Amerikalı üniversite öğrencilerinden "kampüslerdeki protestolar antisemitik" iddialarına sert yanıt

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Amerikalı üniversite öğrencilerinden "kampüslerdeki protestolar antisemitik" iddialarına sert yanıt

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD’de Columbia Üniversitesinde başlayan ve ülkenin farklı eyaletlerindeki birçok üniversiteye yayılan Gazze eylemlerine Maryland Üniversitesi öğrencileri de katılırken, gösterilere katılan öğrenciler "kampüslerdeki öğrenci protestoları antisemitik" iddialarına sert tepki gösterdi.

Columbia Üniversitesinde başlayan ve kısa sürede New York Üniversitesi (NYU), New School, Stanford, Yale, MIT ve Texas gibi ülkenin önemli üniversitelerine yayılan Filistin'e destek eylemleri büyüyerek devam ediyor.

ABD'de başkent Washington'a yarım saatlik mesafedeki Maryland Üniversitesinden bir grup öğrenci de, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki amacıyla üniversite kampüsünün bahçesinde eyleme başladı.

Yüzden fazla öğrencinin katıldığı ve aralarında farklı din ve etnik kökene mensup öğrencilerin bulunduğu grup, Gazze'de acil ateşkes için sloganlar attı.

AA muhabirinin mikrofon uzattığı Amerikalı üniversite öğrencilerinin ortak vurgusu, Columbia'da başlayıp yayılan üniversite protestosuna katılan arkadaşlarına destek olmak, İsrail ile ona destek olan ABD yönetimini protesto etmek ve okullarının İsrail'e silah satan firmalarla ilişkisini kesmesi oldu.

- Amerikalı Yahudi öğrenciden net mesaj: "Gazze'yi bombalamayı bırakın"

Maryland Üniversitesinde üçüncü sınıf öğrencisi olan ve "Barış İçin Yahudilerin Sesi" öğrenci birliğinin başkan yardımcılığını yapan Amerikalı Yahudi öğrenci Brandy Kaplan, amaçlarının Gazze'deki katliamlara dikkati çekmek olduğunu belirtti.

Columbia Üniversitesinde başlayan Gazze'ye destek gösterilerine kendilerinin de bu şekilde katılıp destek olduğunu kaydeden Kaplan, bir diğer amaçlarının ise üniversitenin ortak çalıştığı ve İsrail'e silah üreten firmalarla ilişkinin kesilmesi çağrısı olduğunu vurguladı.

Kaplan, "Güvende olabilmemiz için bir köşeye itilip insanları öldürmemize gerek yok. Başta Filistin olmak üzere dünya halklarının birkaç adımla özgürleşmesinin ve ilk adımın kalıcı ateşkes olduğuna inanıyorum. O yüzden önce kalıcı ateşkes; sonra Batı Şeria ve Gazze'deki şiddet içeren askeri işgale son verilmesi, sonra da Filistin halkının yönettiği tek bir devlet." şeklinde konuştu.

İsrail'in Gazze'deki şiddetini "soykırım" olarak tanımlayan Kaplan, "Benim demek istediğim şu: Okulları bombalamayı bırakın, çiftlikleri bombalamayı bırakın, hastaneleri bombalamayı bırakın demek istiyorum. Gazze'nin çocukları ödenecek bedel olmamalı." dedi.

- "Antisemitizm iddiaları inanılmaz derecede sinir bozucu"

Üniversite kampüslerindeki öğrenci protestolarının Yahudi karşıtlığı olduğu iddiaları hakkında da fikirlerini paylaşan Kaplan, "İnanılmaz derecede sinir bozucu olduğunu söyleyebilirim. Yahudi halkının hepsinin Filistin'in yok edilmesini istediğini söylemekten daha fazla antisemitizmi doğrulayan ne olabilir? Bizim örgütümüzde antisemitizme yer yok." dedi.

Kendilerinin sadece Filistin halkının kurtuluşu için değil dünyanın herhangi bir yerinde ezilen uluslar için aynı mücadeleyi vermeye istekli olduğu kaydeden Amerikalı Yahudi öğrenci, "İsrail'i eleştiren bu hareketler, sadece İsrail hükümetini eleştirmekle kalmıyor, çünkü pek çok kişi İsrail hükümetini eleştirmek Yahudi karşıtı değil, devleti eleştirmek Yahudi karşıtıdır diyecektir. Biz de hayır demek istiyoruz, bunu eleştirmek Yahudi düşmanlığı değildir. Aslında Yahudi halkının dünyada güvende olabilmesi için bir devlete ihtiyacı olduğunu ima etmek antisemitiktir." şeklinde konuştu.

- "Biden İsrail'i finanse etmeye devam ederse seçimleri kazanamayacak"

Üniversitedeki Filistin gösterilerinde aktif rol alan Ahlam isimli Amerikalı Arap Halk Sağlığı Bölümü öğrencisi ise, eylemlerinin ana amacının Gazze halkıyla dayanışma olduğunu belirtti.

