Tokat'ta 5,6'lık depremin ardından üç deprem daha meydana geldi

Fotoğraf: Ekber Türkoğlu - AA
Fotoğraf: Ekber Türkoğlu - AA
TT

Tokat'ta 5,6'lık depremin ardından üç deprem daha meydana geldi

Fotoğraf: Ekber Türkoğlu - AA
Fotoğraf: Ekber Türkoğlu - AA

AFAD, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde saat 18.11'de 5,6, saat 21.43'te 4 büyüklüğünde, saat 22.31'de 4,4 büyüklüğünde ve saat 00.09'da 4,1 büyüklüğünde dört depremin meydana geldiğini bildirdi. Depremler çevre illerde de hissedildi.
Tokat'ın Sulusaray ilçesinde 5,6 ve 4 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11'de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Tokat'taki deprem Yozgat'ın Kadışehri ilçesindeki bir markette raflardaki ürünlerin düşmesine neden oldu

Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem çevre illerden de hissedildi https://t.co/OMPgwNZNLi pic.twitter.com/NmsDBTBu8Q

— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) April 18, 2024

 

Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.
AFAD, saat 21.43'te yine merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini açıkladı. Sarsıntının 7 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

Saat 22.31'de de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini bildiren AFAD, sarsıntının 5,89 kilometre derinlikte olduğunu açıkladı.

Yine merkez üssü Sulusaray ilçesinde 19 Nisan Cuma günü saat 00.09'da merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Sarsıntının 12,43 kilometre derinlikte olduğu belirlendi. Deprem çevre illerden de hissedildi.
AFAD, depreme ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini bildirdi.

AFAD: Toplam 231 ihbar gelmiştir. Can kaybı bulunmamaktadır
AFAD'dan yapılan açıklamada, saat 18.11'de Tokat'ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldiği anımsatıldı.

Tokat ve Yozgat'ta il AFAD, jandarma, emniyet ve diğer görevli personelle saha taramaları yapıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yozgat ve Tokat'taki 112 Acil Çağrı Merkezleri'ne toplam 231 ihbar gelmiştir. Can kaybı bulunmamaktadır. Tokat ilimizde; 2 konut, 5 ahır ve 2 minare hasar almıştır. Sivas, Samsun, Erzurum, Çorum ve Amasya AFAD ekipleri sevk edilmiştir. Yozgat ilimizde; 2 katlı bir bina yıkılmış, 8 köyde küçük çaplı hasarlar meydana gelmiştir. Ankara, Çankırı, Kayseri, Amasya, Nevşehir ve Kırıkkale AFAD ekipleri sevk edilmiştir."

❝İlk gelen haberlere göre can kaybının olmaması bizim için en büyük teselli kaynağı❞

❝Eğitim kurumlarımızda eğitime bir gün ara veriyoruz❞

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, meydana gelen depremle ilgili açıklamalarda bulundu https://t.co/OMPgwNZNLi pic.twitter.com/9sbNZqv8GM

— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) April 18, 2024

 

Yozgat ve Tokat'a, Emniyet Genel Müdürlüğünden 1 helikopter, Jandarma Genel Komutanlığından ise 1 İHA sevk edildiği bildirilen açıklamada, gelişmelerin takip edildiği ifade edildi.

Depremden etkilenen Yozgat'ın Yelten köyünde çok sayıda evin duvarında çatlaklar ve hasar oluştu
AFAD Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11'de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı Yozgat'ta da hissedildi.

sd
Fotoğraf: AA

Özellikle Kadışehri ilçesinde ve köylerinde hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlar panik yaşadı.
Yozgat Valiliğinden yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlimizde de kuvvetli şekilde hissedilen 5,6 büyüklüğündeki deprem neticesinde saha ekiplerimizce yapılan ilk tespitlere göre, Kadışehri ilçemizde ve köylerinde bazı yapıların zarar gördüğü ancak çok şükür şu ana kadar ulaşılan bilgilerde can kaybı ve yaralı vatandaşımızın bulunmadığı anlaşılmıştır. AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına devam etmektedir. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun."

yj7

Saha ekiplerince şu ana kadar yapılan tespitlerin paylaşıldığı açıklamada da "Bir kısım ahırlarda mahsur kalan hayvanlar görevli ekiplerimizce kurtarılmıştır. Vatandaşlarımızın hasarlı yapılara girmemeleri önem arz etmektedir. Tüm ekiplerimizin saha çalışmaları devam etmektedir." denildi.

Öte yandan Kadışehri ilçesine bağlı bir köyde 2 katlı atıl bir evin yıkıldığı, bazı köylerde ev ve ahırlarda hasar oluştuğu yönünde ekiplere ihbar geldiği öğrenildi.

dervgrf

Yelten köyünde de deprem nedeniyle çok sayıda evin duvarında çatlaklar ve hasar oluştuğu görüldü.

Kadışehri ilçesinde bir marketteki güvenlik kamerasına, raflardaki ürünlerin etrafa saçılması yansıdı.
Kadışehri'nde deprem nedeniyle evlerinden çıkan vatandaşlar, sokaklarda ateş yaktı 
Özellikle Kadışehri ilçesinde ve köylerinde hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlar büyük panik yaşadı.

Sokaklara çıkan vatandaşlar, evlerinin bahçelerinde ve uygun arazilerde ateş yaktı. Ateşin başında ısınmaya çalışan vatandaşlar, geceyi dışarıda geçireceklerini belirtti.

Vali Mehmet Ali Özkan, Elmalıçifliği köyünde geceyi evlerinin bahçesinde geçirmeye hazırlanan vatandaşları ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Vatandaşlardan Nazlı Doğan, AA muhabirine, "Önce bir gürültü geldi. Daha sonra sallanmaya başladı. Çocuklarımı yanıma aldım ama dışarı çıkamadım. Ayaklarımın bağı çözüldü. Sonra küçük oğlumu alıp dışarı çıkabildim. Şok oldum, çok şiddetliydi. Evimiz küçük bir hasar aldı, ahırımızda hasar var, hayvanlarımız dışarıda." diye konuştu.

Hacı Ahmet Gün de "Evimizde hasar var. Tavanlar kırıldı. Deprem olduğunda ben balkondaydım. Sallantı başladı. Tavanlar düşmeye başladı." dedi.

Tokat'taki depremin ardından TAMP kapsamında ilgili bütün kurumlar teyakkuza geçirildi
Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem sonrası Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında ilgili bütün kurumların teyakkuz haline geçirildiğini bildirdi.

AFAD'dan yapılan açıklamada, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde saat 18.11'de meydana gelen deprem sonrası TAMP kapsamında ilgili bütün kurumların teyakkuz haline geçirildiği belirtilerek, Tokat'a, Sivas, Erzurum, Samsun, Çorum ve Amasya, Yozgat'a da Ankara, Çankırı, Kayseri, Amasya, Nevşehir ve Kırıkkale'deki AFAD ekiplerinin sevk edildiği aktarıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"AFAD Başkanımız Okay Memiş, AFAD Müdahale Hizmetleri Genel Müdürü ve Arama Kurtarma Daire Başkanı deprem bölgesine intikal etmektedir. Ekiplerimizin saha tarama çalışmaları aralıksız devam etmektedir. Gelişmeleri takip ediyoruz."

