Telekomünikasyon tarihindeki en büyük küresel kesintiden hangi şirketler ve hizmetler etkilendi?

Sidney Havalimanı'ndaki uçak program panosu (AFP)
Sidney Havalimanı'ndaki uçak program panosu (AFP)
TT

Telekomünikasyon tarihindeki en büyük küresel kesintiden hangi şirketler ve hizmetler etkilendi?

Sidney Havalimanı'ndaki uçak program panosu (AFP)
Sidney Havalimanı'ndaki uçak program panosu (AFP)

Bugün (cuma) dünya, birçok ülkede havayolu şirketlerini, medya kuruluşlarını ve kurumları etkileyen tarihin en büyük internet kesintisine tanık oldu.

Microsoft

ABD'li teknoloji devi Microsoft, sorun çözülürken ‘hafifletici önlemler’ aldığını açıkladı.

Şirket, ‘hizmet bozulması’ başlıklı bir mesajda, kullanıcıların ‘çeşitli uygulamalara ve hizmetlere (Microsoft 365) erişemeyebileceğini’ doğruladı.

dsfvgrt
Teknik arıza nedeniyle uçuşu ertelenen bir yolcu (AFP)

Şirket kesintinin sorumluluğunu açıkça belirtmedi. Ancak ‘bu olayı yüksek öncelikli ve acil bir durum olarak ele alırken, bozulan diğer (Microsoft 365) uygulamalar üzerinde devam eden etkiyi ele almaya devam ettiğini’ doğruladı.

Fransız siber güvenlik ajansı ANSSI, ‘kesintinin bir siber saldırıdan kaynaklandığını gösteren hiçbir kanıt olmadığını’ belirterek, ‘ekiplerin Fransa'daki etkilenen kuruluşları tespit etmek ve kesintinin kaynağını belirlemek için tamamen seferber olduğunu’ bildirdi.

Kesinti havalimanlarını etkiledi

Aralarında Zürih, Berlin, Amsterdam Schiphol ve İspanya'daki tüm havalimanlarının da bulunduğu çok sayıda havalimanı kesintiden etkilendiğini duyurdu. Diğer yandan Delta, United, American Airlines, Air France, İrlanda'nın Ryanair ve üç Hint havayolu şirketi de dahil olmak üzere çok sayıda havayolu şirketi sorun bildirdi.

Berlin Havalimanı Sözcüsü, ‘check-in işlemlerinde yaşanan gecikmelerin’ ardından, öğle saatlerinde trafiğin kısmen yeniden başladığını duyurdu.

xcfdvbg
Sidney Havalimanı'ndaki yolcular (AFP)

Hollandalı Kraliyet Havayolları KLM, ‘uçuşları yönetmeyi imkânsız kılan’ bir arıza nedeniyle ‘operasyonlarının büyük bölümünü’ askıya aldığını duyurdu.

İspanya'nın yolcu sayısı bakımından dünya birincisi olan havalimanlarının işletmecisi Aena, uçuşlardaki olası ‘gecikmeler’ hakkında bilgi verdi. Kuruluş, söz konusu küresel teknik olayın, esas olarak yolcular için kayıt ve bilgi noktalarını etkilediğini belirtti.

Kuruluş, arızanın giderilmesini beklerken, kayıt ve biniş işlemlerini manuel olarak gerçekleştiren Hintli SpiceJet şirketinin düşük maliyetli uçuşlar için yaptığına benzer şekilde, bazı işlemleri ‘manuel sistemlerle’ gerçekleştirdiğini duyurdu.

Press Trust of India (PTI), check-in sürecindeki teknik bir sorun nedeniyle yolcuların turistik sahil bölgesi Goa'da ‘mahsur kaldığını’ bildirdi.

sfergt
Sidney Havalimanı'ndaki yolcular (AFP)

Ryanair ise tüm yolculara ‘uçuşlarından en az 3 saat önce havalimanına gelmelerini’ tavsiye etti.

