Harris Trump'ı savunmaya geçiriyor

Göç, ekonomi ve ABD'nin küresel liderlik konumu gibi konularda birbirine taban tabana zıt iki görüş

TT

Harris Trump'ı savunmaya geçiriyor

Harris Trump'ı savunmaya geçiriyor

Milyonlarca Amerikalı, ekonomi, göç, demokrasi ve Amerikan liderliğinin dünyadaki durumu gibi temel konularda taban tabana zıt vizyonlar sunan Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve eski Başkan Donald Trump arasındaki ilk ve belki de son hararetli münazarada adayların başkanlık seçimlerine ilişkin planlarının en net resmini gördü.

İki aday, seyircisiz bir stüdyoya dönüştürülmüş küçük, mavi ışıklı bir amfi tiyatroda bir araya geldi. Harris içeri girdikten sonra Trump'ın elini sıkmak için birkaç adım attı. Gergin bir başlangıcın ardından Philadelphia kentindeki 90 dakikalık münazara ABD televizyon kanalı ABC'de başladı.

Tartışma sırasında Harris, Trump'ın dikkatini çekmeyi ve onu savunmaya geçmesi için kışkırtmayı başardı. 2020 seçimlerini kaybettiğini hatırlattı ve diğer iddialarıyla ilgili alaycı yorumlar yaptı. Bu da Trump'ın, danışmanlarının ve destekçilerinin kendisini uzak tutmaya çalıştığı kişisel saldırılarda bulunmasına yol açtı.

xdcvfb
Tartışma sırasında ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris (AFP)

Harris, Trump'ı cezai mahkumiyetleri ve Kovid-19 salgınını ele alışı gibi konularda eleştirdi. Harris kavgacı tavrını savcılık hayatından aldığı ilhamla “Sayfayı çevirmenin zamanı geldi” diyerek sonlandırdı. Asık suratlı Trump sık sık yemi yutarak Harris'in eleştirilerine gerçek dışı iddialar, yanlış bilgiler ve kişisel saldırılarla karşılık verdi.

Taylor Swift, Harris ile birlikte

Diğer taraftan Amerikalı pop yıldızı Taylor Swift, Instagram hesabından 283 milyon takipçisine başkan yardımcısını desteklediğini ve seçimlerde ona oy vereceğini duyurdu.

zxcs
ABD'li pop yıldızı Taylor Swift (AFP)

Harris için dünkü münazara, birçoğu politika hedefleri hakkında daha fazla bilgi edinmek istediklerini söyleyen seçmenlerin gözünde kendini daha iyi tanımlamak için bir fırsattı.

Trump içinse bu münazara, kampanya sürecinde sık sık tercih ettiği cinsiyetçi ve ırkçı söylemlere başvurmadan başkan yardımcısına saldırma disiplinini gösterme şansı sundu. Moderatörler kendisine Harris'in ırksal kimliğini sorgulayan yorumları hakkında soru sorduklarında bile bu hakaretleri tekrarlamaktan büyük ölçüde kaçınmayı başardı. İki aday ayrıca ABD'nin nerede olduğuna ve seçildikleri takdirde nereye götüreceklerine dair keskin bir şekilde zıt vizyonlar ortaya koydu. Harris, orta sınıfa yönelik vergi indirimleri vaat etti. Trump ise önerdiği gümrük tarifelerinin ABD'nin müttefiklerinin ticarette aldatılmasını engellemesine yardımcı olacağını söyledi. Trump, Ukrayna'nın savaş alanında zafer elde etmemesi anlamına gelse bile, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı hızla sona erdirmek için çalışacağını vurguladı.

Biden'ın tam tersi

Bu, Beyaz Saray için üçüncü kez yarışan Trump'ın başkan adayı olarak yedinci, Harris'in ise ilk münazarasıydı ve belki de kendisini ve planlarını seçmenlere tanıtmak için en iyi şansıydı.

Neredeyse her açıdan Harris'in performansı Başkan Joe Biden'ın geçtiğimiz Haziran ayında sergilediği berbat performansın tam tersiydi. Zira Harris, Biden'ın Trump'la yüzleşmesi sırasında yaşadığı kafa karışıklığının aksine, Trump'ın dikkatini çekecek şekilde tasarlanmış keskin ve odaklanmış cevaplar verdi. Harris, Trump'la yüzleşmek için yüz ifadelerini kullandı ve onun ‘aptalca’ ya da değersiz cevaplarından duyduğu hoşnutsuzluğu ifade etti.

sxdf
Cumhuriyetçi başkan adayı, eski Başkan Donald Trump (AP)

Harris, “Donald Trump 81 milyon insan tarafından Beyaz Saray'dan kovuldu, bu konuda açık olalım. Belli ki bununla başa çıkmakta çok zorlanıyor” ifadelerini kullandı. Harris, Trump'ın tarzından ve dört yıl önce 2020 başkanlık seçimlerini tersine çevirme çabalarından rahatsız olan Cumhuriyetçilere ve bağımsızlara seslenerek ‘sayfayı çevirme zamanının geldiğini’ vurguladı. Harris ayrıca, ‘ülkeyi, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü savunmak’ için kampanyasında herkese yer olduğunu belirtti.

