İsrail hava saldırılarında Hudeyde'deki yakıt depoları yakıldı… Husiler alarma geçti

İsrail, söz konusu saldırıların, Tel Aviv'de bir kişinin ölümüne ve diğerlerinin yaralanmasına neden olan İHA saldırısına yanıt olduğunu bildirdi.

 İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
TT

İsrail hava saldırılarında Hudeyde'deki yakıt depoları yakıldı… Husiler alarma geçti

 İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)

İran destekli örgüte bağlı medya kuruluşlarına göre İsrail, dün (cumartesi) Yemen'de Husilerin kontrolündeki Hudeyde Limanı’nda yakıt depolarının da aralarında bulunduğu yerleri hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenleyerek ölümlere ve yaralanmalara neden oldu.

Şarku’l Avsat’ın Al Masirah TV'den aktardığı habere göre, İsrail hava saldırılarında üç kişi öldü, 87 kişi de yaralandı.

Söz konusu saldırı, Gazze'deki Filistinlileri desteklediğini iddia eden Husilerin üstlendiği bir insansız hava aracı (İHA) saldırısının Tel Aviv'de bir kişinin ölümüne ve diğerlerinin de yaralanmasına yol açmasından bir gün sonra gerçekleşti.

Geçtiğimiz kasım ayından bu yana İsrail'e karşı çok az etkisi olan birçok saldırı üstlenen Husiler, Kızıldeniz ve Arap Denizi'nde 170'ten fazla gemiye saldırdığını ve İsrail limanlarındaki gemilere tek başına yahut İran yanlısı Iraklı gruplarla ortaklaşa saldırdığını iddia etti.

zsdf
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde Limanı yakınlarındaki bir bölgeye düzenlediği saldırının gerçekleştiği yerden yoğun alev ve duman yükseliyor. (AFP)

İsrail ordusu saldırıların Hudeyde Limanı’ndaki yakıt depolama tesislerini hedef aldığını doğrularken, saldırılar büyük bir yangına yol açtı. Husi medya kuruluşları sayısı belirtilmeyen ölü ve yaralılar olduğunu bildirdi.

Hudeyde sakinlerinin Şarku’l Avsat'a anlattıklarına göre, Husiler kentin dört bir yanında harekete geçerken, kent sakinlerinin çoğu, ABD ve İngiltere'nin kentteki Husi mevzilerine yönelik saldırılarının başlamasından bu yana en ağır bombardıman olarak nitelendirilen saldırılar nedeniyle evlerinden çıkmadı.

Meşru hükümete bağlı Hudeyde Vilayeti Vali Yardımcısı Velid el-Kadimi Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Husiler halkı tekrarlanan ABD, İngiliz ve son olarak İsrail saldırılarına karşı savunmasız hale getirdi” ifadesini kullandı.

El-Kadimi, Husilerin amacının ‘İran'ın bölgedeki emellerini gerçekleştirmek ve Kızıldeniz ticaret koridorunu kontrol etmek’ olduğunu söyledi. El-Kadimi ayrıca, bölge sakinlerinin Hudeyde'deki evlerinden şehir dışına ve komşu illere göç ettirildiğini açıkladı.

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Macid el-Mezhaci, Husilerle uluslararası çatışmada İsrail'in açık bir şekilde denkleme girmesiyle bu aşamanın daha ileri bir aşamaya geldiğini ve iki taraf arasındaki çatışmada sahnenin yeni bir dönemece girebileceğini düşünüyor.

Örgütün İsrail'e karşı İHA saldırısını benimsemesinin, uluslararası toplumu Husilerle birleştiren çatışma denkleminde büyük bir değişim olduğuna inanan el-Mezhaci şu ifadeleri kullandı: “Bu saldırı Yemen savaşında başka bir istasyon ve büyük bir değişim olarak tanımlanabilir. İsrail'e karşı ilk Husi saldırıları ABD ve İngiliz müdahalesine yol açtı. Bu kesinlikle Kızıldeniz'deki saldırılarla ilişkilidir, ancak diğer taraftan bu genellikle İsrail'in uluslararası korumacı boyutunu hareket ettirir ve müdahale seviyesini daha yüksek seviyelere taşır.”

