İsrail Beyrut banliyölerine yönelik şiddetli saldırılar düzenlerken Nasrallah'ın danışmanının hedef alındığına dair çelişkili haberler medyada yer alıyor

TT

İsrail Beyrut banliyölerine yönelik şiddetli saldırılar düzenlerken Nasrallah'ın danışmanının hedef alındığına dair çelişkili haberler medyada yer alıyor

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği saldırıdan dumanlar yükseliyor (Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği saldırıdan dumanlar yükseliyor (Reuters)

Lübnan devlet medyası, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaş birinci ayına girerken İsrail'in dün (Çarşamba) akşam Beyrut'un güney banliyölerine, biri İran yanlısı Al Mayadeen televizyon kanalının boş bir ofisine olmak üzere 14 saldırı düzenlediğini bildirdi.

AFP tarafından yayınlanan görüntülerde, İsrail ordusunun belirli bölgelerin boşaltılması için uyarıda bulunmasının akabinde kuşatma altındaki güney banliyösünde büyük bir patlamanın ardından daha küçük patlamaların meydana geldiği görüldü. Şarku’l Avsat’ın Lübnan Ulusal Haber Ajansı’ndan (NNA) aktardığına göre İsrail en az 14 saldırı düzenledi. Ajans, İsrail savaş uçaklarının el-Leylaki bölgesi civarındaki bir yerleşim yerini hedef alan dört ‘çok şiddetli’ hava saldırısı düzenlediğini, saldırıda yerleşim yerinin tamamen tahrip edildiğini ve saldırıların ‘büyük bir yangına neden olduğunu’ belirtti.

Saldırılar, İsrail ordu sözcüsünün X platformunda Beyrut'un güneyindeki bölgelerin boşaltılması için yeni uyarılar yayınlamasından kısa bir süre sonra gerçekleşti. Ancak Beyrut'un güneyindeki el-Cenah bölgesini hedef alan saldırı için herhangi bir uyarı yapılmadı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre saldırıda bir kişi öldü, beş kişi de yaralandı.

Lübnanlı güvenlik kaynakları suikastın hedefinin Hizbullah'ın medya ilişkileri yetkilisi Muhammed Afif olduğunu bildirirken, Hizbullah salı günü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun evinin hedef alınmasını üstlendiğini açıklamıştı. Ancak Hizbullah'a yakın bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, geçtiğimiz ay İsrail tarafından öldürülen Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın uzun süre medya danışmanlığını yapan Afif'in hedef alındığını yalanladı. Üst düzey bir Lübnanlı istihbarat yetkilisi Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, saldırıda bir kişinin öldüğünü doğruladı, ancak bu kişinin Muhammed Afif olduğunu reddetti.

İran yanlısı Al Mayadeen televizyon kanalı dün yaptığı açıklamada, İsrail saldırısının Beyrut'taki ofisini hedef aldığını ve ofisin boşaltıldığını belirtti. Kanal saldırıdan ‘İsrail işgal güçlerini’ sorumlu tuttu. NNA, Al Mayadeen'in ofisinin el-Cenah mahallesindeki bir konut binasında bulunduğunu ve iki füzeyle vurulduktan sonra ‘tamamen yıkıldığını’ ve içeride yangın çıktığını bildirdi. Al Mayadeen'in ofisi Beyrut'taki İran Büyükelçiliği’nin eski merkezinin yakınında ve Lübnan ordusunun kontrol noktasına yakın bir yerde bulunuyor.

NNA, İsrail savaş uçaklarının el-Evzai, el-Cenah ve Haret Hreik'teki San Simon bölgesine saldırdığını da bildirdi.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee dün akşam, Hizbullah'ın kalesi olan Beyrut'un güney banliyölerindeki iki bölgede bulunan binaların sakinlerine tahliye uyarısında bulunarak ‘yakın vadede’ buraların hedef alınacağını söyledi.

Adraee X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Burc el-Baracne ve Hadath Beyrut'taki binaların haritalarını yayınladı ve bu binaların sakinlerine ve yakınlarında yaşayanlara şöyle seslendi: “Hizbullah’a ait tesislerin yakınında bulunuyorsunuz... Kendi güvenliğiniz ve aile üyelerinizin güvenliği için bu binaları derhal tahliye etmeli ve en az 500 metre uzakta durmalısınız.”



Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
TT

Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘İran tehdidine’ karşı bölgedeki ‘önemli’ ülkelerle yeni ittifaklar kurmaya çalıştığını söyledi. Konuşmasında söz konusu ülkelerin isimlerini belirtmeyen ve detay vermeyen Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı askeri harekatına devam edeceğini ve ‘İran'daki terörist rejimi ezmeye’ devam edeceğini vurguladı. Netanyahu, İsrail ordusunun sınırları dışında Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'da konuşlandığı bölgelere atıfla “Çevremizdeki güvenlik bölgelerini güçlendireceğiz ve hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

Netanyahu bu açıklamaları, Yahudilerin Fısıh Bayramı arifesinde yaparken bundan önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin İsrail ve ABD ile ‘savaşı sona erdirme iradesine’ sahip olduğunu, ancak ‘saldırının tekrarlanmayacağına dair garantiler’ istediğini belirttiği bir açıklamada bulunmuştu.

İsrail Başbakanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harekete geçmemiz gerekiyordu ve harekete geçtik. İsrail'i bölgesel bir güç, bazı yönlerden de küresel bir güç haline getirdik. Görevimize sadık kaldık ve Ortadoğu'nun çehresini değiştirdik.”

Öte yandan İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun sözlerine sert eleştiriler yöneltti. Lapid, “Netanyahu bininci kez kibirli bir konuşma yaparak ‘Ortadoğu'yu değiştirdim’ dedi. Ancak sonuçta her zaman olduğu gibi hiçbir şeyin değişmediği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Artık Netanyahu’nun bunu yapamadığını kabul etmenin zamanı geldiğini söyleyen Lapid, savaşa rağmen tehditlerin halen devam ettiğine işaret ederek “Hizbullah Lübnan'dan ateş açmaya devam ediyor, İran İsrail'e balistik füzeler fırlatmaya devam ediyor ve Hamas hala Gazze'yi yönetiyor” şeklinde konuştu.


Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.


Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
TT

Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)

Arjantin Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Arjantin hükümeti dün İran Devrim Muhafızları'nı "terörist" kişi ve örgütler listesine ekledi.

Başkan Javier Milei'nin imzaladığı karara göre, İran Devrim Muhafızları'nın bu listeye alınması, «ülkedeki faaliyet kapasitesini sınırlamayı amaçlayan mali yaptırımların ve operasyonel kısıtlamaların uygulanmasına olanak tanıyor». Metinde, Arjantin hükümetinin «Arjantin Cumhuriyeti'ni Batı medeniyetine yeniden yöneltmeye kararlı olduğu ve onu yok etmek isteyenleri kınayıp mücadele edeceği» belirtildi.

Mili'nin Aralık 2023'te iktidara gelmesinden bu yana, Arjantin hükümeti açıkça ABD ve İsrail'in tarafını tuttu ve bu ülkelerin İran'a karşı askeri operasyonlarını destekledi.Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Mili hükümeti, ocak ayında Devrim Muhafızları'na bağlı “Kudüs Tugayı”nı “terörist” kişi ve kuruluşlar listesine aldı.

Ayrıca Arjantin yargısı, 1994 yılında Buenos Aires'teki AMIA Yahudi derneğine düzenlenen ve 85 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olan saldırıdan İran ve Lübnan'daki “Hizbullah”ı sorumlu tutuyor.