İsrail Cumhurbaşkanı, ülkesinin çağrı cihazları saldırısıyla bağlantısını reddetti

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Hizbullah’ın ‘az sayıda’ düşmanı olmadığını söyledi.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (DPA)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (DPA)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı, ülkesinin çağrı cihazları saldırısıyla bağlantısını reddetti

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (DPA)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (DPA)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Lübnan'da Hizbullah üyeleri tarafından kullanılan binlerce çağrı cihazının patlatılarak çok sayıda kişinin ölümüne ve yaralanmasına yol açılmasında ülkesinin dahli olduğunu reddetti.

Şarku’l Avsat’ın İngiliz haber ajansı PA Media'dan aktardığına göre Herzog, ülkesinin geçen hafta Hizbullah'a karşı düzenlenen saldırılarla herhangi bir bağlantısı olduğunu kesin bir dille reddetti. Herzog ayrıca ülkesinin kendini savunmasının ‘doğal hakkı’ olduğunu söyledi.

Gazze Şeridi'ndeki savaş çevresinde devam eden çatışmalar, Hizbullah üyeleri tarafından kullanılan binlerce çağrı cihazı ve telsizin geçtiğimiz salı ve çarşamba günü, İsrail tarafından gerçekleştirildiğine inanılan bir saldırıda patlamasının ardından arttı.

Hizbullah, aralarında iki çocuğun da bulunduğu en az 37 kişinin ölümüne ve yaklaşık 3 bin kişinin yaralanmasına neden olan saldırıların ardından İsrail'e misilleme yapma sözü verdi.

Herzog İngiliz Sky News kanalına verdiği demeçte, “Her şeyden önce İsrail'in saldırılarla ya da saldırıların kaynağıyla herhangi bir bağlantısını tamamen reddediyorum” dedi.

İsrail'in son saldırıların sorumluluğunu reddedip reddetmediği ya da saldırıların başka bir tarafça gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin bir soruya cevaben Herzog şunu söyledi: “Hizbullah'ın çok sayıda düşmanı olduğunu söylemekten başka bir şey ima etmiyorum. Bugünlerde bu sayı hiç de az değil.”

Herzog sözlerini şöyle sürdürdü: “Hizbullah Lübnan'ı boğuyor ve yok ediyor, Lübnan'da tekrar tekrar kargaşa yaratıyor. Biz burada sadece kendimizi savunuyoruz. Yaptığımız tek şey bu ve herhangi bir normal ülkenin yapacağı gibi, İngiltere'nin yapacağı gibi ya da herhangi bir egemen ülkenin halkını savunmak için yapacağı gibi harekete geçmemiz gerektiğini açıkça belirttik.”

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre Filistin'in İngiltere'deki Misyonunun Başkanı Büyükelçi Hüsam Zomlot, bölge halkının ‘kesinlikle en kötüsünü beklediğini’ ve uluslararası toplumun başarısızlığı nedeniyle ‘kimsenin gerilimin azalmasını ummadığını’ söyledi.

Zomlot İsrail Cumhurbaşkanı'nı ‘bir cumhurbaşkanından çok bir güvenlik sözcüsü’ olarak tanımladı ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ateşkes için ‘tüm teklifleri reddederken’ bir çözüm arayışında olup olmadığını sorguladı.

Zomlot Sky News'e şunları söyledi: “Bence İsrail hükümetinin ateşkes müzakerelerine geldiğinde sadece oyunun kurallarını değiştirmekle kalmadığı, tüm oyun alanını tamamen değiştirdiği artık çok iyi belgelendi. Dolayısıyla herkes zarar görmüş, üzgün, endişeli ve şimdiden kan kaybediyor. Herkes en kötüsüne hazırlanıyor... maalesef.”



İran, ABD’ye karşı koz olarak Avrupa’yı kendi tarafına çekebilecek mi?

Washington ve Tahran, yaklaşık 40 gün süren çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesi kalıcı hale getirmeye çalışıyor (AP)
Washington ve Tahran, yaklaşık 40 gün süren çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesi kalıcı hale getirmeye çalışıyor (AP)
TT

İran, ABD’ye karşı koz olarak Avrupa’yı kendi tarafına çekebilecek mi?

