Netanyahu'nun planları ve ordunun zorlu görevi arasında Hamas'ın ortadan kaldırılması

İsrailli komutanların Hamas'ın ortadan kaldırılmasının zaman alacağını söylemeleri, Başbakan Netanyahu’yu kızdırdı

Gazze Şeridi'nin güney sınırı yakınlarında konuşlandırılan İsrail ordusuna ait tanklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin güney sınırı yakınlarında konuşlandırılan İsrail ordusuna ait tanklar (AFP)
TT

Netanyahu'nun planları ve ordunun zorlu görevi arasında Hamas'ın ortadan kaldırılması

Gazze Şeridi'nin güney sınırı yakınlarında konuşlandırılan İsrail ordusuna ait tanklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin güney sınırı yakınlarında konuşlandırılan İsrail ordusuna ait tanklar (AFP)

İzzettin Ebu Ayşe

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas Hareketi’ni ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ya da uzun zaman alacağını, uğradığı tüm askeri saldırılara rağmen Gazze'de kalmaya devam ettiğini ve birçok durumda kendini yeniden yapılandırdığını ikinci kez vurguladı.

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari tarafından yapılan açıklamada, “Hamas en azından önümüzdeki beş yıl boyunca Gazze'de kalacak. Hamas’a karşı İsrail’de uzun sürecek bir savaş planlıyoruz, ancak Hamas, Gazze Şeridi'nde varlığını sürdürecek” denildi.

Açıklama ve öfke

Ordudan gelen bu açıklamalar İsrail hükümetini kızdırdı, ancak Hagari, Hamas'ı ortadan kaldırmanın zorluğuna ilişkin ilk kez açıklama yapmıyor. Hagari 19 Haziran'da yaptığı açıklamada “Hamas'ı yok edebileceğimiz ya da ortadan kaldırabileceğimiz fikri kamuoyunu yanıltıyor” demişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ı ortadan kaldırmaya karar verdiği ve körüklediği savaşın hedeflerine meydan okuma olarak gördüğü ordusu tarafından yapılan açıklamalara karşı öfke kustu. Ordunun Hamas'ı ortadan kaldırmanın zorluğundan bahsetmesinin savaşın hedeflerine zarar verdiğini belirtti. Netanyahu, ordunun Hamas'ı ortadan kaldırmanın zorluğundan bahsetmesinin savaşın hedeflerine zarar verdiğini belirtti.

xscdfvefrtgb
İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari (AFP)

Netanyahu'yu öfkelendiren, Hagari'nin açıklamalarının çoğunlukla İsrail kamuoyuna yönelik olması ve birçoğunun İsrail basınında yer almasıydı. Hagari’nin açıklamalarından en öne çıkan sözlerinden biri Hamas'ın tamamen ortadan kaldırılamayacağıydı.

Bir alternatif yaratmak

Hagari, sözlerini şöyle sürdürdü:

Hamas'ın yerine bir alternatif geliştirebiliriz. Eğer bir alternatif bulamazsak Hamas kalmaya devam edecek. Onu yok etmekten bahsetmek zorlaşacak. Çünkü Hamas kendini yeniden inşa edebilir.

Aslında Hamas'ı ortadan kaldırmanın zor olduğunu savunan sadece Hagari değil. İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Tzachi Hanegbi de Hamas'ın ideoloji olarak ortadan kaldırılamayacağını, ancak askeri olarak yok edilebileceğini söyledi.

Hanegbi, şunları söyledi:

Sadece Hamas'ın askeri yeteneklerini yok etmeye değil, alternatif bir ideolojiye de ihtiyacımız var. Hamas'ın bir ideoloji olarak ortadan kaldırılamayacağı gerçeği çerçevesinde Gazze Şeridi'nde Hamas'a alternatif bir politika üzerinde çalışıyoruz. Bu politika birkaç gün içinde ortaya çıkacak.

Ancak Hanegbi, Gazze'nin yönetimini devralacak yapının niteliği hakkında detay vermekten kaçındı.

