İsrail hava saldırılarında Hudeyde'deki yakıt depoları yakıldı… Husiler alarma geçti

İsrail, söz konusu saldırıların, Tel Aviv'de bir kişinin ölümüne ve diğerlerinin yaralanmasına neden olan İHA saldırısına yanıt olduğunu bildirdi.

 İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
TT

İsrail hava saldırılarında Hudeyde'deki yakıt depoları yakıldı… Husiler alarma geçti

 İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)

İran destekli örgüte bağlı medya kuruluşlarına göre İsrail, dün (cumartesi) Yemen'de Husilerin kontrolündeki Hudeyde Limanı’nda yakıt depolarının da aralarında bulunduğu yerleri hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenleyerek ölümlere ve yaralanmalara neden oldu.

Şarku’l Avsat’ın Al Masirah TV'den aktardığı habere göre, İsrail hava saldırılarında üç kişi öldü, 87 kişi de yaralandı.

Söz konusu saldırı, Gazze'deki Filistinlileri desteklediğini iddia eden Husilerin üstlendiği bir insansız hava aracı (İHA) saldırısının Tel Aviv'de bir kişinin ölümüne ve diğerlerinin de yaralanmasına yol açmasından bir gün sonra gerçekleşti.

Geçtiğimiz kasım ayından bu yana İsrail'e karşı çok az etkisi olan birçok saldırı üstlenen Husiler, Kızıldeniz ve Arap Denizi'nde 170'ten fazla gemiye saldırdığını ve İsrail limanlarındaki gemilere tek başına yahut İran yanlısı Iraklı gruplarla ortaklaşa saldırdığını iddia etti.

zsdf
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde Limanı yakınlarındaki bir bölgeye düzenlediği saldırının gerçekleştiği yerden yoğun alev ve duman yükseliyor. (AFP)

İsrail ordusu saldırıların Hudeyde Limanı’ndaki yakıt depolama tesislerini hedef aldığını doğrularken, saldırılar büyük bir yangına yol açtı. Husi medya kuruluşları sayısı belirtilmeyen ölü ve yaralılar olduğunu bildirdi.

Hudeyde sakinlerinin Şarku’l Avsat'a anlattıklarına göre, Husiler kentin dört bir yanında harekete geçerken, kent sakinlerinin çoğu, ABD ve İngiltere'nin kentteki Husi mevzilerine yönelik saldırılarının başlamasından bu yana en ağır bombardıman olarak nitelendirilen saldırılar nedeniyle evlerinden çıkmadı.

Meşru hükümete bağlı Hudeyde Vilayeti Vali Yardımcısı Velid el-Kadimi Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Husiler halkı tekrarlanan ABD, İngiliz ve son olarak İsrail saldırılarına karşı savunmasız hale getirdi” ifadesini kullandı.

El-Kadimi, Husilerin amacının ‘İran'ın bölgedeki emellerini gerçekleştirmek ve Kızıldeniz ticaret koridorunu kontrol etmek’ olduğunu söyledi. El-Kadimi ayrıca, bölge sakinlerinin Hudeyde'deki evlerinden şehir dışına ve komşu illere göç ettirildiğini açıkladı.

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Macid el-Mezhaci, Husilerle uluslararası çatışmada İsrail'in açık bir şekilde denkleme girmesiyle bu aşamanın daha ileri bir aşamaya geldiğini ve iki taraf arasındaki çatışmada sahnenin yeni bir dönemece girebileceğini düşünüyor.

Örgütün İsrail'e karşı İHA saldırısını benimsemesinin, uluslararası toplumu Husilerle birleştiren çatışma denkleminde büyük bir değişim olduğuna inanan el-Mezhaci şu ifadeleri kullandı: “Bu saldırı Yemen savaşında başka bir istasyon ve büyük bir değişim olarak tanımlanabilir. İsrail'e karşı ilk Husi saldırıları ABD ve İngiliz müdahalesine yol açtı. Bu kesinlikle Kızıldeniz'deki saldırılarla ilişkilidir, ancak diğer taraftan bu genellikle İsrail'in uluslararası korumacı boyutunu hareket ettirir ve müdahale seviyesini daha yüksek seviyelere taşır.”

