Yangın çıkarıcı ‘ejderha dronları’ Rusya-Ukrayna savaşına giriyor

Her iki taraf da daha hızlı ve daha uzağa uçabilen daha öldürücü insansız hava araçları geliştirmek için bir silahlanma yarışı içinde.

Bir savunma fuarı sırasında Rus insansız hava araçları (AP)
Bir savunma fuarı sırasında Rus insansız hava araçları (AP)
TT

Yangın çıkarıcı ‘ejderha dronları’ Rusya-Ukrayna savaşına giriyor

Bir savunma fuarı sırasında Rus insansız hava araçları (AP)
Bir savunma fuarı sırasında Rus insansız hava araçları (AP)

 

Doğu Ukrayna: Marc Santora*

Rus askerleri Ukrayna siperlerine girmeye hazırlanmak için ağaç hatlarının yoğun örtüsünü kullandıklarından, bu yaygın ve can sıkıcı bir sorundu. Dovbush Hornets olarak bilinen 68’inci Jaeger Tugayı'nın insansız hava aracı (İHA) bölüğünün komutanı 30 yaşındaki Yüzbaşı Vyacheslav geçen ay verdiği bir röportajda, “Onları dışarı çıkarmak ve yok etmek için çok fazla kaynak kullandık. Ama bunu başaramadık”dedi. Bu yüzden yeni bir silaha modern bir dokunuş yaparak dronlara yangın çıkarıcı termit sprey kutuları taktılar ve 4,400 Fahrenheit derecede (2426,7°C) yanan erimiş metal püskürtebilen bir silah geliştirdiler. Bu İHA’lara ‘ejderha dronları’ adını verdiler.

Görsel kaldırıldı.Ukraynalı askerler Donetsk'teki cephe hattı yakınlarında İHA fırlatırken (Reuters)

Bir asır önce demiryolu raylarını kaynaklamak için geliştirilen termit, alüminyum ve demir oksitten oluşan bir karışımdır. Tutuştuğunda, söndürülmesini neredeyse imkânsız hale getiren kendi kendini sürdüren bir reaksiyon üretir. Bu yöntem her iki dünya savaşında da yıkıcı bir etki yaratmak için kullanılmıştır. Söz konusu madde, Ukrayna'da öncelikle top mermileri ve el bombaları ile kullanıldı.

Şimdi ise Rus savunma mevzileri üzerinde gezinen İHA’lara takılıyor ve düşmeden önce düşmanın üzerine yanan metal yağdırıyor. Alevler Rus güçlerinin siper olarak kullandığı bitki örtüsünü tutuşturup yakarak, onları ve ekipmanlarını doğrudan saldırıya maruz bırakıyor.

Ejderha dronları savaş alanını dönüştüren İHA savaşı devriminin bir başka adımıdır. Doğaçlama ve adaptasyon için bir laboratuvar olarak oynadıkları rol, bu savaşın ayırt edici özelliği haline gelmiştir.

Görsel kaldırıldı.Bir savunma fuarında Rus insansız hava araçları (AP)

Yüzbaşı Vyacheslav, “Görev çok iyi işledi” dedi. Askeri protokole uygun olarak sadece ilk adının kullanılmasını şart koşan Vyacheslav, pilotlarının Ukrayna'nın doğusundaki Pokrovsk'un dışında İHA’ları test ederken ve savaşta kullanırken çektikleri videoları yayınladı.

Son haftalarda, tepelerindeki İHA’ların sayısı arttıkça, Ukraynalı askerler silah sesleriyle birlikte korku salmayı umarak sosyal medyada onlarca saldırı videosu yayınlamaya başladı. Rusların kendi ejderha dronlarını üretmeye başlamaları ise uzun sürmedi.

Geçtiğimiz ay, Moskovalı bir politikacı olan Andrei Medvedev, Telegram'da Rus birliklerinin Ukraynalı askerlere ateş etmek için İHA kullandığını gösteren bir video yayınladı. Videoda Game of Thrones'dan bir alıntı da yer alıyordu: “Rüyalar bizi kral yapmadı. Ejderhalar yaptı.”