Likud Partisi üyelerinden teyit

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre İsrail Ordusu 12. Tugay Komutanı Yarbay Hevri Elbaz, Hamas'ın Gazze'deki askeri yeteneklerini tamamen ortadan kaldırmanın yıllar süreceğini söyledi. Yarbay Elbaz, “Bunu yapmak kolay değil. Zaman ve büyük bir askeri baskı gerektiriyor. Önümüzdeki bir yıl içinde Tel Aviv'de sirenlerin susacağını düşünen herkes İsraillilerin gözünü boyuyor demektir” şeklinde konuştu.

Netanyahu'yu kızdıran en son açıklamalardan biri İsrail Tarım Bakanı Avi Dichter tarafından yapıldı. Dichter, söz konusu açıklamasında, ‘Gazze'deki Hamas yönetiminin ortadan kaldırılması hedefinin halen gerçekleşmekten uzak olduğunu’ söyledi.

Netanyahu Dichter'e öfkelenmesinin en büyük nedeni, Dichter'in bir zamanlar İç güvenlik istihbaratından sorumlu olan Şin Bet’in direktörlüğü görevini yürütmüş ve Netanyahu’nun lideri olduğu Likud Partisi’nin üyesi olmasıydı. Ancak Gazze Şeridi’ndeki savaş için belirlenen hedeflere karşı çıkan Dichter, Hamas'ı kısa sürede ortadan kaldırılabileceğine inanmıyor ve çözümün Gazze'yi kontrol etmek ya da Gazze’yi yöneten siyasi gruba bir alternatif sağlamak olduğunu düşünüyor.

‘Hamas'ın ortadan kaldırılması’ tanımı üzerinde anlaşmazlık

İsrailli askeri analist Yoav Stern, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

Bazı çevreler, bu açıklamaların Başbakan Netanyahu tarafından temsil edilen İsrail hükümeti ile ordunun komuta kademesi arasında bir anlaşmazlık olduğunu gösterdiğini düşünebilir. Her iki taraf da Hamas'ı ortadan kaldırmak ve bu hedefe ulaşmak istiyor, ancak anlaşmazlık sadece hedefin tanımında yatıyor.

İsrail Savaş Kabinesi, Hamas'ın askeri ve siyasi yeteneklerini yok etmeyi bir savaş hedefi olarak belirledi ve İsrail ordusu bu hedefe bağlı kaldı. Ancak Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hamas’ı yenmek için savaşın sonrasına dair bir plan yapılması, yani Gazze'de başka bir yönetimin getirilmesi gerektiğini vurguladı.

zxcdfvg
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)

İsrail ordusu ile Netanyahu arasındaki gerilimin en üst seviyede olduğunu söyleyen Stern’e göre Netanyahu Hamas'ın askeri yeteneklerini yok etme hedefi koyarak ulaşılabilecek en yüksek taktiksel zirveye ulaşarak savaşın hedeflerinin tükendiğini düşünürken ordu, Hamas’ı ortadan kaldırma çabalarının boşa gitmemesi için yerine bir alternatifin bulmasının zamanının geldiğine inanıyor.

Hamas bunu bir zafer olarak görüyor

Netanyahu, savaşın başından bu yana Gazze'de Hamas'a alternatif olabilecek tüm fikirleri reddetti. İsrail Başbakanı kendisini eleştiren açıklamalara yanıt olarak “Gazze'deki savaşta çok büyük başarılar gördüm. Hamas’ın askeri gücünü yok etme aşamasının sonuna yaklaştık. Hamas’ın kalıntılarını vurmaya devam edeceğiz” dedi.

Netanyahu, sözlerine şöyle devam etti:

Bu savaşı sona erdirmek için Hamas'ın askeri olarak yenilgiye uğratılması ve yönetim kabiliyetinin yok edilmesi şart. Bu da Hamas’ın her üyesini ortadan kaldırmak anlamına gelmez, ama siyasi ve askeri imkanlarını ellerinden almak anlamına gelir.

