Pezeşkiyan: İran mevcut şekilde yönetilemez

İran Cumhurbaşkanı, zor kararlar alınması gerektiğini söyledi

İran'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın çarşamba günü din adamlarıyla yaptığı toplantıdan bir kare
İran'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın çarşamba günü din adamlarıyla yaptığı toplantıdan bir kare
TT

Pezeşkiyan: İran mevcut şekilde yönetilemez

İran'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın çarşamba günü din adamlarıyla yaptığı toplantıdan bir kare
İran'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın çarşamba günü din adamlarıyla yaptığı toplantıdan bir kare

İran'ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ülkeyi mevcut şekilde yönetmenin ‘mümkün olmadığını’ söyleyerek ‘zor kararlar’ alınması gerektiğini vurguladı.

İran merkezli haber siteleri, Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanlığı görevine başlamak için yemin etmek üzere İran Şura Meclisi’ne gitmeden önce İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney tarafından onaylanması ve seçilmiş cumhurbaşkanına teslim edilmesi planlanan cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hazırlanışını gösteren bir fotoğraf yayınladı.

Pezeşkiyan dün, İran’ın tüm illerinden valilerinin hazır bulunduğu bir toplantıya katılmak üzere İçişleri Bakanlığı’na gitti. İran Cumhurbaşkanı, burada İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'e, geçtiğimiz pazar günü İranlı milletvekillerine yaptığı ve İran hükümetiyle iş birliği yapılması gerektiğini vurguladığı konuşması da dahil olmak üzere tüm destek mesajları için teşekkür etti.

Pezeşkiyan, şunları söyledi:

Elbette bu zafer, iş birliği, uyum, dayanışma ve halkın ihtiyaç ve arzularına yanıt vermeyi gerektiriyor. Bu, seçimlerde elde ettiğimiz birliği ve uyumu gerçekleştirmemizi sağlayan umut ışığıdır.

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ı eleştirenler, ilk turu yaklaşık yüzde 40 ile İran seçim tarihindeki en düşük katılım oranının kaydedildiği ve ikinci turda katılımın oranının yaklaşık yüzde 9 yükseldiği erken cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasının üzerinden yaklaşık üç hafta geçmesine rağmen ülkenin karşı karşıya olduğu zorlukları ele almak için net bir hükümet programı bile sunmadığını söylüyor.

İran Cumhurbaşkanı, “Münazaralarda söylediklerim, inandığım ilkeler, hakikat ve adaletle ilgiliydi. Özel bir şey vaat etmedim. Ama söylediklerim insanların haklarının gerçekleştirilmesi içindi. Herkesin haklarını almasını sağlamak istiyoruz” diye konuştu.

Sağlık alanındaki 4 ilkeden bahseden Pezeşkiyan, bunları ‘adalet, halkın katılımı, sektörler arası ilişkiler ve uygun teknoloji’ olarak sıralayarak “Katılım olduğunda her türlü sorunu yolumuzdan kaldırabiliriz” dedi.

Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Ana fikir şu ki, eğer insanlara ve onların katılımına inanırsak, hiçbir sıkıntı yaşamayız. Sorun biz yetkililerde, bizim davranışlarımızda, insanlarla diyalog şeklimizde. Eğer insanlara yardım edersek, önümüzde hiçbir engel kalmaz. Yeter ki onlar bizim onlar için onlara hizmet etmek için burada olduğumuza inansınlar. Biz onların vasisi değiliz, hizmetkarıyız.

Bu hafta, seçimleri boykot çağrılarına rağmen milletvekillerine seçimlere katılanları hayal kırıklığına uğratmamaları çağrısında bulunduktan sonra çokça eleştirilen Pezeşkiyan, “Onlar yurtiçinde ve yurtdışında seçimleri boykot çağrısı yapanların ağızlarına birer yumruk indirdiler” şeklinde konuştu.

Pezeşkiyan’ı destekleyen çevreler de onun açıklamalarıyla aralarına mesafe koymaya çalışırken siyasi aktivistler, Pezeşkiyan’dan özür dilemesini istediler. Salı günü Cebhe-yi Islahat (Reform Cephesi) üyeleriyle yaptığı bir toplantıda sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyleyerek eleştirileri bastırmaya çalışan Pezeşkiyan, “Şura Meclisi’nde söylediklerin bazıları tarafından çarpıtıldı” dedi.

Salı günü yaptığı açıklamada ülkesinin iyi bir durumda olmadığını, çünkü içerideki anlaşmazlıkların kaynağı olduğunu söylediği ağır yaptırımlar altında olduğunu belirten İran Cumhurbaşkanı, ‘düşmanların ağzına yumruk indirmek’ için birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.

Dün yaptığı açıklamada ise içeride anlaşmazlıkları yorumlayan Pezeşkiyan “Kavga etmiyoruz, birbirimizi terk etmiyoruz, eskiden olduğu gibi anlaşamıyoruz ama birkaç kelime yüzünden birbirimize düşman kesiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, şunları söyledi:

Bugün yaptırımlar altındayız, sorunlarımız var, seçimlerde rakamlarla herhangi bir vaatte bulunmadım, ancak halka yalan söylemeyeceğimi söyledim. Onlara karşı dürüst olacağım ve böyle olacağıma söz veriyorum. Bu ülkede adalet ve hakkaniyetin sağlanması için elimden geleni yapacağım. Bu ise ancak halkın katılımıyla mümkün olabilir.