İsrail'den doğrulama

İsrail Ordu Sözcüsü, orduya ait jetlerin Yemen'in Hudeyde Limanı’ndaki ‘Husi terör rejimi’ hedeflerini vuran saldırılar düzenlediğini doğruladı. Sözcü, X platformu üzerinden paylaştığı bir gönderide, saldırıların ‘son aylarda İsrail devletine karşı düzenlenen yüzlerce saldırıya’ yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ise yaptığı açıklamada, ‘İsrail vatandaşlarının kanının bir bedeli olduğunu’ belirterek, Hudeyde Limanı’na yapılan saldırının sebebinin limanın İran'dan Husilere silah ve mühimmat aktarımı için bir kanal olması olduğunu söyledi.

sdfsfhn
Dün (cumartesi) Hudeyde'de vurulan bölgeden uzak bir alandan yangını izleyen Yemenliler (AFP)

Husilerden gelen ilk yorumda, Sözcü Muhammed Abdusselam X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, saldırıları ‘halkın acısını ikiye katlamak amacıyla Hudeyde'deki sivil tesisleri, petrol tanklarını ve elektrik santralini hedef alan acımasız bir saldırı’ olarak nitelendirdi. Abdusselam, daha fazla saldırı gerçekleştirmeye devam edeceklerinin sözünü verdi.

Bölge sakinlerine göre bombardıman limanın, yakıt depolarının ve bir benzin istasyonunun bulunduğu kuzey Hudeyde'ye ve kentteki Husilerin kontrolündeki askeri polis komutanlık binasına odaklandı.

Husi yanlısı medya, saldırıların yakıt ve gaz depolama tesislerinde büyük patlamalara ve uzak mesafelerden görülebilen yoğun dumanlara yol açtığını belirterek, saldırıların F-35 savaş uçakları tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti. Al Masirah TV, tıbbi kaynakların çok sayıda kişinin öldürüldüğünü ve yaralandığını söylediğini aktardı.

Korku ve yakıt krizi

Şarku’l Avsat'a konuşan Hudeyde, Sana ve Husilerin kontrolündeki bazı bölgelerin sakinleri, saldırıların hemen ardından akaryakıt istasyonlarının kapılarını kapattığını ve araba yakıtında boğucu bir kriz ve artan fiyatlar korkusuyla petrol şirketi istasyonlarında uzun araba kuyrukları oluştuğunu bildirdi.

Bölge sakinlerine göre Husiler kasıtlı olarak bu tür krizler yaratarak akaryakıtı iki katına satıyor, resmi istasyonları kapatıyor ve satış için karaborsa işletiyor. İsrail saldırıları sırasında tüp dolum istasyonunun hedef alındığına dair haberlerin ardından bölge sakinleri yemeklik gazda da boğucu bir kriz yaşanmasından korkuyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, Hudeyde sakinlerinin kent üzerinde uçan savaş uçaklarının geri dönmesiyle panik içinde yaşadıklarını ve yeni saldırılardan korktuklarını söyledi.

Husilerin kentin hava sahasında kara bir bulut oluşturan yakıt depolarındaki yangını kontrol altına alamadığını belirten kaynaklar, bu saldırılarda can kayıpları olduğunu doğruladı. Ancak Husilerin hedef alınan yerlerde ve hastanelerin çevresinde uyguladığı sıkı önlemler, ölü ve yaralı sayısının tam olarak bilinmesini engelledi.

Yemen hükümet yetkilileri, 7 Ekim olaylarından bu yana Husilerin Yemenlilere karşı işlediği suçları aklama ve Filistinlileri destekleme bahanesiyle bölgesel bir oyuncu olmaya çalışma fırsatı bulduğunu, barış sürecinden kaçtığını ve örgüt liderlerinin gözleri Yemen'in kurtarılmış diğer bölgelerine odaklanmışken İsrail'le savaşmaya hazırlanma bahanesiyle yüz binlerce kişiyi saflarına katmak için gelişmeleri istismar ettiğini söylüyor.

İlk başarılı saldırı

Cuma günü Husi saldırılarında ilk İsrailli kayıp verilirken, İsrailli yetkililer ‘tüm savunma sistemlerini derhal güçlendirmek için çalıştıklarını ve İsrail devletini hedef alan ya da ona karşı terör estiren herkesten hesap soracaklarını’ ifade etti.

Örgüt, 19 Kasım'dan bu yana Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'nda, uyruğu ne olursa olsun İsrail'le bağlantılı gemilerin yanı sıra ABD ve İngiliz gemilerinin seyrini engellemek için saldırılar düzenlediğini ve Iraklı silahlı gruplarla birlikte Akdeniz'de ve İsrail limanlarında saldırılar gerçekleştirdiğini iddia ediyor.

dcfgrtyhjukı
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'deki tesislere düzenlediği saldırıdan çıkan dumanlar (AFP)

Husilerin Askerî Sözcüsü Yahya Seri televizyonda yaptığı açıklamada, grubunun ‘Yafa’ adlı yeni bir İHA’yla işgal altındaki Yafa bölgesinde (Tel Aviv) önemli bir hedefi vurduğunu belirterek, söz konusu İHA’nın önleme sistemlerini atlatma yeteneğine sahip olduğunu ve hedeflerine başarıyla ulaştığını ifade etti.

