X aşırı sağcı fikirlerin platformu haline mi geldi?

Silikon Vadisi'nde aşırı sağcı söylemler giderek artıyor

İllüstrasyon: Brian Stauffer
İllüstrasyon: Brian Stauffer
TT

X aşırı sağcı fikirlerin platformu haline mi geldi?

İllüstrasyon: Brian Stauffer
İllüstrasyon: Brian Stauffer

Marco Mossad

X platformu (eski adıyla Twitter), 2022 yılının sonlarında tartışmalı bir isim olan ABD’li işadamı Elon Musk tarafından yaklaşık 44 milyar dolar karşılığında satın alındığından bu yana acımasızca eleştiriliyor.

Musk’ın platformu satın almasındaki başlıca hedefi ifade özgürlüğünü sağlamak ve önceki yönetim tarafından tweetlere getirilen kısıtlamaları kaldırmaktı. Satın alma sonrası platformda yapılan değişiklikler sadece simge ve isimle sınırlı değildi. Platform bir bütün olarak, önceki yönetim tarafından nefret söylemi ve ırkçılığı kışkırtmakla ilgili güvenlik politikalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle yasaklanan çok sayıda ırkçı ve aşırı sağcı politikacının kapatılan hesaplarının yeniden açılmasıyla siyasi sağa doğru kademeli bir kayma yaşadı.

Musk ayrıca, son olarak ABD Başkanı Joe Biden'ın göçmen getirme politikalarının Demokrat Parti için oy toplamayı amaçladığını söylerken bu politikaların 11 Eylül 2001 olayından daha kötü olaylara yol açacağını savunan komplo teorilerinin yeniden gündem olmasında rol oynadı. Bununla birlikte Musk, ırkların birbiriyle entegrasyonuna ve bir arada yaşamaya inanan fikirleri de eleştirdi. X’in sahibi, son olarak, beyaz ırkın siyasi sol kesimin politikaları nedeniyle ırkçı bir saldırı altında olduğu fikrini öne süren paylaşımlarda bulundu. Musk, X platformunu Fox News gibi aşırı sağcı medya kuruluşlarının ve birçok muhafazakar ve aşırı sağcı radyo sunucusunun fikirlerini desteklemek için de kullandı.

Şu an aşırı sağcı siyasi fikirlerin platformu haline gelen X, bir zamanlar Demokrat Parti'yi destekleyen solcu ilerici fikirlerin olduğu bir platformdu.

X, bir zamanlar Demokrat Parti'yi destekleyen solcu ilerici fikirlerin olduğu bir platformken aşırı sağcı siyasi fikirlerin platformu haline geldi. Musk, CNN televizyon kanalından Don Lemon’a verdiği bir röportajda eski Twitter yönetiminin siyasi bağışların yüzde 99'unu Demokrat Partili adaylara yaptığını söyledi.

Musk'ın, Don Lemon'ın sol görüşlü bir isim olması nedeniyle platformdaki siyasi söylemi dengelemek amacıyla programı X platformunda yapması için Don Lemon ile bir sözleşme yapmaya çalışması dikkati çekti. Ancak yaşanan diyaloğun ardından Musk, özellikle X platformunda ifade özgürlüğü ile platform yönetiminin nefret söylemi ve ırkçılığı azaltmaya yönelik ahlaki sorumluluğu arasındaki ayrım konusunda iki taraf arasındaki önemli görüş ayrılığı nedeniyle kararından döndüğünü ve yayıncı kuruluşla olan sözleşmeyi iptal ettiğini açıkladı. Musk, yasal oldukları sürece platformun her üyesinin görüşlerini müdahale veya engelleme olmaksızın ifade etme hakkına sahip olduğuna inanırken Lemoni Musk ile aynı fikirde değil. Bu yüzden Musk sinirlenerek Lemon'a "Sen paylaşımları kısıtlamaktan yanasın, ben ise fikir özgürlüğünden yanayım, biz farklıyız” dedi.

Platform haber kanallarının yerini alıyor

Elon Musk, ABD'deki haber kanallarının tüm gerçekleri aktarmadığını söyleyerek bu kanallara karşı bir kampanya başlattı. X platformunun doğrudan kullanıcılarından gelen doğru haberleri iletmek için bir alternatif olmasını istiyor. Bu yüzden Musk, platformun algoritmalarını, içerik üreticilerin hesaplarının ve paylaşımlarının görünürlüğünü arttıracak şekilde yeniden yapılandırdı.

fvgrbh
X platformunun bir telefonun ekranında görülen logosu (Reuters)

Musk ve X Corp.’un CEO'su Linda Yaccarino'ya yakın kaynaklar, Washington Post gazetesine Musk'ın X'i kullanıcıların tam teşekküllü ve özel içerikler yayınlayabilecekleri bir haber platformuna dönüştürmek istediğini söylediler.