İsrail'den doğrulama

İsrail Ordu Sözcüsü, orduya ait jetlerin Yemen'in Hudeyde Limanı’ndaki ‘Husi terör rejimi’ hedeflerini vuran saldırılar düzenlediğini doğruladı. Sözcü, X platformu üzerinden paylaştığı bir gönderide, saldırıların ‘son aylarda İsrail devletine karşı düzenlenen yüzlerce saldırıya’ yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ise yaptığı açıklamada, ‘İsrail vatandaşlarının kanının bir bedeli olduğunu’ belirterek, Hudeyde Limanı’na yapılan saldırının sebebinin limanın İran'dan Husilere silah ve mühimmat aktarımı için bir kanal olması olduğunu söyledi.

sdfsfhn
Dün (cumartesi) Hudeyde'de vurulan bölgeden uzak bir alandan yangını izleyen Yemenliler (AFP)

Husilerden gelen ilk yorumda, Sözcü Muhammed Abdusselam X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, saldırıları ‘halkın acısını ikiye katlamak amacıyla Hudeyde'deki sivil tesisleri, petrol tanklarını ve elektrik santralini hedef alan acımasız bir saldırı’ olarak nitelendirdi. Abdusselam, daha fazla saldırı gerçekleştirmeye devam edeceklerinin sözünü verdi.

Bölge sakinlerine göre bombardıman limanın, yakıt depolarının ve bir benzin istasyonunun bulunduğu kuzey Hudeyde'ye ve kentteki Husilerin kontrolündeki askeri polis komutanlık binasına odaklandı.

Husi yanlısı medya, saldırıların yakıt ve gaz depolama tesislerinde büyük patlamalara ve uzak mesafelerden görülebilen yoğun dumanlara yol açtığını belirterek, saldırıların F-35 savaş uçakları tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti. Al Masirah TV, tıbbi kaynakların çok sayıda kişinin öldürüldüğünü ve yaralandığını söylediğini aktardı.

Korku ve yakıt krizi

Şarku’l Avsat'a konuşan Hudeyde, Sana ve Husilerin kontrolündeki bazı bölgelerin sakinleri, saldırıların hemen ardından akaryakıt istasyonlarının kapılarını kapattığını ve araba yakıtında boğucu bir kriz ve artan fiyatlar korkusuyla petrol şirketi istasyonlarında uzun araba kuyrukları oluştuğunu bildirdi.

Bölge sakinlerine göre Husiler kasıtlı olarak bu tür krizler yaratarak akaryakıtı iki katına satıyor, resmi istasyonları kapatıyor ve satış için karaborsa işletiyor. İsrail saldırıları sırasında tüp dolum istasyonunun hedef alındığına dair haberlerin ardından bölge sakinleri yemeklik gazda da boğucu bir kriz yaşanmasından korkuyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, Hudeyde sakinlerinin kent üzerinde uçan savaş uçaklarının geri dönmesiyle panik içinde yaşadıklarını ve yeni saldırılardan korktuklarını söyledi.

Husilerin kentin hava sahasında kara bir bulut oluşturan yakıt depolarındaki yangını kontrol altına alamadığını belirten kaynaklar, bu saldırılarda can kayıpları olduğunu doğruladı. Ancak Husilerin hedef alınan yerlerde ve hastanelerin çevresinde uyguladığı sıkı önlemler, ölü ve yaralı sayısının tam olarak bilinmesini engelledi.

Yemen hükümet yetkilileri, 7 Ekim olaylarından bu yana Husilerin Yemenlilere karşı işlediği suçları aklama ve Filistinlileri destekleme bahanesiyle bölgesel bir oyuncu olmaya çalışma fırsatı bulduğunu, barış sürecinden kaçtığını ve örgüt liderlerinin gözleri Yemen'in kurtarılmış diğer bölgelerine odaklanmışken İsrail'le savaşmaya hazırlanma bahanesiyle yüz binlerce kişiyi saflarına katmak için gelişmeleri istismar ettiğini söylüyor.

İlk başarılı saldırı

Cuma günü Husi saldırılarında ilk İsrailli kayıp verilirken, İsrailli yetkililer ‘tüm savunma sistemlerini derhal güçlendirmek için çalıştıklarını ve İsrail devletini hedef alan ya da ona karşı terör estiren herkesten hesap soracaklarını’ ifade etti.