Vali Hatipoğlu: Şu ana kadar herhangi bir can kaybı ya da yaralanma bilgisi gelmedi
Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AA muhabirine, ekiplerin sahada olduğunu söyledi.

dffdbg

İlk gelen bilgilere göre can kaybının olmayışının en büyük tesellileri olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, "Vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Devlet olarak İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya'nın talimatları doğrultusunda tüm vatandaşlarımızın barınma ve iaşe sorununun halledilmesiyle ilgili gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Tüm hemşehrilerimize ve milletimize geçmiş olsun." dedi.

Sulusaray ilçe merkezinde bir caminin minaresinde hasar oluştu.

Deprem, ilçeye bağlı Malum Seyit Tekke köyünde iki cami ile bazı evlerde hasara neden oldu. Bir cami minaresinin ise külah bölümü yıkıldı.

Artova ilçesinde de hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlar sokağa çıktı. Bazı vatandaşlar ağlarken, bazıları da fenalaştı.

Artova Kaymakamı Erkan Atam ve Belediye Başkanı Ali Güner vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Zile ilçesinde de sarsıntı nedeniyle bazı metruk yapılarda hasar meydana geldi.

Belediye ekipleri, hasar gören evlerin tehlikeye neden olmaması için çalışma başlattı.

Öte yandan Samsun AFAD İl Müdürlüğünden 3 araç ve 20 personelle canlı arama köpeğinin Tokat'a görevlendirildiği belirtildi.

Samsun'un Atakum ilçesinde de hissedilen deprem anında evinde bir kişi, cep telefonu kamerasıyla avizenin sallanışını kaydetti.

"Devletimiz yanımızda"
Sulusaray ilçesinde sokakta bekleyişini sürdüren vatandaşlardan İbrahim Yıldızlı, AA muhabirine, güvenli olduğu için açık alanda beklediklerini belirterek, "Acayip bir sarsıntı ile geldi ilk anda. Fatih Camisi'nin yanındaydık. Minare uçtu, briketler falan düştü. Halk ister istemez panik yaşadı. Sakinleştirmeye çalıştık ortalığı. Diğer mahallelere gittiğimizde ufak tefek sıkıntılar vardı, onlara da yardım ettik. Açık alan olduğu için, güvenli alan olduğu için burada bekliyoruz. Çok şükür can kaybımız yok, bir sıkıntı yok. Devletimiz yanımızda. Valimiz, Belediye Başkanımız, Kaymakamımız elinden geleni yapıyor. Köylerde sıkıntı olmuş herhalde ama gidemedik." dedi.

Deprem anı Tokat'ta iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansıdı.

Görüntülerde, Zile ilçesindeki bir marketin raflarındaki ürünlerin yere düştüğü, vatandaşların ise hızla marketten çıkmaya çalıştığı, bir başka güvenlik kamerası görüntüsünde ise Almus ilçesindeki bir restoranda bulunan kişilerin, sarsıntıyı hissettikleri anda restoranın dışına yöneldiği yer alıyor.

"Bölgeye sağlıklı su getirilmesi için planlamayı gerçekleştirdik, kamyonlarımız yolda"
Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, deprem bölgesindeki vatandaşları şebeke suyunu içmemeleri konusunda uyardı.

Hatipoğlu, Sulusaray ilçesinde depremlerin ardından oluşturulan kriz merkezinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede artçı depremlerin devam ettiğini söyledi.

Vatandaşlar için gerekli çalışmaların koordine edildiğini dile getiren Hatipoğlu, "Şu an itibariyle gerek mobil mutfak gerekse diğer hazırlıklarımız devam ediyor. Yine misafirhanelerimizde 440'ın üzerinde kapasitemiz hazır. Buralara geçmek isteyen vatandaşlarımızın nakliyle ilgili çalışmaları gerçekleştirdik. Şu an itibariyle kaymakamlarımız hazırlık çalışmasını gerçekleştiriyor. Jandarmamız tahliye için gerekli hazırlıklar içinde." dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile sürekli irtibat halinde olduklarını vurgulayan Hatipoğlu, "Bakan Yardımcımız Münir Karaloğlu yolda. Koordinasyona devam ediyoruz. İlçe merkezlerimizde mobil mutfaklar faaliyete geçmeye başladı. Planladığımız kumanyaları dağıtmaya başlıyoruz birazdan. Vatandaşlarımız için el birliği ile devlet kurumlarımızın imkanları ile seferberiz." diye konuştu

İçme suyu konusunda uyarıda bulunan Hatipoğlu, "Sularımızın büyük kısmı yer altı veya yüzey sularının toplanması ile oluşuyor. Bölgede hareketlilik devam ettiği için vatandaşlarımızın suyu, kullanma suyu olarak kullanmaları, içme suyu olarak tüketmemelerini istiyoruz. Bölgeye sağlıklı su getirilmesi için planlamayı gerçekleştirdik, kamyonlarımız yolda." ifadelerini kullandı.

Tokat'ta deprem nedeniyle eğitime 1 gün ara verildi
Vali Numan Hatipoğlu, yaptığı açıklamada, depremden sonra hızlıca harekete geçtiklerini belirtti.

Yaptıkları değerlendirme sonrası okulları tatil etme kararı aldıklarını bildiren Hatipoğlu, "Yarın itibariyle il genelinde okullarımızı tatil ediyoruz." dedi.

Evlerinde kalmak istemeyen vatandaşlara spor salonları ve yurtları açacaklarına işaret eden Vali Hatipoğlu, "Yine aldığımız tedbirler kapsamında Tokat'ta bulunan yurtlarımızda, kapalı spor salonlarımızda hazırlıklarımızı yapmaya başladık. Evlerinde kalmak istemeyecek vatandaşlarımızı kapalı spor salonlarında yine Yeşilyurt'ta bulunan, Sulusaray'da bulunan spor salonlarında gerekli tedbirleri alarak misafir edeceğiz. Tekrar geçmiş olsun diyorum." diye konuştu.

Depremden etkilenen Yozgat'ın üç ilçesinde eğitime 1 gün ara verildi
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, depremden etkilenen Kadışehri, Çekerek ve Aydıncık ilçelerinde eğitime yarın ara verildiğini bildirdi.

Özkan, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem nedeniyle bazı yapılarda hasar oluşan Yozgat'ın Kadışehri ilçesine bağlı Gümüşsu köyünde incelemede bulundu.

İncelemenin ardından gazetecilere açıklama yapan Özkan, deprem nedeniyle bazı ilçelerdeki yapılarda hasar meydana geldiğini, Sulusaray sınırı yakınlarındaki ilçelerde yaralı ya da can kaybı yaşanmadığını söyledi.