Washington ve Tahran, yaklaşık 40 gün süren çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesi kalıcı hale getirmeye çalışıyor (AP)
Washington ve Tahran, yaklaşık 40 gün süren çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesi kalıcı hale getirmeye çalışıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini öne sürerken, Tahran yönetimi Washington üzerindeki baskıyı artırmak için Avrupa ülkelerine yaklaşıyor.

ABD ve İran heyetleri, 11 Nisan'da Pakistan'ın başkenti İslamabad'da birebir görüşme düzenlemiş ancak Hürmüz Boğazı'yla ilgili meselelerde anlaşma sağlanamamıştı. Bunun üzerine Trump, Hürmüz Boğazı'na abluka uygulama kararı almıştı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM) pazar günü yapılan açıklamada, pazartesi itibarıyla İran limanlarına giren veya çıkan tüm gemilere abluka uygulanacağı duyurulmuştu. İran limanlarına gitmeyen gemilerinse uygulama dışında tutulacağı belirtilmişti.

Trump, Oval Ofis'te dün yaptığı açıklamada, İran yönetimindeki "doğru kişilerin" tekrar iletişime geçerek anlaşma yapmak istediğini öne sürdü:

Bu sabah doğru kişiler, yani ilgili kişiler bizi aradı ve bir anlaşma yapmak istiyorlar.

Trump, müzakerelerin İran'ın "nükleer silah edinme konusunda geri adım atmaması nedeniyle" sonuçsuz kaldığını iddia etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise "Müzakere sürecinde birçok konuda ilerleme kaydedilmiş olsa da Amerikan tarafının aşırı talepleri ve şartlarında sürekli değişiklik yapması, anlaşmaya varılmasını engelledi" dedi.

Diğer yandan adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan kaynaklar, ABD ve İran arasında diyaloğun devam ettiğini söylüyor.

Yetkililer, İran'ın nükleer programı, Tahran'a uygulanan uluslararası yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması gibi konularda anlaşmazlık yaşandığını söylüyor.

Müzakereler hakkında bilgi sahibi yetkililerden biri, anlaşmaya "çok yaklaşıldığını, meselelerin yüzde 80'inde anlaşıldığını" ancak daha sonra o anda karara bağlanamayan konularda sorun çıktığını savunuyor.

İki üst düzey İranlı yetkili ise müzakerenin "gergin ve dostane olmayan bir atmosferde gerçekleştiğini" söylüyor. Pakistanlı arabulucuların ortamı yumuşatmaya çalıştığını da ekliyorlar.

Arakçi'nin müzakereyle ilgili açıklamaları, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot'yla yaptığı telefon görüşmesinin ardından gelmişti. Arakçi, Suudi Arabistan, Umman ve Katar'ın yanı sıra Almanya dışişleri bakanıyla da görüştü.

Trump'ın Hürmüz Boğazı'na abluka kararına NATO müttefiklerinden destek gelmedi.  Birleşik Krallık (BK) Başbakanı Keir Starmer, "Ablukayı desteklemiyoruz" derken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da BK'yle görüşerek Hürmüz'deki durumun normale dönmesini sağlamak amacıyla "çok uluslu bir misyon" kurulacağını duyurdu.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın politikaları nedeniyle "Atlantik'in iki yakası arasındaki ayrışmanın derinleştiğine" dikkat çekiliyor. Savaşın Avrupa ekonomileri üzerinde yarattığı yoğun baskıyla birlikte Tahran'ın, Trump yönetimine karşı koz aracı olarak Avrupa'yla ilişkilerini yeniden değerlendirdiği vurgulanıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Quincy Enstitüsü'nden Trita Parsi şu yorumları paylaşıyor:

İranlılar, Avrupalıları en iyi ihtimalle kendi lehlerine çekip çekemeyeceklerini görmek isteyeceklerdir. Zira İran'ın bakış açısına göre Avrupa, daha önce ABD'ye epey boyun eğen bir tutum sergilemişti. Eğer bu mümkün olmazsa, Avrupa'da daha derin bir bölünme olup olmadığını, yani tüm ülkelerin Almanya, Fransa veya Birleşik Krallık'ın belirlediği çizgiyi takip etmek zorunda kalmayacağını görmek isteyeceklerdir.