İsrail'deki hararetli tartışmaların ardından Hamas'ın daha da güçlü göründü. Hamas Siyasi Büro Üyesi İzzet er-Rişk, yaptığı açıklamada, “İsrail ordusunun Hamas’ı yok edemeyeceğini kabul etmesi, bu savaşın dayattığı değişkenlerden biri, Hamas için bir zaferin başlangıcı ve İsrail’in sahada ve stratejik alanda yenildiğinin kanıtıdır” ifadelerini kullandı.



Z kuşağının devirdiği Nepal lideri Oli gözaltına alındı

Nepal Komünist Partisi lideri Oli'nin ünlü sosyal medya platformlarına erişim yasağı getirmesi protestoların fitilini ateşlemişti (Reuters)
Nepal Komünist Partisi lideri Oli'nin ünlü sosyal medya platformlarına erişim yasağı getirmesi protestoların fitilini ateşlemişti (Reuters)
TT

Z kuşağının devirdiği Nepal lideri Oli gözaltına alındı

Nepal Komünist Partisi lideri Oli'nin ünlü sosyal medya platformlarına erişim yasağı getirmesi protestoların fitilini ateşlemişti (Reuters)
Nepal Komünist Partisi lideri Oli'nin ünlü sosyal medya platformlarına erişim yasağı getirmesi protestoların fitilini ateşlemişti (Reuters)

Eski Nepal Başbakanı Khadga Prasad Sharma Oli, Z kuşağının liderlik ettiği kitlesel protestolardaki ölümleri engellemediği gerekçesiyle gözaltına alındı.

Nepal polisinden yapılan açıklamada, Oli'nin başkent Katmandu'daki evinde cumartesi sabahı gözaltına alındığı bildirildi. Ayrıca Oli hükümetinde görev yapmış İçişleri Bakanı Ramesh Lekhak da gözaltına alındı.

74 yaşındaki Oli'nin gözaltına alındıktan sonra böbrek sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Avukatı Tikaram Bhattara, "Bunun soruşturma kapsamında yapıldığını söylediler. Ancak müvekkilimin kaçma riski olmadığı için bu, yasadışı ve uygunsuzdur" dedi.

Oli ve Lekhak'a yönelik operasyon, ülkenin yeni başbakanı Balendra Shah'ın yemin ederek göreve başlamasından bir gün sonra gerçekleşti.

Geçen yıl eylülde patlak veren protestolarda yaklaşık 76 kişi öldürülmüş, en az 2 bin 500 kişi yaralanmıştı.

Şiddet olaylarının incelenmesi amacıyla kurulan Meclis'e bağlı komitenin çarşamba günkü raporunda, yaşananlardan ülkenin geçmişteki lideri Oli'nin sorumlu tutulması gerektiği savunulmuştu.

Raporda, Oli'nin eylemcilere ateş açılması emri verip vermediğinin belirlenemediği ancak şiddet olaylarının kontrol altına alınmasını sağlayamadığı ifade edilmişti.

Oli ise suçlamaları reddederek "Bu rapor bir karalama kampanyasının parçasıdır" demişti.

Ayrıca raporda, Lekhak ve eski emniyet genel müdürü Chandra Kuber Khapung da şiddet olaylarından sorumlu tutulmuştu.  

Shah'ın yeni atadığı İçişleri Bakanı Sudan Gurung, Oli ve Lekhak'ın gözaltına alınmasına ilişkin sosyal medyadan yaptığı paylaşımda "Hiç kimse kanunların üstünde değildir. Bu herhangi birinden intikam almak için değil, adaletin başlangıcı için yapılıyor" ifadelerini kullandı.

Z kuşağının önderliğindeki eylemlerin ardından Sharma Oli, 9 Eylül 2025'te istifa etmişti. 12 Eylül 2025'te eski Yüksek Mahkeme Başkanı Sushila Karki, geçici başbakan olarak göreve başlamıştı.