‘Gelir Paylaşımı Programı’ adı verilen bu yaklaşımda platform, X ile gelir paylaşımı karşılığında kullanıcılara içerik yayınlamaları için alan sağlıyor. Bu yaklaşımı getirmelerini, sitenin ve kullanıcıların haberleri tarafsız bir şekilde doğrulamasını ve yayınlamasını, kullanıcıları siyasi taraflara yakınlıklarıyla bilinen geleneksel kanallardan uzak tutmayı sağlamak olarak gerekçelendiren Musk, geçtiğimiz yıl ağustos ayında kişisel hesabında, gelir elde etmek için gereken minimum görüntüleme sayısını 15 milyondan sadece beş milyona düşürmek ve gelir kazançlarını çekmek için minimum eşiği 50 dolar yerine 10 dolara düşürmek de dahil olmak üzere çeşitli yapılandırmalara gidildiğini açıkladı. Musk son olarak ise Gelir Paylaşım Programı’na katılan hesaplara ‘X Premium’ olarak bilinen kimlik doğrulama hizmetini ücretsiz olarak sundu.

Musk tarafından platformda yapılan değişiklikler, özellikle bazı önde gelen sağcı isimlerin ilgisini çekti ve bu durum, X platformundaki siyasi içeriğin kademeli olarak sağa doğru kaymasına yol açtı.

Fox News’in eski ABD’li muhafazakâr sunucusu Tucker Carlson da X'te içerik üreten en popüler sunucularından biri. Carlson, Musk'ın yaklaşımından ilk yararlananlar arasında yer alıyor. Diğer isimler arasında ise Andrew Tate, Beyaz Saray için yeniden yarışan eski başkan Donald Trump'a karşı çıkan içerik üreticileri ve Ed ve Brian Krassenstein kardeşler yer alıyor.

Sağcı kesimin ilgisini çeken değişiklikler

Musk tarafından platformda yapılan değişiklikler, özellikle bazı önde gelen sağcı isimlerin ilgisini çekti ve bu durum, X platformundaki siyasi içeriğin kademeli olarak sağa doğru kaymasına yol açtı. Musk’ın platformu satın aldığı ilk gün sağ görüşlü içerik üreticilerin sitedeki takipçi sayısı artarken, sol görüşleriyle bilinen içerik üreticilerin takipçi sayısı azaldı.

Washington Post gazetesi, geçtiğimiz yıl ekim ayında bu eğilimin ardındaki nedeni, takipçilerin Musk'ın platformu satın alması ve yaptığı değişikliklerden dolayı hayal kırıklığına uğraması olarak açıkladı.

Platformdaki genel siyasi havayı etkileyen değişiklikler arasında eski ABD Başkanı Don al Trump’ın Kongre (Capitol) Binası Baskını’nı kışkırtmakla suçlandığı 6 Ocak olaylarından sonra askıya alınan hesabının yeniden aktif hale getirilmesi gibi hesabı askıya alınan bazı kişilerin hesaplarının eski haline getirilmesi de yer aldı. Böyle bir diğer değişiklik ise Musk'ın tarafsız olmadığına inandığı Facebook ve New York Times (NYT) gazetesini internet sayfası gibi bazı sitelerin linkine tıklandığında beş saniyelik bir gecikme yaşanmasıydı. Musk, bu hamleyle söz konusu sitelerin kullanımını en aza indirmeye çalıştı.

Musk, Sandy Hook İlkokulu'na düzenlenen saldırının kurbanlarının ailelerine zarar veren söylemlerin yayılmasına neden olan komplo teorisyeni aşırı sağcı aktivist Alex Jones'un hesabını da yeniden aktifleştirdi. Platformun önceki yönetimi Jones'u paylaşım politikasını ihlal ettiği ve nefret söylemini yaydığı gerekçesiyle askıya almıştı.