Görsel kaldırıldı. Kiev üzerinde patlayan Rus İHA’ları (AFP)

Termit kullanımı uluslararası hukuk tarafından yasaklanmamıştır. Ancak bu yangın çıkarıcı silahların sivil alanlarda kullanımı, Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde Soğuk Savaş döneminden kalma bir sözleşme olan Bazı Konvansiyonel Silahların Kullanımının Yasaklanması veya Kısıtlanması Sözleşmesi kapsamında yasaklanmıştır. Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığı habere göre sivillere değil, sadece askeri hedeflere karşı kullanıldığı bilinen ejderha dronlarına yönelik çok az eleştiri yapılmıştır.

Ejderha dronları, daha hızlı uçan, daha uzağa giden ve daha ölümcül olan İHA'ları yenilemek ve seri olarak üretmek için silahlanma yarışına giren her iki ordu tarafından kullanılan ve hızla genişleyen filoların sadece küçük bir kısmını temsil etmektedir.

Görsel kaldırıldı.Moskova bölgesindeki Ramenskoye'de İHA saldırısı sonrasında hasar gören bir konut (AFP)

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy bu ay yaptığı açıklamada, ülkesinin bu yıl 1,5 milyon İHA üretme yolunda ilerlediğini ve üretimi yılda 4 milyona çıkarmak istediğini söyledi. Ukrayna bu yıl, dünyanın İHA savaşına adanmış ilk askeri birimi olan İHA Tugayı’nı kurdu.

Rusya ise ekonomisini etkin bir şekilde askeri-endüstriyel kompleksini desteklemeye yöneltti ve kısa süre önce gelecek yıl için askeri harcamalarda yüzde 25'lik bir artışla 145 milyar doları aşacak bir bütçe önerisi açıkladı. Sonuç olarak Rusya, olağanüstü bir hızla İHA üretebilecek. Vyacheslav, “Bu işi daha resmi bir düzeye taşıdılar ve tedarik çok daha iyi görünüyor” dedi.

Görsel kaldırıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir İHA fabrikasını ziyaret etti. (Reuters)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eylül ayında Rusya Askeri Sanayi Komitesi ile bir araya gelerek İHA üretimini arttırma çabalarının altını çizdi. Rus şirketleri geçen yıl sadece 140 bin İHA teslim ederken, Putin 2024 yılında üretimi 10 kat arttırarak 1,4 milyon İHA’ya çıkaracaklarını söyledi.

King's College London'da, Savaş Çalışmaları Bölümü'nde araştırmacı olan Marina Miron, Rusların ‘başlangıçta çok yavaş’ olduğunu, ancak şimdi araştırma ve geliştirme için önemli miktarda harcama yaptıklarını ve yeni yenilikleri Ukraynalılardan daha hızlı ölçeklendirebildiklerini söyledi. Miron, “Hızlı hareket ettiler” dedi. Rusya, ABD'li yetkililerin Ukrayna'da kullanılmak üzere Moskova'ya İHA gönderdiğini söylediği İran'dan da önemli destek aldı. Onlarca çeşit İHA üretiliyor. Yüksekten uçan gözetleme İHA’ları topçu ve füze mürettebatının hedefleri tespit etmesine yardımcı oluyor. Ukrayna deniz İHA’larını yıkıcı bir etki yaratmak için kullandı ve Rus donanmasını Karadeniz'in büyük bölümünden çıkarmaya yardımcı oldu. Her iki taraf da yüzlerce mil ötedeki hedefleri vurmak için düzenli olarak uzun menzilli, uydu navigasyon güdümlü saldırı İHA’ları kullanıyor.

