Eski Afganistan Cumhurbaşkanı'ndan Taliban'a "eğitim" çağrısı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Eski Afganistan Cumhurbaşkanı'ndan Taliban'a "eğitim" çağrısı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Eski Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai, ülkenin 105. bağımsızlık yıldönümünde kız çocuklarının ve kadınların tekrar eğitime dahil edilmesi için Taliban'a yaptığı çağrıları yineledi.

Karzai "Bu gururlu günde, gerçekten bağımsız ve kendine yeten bir Afganistan için, geçici hükümetten bir kez daha en kısa sürede okul kapılarını açmalarını istiyorum" dedi.

2021'de başa geçen Taliban, kendi şeriat yorumlarına ya da İslam hukukuna uymadığı gerekçesiyle kız çocuklarına eğitimi 6. sınıftan itibaren yasaklamıştı. Okullar erkek çocuklarına veya yetişkin erkeklere kapatılmamıştı ve rejim, sınıfları ve kampüsleri kız çocuklarına ve kadınlara açmak üzere gereken hiçbir adımı atmadı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), yönetimin Taliban'a geçmesinden beri en az 1,4 milyon kız çocuğunun ortaöğretime erişiminin kasıtlı olarak engellendiğini ve her sene daha fazla kızın, 12 olan yaş sınırına ulaşmasıyla rakamın Nisan 2023'ten eski sayımdan bu yana 300 bin arttığını bildirmişti.  

NATO yönetimindeki hükümetin Ağustos 2021'de çökmesinden kısa bir süre sonra eski Afgan lideri, Taliban'ı "nüfusun korunması ve ülkeyle şehrin kaosa sürüklenmemesi için, istenmeyen unsurların dükkanları ve ülkeyi yağmalamama ihtimaline karşı" şehre davet ettiğini söylemişti.

Karzai, Taliban'ın 11 Eylül saldırılarından sonra ilk kez devrilmesinin ardından, 13 yıl boyunca Afganistan'ın cumhurbaşkanlığını yaptı. Eski başkan Nisan 2024'te, Afganistan'daki İran Büyükelçisi ve Özel Temsilcisi Hasan Kazemi Kumi'yle bir görüşmesinde, kız çocuklarının eğitiminin önemini vurgulamıştı.

Pazar günü temennilerini paylaşan Karzai, bağımsızlığın büyük bir onur olduğunu ve Afganistan'ın özgürlüğünün korunması gerektiğini söyledi. Karzai, ülkenin geleceğinin şüphesiz bir şekilde gelecek nesillerin eğitimine bağlı olduğunu ifade ederek Taliban'dan bu gerekliliği yerine getirmesini istedi.

Karzai, Afganistan'ı güçlü kılan yönlerinin eğitim, birlik ve ulusal uyum olduğunu da söyledi.

Fakat son UNESCO verileri, Taliban'ın Ağustos 2021'de Kabil'in kontrolünü ele geçirmesinden bu yana ilköğretime erişimin de çöküşe geçtiğini, okula giden kız ve erkek çocuğu sayısının 1,1 milyon düştüğünü gösteriyor.

UNESCO verileri, 2019'da Afganistan'da 6,8 milyon kız ve erkek çocuğu ilkokula giderken bu sayının 2022'de 5,7 milyona indiğine işaret ediyor.

UNESCO, okula kayıtlardaki düşüşün, Taliban'ın kadın öğretmenlerin erkek çocuklara ders vermesini yasaklama kararıyla bağlantılı olabileceği gibi, kötüye giden ekonomik koşullarda ebeveynlerin çocuklarını okula gönderme isteğinin azalmasıyla da açıklanabileceğini bildirmişti.

UNESCO "Yasaklardan önce okulda olmayan kızları da dahil edersek ülkede halihazırda eğitim hakkından mahrum bırakılan neredeyse 2,5 milyon kız çocuğu bulunuyor, bu sayı okul çağındaki Afgan kızların yüzde 80'ine karşılık geliyor" diye aktarmıştı.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.