Çoğulculuk, eşitlik ve kapsayıcılık

Şarku’l Avsat’ın CNN'den aktardığı habere göre Musk, kendi takipçilerinden Jones'un hesabını takip etmelerini istedi. Böylece Jones'un takipçi sayısı yaklaşık bir buçuk milyona ulaştı. Bu hamleler, sağ görüşlü seslerin X platformunda daha fazla sayıda aboneye ulaşmasını sağlamanın yanı sıra bu seslerin popüler platformdaki genel havayı değiştirmesine ve Musk'ın politikasına uygun konuları tartışmasına izin vermeyi amaçlıyordu.

Woke teriminin ortadan kaldırılması ve insanların yeteneklerine göre işe alınmasının teşvik edilmesi sadece Musk'ın değil, aynı zamanda bir dizi Silikon Vadisi girişimcisinin de ilgisini çekti.

Musk’ın, X'i satın aldıktan sonra duyurduğu hedeflerinden biri de Afro-Amerikanlıların kullandığı, ırk ve cinsiyet eşitliğiyle ilgili bir terim olan ‘woke’ ifadesini ortadan kaldırmaktı. Bu terim, ten rengine dayalı ayrımcılık ve ırkçılığın bir sonucu olarak toplumda Afro-Amerikalılara karşı yapılan adaletsizliği vurguluyor.

Terim, çoğulculuk, eşitlik ve tüm ırklar, renkler ve cinsiyetler için kapsayıcılık gibi daha geniş konuları ele almak üzere insanlar arasında benimsenmiş bir ifadedir. Genellikle ilerici liberal politikaların retoriğiyle ilişkilendirilir. Musk, woke teriminin kullanımına karşı çağrıda bulunan ve bu ifadeyi toplumsal düşüncede ‘bir virüs’ ve uygarlığın ve bir arada yaşamanın geleceğine yönelik bir tehdit olarak nitelendiren paylaşımlarda bulundu.

Elon Musk'ın platformda yaklaşık 181 milyon takipçisi var. Platformda hem kamuoyunu hem de tartışmaları etkilemek için kendisi gibi düşünen takipçilerinden gelen gönderileri yeniden alıntılıyor. Musk, woke teriminin yanlış kullanıldığını ve abartılarak siyahlara karşı ayrımcılığın beyaz Amerikalılara karşı ayrımcılığa dönüştürüldüğünü düşünüyor.

Woke teriminin ortadan kaldırılması ve insanların yeteneklerine göre işe alınmasının teşvik edilmesi sadece Musk'ın değil, aynı zamanda bir dizi Silikon Vadisi girişimcisinin de ilgisini çekti. Örneğin Silikon Vadisi'nde birkaç para yönetim şirketine sahibi olan ABD’li işadamı Mark Anderson, woke terimini kullanmayan ve insanları yeteneklerine ve eğitim derecelerine göre işe almayı teşvik eden bir toplum inşa etmek istiyor. Anderson, ABD’de kasım ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerinde Trump'ı desteklemek zorunda kalmayacak bir topluluk oluşturmak istese de muhafazakar değerlere inanan yeni bir Silikon Vadisi oluşturmayı amaçlıyor.

xscdvfgb
Eski ABD Başkanı Donald Trump, evlilik dışı ilişkilerle ilgili ‘sus payı’ ödemesini örtbas ettiği suçlamasıyla yargılandığı davanın sona ermesinin ardından avukatı Todd Blanch ile birlikte basın açıklaması yaparken (AFP)

Anderson, geçtiğimiz yıl ekim ayında kendi internet sitesinde yayınladığı bir belgede, teknoloji girişimcilerini sadece girişimciler olarak değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik ve sosyo-teknolojik düzeni düşmanlarından koruyanlar olarak sundu. Anderson'a göre sosyo-teknolojik düzenin düşmanları eşitlik, kapsayıcılık ve üretimle hiçbir ilgisi olmayan derecelerdir. Elbette Elon Musk da Anderson’ın belgesinden etkilendi.

Dünya, teknolojiyi elinde bulunduranların ve fikirlerini ve çıkarlarını tanıtmak için fikri platformlara sahip olanların lehine olacak sosyal, ekonomik ve güvenlik değişikliklerine tanık oluyor.

Silikon Vadisi’nde, Musk'ın açıklamaları ve X platformu aracılığıyla yarattığı etkiyle vurgulanan ve giderek büyüyen bir sağcı söylemin kendilerine işleriyle uyumlu bir siyasi koruma kalkanı oluşturmaya çalışan, kripto para birimleri gibi sektörlerin yasallaştırılmasını reddeden ve bunun yanında bir arada yaşama fikrine ve bir bütün olarak bu fikrin Silikon Vadisi'nin geleceğine tehdit olarak gördüğü sosyal değerlerine karşı çıkan iş adamlarının sempatisini kazandığı aşikar.