Halk, Oli hükümetinin devrilmesinden 6 ay sonra genel seçimler için sandık başına gitmiş, yarışı Rastriya Swatantra Partisi (RSP) adayı Balendra Shah kazanmıştı.

Güvenlik güçlerinin protestolarda silahsız gençleri öldürmesinden sonra Oli'yi "terörist" diye niteleyen 35 yaşındaki rapçi, ülkenin en genç başbakanı oldu.

Independent Türkçe, Guardian, Reuters


Trump: İran müzakereler istiyor ve Amerika güç dengesini yeniden kurdu

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi konferansına katılımı sırasında (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi konferansına katılımı sırasında (Şarku'l Avsat)
TT

Trump: İran müzakereler istiyor ve Amerika güç dengesini yeniden kurdu

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi konferansına katılımı sırasında (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi konferansına katılımı sırasında (Şarku'l Avsat)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin “İran rejiminin oluşturduğu tehdidi sona erdirdiğini” belirterek, Washington’un Tahran’ın askeri ve nükleer kapasitesinin büyük bir bölümünü yok ettiğini ve İran’ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini belirtti.

Trump, İran’ın “artık Ortadoğu’nun zorbası olmadığını” ve ABD’nin “benzeri görülmemiş” olarak nitelendirdiği bir dizi operasyonun ardından, askeri gücünün önemli ölçüde zayıfladığını ifade etti. Tahran’ın bu saldırıların ardından “müzakere için çaba gösterdiğini ve adeta yalvardığını” öne süren Trump, ABD’nin İran’la “güçlü bir konumdan” ilişki kurduğunu vurguladı.

Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Miami kentinde düzenlenen “Gelecek Yatırım Girişimi” konferansının kapanış konuşmasında yaptı. Jeopolitik ve ekonomik mesajlar içeren uzun konuşmasında Trump, son askeri operasyonların Ortadoğu’da “oyunun kurallarını değiştirdiğini” ve İran’ın hassas tesisleri ile savunma sanayisi altyapısı dahil “temel askeri kapasitelerini parçaladığını” savundu.

Dünyanın en güçlü ordusu

ABD’nin bu operasyonlarda “en gelişmiş askeri teknolojisini” kullandığını belirten Trump, Amerikan ordusunun “dünyanın en güçlü ordusu” olduğunu ve “her yerde hassas ve etkili operasyonlar gerçekleştirebileceğini” söyledi. Son saldırıların stratejik tesisleri “yüksek hassasiyetle” hedef aldığını ve özellikle füze ile insansız hava aracı (İHA) alanlarında İran’ın “kritik kapasitelerini felç ettiğini” ifade etti.

Trump, başkanlığının ilk döneminde aldığı kararlara da değinerek, İran nükleer anlaşmasından çekilmenin “Tahran’ın nükleer silaha daha erken ulaşmasını engellediğini” savundu. Önceki politikaları eleştiren Trump, bu yaklaşımların “yeterli güvenceler olmadan İran’a mali kaynak sağladığını” iddia ederek, stratejisinin “baskı ve güç yoluyla denge kurmak” olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı İran'a karşı savaştan ve Orta Doğu'daki ekonomik ve siyasi sorunlardan bahsetti. (Şarku'l Avsat)ABD Başkanı İran'a karşı savaştan ve Orta Doğu'daki ekonomik ve siyasi sorunlardan bahsetti. (Şarku'l Avsat)

Prens Muhammed bin Selman

Trump, ABD’nin müttefiklerine verdiği desteğe de değinerek, Körfez ülkelerinin bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Kuveyt’in “Washington’un yanında kararlılıkla durduğunu” belirten Trump, bu ülkelerin güvenlik koordinasyonu ve stratejik ortaklıklar yoluyla bölgesel istikrara katkı sağladığını belirtti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’dan övgüyle söz eden Trump, kendisini “harika bir lider” ve “büyük bir dost” olarak nitelendirdi. Bin Selman’ın zorlu bir dönemde cesaret ve kararlılık gösterdiğini belirten Trump, bu konumunu “hak ettiğini” ifade etti.