Görsel kaldırıldı.İtfaiye görevlileri Kiev yakınlarındaki alevleri söndürmeye çalışıyor. (EPA)

Yere yaklaştıkça gökyüzü, uzaktan kumandalı araç anlamına gelen FPV olarak bilinen nispeten ucuz saldırı İHA’larıyla dolu. Bir pilot tarafından yönlendirilen bu araçlar artık operatörün konumundan 10 milden daha uzaktaki hedefleri vurabiliyor. Bazıları doğrudan hedefin içine uçuyor ve patlıyor. Diğerleri ise yeniden tasarlanıp hedefin üzerinden uçarak düşman kuvvetlerine el bombası ya da küçük bombalar bırakabiliyor.

Görsel kaldırıldı. 28'inci Tugay'ın İHA’larını donatan askerler (Reuters)

Vyacheslav, cep telefonunda tuttuğu son saldırıların videoları arasında gezinirken, ölüm ve yıkım görüntülerinin, arkadaşlarının ve ailesinin videolarının arasına serpiştirildiğini gördü. Sonra galerisindeki görüntüleri göstererek konuşmaya başladı: “Biz buna ‘beyaz alev’ diyoruz. İçinde 10 kilogramdan fazla patlayıcı bulunan her şeyi yakıyor. Buna Ruh Emici deniyor, Harry Potter romanlarındaki gibi. Siyah ve 120 mm'lik bir havan topu mermisi. Sadece yeniden kullanıyoruz. Bu da kardiyonetik, adamlar bunu gerçekten seviyor.” Ve liste uzayıp gidiyor.

Görsel kaldırıldı.Ukrayna projektörleri Kiev semalarında Rus İHA’larını arıyor. (Reuters)

Vyacheslav, birliğinin geçen nisan ayında Pokrovsk bölgesine gelmesinden beri 3 binden fazla Rus askerini öldürdüğünü söyledi. “Bu sadece benim birliğim” dedi. İddiaları bağımsız olarak doğrulanamıyor. Ayrıca Rus İHA’larının etkinliğini gösteren videolar da paylaştı. Cepheden tahliye edilen yaralı bir adamın videosunu gösteren Vyacheslav, “Askerlerimizden birinin derisinin yüzde 40'ı yanmıştı. Onu arabaya götüren bendim” dedi. Her iki taraf da milyonlarca İHA üretme yolunda ilerlerken, yetenekli pilotların daha değerli hale geldiğini ve yerlerinin doldurulmasının zorlaştığını da belirtti. Vyacheslav son olarak şunları söyledi: “Pilotlar uzmanlar gibidir, ağırlıkları altın değerindedir ve onları korumak son derece önemlidir. Yerleri bir kez tespit edildiğinde, düşman o bölgeyi yok etmek için hiçbir çabadan ya da kaynaktan kaçınmaz.”



Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile nükleer görüşmeler sürerken dünya güçlerinin baskısına "boyun eğmeyeceğini" söyledi.

Reuters'ın haberine göre Pezeşkiyan televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Dünya güçleri bizi boyun eğmeye zorlamak için sıraya giriyor... ama bize yarattıkları tüm sorunlara rağmen başımızı eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, İran'a iki taraf arasındaki devam eden müzakerelerde "anlamlı bir anlaşmaya" varması için 15 günlük bir ültimatom verdi, aksi takdirde "kötü sonuçlarla" karşılaşacakları uyarısında bulundu. Tahran ise uranyum zenginleştirme hakkını yineledi.

ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD müttefiki olan ülkesinin Tahran'ın herhangi bir saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği konusunda uyardı.

ABD ve İran, Umman'ın arabuluculuğuyla 6 Şubat'ta dolaylı görüşmelere yeniden başladı. Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra müzakerelere devam etme niyetlerini açıkladılar.

İran çarşamba günü bu müzakereleri ilerletmek için bir taslak çerçeve hazırladığını açıklarken, ABD, Tahran'a saldırmak için "birden fazla neden" olduğunu belirterek uyarı tonunu korudu.