Musk, önümüzdeki kasım ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerinde Trump'ın seçim kampanyasını destekleyeceği yönündeki söylentileri yalanlasa da X platformunda sağcı muhafazakâr görüşlü paylaşımları hemen hemen her gün desteklemeye çalışıyor.

Dünya, teknolojiye sahip olanların ve fikirlerini ve çıkarlarını tanıtabilecekleri fikri platformlara sahip olanların lehine olacak sosyal, ekonomik ve güvenlik değişikliklerine tanık oluyor.



Hürmüz Boğazı’nda “güvenli bir sürecin” genel hatları

Umman’ın Masandam kıyısından görülen Hürmüz Boğazı (Reuters)
Umman’ın Masandam kıyısından görülen Hürmüz Boğazı (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı’nda “güvenli bir sürecin” genel hatları

Umman’ın Masandam kıyısından görülen Hürmüz Boğazı (Reuters)
Umman’ın Masandam kıyısından görülen Hürmüz Boğazı (Reuters)

Dün Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamaya yönelik bir sürecin genel hatları belirginleşmeye başladı. Bu gelişme geçtiğimiz günlerdeki askeri gerilimin ardından Washington ile Tahran'ı yeniden müzakere masasına çeken son arabuluculuk çabalarıyla örtüşüyor.

İran resmi medyası, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin dün Umman'da boğazdan gemilerin güvenli geçişini güvence altına almaya yönelik düzenlemeleri görüştüğünü bildirdi. Washington ise Tahran'dan deniz seyrüsefer serbestisi ve kritik öneme sahip su yolundan geçişin sağlanması konusunda yazılı ve kamuya açık taahhüt almaya çalışıyor.

ABD merkezli haber sitesi Axios, dün İran ile Umman'ın boğazdaki ‘orta koridorun’ ticari gemilere açılmasına ilişkin bir bildirgeyi müzakere ettiğini aktardı.

Öte yandan üst düzey bir İranlı kaynak, Reuters'a yaptığı açıklamada, arabulucuların Bakan Arakçi'nin Umman'da bulunduğu süre içinde İran, ABD, Katar ve Pakistan arasında bir telefon görüşmesi ayarlamaya çalıştığını bildirdi. CBS News de ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'ın Arakçi ile yürütülecek görüşmelere öncülük etmesinin beklendiğini duyurdu.

Diğer taraftan İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney, dün 28 Şubat'ta ABD-İsrail saldırılarının ilk günü hayatını kaybeden babası ve selefi Ali Hamaney'in intikamını almakla tehdit etti.

Mücteba Hamaney, yayımladığı bir mesajında “Temiz kanının intikamını alacağımıza söz veriyoruz... Bu intikam ulusumuzun iradesidir ve mutlaka gerçekleşecektir” ifadelerini kullandı.


ABD Senatörü Lindsey Graham ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti

ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
TT

ABD Senatörü Lindsey Graham ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti

ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)

ABD Senatörü Lindsey Graham’ın ofisinin İletişim Direktörü bugün X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Graham’ın dün akşam aniden rahatsızlanmasının ardından kısa bir süre sonra hayatını kaybettiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, Güney Karolina eyaletinin kıdemli Cumhuriyetçi Senatörü olan 71 yaşındaki Graham, daha önce ABD Başkanı Donald Trump’ı sert bir şekilde eleştiren isimlerden biriyken, sonrasında Kongre’deki en sadık müttefiklerinden biri haline gelmişti.

Graham’ın ofisinden yapılan açıklamada, “Senatör Graham’ın ailesi bu süreçteki dualar için teşekkür etmekte ve bu son derece zor dönemde mahremiyetlerine saygı gösterilmesini talep etmektedir” ifadesine yer verildi.

7kı8kı
ABD Senatörü Lindsey Graham, 31 Ocak 2020’de Senato’da görülen Trump’ın azil davası öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (Reuters)

Graham, 2002 yılında Senato üyeliğine seçilmişti. Resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Senato’ya girmeden önce 1994 yılında Güney Karolina’nın 3. seçim bölgesinden Temsilciler Meclisi üyeliğine seçilmişti.

Savunma alanındaki şahin tutumuyla tanınan Graham’ın internet sitesinde belirtildiği üzere ‘terörle mücadelede ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarını uzun vadede koruyacak sonuçlar elde etmek için sürekli çaba gösterdiği’ aktarıldı.