Independent Türkçe, Guardian, Reuters, Times of Israel, Tesnim 


Trump, 80. yaş günü için Beyaz Saray'a dövüş arenası kurduracak

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump, 80. yaş günü için Beyaz Saray'a dövüş arenası kurduracak

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump, bu yaz 80. doğum gününde Beyaz Saray'da özel olarak inşa edilmiş açık hava oktagonunda gerçekleşecek Ultimate Fighting Championship (UFC) kafes dövüşü hakkında yeni detaylar açıkladı.

Başkan, pazartesi günü Oval Ofis önünde toplanan gazetecilere, "Birçok büyük etkinliğe katıldım" dedi.

Ancak hiçbir etkinliğim ön kapımızda gerçekleşecek UFC dövüşü kadar ilgi görmedi.

Güney Çim alanına doğru işaret ederek, "Yaklaşık 4 bin 500 kişilik bir arena inşa etmeye başlayacaklar" dedi.

Beyaz Saray arazisinin hemen güneyindeki 210 dönümlük Ellipse parkında çok daha büyük bir ek alan kurulacağını da sözlerine ekledi.

Trump, "Belki 100 bin kişi olacak, sanırım 50 bin ila 100 bin kişi" dedi.

Muazzam sahneler inşa ediyorlar ve dövüşler devasa ekranlardan yayımlanacak.

Karma dövüş sanatları (MMA) etkinliği, Amerika'nın 250. yıldönümüne istinaden düzenleniyor. Etkinlik, Trump'ın doğum günü olan 14 Haziran'da gerçekleşecek.

Başkan Trump'ın uzun zamandır arkadaşı olan Dana White'ın liderliğindeki UFC, geçen ay tüm maç programını açıklamıştı. Programda 6 adet prime-time maçı yer alacak.

Maçlardan birinde, geçen ay "Partiyi bozmaya can atıyorum" diyen Kanadalı MMA dövüşçüsü Aiemann Zahabi yer alacak.

Newsmax'e, "Herkes Kanadalıların Birleşik Devletler'e karşı oynadığı maçları izliyor" diye konuşmuştu.

Özellikle aramızdaki siyasi gerilim göz önüne alındığında, bu son derece büyük bir önem taşıyor.

Bu prestijli etkinliğe katılacak diğer dövüşçüler arasında Ilia Topuria, Justin Gaethje, Alex Pereira ve Sean O'Malley yer alıyor.

Popüler podcast yayıncısı ve UFC yorumcusu Joe Rogan, daha önce Beyaz Saray'da dövüş düzenlenmesi konusunda çekincelerini dile getirmişti.

Geçen ay Joe Rogan Experience adlı podcast'in bir bölümünde, "Bu biraz gösteriş için yapılan bir şey... Güvenlik açısından tam bir kabus olacak" dedi

Ayrıca dışarıda dövüşüyorlar. Ya yağmur yağarsa? Ya çok sıcak olursa?... Haziranda Washington DC'de hava epey sıcak olabiliyor. Bu da dövüşçüleri etkiler.

Trump, özellikle genç erkekler arasında popüler olan bu acımasız sporun uzun zamandır hayranı. 2019'da bir dövüşe katılan görevdeki ilk başkan olarak tarihe geçmişti. O maçta dövüşçülerden birinin yüzünü kana bulayan bir kesik nedeniyle müsabaka erken sona ermişti.