Trump, “Yıllar içinde İran'la uygulanabilir bir anlaşmaya varmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Uygulanabilir bir anlaşmaya varmalıyız, yoksa kötü şeyler olacak” dedi.

Şöyle devam etti: “Bir adım daha ileri gitmemiz gerekebilir, gitmeyebiliriz veya bir anlaşmaya varabiliriz. Bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz.” Daha sonra Trump, gazetecilere sürenin “10-15 gün” olduğunu söyledi.


İnfaz fotoğrafları gündem oldu: Yunanistan "ülke mirasını" satın alıyor

İnfazdan hemen önce 200 komünistin fotoğrafları çekilmiş (Ebay/Greece at WW2 archives)
İnfazdan hemen önce 200 komünistin fotoğrafları çekilmiş (Ebay/Greece at WW2 archives)
TT

İnfaz fotoğrafları gündem oldu: Yunanistan "ülke mirasını" satın alıyor

İnfazdan hemen önce 200 komünistin fotoğrafları çekilmiş (Ebay/Greece at WW2 archives)
İnfazdan hemen önce 200 komünistin fotoğrafları çekilmiş (Ebay/Greece at WW2 archives)

Yunanistan Kültür Bakanlığı, Naziler tarafından kurşuna dizilen 200 komünistin son anlarına ait olduğu belirtilen fotoğrafları bir Belçikalı koleksiyoncudan almak için ön anlaşma imzaladı.

Bu fotoğrafların ülke mirası olduğunu kabul eden Atina yönetimi, anlaşmanın detaylarını açıklamadı.

Anlaşma üzerine internetteki satış ilanı yayından kaldırıldı. 

Kültür Bakanı Lina Mendoni, koleksiyoncu Tim de Craene'nin yanına giden uzmanların, fotoğrafların gerçek olduğunu tespit ettiğini cuma günü duyurdu. 

200 komünistin, 1 Mayıs 1944'te Atina'nın banliyölerinden Kesariani'de infaz edilmeden önce çekildiği bildirilen 12 fotoğraf, geçen hafta eBay'de satışa çıkarılmıştı. 

Yunanistan Kültür Bakanlığı'nın Belçika'ya gönderdiği uzmanlar, bunların 1943-1944'teki Nazi işgali sırasında Yunanistan'da görevlendirilen Alman komutanlarından Hermann Heuer'ın imzasını taşıyan 262 fotoğraflık koleksiyonun bir parçası olduğunu fark etti. 

Ölüme yürüyen direnişçilerin marş söylediği görülüyor (Ebay/Greece at WW2 archives)Ölüme yürüyen direnişçilerin marş söylediği görülüyor (Ebay/Greece at WW2 archives)

200 komünist siyasi mahkumun Naziler tarafından kurşuna dizilmesi, o dönemin en büyük katliamlarından biri olarak kabul ediliyor. Olaya dair fotoğraflar ilk kez gün yüzüne çıkarken açık artırma girişimi tepki çekti.

Teselya Üniversitesi'nde toplumsal tarih dersleri veren Polymeris Voglis, New York Times'a şu yorumu yaptı:

Kendi infazlarına yürüyen bu kişilerin yüzlerini 82 yıl sonra ilk kez görüyoruz. Boyun eğmeyen duruşları beni çok etkiledi.

Voglis bu fotoğrafların ders kitaplarına eklenmesi gerektiğini ifade etti. 

Kesariani'de Nazilerin öldürdüğü komünistler için yapılan bir anıt, fotoğrafların gündem olmasının ardından tahrip edildi. 

Anıtı onaracağını bildiren Kesariani Belediyesi, "Bazılarını ne kadar rahatsız ederse etsin tarihi hafıza silinemez" dedi.

II. Dünya Savaşı biterken Batı destekli yönetimle komünistler arasında patlak veren iç savaş 1949'a kadar sürmüştü. O dönemde yaşanan kutuplaşmaların etkileri, günümüzde de hissediliyor. 