Son dönemde Senato Bütçe Komitesi Başkanlığı görevini yürüten Graham, aynı zamanda Senato Tahsisatlar Komitesi, Yargı Komitesi ile Çevre ve Kamu İşleri Komitesi üyesiydi. Hiç evlenmemiş olan Graham, Güney Karolina’nın Seneca kentinde ikamet ediyordu.

sdwegregv
ABD Senatörü Lindsey Graham, 10 Temmuz 2026’da Kiev’in merkezinde tahrip edilmiş Rus tanklarının önünde basın mensuplarının sorularını yanıtlarken (AP)

Graham, İran’a yönelik askeri müdahaleyi savunmasıyla tanınıyordu.

Trump, Graham’ın vefatının ardından Truth Social platformundaki hesabından paylaştığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi: “Şimdiye kadar tanıdığım en harika insanlardan ve senatörlerden biri olan Senatör Lindsey Graham vefat etti! Yorulmak bilmeden çalışan, gerçek bir Amerikan vatanseveriydi. Kendisini çok özleyeceğiz!!! Detaylar ve cenaze töreni hazırlıkları daha sonra duyurulacaktır. Bu son derece üzücü bir durum!”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve çok sayıda üst düzey İsrailli yetkili, Graham’ın vefatı nedeniyle taziyelerini ileterek çok yakın bir dostlarını kaybettiklerini belirttiler.

Netanyahu yaptığı açıklamada, “Lindsey, İsrail’in güvenliği ile ABD’nin güvenliğinin birbirinden ayrılamaz olduğunu anlamıştı” dedi.

Açıklamasına devam eden Netanyahu, “İsrail en büyük dostlarından birini kaybetti. Amerika büyük bir vatanseverini kaybetti. Ben ise çok yakın bir dostumu kaybettim” ifadelerini kullandı.

X platformu üzerinden ayrı ayrı paylaşımda bulunan İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Savunma Bakanı Yisrael Katz, Dışişleri Bakanı Gideon Saar ve eski Başbakan Naftali Bennett de Graham’ı ‘İsrail’in gerçek bir dostu’ ve en güçlü destekçilerinden biri olarak nitelendirdi.


ABD'nin Teksas eyaleti neden ‘İslamlaşmayı durdurma mücadelesini’ veriyor?

Teksas Eyaleti'nin Plano kentinde, Müslüman cemaate hizmet vermek üzere bir cami ve İslami eğitim verilen bir medresenin olduğu komplekse yönelik Müslümanları hedef alan tehditlerin arttığı bir dönemde Cuma namazını kılmak için camiye akın eden Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)
Teksas Eyaleti'nin Plano kentinde, Müslüman cemaate hizmet vermek üzere bir cami ve İslami eğitim verilen bir medresenin olduğu komplekse yönelik Müslümanları hedef alan tehditlerin arttığı bir dönemde Cuma namazını kılmak için camiye akın eden Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)
TT

ABD'nin Teksas eyaleti neden ‘İslamlaşmayı durdurma mücadelesini’ veriyor?

Teksas Eyaleti'nin Plano kentinde, Müslüman cemaate hizmet vermek üzere bir cami ve İslami eğitim verilen bir medresenin olduğu komplekse yönelik Müslümanları hedef alan tehditlerin arttığı bir dönemde Cuma namazını kılmak için camiye akın eden Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)
Teksas Eyaleti'nin Plano kentinde, Müslüman cemaate hizmet vermek üzere bir cami ve İslami eğitim verilen bir medresenin olduğu komplekse yönelik Müslümanları hedef alan tehditlerin arttığı bir dönemde Cuma namazını kılmak için camiye akın eden Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)

The Economist

Teksaslı Cumhuriyetçiler, bundan tam 18 ay önce yeni bir mücadeleye giriştiler. Mücadele, geçtiğimiz yıl şubat ayında başladı. Eyalet Valisi Greg Abbott, Doğu Plano İslam Merkezi'nin önerdiği bir konut projesini ‘şeriat şehirleri’ modeli olarak nitelendirdi. Bunun ardından eyalette on iki devlet kurumu hızla harekete geçerek proje hakkında soruşturma başlattı. Kasım ayında ise Abbott, ABD'deki Müslümanların sivil haklarını savunan en büyük kuruluş olan Amerikan İslam İlişkileri Konseyi'ni (CAIR) ‘yabancı terör örgütü’ olarak ilan etti ve kuruluşun eyalet sınırları içinde arazi satın almasını yasakladı.

