"Zelenski'nin gölgesi" Andriy Yermak kimdir?

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Yermak, avukatlık ve film prodüktörlüğü de yaptı

Yermak, Time'ın 2024'ün en etkili 100 kişisi listesine de girmişti (Reuters)
Yermak, Time'ın 2024'ün en etkili 100 kişisi listesine de girmişti (Reuters)
TT

"Zelenski'nin gölgesi" Andriy Yermak kimdir?

Yermak, Time'ın 2024'ün en etkili 100 kişisi listesine de girmişti (Reuters)
Yermak, Time'ın 2024'ün en etkili 100 kişisi listesine de girmişti (Reuters)

Amerikan gazetesi Washington Post (WP), Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak'ın "pek çok kişiyi kızdırdığını" yazdı. 

Haberde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin "gölgesi" diye nitelenen Yermak'ın ülke tarihinde bu pozisyonda görev yapan en güçlü siyasetçi olduğu yorumu paylaşılıyor. 

Eski Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko'nun özel kalem müdürü Oleh Ribaçuk, Zelenski ve Yermak'ın çok yakın olduğuna dikkat çekerek "Kararları kimin verdiği merak konusu" diyor.

Ribaçuk, Yermak'ın pozisyonuyla ilgili şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Yermak, seleflerinin çoğunun aksine hükümet deneyimi olmadan göreve geldi. En başından beri şu mantrayı tekrarlıyordu: 'Benim tek hayalim, tek hırsım başkanın gölgesi olmak, başkanın olmamı istediği her yerde olmak'. Kendisini böyle, Zelenski'nin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlıyor.

Haberde, Yermak'ın Rusya savaşında Zelenski'nin verdiği kararlarda önemli rol oynadığını savunuluyor. 

Ayrıca 52 yaşındaki siyasetçinin, çalkantılı bir sürecin ardından 8 Şubat'ta Genelkurmay Başkanı Valeri Zalujni'nin görevden alınmasında Zelenski'ye akıl verdiği de öne sürülüyor. Zelenski, Zalujni'nin ardından pozisyona Kara Kuvvetleri Komutanı Oleksandr Sırski'nin getirildiğini açıklamıştı. 

Yermak, Kiev'deki Taras Şevçenko Ulusal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde uluslararası özel hukuk alanında yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. 

Farklı hukuk firmalarında çalışan Yermak, 2012'de Garnet International Media Group adlı medya şirketini kurdu ve film yapımcılığına soyundu. 

Yermak, 2017'de yayımlanan Slovakya-Ukrayna yapımı The Line (Čiara) filminin yapımcılığını da üstendi. 

Ukrayna Film Akademisi'nin yanı sıra Avrupa Film Akademisi üyeliğine de sahip olan Yermak, Zelenski'yle 2011'de tanıştı. Ukrayna lideri o dönemde ülkedeki televizyon kanalı Inter'de çalışıyordu. 

Zelenski 20 Mayıs 2019'da seçimleri kazandıktan sonra Yermak'ı Dış Politikadan Sorumlu Devlet Başkanı Yardımcısı olarak atadı. 11 Şubat 2020'de Zelenski'nin özel kalem müdürü olan Yermak, Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna savaşında esir takası süreçlerini de yürüttü. 

WP'nin haberinde, Yermak'ın ABD yönetimiyle bağlantılarına da işaret ediliyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan'ın bu yıl martta Kiev'de yaptığı bir konuşmada Yermak'la ilgili "Düzenli şekilde görüşüyoruz" dediği hatırlatılıyor. 

Yermak, 28 Haziran'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la da bir araya gelmişti. Ankara'daki görüşmeye Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Ümerov da katılmıştı.

Independent Türkçe, Washington Post



Avustralya'da bir genç İsrail cumhurbaşkanını öldürmekle tehdit ettiği iddiasıyla suçlandı

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (Reuters)
TT

Avustralya'da bir genç İsrail cumhurbaşkanını öldürmekle tehdit ettiği iddiasıyla suçlandı

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (Reuters)

Avustralyalı bir genç, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un Avustralya'ya yapması planlanan ziyaret öncesinde kendisine yönelik çevrimiçi ölüm tehditleri nedeniyle suçlandı.