Trump, 2024 seçim kampanyası sırasında podcast yayıncısı Logan Paul'a, "Dövüşçülere saygı duyuyorum, biliyorsunuz, yüzlerine 200 yumruk yedikten sonra ikinci raundu dört gözle bekliyorlar" demişti

Geçen hafta sonu, İran savaşını sona erdirmek için yapılan barış görüşmeleri sonuçsuz kalırken, başkan, aile üyeleri ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Florida'nın Miami kentindeki UFC etkinliğinde ring kenarındaydı.

Daha sonra Trump, Brezilyalı dövüşçü Paulo Costa'yı Rus rakibi Azamat Murzakanov'a karşı kazandığı zaferden dolayı övdü.

Trump, ring kenarındaki görüşmede üstsüz dövüşçüye "Model olabilirsin, çok yakışıklısın" dedi.

Dövüşçü olmak için fazla yakışıklısın. Ne dövüşçüsün ama!

Independent Türkçe


Pekinde konuşan Lavrov: ABD ve müttefikleri Asya’da gerilimi körüklüyor

Pekinde konuşan Lavrov: ABD ve müttefikleri Asya’da gerilimi körüklüyor
TT

Pekinde konuşan Lavrov: ABD ve müttefikleri Asya’da gerilimi körüklüyor

Pekinde konuşan Lavrov: ABD ve müttefikleri Asya’da gerilimi körüklüyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Salı günü yaptığı açıklamada, ABD ve müttefiklerinin Asya’da yürüttüğünü öne sürdüğü “son derece tehlikeli oyunları” sert şekilde eleştirdi. Lavrov, Washington’u ve ortaklarını bölgede gerilimi tırmandırmak ve Pekin ile Moskova’nın etkisini “çevrelemeye” çalışmakla suçladı.

Pekin ile Moskova arasındaki zaten güçlü olan diplomatik ve ekonomik ortaklık, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından daha da derinleşti. İki ülke, ABD’ye karşı ortak bir rekabet zemini paylaşıyor.

Lavrov, Çin’in daveti üzerine iki günlük resmi ziyaret kapsamında Salı günü Pekin’e ulaştı. Çin tarafına göre ziyaret sırasında taraflar, güncel uluslararası meselelerde tutumlarını “koordine” edecek. Bu başlıklar arasında Ortadoğu’daki gelişmelerin de yer alması bekleniyor.

Rus haber ajansı TASS’a göre Lavrov, Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile yaptığı görüşmede, “Avrasya kıtasının doğu kesiminde de son derece tehlikeli oyunlar oynanıyor” dedi.

Lavrov, “İster Tayvan meselesi, ister Güney Çin Denizi ya da Kore Yarımadası söz konusu olsun, uzun yıllar iş birliği ve iyi komşuluk alanı olan bu bölgede gerilimler körükleniyor” ifadelerini kullandı.

Lavrov’un ziyareti, Ortadoğu krizine odaklanan yoğun diplomatik temasların yaşandığı bir döneme denk geliyor. Çin ve Rusya, İran ile yakın ilişkilere sahip olup ABD ile rekabet içinde bulunuyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Lavrov, dün İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Öte yandan Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, ülkesinin Ortadoğu’da barış görüşmelerinin ilerletilmesinde “yapıcı bir rol” üstleneceğini ve “Körfez bölgesinde barış ve istikrarın yeniden sağlanmasına katkıda bulunacağını” açıkladı.

Çin diplomasisinin, İran ile ABD arasında sağlanan mevcut ateşkeste ve taraflar arasındaki görüşmelerin organize edilmesinde önemli rol oynadığı değerlendirilirken, bu süreçteki girişimlere dair ayrıntılar büyük ölçüde gizli tutuluyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun ise yaptığı açıklamada, Wang Yi ile Lavrov’un “ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, çeşitli alanlarda iş birliği ve ortak ilgi alanına giren uluslararası ve bölgesel konular hakkında görüş alışverişinde bulunacağını ve pozisyonlarını koordine edeceğini” belirtti.

Guo, “Son yıllarda iki ülke, iyi komşuluk ve kalıcı dostluk ilişkilerini derinleştirmeye ve kapsamlı stratejik koordinasyonlarını genişletmeye devam etmektedir” dedi.