Mart ayında ise eyalet denetçisi, İslami okulları yeni eğitim bursu (voucher) programının kapsamı dışında bırakma kararı aldı. Eyaletteki Cumhuriyetçi Parti, ‘Teksas'ın İslamlaşmasını durdurma’ hedefini yasama gündemindeki öncelikler listesinde ikinci sıraya yerleştirdi.

İlk bakışta bu kampanya, 11 Eylül saldırılarının ardından tırmanan aşırı İslam karşıtlığı dalgasının bir devamı gibi görünebilir. Ancak mevcut dalganın asıl itici gücü, dışarıdan gelebilecek bir şiddet korkusundan ziyade, ülke içinde yaşanan bir dönüşüme duyulan kaygıyla ilişkilidir. ABD genelinde, Amerikan sivil yaşamını Hristiyan değerleriyle harmanlamayı amaçlayan ve genel olarak Hristiyan milliyetçiliği adı altında toplanan fikirlere yönelik destek giderek artıyor.

Bu projenin izleyeceği yolun ne olacağı henüz net değil. Ancak ülkenin en büyük Cumhuriyetçi eyaleti olan Teksas, ABD'nin Hristiyan köklerini vurgulayarak ve eyaletin tasavvur ettiği bir tehdide karşı sert bir mücadeleye girerek, bu eğilimin nasıl bir görünüm alabileceğine dair olası bir model sunuyor bugün.

İslamlaşmayı durdurmaya’ yönelik mevcut dalganın asıl itici gücü, dışarıdan gelebilecek bir şiddet korkusu değil, içeride yaşanan bir dönüşüme duyulan kaygı.

Abbott, bu yılın başlarında dini özgürlüğü savunurken “ABD, Hristiyan bir ülke olarak kuruldu” ifadelerini kullandı. Ülkenin Hristiyan kimliğini savunanlar arasında Başkan Yardımcısı JD Vance, Savaş Bakanı Pete Hegseth ve 2025 yılında suikasta kurban giden muhafazakâr etkili isim Charlie Kirk de bulunuyor.

cdfrgthy
Teksas Valisi Greg Abbott, ABD'nin Wisconsin Eyaleti'ndeki Milwaukee kentinde düzenlenen 2024 Cumhuriyetçi Ulusal Kongresi'nde konuşurken, 17 Temmuz 2024 (AFP)

Ölümünün ardından Donald Trump tarafından kendisine Başkanlık Özgürlük Madalyası verilen Kirk, ABD’nin Hristiyan karakterini belirli bir nüfus yapısıyla ilişkilendiriyor ve ülkenin ‘anayasal bir kriz’ yaşadığını düşünüyordu. Çünkü ona göre Hristiyan bir nüfus olmadan özgürlük var olamazdı.

Giderek artan sayıda siyasetçi, özellikle İslam'ı ABD kimliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor. Örgütlü Nefreti İnceleme Merkezi adlı bir izleme kuruluşunun verilerine göre, Mart ayına kadar geçen on üç aylık süre zarfında, ülke genelinde seçilmiş 46 Cumhuriyetçi yetkili, Müslüman karşıtı içerikli 1.111 paylaşım yaptı. Bu da aylık ortalamada on beş kat artışa işaret ediyor.

Bu paylaşımların birçoğu İslam'ı, ölümü yücelten, çocuklara aşırılıkçı fikirler aşılamaya çalışan ve toplum üzerinde sıkı bir denetim kurmayı amaçlayan bir inanç sistemi olarak tasvir etti.

Alabama Senatörü Tommy Tuberville, New York’un Müslüman Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin fotoğraflarıyla İkiz Kuleler'in yanan görüntülerini bir araya getiren bir paylaşımda bulunarak ‘düşmanın artık surların içinde olduğu’ uyarısında bulundu. Tennessee Kongre Üyesi Andy Ogles ise ‘Amerikan toplumunda Müslümanlara yer olmadığını’ söyledi.

Kamu Din Araştırma Enstitüsü’ne (PRRI) göre ‘Hristiyan Amerika’ fikrinin destekçileri, İslam'ı bir tehdit olarak görme eğiliminde diğerlerine kıyasla daha yüksek bir oranı temsil ediyor.

Trump, kendisinin felaket senaryosu olarak nitelendirdiği bir sürecin uyarıcı örnekleri olarak Avrupa kentlerine sıkça atıfta bulunuyor. Trump'a göre Paris ve Londra'nın çehresi öyle bir hal aldı ki artık ‘tanınmaz’ oldu ve İngiltere'nin başkenti ‘şeriat yönetimine’ doğru ilerliyor.

