İsrail ABD’yi Gazze Şeridi’nde “yeni aşama” konusunda bilgilendirdi

Gallant Hochstein ile görüştü. Refah'ta şiddetli çatışmalar devam ediyor. UNRWA ‘Felaket boyutunda’ açlık uyarısında bulundu

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ABD Başkanı Joe Biden'ın Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein ile görüştü (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ABD Başkanı Joe Biden'ın Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein ile görüştü (DPA)
TT

İsrail ABD’yi Gazze Şeridi’nde “yeni aşama” konusunda bilgilendirdi

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ABD Başkanı Joe Biden'ın Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein ile görüştü (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ABD Başkanı Joe Biden'ın Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein ile görüştü (DPA)

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ABD Başkanı Joe Biden'ın Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein'a Gazze Şeridi’ndeki savaşta ‘yeni bir aşamaya’ geçilmesinin tüm cepheleri etkileyeceğini ve Tel Aviv'in bu hamleye ‘askeri ve siyasi olarak hazır olduğunu’ söyledi.

İsrail'in ‘3C Aşaması’ olarak adlandırdığı yeni aşama, İsrail'in Hamas’ın Gazze Şeridi'ndeki yönetimine bir alternatif bulma çabalarıyla eş zamanlı olarak Hamas Hareketi’nin Gazze Şeridi'ndeki liderlerini ortadan kaldırmaya yönelik daha az yoğun çatışmalar ve hassas operasyonlar gerçekleştirilmesini içeriyor.

Gallant'ın Gazze Şeridi’nde daha hassas operasyonlar başlatmayı planladığına dair açıklamaları, İsrail'in Lübnan’da Hizbullah'a karşı saldırı tehditlerinde bulunduğu bir döneme denk geldi. Hochstein, birkaç gün önce iki taraf arasındaki gerilimi sakinleştirmeye çalışmış, ancak Lübnan-İsrail cephesinde ateşkes yolunda olumlu bir ilerleme kaydedildiğini duyuramamıştı.

İsrail Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bakan Gallant'ın Washington ziyareti sırasında Hochstein ile bir araya geldiği ve ikilinin ‘İsraillilerin İsrail'in kuzeyindeki evlerine güvenli bir şekilde dönmelerini sağlayacak bir çerçeveye ulaşmak için yapılacakları’ görüştüğü belirtildi.

Gallant'ın ofisinden yapılan açıklamada, İsrail Savunma Bakanı’nın Hochstein'a Gazze'deki savaşta 3C Aşaması’na geçişin tüm cephelerdeki gelişmeleri etkileyeceğini ve İsrail'in askeri ve diplomatik olarak her senaryoya hazır olduğunu söylediği aktarıldı.

Gallant, Hochstein’ın yanı sıra ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns ile de temaslarda bulundu.

Refah'ta çatışmalar

Gallant'ın çatışmaların yeni bir aşamaya geçtiğini açıklamasının öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah şehrinde Hamas'a karşı yürüttüğü şiddetli çatışmaların sona erdiğini duyurmuştu. Netanyahu, yaptığı açıklamada, şiddetli çatışmaların yaşandığı aşamanın sona erdiğini söyledi.

İsrail'in planına göre Refah'taki askeri operasyonlar sona erdiğinde ordu, Gazze Şeridi içinde farklı bir şekilde hedef odaklı operasyonlara başlayacak.

Ancak dün de Refah'ın bazı bölgelerinde şiddetli çatışmalar devam etti. Şarku’l Avsat’a konuşan sahadaki kaynaklar, İsrail ordusunun kontrol sağlamaya çalıştığı Refah’ın batı ve kuzey bölgelerinde ağır çatışmalar yaşandığını söylediler.

dfrgbthyju
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah’ta hareket halindeki bir İsrail tankı (AFP)

İsrail ordusu geçtiğimiz ayın başlarında başlattığı operasyonla Refah'ın doğusundaki ve güneyindeki bölgeleri ve şehir merkezini kontrol altına almıştı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere Refahlılar, İsrail tanklarının Refah'ın batısında yeni saldırılar gerçekleştirdiğini belirttiler. Refah sakinlerinin aktardığına göre İsrail tanklarının şehrin kuzeybatısında yerlerinden edilmiş kişilerin çadırlarının bulunduğu el-Mevasi bölgesinin dış mahallelerine kadar ulaşması nedeniyle bazı aileler kuzeye, Gazze'nin orta kesimlerindeki Han Yunus ve Deyr el-Belah'a kaçmak zorunda kaldı.

