İsrail'in katliama dönen rehine operasyonu: Askerler kılık değiştirdi

Birleşmiş Milletler "savaş suçu" ihtimaline dikkat çekti.

İsrail'in kanlı rehine operasyonuna Avrupa Birliği, Mısır ve Ürdün'den de tepki gelmişti (IDF)
İsrail'in kanlı rehine operasyonuna Avrupa Birliği, Mısır ve Ürdün'den de tepki gelmişti (IDF)
TT

İsrail'in katliama dönen rehine operasyonu: Askerler kılık değiştirdi

İsrail'in kanlı rehine operasyonuna Avrupa Birliği, Mısır ve Ürdün'den de tepki gelmişti (IDF)
İsrail'in kanlı rehine operasyonuna Avrupa Birliği, Mısır ve Ürdün'den de tepki gelmişti (IDF)

İsrail'in 4 rehineyi kurtardığı operasyonda özel harekatçıların Filistinli sığınmacı kılığına girdiği belirtildi.

Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen iki yetkilinin Amerikan medya kuruluşu ABC News'la paylaştığı bilgilere göre, operasyonda İsrailli özel harekatçılar, Filistinli sığınmacı kılığına girerek rehinelerin yer aldığı binalara sızdı.

Yetkililer, Gazze Şeridi'ndeki Nusayrat mülteci kampında iki noktaya düzenlenen operasyonda, kılık değiştiren askerlerin kalacak yer arıyormuş gibi davranarak hedef binalara yaklaştığını, daha sonrasında harekete geçme emrini aldığında içeri girdiğini belirtti. 

Kaynaklar, İsrail ordusunun emri cumartesi 11.00'de verdiğini söyledi. 

Rehineleri taşıyan helikopterlerinse Tel Aviv yakınlarındaki Sheba Tel-Hashomer Hastanesi'ne saat 12.15'te ulaştığı, son helikopterin de 12.45'te bölgeye indiği belirtildi. 

İsrail ordusun "Arnon Operasyonu" verdiği harekata, yurtiçi gizli servisi Şin Bet, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve SWAT ekiplerinin katıldığı bildirildi.

İsrail, kurtarılan Noa Argamani (26), Almog Meir Jan (22), Andrey Kozlov (27) ve Shlomi Ziv'in (41) Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırıları sırasında Nova müzik festivalinden kaçırıldığını açıklamıştı.

Ancak operasyonda yüzlerce Filistinlinin kanı dökülmüştü. Gazze Sağlık Bakanlığı, en az 274 Filistinlinin öldürüldüğünü, 698 kişinin de yaralandığını bildirmişti.

Buna ek olarak Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail'in operasyon esnasında bazı esirleri de öldürdüğünü iddia etmişti.

İsrail'in rakamlarına göre Gazze'de 116 rehine kaldı ve bunların 41'inin öldüğü tahmin ediliyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Nusayrat mülteci kampına düzenlenen saldırı lanetlenmiş, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da harekatı "katliam" diye nitelemişti. 

İsrail'in operasyonuna Birleşmiş Milletler (BM) de tepki gösterdi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nden dün yapılan açıklamada, harekatta savaş suçu işlenmiş olabileceğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: 

Nüfusun bu kadar yoğun olduğu bir bölgede baskının gerçekleştirilme şekli, savaş hukuku kapsamında belirlenen ayrımcılık, orantılılık ve tedbir ilkelerine İsrail güçleri tarafından riayet edilip edilmediğinin ciddi şekilde sorgulanmasına yol açmaktadır.

Açıklamada doğrudan Hamas'ın adına yer verilmezken, "Filistinli silahlı grupların rehineleri nüfusun yoğun olduğu bölgelerde tutarak, onların ve sivillerin hayatını daha fazla risk altına soktuğu" belirtildi. 

BM metninde "Her iki tarafın da gerçekleştirdiği tüm bu eylemler savaş suçu teşkil edebilir" ifadeleri kullanılırken, acil ateşkes çağrısı da yinelendi. 

Independent Türkçe, ABC News, RT, Times of Israel



Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.


Trump'ın "Barış Konseyi" teklifini kim kabul etti, kim reddetti ve kim inceliyor?

 ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
TT

Trump'ın "Barış Konseyi" teklifini kim kabul etti, kim reddetti ve kim inceliyor?

 ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)

ABD Başkanı, Donald Trump'ın başkanlığını yaptığı ve dünya genelindeki çatışmaların çözümüne katkıda bulunacak olan "Barış Konseyi"ne dünya liderlerini katılmaya çağırdı; bu konseyin kurulması, Birleşmiş Milletler'e rakip bir kuruluşun oluşmasına yol açabilir ve bu kuruluşta daimi üyelik elde etmek, bir milyar dolar ödenmesi şartıyla mümkün olabilir.