Ekonomi ve gelecek alanları

Ekonomik konulara da değinen Trump, ABD’nin kısa sürede “büyük bir dönüşüm yaşadığını” ve “dünyanın bir numaralı yatırım merkezi haline geldiğini” söyledi. Vergi indirimleri, iş ortamının kolaylaştırılması ve sanayiye verilen teşviklerin milyarlarca dolarlık yatırımı çektiğini, bunun ise milyonlarca yeni iş yarattığını söyledi.

Trump, ABD’nin özellikle yapay zekâ alanında küresel liderliği hedeflediğini vurgulayarak, “hiçbir rakibin bu alanda ABD’yi geçmesine izin verilmeyeceğini” belirtti. Ayrıca dijital para piyasasında da ABD’nin konumunu güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Ortaklıklar ve küresel ekonomi

Ortadoğu başta olmak üzere ekonomik ortaklıklara değinen Trump, Suudi Arabistan ile ilişkilerin “stratejik iş birliği modeli” olduğunu söyledi. Bu ortaklıkların yatırım, enerji ve teknoloji alanlarında büyük projelerin hayata geçirilmesine katkı sağladığını belirtti.

Güvenlik ile ekonominin “birbirinden ayrılmaz” olduğunu vurgulayan Trump, Ortadoğu’daki istikrarın küresel ekonomi, yatırım ve ticaret üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti. ABD’nin attığı adımların “yeni bir istikrar ve büyüme döneminin önünü açtığını” savundu.

ABD Başkanı'nın Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin kapanış konuşması (Şarku'l Avsat )ABD Başkanı'nın Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin kapanış konuşması (Şarku'l Avsat )

Siyasi muhalifleri

Konuşmasında iç politikaya da değinen Trump, siyasi rakiplerini eleştirerek, önceki dönemde ekonomi ve iç güvenliğin zayıflatıldığını öne sürdü. Kendi döneminin ekonomiye “ivme kazandırdığını”, enflasyonu düşürdüğünü ve istihdamı artırdığını belirtti.

NATO

Trump konuşmasında NATO’ya yönelik sert eleştirilerde bulunarak, ittifakın son gelişmelerde “beklentileri karşılamadığını” ifade etti. Bazı üye ülkelerin ABD’ye yeterli destek vermediğini söyleyen Trump, Washington’un savunma yükünün büyük kısmını taşıdığını belirtti. ABD’nin ittifak ilişkilerini yeniden değerlendireceğini belirten Trump, “karşılığı olmayan desteklerin sürdürülemeyeceğini” vurguladı.


İran’ın Trump’ın ateşkes şartlarına vereceği yanıt merakla bekleniyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
TT

İran’ın Trump’ın ateşkes şartlarına vereceği yanıt merakla bekleniyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)

İran’ın ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik teklifine arabulucular üzerinden vereceği yanıt beklenirken, ABD Başkanı Donald Trump ateşkes görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Ancak müzakerelerin genel çerçevesi henüz netleşmedi. Bu süreçte Pakistan, Washington ile Tahran arasında mesaj ve önerilerin iletilmesinde başlıca kanal olarak öne çıktı.

Reuters tarafından bilgisine başvurulan bir kaynağa göre, İran’ın ABD’nin barış teklifine yanıtının kısa süre içinde açıklanması bekleniyor. Kaynak, Trump ve Beyaz Saray’daki üst düzey yetkililere, İran’ın yanıtının büyük olasılıkla bugün arabulucular aracılığıyla iletileceğinin bildirildiğini aktardı.

Trump, perşembe günü Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için İran’a verdiği süreyi uzatarak, enerji tesislerinin hedef alınması ihtimaline ilişkin yeni bir takvim açıkladı. Trump, yaptığı açıklamada, enerji tesislerinin imhasına ilişkin sürenin 10 gün uzatıldığını ve son tarihin 6 Nisan 2026 Pazartesi günü ABD doğu saati ile 20.00 olarak belirlendiğini duyurdu.