Herkes tarafından kabul edilebilir bir hükümet oluşumuna ulaşmak amacıyla çeşitli partilerle istişarelerde bulunmak için zamana karşı yarışan Pezeşkiyan, bir ‘ulusal uzlaşı hükümeti’ kurma sözü verdi.

İran Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti:

Atamak istediğim yöneticilere, tüm yöneticilerden beklentimin halkın memnuniyetinin öncelenmesi ilkesine bağlı kalmaları olduğunu söyledim. Biz onların hizmetkârıyız ve onları memnun etmek zorundayız.

İnsanlara adil davranılması çağrısında bulunan Pezeşkiyan, “Birbirimize yardım etmeliyiz. Çünkü ülke mevcut şekilde yönetilemez, zor kararlar alınması gerekiyor ve bu kararlarda dezavantajlıların ve yoksulların ayaklarımızın altında ezilmesine izin vermemeliyiz. Kalkınmada sadece ekonomik büyümeyi değil, insanları da görmeliyiz, ne pahasına olursa olsun ekonomik büyümeyi zorlayamam, bu ülkede yaşayan insanların sorunlarla karşılaşmasına izin veremem” diye konuştu.

İranlı kaynaklar, Pezeşkiyan’ın Joe Biden’ın başkanlığının son aylarında nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmayı amaçlayan müzakereler başlatmayı planladığını belirttiler.

Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası sırasında nükleer anlaşmayı yeniden canlandırarak yaptırımların kaldırılmasını sağlama sözü veren Pezeşkiyan, Biden'ın başkanlık döneminin ilk aylarında İran'ın uranyum zenginleştirme oranını önce yüzde 20’ye ardından yüzde 60'a çıkardığı Stratejik Adım Yasası’nı değiştirmek için parlamentoda konuşacağını vurguladı.

Pezeşkiyan’ın yakın müttefiki ve danışmanı Muhammed Cevad Zarif, söz konusu yasanın Biden'ın çabalarını engellediğini söyledi.

Hamaney, bu haftaki konuşmasında İran’ın nükleer programıyla ilgili yasaya bağlı olduklarını bir kez daha vurgulayarak, milletvekillerini dış politikada aktif rol oynamaya çağırdı.

Bunun üzerine Zarif, yasaya yönelik eleştirilerinden geri adım atarak müzakereleri ülkenin yasaları çerçevesinde ve 2015 tarihli nükleer anlaşma temelinde yürütme sözü verdi.

Reformist çizgideki internet siteleri, Pezeşkiyan’ın, eski Başmüzakereci Abbas Arakçi döneminde eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümeti tarafından 2021 yılı haziranında ulaşılan, ancak İran’ın nükleer müzakere ekibinin değişmesi nedeniyle aylarca dondurulan nükleer anlaşmayı canlandırma müzakerelerini yeniden başlatma girişiminde bulunacağını öne sürdü.

Reuters’ın geçtiğimiz hafta Hamaney'in yakın çevresinden iki kişinin de aralarında bulunduğu İranlı beş yetkiliye dayandırdığı habere göre Hamaney, İranlıların yüzde 13'ünün seçimlere katılacağını öngören bir istihbarat raporunu gördükten sonra, katı muhafazakarların hakim olduğu seçim yarışında silik, ama güvenilir bir ılımlı isim olan Mesud Pezeşkiyan'ın cumhurbaşkanlığına yükselmesinin önünü açtı.

Reuters’ın kaynakları, Pezeşkiyan’ın ılımlı kimliğinin hoşnutsuz İranlıları yatıştıracağını, artan dış baskılar karşısında iç istikrarı ve Hamaney'e nihai halefini seçerken güvenilir bir müttefik sağlayacağını söylediler.



Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC


Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
TT

Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)

Vatikan'dan üst düzey bir yetkili, Papa XIV. Leo'nun Donald Trump’ın sözde “Barış Kurulu” girişimine katılma davetini reddettiğini söyledi.

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Papa'nın bu girişimle ilgili bir dizi endişesi olduğunu ve dolayısıyla "katılmayacağını" belirtti.

Parolin, "Bizim için çözülmesi gereken bazı kritik meseleler var" dedi.

Endişelerimizden biri, uluslararası düzeyde bu kriz durumlarını her şeyden önce BM'nin yönetmesi gerektiği. Bu, ısrar ettiğimiz noktalardan biri.

scvdf
Roma'daki pastoral ziyaretinden ayrılırken görülen Papa Leo XIV, "kritik meseleler" gerekçesiyle Donald Trump'ın Barış Kurulu'na katılmayacağını açıkladı (AFP)

Trump, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi denetlemek ve Hamas'la İsrail arasındaki çatışmanın ardından Gazze'nin yeniden inşasını koordine etmek için tasarlanan kurula bir dizi dünya liderini davet etti.

