İsrail ve ABD diken üstünde: İran misillemesine karşı nasıl hazırlıklar yapılıyor?

"Saldırı birkaç gün içinde düzenlenebilir"

Haniye suikastının ardından Ürdün'de gösteri düzenleyen eylemciler, başkent Amman'daki İsrail Büyükelçiliği yakınlarında pankartlar açtı (Reuters)
Haniye suikastının ardından Ürdün'de gösteri düzenleyen eylemciler, başkent Amman'daki İsrail Büyükelçiliği yakınlarında pankartlar açtı (Reuters)
TT

İsrail ve ABD diken üstünde: İran misillemesine karşı nasıl hazırlıklar yapılıyor?

Haniye suikastının ardından Ürdün'de gösteri düzenleyen eylemciler, başkent Amman'daki İsrail Büyükelçiliği yakınlarında pankartlar açtı (Reuters)
Haniye suikastının ardından Ürdün'de gösteri düzenleyen eylemciler, başkent Amman'daki İsrail Büyükelçiliği yakınlarında pankartlar açtı (Reuters)

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye'ye düzenlenen suikastın ardından İsrail ve ABD olası misillemelere karşı hazırlık yapıyor. 

Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), muhtemel karşı saldırıların engellenmesi için ABD'li ve Arap diplomatların yoğun çalıştığını fakat İran ve Lübnan Hizbullahı'nın bu girişimlere yanıt vermediğini savunuyor.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen İranlı bir diplomat, Tahran'ın ikna edilemeyeceğini öne sürerek şunları söylüyor: 

Bu girişimlerin bir anlamı yok. İsrail tüm kırmızı çizgileri aştı. Cevabımız hızlı ve ağır olacaktır.

İsrail, İran'ın Şam'daki büyükelçilik yerleşkesinde yer alan konsolosluk binasına 1 Nisan'da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan ikisi general rütbesinde toplam 7 kişi ölmüştü.

Olayın ardından İran misilleme yaparak İsrail'e yaklaşık 300 drone ve füze fırlatmıştı. İsrail ve müttefikleri, bunların yüzde 99'unun havada imha edildiğini bildirmişti. 

WSJ'nin analizinde, Tahran ve Lübnan Hizbullahı'nın diplomatik girişimlere olumlu yanıt vermemesi sebebiyle bu seferki muhtemel misillemenin kontrol altında tutulmasının çok daha zor olacağı değerlendirmesi paylaşılıyor. 

Pentagon'dan cuma günü yapılan açıklamada, karşı saldırılara tedbir olarak Ortadoğu'ya ek savaş jeti ve gemileri gönderileceği duyurulmuştu. 

Ayrıca WSJ, misilleme durumunda İran'ın desteklediği Yemen'deki Husilerin ve Irak'taki milislerin de saldırılara katılmasından endişelenildiğini bildiriyor. 

Tel Aviv ve Washington'ın uyarısını Tahran yönetimine ilettiğini söyleyen Arap yetkililer, Hizbullah'la İran'ın karşılığının çok sertleşip Tel Aviv ya da İsrail'in içlerine saldırı boyutuna ulaşması halinde İsrail'in onlara savaş açacağı mesajı verdiğini belirtiyor.

İranlı yetkililerse gerilimi tırmandırma riskini anladıklarını belirtirken, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in muhafazakarlardan baskı gördüğünü savunuyor. 

"Misilleme birkaç güne gerçekleşebilir"

Amerikan medya kuruluşu CNN'in analizindeyse İran'ın karşı saldırısının birkaç gün içinde gerçekleşebileceği ileri sürülüyor.

Adlarının açıklanmasını istemeyen ABD'li yetkililer, İran'ın misillemeye dair planlarını paylaşmadığını, Washington'ın bölgedeki durumu yakından takip ettiğini söylüyor. Yetkililer, nisandaki misillemeye kıyasla bunun daha kuvvetli ve karmaşık yapıda bir saldırı olabileceğini savunuyor. 

Washington Post'un haberindeyse İsrailli sivillerin olası saldırılara karşı yerel savunma birlikleri kurduğu aktarılıyor. 

İsrail'in kuzeyindeki bir teknoloji şirketini yöneten Yudi Bar On, kurdukları yerel savunma ekiplerine İsrail polisinin eğitim verdiğini ve silah sağladığını belirterek şunları söylüyor:  

Yaşananlardan ders çıkardık ve hazırlıklı olmak istiyoruz. Bir yıl öncesine kıyasla çok daha farklı bir durumdayız.