Depremden en çok etkilenen ilçenin Kadışehri olduğunu aktaran Özkan, şunları kaydetti:

"Arkadaşlarımız ilk andan itibaren AFAD'ımız, jandarmamız, sağlık ekiplerimiz ve diğer birimlerimiz, il özel idaremiz tamamen sahadalar ve saha tespitlerini yapıyorlar. Öncelikle yaralımızın, vefat eden insanımızın olmaması bizler için en önemli husus. Birkaç köyümüzde ahırlarda mahsur kalan hayvanlar, buna benzer durumlar oluştu. Onlara da il özel idaresi ekiplerimiz derhal müdahale etti. Onları ahırlardan çıkardılar. Tabii bunun yanı sıra hasar olduğunu düşündüğümüz, hasar olduğunu gördüğümüz, hasar ihbarını aldığımız her köyde jandarmamız, AFAD ekiplerimiz tedbirlerini ilk andan beri aldılar. Bizler de köylerimizdeki durumu hem yerinde görmek hem de insanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletmek üzere köylerimizi dolaşıyoruz. Vatandaşımızdan, insanımızdan öncelikli olan isteğimiz hasar gören evlerde oturmasınlar. Vatandaşlarımızdan hasar riski, hasarlı olan yahut da riskli olan evlere girmemelerini istiyoruz. Kısa zamanda zaten devletimiz bu konuda şu ana kadar birçok yarayı çok hızlı bir şekilde sardı. İnşallah burada da kısa zamanda hasar tespitleriyle birlikte daha net, detaylı hasar tespitleriyle birlikte sahadaki hizmet çalışmalarımıza başlayacağız."

Bir gazetecinin, "Şu an tespit edilen köyde en son durum nedir? Ağır hasarlı bina var mı?" sorusu üzerine Vali Özkan, "Şu an için ön tespitler doğrultusunda 'bu ağır hasarlıydı' veyahut da 'bu çok az hasarlıydı' demek doğru olmaz. Gün ışığıyla birlikte yeniden yapacağımız tespitlerle tam bir rakama, sayıya ulaşacağız. Ama sizlerin de gördüğü üzere köylerimizde, şu ana kadar geldiğimiz Gümüşsu köyü de dahil kimi köyümüzde 5, kimi köyümüzde 15, kimi köyümüzde 35 hasarlı bina var ama tabii bu hasar durumları arkadaşlarımızın gün ışığıyla birlikte yapacağı detaylı tespitlerle daha net ortaya çıkacak. Buradan da Tokat Sulusaray sınırımızdaki Elma Çiftliği köyümüze geçeceğiz. Köylerimizde elektrik, su, buna benzer altyapıda bir sorunumuz, bir sıkıntımız gözükmüyor. Tabii bunlar yarın sabah gün ışığıyla birlikte yapılacak detaylı tespitlerle netleşecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Depremden etkilenen yerlerde eğitime ara verilip verilmeyeceğinin sorulması üzerine Vali Özkan, şöyle konuştu:

"Deprem nedeniyle çok şükür herhangi bir can kaybımız, vefatımız olmasa bile çocuklarımızın da ailelerinin yanlarında olmalarını istiyoruz. Bu vesileyle Kadışehri, Çekerek ve Aydıncık'ta cuma günü okulları tatil ediyoruz. Çocuklarımız ailelerinin yanında olsunlar. Hiç olmazsa ailelerimiz merakta bulunmasınlar. Az önce Sayın İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya ile konuştuk. Sağ olsun, bütün AFAD ekipleri, devletimizin imkanlarıyla birlikte sahadayız. Bize bu yönde ihtiyaçlarımızın olup olmadığını sorarken vatandaşlarımıza da geçmiş olsun dileklerini ilettiler. Sayın Bakanımıza ve depremin ilk anından bu tarafa destek olan bütün devlet teşkilatımıza şükranlarımı sunuyorum."

Vali Özkan, telefonda Bakan Yerlikaya ile konuşmasında, "Hasar tespitlerini sabah daha da netleştireceğiz. Ben iki ilçede okulları tatil etmiştim. Aydıncık’ta da iki yerde çatlak, iki ahırda da duvar yatması var, başka bir problem yok ama öğrencilerimiz de aileleri ile birlikte olsun diye bir günlüğüne müsaadenizle tatil edelim. Durumumuz bundan ibaret. Hemşehrilerimizin de sizlere selam ve saygıları var." ifadelerini kullandı.

Deprem Kayseri ve Sivas'ta da hissedildi
Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem, Kayseri ve Sivas'ta da hissedildi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11'de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

Deprem Kayseri ve Sivas'ta da hissedildi
Depremi hisseden bazı vatandaşlar, bulundukları bina ve iş yerlerinden uzaklaşarak sarsıntıların sona ermesini bekledi.

Sivas AFAD Müdürlüğü 2 araç ve 11 personel, UMKE ise 2 araç ve 10 personel ile Tokat’ın Sulusaray ilçesine hareket etti.
Sivas'ın Şarkışla Kaymakamlığından yapılan yazılı açıklamada, depremin ilçede de hissedildiği, şu ana kadar kaymakamlığa ulaşan herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadığı aktarıldı.

Yapılan incelemelerde Muhsin Yazıcıoğlu Cami önündeki bazı dükkanların üstünde yer alan mermer bloklardan birkaçının sarsıntının etkisiyle yere düştüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ancak cami yapısında ve eklentilerinde herhangi bir hasar oluşmamıştır. Caminin hasar gördüğüne ilişkin duyumlar gerçeği yansıtmamaktadır. Depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. "

Kayseri ve Sivas valiliklerinden açıklama
Öte yandan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İlimizde hissedilen deprem nedeniyle ekiplerimiz saha taramasına başlamış, şu ana kadar herhangi bir olumsuz duruma rastlanmamıştır." ifadelerini kullandı.

Sivas Valiliğince sosyal medyadan yapılan paylaşımda da il merkezi ve ilçe merkezinde saha taramalarının devam ettiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. İlimizde hissedilen depremde il merkezimiz ve ilçelerimizde saha taramalarımız devam etmektedir. Allah ülkemizi ve şehrimizi her türlü felaketlerden korusun."

Deprem nedeniyle Kayseri'de bir evde hasar oluştu
Merkez Kocasinan ilçesi Mevlana Mahallesi'nde ikamet eden Ferdi Yakupoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ikamet ettiği evin duvarlarında depremin ardından çatlaklar oluştuğunu söyledi.

Ailesinin hemen dışarı kaçtığını öğrendiğini belirten Yakupoğlu, eşinin depremin ardından evin duvarlarında oluşan çatlakların fotoğraflarını kendisine attığını dile getirdi.

Hasar gören evine hızlı şekilde geldiğini anlatan Yakupoğlu, "Bugünkü depremde evim bayağı hasar gördü. Evim şu an oturulacak bir halde değil, 5 çocuğum var. Şu an risk altındayız." ifadelerini kullandı.

Yakupoğlu, AFAD'ı arayarak bilgi verdiğini de sözlerine ekledi.

Sağlık Bakanı Koca: Depremde Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde 1 kişi etkilendi
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde meydana gelen depremde, Sulusaray'da bir ev ve bir cami minaresinin yıkıldığını, depremden etkilenen kimsenin olmadığını belirterek, şu bilgileri verdi:

"5,6 büyüklüğünde meydana gelen depremde Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde 1 kişi etkilenmiştir. Tokat'ın Artova ilçesinde bir cami minaresi yıkılmış olup, etkilenen olmamıştır. Yozgat'ın Gümüşsuyu köyünde bir ev, Yelken köyünde bir ev, Elmalıçiftliği köyünde bir ev yıkılmış olup etkilenen olmamıştır."