Trump, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı savaşını kazanmasının ABD'nin çıkarına olduğunu söylemeyi iki kez reddetti. Harris, bunun ABD'nin NATO müttefiklerinin Trump'ın görevde olmamasına neden minnettar olduklarının bir örneği olduğunu söyledi.

Kedi ve köpek yiyorlar!

Eski başkan göçmenler hakkında kedi ve köpek yedikleri de dahil olmak üzere bir dizi iddiada bulunurken, Harris de Ohio'daki göçmenlerin komşularının kedi ve köpeklerini yediği yönündeki asılsız iddialara vurgu yaptı.

Harris, Kovid-19 salgını ülkeyi kasıp kavururken görevi bıraktığında Trump'ı ekonomi ve demokrasinin durumu nedeniyle sert bir dille eleştirmişti. Şimdi ise “Yaptığımız şey Donald Trump'ın pisliğini temizlemek oldu” dedi.

xscdvfb
Demokrat başkan adayı Kamala Harris, eski Başkan Donald Trump ile el sıkıştı (AFP)

Trump ise Harris'e önceki liberal pozisyonlarından bazılarını terk ettiği için saldırmakta gecikmedi ve “Şimdi benim felsefeme doğru gidiyor. Aslında ona bir MAGA (Make America Great Again) şapkası gönderecektim” dedi. Harris bunu gülümseyerek karşıladı. Harris, liberallikten uzaklaşarak ılımlı pozisyonlara kaymasını savunmaya çalıştı.

Harris bir Marksist

Harris, ekonomiyi iyileştirme planlarıyla ilgili bir soruya, çocuklu aileler ve küçük işletmeler için vergi indirimini uzatacağını söylerken, Trump'ın geniş gümrük tarifeleri uygulama planlarına, “sonuçta Amerikan halkı tarafından ödenecek mallar üzerinde bir satış vergisi” diyerek yüklendi. Trump, yüzü donuk bir şekilde “Benim satış vergim yok. Bu yanlış bir ifade. Bunu o da biliyor” diyerek yanıt verdi. Trump Harris'i bir kez daha ‘Marksist’ olmakla suçladı ve “Herkes onun Marksist olduğunu biliyor” dedi.

Harris'in Filistinlilere sempatisi… Trump'tan İsrail'e ölüm uyarısı

Trump Demokrat rakibi Kamala Harris'i ‘İsrail'den nefret etmekle’ suçladı. 7 Ekim'de İsrail'e yaptığı saldırının sonuçlarından Hamas'ı sorumlu tutan Harris ise şu ifadeleri kullandı: “İsrail'e her zaman kendini savunma fırsatı vereceğim. Ancak çok sayıda masum Filistinlinin, çocukların ve annelerin öldürüldüğü de bir gerçek. Bildiğimiz tek şey bu savaşın sona ermesi gerektiği. Diğer taraftan iki devletli çözüm temelinde bir Filistin devletinin kurulması gerekiyor. Ateşkese ve esirlerin serbest bırakılmasına ihtiyacımız var.”

Kendisi başkan olsaydı bu savaşın yaşanmayacağını iddia eden Trump, “Bunu hızlı bir şekilde çözeceğim. Başkan olmadan önce bile bunu yapacağım” dedi.



Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC


Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
TT

Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)

Vatikan'dan üst düzey bir yetkili, Papa XIV. Leo'nun Donald Trump’ın sözde “Barış Kurulu” girişimine katılma davetini reddettiğini söyledi.

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Papa'nın bu girişimle ilgili bir dizi endişesi olduğunu ve dolayısıyla "katılmayacağını" belirtti.

Parolin, "Bizim için çözülmesi gereken bazı kritik meseleler var" dedi.

Endişelerimizden biri, uluslararası düzeyde bu kriz durumlarını her şeyden önce BM'nin yönetmesi gerektiği. Bu, ısrar ettiğimiz noktalardan biri.

scvdf
Roma'daki pastoral ziyaretinden ayrılırken görülen Papa Leo XIV, "kritik meseleler" gerekçesiyle Donald Trump'ın Barış Kurulu'na katılmayacağını açıkladı (AFP)

Trump, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi denetlemek ve Hamas'la İsrail arasındaki çatışmanın ardından Gazze'nin yeniden inşasını koordine etmek için tasarlanan kurula bir dizi dünya liderini davet etti.

Kapsamı o zamandan beri genişletildi ve Trump, bunun bir dizi küresel anlaşmazlığı ele almak için uygun bir yer olacağını söyledi. Bazıları bunu, ABD Başkanı'nın, defalarca amacına uygun olmamakla eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e alternatif çok taraflı bir forum kurma çabası olarak görüyor.