Örgüt, 19 Kasım'dan bu yana Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'nda, uyruğu ne olursa olsun İsrail'le bağlantılı gemilerin yanı sıra ABD ve İngiliz gemilerinin seyrini engellemek için saldırılar düzenlediğini ve Iraklı silahlı gruplarla birlikte Akdeniz'de ve İsrail limanlarında saldırılar gerçekleştirdiğini iddia ediyor.

dcfgrtyhjukı
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'deki tesislere düzenlediği saldırıdan çıkan dumanlar (AFP)

Husilerin Askerî Sözcüsü Yahya Seri televizyonda yaptığı açıklamada, grubunun ‘Yafa’ adlı yeni bir İHA’yla işgal altındaki Yafa bölgesinde (Tel Aviv) önemli bir hedefi vurduğunu belirterek, söz konusu İHA’nın önleme sistemlerini atlatma yeteneğine sahip olduğunu ve hedeflerine başarıyla ulaştığını ifade etti.

Seri, Tel Aviv'in güvensiz bir bölge ve İsrail'in içlerine ulaşmaya odaklanacak Husilerin menzilinde birincil hedef olacağı tehdidinde bulundu.

Geçtiğimiz haftalarda Husiler, tek başına ve İran destekli Iraklı gruplarla ortaklaşa olarak, Hayfa Limanı’ndaki gemilere ve Akdeniz'deki diğer gemilere karşı gerçekleştirilen önceki saldırıları üstlendi.

Yemenli gözlemciler, Husilerin İsrail'de etkili saldırılar gerçekleştirme kabiliyetine şüpheyle yaklaşıyor ve son saldırının İran'ın planlamasıyla Yemen dışındaki başka bölgelerden gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimalini göz ardı etmiyor. Zira Husiler, İsrail'in Tahran'a karşılık verme riskini bertaraf etmek için bu yöntemi benimsedi.

Sürekli yükseltme

Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, perşembe günü yaptığı haftalık konuşmasında, gerilimin başladığı kasım ayından bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde 170 gemiye saldırdıklarını iddia etti. 12 Ocak'tan bu yana 570'ten fazla saldırı düzenlendiğini de kabul eden el-Husi, ABD ve İngiltere'nin grubun kapasitesini sınırlamak için dört kez başlattığı saldırılarda 57 kişinin öldüğünü ve 87 kişinin de yaralandığını belirtti.

x csvfdbgr
Dün (cumartesi) Hudeyde'de İsrail tarafından hedef alınan bölgeden yükselen dumanların bir başka görünümü (AFP)

Gerilimin başlamasından bu yana Husi saldırıları yaklaşık 30 gemiyi vurdu ve bunlardan ikisi battı. 18 Şubat'taki bir saldırı Kızıldeniz'de İngiliz gemisi Robimar’ın batmasına neden oldu, ardından 12 Haziran'da Yunan gemisi Tutor hedef alındı.

6 Mart'ta Aden Körfezi'nde Liberya gemisi True Confidence'ı hedef alan bir füze saldırısında üç denizci öldü, dört denizci de yaralandı.

Gemilerdeki yaralanmalara ek olarak, grup 19 Kasım'da ele geçirdiği Galaxy Leader gemisini halen elinde tutuyor.

Husilerin eylemleri, Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg önderliğindeki Yemen barış çabalarının durma noktasına gelmesine neden olurken, iki yıllık kırılgan ateşkesin çökeceği ve daha geniş çaplı çatışmaların yeniden başlayacağı korkusu hâkim.

Yemen hükümeti çözümün Husilere karşı Batı'nın savunmacı saldırıları olmadığını, en etkili yolun Hudeyde'yi, limanlarını ve ele geçirilen tüm devlet kurumlarını geri almak ve İran destekli darbeyi sona erdirmek için silahlı kuvvetleri desteklemek olduğunu savunuyor.

xcdsfv
Kızıldeniz'deki bir saldırının ardından petrol tankerinde meydana gelen patlamadan alevler ve dumanlar yükseliyor. (EPA)

Yemen Başkanlık Konseyi tarafından perşembe günü yapılan son açıklamada, Husilere ‘aklıselimi kullanması, barışı tesis etmeye yönelik iyi çabalara olumlu yaklaşması, Filistin halkının acıları ve haklı davaları üzerinden açıkça ticaret yapmayı bırakması’ çağrısında bulunuldu.

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü el-Mezhaci şunları söyledi: “Husilerin ilk saldırılarının başlamasıyla birlikte Kızıldeniz'de savunmada kalındı. Ancak asıl değişim, Tel Aviv'de bir kişinin öldürülmesiyle yaşandı. Bu durum kuralları değiştirdi ve risk seviyesini yukarıya taşıdı. Yemen'e müdahale eden ülkelerdeki askeri kurumların, siyasetçileri Husilere yönelik daha etkili saldırılara karar vermeye itmek için bekledikleri ekstra itici güç oldu.”