Bölgeye Tokat'tan 15 ambulans, 3 UMKE ve 1 UMKE acil müdahale aracı, Yozgat'tan 5 ambulans, 1 UMKE ve 1 UMKE acil müdahale aracı, Sivas'tan 1 UMKE ve 1 UMKE acil müdahale aracının görevlendirildiğini aktaran Koca, depremi hisseden vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Bakan Özhaseki: Sahada çalışmaları anlık olarak dikkatle takip ediyoruz
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tokat Sulusaray'da meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlara "geçmiş olsun" dileklerini iletti. Bakan Özhaseki, "İl müdürlüğü ekiplerimizi ve ilgili birimlerimizi bölgeye yönlendirdik, sahada çalışmaları anlık olarak dikkatle takip ediyoruz." ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Yerlikaya'dan açıklama
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Tokat ili Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde meydana gelen depremde Tokat Valimiz, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına başlamıştır. Gelişmeleri takip ediyoruz. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun."

Bakan Yerlikaya'nın paylaşımında yer alan grafiğe göre deprem Samsun, Yozgat, Çankırı ve Çorum'da yoğun hissedildi.

Yerlikaya, TGRT Haber'e de telefonla canlı bağlanarak, deprem sonrası yapılan çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Yerlikaya, saat 18.11'de meydana gelen depremin ardından Valiliğin koordinasyonunda AFAD, Jandarma ve belediyeler ile devletin tüm birimlerinin saha taramasıyla ilgili çalıştıklarını belirtti.

Sulusaray, Artova ve Yeşilyurt'un depremi en fazla hisseden bölgeler olduğunu, Yozgat Kadışehri'nde iki katlı kullanımda olmayan bir evin yıkıldığı görüntülerinin ekrana yansıdığını belirten Yerlikaya, "112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen 236 civarında çağrı var. Bu çağrıların hiçbirinde arama kurtarma talebi olmadığını sevinerek öğrendik. Can kaybının olmadığını, yaralanan bir vatandaşımızın olmadığını ifade etmek istiyorum." dedi.

Metruk çok az sayıda ev ve birkaç ahırın yıkıldığını aktaran Bakan Yerlikaya, netleşmiş rakamları vermek için zamana ihtiyacın olduğunu söyledi.

Yerlikaya, yarın Tokat genelinde eğitime bir günlük ara verildiğini belirterek, bu gece endişe duyan vatandaşları misafir etmekle ilgili devlet olarak tedbirleri aldıklarını dile getirdi.

Bakan Uraloğlu: Deprem bölgesindeki köprü ve yollarda olumsuz bir duruma rastlanmadı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından, bölgedeki köprü ve yolların durumuna ilişkin açıklama yaptı.

Bölge halkına geçmiş olsun dileklerini ileten Uraloğlu, "Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem bölgesine yakın kesimlerdeki 16. Bölge Müdürlüğümüz sorumluluk alanlarındaki (200-19 ve 200-20 Sivas-Ankara Devlet Yolu ile 58-81 Şeyhhalil il yolu ve 850-03 ve 850-04 Sivas-Tokat Devlet Yolu) köprü ve yollarımızda yapılan ilk incelemelerde olumsuz bir duruma rastlanmamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Tokat'taki deprem nedeniyle "geçmiş olsun" mesajı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, "Tokat'ta meydana gelen depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Devletimizin ilgili tüm kurumları görevleri başında, halkımızın yanındadır. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza etsin." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan "geçmiş olsun" mesajı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. İlgili kurumlarımız saha tarama çalışmalarını sürdürüyor. Rabb'im ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerini kullandı.



Trump, ikinci döneminin ilk yılında Amerikan devletini yeniden şekillendiriyor

Majalla
Majalla
TT

Trump, ikinci döneminin ilk yılında Amerikan devletini yeniden şekillendiriyor

Majalla
Majalla

Akile Abbas

ABD Başkanı Donald Trump, kısa bir süre önce The New York Times gazetesine verdiği röportajda, her zamanki şok edici samimiyetiyle konuştu. İnsanların onun sıra dışı söylemlerine alışmış olması yarattığı şok etkisini hafifletmiyor. Röportaj sırasında bir konuya değinen Trump, “Uluslararası hukuka ihtiyacım yok, insanlara zarar vermek istemiyorum” dedi. Aynı röportajda karar verme sürecinde önündeki engeller hakkında konuşan ABD Başkanı, “Evet, tek bir şey var. O da benim ahlakım ve benim zekam. Beni durdurabilecek tek şey bu” ifadelerini kullandı.

Başkanın sözleri, ABD ordusunun Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu devirip onu federal uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla New York'taki bir ABD hapishanesine götürme operasyonunun ardından, yönetiminin dış politikası bağlamında söylenmiş olsa da bu sözler hem iç hem de dış politikada genel siyasi karakterini doğru bir şekilde yansıtıyor. Trump ister geleneksel ister yasal olsun, olağan sınırlara uymayan, yönetiminin çıkarları gerektirdiğinde ya da bu tür ihlaller onun mücadeleci ve açık sözlü ideolojik karakteriyle uyumlu olduğunda her ikisini de kolayca ihlal eden bir politikacı.

“Trump, Amerikan devletini, üç devlet organının etkileşiminin bir ürünü olmaktan ziyade, başkanın vizyonunu ve isteklerini yansıtacak şekilde yeniden şekillendiriyor.

Muhaliflerine tahammülü olmayan hırslı bir başkan

Geçtiğimiz yıl eylül ayında, Make America Great Again (Amerikayı Yeniden Harika Yap/MAGA) hareketinin önde gelen isimlerinden ve Trump'ın güçlü destekçilerinden biri olan evanjelik aktivist Charlie Kirk'ün cenazesi sırasında, Trump'ın yanında duran Kirk'ün eşi Erica Kirk, kocasına veda ederken dokunaklı bir konuşma yaptı.

Birkaç gün önce kocasını ve iki çocuğunun babasını kaybeden kadın, etkileyici konuşmasında şunları söyledi:

O adamı, o genç adamı affediyorum, çünkü İsa da öyle yapardı, Charlie de öyle yapardı. Cevap nefret etmek değil. İncil'in verdiği cevabın sevgi olduğunu biliyoruz, her zaman sevgi, düşmanlarımıza ve bizi zulmedenlere karşı sevgi."

Erica Kirk’ün konuşmasının hemen ardından konuşan Trump, bu cümle üzerinde durarak "O, düşmanlarından nefret etmiyordu. Onlar için en iyisini istiyordu. Bu konuda Charlie ile aynı fikirde değilim. Ben rakiplerimden nefret ediyorum ve onlar için en iyisini istemiyorum. Üzgünüm Erica, bunun doğru olmadığına beni ikna edebilirsin, ama düşmanlarıma tahammül edemiyorum” ifadelerini kullandı.

Trump'ın bu sözleri mecazi değildi. Cesurca konuşan Trump, başkan olarak elindeki birçok aracı kullanarak sözlerini yerine getiriyor. Bu yüzden Adalet Bakanlığı, eski FBI Direktörü James Comey, eski New York Başsavcısı Letitia James ve diğerleri gibi kendisiyle aynı fikirde olmayan bazı eski ve mevcut yetkililer hakkında soruşturma başlattı.

ABD Başkanı Donald Trump, Maryland'deki Joint Base Andrews'da Florida'ya gitmek üzere Air Force One uçağına binişi sırasında el sallarken, 16 Ocak 2026 (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump, Maryland'deki Joint Base Andrews'da Florida'ya gitmek üzere Air Force One uçağına binişi sırasında el sallarken, 16 Ocak 2026 (Reuters)

Başkanın ekonomi, göç, çevre ve diğer önemli iç meselelerde ikinci döneminde izlediği geleneksel muhafazakar politikalara benzer politikaların hakim olduğu ilk döneminin aksine mücadeleci karakteri, ikinci döneminde en belirgin şekilde ortaya çıktı.

