Daha önce 4 suikast girişiminden kurtulan ancak İsrail tarafından öldürülen Balata Taburu'nun komutanı kimdi?

Şarku’l Avsat Balata Taburu Komutanı ile bir yıl önce grubunun faaliyetlerinin en yoğun olduğu dönemde bir görüşme gerçekleştirmişti

TT

Daha önce 4 suikast girişiminden kurtulan ancak İsrail tarafından öldürülen Balata Taburu'nun komutanı kimdi?

Daha önce 4 suikast girişiminden kurtulan ancak İsrail tarafından öldürülen Balata Taburu'nun komutanı kimdi?

İsrail Özel Kuvvetleri, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kentinin göbeğinde içinde 4 Filistinlinin olduğu bir aracı hedef alarak suikast düzenledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA, İsrail Özel Kuvvetleri’nin Nablus kentine sızdığını ve doğu pazarı yakınlarında içinde dört gencin bulunduğu bir araca ateş açtığını, işgal güçlerinin de Nablus kenti güneyindeki Havara askeri kontrol noktasından Kudüs Caddesi'ne büyük takviye birlikler gönderdiğini ve ardından geri çekildiğini bildirdi.

İsrail Özel Kuvvetleri tarafından hedef alınan araçta bulunanlar arasında Fetih Hareketi’ne (El Fetih) bağlı Aksa Şehitleri Tugayları – İntikam ve Kurtuluş Gençliği grubunun Balata Mülteci Kampı’ndaki komutanı Salah es-Sallac da vardı.

tyn
Batı Şeria'nın kuzeyindeki Balata Mülteci Kampı’nın merkezinde yürüyen Balata Tugayı Komutanı, Nisan 2023 (Şarku’l Avsat)

Sallac, yeni silahlı oluşumu duyurmadan önce El Fetih, Hamas ve İslami Cihad Hareketi üyelerinin yer aldığı Balata Taburu'nun komutanıydı.

Batı Şeria'daki en büyük mülteci kampı olan Balata Mülteci Kampı’nda doğan Sallac, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) okullarında eğitim gördükten sonra Fetih Hareketi’nin Balata’daki saflarına katılarak askeri kanadında yer aldı.

İsrail Özel Kuvvetleri tarafından çarşamba günü Nablus'ta suikast sonucu öldürülen Sallac, daha önce birinde ağır yaralandığı dört suikast girişiminden kurtulmuştu. İsrail, Sallac’ı kendisine karşı silahlı operasyonlar planlamak, yürütmek ve bomba yapmakla suçlamıştı.

Sallac, Şarku’l Avsat’a konuşmuştu

Sallac, geçtiğimiz yıl nisan ayında lideri olduğu silahlı grubun faaliyetlerinin en yoğun olduğu dönemde silahlı ve maskeli olarak Şarku’l Avsat’a konuşmuş, İsrail ordusunun ve Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik saldırılarının artması nedeniyle yeniden silahlanma kararı aldığını söylemişti.

xcs
Batı Şeria'nın kuzeyindeki Balata Mülteci Kampı’nda Balata Tugayı Komutanı Sallac ile yapılan röportajdan bir kare, Nisan 2023 (Şarku’l Avsat)

Sallac, Şarku’l Avsat’a verdiği bir röportajda, Balata Tugayı üyelerinin bireysel silahları ile İsrail ordusunun askeri yetenekleri arasındaki güç dengesizliğine işaret ederek bu çatışmanın, artan şiddet, ilhak ve yerleşim politikalarının yoğunlaşması karşısında yeni nesil Filistinlilerin ‘sadece inatçılığının boyutunu yansıttığını’ söylemişti.

İsrail ile Hamas Hareketi arasında Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan savaştan bu yana Batı Şeria'da şiddet her geçen gün daha da tırmanıyor. İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalarda silahlı grup üyelerinin, taş atan gençlerin ve sivillerin aralarında bulunduğu yüzlerce Filistinli öldürüldü.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.