İran’ın, Pakistan üzerinden iletilen 15 maddelik öneriyi değerlendirdiği belirtildi. Kaynaklar ve çeşitli raporlar, söz konusu teklifin İran’ın nükleer programının durdurulması, füze geliştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün fiilen devredilmesi gibi talepler içerdiğini öne sürdü. İranlı bir yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, üst düzey yetkililer ile Dini Lider’in temsilcisinin çarşamba günü teklifi ayrıntılı biçimde incelediğini, teklifin yalnızca ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini düşündüklerini ancak diplomatik çabaların henüz sona ermediğini ifade etti.

Trump, savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerin ‘çok iyi ilerlediğini’ belirterek, Tahran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için ek süre tanındığını yineledi. Buna karşın İran, 15 maddelik teklif konusunda Beyaz Saray ile müzakere yürüttüğü iddialarını kamuoyu önünde reddetmeye devam ediyor.

ABD’nin İran’a boğazı yeniden açması için 10 gün daha süre tanıyacağını söyleyen Trump, aksi halde İran’ın enerji tesislerinin hedef alınacağını ifade etti. Trump ayrıca İran’ın, müzakerelerde ‘iyi niyet göstergesi’ olarak aralarında Pakistan bayrağı taşıyan gemilerin de bulunduğu 10 petrol tankerinin boğazdan geçişine izin verdiğini söyledi.

Trump, İran’ın ABD’nin taleplerine uymaması halinde Washington’un Tahran için ‘en kötü kâbus’ olacağını belirtti. Bu talepler arasında Hürmüz Boğazı’nın açılması ve nükleer programın sona erdirilmesi yer alıyor. İran petrolü üzerinde kontrolün de ‘masadaki seçeneklerden biri’ olduğunu dile getiren Trump, ayrıntı vermedi.

Öte yandan müzakerelerin genel görünümünün henüz netleşmediği, ateşkese yönelik somut bir ilerleme işaretinin bulunmadığı ifade ediliyor. İsrail’e yönelik füze saldırıları sürerken, İran da ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık vermeye devam ediyor

. ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-16 Fighting Falcon uçağı, Ortadoğu'daki bir üsse iniş yapıyor. (AFP)

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-16 Fighting Falcon uçağı, Ortadoğu'daki bir üsse iniş yapıyor. (AFP)

Çelişkili diplomatik şartlar

ABD’nin sunduğu teklifin, İran’ın nükleer programının tamamen tasfiye edilmesi, füze üretiminin sınırlandırılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili kontrolün devredilmesi gibi talepler içerdiği belirtildi. Buna karşılık İran, ‘saldırıların durdurulması’, savaşın yeniden başlamayacağına dair güvence verilmesi, tazminat ödenmesi ve tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesini içeren bir karşı teklif sundu.

İranlı bir yetkili, ABD’nin teklifini ‘tek taraflı’ olarak nitelendirirken, diplomatik çözüm yolunun tamamen kapanmadığını ifade etti. Aynı bağlamda Steve Witkoff ise bir anlaşmaya varılması halinde bunun ‘İran, bölge ve tüm dünya için harika olacağını’ söyledi.

Net olmayan bir resim

İran, Washington ile doğrudan görüşmeler yürütmediğini vurgularken, ABD Başkanı Donald Trump ise ABD’nin İran içinde kimlerle müzakere ettiğine dair ayrıntı vermedi. Bu durum, savaş sırasında çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bir dönemde dikkat çekti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin müzakereye girme niyetinin bulunmadığını belirterek, “Mesajlar zaman zaman dost ülkeler ya da belirli kişiler aracılığıyla iletiliyor, ancak bu hiçbir şekilde diyalog ya da müzakere olarak değerlendirilemez” dedi.

Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, dolaylı temasların sürdüğünü düşündüğünü ve İran ile iyi ilişkilere sahip olan Pakistan’da yakında bir görüşme yapılması için hazırlıklar bulunduğunu ifade etti. Pakistan’ın ayrıca ABD’nin teklifini Tahran’a ileten kanal olduğu belirtiliyor.