Bunun, uluslararası toplumun Husilerle angajmanının daha ileri bir aşaması olduğuna ve İsrail'in de açık bir şekilde buna dahil olduğuna inanan el-Mezhaci, “Uluslararası toplum ile Husiler arasındaki çatışmada sahnenin tamamen farklı bir yöne doğru gittiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.



Düşürülen Amerikan F-15E savaş uçağı hakkında ne biliyoruz ve İran semalarında ne yapıyordu??

Füzelere karşı kendisini nasıl savunuyor?
Füzelere karşı kendisini nasıl savunuyor?
TT

Düşürülen Amerikan F-15E savaş uçağı hakkında ne biliyoruz ve İran semalarında ne yapıyordu??

Füzelere karşı kendisini nasıl savunuyor?
Füzelere karşı kendisini nasıl savunuyor?

ABD’li bir yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, bir Amerikan savaş uçağının İran’da düşürüldüğünü bildirdi.

ABD basınında yer alan haberlere göre, düşen savaş uçağındaki iki pilottan biri Amerikan güçleri tarafından kurtarılırken, diğer pilotu arama çalışmaları sürüyor.

The New York Times ve The Wall Street Journal gazetelerine göre söz konusu uçağın tipi F-15E olup, ön koltukta pilot, arka koltukta ise silah sistemleri subayı bulunuyor.

Öte yandan CNN, İran medyasında yayımlanan enkaz görüntülerinin analizinin, uçağın bazı İranlı kaynakların öne sürdüğü gibi F-35 hayalet uçak değil, F-15 olduğunu gösterdiğini belirtti.

F-15E uçakları hakkında ne biliyoruz? İran semalarında ne yapıyorlar? 

Şarku’l Avsat’ın The Wall Street Journal’dan aktardığına göre, F-15E Strike Eagle tipi savaş uçakları hem hava hedeflerini vurabilen hem de kara hedeflerini bombalayabilen çok amaçlı platformlar olup, savaşın başlangıcından bu yana İran hava sahasında görev yapıyor.

McDonnell Douglas tarafından geliştirilen ve 1997 yılında Boeing ile birleşen şirket bünyesinde üretilen bu uçaklar, yaklaşık 10 bin 500 kilogram mühimmat taşıyabiliyor. Bu kapasite, aynı görevde birden fazla hedefin vurulmasına imkân tanıyor.

F-15E’ler, 1980’lerin sonlarında ABD Hava Kuvvetleri envanterine girdi. Suudi Arabistan, Güney Kore, Singapur ve İsrail de bu uçakları satın alan ülkeler arasında yer alıyor.

ABD Hava Kuvvetleri son F-15E uçağını 2004 yılında Boeing’den teslim alırken, halihazırda daha gelişmiş elektronik sistemlere ve yaklaşık 13 bin 400 kilogram taşıma kapasitesine sahip yeni nesil F-15EX modelini tedarik ediyor.

F-15E, ön koltukta bulunan bir pilot ve arka koltukta yer alan, silah sistemleri subayı (WSO) tarafından kullanılıyor.

F-15E tipi bir savaş uçağının düşürülmesi, ABD ve İsrail’in şubat ayı sonlarında İran’a yönelik hava saldırılarına başlamasından bu yana yaşanan ikinci olay olarak kayıtlara geçti.

The Wall Street Journal’ın daha önceki haberine göre, savaşın ilk günlerinde Kuveyt’e ait bir F/A-18 savaş uçağı, yanlışlıkla üç ABD F-15E uçağını düşürdü.

F-15E uçakları kendilerini nasıl savunur?

F-15E Strike Eagle tipi savaş uçakları, kendilerini hedef alan füzelere karşı kaçınma amacıyla çeşitli karşı tedbir sistemleri kullanıyor. Bu sistemler arasında, radarları yanıltmak veya devre dışı bırakmak için kullanılan ince metal şeritler ile hem radar güdümlü hem de ısı güdümlü füzeleri saptırmaya yönelik aydınlatma fişekleri bulunuyor.

ABD Hava Kuvvetleri, uçağın elektronik koruma sistemlerini ‘EPAWSS’ (Eagle Passive/Active Warning and Survivability System) adı verilen yeni bir yapıya yükseltiyor. Bu teknoloji, BAE Systems tarafından üretiliyor.