Seri, Tel Aviv'in güvensiz bir bölge ve İsrail'in içlerine ulaşmaya odaklanacak Husilerin menzilinde birincil hedef olacağı tehdidinde bulundu.

Geçtiğimiz haftalarda Husiler, tek başına ve İran destekli Iraklı gruplarla ortaklaşa olarak, Hayfa Limanı’ndaki gemilere ve Akdeniz'deki diğer gemilere karşı gerçekleştirilen önceki saldırıları üstlendi.

Yemenli gözlemciler, Husilerin İsrail'de etkili saldırılar gerçekleştirme kabiliyetine şüpheyle yaklaşıyor ve son saldırının İran'ın planlamasıyla Yemen dışındaki başka bölgelerden gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimalini göz ardı etmiyor. Zira Husiler, İsrail'in Tahran'a karşılık verme riskini bertaraf etmek için bu yöntemi benimsedi.

Sürekli yükseltme

Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, perşembe günü yaptığı haftalık konuşmasında, gerilimin başladığı kasım ayından bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde 170 gemiye saldırdıklarını iddia etti. 12 Ocak'tan bu yana 570'ten fazla saldırı düzenlendiğini de kabul eden el-Husi, ABD ve İngiltere'nin grubun kapasitesini sınırlamak için dört kez başlattığı saldırılarda 57 kişinin öldüğünü ve 87 kişinin de yaralandığını belirtti.

x csvfdbgr
Dün (cumartesi) Hudeyde'de İsrail tarafından hedef alınan bölgeden yükselen dumanların bir başka görünümü (AFP)

Gerilimin başlamasından bu yana Husi saldırıları yaklaşık 30 gemiyi vurdu ve bunlardan ikisi battı. 18 Şubat'taki bir saldırı Kızıldeniz'de İngiliz gemisi Robimar’ın batmasına neden oldu, ardından 12 Haziran'da Yunan gemisi Tutor hedef alındı.

6 Mart'ta Aden Körfezi'nde Liberya gemisi True Confidence'ı hedef alan bir füze saldırısında üç denizci öldü, dört denizci de yaralandı.

Gemilerdeki yaralanmalara ek olarak, grup 19 Kasım'da ele geçirdiği Galaxy Leader gemisini halen elinde tutuyor.

Husilerin eylemleri, Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg önderliğindeki Yemen barış çabalarının durma noktasına gelmesine neden olurken, iki yıllık kırılgan ateşkesin çökeceği ve daha geniş çaplı çatışmaların yeniden başlayacağı korkusu hâkim.

Yemen hükümeti çözümün Husilere karşı Batı'nın savunmacı saldırıları olmadığını, en etkili yolun Hudeyde'yi, limanlarını ve ele geçirilen tüm devlet kurumlarını geri almak ve İran destekli darbeyi sona erdirmek için silahlı kuvvetleri desteklemek olduğunu savunuyor.

xcdsfv
Kızıldeniz'deki bir saldırının ardından petrol tankerinde meydana gelen patlamadan alevler ve dumanlar yükseliyor. (EPA)

Yemen Başkanlık Konseyi tarafından perşembe günü yapılan son açıklamada, Husilere ‘aklıselimi kullanması, barışı tesis etmeye yönelik iyi çabalara olumlu yaklaşması, Filistin halkının acıları ve haklı davaları üzerinden açıkça ticaret yapmayı bırakması’ çağrısında bulunuldu.

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü el-Mezhaci şunları söyledi: “Husilerin ilk saldırılarının başlamasıyla birlikte Kızıldeniz'de savunmada kalındı. Ancak asıl değişim, Tel Aviv'de bir kişinin öldürülmesiyle yaşandı. Bu durum kuralları değiştirdi ve risk seviyesini yukarıya taşıdı. Yemen'e müdahale eden ülkelerdeki askeri kurumların, siyasetçileri Husilere yönelik daha etkili saldırılara karar vermeye itmek için bekledikleri ekstra itici güç oldu.”

Bunun, uluslararası toplumun Husilerle angajmanının daha ileri bir aşaması olduğuna ve İsrail'in de açık bir şekilde buna dahil olduğuna inanan el-Mezhaci, “Uluslararası toplum ile Husiler arasındaki çatışmada sahnenin tamamen farklı bir yöne doğru gittiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.



Trump: NATO’dan ayrılmayı ciddi olarak düşünüyorum

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: NATO’dan ayrılmayı ciddi olarak düşünüyorum

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, The Telegraph’a verdiği röportajda, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşta NATO’nun yer almaması veya Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için savaş gemileri göndermemesi nedeniyle, ülkesini NATO’dan çekmeyi ciddi şekilde düşündüğünü söyledi.