Independent Türkçe, New York Times, France24, AP


Amerika ve Avrupa... Zorlu evlilik ve acı boşanmanın alternatifi olarak zorunlu birlikte yaşama

Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir festivalde sergilenen heykelde, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ineği yediği, ineğin üzerinde ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in oturduğu görülüyor. (AFP)
Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir festivalde sergilenen heykelde, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ineği yediği, ineğin üzerinde ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in oturduğu görülüyor. (AFP)
TT

Amerika ve Avrupa... Zorlu evlilik ve acı boşanmanın alternatifi olarak zorunlu birlikte yaşama

Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir festivalde sergilenen heykelde, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ineği yediği, ineğin üzerinde ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in oturduğu görülüyor. (AFP)
Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir festivalde sergilenen heykelde, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ineği yediği, ineğin üzerinde ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in oturduğu görülüyor. (AFP)

Antoine el-Hac

ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance’ın geçen yılki Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşma, Avrupa için adeta bir alarm zili oldu. Eleştirel ve suçlayıcı tonuyla dikkat çeken konuşma, Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin, Beyaz Saray’ın NATO ve Avrupa ile ilişkilerinde daha sert bir tutum benimseyeceğinin en açık işareti olarak değerlendirildi.

Bu yıl ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Münih’teki konuşmasında başkanına olan bağlılığı ile Avrupa ile derin ilişkiler arasında bir denge kurdu. Ülkesini Avrupa’nın ‘çocuğu’ olarak tanımlayan Rubio, eski kıta liderlerine, “Sevgili müttefiklerimiz ve eski dostlarımızla birlikte yeni bir küresel düzen inşa etmeye kararlıyız” mesajını verdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise bu açıklamalardan ‘çok memnun’ olduğunu belirtti.

Miami’de Kübalı ebeveynlerden doğan Rubio, ortak kültürel bağlara da dikkat çekti; Beethoven ve Mozart’ın yanı sıra The Beatles ve The Rolling Stones gibi grupları örnek gösterdi. Rubio, “Geleceğiniz ve geleceğimiz bizim için çok önemli. Bazen görüş ayrılıkları yaşayabiliriz, ancak bu farklılıklar, Avrupa’ya duyduğumuz derin kaygıdan kaynaklanıyor” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Şubat 2026 tarihinde Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşma yapıyor. (AFP)ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Şubat 2026 tarihinde Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşma yapıyor. (AFP)

Ancak Foreign Policy dergisinde konferansın ardından yapılan değerlendirmede, “Birçok Avrupa lideri özel oturumlarda endişelerini dile getirdi; Trump’ın son dönemde Grönland’ı ele geçirme tehdidini kırmızı çizgiyi aşma olarak gördüler. Rubio’nun Hristiyanlık ve Batı uygarlığına yaptığı vurgular ise bazıları için etnik çağrışımlar içeriyormuş gibi göründü” ifadeleri yer aldı.

Batı dışından konferansa katılanlar, Rubio’nun Avrupa’yı ABD’nin yanında Batı’yı genişletme yoluna davet etmesini, yeni kıtalara yerleşme ve dünya çapında imparatorluklar kurma vurgusuyla birlikte, yeniden sömürgeleştirme mesajı olarak yorumladı.

Rubio, Trump’ın Avrupa’nın göç ve iklim değişikliği konularındaki yaklaşımına yönelik eleştirilerini de yineleyerek, ABD’nin gerekirse kendi yolunu tek başına açmaya hazır olduğunu belirtti. Rubio, ülkesinin NATO ittifakını canlandırmak istediğini vurgulasa da Avrupa’nın buna olan iradesi ve kapasitesine şüpheyle yaklaştı.

Konuşma, Rubio’nun Trump’ın politik önceliklerine uyum ile Avrupa ortaklarını güvence altına alma arasında dikkatle kurması gereken dengeyi ortaya koydu. Cumhuriyetçi yönetimdeki birçok kişiden farklı olarak Rubio, ABD’nin dış politika hedeflerini gerçekleştirebilmesi için Avrupa ile ilişkilerde daha fazla diplomasiye ihtiyaç duyduğunu biliyor.