Ryanair ve Wizz Air tarafından indirimli uçuşlar için kullanılan Fransa'nın Beauvais Havalimanı’nda, gerçek zamanlı çevrimiçi kalkış ve iniş verilerine göre uçuşlar normal şekilde devam etti.

Kesintiden etkilenen Arap ülkeleri

Kuveyt Havayolları, bazı havalimanlarının sistemlerinde ve bulut bilişim platformlarında meydana gelen küresel teknik aksaklık nedeniyle herhangi bir acil duruma karşı gerekli hazırlıkları yapmak üzere Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile sürekli koordinasyon halinde olduğunu duyurdu.

Yapılan açıklamada, ‘operasyonlarda herhangi bir gelişme olması durumunda şirketin resmi kanalları aracılığıyla bir duyuru yapılacağı’ belirtildi.

Jazeera Airways tarafından yapılan açıklamada, küresel hizmet kesintisinden etkilenildiği belirtilerek, “Küresel Microsoft kesintisi bilgi teknolojisi sistemlerimizi ve operasyonlarımızı ciddi şekilde etkiledi” denildi.

Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı Başkanı Fadi el-Hasan, küresel kesintinin havalimanının kayıt ve rezervasyon sistemlerini kısa süreliğine etkilediğini, ancak hava trafiğini etkilemediğini söyledi.

scdvfdfev
Sidney Havalimanı'ndaki yolcular (AFP)

Dubai Uluslararası Havalimanı, bazı havayolları aracılığıyla seyahat eden yolcular için kimlik doğrulama hizmetini etkileyen küresel bir teknik aksaklığın ardından operasyonların normale döndüğünü açıkladı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığı, küresel teknik aksaklığın bazı elektronik sistemlerini etkilediğini belirterek, kullanıcılara sorun çözülene kadar herhangi bir işlem yapmaktan kaçınmalarını tavsiye etti.

Paris Olimpiyatları

Paris 2024 Olimpiyatları Organizasyon Komitesi, kesintinin olimpiyat organizatörlerinin ‘bilgi işlem operasyonlarını aksattığını’ bildirdi.

Komite tarafından yapılan açıklamada, “Microsoft'un yazılımını etkileyen küresel teknik sorunların farkındayız. Bu sorunlar Paris 2024'teki bilgi teknolojileri operasyonlarını aksatıyor” denildi.

btrgb
Amsterdam Schiphol Havalimanı (AFP)

Organizasyon Komitesi’nden bir kaynak, kredi sisteminin değiştirildiğini ve bazı kişilerin kartlarını çekmelerinin engellendiğini söyledi.

Bu durumun uçuşları iptal edilen sporcuların gelişini de aksatabileceğini, çünkü birkaç saat boyunca havaalanlarındaki faaliyetlerin durma noktasına geldiğini ve uçuşların havayolları tarafından iptal edildiğini sözlerine ekledi.

Kaynak, “Paris 2024 Olimpiyatları teknik ekipleri, bu sorunların etkisini en aza indirmek için tamamen harekete geçirildi. Ayrıca operasyonların sürekliliğini sağlamak için acil durum planları devreye sokuldu” ifadelerini kullandı.



Trump neden Grönland’la ilgili U dönüşü yaptı?

Trump, Davos zirvesi öncesinde Grönland'ı ilhak tehditlerini artırmıştı (Reuters)
Trump, Davos zirvesi öncesinde Grönland'ı ilhak tehditlerini artırmıştı (Reuters)
TT

Trump neden Grönland’la ilgili U dönüşü yaptı?

Trump, Davos zirvesi öncesinde Grönland'ı ilhak tehditlerini artırmıştı (Reuters)
Trump, Davos zirvesi öncesinde Grönland'ı ilhak tehditlerini artırmıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın, defalarca askeri müdahale tehdidinde bulunduğu Grönland konusunda "anlaşma çerçevesi" oluşturulduğunu açıklaması, müttefikleri tarafından şüpheyle karşılandı.