İki yönetim döneminin temel farkı, politikaların genel benzerliğine rağmen, bu politikaların ikinci dönemindeki uygulanışında yatıyor. İkinci dönemde başkana verilen yürütme yetkileri yasal ve anayasal sınırları aşacak şekilde mümkün olan en geniş ölçüde genişletildi.

Birçok gözlemci ve insan hakları örgütünün Amerikan tarihinde eşi ve benzeri görülmemiş bir yürütme diktatörlüğüne yaklaştığını söylediği bu tabloda Trump, Amerikan devletini, hükümetin üç kolunun etkileşiminin bir ürünü olmaktan ziyade, ülkenin 200 yılı aşkın varlığı boyunca biriken anayasal ilkeler ve hukuki ve kurumsal gelişmeler bağlamında başkanın vizyonunu ve isteklerini yansıtacak şekilde yeniden şekillendiriyor.

Başkanın Amerikan devletini içeriden yeniden şekillendirme çabalarından biri de birçok bağımsız federal kurumu Beyaz Saray'ın doğrudan yetkisi altına almaya çalışması oldu.

Kısa bir yılda uzun bir sicil

Trump, ikinci döneminin ilk yılında, bu yeniden tanımlama süreci çerçevesinde ABD’nin iç politikasını büyük ölçüde değiştirdi. Bu süreç, Heritage Vakfı’nın Trump'ın bazı yakın arkadaşlarının katkılarıyla yazdığı Proje 2024’te özetlenen Amerikan aşırı sağının ideolojik vizyonuna kadar uzanıyor. Trump'ın bilgisi olmadığını iddia ettiği yüzlerce sayfalık bu proje, hem dış hem de iç politika alanlarında, önceki yönetiminde de daha az ölçüde olmakla birlikte, mevcut Trump yönetiminde uygulamaya konulan birçok politika için ayrıntılı öneriler içeriyor. Birçok yetkiyi yürütme organının elinde toplama ve bunları Kongre ve bağımsız federal kurumlardan alma yoluyla ABD devletinin yeniden yapılandırılmasını açıkça talep eden proje, Trump'ın Beyaz Saray'daki ilk yılında olanları özetliyor. Zira Trump, başkanlık yetkilerinin önemli ve eşi görülmemiş bir şekilde genişletilmesine dayalı olarak başkanlık yetkisini kullanarak geleneksel kurumları neredeyse sürekli olarak atlattı.

Trump'ın seçim kampanyası kapsamındaki bir mitinginin başlaması öncesinde MAGA şapkaları takan katılımcılar, 4 Kasım 2024 (Reuters)Trump'ın seçim kampanyası kapsamındaki bir mitinginin başlaması öncesinde MAGA şapkaları takan katılımcılar, 4 Kasım 2024 (Reuters)

Başkan Trump'ın yetkilerini genişletme niyeti, göreve başladığı ilk günlerde, ocak ayında Savunma, Enerji ve Dışişleri Bakanlığı gibi önemli federal kurumlarda görev yapan 18 genel müfettişi kovmasıyla ortaya çıktı. Bu hamle, Kongre içinde ve dışında geniş çapta eleştirilere yol açtı.

ABD Kongresi, 1976 yılında, yaygın bir yetki suistimali vakası olan Watergate Skandalı’nın ardından, bu tür suistimallere karşı ek bir önlem almak amacıyla bazı genel müfettişlik ofisleri kurdu. Bu ofisler güçlendirildi ve çeşitli federal kurumlara yayıldı. Çalışma yöntemleri 1978'de yürürlüğe giren önemli bir yasa (1978 Genel Müfettişlik Yasası) temelinde standartlaştırıldı. Bu yasa ve sonraki değişikliklere göre başkan genel müfettişliklere bir ismi aday gösterir ve Senato adaylığı oylamaya sunar. Başkan, genel müfettişi ancak Senato'ya 30 gün önceden bildirimde bulunarak ve görevden alma nedenini açıklayarak görevden alabilir, ancak Trump bunu yapmadı. Yasada öngörüldüğü üzere bağımsız ve Beyaz Saray'a sadık olmayan yeni adayları Senato'ya sunmak yerine, Trump, görevden alınan müfettişlerin yerine bu kurumların içinden çalışanları atadı ve onları resmi sıfatlarıyla değil, vekaleten görevlendirdi, bu da bu kurumların denetim yetkilerini açıkça zayıflattı!

Bağlı kurumlar bağımsızlıklarını savunuyor

Başkanın Amerikan devletini içeriden yeniden şekillendirme çabalarından biri de birçok bağımsız federal kurumu Beyaz Saray'ın doğrudan yetkisi altına almaya çalışması oldu. Yasa, bu kurumların belirli şartlar dahilinde özerk bir şekilde yönetilmesini öngörüyor. Bu şartlar arasında Kongre'nin denetimi ve Beyaz Saray'dan bağımsızlık yer alıyor. Beyaz Saray'ın yetkileri büyük ölçüde Senato'nun onayına veya reddetmesine sunulacak üst düzey yetkililerin aday gösterilmesiyle sınırlı. Trump'ın ABD Merkez Bankası (Federal Rezerv/FED) Başkanı Jerome Powell ile kamuoyuna yansıyan gerilimi, bu boyun eğdirme girişimlerinin bir örneği oldu. Yasa (1913 tarihli Federal Rezerv Yasası ve değişiklikleri), bu önemli finans kurumuna finansal piyasaları istikrara kavuşturmak için takdir ve düzenleme yetkisi veriyor.

Trump ve Heritage Vakfı'nın ekonomi alanında kıdemli misafir araştırmacısı Steve Moore, Washington’daki Beyaz Saray'da, gerçek hane halkı gelirindeki değişimi gösteren bir grafiğe işaret ederken, 7 Ağustos 2025 (Reuters)Trump ve Heritage Vakfı'nın ekonomi alanında kıdemli misafir araştırmacısı Steve Moore, Washington’daki Beyaz Saray'da, gerçek hane halkı gelirindeki değişimi gösteren bir grafiğe işaret ederken, 7 Ağustos 2025 (Reuters)

Bu yetkinin en doğru yorumuna göre bu konuda uzun bir tarihsel geçmişle desteklenen bu kurum, Beyaz Saray'ın müdahalesi olmaksızın, ülkenin mali durumuna ilişkin profesyonel ve bağımsız değerlendirmelerine dayanarak faiz oranlarını belirleme hakkına sahip. Bu kayıtlara ve yasalara aykırı olarak Trump, Powell'a, ihracatı teşvik etmek ve yerli üretimi desteklemek üzerine kurulu yönetimin ekonomik yaklaşımını desteklemek amacıyla (yönetimin buradaki temel hedefi Çin ile ticaret rekabeti) önemli faiz indirimleri (yani doların yabancı para birimleri karşısındaki değerinin düşürülmesi) yapması için kamuoyu önünde baskı uyguluyor. Öte yandan, FED, Başkan’ın ekonomiye ilişkin siyasi gündemini takip etmek yerine, elindeki ekonomik veriler ve finansal bilgilere dayanarak enflasyonu frenlemek ve iş piyasasını desteklemek için kademeli, ihtiyatlı ve ılımlı faiz indirimlerini tercih ediyor. Trump ile FED Başkanı Powell arasındaki gerilim, özellikle Adalet Bakanlığı'nın Powell hakkında soruşturma başlatmasının ardından, halen çözülmeyi bekliyor.