Papa'nın Trump tarafından kurula katılmaya davet edildiğini daha önce Kardinal Parolin doğrulamıştı. Ocak ayında "Papa daveti aldı ve ne yapacağımızı değerlendiriyoruz; konuyu inceliyoruz" demişti.

O dönemde yönetim kuruluna katılma davetinin "cevap vermek için biraz zaman gerektirdiğini" ve "mali katılma talebinin gelmediğini" çünkü "bunu yapacak durumda olmadıklarını" söylemişti.

Trump, Barış Kurulu'nun Gazze'nin yeniden inşasına yardımcı olmak için şimdiden 5 milyar dolardan fazla kaynak taahhüt ettiğini iddia ediyor.

dfsvfd
Papa'nın sözcüsü, Vatikan'ın Trump'ın yönetim kurulunun Birleşmiş Milletler'in yerini alma ihtimaline dair bazı endişeleri olduğunu söyledi (AFP)

Ancak kurulun kadrosuyla ilgili endişeler var. Avrupa hükümetleri, Trump'ın Şubat 2022'den beri Ukrayna'yla savaşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i davet etmesine şaşırdıklarını belirtti.

Arap devletleri de 72 bin Filistinlinin ölümüne yol açan Gazze Savaşı'nı gerekçe göstererek Binyamin Netanyahu'nun dahil edilmesine öfke duydu.

Ve eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'ın önemli rolüyle ilgili endişeler var; Blair, Trump'ın girişimle bağlantılı olarak açıkladığı ilk isimlerden biriydi. Blair'ın, Britanya'nın Irak savaşına katılımıyla ilgili uzun süredir devam eden eleştirilere rağmen, kurucu yürütme kurulunda yer alması bekleniyor.

Tartışmalara rağmen Ermenistan, Azerbaycan, Mısır, Macaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri de dahil onlarca ülke kurula katılma sözü verdi.

Papa Leo, ilk Amerikalı papa seçildiğinden beri Trump'ın politikalarını tekrar tekrar eleştiriyor. Geçen yıl ekimde, başkanın sert göçmenlik politikalarının Katolik Kilisesi'nin "yaşam yanlısı" değerleriyle uyumlu olup olmadığını sorgulamıştı.

Roma'da medyaya yaptığı açıklamada, "Kürtaj karşıtı olduğunu söyleyen ama Birleşik Devletler'deki göçmenlere yapılan insanlık dışı muameleyi onaylayan biri, bunun yaşam yanlısı olup olmadığını bilmiyorum" demişti.

O dönemde Beyaz Saray bu yorumlara karşı çıkmıştı. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, "Bu yönetim altında Birleşik Devletler'de yasadışı göçmenlere insanlık dışı muamele yapıldığı iddialarını reddediyorum" demişti.

Bu yönetim, ulusumuzun yasalarını mümkün olan en insancıl şekilde uygulamaya çalışıyor ve biz kanunları uyguluyoruz. Bunu, burada yaşayan halkımız adına yapıyoruz.

csdvfgthy
Papa, ilk Amerikalı papa seçilmesinden bu yana, özellikle Trump'ın göçmenlik karşıtı sert yöntemleri konusunda ABD'yi eleştiriyor (AFP)

Kasımda Papa, kitlesel sınır dışı etmeleri ve göçmenlere yönelik muamele dahil Trump yönetiminin göçmenlik politikalarını eleştiren ABD piskoposlarının mesajını desteklemişti. "Bence insanlara insanca davranmanın, sahip oldukları onura saygı göstermenin yollarını aramalıyız. Eğer insanlar Birleşik Devletler'de yasadışı olarak bulunuyorsa, bunun için yollar var. Mahkemeler var, bir adalet sistemi var" demişti.

Ancak insanlar iyi bir yaşam sürüyorsa ve birçoğu 10, 15, 20 yıldır bu şekilde yaşıyorsa, onlara en hafif tabirle son derece saygısız bir şekilde davranmak, ne yazık ki bazı şiddet olayları da oldu, bence piskoposlar kendilerini çok açık bir şekilde ifade etti. Birleşik Devletler'deki herkesi onları dinlemeye çağırıyorum.

Bu yıl ocak ayında Papa Leo, küresel çapta giderek artan "savaş hevesini" kınadığı güçlü bir konuşma yapmıştı. Trump'ı doğrudan adıyla anmasa da konuşması ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu zorla görevden alıp Amerikan topraklarına getirme operasyonundan sonra gerçekleşmişti.

Leo, 184 ülkenin diplomatlarına hitaben yaptığı konuşmada, "Diyaloğu teşvik eden ve tüm taraflar arasında uzlaşma arayan bir diplomasi, yerini kuvvete dayalı bir diplomasiye bırakıyor" demişti.

Savaş yeniden moda oldu ve savaş hevesi yayılıyor.

Independent Türkçe