Pentagon’un 2020 yılında yayımladığı bir test raporunda, EPAWSS sisteminin F-15 uçaklarının mürettebatına hem karadan hem havadan, radyo frekanslarıyla çalışan tehditler hakkında kapsamlı bilgi sağlamayı amaçlayan bir savunma sistemi olduğu ve bu tehditlere karşı önlemler sunduğu belirtildi.

Öte yandan, dün düşürülen F-15E uçağının EPAWSS sistemiyle donatılmış olup olmadığı henüz doğrulanamadı.


Trump, İran'da kayıp pilotun zarar görmesi durumunda Amerika'nın ne yapacağı konusunda açıklama yapmayı reddediyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısı sırasında (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısı sırasında (AFP)
TT

Trump, İran'da kayıp pilotun zarar görmesi durumunda Amerika'nın ne yapacağı konusunda açıklama yapmayı reddediyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısı sırasında (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısı sırasında (AFP)

ABD güçleri, İran üzerinde düşürüldükten sonra fırlatma koltuğunu kullanmak zorunda kalan F-15E savaş uçağının mürettebatını ararken, Başkan Donald Trump, kayıp mürettebatın zarar görmesi durumunda ABD'nin yapacaklarına dair açıklama yapmaya isteksiz görünüyor.

The Independent ile dün yaptığı kısa telefon görüşmesinde Trump, pilotların İranlılar tarafından yakalanması veya zarar görmesi durumunda ne yapacağı sorusuna, "Bunun hakkında yorum yapamam çünkü umarız böyle bir şey olmaz" şeklinde yanıt verdi.

NBC News, Trump'ın Amerikan savaş uçağının düşürülmesinin, bir aydan fazla süredir devam eden savaşı sona erdirmek için İran'la yapılan müzakereleri etkilemeyeceğini söylediğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın ABD medyasında dün yer alan haberlerden aktardığına göre İran'da düşen savaş uçağının iki pilotundan biri Amerikan kuvvetleri tarafından kurtarıldı, diğer pilot için ise arama çalışmaları ise devam ediyor.

İran devlet televizyonunun AFP’ye dayandırdığı haberine göre İran medyası enkazın görüntülerini yayınlarken, yetkililer Amerikalı pilot veya pilotların yakalanması için maddi ödül teklif etti.

Axios ve CBS News isimsiz kaynaklara dayanarak, pilotlardan birinin ABD özel kuvvetleri tarafından kurtarıldığını, diğerinin ise aranmaya devam edildiğini bildirdi.

New York Times ve Wall Street Journal'a göre uçak bir F-15E; arka koltukta bir pilot ve bir silah sistemleri subayı bulunan savaş uçağı.


Dünya Sağlık Örgütü, İran'da sağlık sektörüne yönelik saldırılar konusunda uyarıda bulundu

İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü tarafından yayınlanan fotoğrafta, Pasteur Enstitüsü'nün hedef alınmasının ardından çekilmiş görüntü yer alıyor.
İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü tarafından yayınlanan fotoğrafta, Pasteur Enstitüsü'nün hedef alınmasının ardından çekilmiş görüntü yer alıyor.
TT

Dünya Sağlık Örgütü, İran'da sağlık sektörüne yönelik saldırılar konusunda uyarıda bulundu

İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü tarafından yayınlanan fotoğrafta, Pasteur Enstitüsü'nün hedef alınmasının ardından çekilmiş görüntü yer alıyor.
İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü tarafından yayınlanan fotoğrafta, Pasteur Enstitüsü'nün hedef alınmasının ardından çekilmiş görüntü yer alıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün İran'da son birkaç günde "sağlık sektörüne yönelik çeşitli saldırılar" konusunda uyarıda bulundu ve başkent Tahran'daki Pasteur Enstitüsü'nün hava saldırısı sonucu hasar görmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasıyla birlikte, son günlerde İran'ın başkenti Tahran'da sağlık sektörüne yönelik çeşitli saldırılar olduğuna dair haberler var” diyerek, Pasteur Tıp Enstitüsü'nün "önemli hasar gördüğünü ve artık sağlık hizmeti veremez durumda olduğunu" ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre enstitü, Dünya Sağlık Örgütü'nün hedef alındığını doğruladığı 20 tesisten biriydi.

İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü Hüseyin Kirmanpur, ağır hasar görmüş ve bazı bölümleri enkaz haline gelmiş binanın fotoğraflarını paylaştı.

Buna karşılık, İran Öğrenci Haber Ajansı (ISNA), "Pasteur Enstitüsü'nün İran'daki hizmetlerinin bu saldırılar sonucunda aksamadığını" bildirerek, aşı ve serum üretiminin devam ettiğini ve personelin hiçbirinin zarar görmediğini vurguladı.