Birçok gözlemci, Trump'ın ikinci döneminin kalan üç yılının çok uzun geçeceğini ve bunun bazı olumsuz etkilerinin uzun süreli olacağını, mevcut başkanlık döneminin ötesine uzanacağını düşünüyor.

Demokratik muhaliflerin peşine düşmek

Başkan, geçtiğimiz mart ayında yayınladığı ve Amerikalıların oy kullanmak üzere kayıt yaptırmaları için belirli resmi belgeler talep eden bir başkanlık kararnamesiyle Cumhuriyetçi Parti lehine ve Demokrat Parti aleyhine seçimleri yeniden tanımlamak için yetkilerini aşmaya çalıştı. Bu yetki normalde Kongre ve eyalet meclislerine ait. Bunun gerekçesinin yasadışı göçmenlerin ve ABD vatandaşı olmayanların seçimlerde oy kullanmasını önlemek olduğu belirtildi. İlgili kuruluşlara göre Trump, bunu destekleyecek kanıt olmamasına rağmen sık sık bu argümanı tekrarlıyor. Trump, bağımsız Seçim Yardım Komisyonu'na, Amerikalıların vatandaş olduklarını ve dolayısıyla oy kullanma hakkına sahip olduklarını kanıtlamak için pasaportlarını veya doğum belgelerini kullanmalarını gerektiren yasadışı bir kararname çıkardı. Oysa bu tür belgelerin sunulmasını gerektirmeyen mevcut kolay, sorunsuz ve doğru bir süreç mevcut.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofisi'nde, 14 Ocak 2026 (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofisi'nde, 14 Ocak 2026 (Reuters)

Bu kararnamenin imzalanması, milyonlarca vatandaşın oy kullanma hakkından fiilen mahrum kalacağı anlamına geliyor. Amerikalıların neredeyse yarısının pasaportu yok ve birçok evli kadın, evlendikten sonra diğer resmi belgelerini güncellemeden soyadını değiştiriyor, bu da uğraşılması ve masraf edilmesini gerektiriyor. Birçok kişi, özellikle sınırlı gelire sahip olanlar, doğum belgelerini saklamıyor yahut saklasalar bile bunlara kolayca erişemiyor (ve bu iki grup genellikle Demokratlara oy veriyor).

Trump'ın kararı federal mahkemeye götürüldü. Mahkeme, diğer kurumların yetkilerini aştığı gerekçesiyle yürütme emrini askıya almaya karar verdi. Ancak, yönetim bu kararı, muhafazakâr çoğunluğu nedeniyle önceki davalarda Başkana daha sempatik davranan Yüksek Mahkeme'de itiraz etmeyi planlıyor.

Trump’ın yetkilerini genişletme çabalarından endişe duyan birçok gözlemci, bu iradeli adamın ikinci döneminin kalan üç yılının çok uzun geçeceğini ve bazı olumsuz etkilerin uzun süreli olacağını ve mevcut başkanlığın ötesine uzanacağını düşünüyor.


Kaostan kontrole... Trump, 2025 yılında Beyaz Saray'ı nasıl yeniden şekillendirdi?

Senatör Ted Cruz ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick, 11 Aralık 2025 tarihinde Beyaz Saray'da yapay zekâ ile ilgili bir başkanlık kararnamesini açıklayan Başkan Donald Trump'ın yanında duruyorlar. (AP)
Senatör Ted Cruz ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick, 11 Aralık 2025 tarihinde Beyaz Saray'da yapay zekâ ile ilgili bir başkanlık kararnamesini açıklayan Başkan Donald Trump'ın yanında duruyorlar. (AP)
TT

Kaostan kontrole... Trump, 2025 yılında Beyaz Saray'ı nasıl yeniden şekillendirdi?

Senatör Ted Cruz ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick, 11 Aralık 2025 tarihinde Beyaz Saray'da yapay zekâ ile ilgili bir başkanlık kararnamesini açıklayan Başkan Donald Trump'ın yanında duruyorlar. (AP)
Senatör Ted Cruz ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick, 11 Aralık 2025 tarihinde Beyaz Saray'da yapay zekâ ile ilgili bir başkanlık kararnamesini açıklayan Başkan Donald Trump'ın yanında duruyorlar. (AP)

Beyaz Saray, artık yalnızca yürütme kararlarının alındığı bir merkez olmaktan çıktı; Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk yılı boyunca sert milliyetçi politikaların kalesine dönüştü. Bu süreçte Trump, ABD’nin iç ve dış politikasını yeniden şekillendirmeye yöneldi. Yürütme erkini yasama ve yargı organları pahasına güçlendirmekle yetinmeyen Trump, Beyaz Saray’ın kurumsal yapısında ve kullandığı araçlarda köklü değişiklikler yaptı; ilk döneminden çıkardığı derslerden yararlanarak daha düzenli, zaman zaman ise daha saldırgan bir gündem dayattı.

‘Önce Amerika’ sloganı altında 2025 yılı, başkanlık kararnamelerinin kullanımında dikkat çekici bir artışa, sert gümrük tarifelerinin uygulanmasına ve göçle mücadele ile sınır güvenliği konularında derin kutuplaşmalara sahne oldu. Buna ek olarak, tehdit ve askeri müdahale düzeyine varan uluslararası gerilimler yaşandı; bu gelişmeler Washington’un hem müttefikleriyle hem de rakipleriyle olan ilişkilerini yeniden biçimlendirdi.

Bu tabloya paralel olarak, yönetim kadroları içinde de bir rekabetin öne çıktığı görülmekte. Özellikle Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasındaki çekişme, 2028 başkanlık seçimlerinde Trump’ın olası halefliği etrafında yaşanabilecek güç mücadelelerinin erken bir işareti olarak değerlendiriliyor.

Şarku’l Avsat, görüşlerine başvurduğu uzmanlar ve eski ABD’li yetkililerin, Trump’ın ikinci döneminin ilk yılının ABD’yi ekonomik ve siyasi açıdan daha içe kapanık bir çizgiye oturttuğu uyarısında bulunduğunu aktardı. Uzmanlar, uluslararası gerilimlerin ve iç bölünmelerin arttığı bir dönemde izlenen bu yaklaşımın, başkanlık makamının kişisel bir güç aracına dönüşmesi riskini beraberinde getirdiğini; demokrasinin aşınması ve ABD siyasetinde ‘güç doktrini’ olarak anılan anlayışın kalıcı hale gelmesi yönündeki endişeleri artırdığını ifade etti.

