Tayvan'ın yeni lideri göreve başlarken protestolar patlak verdi

Protestocular Taipei'de Tayvan Parlamentosu önünde toplandı (AFP)
Protestocular Taipei'de Tayvan Parlamentosu önünde toplandı (AFP)
TT

Tayvan'ın yeni lideri göreve başlarken protestolar patlak verdi

Protestocular Taipei'de Tayvan Parlamentosu önünde toplandı (AFP)
Protestocular Taipei'de Tayvan Parlamentosu önünde toplandı (AFP)

Tayvan'ın yeni lideri Lai Ching-te görevdeki ilk gününü, muhalefet partilerinin yeni yönetimi daha sıkı denetime tabi tutmayı amaçlayan yasama girişimini protesto etmek için binlerce kişinin adanın parlamentosunu kuşatmasını izleyerek geçirdi.

Kuomintang ve Tayvan Halk Partisi tarafından sunulan reform tasarısı, hükümet görevlilerinin yasama organına yanlış beyanda bulunmaları, soruları yanıtlamayı veya belge sağlamayı reddetmeleri ya da bilgi saklamaları halinde belirsiz bir şekilde tanımlanan "parlamentoya saygısızlık" suçundan cezalandırılmalarını amaçlıyor. 

Yasa tasarısı ayrıca liderin kilit politika konularında parlamentoya yıllık bir konuşma yapmasını da gerektiriyor.  

Lai'nin partisi ve destekçileri, bu yasanın hassas diplomatik veya stratejik bilgilerin milletvekillerine açıklanmasını zorunlu kılarak Tayvan'ın güvenliğine yavaş yavaş zarar verebileceğini iddia ediyor.

CNN'e göre, cuma günü yasa tasarısını geçirmek için son bir hamle yapması beklenen Kuomintang (KMT) ve Tayvan Halk Partisi (TPP), hükümetin hesap verebilirliğini artırmak ve yolsuzlukla mücadele etmek için yeni yasalara ihtiyaç olduğunu savunuyor.

Muhalefet partilerinin Pekin'e daha yakın olduğu düşünülüyor. Lai, partisi ve destekçileriyse "ayrılıkçı" olarak görülüyor.

Pazartesi günü yemin ettikten sonra yaptığı ilk konuşmada Tayvan'ın egemenliğine özellikle vurgu yapan Lai, uzun süredir adayı Çin anakarasıyla yeniden birleştirme politikası izleyen Pekin'i kızdırmıştı. 

Yeni lider, Çin'in Tayvan'ın varlığının "gerçekliğiyle yüzleşeceğini", halkının "seçimlerine saygı duyacağını" ve "iyi niyetle, çatışma yerine diyaloğu seçeceğini" umduğunu söyledi. Lai, adanın "Çin'den gelen birçok tehdit ve içeri sızma girişimi karşısında" kendini savunmaya kararlı olduğunu da sözlerine ekledi.

Milletvekilleri salı akşamı geç saatlerde reform tasarısını tartışırken, dışarıdaki protestocular muhalefet partilerini reformları zorla geçirmeye çabalamakla ve Çin'le işbirliği yaparak "demokrasiyi öldürmeye" çalışmakla suçladı.

24 yaşındaki üniversite öğrencisi Lee Li, "Bence bugün bu kadar çok insanın dışarı çıkması, milletvekillerine güçlerinin halk tarafından verildiğinin farkında olmaları gerektiğine dair bir uyarı" dedi.

Yasama Yuanı diye bilinen parlamentonun içinde, milletvekillerinin pankartlar açması ve birbirlerine bağırmasıyla kaos hüküm sürdü. Ancak cuma günkü gibi fiziksel münakaşa yaşanmadı.

İktidar partisi milletvekilleri "Demokrasi öldü" yazılı kafa bantları takarken, muhalefet üyeleri "Parlamentoda reform, güneş ışığı içeri girsin" yazılı pankartlar taşıdı.

İktidar partisinin denetçisi Ker Chien-ming, muhalefet milletvekilleriyle alay ederek şöyle dedi:

Bugün meclis kürsüsünde KMT ya da TPP yok. Şi Cinping var.

Chien-ming'e "Kapa çeneni!" diye bağrıldı. 
Independent Türkçe



Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
TT

Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)

Somali ile ABD arasındaki ilişkiler, Washington’ın Mogadişu’daki hükümetin yararlandığı ek yardımları durdurmayı planladığını açıklamasının ardından en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme, tonlarca gıda yardımının akıbetine ilişkin yaşanan anlaşmazlık ortamında meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın dış yardımlardan sorumlu müsteşarı, çarşamba günü X platformunda yaptığı paylaşımda, Somalili hükümet yetkililerinin Washington tarafından finanse edilen Dünya Gıda Programı’na (WFP) ait bir depoyu tahrip ettiğini ve savunmasız Somalililer için bağışçılar tarafından sağlanan gıda yardımlarına yasa dışı şekilde el koyduğunu belirtti.

Yetkili, bu nedenle Washington’ın Somali’ye yönelik yardımlarını askıya alacağını ifade etti. Yardımların parasal değerine ilişkin ise henüz net bir bilgi verilmedi.