Heniyye suikastı

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, İran'ın başkenti Tahran'da kaldığı konutta 31 Temmuz'da düzenlenen saldırıda öldürülmüştü. 

İran Devrim Muhafızları Ordusu ve Hamas, suikastın ülke dışından bir füze saldırısıyla düzenlendiğini öne sürmüş ve olaydan İsrail'i sorumlu tutmuştu. 

Tel Aviv yönetimiyse saldırıyı ne üstlenmiş ne de reddetmişti. İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Daniel Hagari, Heniyye'nin öldürüldüğü gün ordunun bölgede hava saldırısı düzenlemediğini savunmuştu. 

Diğer yandan Amerikan gazetesi New York Times'ın (NYT) perşembe günkü haberinde, suikastın Heniyye'nin kaldığı odalara yerleştirilen patlayıcılarla düzenlendiği iddia edilmişti. Ancak Hamas'ın İran'daki temsilcisi Halid el-Kaddumi, iddiaları reddederek Heniyye'nin bir füze ya da mermiyle öldürüldüğünü ileri sürmüştü.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Washington Post, CNN, Guardian



Dimona ve Natanz ateş altında

Dimona ve Natanz ateş altında
TT

Dimona ve Natanz ateş altında

Dimona ve Natanz ateş altında

İran ile İsrail arasındaki savaş, dün nükleer açıdan en tehlikeli dönüm noktalarından birine girdi. Tahran’ın Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin yeni bir saldırıya uğradığını açıklamasından birkaç saat sonra, İran’dan fırlatılan bir füze İsrail’in güneyindeki Dimona şehrine düştü; ancak herhangi bir radyasyon sızıntısı kaydedilmedi.

İsrail ordusu dün, Dimona şehrini vuran füzeyi önleme girişiminin başarısız olduğunu açıklarken Tahran, saldırının Natanz şehrine yönelik saldırıya misilleme niteliğinde olduğunu belirtti. İran tarafından ilk resmi yorumu yapan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran füzelerinin Dimona'ya ulaşmasının savaşın yeni bir aşamaya girdiğinin somut bir göstergesi olduğunu söyleyerek, ‘İsrail semalarının artık savunmasız hale geldiğini’ ifade etti.

Öte yandan İsrailli kaynaklara göre Dimona'ya düzenlenen saldırıda 47 kişi yaralandı.

Bu saldırıdan birkaç saat önce, ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin savaştaki hedeflerine yaklaşmakta olduğu ve operasyonlarını kademeli olarak ‘azaltmayı’ değerlendirdiği açıklamasında bulundu. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise bu hafta saldırıların ‘önemli ölçüde artacağını’ söyledi. Bu durum, operasyonların sona erdirilmesi konusunda Washington ile Tel Aviv arasında görüş ayrılığı olduğuna işaret etti.

Hürmüz Boğazı, gerginliğin merkezinde yer almaya devam ederken, İranlı bir askeri kaynak, ABD’nin Hark Adası’na yönelik herhangi bir saldırısının çatışmanın Kızıldeniz ve Babu’l-Mendeb Boğazı’na sıçramasına yol açacağı uyarısında bulundu.

Bir diğer gelişmede ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD güçlerinin İran içinde, aralarında 130 geminin de olduğu 8 binden fazla askeri hedefi vurduğunu belirterek, Tahran’ın deniz seyrüseferini tehdit etme kapasitesinin azaldığını vurguladı.

Öte yandan Kudüs Tugayı Komutanı İsmail Kaani, ‘Direniş Ekseni’nin ABD ve İsrail'e karşı ‘bağımsız’ operasyonlarını sürdürdüğünü söyledi.

İsrail ordusu ise İran'da yüzlerce hedefi vurduğunu açıklarken, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), İsrail ve ABD’nin bölgedeki üslerine yönelik füze saldırılarını sürdüreceğini duyurdu.


Japonya, ateşkesin uygulanması halinde Hürmüz Boğazı'ndaki mayın temizleme çalışmalarına katılabilir

Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi (Reuters)
Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi (Reuters)
TT

Japonya, ateşkesin uygulanması halinde Hürmüz Boğazı'ndaki mayın temizleme çalışmalarına katılabilir

Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi (Reuters)
Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi (Reuters)

Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi bugün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta bir ateşkes sağlanması halinde, Japonya’nın küresel petrol tedarikinin hayati arterini oluşturan Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme çalışmaları için askeri güçlerini konuşlandırmayı değerlendirebileceğini söyledi.