Kaostan düzene

Trump’ın ilk başkanlık dönemi (2017-2021), hızlı atamalar ve ani görevden almalarla yansıyan belirgin bir idari düzensizlikle karakterize edilmişti. Buna karşılık ikinci dönemi, daha hazırlıklı ve daha organize bir görünüm sergilemekte. Bu süreçte, başta Heritage Vakfı (The Heritage Foundation) tarafından hazırlanan ve muhafazakâr sağ politikaların güçlendirilmesini ve yürütme yetkilerinin genişletilmesini hedefleyen ‘Proje 2025’ olmak üzere, net bir ajandadan yararlanıldığı görülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan 2025 tarihinde Beyaz Saray’da yeni gümrük vergisi listesini açıkladı. (AP)ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan 2025 tarihinde Beyaz Saray’da yeni gümrük vergisi listesini açıkladı. (AP)

2025 yılının aralık ayı ortasına kadar Trump, 220’nin üzerinde başkanlık kararnamesi imzaladı. Bu sayı, ilk döneminin tamamında çıkardığı başkanlık kararnamelerinin toplamını aşarak, Franklin D. Roosevelt döneminden bu yana bu yetkinin en yoğun kullanıldığı dönemlerden birine işaret etti. Söz konusu kararnameler, Kongre’yi devre dışı bırakmak, çeşitlilik ve eşitlik politikaları gibi programları yürürlükten kaldırmak, güney sınırında güvenliği sıkılaştırmak ve göçe sert kısıtlamalar getirmek amacıyla kullanıldı. İlk dönemde daha çok doğaçlama nitelikte olan kararların aksine, ikinci dönemde ekonomi ve güvenlik ön plana çıktı; federal bürokrasinin küçültülmesi, ekonomik önceliklerin yeniden düzenlenmesi ve iş insanları ile teknoloji sektöründeki büyük aktörlerin yönetim içindeki rolünün artırılması hedeflendi.

Nisan 2025’te Trump, genel olarak yüzde 10 oranında gümrük tarifeleri uygulamaya koydu; bu oran Çin ve bazı diğer ülkeler için yüzde 50 ile 145 arasında değişen seviyelere yükseltildi. Amaç, dış ticaret açığını azaltmak olarak açıklandı. Ancak uzmanlara göre bu politikalar, sanayi sektöründe kısmi bir durgunluğa yol açtı ve Trump’ın seçim kampanyasında vadettiği ‘ekonomik refahın’ aksine, ABD orta sınıfını zayıflattı.

Uzmanlar, Trump’ın ikinci döneminin ilk yılında Beyaz Saray’ın iç çekişmelerin yaşandığı bir alandan, daha çok kontrol ve yönlendirme aracına dönüştüğünü belirtiyor. Gözlemcilere göre, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, başkanın karar alma süreçlerinde ve siyasi intikam eğilimlerini yönetmede önemli bir etkiye sahip. Aynı şekilde, 28 yaşındaki Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in de medya mesajlarının oluşturulması ve eleştirilere karşı duruşta artan bir rol üstlendiği ifade ediliyor. Her iki isim de Trump yönetimi içinde kadınların güçlü temsiline örnek olarak gösteriliyor.

ABD müdahaleleri devam ediyor

ABD’nin eski Suriye özel temsilcisi emekli büyükelçi James Jeffrey, Ortadoğu’da uluslararası müdahaleyi destekleyen bir çizginin etkili olduğuna işaret etti. Bu çizginin Steve Witkoff, Jared Kushner, Tom Barrack ve Morgan Ortagus’tan oluşan bir ekipten meydana geldiğini belirten Jeffrey, bu grubun Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile ittifak halinde olduğunu söyledi. Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda Jeffrey, yönetim ile doğrudan Başkan Donald Trump’la bağlantılı güçlü ticari çıkarların bulunduğuna dikkat çekerek, bunun Ortadoğu’da askeri, ticari ve diplomatik angajmanın yoğun biçimde sürmesine yol açtığını ifade etti.

Beyaz Saray tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, ABD Başkanı ve yönetim kadrosunun 3 Ocak'ta Venezuela'daki askeri operasyonu izlediği görülüyor.Beyaz Saray tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, ABD Başkanı ve yönetim kadrosunun 3 Ocak'ta Venezuela'daki askeri operasyonu izlediği görülüyor.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nda kıdemli araştırmacı olan ve Demokrat ve Cumhuriyetçi birçok ABD yönetiminde görev yapmış bulunan Aaron David Miller ise Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk yılının pragmatizm ve hızlı anlaşmalar yapmaya odaklanma ile karakterize edildiğini savundu. Şarku’l Avsat’a konuşan Miller, Trump’ın sekiz çatışmayı sona erdirdiğini iddia etmesine rağmen, krizlerin derin nedenlerini ele almakla ilgilenmediğini; çatışmaları yalnızca yüzeysel biçimde sonlandırmakla yetindiğini söyledi.

Miller, değerlendirmesinde Gazze’ye özel bir parantez açarak, ateşkes sağlanmasına ve rehinelerin serbest bırakılmasına rağmen bölgenin ‘işlevsel bir istikrara’ yaklaşmadığını belirtti. İran konusunda ise ABD saldırılarının nükleer programı geciktirdiğini, ancak tamamen ortadan kaldırmadığını ifade etti. Venezuela’yı da ‘hızlı zafer’ anlayışının bir yansıması olarak tanımlayan Miller, Trump’ın demokratik bir geçiş için koşullar yaratmayı değil, Nicolas Maduro ve eşinin ‘kaçırılması’ yoluyla askeri güç gösterisi yapmayı hedeflediğini, buna karşın mevcut rejimin ayakta bırakıldığını ileri sürdü.

Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, 23 Eylül'de New York'ta ABD Başkanı Donald Trump ile Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei arasında yapılan toplantıya katıldı. (Reuters)Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, 23 Eylül'de New York'ta ABD Başkanı Donald Trump ile Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei arasında yapılan toplantıya katıldı. (Reuters)

Miller, Trump’ın Amerikan kararlılığını ve gücünü yeniden tesis etme fikrini öne çıkardığını; bunun da dünya liderlerini hızla kendisiyle temas kurmaya yönelttiğini belirtti. Buna göre bazı liderler, Kolombiya Devlet Başkanı örneğinde olduğu gibi korku nedeniyle; bazıları, Maria Machado liderliğindeki Venezuela muhalefetinde görüldüğü üzere dışlanmışlık hissiyle; bazıları ise Avrupa Birliği (AB) örneğinde olduğu gibi iç bölünmeler sebebiyle Trump’la iletişime geçme arayışına girdi. Miller, Trump’ın dış politikasına yönelik yaygın bir öfke ve hayal kırıklığı bulunduğunu, buna karşılık dünya liderlerinin onu yatıştırmaya ve yakınlaşmaya yönelik çabalarının da eş zamanlı olarak arttığını gözlemlediğini ifade etti.

En büyük kaygısının ise ‘Amerikan siyasi sisteminin işlemez hale gelmesi’ olduğunu vurgulayan Miller, bu yapının onarılmasının ‘uzun zaman alacağını’ söyledi.

‘Önce Amerika’ hareketine duyulan hayal kırıklığı

ABD Başkanı’nın Venezuela’daki kısa süreli operasyonlardan Nijerya’da terörle mücadele kapsamında düzenlenen hava saldırılarına, oradan da Grönland üzerinde kontrol sağlama girişimlerine kadar uzanan dış müdahaleleri, Trump yönetimi içindeki izolasyoncu kanatta hayal kırıklığına yol açtı. Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’nde araştırmacı olan Scott Abramson, Trump’ın seçim tabanının ve yönetiminin, başkanın mayıs ayında Riyad’da yaptığı ve ‘anlamadıkları karmaşık toplumlara müdahale edenleri’ eleştirdiği konuşmayı memnuniyetle karşıladığını hatırlattı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 9 Ocak'ta Beyaz Saray'da (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 9 Ocak'ta Beyaz Saray'da (Reuters)

Ancak Abramson, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, söz konusu konuşmadan bu yana ABD’nin dış angajmanının genişlediğine dikkat çekti. Abramson’a göre bu süreç, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış anlaşmasına arabuluculuktan Gazze’de ateşkes anlaşmasına, İsrail ile Suriye arasında bir uzlaşı sağlama girişimlerine kadar uzandı.