Paris'teki Pasteur Enstitüsü ile resmi bir bağlantısı olmayan Enstitü, 1920 yılında kurulmuş olup İran'ın en eski araştırma ve halk sağlığı merkezlerinden biridir.

Tedros, merkezin "acil durumlar da dahil olmak üzere, nüfusun sağlığını koruma ve geliştirme konusunda hayati bir rol oynadığını" vurguladı.

Görsel kaldırıldı.WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus (Reuters)

DSÖ Genel Direktörü İran'a ilave olarak, savaş nedeniyle yaklaşık 4 milyon insanın "kitlesel olarak yerinden edildiğini", savaşta 3 binden fazla kişinin öldüğünü ve 30 binden fazla kişinin yaralandığını belirterek, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'deki etkilenen sağlık sistemlerine acil destek çağrısında bulundu.

Açıklamasında, Mart-Ağustos ayları için ayrılan ve toplamda 30,3 milyon dolar tutarındaki fon çağrısının, temel sağlık hizmetleri ve travma bakımının yanı sıra epidemiyolojik gözetim ve erken uyarı sistemleri, kitlesel yaralanma yönetimi ve potansiyel kimyasal, biyolojik, radyolojik veya nükleer acil durumlarla başa çıkmaya yönelik hazırlıkları desteklemeyi amaçladığını belirtti.

Örgüt, etkilenen ülkelerdeki sağlık tesislerine yönelik 116 saldırıyı belgeleyerek, “kötüleşen krizin bulaşıcı hastalık salgınları riskini önemli ölçüde artırdığı” ve “yağmurla birleşen petrol depoları, beyaz fosfor bombaları ve diğer silahların yol açtığı çevresel tehlikelerin kimyasal yanıklar ve ciddi solunum yolu yaralanmaları gibi önemli tehditler oluşturduğu” konusunda uyarıda bulundu.

Görünüşe göre Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, savaşın ilk haftalarında saldırıların odak noktası olan askeri, güvenlik ve idari altyapının ötesine geçerek hedeflerini genişletiyor.

Son günlerde sağlık ve eğitim altyapısı, en son olarak da ulaşım sektörü hedef alındı.

 Mehr Haber Ajansı, İran Kızılayı'na atıfta bulunarak, dün Tahran'daki Şehid Beheshti Üniversitesi'nde bulunan bir lazer ve plazma araştırma merkezine yönelik saldırı düzenlendiğini bildirdi.

Üniversite, "merkezin büyük bir bölümünün tahrip edildiğini" duyurarak, saldırının "entelektüelliği, araştırmayı ve düşünce özgürlüğünü" hedef aldığını belirtti.

İsrail ayrıca, askeri araştırma için kullanıldıkları gerekçesiyle İmam Hüseyin Üniversitesi ve Malek Aştar Üniversitesi'ni de hedef aldı.

Salı günü yapılan saldırılar, İran hükümetine göre anestezi ve kanser tedavileri için ilaç üreten İran'ın en büyük ilaç şirketlerinden biri olan Tofigh Darou'yu da vurdu.

Tedros, geçen pazar günü Delaram Sina Psikiyatri Hastanesi'nin ağır hasar gördüğünü söyledi.

Tahran'ın kuzeybatısındaki lüks Gandhi özel hastanesinin pencereleri savaşın ilk günlerinde yıkıldı ve bu hafta başlarında WHO’nun Tahran'daki ofisi hasar gördü.

ABD Başkanı Donald Trump, uluslararası hukuk sivil altyapıyı hedef almayı yasaklasa da İran'ı "taş devrine döndürmek" için bombalamakla tehdit etti.

Sağlık tesisleri, II. Dünya Savaşı'nın vahşetinden sonra imzalanan Cenevre Sözleşmeleri uyarınca koruma altına alınmış alanlar olarak kabul edilmektedir.

İran Kızılayı'nın son istatistiklerine göre savaş sırasında 307 sağlık, tıp ve acil durum tesisi hasar gördü.

İsrail, Ekim 2023'te başlayan iki yıllık bombardımanı sırasında Gazze'deki hastanelere defalarca saldırı düzenledi ve bunların Hamas militanları tarafından kullanıldığını iddia etti.

28 Şubat'ta ABD ve İsrail, İran'ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığı iddiasıyla İran'a saldırılar düzenledi; Tahran bu iddiayı reddetti.