Fas Dışişleri Bakanlığı dün, Kral VI. Muhammed'in konseye "kurucu üye" olarak katılacağını duyurdu.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın ABD'nin konseye katılma davetini kabul ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan'ın "Birleşik Arap Emirlikleri'nin kararının, Filistin halkının meşru haklarının elde edilmesi için gerekli olan, Başkan Donald Trump tarafından Gazze ile ilgili olarak sunulan 20 maddelik barış planının tam olarak uygulanmasının önemini yansıttığını" teyit ettiği ifade edildi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı da Kral Hamad bin İsa el Halife'nin Trump'ın davetini kabul ettiğini açıkladı. Bakanlık, "Bahreyn Krallığı'nın bu kararı, Sayın Başkan Donald Trump'ın Gazze Şeridi ile ilgili önerdiği barış planının tam olarak uygulanmasına yönelik istekliliğinden kaynaklanmaktadır (...) çünkü bu plan, kardeş Filistin halkının meşru haklarının korunması ve muhafaza edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.

Macaristan'da Başbakan Viktor Orbán pazar günü yaptığı açıklamada, Trump'ın kendisini konseyin "kurucu üyesi" olmaya davet etmesinin "onur verici" olduğunu söyledi.

Ermenistan'da Başbakan Nikol Paşinyan dün Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, Amerikan davetini kabul ettiğini duyurdu.

Belarus'ta Dışişleri Bakanlığı X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ülkenin "Barış Konseyi'ne katılmaya hazır" olduğunu belirterek, konseyin görev alanının girişimin önerdiğinden "çok daha geniş" olmasını umduğunu ifade etti.

Buna karşılık, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron pazartesi günü Fransa'nın bu aşamada talebi "karşılayamayacağını" söyledi.

Trump ise "Fransız şarap ve şampanyasına yüzde 200 gümrük vergisi uygulayacağım. O da bana katılacak" diye karşılık verdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise dün yaptığı açıklamada, davet aldığını ancak Rusya ile birlikte katılmayı "hayal bile edemediğini" söyledi.

Trump pazartesi günü Rus mevkidaşı Vladimir Putin'i konseye katılmaya davet ettiğini doğrularken, Moskova karar vermeden önce Washington ile "tüm ayrıntıları netleştirmeye" çalıştığını ifade etti.

Brüksel'deki bir sözcüye göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen daveti aldığını ve cevabını saklı tuttuğunu belirtirken, Alman hükümeti ortaklarıyla "koordinasyon" ihtiyacının altını çizdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise Pekin'in "Amerikan tarafından bir davet aldığını" açıkladı, ancak pozisyonunu belirtmedi.

Kanada'da Dışişleri Bakanı Anita Anand, "Durumu inceliyoruz. Ancak bir milyar dolar ödemeyeceğiz" dedi.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ülkenin teklifi "dikkatlice analiz edeceğini" ve pozisyonunu belirlemeden önce istişarelerde bulunacağını belirtti.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, hükümetinin talebi "incelemek için zamanı olmadığını" belirtirken, Singapur "daveti değerlendirdiğini" ifade etti.

Davetiyeyi aldığını teyit eden ülkeler arasında Hindistan ve Güney Kore'nin yanı sıra İtalya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Arnavutluk, Arjantin, Brezilya, Paraguay, Mısır, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Slovenya ve Polonya yer alıyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Barış Konseyi Şartı, Konseyin çalışmalarına yalnızca üç ülke Şartı imzaladıktan sonra başlayacağını öngörmektedir.


Amerika Birleşik Devletleri Karayipler'de bir petrol tankerine el koyduğunu duyurdu

Venezuela petrolü taşıyan "Nav Foton" tankeri, 16 Ocak 2026'da ABD'nin Teksas eyaletindeki Freeport limanına yanaştı (Arşiv-AFP)
Venezuela petrolü taşıyan "Nav Foton" tankeri, 16 Ocak 2026'da ABD'nin Teksas eyaletindeki Freeport limanına yanaştı (Arşiv-AFP)
TT

Amerika Birleşik Devletleri Karayipler'de bir petrol tankerine el koyduğunu duyurdu

Venezuela petrolü taşıyan "Nav Foton" tankeri, 16 Ocak 2026'da ABD'nin Teksas eyaletindeki Freeport limanına yanaştı (Arşiv-AFP)
Venezuela petrolü taşıyan "Nav Foton" tankeri, 16 Ocak 2026'da ABD'nin Teksas eyaletindeki Freeport limanına yanaştı (Arşiv-AFP)

Amerika Birleşik Devletleri dün, güçlerinin Karayipler'de bir petrol tankerine el koyduğunu duyurdu. Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım uygulanan gemilerin Venezuela'ya girişini veya çıkışını engellemek için ilan ettiği abluka sonrasında alıkonulan 7. gemi oldu.

ABD Güney Komutanlığı'nın X platformunda yaptığı paylaşımda, "Sagita" gemisinin "Başkan Trump'ın yaptırıma tabi gemilere uyguladığı ablukaya meydan okuduğu" ve "herhangi bir olay yaşanmadan" alıkonulduğu belirtildi.