Maryland Üniversitesi'nin birçok askeri firma ile ortak çalıştığını ve bu firmaların İsrail'e silah sattığını anlatan Ahlam, "Biden bunu finanse etmeye ve desteklemeye devam ederse kasım ayındaki seçimleri kazanamayacak. Bu nedenle ABD'de büyük ayaklanmalar gördük. Pek çok insan haklı olarak Biden'a kızgın." dedi.

Amerikalı Arapların ve Müslümanların Gazze politikaları nedeniyle Biden'a olan tepkilerini açıkça dile getirdiğini vurgulayan Ahlam, "Bu yüzden ona, ya soykırımı finanse etmeyi bırakırsın ya da kasım ayında kazanamazsın mesajını gönderiyoruz." şeklinde konuştu.

Amerikan üniversitelerindeki öğrenci protestolarının antisemitizmle hiçbir ilgisinin olmadığını kaydeden Ahlam, "Bu protesto kesinlikle Yahudi düşmanlığı değildir. Burada bizimle birlikte gösterilere katılan Yahudi öğrenci arkadaşlarımız var. Özgür Filistin için Yahudiler şeklinde pankartlar taşıyorlar. Hepimiz özgür olana kadar hiçbirimiz özgür değiliz ve Filistin'in kurtuluşu çağrısı hiçbir şekilde Yahudi halkının yok edilmesi anlamına gelmez." dedi.

- "Üniversitemin bu soykırımdaki suç ortaklığına karşı çıkıyorum"

Richard adlı Amerikalı siyahi öğrenci ise, ülkenin farklı üniversitelerindeki öğrenci protestolarına destek verdiğini söyledi.

"İsrail'in Gazze'deki Filistinlilere karşı uyguladığı soykırıma ve üniversitemin bu soykırımdaki suç ortaklığına karşı çıkıyorum. Çünkü bu üniversitenin silah üreticileriyle çok fazla bağı var ve buna bir son verilmesini istiyoruz." diyen Richard, binlerce insanın hayatını kaybettiği bir durumda hiçbir şey yok gibi davranılamayacağını belirtti.

Biden yönetimine, "Eğer insan haklarını bu kadar destekliyorsanız, soykırım yapan bir ülkeye silah gönderme konusunda da tutarlı davranmanız gerekir." diye seslenen Amerikalı öğrenci, kampüslerdeki öğrenci protestolarının antisemitik olduğu iddialarına yönelik, "Açıkçası bu çok saçma. Yahudi karşıtlığı, Batı medeniyetinde nefretin en eski biçimlerinden biridir. Bu, kınanması gereken bir şeydir. Ancak bir ülkenin politikasını eleştirmek aynı şey değildir, bu tamamen ayrı bir şey." yanıtını verdi.



ABD ordusu, cumartesi günü Başkan Trump'a İran'a saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
TT

ABD ordusu, cumartesi günü Başkan Trump'a İran'a saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)

ABD televizyonu CBS News’e konuşan kaynaklar, ABD’li üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin, cumartesi günü Başkan Donald Trump'a ordunun İran'a olası saldırıları gerçekleştirmeye hazır olduğunu ve herhangi bir eylemin takviminin hafta sonunu aşabileceğini bildirdiklerini söyledi.

Ulusal güvenlik konularının hassasiyeti nedeniyle kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen yetkililer, Trump'ın saldırı konusunda henüz nihai bir karar vermediğini belirterek, istişarelerin devam ettiğini ve çeşitli olasılıklara açık olduğunu vurguladı.

Kaynaklardan bazıları, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Washington’ın operasyona devam etmesi halinde İran'ın başlatabileceği olası eylemler veya karşı saldırılara hazırlık olarak bazı personeli geçici olarak Ortadoğu'dan Avrupa'ya veya ABD içindeki başka yerlere naklettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynaklardan biri, varlıkların ve personelin yeniden konuşlandırılmasının, olası bir ABD askeri harekâtı öncesinde rutin bir prosedür olduğunu ve İran'a bir saldırının yakın olduğu anlamına gelmediğini açıkladı.

Pentagon’un bir sözcüsü ise çarşamba öğleden sonra CBS News'e yaptığı açıklamada, paylaşacak herhangi bir bilgisi olmadığını söyledi.

CNN'e konuşan bazı kaynaklar da ABD ordusunun bu hafta sonu İran'a saldırı düzenlemeye hazır olduğunu, ancak Başkan Trump'ın böyle bir harekatı onaylayıp onaylamayacağına dair henüz nihai bir karar vermediğini söyledi.