Motegi, “Fuji” kanalında yayınlanan bir televizyon programında, “Tam bir ateşkes sağlanırsa, teorik olarak mayın temizleme gibi konular gündeme gelebilir” dedi.

“Bu tamamen varsayımsal bir durum, ancak bir ateşkes sağlanırsa ve deniz mayınları engel teşkil ederse, bunun dikkate değer bir konu olacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Tokyo'nun alabileceği önlemler, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kabul edilen barışçıl anayasası gereği sınırlıdır, ancak 2015 tarihli özel güvenlik yasası, Japonya'nın varlığını tehdit eden ve buna karşı koymak için başka hiçbir yol bulunmayan bir saldırı olması durumunda, yakın güvenlik ortağına yönelik saldırı da dahil olmak üzere, yurtdışında güç kullanmasına izin vermektedir.

Motegi, Tokyo'nun mahsur kalan Japon gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin verecek düzenlemeler arama konusunda şu an için acil bir planı olmadığını belirterek, dünyanın petrol sevkiyatının beşte birinin geçtiği bu dar su yolundan tüm gemilerin geçmesine olanak sağlayacak koşulların yaratılmasının "büyük önem taşıdığını" belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Japon Kyodo haber ajansından aktardığına göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cuma günü yaptığı açıklamada, Motegi ile Japonya'ya ait gemilerin boğazdan geçişine izin verilmesi olasılığını görüştüğünü söyledi.

Japonya, petrol ithalatının yaklaşık yüzde 90'ını bu boğazdan gerçekleştiriyor; İran ise ABD ve İsrail'in kendisine karşı yürüttüğü savaş sırasında boğazı büyük ölçüde kapattı.

Dün dördüncü haftasına giren savaşın yol açtığı küresel petrol fiyatlarındaki keskin artış, Japonya ve diğer ülkeleri petrol rezervlerinden kullanmak zorunda bıraktı.

ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü Japonya Başbakanı Sanae Takai ile bir araya geldi ve müttefiklerine boğazı açmak için savaş gemileri göndermeleri konusunda baskı uygularken – şu ana kadar sonuçsuz kalmış olsa da – Takai’yi “harekete geçmeye” çağırdı.

Takai, Washington'da düzenlenen zirvenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Trump'a Japonya'nın boğazda sunabileceği destek ve yasaları gereği sunamayacağı destekler hakkında bilgi verdiğini söyledi.


Trump, ABD havaalanlarına göçmenlik polisi konuşlandırmakla tehdit etti

Başkan Donald Trump, 19 Mart 2026 Perşembe günü Washington'daki Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile akşam yemeği sırasında konuşma yaptı (AP)
Başkan Donald Trump, 19 Mart 2026 Perşembe günü Washington'daki Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile akşam yemeği sırasında konuşma yaptı (AP)
TT

Trump, ABD havaalanlarına göçmenlik polisi konuşlandırmakla tehdit etti

Başkan Donald Trump, 19 Mart 2026 Perşembe günü Washington'daki Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile akşam yemeği sırasında konuşma yaptı (AP)
Başkan Donald Trump, 19 Mart 2026 Perşembe günü Washington'daki Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile akşam yemeği sırasında konuşma yaptı (AP)

Başkan Donald Trump dün, kısmi hükümet kapanması nedeniyle maaş alamayan uzman personel eksikliği yüzünden saatlerce uzayabilen bekleme sürelerine karşılık, ABD havaalanlarındaki güvenlik kontrollerini devralmaları için Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanlarını görevlendirmekle tehdit etti.

Cumhuriyetçi başkan, Truth Social adlı sosyal medya platformunda şunları yazdı: "Aşırı solcu Demokratlar, ülkemizin ve özellikle havaalanlarımızın yeniden özgür ve güvenli olmasını sağlayacak bir anlaşmayı derhal imzalamazlarsa, parlak ve vatansever Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza görevlilerimizi havaalanlarına göndereceğim ve onlar güvenliği devralacaklar."

wefrgt
ABD'nin Georgia eyaletindeki bir havaalanında yolcular güvenlik kontrol noktasında bekliyor (EPA)

ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında göçmenlik yönetimi uygulamaları konusunda yaşanan anlaşmazlığın da etkisiyle, fonlarının onaylanmaması nedeniyle 14 Şubat'ta kısmi bir kapanmaya girdi ve bu kapanmanın uzun süre devam etmesi bekleniyor.