Trump, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) dün yaptığı açıklamada, çerçeveyi NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yle görüşerek belirlediklerini söyledi.

ABD Başkanı, Grönland'la ilgili tutumuna karşı çıkan 8 Avrupa ülkesine uygulamayı planladığı gümrük tarifelerini askıya aldığını da duyurdu.

Trump, anlaşmanın detaylarına dair bilgi paylaşmazken Telegraph, adayla ilgili Birleşik Krallık'ın (BK) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle (GKRY) yaptığı anlaşmaya benzer bir mutabakata varıldığını iddia ediyor.

Bu kapsamda ABD ordusunun adada askeri eğitim ve istihbarat faaliyeti yürütmesine müsaade edileceği belirtiliyor. Bu bölgelerin ABD toprağı olarak sayılabileceği savunuluyor. Washington'ın nadir toprak madenleri için Grönland'da çalışma yapabileceği de iddialar arasında.

Wall Street Journal da anlaşma kapsamında Grönland'ın maden kaynaklarına yabancı ülkeler tarafından yapılacak yatırımlarda öncelikli veto hakkının ABD'ye sunulabileceğini savunuyor. Böylelikle Beyaz Saray, Çin ve Rusya'nın adaya yatırımlarının önünü kesebilir.

Danimarka'nın ise bunu onaylayıp onaylamadığı belli değil. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, siyaset, yatırım, güvenlik ve ekonomi gibi birçok alanda ABD'yle müzakere yürütülebileceğini ancak egemenlik konusunda bunun asla olmayacağını belirtti.

Guardian'ın analizinde, Avrupalı liderlerin Trump'ın "anlaşma çerçevesine" şüpheyle yaklaştığı yazılıyor.

Trump'ın tutumunu değiştirmesinde piyasalar da etkili oldu. Amerikan gazetecilik kuruluşu Semafor, Cumhuriyetçi liderin salı günü ilhak tehditlerini yinelemesinin ABD borsalarında keskin bir satış dalgasına yol açtığına dikkat çekiyor.

Trump'ın çerçeve anlaşmasını açıklayıp gümrük vergisinden vazgeçmesinin ardından küresel piyasalar dün toparlandı.

Analizde BK, Belçika ve Fransa gibi ülkelerin elinde ABD Hazine tahvilleri gibi trilyonlarca dolarlık ABD varlığı bulunduğuna, bunların satılması halinde faiz oranlarının hızla yükselebileceğine işaret ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Wall Street Journal, Guardian, Telegraph


ABD’de göçmenlik operasyonunda 5 yaşındaki çocuk gözaltına alındı

Çocuk ve babası, Teksas'ta göçmenlerin gözaltında tutulduğu tesise gönderildi (Columbia Heights Devlet Okulları)
Çocuk ve babası, Teksas'ta göçmenlerin gözaltında tutulduğu tesise gönderildi (Columbia Heights Devlet Okulları)
TT

ABD’de göçmenlik operasyonunda 5 yaşındaki çocuk gözaltına alındı

Çocuk ve babası, Teksas'ta göçmenlerin gözaltında tutulduğu tesise gönderildi (Columbia Heights Devlet Okulları)
Çocuk ve babası, Teksas'ta göçmenlerin gözaltında tutulduğu tesise gönderildi (Columbia Heights Devlet Okulları)

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ekiplerinin 5 yaşındaki bir çocuğu gözaltına alması tartışma yarattı.

ICE ekipleri, Minnesota eyaletindeki Minneapolis şehrinde salı günü düzenlediği baskında 5 yaşındaki Liam Conejo Ramos'u gözaltına aldı.

Çocuğun, okuldan döndükten sonra evinin önünde babası Adrian Alexander Conejo Arias'la birlikte gözaltına alınıp Teksas'taki göçmenlik merkezine transfer edildiği aktarıldı.