Avustralya Federal Polisi yaptığı açıklamada, 19 yaşındaki gencin geçen ay bir sosyal medya platformu aracılığıyla "yabancı bir devlet başkanına ve uluslararası hukuk kapsamında korunan bir kişiye" yönelik tehditlerde bulunduğunu belirtti.

Bu suçun cezası on yıla kadar hapistir.

Polis tehditlerin hedefinin kim olduğunu açıklamadı, ancak Avustralya medyası tehditlerin Herzog'a yönelik olduğunu geniş çapta bildirdi. Sydney Morning Herald gazetesi, genç adamın ABD Başkanı Donald Trump'a da tehditlerde bulunduğunu bildirdi.

Polis, kefaletle serbest bırakılmasını reddetti ve bugün Sidney'deki bir mahkemede hakim karşısına çıkması bekleniyor. Polis, dün Sidney'deki bir evde yapılan aramada bir cep telefonu ve uyuşturucu yapımı veya kullanımına ilişkin malzemeler ele geçirdiklerini belirtti.

Herzog'un, aralık ayındaki Bondi plajı saldırısının ardından Başbakan Anthony Albanese'nin daveti üzerine beş günlük bir ziyaret için pazar günü Avustralya'ya gelmesi planlanıyor.

14 Aralık'ta Yahudi Hanuka kutlamaları sırasında meydana gelen ve 15 kişinin ölümüne yol açan silahlı saldırının kurbanlarından hayatta kalanlar ve kurbanların aileleriyle görüşmesi bekleniyor.

Herzog'un ziyareti Filistin yanlısı grupların muhalefetiyle karşılandı ve Avustralya'nın büyük şehirlerinde protestolar planlanıyor.


Birleşmiş Milletler: DEAŞ'ın oluşturduğu tehdit arttı ve "daha karmaşık" bir hal aldı

Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
TT

Birleşmiş Milletler: DEAŞ'ın oluşturduğu tehdit arttı ve "daha karmaşık" bir hal aldı

Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)

Birleşmiş Milletler dün yaptığı açıklamada, DEAŞ'ın oluşturduğu tehdidin 2015 ortalarından bu yana istikrarlı bir şekilde arttığını ve "daha karmaşık" hale geldiğini belirtti.

Terörle Mücadeleden Sorumlu Genel Sekreter Vekili Alexander Zuev, BM Güvenlik Konseyi'ne verdiği brifingde, DEAŞ ve bağlantılı grupların Batı Afrika ve Sahel bölgesindeki varlıklarını genişletmeye devam ederken DEAŞ, Irak ve Suriye'de de saldırılar düzenlemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Zuev, “Afganistan'da, grubun Horasan Vilayeti, bölge ve ötesi için en ciddi tehditlerden biri olmaya devam ediyor” dedi.

Zuev ayrıca, aralık ayında Avustralya'nın Sidney kentindeki Bondi Plajı'na düzenlenen ve 15 kişinin ölümüne yol açan silahlı saldırının DEAŞ ideolojisinden esinlendiğini belirtti.

Geçtiğimiz ay, grup Nijer'in ana havaalanını hedef alan nadir bir saldırının sorumluluğunu üstlenerek, Sahel bölgesindeki artan gücünü vurguladı.

Birkaç gün önce, grup Kabil'deki bir Çin restoranına düzenlenen ve 7 kişinin ölümüne yol açan saldırının sorumluluğunu üstlenmişti.

Zuev'e göre, Suriye'de "Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) 21 Ocak'ta el-Hol kampından çekilmesi, yeni operasyonel ve insani zorluklar yarattı."

Kampta yaklaşık 24 bin kişi barınıyor; bunların yaklaşık 15 bini Suriyeli, 42 farklı uyruktan yaklaşık 6 bin 300 yabancı kadın ve çocuk bulunuyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu kişilerin çoğunun ülkeleri tarafından geri gönderilmeleri reddediliyor.