Rubio’nun görevi ve diplomasiye liderlik etmesi, tonunun göreceli olarak ılımlı olmasının nedeni olarak görülüyor. Rubio, güvenlik ve askeri kurumların varlığını -özellikle NATO’yu- her zaman desteklemişti. Örneğin 2019’da herhangi bir ABD başkanının NATO’dan çekilmesini engellemek için Cumhuriyetçi ve Demokrat partiler arasında yürütülen ortak çabanın parçası olmuştu. O dönemde, “Ulusal güvenliğimiz ve Avrupa’daki müttefiklerimizin güvenliği için ABD’nin NATO içinde etkin bir rol oynamaya devam etmesi hayati önemdedir” demişti.

Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk cephesinde top ateşleyen Ukraynalı bir asker (AFP)Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk cephesinde top ateşleyen Ukraynalı bir asker (AFP)

Başka bir örnekte, Rubio’nun, ABD’nin taahhüdü konusunda Vladimir Zelenskiy’ye belirli güvence verdiği belirtiliyor. Aynı zamanda, savaşın sona ermesi için Ukrayna’nın zor tavizler kabul etmesi gerektiği uyarısında bulundu. Bu yaklaşım, Vance’in daha önce ABD’nin ‘birkaç mil toprak için’ on milyonlarca dolar harcamasının gerekçelerine şüpheyle bakmasından farklı.

Rubio’nun Münih’teki konuşması, Vance’in bir yıl önceki konuşmasına göre daha az bölücü olsa da Trump döneminde ABD dış politikasında herhangi bir temel değişikliği yansıtmıyor. Yeni denklem şöyle özetlenebilir: ABD, bazı çıkarlarını Avrupa ile paylaşsa da değerlerini paylaşmıyor.

Büyük Atlantik mesafeleri

Konu sadece konuşmalar, anlatılar veya dil üslubu meselesi değil; dünya, ittifakların, çekişmelerin ve hatta düşmanlıkların değiştiği yeni bir gerçekliği yaşamaya başladı.

Özellikle Avrupa’da, yüzyıllar boyunca en yıkıcı savaşları yaşamış kıtada birçok kişi, kendilerini Rusya’nın yayılmacı eğilimleri ile Çin’in saldırgan ekonomik politikaları arasında ve hızla değişen eski yakın müttefik ABD’nin arasında açıkta ve tehlikeye maruz hissediyor.

Eurobarometer tarafından yapılan yakın tarihli bir ankete göre, Avrupalıların yüzde 68’i ülkelerinin  tehdit altında olduğunu düşünüyor.

Bugün Atlantik ötesi ilişkiler incelendiğinde, bu yılki Münih Güvenlik Konferansı’nın manzarası, stratejik bir ‘bilişsel uyumsuzluk’ durumunu yansıtıyor. Psikolojide bilişsel uyumsuzluk, inançlar ile davranışlar arasında uyumsuzluk olduğunda ortaya çıkan zihinsel gerilimi ifade eder.  Antoine el-Hac’ın Şarku’l Avsat için kaleme aldığı analize göre Münih’te bu çelişki açıkça görüldü: dostluk açıklamaları, derin güvensizlik sinyalleriyle yan yana, stratejik güvence ise politik kararlarla çelişiyordu. Sonuç, biçimde birleşik ama özde sıkıntılı bir Avrupa-Amerika ittifakı oldu; bu durum, uygun önlem alınmazsa açık bir çatışma riski taşıyor.