Refah’ta çatışmalar devam ederken İsrail savaş uçakları da diğer bölgelere hava saldırıları düzenlemeye devam etti. İsrail ordusu, Muhammed Salah adlı bir Hamas liderini öldürdüğünü duyurdu. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, Salah'ın Hamas'ın en önemli silah geliştiricilerinden biri olduğu belirtildi.

Öte yandan Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Gazze kentindeki bir sağlık merkezine düzenlediği saldırıda Gazze Ambulans ve Acil Durum Müdürü Hani el-Cafaravi'nin öldüğünü açıkladı.

İsrail Ordu Radyosu dün, savaşın başından bu yana Gazze'ye 50 bin bomba atıldığını, bunların yüzde 5'inin patlamadığını, bunun da yaklaşık 2 bin ila 3 bin bombanın Hamas tarafından hammadde olarak kullanılacağı anlamına geldiğini bildirdi. Radyo, İsrail ordusunun Hamas'ın silah üretmek için yeniden atölyeler kurduğunun farkında olduğunu da ekledi.

Açlık “felaket boyutunda”

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi’nden yapılan açıklamada, ‘İsrail’in sistematik bir açlık politikası uyguladığı ve sivillerin tıbbi tedaviye ulaşmasını engellediği’ belirtildi. Açıklamada, ‘Gazzeliler arasında, özellikle de çocuklarda açlık ve hastalıkların artmakta olduğu’ uyarısı yapıldı.

Gazzelilerin son kullanma tarihi geçmiş konserve yiyecekler yediği ve bunun da çok sayıda kişinin zehirlenmesine neden olduğu bildirildi. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in BM ajansının faaliyetlerine son verme girişimlerine yanıt verilmesi çağrısında bulunarak, Gazze'deki açlık seviyesinin "felaket" boyutunda ve insan kaynaklı olduğunu vurguladı.

xcdvfbghtnyju
Yetersiz beslenme ve lösemi gibi kronik hastalıklara sahip Filistinli çocuklar Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir hastanede tedavi olmayı bekliyor (AFP)

Gazze Şeridi’nde çatışmalar devam ettiği, sokaklarda ve enkaz altında halen cesetler olduğu için ölü sayısı kesin olmamakla birlikte İsrail tarafından Gazze Şeridi’ne 7 Ekim'den bu yana düzenlenen saldırılarda ölen Filistinlilerin sayısı 37 bin 626'ya, yaralıların sayısı ise 86 bin 98'e yükseldi.

Filistin hükümetinin Yardım İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından yayınlanan bir rapora göre enkaz altında çok sayıda kurbanın yanı sıra yaklaşık 10 bin kişi kayıp ve Gazze’den 5 binden fazla Filistinli İsrail tarafından tutuklandı.

Pazartesi günü yayınlanan raporda İsrail tarafından 499 sağlık çalışanı, 70 sivil savunma görevlisi, 152 gazeteci ve yedisi yabancı olmak üzere en az 273 yardım görevlisinin öldürüldüğü belirtildi. Savaşın 17 bin çocuğu yetim bıraktığı kaydedildi.

Raporda Gazze’deki sağlık sistemine ilişkin olarak (Gazze'nin kuzeyinde 3, Gazze şehrinde 7, Deyr el-Belah'ta 3 ve Han Yunus’ta 4 hastane olmak üzere) 17 hastanenin kısmen çalıştığı 19 hastanenin hizmet dışı olduğu ve UNRWA sağlık merkezlerinin yüzde 71'inin çalışmalarına devam edemediği aktarıldı.

Şimdiye kadar 31 çocuğun yetersiz beslenme ve susuzluk nedeniyle öldüğü belirtilen rapora göre Gazze'nin kuzeyinde iki yaşın altındaki çocukların yüzde 31'inin, Refah'ta iki yaşın altındaki çocukların yüzde 10'unun akut yetersiz beslendiği gözlemlendi.

Raporda ayrıca konutların yüzde 60'ından fazlasının, ticari tesislerin yüzde 80'inden fazlasının, 155 sağlık tesisinin, 187 UNRWA tesisinin ve 130 ambulansın savaş sırasında hasar gördüğü belirtildi.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.