İranlı bir yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD teklifinin ‘yalnızca ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini’ savundu, ancak diplomatik çabaların devam ettiğini vurguladı. İranlı kaynaklar ise Tahran’ın savaşın başlamasından bu yana tutumunu sertleştirdiğini belirterek, gelecekte olası askeri adımlara karşı güvence, uğranılan zararlar için tazminat, Hürmüz Boğazı üzerinde resmi kontrol ve ateşkes anlaşmasına Lübnan’ın da dahil edilmesi taleplerinin öne çıktığını aktardı.

Göstergeler ve iletişim

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Washington’un Pakistan’ı arabulucu olarak kullanarak İran’a 15 maddelik bir ‘eylem listesi’ ilettiğini açıkladı. Söz konusu listenin, İran’ın nükleer programının kısıtlanması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi başlıkları içerdiği belirtildi. Witkoff, Beyaz Saray’daki bir toplantıda yaptığı açıklamada, “Gelişmelerin nereye varacağını ve İran’ı bunun köklü bir dönüm noktası olduğuna, önünde ölüm ve yıkımdan başka seçenek kalmadığına ikna edip edemeyeceğimizi göreceğiz” dedi.

Witkoff, İran’ın bir uzlaşmaya ikna edilebileceğine dair ‘güçlü işaretler’ bulunduğunu ifade etti. Buna karşılık Tesnim Haber Ajansı, Tahran’ın ABD teklifine yanıtını Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ilettiğini duyurdu. Ajans, ismi açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, resmi yanıtın arabulucular üzerinden teslim edildiğini ve İran’ın karşı tarafın cevabını beklediğini aktardı.

Tesnim ayrıca, İran’ın beş maddelik bir karşı teklif sunduğunu belirtti. Bu teklifin; ‘saldırıların sona erdirilmesi’, İsrail veya ABD tarafından savaşın yeniden başlatılmasını engelleyecek bir mekanizma kurulması, mali tazminat ödenmesi ve tüm cephelerde çatışmaların durdurulması gibi unsurları içerdiği kaydedildi.

Güdümlü füze destroyeri USS Thomas Hudner, açıklanmayan bir yerden İran topraklarına Tomahawk seyir füzesi fırlattı. (Reuters)Güdümlü füze destroyeri USS Thomas Hudner, açıklanmayan bir yerden İran topraklarına Tomahawk seyir füzesi fırlattı. (Reuters)

Neden Pakistan?

Pakistan, hem Washington hem de Tahran ile ilişkilerini görece sürdürebilen bir ülke olması ve savaşın sona ermesinde doğrudan çıkarı bulunması nedeniyle arabulucu olarak öne çıktı. Pakistanlı yetkililer, kamuoyuna yansıyan barış girişimlerinin haftalar süren sessiz diplomasi trafiğinin ardından geldiğini belirterek, İslamabad’ın ABD ve İran temsilcileri arasında görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı.

Yetkililere göre, ABD’nin mesajları Pakistan üzerinden İran’a iletilirken, Tahran’ın yanıtları da aynı kanal üzerinden Washington’a aktarılıyor. Ancak iletişim mekanizmasının ayrıntıları ve doğrudan temas kuran taraflar hakkında bilgi verilmedi. Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, İslamabad’ın taşıdığı mesajlar aracılığıyla ABD ile İran arasında ‘dolaylı görüşmeler’ yürütüldüğünü ifade etti. Arabuluculuk çabalarına Türkiye ve Mısır’ın da destek verdiği belirtildi.

Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin Türk ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla temaslarda bulunduğunu açıkladı. Bakanlığın açıklamasında, görüşmelerin ‘yoğun çabalar’ kapsamında yürütüldüğü belirtilirken, gerilimin kademeli olarak düşürülmesi ve nihayetinde savaşın sona erdirilmesi yönünde umut ifade edildi.