Kaçmalarından korkan Amerika Birleşik Devletleri, bu tutukluları Irak'a transfer etmeye başladı.

Zuev, “örgüt ve ona bağlı kuruluşların, devam eden terörle mücadele baskısına rağmen uyum sağlamaya ve direnç göstermeye devam ettiğini” ifade etti.

Birleşmiş Milletler Terörle Mücadele Komitesi Yürütme Direktörlüğü Başkanı ise DEAŞ'ın taktiklerini nasıl güncellediğinden bahsetti.

Örgütün ve diğer grupların “kripto para birimleri de dahil olmak üzere sanal varlıkların yanı sıra internet araçları, insansız hava aracı sistemleri ve gelişmiş yapay zeka uygulamalarının kullanımını genişlettiğini” söyledi.

Şöyle devam etti: “Yapay zeka, aşırıcılığı ve terörist eleman devşirmeyi teşvik etmek için giderek daha fazla kullanılıyor ve özellikle gençler ve çocuklar hedef alınıyor.”


Alman istihbaratı: Rusya'nın askeri harcamaları, kamuoyuna açıklananın çok üzerinde

Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
TT

Alman istihbaratı: Rusya'nın askeri harcamaları, kamuoyuna açıklananın çok üzerinde

Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)

Almanya'nın dış istihbarat teşkilatı BND, dün yaptığı açıklamada, Rusya'nın askeri harcamalarının kamuoyuna açıklanandan çok daha fazla olduğunu belirterek, Moskova'nın NATO'nun doğu sınırlarına yönelik bir tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu.

BND, Rus bütçe verilerinin analizinin, Rusya'nın 2022 ve 2023 yıllarındaki askeri harcamalarının resmi olarak açıklanan rakamdan yaklaşık %66 daha yüksek olduğunu gösterdiğini açıkladı. "Bu rakamlar, Rusya'nın Avrupa'ya yönelik artan tehdidinin somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın savunma harcaması tanımının NATO'nunkinden farklı olduğunu, Moskova'nın askeri personele yapılan sosyal yardım ödemeleri, askeri inşaat ve bilişim projeleri gibi harcamaları hariç tuttuğunu belirtti. Bu ve diğer "gizli" miktarlar hesaba katılırsa, Rusya'nın 2024 yılındaki toplam askeri harcamasının resmi olarak açıklanan 140 milyar avro yerine 202 milyar avroya ulaşacağını ifade etti.

BND'ye göre 2025 yılının ilk üç çeyreğindeki toplam harcamaların, resmi rakam olan 118 milyar avroya kıyasla 163 milyar avroya çıkması bekleniyor. Alman istihbarat teşkilatı, 2025 yılındaki toplam askeri harcamaların Rusya'nın ekonomik çıktısının yaklaşık %10'unu ve toplam bütçesinin yarısını temsil ettiğini bildirdi.

BND’ye göre “Bu fonlar sadece Ukrayna’ya karşı savaşta değil, özellikle NATO’nun doğu kanadı boyunca askeri kapasiteleri güçlendirmek ve genişletmek için de kullanılıyor.”  Ekim ayında, Almanya’nın iç istihbarat teşkilatı başkanı Martin Jaeger, Bundestag’a Rusya’nın Avrupa’da batıya doğru nüfuzunu genişletmeye kararlı olduğunu söylemişti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Jaeger, “Bu hedefe ulaşmak için Rusya, gerekirse NATO ile doğrudan askeri çatışmaya girmekten çekinmeyecektir” uyarısında bulunmuştu.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Rusya'yı Almanya ve diğer Avrupa ülkelerini hedef alan siber saldırılar, casusluk ve sabotaj operasyonları yürütmekle suçladı. Merz, son zamanlarda Avrupa havaalanları üzerinde gerçekleştirilen ve geniş çaplı aksamalara neden olan tanımlanamayan insansız hava araçları (İHA) uçuşlarının arkasında Moskova'nın olduğundan şüphelendiğini söyledi.