Minneapolis'in kuzeyindeki Columbia Heights'ta gerçekleşen olay, bölgedeki okullardan sorumlu müdür Zena Stevnik'in tepkisini çekti. Müdür, "Neden 5 yaşındaki bir çocuğu gözaltına alıyorsunuz? Bu çocuk tehlikeli bir suçlu olarak sınıflandırılamaz" dedi.

Stevnik, ICE memurlarının 5 yaşındaki çocuğu "yem olarak kullanıp" evin kapısını çalmasını istediğini de söyledi. Evde yaşayan kişinin olay sırasında dışarıda olduğu, daha sonradan ekiplerle iletişime geçip Ramos'u serbest bırakmaları için "yalvardığı" ifade ediliyor.

Ailenin avukatı Marc Prokosch, Ramos ve Arias'ın devam eden bir sığınma başvurusu olduğunu vurguluyor. Baba ve oğlun ülkeye kaçak yollardan girmediğini, buna ait net kayıtlar bulunduğunu belirtiyor. Ramos ve Arias'ın uyruklarına dairse bilgi paylaşılmadı.

İç Güvenlik Bakanlığı Sözcüsü Tricia McLaughlin ise dünkü açıklamasında, ICE'nin Ramos'un babasını yakalamak için nokta atışı operasyon düzenlediğini ve çocuğu hedef almadığını savundu.

McLaughlin, kayıtdışı göçmen olduğunu ileri sürdüğü babanın çocuğunu terk ederek memurlardan kaçmaya çalıştığını savundu. ICE memurlarının çocuğun güvenliğini sağlamak istediğini iddia etti.

Diğer yandan ICE'nin aynı gün düzenlediği operasyonda başka bir adreste yaşayan 17 yaşındaki lise öğrencisinin gözaltına alındığı aktarıldı.

Geçen hafta düzenlenen baskında da 17 yaşındaki bir lise öğrencisiyle annesi yakalanmıştı.

ICE ekipleri iki hafta önce de 10 yaşındaki bir çocukla annesini gözaltına almıştı.

Ramos, son iki hafta içinde bölgedeki baskınlarda yakalanan 4. çocuk oldu.

Teksas'taki gözaltı merkezinde tutulan Geraldo Lunas Campos'un 3 Ocak'ta yaşamını yitirmesi de gündem olmuştu.

ABD basının aktardığına göre El Paso Adli Tabipliği, Campos'un ölüm nedenini cinayet olarak açıkladı. Asli ölüm nedeninin "boyun ve göğse yapılan baskı kaynaklı oksijen yetersizliğinden boğulma olarak" kaydedildiği aktarıldı.

Renee Nicole Macklin Good'un 7 Ocak'ta Minneapolis'te bir ICE görevlisi tarafından vurularak öldürülmesinin yankıları da sürüyor. 

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, 37 yaşındaki Amerikalının göçmenlere yönelik bir operasyon sırasında ICE memurlarını "ezmeye çalıştığını ve aracıyla onlara çarptığını" öne sürmüştü.

Cep telefonu görüntüleriyse, ICE görevlilerinin yolun ortasındaki aracında olayları izleyen kadının otomobilinin kapısını zorla açmaya çalıştığını ortaya koymuştu.

Independent Türkçe, Guardian, Washington Post, KATV


Trump yönetimi, Le Pen davasına da el attı: Siyasi yasak kaldırılsın

ABD Başkanı Donald Trump, Le Pen hakkındaki hukuki süreci "cadı avı" diye nitelemişti (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Le Pen hakkındaki hukuki süreci "cadı avı" diye nitelemişti (Reuters)
TT

Trump yönetimi, Le Pen davasına da el attı: Siyasi yasak kaldırılsın

ABD Başkanı Donald Trump, Le Pen hakkındaki hukuki süreci "cadı avı" diye nitelemişti (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Le Pen hakkındaki hukuki süreci "cadı avı" diye nitelemişti (Reuters)

ABD yönetiminden yetkililerin, radikal sağcı Marine Le Pen'e siyasi yasağın kaldırılması için Fransa'da lobicilik yaptığı aktarılıyor.