Kapsamı o zamandan beri genişletildi ve Trump, bunun bir dizi küresel anlaşmazlığı ele almak için uygun bir yer olacağını söyledi. Bazıları bunu, ABD Başkanı'nın, defalarca amacına uygun olmamakla eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e alternatif çok taraflı bir forum kurma çabası olarak görüyor.

Papa'nın Trump tarafından kurula katılmaya davet edildiğini daha önce Kardinal Parolin doğrulamıştı. Ocak ayında "Papa daveti aldı ve ne yapacağımızı değerlendiriyoruz; konuyu inceliyoruz" demişti.

O dönemde yönetim kuruluna katılma davetinin "cevap vermek için biraz zaman gerektirdiğini" ve "mali katılma talebinin gelmediğini" çünkü "bunu yapacak durumda olmadıklarını" söylemişti.

Trump, Barış Kurulu'nun Gazze'nin yeniden inşasına yardımcı olmak için şimdiden 5 milyar dolardan fazla kaynak taahhüt ettiğini iddia ediyor.

dfsvfd
Papa'nın sözcüsü, Vatikan'ın Trump'ın yönetim kurulunun Birleşmiş Milletler'in yerini alma ihtimaline dair bazı endişeleri olduğunu söyledi (AFP)

Ancak kurulun kadrosuyla ilgili endişeler var. Avrupa hükümetleri, Trump'ın Şubat 2022'den beri Ukrayna'yla savaşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i davet etmesine şaşırdıklarını belirtti.

Arap devletleri de 72 bin Filistinlinin ölümüne yol açan Gazze Savaşı'nı gerekçe göstererek Binyamin Netanyahu'nun dahil edilmesine öfke duydu.

Ve eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'ın önemli rolüyle ilgili endişeler var; Blair, Trump'ın girişimle bağlantılı olarak açıkladığı ilk isimlerden biriydi. Blair'ın, Britanya'nın Irak savaşına katılımıyla ilgili uzun süredir devam eden eleştirilere rağmen, kurucu yürütme kurulunda yer alması bekleniyor.

Tartışmalara rağmen Ermenistan, Azerbaycan, Mısır, Macaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri de dahil onlarca ülke kurula katılma sözü verdi.

Papa Leo, ilk Amerikalı papa seçildiğinden beri Trump'ın politikalarını tekrar tekrar eleştiriyor. Geçen yıl ekimde, başkanın sert göçmenlik politikalarının Katolik Kilisesi'nin "yaşam yanlısı" değerleriyle uyumlu olup olmadığını sorgulamıştı.

Roma'da medyaya yaptığı açıklamada, "Kürtaj karşıtı olduğunu söyleyen ama Birleşik Devletler'deki göçmenlere yapılan insanlık dışı muameleyi onaylayan biri, bunun yaşam yanlısı olup olmadığını bilmiyorum" demişti.

O dönemde Beyaz Saray bu yorumlara karşı çıkmıştı. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, "Bu yönetim altında Birleşik Devletler'de yasadışı göçmenlere insanlık dışı muamele yapıldığı iddialarını reddediyorum" demişti.

Bu yönetim, ulusumuzun yasalarını mümkün olan en insancıl şekilde uygulamaya çalışıyor ve biz kanunları uyguluyoruz. Bunu, burada yaşayan halkımız adına yapıyoruz.

csdvfgthy
Papa, ilk Amerikalı papa seçilmesinden bu yana, özellikle Trump'ın göçmenlik karşıtı sert yöntemleri konusunda ABD'yi eleştiriyor (AFP)

Kasımda Papa, kitlesel sınır dışı etmeleri ve göçmenlere yönelik muamele dahil Trump yönetiminin göçmenlik politikalarını eleştiren ABD piskoposlarının mesajını desteklemişti. "Bence insanlara insanca davranmanın, sahip oldukları onura saygı göstermenin yollarını aramalıyız. Eğer insanlar Birleşik Devletler'de yasadışı olarak bulunuyorsa, bunun için yollar var. Mahkemeler var, bir adalet sistemi var" demişti.

Ancak insanlar iyi bir yaşam sürüyorsa ve birçoğu 10, 15, 20 yıldır bu şekilde yaşıyorsa, onlara en hafif tabirle son derece saygısız bir şekilde davranmak, ne yazık ki bazı şiddet olayları da oldu, bence piskoposlar kendilerini çok açık bir şekilde ifade etti. Birleşik Devletler'deki herkesi onları dinlemeye çağırıyorum.

Bu yıl ocak ayında Papa Leo, küresel çapta giderek artan "savaş hevesini" kınadığı güçlü bir konuşma yapmıştı. Trump'ı doğrudan adıyla anmasa da konuşması ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu zorla görevden alıp Amerikan topraklarına getirme operasyonundan sonra gerçekleşmişti.

Leo, 184 ülkenin diplomatlarına hitaben yaptığı konuşmada, "Diyaloğu teşvik eden ve tüm taraflar arasında uzlaşma arayan bir diplomasi, yerini kuvvete dayalı bir diplomasiye bırakıyor" demişti.

Savaş yeniden moda oldu ve savaş hevesi yayılıyor.

Independent Türkçe