Trump, NATO’yu ‘kâğıttan kaplan’ olarak nitelendirdi ve ABD’nin ortak savunma anlaşmasından çıkma konusunun artık ‘gözden geçirilemez’ bir durum olduğunu ifade etti.

Bu açıklama, Beyaz Saray’ın Avrupa’yı artık güvenilir bir savunma ortağı olarak görmediğinin en güçlü göstergesi olarak değerlendiriliyor. Zira Trump’ın müttefiklerden Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi göndermelerini istemesi reddedilmişti.

Trump, savaş sona erdikten sonra ABD’nin NATO üyeliğini yeniden gözden geçirip geçirmeyeceği sorulduğunda, “Kesinlikle. Bunun geri dönüşü yok. Ben hiçbir zaman NATO’ya ikna olmadım. Hep bunun kâğıttan bir kaplan olduğunu biliyordum ve bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bunu biliyor” yanıtını verdi.

Ayrıca Trump, ABD’nin her zaman müttefikleri desteklediğini, buna Ukrayna’nın da dahil olduğunu, ancak müttefiklerin Amerikan çıkarlarına aynı şekilde destek göstermediğini belirtti.

Trump, özellikle Birleşik Krallık’ı hedef alarak, savaşta yer almayı reddettiği gerekçesiyle Başbakan Keir Starmer’ı eleştirdi ve “Kraliyet Donanması bu görev için yeterli değil” ifadesini kullandı.

Starmer’ın savunma harcamalarını artırıp artırmaması gerektiği sorulduğunda Trump, “Ona ne yapacağını dikte etmem. Ne isterse yapsın, önemi yok. Starmer’ın istediği tek şey, enerji fiyatlarını astronomik seviyelere çıkaran pahalı yel değirmenleri” dedi.

Washington, savaş boyunca müttefiklerin tutumundan giderek artan bir memnuniyetsizlik gösteriyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO’nun artık ‘tek yönlü bir yol’ haline geldiğini belirterek, müttefiklerin ABD’nin askeri üslerini kullanmasına izin vermeyi reddettiğine dikkat çekti.

Trump’ın röportajından önce Fox News kanalına konuşan Rubio, ABD’nin İran savaşı sona erdiğinde NATO üyeliğini ‘yeniden gözden geçirmesi’ gerektiğini söyledi.

Geçen hafta ise The Telegraph, Trump’ın NATO’ya yönelik, taleplerini karşılamayan üyeleri cezalandırmayı amaçlayan önlemleri değerlendirdiğini ortaya koymuştu.

Trump dün akşam yaptığı açıklamada, İran’a karşı savaşın ‘iki veya üç hafta içinde’ sona erebileceğini belirterek, savaşın tek amacının İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engellemek olduğunu vurguladı.


Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
TT

Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘İran tehdidine’ karşı bölgedeki ‘önemli’ ülkelerle yeni ittifaklar kurmaya çalıştığını söyledi. Konuşmasında söz konusu ülkelerin isimlerini belirtmeyen ve detay vermeyen Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı askeri harekatına devam edeceğini ve ‘İran'daki terörist rejimi ezmeye’ devam edeceğini vurguladı. Netanyahu, İsrail ordusunun sınırları dışında Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'da konuşlandığı bölgelere atıfla “Çevremizdeki güvenlik bölgelerini güçlendireceğiz ve hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

Netanyahu bu açıklamaları, Yahudilerin Fısıh Bayramı arifesinde yaparken bundan önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin İsrail ve ABD ile ‘savaşı sona erdirme iradesine’ sahip olduğunu, ancak ‘saldırının tekrarlanmayacağına dair garantiler’ istediğini belirttiği bir açıklamada bulunmuştu.

İsrail Başbakanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harekete geçmemiz gerekiyordu ve harekete geçtik. İsrail'i bölgesel bir güç, bazı yönlerden de küresel bir güç haline getirdik. Görevimize sadık kaldık ve Ortadoğu'nun çehresini değiştirdik.”

Öte yandan İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun sözlerine sert eleştiriler yöneltti. Lapid, “Netanyahu bininci kez kibirli bir konuşma yaparak ‘Ortadoğu'yu değiştirdim’ dedi. Ancak sonuçta her zaman olduğu gibi hiçbir şeyin değişmediği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Artık Netanyahu’nun bunu yapamadığını kabul etmenin zamanı geldiğini söyleyen Lapid, savaşa rağmen tehditlerin halen devam ettiğine işaret ederek “Hizbullah Lübnan'dan ateş açmaya devam ediyor, İran İsrail'e balistik füzeler fırlatmaya devam ediyor ve Hamas hala Gazze'yi yönetiyor” şeklinde konuştu.


Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.