Fransız yargıç Magali Lafourcade, AFP'ye açıklamasında Donald Trump yönetiminden iki kişinin kendisiyle irtibata geçip Le Pen'e getirilen siyasi yasağın kaldırılmasını istediğini savundu.

Hükümete danışmanlık yapan bağımsız kurum Fransa İnsan Hakları Komisyonu'nun (CNCDH) genel sekreteri Lafourcade, "Fransa'daki kamuoyu tartışmalarının manipüle edilmesinden" endişe duyduğu için bunu Fransa Dışişleri Bakanlığı'na bildirdiğini belirtti.

Lafourcade, geçen yıl mayısta Samuel D. Samson ve Christopher J. Anderson'la Paris'te görüştüğünü söyledi. Bu kişiler, ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Bürosu'nun (DRL) danışmanları.

Yargıç, Samson ve Anderson'ın Le Pen hakkında yürütülen hukuki süreci "siyasi bir dava" olarak gördüğünü belirtti. ABD'li yetkililere göre Le Pen'in cumhurbaşkanlığı seçimlerine girmesi siyasi saiklerle engelleniyor.

Le Pen davasına dahil olmayan Lafourcade, ABD'li danışmanların bu görüşü destekleyecek argümanları güçlendirmek için lobicilik faaliyetleri yürüttüğünü ifade etti.

CNCDH'nin bağımsız bir kurum olduğunu ve diplomatlarla yaptıkları görüşmeleri raporlamadıklarını vurgulayan yargıç, ABD'li yetkililerin taleplerinin Fransız kamuoyunda "dezenformasyon ve manipülasyona yol açabileceğinden" ve sürece müdahale olarak görülebileceğinden endişelendiği için Fransa Dışişleri Bakanlığı'yla irtibata geçtiğini söyledi.

Guardian, Fransa Dışişleri Bakanlığı'nın iddialara dair yorum talebini yanıtsız bıraktığını aktarıyor.

Diğer yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, Fransız yargıçla görüşen kişilerin Samson ve Anderson olduğunu doğrulamayı reddetti. Bunun yerine gazeteye gönderilen açıklamada, DRL danışmanlarının Avrupalı yetkililerle rutin görüşmeler yaptığı belirtildi.

Trump yönetiminde yükselen genç muhafazakarlar arasında yer alan Samson, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Substack sayfasında "Avrupa'da Medeniyet Müttefiklerine İhtiyaç" başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Geçen ay mayısta yayımlanan yazıda, radikal sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin "aşırılıkçı örgüt" diye nitelenmesini eleştirmişti.

Geçen yıl martta görülen davada radikal sağcı Ulusal Birlik Partisi'nin eski lideri Marine Le Pen, Avrupa Birliği (AB) fonlarını zimmetine geçirmekten suçlu bulunmuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un en dişli rakiplerinden biri olan Le Pen'e 5 yıl siyasi yasak getirilmişti. Ayrıca iki yılı ertelenmiş, iki yılı da elektronik kelepçeyle gözetim altında tutulmak üzere 4 yıl hapis ve 100 bin euro para cezası verilmişti.

Dava, Le Pen'in 2027'de düzenlenmesi öngörülen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma ihtimalini ortadan kaldırabilecek nitelikte. Siyasetçinin avukatlarının karara itirazı üzerine başlatılan temyiz süreci devam ediyor.

Le Pen, tespit edilen usulsüzlüklerin kasıtlı bir suiistimal değil, münferit hatalardan kaynaklandığını savunuyor.

Independent Türkçe, Guardian, Telegraph