacaktır” ifadelerini kullandı.



Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla
TT

Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla

Önümüzdeki günler çok önemli. Fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar

Körfez'deki çatışmanın çehresini değiştirebilecek bir hamleyle, istihbarat raporları ve resmi ABD açıklamaları, Başkan Donald Trump yönetiminin, Tahran rejiminin petrol can damarı olan Hark Adası'nın tam kontrolünü ele geçirmek için cesur bir amfibi operasyona hazırlandığını ortaya koyuyor.

Bu haberler, ABD güçlerinin 13-14 Mart 2026'da adada İran Devrim Muhafızları'na ait füzeler, radarlar, mayın depoları ve deniz üsleri de dahil olmak üzere 90'dan fazla askeri hedefi imha etmesinin ardından geldi.

Beyaz Saray şu anda, amfibi hücum gemileriyle desteklenen 2.500-5.000 ABD Deniz Piyadesi ile karadan işgal seçeneğini görüşüyor.

Trump, adayı “kıracağımız taç” olarak nitelendirerek şu uyarıda bulundu: “Eğer Hürmüz Boğazı'nı açmaz ve nakliyeyi engellemeyi bırakmazlarsa, tüm petrol altyapısını yok edeceğiz!”

Peki, neden özellikle Hark Adası?

Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki baskıyı kırmayı başaramadıktan sonra, bu küçük adayı (sadece 20 kilometrekarelik bir alan) işgal etmenin en büyük silahı olduğuna inanıyor. Bunun, İran rejimini geri adım atmaya ve dünyanın petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlayacak ve on yıllardan beri yaşanan en büyük küresel enerji krizine neden olan engellemeye son verecek bir “ekonomik darbe” olacağını düşünüyor.

Washington, operasyonu İran'ın gelirinin yüzde 40'ını besleyen damarı keserek “rejimin ekonomik olarak durdurulması” olarak tanımlıyor.

Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)

Çatışma ve muazzam güç dengesizliği

Çatışma olasılığı oldukça yüksek, ancak eşitsiz. Deniz Piyadeleri ve Beşinci Filo liderliğindeki ABD kuvvetleri, ezici hava ve deniz üstünlüğüne sahip: F-35 savaş uçakları, güdümlü füze destroyerleri ve denizaltılar.

Şarku'l Avsat'ın al Majalladan aktardığı analize göre Devrim Muhafızları'nın 112. Deniz Tugayı tarafından yönetilen adadaki İran savunmasının ise sadece 500-1000 askerden oluştuğu tahmin ediliyor ve bu savunma hattı ABD saldırılarıyla ağır hasar gördü.

Ancak, İran anakarasına sadece 25 km uzaklıkta olması, Tahran'ın adayı dakikalar içinde balistik füzeler, insansız hava araçları ve gemisavar füzelerle bombalayabileceği anlamına geliyor.

Uzmanlar uyarıyor: “Burayı işgal etmek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması veya Körfez'deki ABD üslerine asimetrik saldırılar riskiyle birlikte, minyatür bir Vietnam kabusuna dönüşebilir.”

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor

Adanın petrol açısından önemi: Rejimin hayatı buna bağlı

 Hark sadece bir ada değil, aynı zamanda İran'ın ana ihracat tesisi. İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 94'ü buradan geçiyor (toplam 1,5-1,7 milyon varilin yaklaşık 1,5-1,55 milyon varili).

Kapasite: Günde 7 milyon varil yükleme ve 30-31 milyon varil depolama.

Son ABD saldırılarından sonra bile, İran’ın petrol ihracatı yangınlar arasında devam etti.

resim

Önemli bilgiler

Adanın Konumu: Buşehr'e 2 km uzaklıkta, 8 km uzunluğunda küçük bir mercan resifi. Tatlı su kaynakları ve bir havaalanı bulunuyor.

- İran Kuvvetleri: Yüzlerce Devrim Muhafızı, karadan havaya füzeler ve gemisavar füzeleri hasar gördü.

- Nüfus: Çoğunluğu petrol işçisi olmak üzere 8 bin sivil.

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar.


Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi
TT

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

İsrail, bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu saldırılar, Başkan Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra gerçekleşti. İran'ın bölgedeki enerji tesislerine yönelik misilleme saldırıları, yakıt fiyatlarında keskin bir artışa yol açmış ve ABD-İsrail savaşında önemli bir tırmanışa işaret etmişti.

İsrail ordusu sözcüsü bu sabah "İsrail ordusu, Tahran'ın kalbindeki İran terörist rejiminin altyapısına karşı bir dizi saldırı başlattı" dedi ancak ayrıntı vermedi.

ABD Başkanı, "İran liderliğinin ortadan kaldırılacağını" ve Tahran rejiminin "yeni liderler aradığını" teyit ederek, "İran üzerindeki etkisi kötü olacak ve bunu yakında bitireceğiz" dedi.

Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde yükselen yakıt fiyatlarından etkilenecek olan Trump, dünyanın petrol üretiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması konusunda yardım taleplerine temkinli yanıt veren müttefiklerini korkaklıkla eleştirdi. Bununla birlikte, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan enerji altyapısına yönelik saldırıyı tekrarlamamasını istediğini söyledi.

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamaney ise bugün yaptığı açıklamada, İran'ın İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı yürüttüğü savaşta düşmanlarına "kesin bir darbe" indirdiğini söyledi.

İran'ın Umman ve Türkiye'yi hedef alan son saldırılardan sorumlu olmadığını belirtti.


"Demir Kubbe" olarak bilinen İsrail üssünde görevli bir subay, İran adına casusluk yapmakla suçlanıyor

İsrail ordusunun siber biriminde görevli bir kadın asker
İsrail ordusunun siber biriminde görevli bir kadın asker
TT

"Demir Kubbe" olarak bilinen İsrail üssünde görevli bir subay, İran adına casusluk yapmakla suçlanıyor

İsrail ordusunun siber biriminde görevli bir kadın asker
İsrail ordusunun siber biriminde görevli bir kadın asker

İsrail polisi ve Şin Bet'ten (Şabak) teşkilatı bugün, “Demir Kubbe” sisteminde görev yapan bir yedek subay hakkında, para karşılığında İranlı taraflara hassas “güvenlik” bilgileri sızdırmak ve casusluk yapmak suçlamasıyla dava açıldığını duyurdu.

İki kurumun ortak açıklamasına göre "Polisin Ağır ve Uluslararası Suçlar Soruşturma Birimi (Lahav 433) ile ve Genel Güvenlik Teşkilatı'nın ortak operasyonu kapsamında, Kudüs'te ikamet eden ve Demir Kubbe sisteminde yedek subay olarak görev yapan 26 yaşındaki Roz Cohen, İran istihbarat unsurlarıyla iletişim kurarak bu unsurların talimatıyla güvenlik görevlerini yerine getirdiği şüphesiyle yakalandı»

Açıklamada, “Lahav 433 birimi ve Şin Bet tarafından yürütülen soruşturma, söz konusu vatandaşın birkaç aydır İranlı istihbarat görevlileriyle temas halinde olduğunu ve onların talimatıyla, görevlerini yerine getirirken edindiği hassas güvenlik bilgilerini aktarmak da dahil olmak üzere çeşitli güvenlik görevlerini yerine getirmesinin istendiğini ortaya çıkardı” denildi.

Ayrıca, “Soruşturma sırasında, vatandaşın bu temasların İranlı unsurlar tarafından yapıldığının farkında olduğu ve bunun karşılığında maddi bir bedel aldığı ortaya çıktı” denildi.

Açıklamada, düşman ülkelerden gelen istihbarat ve terörist unsurlar da dahil olmak üzere birçok unsurun, mevcut savaş ortamında bile İsraillileri askere alıp onları İsrail içinde güvenlik, casusluk ve terör görevlerinde kullanma çabalarını sürdürdüğü belirtildi. Bu unsurlar ayrıca sosyal medya platformları aracılığıyla da İsraillileri askere almaya çalışıyor.

  İsrail ordusuna ait iki asker insansız hava aracı kullanıyor.İsrail ordusuna ait iki asker insansız hava aracı kullanıyor.

İsrail basını, güvenlik kaynaklarına dayanarak, 7 Ekim 2023'te Gazze'de savaşın başlamasından bu yana İran lehine 37 casusluk vakasının ortaya çıkarıldığını bildirdi. Bu vakalara 100'den fazla kişi karışmış olup, bunların ezici çoğunluğu Yahudilerden oluşuyor; aralarında 5 adet dindar Yahudi (Haredi) hücresi de bulunuyor.

Davalar arasında askeri üslerin ve yetkililerin evlerinin fotoğraflanması, sloganların yazılması ve hassas bilgilerin aktarılması yer alıyor. Başsavcılık, casusluk davalarının sayısının fazlalığının İsrail makamlarının caydırıcılığının yetersizliğine işaret ettiğini belirtti ve caydırıcılık için sadece davaların ortaya çıkarılması ve suçluların yargılanmasıyla yetinilmemesi, daha ağır cezaların uygulanması gerektiğini savundu.

İran’ın İsrail’deki casusluk faaliyetleri, İsrail’in Tahran’da yaptığı gibi Tel Aviv’de suikasta kurban giden liderler hakkında değerli bilgiler sağlama düzeyine ulaşmasa da çok sayıdaki hücre ve bunlara karışan kişiler İsrail istihbaratını endişelendiriyor; bu nedenle istihbarat, bu dosyalara büyük çaba sarf ediyor ve geniş çaplı bir değerlendirme yürütüyor.