Somali Dışişleri Bakanlığı ise dün, ABD tarafından sağlanan yardımların çalındığı yönündeki iddiaları yalanladı ve söz konusu yardımların halen WFP’nin kontrolünde olduğunu açıkladı.

Bakanlık, ana yardım deposunun bulunduğu Mogadişu Limanı bölgesinde, ‘mavi depo’ olarak bilinen tesiste genişletme ve rehabilitasyon çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, bu çalışmaların insani yardımların muhafazası, yönetimi veya dağıtımını etkilemediği vurgulandı.

yjuı
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bulunan ofisinde Reuters'e verdiği röportajda (Reuters – Arşiv)

WFP adına konuşan bir sözcü, liman yetkililerinin mavi depoyu yıktığını, WFP’nin ise bu sorunun çözümü ve yardımların güvenli şekilde depolanmasının sağlanması için yetkililerle iş birliği yaptığını söyledi.

Reuters’ın incelediği ve Mogadişu Limanı İdaresi tarafından düzenlenen bir teslimat belgesinde, çarşamba günü itibarıyla, daha önce mavi depodan başka bir depoya taşınan gıda maddelerinin WFP tarafından teslim alındığı belirtildi. Belgenin Somali’deki bir WFP yetkilisi tarafından imzalandığı görülürken, el yazısıyla eklenen bir notta, laboratuvar incelemesinin gıdaların insan tüketimine uygun olduğunu teyit etmesinin ardından nihai teslim almanın onaylanacağı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da çarşamba günü yaptığı açıklamada, yardımların yeniden başlatılmasının, Somali hükümetinin sorumluluk üstlenmesi ve durumu düzeltmeye yönelik adımlar atması şartına bağlı olacağını bildirdi.


Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
TT

Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)

Çin ve İran’a ait savaş gemileri, Güney Afrika’da düzenlenecek ve Rusya’nın da katılımının hedeflendiği deniz tatbikatları öncesinde, dün ülkenin güneyindeki ana deniz üssü açıklarına demirledi.

Güney Afrika’nın 9-16 Ocak tarihleri arasında ev sahipliği yapacağı Will for Peace (Barış için İrade) tatbikatının, katılımcı ülkelerin birçoğuyla görüş ayrılıkları yaşayan ABD ile gerilimi artırabileceği belirtiliyor.

AFP muhabirleri, çarşamba günü Cape Town’daki False Bay Limanı’nda iki Çin savaş gemisini görüntülerken, dün bu gemilere bir İran savaş gemisi de katıldı. Güney Afrikalı deniz yetkilileri, Çin’in öncülük ettiği tatbikatlara Rusya’ya ait savaş gemilerinin de katılmasının beklendiğini açıkladı.

Güney Afrika Ulusal Savunma Kuvvetleri aralık ayında yaptığı açıklamada, tatbikatların ‘deniz taşımacılığının güvenliği ve denizle bağlantılı ekonomik faaliyetlere’ odaklandığını duyurmuştu. Açıklamada, tatbikatların amacının ‘barışçıl deniz güvenliği girişimlerine destek konusunda iş birliğini derinleştirmek’ olduğu ifade edilmiş, faaliyetlere Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS ülkelerinin deniz kuvvetlerinin yanı sıra, gruba daha sonra katılan Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve son olarak Endonezya’nın da dahil olacağı belirtilmişti.

Ortak tatbikatların Kasım 2025’te yapılması planlanıyordu ancak Johannesburg’da düzenlenen G20 Zirvesi ile tarihlerin çakışması nedeniyle ertelenmişti. ABD Başkanı Donald Trump, BRICS ülkelerini ‘ABD karşıtı’ politikalar izlemekle suçlamıştı. Güney Afrika ise Rusya ile yakın ilişkileri ve Gazze savaşı nedeniyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) soykırım davası açması başta olmak üzere çeşitli politikaları nedeniyle ABD’nin eleştirilerine maruz kalmıştı.

Güney Afrika ordusu ayrıca, 2023 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin birinci yıl dönümüne denk gelen dönemde Rusya ve Çin ile deniz tatbikatları düzenlemesi nedeniyle de eleştirilmişti. Üç ülke ilk ortak deniz tatbikatını 2019 yılında gerçekleştirmişti.


İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
TT

İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)

İran devlet televizyonu, bugün ülke genelinde gece boyunca süren protestolarla ilgili sessizliğini bozdu. Can kayıpları olduğunu ve ABD ile İsrail ile bağlantılı "terörist ajanların" yangın çıkardığını ve şiddeti kışkırttığını iddia etti.

Devlet televizyonunda sabah 8 haber bülteninde yayınlanan kısa haber, gösterilerle ilgili ilk resmi haberdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre haberde, protestoların şiddet olaylarıyla gölgelendiği ve bu olayların can kaybına yol açtığı belirtildi, ancak ayrıntılar verilmedi.

Ayrıca protestolar sırasında "özel araçların, motosikletlerin ve metro, itfaiye araçları ve otobüsler gibi kamuya açık yerlerin ateşe verildiği"  belirtildi.