Abramson, ABD’nin İran’ın nükleer programını hedef almada elde ettiği başarıların ve Tahran’ın Batı yarımküredeki en yakın müttefiki olan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun devrilmesinin, Trump’ın uluslararası alanda Amerikan gücünü kullanma eğilimini güçlendirdiğini savundu. Buna karşılık, Trump’ın seçim tabanındaki izolasyoncu kesimlerin bu yönelimden rahatsız olduğunu ve bunun ‘Önce Amerika’ sloganıyla çeliştiğini düşündüklerini belirtti.

Aaron David Miller ise bu sloganı farklı yorumladı. Miller’a göre ‘Önce Amerika’, bir izolasyon politikasından ziyade Trump’ın güç ve kontrol duygusunu, ABD’nin her yerde nüfuz sahibi olduğunu kanıtlama arzusunu yansıtıyor. Miller, başkanlık yetkilerinde ‘emsalsiz bir şişme’ yaşandığını, Amerikan norm ve kurumlarının zayıflatıldığını, yolsuzluk ve kayırmacılığın arttığını ve bunun ABD yönetiminin temel dokusuna zarar verdiğini ifade etti.

‘Güç, hak oluşturur’

Washington’daki Arap-Amerikan Enstitüsü Başkanı James Zogby, Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk yılını ‘korkutucu’ olarak nitelendirerek, Amerikan demokrasisi ile iç ve dış politikaya verilen zararlar konusundaki endişesini dile getirdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Zogby, Trump’ın ‘anayasal korumaları parçaladığını, emirlerini yerine getiren güçleri serbest bıraktığını, protestoları bastırdığını ve binlerce federal çalışanın işten çıkarılmasına yol açan bir ekonomik program uyguladığını’ söyledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 15 Ocak'ta Minneapolis'te tahrip edilen bir ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu aracının fotoğrafını gösteriyor. (Reuters)Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 15 Ocak'ta Minneapolis'te tahrip edilen bir ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu aracının fotoğrafını gösteriyor. (Reuters)

Zogby’ye göre Trump’ın ilk dönemi farklıydı; çünkü generaller, kararlarını sınırlayacak mekanizmalar oluşturmuştu. İkinci döneminde ise Trump, ‘Proje 2025’ vizyonuna ve isteklerini yerine getirmeye hazır bir sadık kadroya güvenerek hareket etti; bu kadro siyasi hırs veya pozisyonlarını kaybetme korkusuyla Başkan’ın taleplerini uyguluyordu.

Zogby, Trump’ın uluslararası hukuktan uzaklaşması ve ‘kendi ahlak anlayışına’ dayanması durumunun, gücün hak oluşturduğu bir anlayışı pekiştirdiğini ifade etti. Zogby, Trump’ın Amerikalılara Venezuela petrolünden faydalanacakları yönündeki vaatlerinin gerçeğe dayalı olmadığını; ağır petrol altyapısının onarımının yıllar alacağını belirtti.

Beyaz Saray'daki rekabetçi atmosfer

Seçim kampanyaları yaklaşırken, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında belirgin bir rekabet göze çarpıyor. MAGA tabanına yakınlığıyla bilinen Vance, etkisini iç politikadaki hamlelerle güçlendirirken, Rubio ise açık bir rekabet olmadığını belirtip ülkesinin uluslararası alandaki varlığını artırmaya odaklanıyor.

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Vance, 2028 başkanlık seçimleri için güçlü bir aday olarak görülürken, bu rekabet Cumhuriyetçi Parti içindeki milliyetçi ve geleneksel kanatlar arasındaki daha derin bir mücadelenin yansıması olarak değerlendiriliyor.

Zogby’ye göre bu çatışma esasen politika farklılıklarından ziyade nüfuz ve mevki mücadelesi etrafında şekilleniyor. Zogby, Trump’ın sadakat temelli atamaları ve ismini ulusal kurumların önüne koyma eğiliminin, ‘hırslı bir otoriter sistem’ inşasına işaret ettiğini ve bunun önümüzdeki yıllarda Amerikan demokrasisi üzerinde derin etkiler yaratabileceğini vurguladı.


Trump: Britanya, Chagos Adaları'nı Mauritius'a devrederek aptalca bir hata yaptı

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: Britanya, Chagos Adaları'nı Mauritius'a devrederek aptalca bir hata yaptı

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı açıklamada, kendisinin Danimarka'ya ait Grönland adasının kontrolünü ele geçirmeye çalıştığı bir dönemde, İngiltere'nin Hint Okyanusu'ndaki Chagos Adaları'nı Mauritius'a devretmeyi öngören 2024 tarihli anlaşmayı imzalamasının "büyük bir aptallık" olduğunu söyledi.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, "İngiltere'nin bu kadar hayati bir bölgeyi vermesi çok aptalca bir hareket ve Grönland'ı ele geçirmemiz için ulusal güvenlik nedenlerinin çok uzun listesindeki bir diğer madde" ifadelerini kullandı.

Bu, Trump'ın daha önce anlaşmayı desteklediği göz önüne alındığında, pozisyonunda önemli bir değişikliğe işaret ediyor.

2024 yılında Britanya, eski sömürgesi Mauritius'un Chagos Adaları üzerindeki egemenliğini tanıyan ve takımadaların en büyük adası olan Diego Garcia'da kira sözleşmesiyle ortak bir İngiliz-Amerikan askeri üssünü elinde tutan "tarihi bir anlaşmaya" imza attı.

Britanya, eski sömürgesinin 1960'larda bağımsızlığını kazanmasının ardından Chagos Adaları üzerindeki kontrolünü elinde tutmuştu.

Trump şunları yazdı: “Şaşırtıcı bir hamleyle, büyük NATO müttefikimiz Birleşik Krallık, hayati önem taşıyan bir ABD askeri üssüne ev sahipliği yapan Diego Garcia'yı hiçbir sebep yokken Mauritius'a devretmeyi planlıyor.”

Şöyle devam etti: “Çin ve Rusya'nın bu tam bir zayıflık gösterisine karşı tetikte olduklarından şüphe yok” diyerek “Bunlar sadece gücü anlayan uluslararası güçlerdir; bu yüzden, benim liderliğim altında, sadece bir yıl içinde, Amerika Birleşik Devletleri daha önce hiç olmadığı kadar saygı görüyor.”

Trump, Chagos'u Grönland'a benzeterek, "Danimarka ve Avrupalı ​​müttefikleri doğru olanı yapmalı" diye yazdı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Chagos anlaşması geçen mayıs ayında Londra'da imzalandı ve o dönemde Washington tarafından onaylandı.

 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmayı Twitter üzerinden övdü ve Diego Garcia üssünün "uzun vadeli, istikrarlı ve etkili kullanımını sağladığını" ve bunun "bölgesel ve küresel güvenliğin temel taşı" olduğunu belirtti.