Geçtiğimiz yıl, Teksas Kongre üyeleri Chip Roy ve Keith Self, Kongre içinde "Şeriatsız Amerika" adlı grubu kurdu. O tarihten bu yana, 25 eyaleti temsil eden 66 üye daha bu gruba katıldı.

Bu eğilim, seçmen kesimleri arasında büyüyen bir kaygıyı yansıtıyor. PRRI'ye göre Cumhuriyetçilerin dörtte üçü İslam dininin Amerikan değerleriyle çeliştiğini düşünürken, Demokratlar arasında bu oran yalnızca yüzde 30'da kalıyor. Bu partiler arası fark, 2011'den bu yana iki katına çıktı. ABD'nin Hristiyan bir ülke olduğu fikrini destekleyenler, İslam dinini bir tehdit olarak görme eğiliminde daha yüksek bir oran oluşturuyor.

Müslümanların ülkeyi ele geçireceğine dair endişeler, gerçeklikten kopuk görünüyor; zira Müslümanların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 1'i geçmiyor.

Müslümanların ülkeyi ele geçireceğine dair endişeler gerçeklikten kopuk görünse de -zira Müslümanların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 1'i geçmiyor- bu hareketin taraftarları meselenin özünün İslami varlığın büyüklüğünde yatmadığını düşünüyor. Şeriat karşıtı grubun başarısını kutladığı yakın tarihli bir basın açıklamasında Keith Self, “Hristiyan değerler, ulusumuzun ve günlük yaşamımızı yöneten anayasal düzenin temelini oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Self, sözlerine ‘şeriat ve ilkelerinin bu temellerle doğrudan çeliştiğini’ de ekledi. Indiana Üniversitesi'nde Hristiyan milliyetçiliği üzerine araştırmalar yürüten akademisyen Andrew Whitehead ise, Müslümanların ‘gerçek vatandaş’ tanımının çerçevesinin çizildiği en uygun karşıt figürü temsil ettiğini değerlendiriyor.

xsdcfrgt
ABD'nin Teksas eyaletindeki Plano'da bir camide Cuma namazını kılan Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)

ABD Kongresi'nde henüz ilk aşamalarında olan bir dizi kanun tasarısı ele alınıyor. Roy, şeriat hükümlerine bağlı yabancıların ülkeye girişini yasaklayan bir yasa tasarısı sundu. Florida'dan Randy Fine ise, şeriat temelli yasaklama biçimlerinden ‘yavru köpekleri koruma’ amacını taşıyan alaycı bir yasa tasarısı ortaya attı.

Bu süreçte Teksas, diğer eyaletlerin önünde ilerliyor gibi görünüyor. Abbott'ın ofisi tarafından The Economist dergisine yapılan açıklamada, valinin politikalarının ‘yasalara saygılı Teksaslı Müslümanların’ imajını zedelemeyi değil, ‘terörizmi destekleyenleri veya Amerikan topraklarında yabancı bir hukuku dayatmaya çalışanları’ hedef aldığını belirtti.

Vergi mükelleflerinin parasının ‘yabancı bir hukuk sistemine bağlılık yemini eden’ kuruluşlara ulaşmasını engelleme talebi ile ‘İslami şeriat vaizlerinin sınır dışı edilmesi’ çağrısı arasında Cumhuriyetçilerin tutumları farklılık gösteriyor.

Uygulamada Cumhuriyetçilerin tutumları geniş bir yelpazede farklılık gösteriyor. Bu tutumlar, vergi mükelleflerinin parasının ‘yabancı bir hukuk sistemine bağlılık yemini eden’ herhangi bir kuruluşa ulaşmasını engelleme girişimleriyle başlayıp, ‘İslami şeriat vaizlerinin sınır dışı edilmesini’ talep eden çağrılara kadar uzanıyor.

