Sürpriz yaparak Singapur'a giden Zelenski, Çin'i hedef aldı

Ukrayna lideri, İsviçre'de yapılacak Küresel Barış Zirvesi'ne daha fazla katılımcı istiyor

Zelenski, Austin'le görüştüğü odadan çıkarken böyle görüntülendi (AFP)
Zelenski, Austin'le görüştüğü odadan çıkarken böyle görüntülendi (AFP)
TT

Sürpriz yaparak Singapur'a giden Zelenski, Çin'i hedef aldı

Zelenski, Austin'le görüştüğü odadan çıkarken böyle görüntülendi (AFP)
Zelenski, Austin'le görüştüğü odadan çıkarken böyle görüntülendi (AFP)

Daha önce açıklanmadığı halde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Singapur'a gitti. Konuyu haberleştiren CNN, bu ziyaretin sürpriz niteliği taşıdığının altını çizdi.

ABD'nin New York Times gazetesi de Rusya'nın askeri ilerleme kaydettiği son dönemde Zelenski'nin uluslararası toplumdan destek aramasına dikkat çekti.

Ukrayna lideri, Asya ülkesindeki gazetecilere yaptığı açıklamada "Putin'in ellerindeki bir araç" diye nitelediği Çin'i hedef aldı:

Maalesef Çin, ülkelerin barış zirvesine katılımını engellemek için bugün sıkı çalışıyor.

Çin, Rusya davetli olmadığı için 15-16 Haziran’da İsviçre'de yapılacak Küresel Barış Zirvesi'ni kamuoyu önünde yermişti. Cuma günü basın toplantısında konuşan Çin Dışişleri Sözcüsü Mao Ning, zirvenin tüm taraflardan eşit katılımla düzenlenmesi gerektiğini savunmuştu:

Aksi takdirde konferansın barışı sağlamak konusunda önemli bir rol oynaması güç.

Ukrayna lideri, "bazı dünya liderlerinin" konferansa katılmayacak olmasından dolayı hayal kırıklığına uğradığını dile getirdi. ABD Başkanı Joe Biden da bu konudaki kararını henüz açıklamış değil.

ABD Savunma Bakanı'yla görüştü 

ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre Bakan Lloyd Austin, Singapur'da Volodimir Zelenski'yle bir araya geldi.

Austin, Rusya'nın saldırılarına karşı Ukrayna'ya "tam destek" mesajı verdi. Ayrıca Ukrayna'nın ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik ülkesinin güvenlik yardımına ilişkin bir güncelleme sundu. Ukrayna'nın "özgürlüğünü savunmasına" yardım için destek vermeye kararlı olduklarını vurguladı.

Zelenski de görüşmenin "çok iyi" geçtiğini açıkladı. 

"100'den fazla ülke katılacak"

Zelenski, Asya-Pasifik bölgesinin önde gelen güvenlik forumlarından biri olarak kabul edilen Shangri-La Diyaloğu'na katıldı. 

"Küresel Barışı ve Bölgesel İstikrarı Korumak İçin Çözümleri Yeniden Düşünmek" başlıklı genel oturumda bir de konuşma yapan Zelenski, Asya ülkelerinin liderlerine Ukrayna'da adil barış için Küresel Barış Zirvesi'ne katılmaları çağrısında bulundu.

Zelenski, Ukrayna için adil barışı hedefleyen Küresel Barış Zirvesi'ne 100'den fazla ülke ve uluslararası kuruluşun katılımlarını teyit ettiklerini açıkladı. Ukrayna Barış Formülü'nün yanı sıra nükleer güvenlik, gıda güvenliği, askeri esirler ve Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocukların serbest bırakılması konularının ele alınacağını vurguladı.

Singapur'a teşekkür

Ukrayna lideri, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da Singapur Cumhurbaşkanı Tharman Shanmugaratnam'la bir araya geldiklerini ve ilk Küresel Barış Zirvesi'nin hazırlıklarını ele aldıklarını ifade etti. Uluslararası hukuka saygı duyan ve kalıcı barışı tesis etmeye çalışan tüm ülkelerin zirveye katılımının önemli olduğunun altını çizdi.

Görüşmede Ukrayna-Singapur ilişkilerinin güçlendirilmesini de ele aldıklarını kaydeden Zelenski, Rus saldırganlığını kınama, Rusya'ya yönelik yaptırım baskısını destekleme ve insani yardım sağlama konusundaki net tutumu için Singapur'a teşekkürlerini sundu.
Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.