Kaynaklar, Beyaz Saray’ın, Ortadoğu'daki ABD hava ve deniz kuvvetleri de dahil olmak üzere son günlerde önemli takviye güçlerin gönderilmesinin ardından, ordunun hafta sonu itibarıyla saldırıya hazır olabileceği konusunda bilgilendirildiğini belirtti. Ancak bir kaynak, Trump'ın özel olarak gerçekleştirilen toplantılarda askeri harekatın lehine ve aleyhine olan argümanları tartıştığını ve en iyi hareket tarzı konusunda danışmanlarının ve müttefiklerinin görüşlerini aldığını belirterek, hafta sonuna kadar bir karar verip vermeyeceğinin belirsiz olduğunu ekledi. Kaynak, “Bu konuyu düşünmek için çok zaman harcıyor” ifadelerini kullandı.

ABD merkezli haber sitesi Axios daha önce bazı kaynaklara dayanarak, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran ile büyük bir savaşa daha yakın olduğunu ve devam eden diplomatik çabaların başarısız olması halinde bunun yakında gerçekleşebileceğini öne sürmüştü.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran ve ABD'nin dün Cenevre'de yapılan ikinci tur müzakerelerde temel ‘kılavuz ilkeler’ üzerinde anlaşmaya vardığını, ancak iki tarafın hala üzerinde çalışması gereken konular olduğunu açıkladı.

Öte yandan ABD'li bir yetkili, İran'ın nükleer müzakerelerdeki uçurumları kapatmak için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı öneriler sunacağını söyledi. Kimliğini açıklamak istemeyen yetkili, “İlerleme kaydedildi, ancak hala tartışılması gereken birçok ayrıntı var” diye ekledi.

Trump, müzakerelerin öncesinde yaptığı bir açıklamada, Cenevre’deki görüşmelere ‘dolaylı olarak’ katılacağını söylemiş ve Tahran'ın bir anlaşmaya varmak istediğine inandığını ifade etmişti.


Ukrayna, Moskova'ya verdiği destek nedeniyle Belarus Cumhurbaşkanına yaptırımlar uyguladı

Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
TT

Ukrayna, Moskova'ya verdiği destek nedeniyle Belarus Cumhurbaşkanına yaptırımlar uyguladı

Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)

Ukrayna, Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'ya yaptırımlar uyguladı ve savaş sırasında Rusya'ya verdiği destek nedeniyle Minsk'e karşı "karşı önlemleri yoğunlaştıracağını" belirtti.

Rusya'nın en yakın müttefiklerinden biri olan Belarus, Moskova'nın 2022'deki işgaline bir sıçrama tahtası görevi görmüş ve Rus güçlerinin geri püskürtülmeden önce Ukrayna başkentine yaklaşmasına imkan sağlamıştı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Ukraynalıların öldürülmesinde (Lukashenko tarafından sağlanan) her türlü yardıma karşı önlemleri önemli ölçüde yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı.

Belarus cumhurbaşkanlığı basın ofisi henüz yorum talebine yanıt vermedi.

Zelenskiy, Ukrayna ile 1.000 kilometreden fazla sınırı paylaşan Belarus'un, Moskova'nın ülkesine yönelik büyük ölçekli insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemesine yardımcı olduğunu belirtti.

Ukrayna ve Belarus arasındaki sınırda fiili bir çatışma olmamasına rağmen, Zelenskiy, Minsk'in Rusya'ya 2025'in ikinci yarısında Ukrayna'ya yönelik saldırılarda kullanılan İHA’ları kontrol etmek için kendi topraklarında sistemler konuşlandırma izni verdiğini ifade etti.

Lukaşenko zaten ABD ve Avrupa yaptırımlarına tabi. Ukrayna'nın bu adımı büyük ölçüde sembolik olsa da Zelenskiy ülkesinin yeni önlemlerin "küresel bir etkiye" sahip olmasını sağlamak için ortaklarıyla birlikte çalışacağını belirtti.


ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Washington'un Tahran'a karşı attığı son adımlar kapsamında, 18 İranlı yetkili ve  telekomünikasyon sektörü liderine vize kısıtlaması getireceğini duyurdu.

İran nükleer programı konusunda Cenevre'de Tahran ve Washington arasında yapılan ikinci tur görüşmelerin ardından İranlılar "ilerleme" kaydedildiğini ve olası bir anlaşmaya hazırlık olarak yazılı çalışma belgeleri sunmaya hazır olduklarını belirtirken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Tahran'ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen "kırmızı çizgileri" aşmayı henüz kabul etmediğini teyit ederek, denklemde bir değişiklik olmazsa diplomasinin "doğal sonuna" ulaşabileceğini ima etti.

Uzmanlar, uydu görüntülerinin, İran'ın yakın zamanda hassas askeri bölgedeki yeni bir tesisin üzerine beton kalkan inşa ettiğini ve bunu toprakla örttüğünü gösterdiğini, bunun da ABD ile artan gerilimler arasında İsrail'in geçen yıl bombaladığı bildirilen bölgede çalışmaların ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.