Şarku’l Avsat’ın The Economist’ten aktardığı habere göre Teksas Yasama Meclisi'nin geçen yıl okulları sınıflarda On Emir'i sergilemekle yükümlü kılmasının ardından, Eyalet Eğitim Kurulu haziran ayı sonlarında müfredatı yeniden düzenledi. Yeni yönergelere göre ortaokul düzeyindeki ‘Dünya Kültürleri’ dersi kaldırılırken, lise düzeyinde daha önce ‘İslam'ın temel inançlarını açıklayan’ üniteler, ‘cihatçı öğretilerin ve bunun İslam dininin yayılmasına ve Hristiyan topraklarının işgaline nasıl katkı sağladığını anlatan’ yeni ünitelerle değiştiriliyor. Öğrencilerden ayrıca daha fazla İncil kıssası okumaları da istenecek.

x67jk78
Florida Eyaleti'nin Tampa kentinde, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne girmesini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler arasında, CAIR’in Florida şubesi İcra Direktörü Abdullah Jaber, 13 Ekim 2023 (AFP)

Bu dönüşüm, dini özgürlük bayrağını uzun süredir taşıyan Cumhuriyetçileri son derece güç bir konuma sokuyor. Abbott'ın terör örgütü olarak nitelendirdiği kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan CAIR’den Shaimaa Zayan, daha önce ‘İslamofobi’ olarak bilinen olgunun bugün artık ‘dini zulme’ daha yakın bir hal aldığını söylüyor. Zayan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendi isteğimizle ayrılmak zorunda kalana kadar hayatımızı cehenneme çevirmeye çalışıyorlar.”

Öte yandan Teksas Kamu Politikaları Vakfı'ndan (TPPF) Sam Westrop, sosyal medyadaki ‘kalabalık gürültüsünün’, ABD'de İslamcı radikalizmin tehlikeli bir şekilde tırmandığı gerçeğini gölgelediğini savundu. Westrop, sağcı kesimin, sıradan Müslümanların bu aşırılıkçılığa karşı mücadelede müttefik olabileceğini kabul etmesi gerektiğini belirtti.

CAIR, yaşananları ‘dini zulme’ daha yakın olarak değerlendiriyor

Oklahoma on yıldan uzun bir süre önce mahkemelerinin şeriat hükümlerine dayanmasını engellemeye çalıştığında, bir yargıç bu düzenlemeyi iptal etmişti. Abbott'ın Teksas'taki girişimleri de şu ana kadar daha şanslı olmadı. Mahkemeler, eyaletin İslami okulları eğitim bursu programından dışlama girişimini durdurdu ve Doğu Plano İslam Merkezi'nin dini ayrımcılığa uğradığı iddiasıyla açtığı davanın sürmesine izin verdi.

56hj76j
Teksas eyaletinin Plano kentinde, Doğu Plano İslam Merkezi Camii yakınlarında bulunan bir ‘satılık arazi’ tabelası, 11 Nisan 2025 (AFP)

Eski ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından atanmış bir yargıç da eyaleti sert bir dille eleştirerek, camiyle ilgili olarak ‘Teksas sakinlerine şeriatı dayatmayı amaçladığına dair hiçbir kanıt sunmadığını’ vurguladı.

Yaşananların, ocak ayında yeniden bir araya gelmesi beklenen Teksas yasa koyucularını caydıracağı görülmüyor. Yasa koyucuların, Abbott'ın çizdiği yönde hareket etmeye devam etmesi bekleniyor. Valinin Basın Sözcüsü Andrew Mahaleris, “Vali, empatinin, İngiltere'de olduğu gibi Teksas'ı ve Amerika'yı içeriden yıkmaya çalışan kötü niyetli aktörleri güçlendirecek bir araca dönüşmesine izin vermeyecek” açıklamasında bulundu.

Diğer eyaletler de gelişmeleri yakından izliyor. Florida Kongre Üyesi Randy Fine, kendi seçim bölgesinde yapılan yakın tarihli bir anketin, Cumhuriyetçi ön seçim seçmenlerinin ‘Amerika'da İslam’ konusuna, kürtaj meselesine kıyasla yedi kat, silah taşıma hakları meselesine kıyasla ise altı kat daha fazla önem verdiğini gösterdiğini belirtti.

The Economist dergisi Fine'dan ‘şeriat’ kelimesiyle neyi kastettiğini açıklamasını istediğinde, doğrudan bir tanım vermekten kaçındı ve bunun yerine İslam dininin ‘işgal ve boyun eğdirme temelli bir ideolojiye dayandığını ve demokrasi için bir tehdit oluşturduğu’ ifadesini tekrarladı.

Peki ya dinlerini kamusal alana taşıyan diğer gruplar ne olacak? ABD’li Yahudi bir temsilci daha uzlaşmacı bir tutum sergileyerek “ABD Hristiyan bir ülkedir ve yaşadığımız ülkenin doğasını anlamamız gerekir” yorumunda bulundu.