Bu bağlamda Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin Avrupa’yı sonsuza dek koruyamayacağını kabul etti, ancak bölgesel baskılara -özellikle Grönland konusuna- kesin bir şekilde karşı çıktı. Pistorius, “Barış ve güvenliği sağlamak için uluslararası kuruluşlara başvurulmalı” dedi ve Avrupa Birliği (AB) ile ABD’nin bunu ancak birlikte başarabileceğini vurguladı. Bu tutum, ABD’nin iş birliği ve kolektif disiplin çağrısını temel alan yaklaşımıyla çelişiyor; söz konusu yaklaşım, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana geçerli olan kurallara ters düşen yeni bir oyun kuralı öneriyor.

Danimarka Kutup Komutanlığı tarafından Grönland’da düzenlenen bir eğitim tatbikatına katılan askerler (Reuters)Danimarka Kutup Komutanlığı tarafından Grönland’da düzenlenen bir eğitim tatbikatına katılan askerler (Reuters)

Ada ve buz

İstikrarı en çok sarsan anlaşmazlıklardan biri Grönland meselesi oldu. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, konunun hâlâ açık bir yara olduğunu belirtti. Donald Trump, Danimarka ve Avrupa’nın tepkilerini dikkate almadan, Danimarka egemenliğine bağlı ada ile ilgili cesur pozisyonunu açıkladı.

Bazı gözlemciler ve analistler, Münih’te ve diğer duraklarda gözlemlenen tutumların, mevcut krizin yalnızca siyasi elitler arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklanmadığını, daha geniş bir uyumsuzluk olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Avrupa halkının kayda değer bir kısmı, ABD’nin kendilerini askeri saldırılara karşı korumayacağına inanıyor.

Bu nedenle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa’nın caydırıcı şemsiyesini Avrupa’nın geri kalanını kapsayacak şekilde genişletme tartışmasını yeniden açtı. Ancak bu güç gösterisi sağlam temellere dayanmıyor; yaklaşık 300 Fransız nükleer başlığı, 4 bin 309 nükleer başlığa sahip Rus cephaneliği karşısında caydırıcı olamaz. Avrupa ortaklarıyla bütünleşik bir komuta, kontrol ve iletişim sistemi olmadan hiçbir savunma sistemi anlam ifade etmiyor.

Öte yandan Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer Fransa ile iş birliğine hazır olduğunu ifade etse de Fransa’nın nükleer silahları yerel üretimken, İngiltere’nin nükleer caydırıcılığı, İngiliz yapımı savaş başlıkları taşıyan ve Kraliyet Donanması’nın denizaltılarında konuşlandırılan ABD yapımı Trident 2 D5 füzelerine dayanıyor. Bu nedenle İngiliz caydırıcılığı bağımsız değil ve bu stratejik açıdan kritik bir gerçek.

Avrupa liderleri, ülkelerinin mali, sosyal ve yaşam koşullarıyla ilgili sorunlar yaşadığını bilerek, ekonomik çıkar çatışmaları ve farklı söylemlere rağmen ‘Atlantik boşanmasının’ mümkün olmadığını anlıyor. Zor bir evliliğin maliyeti, acı bir boşanmadan daha azdır. Dolayısıyla zayıf taraf, ilişki sürekli gerilimli olsa da güçlü tarafla kalmak zorunda.

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in birleştirilmiş görüntüsü (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in birleştirilmiş görüntüsü (Reuters)

Bu liderler, Donald Trump ve ekibinin söyleminin değişmeyeceğini ve mesajının AB’yi zayıf ve yönelimlerinde hatalı gösterme amacını sürdüreceğini de biliyor. Ancak AB’nin sosyal piyasa ekonomisi modeli ve açıklık taahhüdü hâlâ somut kazançlar sağlıyor. Tereddüt ve şüphe yerine, AB’nin güçlü yönlerine yatırımını artırması ve deneyimini, özellikle ABD ile Çin arasındaki jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı bu dönemde, iş birliği ve entegrasyon modeli olarak öne çıkarması gerekiyor. Avrupa başarılı olursa, bu sürekli dengesi bozulan bir dünya için yararlı olur; başarısız olur ise kıta, yıkıcı çatışmaların sahnesi haline gelebilir.