İngiltere Savunma Bakanı Healey, Şarku’l Avsat’a konuştu: Londra, bölgede son 15 yılın en büyük hava görevini gerçekleştirdi

John Healey, İran'ın ‘rastgele’ saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin konuşlandırıldığını doğrularken Tahran'ın taktiklerinde ‘gizli bir Rus parmağı’ olasılığını da dışlamadı

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
TT

İngiltere Savunma Bakanı Healey, Şarku’l Avsat’a konuştu: Londra, bölgede son 15 yılın en büyük hava görevini gerçekleştirdi

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İran ile savaşın başlamasından bu yana İngiliz pilotların Ortadoğu bölgesinde savunma görevleri kapsamında bin 200 saatten fazla uçuş gerçekleştirdiğini doğruladı. Healey, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden birliklerle iş birliği içinde 80'den fazla önleme operasyonu gerçekleştirildiğini belirtti.

Suudi Arabistan ziyaretinin ertesi günü Şarku’l Avsat gazetesine verdiği röportajda, ülkesinin Ortadoğu'da bin askerin yanı sıra Kıbrıs Adası’nda 500 ek personeli bulunduğunu söyleyen Healey, ülkesinin ‘ek destek yolları belirlemek için bölgedeki ortaklarla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam ettiğini’ vurguladı. Ayrıca ‘ortak güvenlik çıkarları ve endüstriyel iş birliğine dayanan’ İngiltere-Suudi Arabistan savunma ortaklığına övgüde bulunan İngiliz Bakan, bu ortaklığın ‘günümüzün zorluklarına yanıt veren modern bir ortaklığa dönüştüğünü’ belirtti.

Healey, ülkesinin, Moskova ile Tahran arasında istihbarat, insansız hava aracı teknolojisi ve siber savaş alanlarında eğitim konusunda iş birliğinin ‘halen devam ettiği’ yönündeki değerlendirmesine dayanarak İran'ın bölgedeki saldırıları kapsamında uyguladığı bazı taktiklerin arkasında ‘gizli bir Rus parmağı’ olabileceğini ifade etti.

İşte röportajın öne çıkan noktaları:

80 önleme operasyonu

İngiltere, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın başlangıcından bu yana bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi ve Irak, Katar ve Bahreyn hava sahalarında insansız hava araçlarının önlenmesine katkıda bulundu. Healey, “Pilotlar ve uçak mürettebatı, bölge genelinde savunma görevleri kapsamında 1200 saatten fazla uçuş gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin topçuları ile iş birliği içinde, çatışmanın başlamasından bu yana 80'den fazla önleme operasyonu gerçekleştirildiğini ekledi.

İngiltere Silahlı Kuvvetleri'nin Körfez'deki ortaklarıyla birlikte bölgedeki insanların güvenliğini korumaya yönelik yürüttüğü çalışmalardan gurur duyduğunu ifade eden Healey, “İran'ın Körfez'deki ülkeleri rastgele hedef aldığı bir dönemde, onların özverisi ve profesyonelliği hayat kurtarmaya katkıda bulunuyor” diye vurguladı.

Askeri varlıkların geniş yayılımı

Bölgede konuşlu askerlerin sayısına ilişkin olarak Kıbrıs Adası’nda bulunan personel dışında İngiltere’nin bölgede yaklaşık bin askeri personeli bulunduğunu doğrulayan Healey, ‘bölgedeki İngiliz üslerinde kuvvetlerin korunmasına yönelik önlemlerin en üst düzeyde olduğunu’ belirtti.

vsvs
HMS Dragon destroyerinin Doğu Akdeniz'e gelişinden bir kare (İngiltere Savunma Bakanlığı)

Bölgede görev yapan İngiliz savaş uçaklarının sayısının son 15 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu söyleyen Healey, Bahreyn, Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kıbrıs Adası üzerinde hava savunma operasyonları yürütüldüğünü belirtti.

Ocak ayından bu yana bölgeye ek ekipman ve personel konuşlandırıldığını belirten İngiltere Savunma Bakanı, aynı zamanda Typhoon ve F35 avcı uçakları, insansız hava araçlarına (İHA) karşı Martlet füzeleriyle donatılmış Wildcat helikopterleri, hava gözetimi ve kontrolü sağlayan Merlin Crusader helikopterlerinin yanı sıra radar sistemleri, hava savunma sistemleri ve İHA’larla mücadele birimleri de konuşlandırıldığını açıkladı.

Kıbrıs Adası’na hava savunma güçlerinden 500 ek personelin konuşlandırılmasına ve HMS Dragon destroyerinin Doğu Akdeniz'e sevk edilmesine değinen Healey, “Geminin müttefikler ve ortaklarla birlikte çok katmanlı bir hava savunma sistemi içine tamamen entegre olduğunu” belirtti.

Körfez'i desteklemek için savunma sistemleri

Olası takviyelerle ilgili olarak Healey, ek destek yollarını belirlemek için bölgedeki ortaklarla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Pazartesi günü Riyad'a yaptığı ziyaretin amacının bu olduğunu belirten Healey, “Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz ile görüşmemde, Suudi Arabistan'da (Sky Saber) sistemini konuşlandıracağımızı teyit ettim. Bu hava savunma sistemi, İran'ın saldırılarına karşı koyma çabalarını desteklemek üzere Suudi savunma sistemine entegre edilecek” dedi.

Kuveyt'te de bir radar ve füze fırlatıcısından oluşan Rapid Sentry sistemi ile Bahreyn'de çok sayıda hafif fırlatma platformu konuşlandırıldığını açıklayan Healey, her gece savunma görevleri yürüten İngiliz savaş uçaklarının Katar'daki operasyonları gerçekleştirdiğini belirtti. Bakan ayrıca, “Sabre Çalışma Grubu, İngiliz sanayi sektörünün katkısını da garanti altına alıyor. Hava savunması ve insansız hava araçlarıyla mücadele yetenekleri sunan şirketleri, Körfez'deki ortaklar da dahil olmak üzere hükümetlerle bir araya getirerek, onlara gerekli ekipmanları hızlı bir şekilde sağlıyor” şeklinde konuştu.

Suudi Arabistan ile gelişmiş bir savunma ortaklığı

Suudi Arabistan ziyaretiyle ilgili olarak Healey, bu ziyaretin amacının, İran’ın sürekli ve rastgele saldırılarının yaşandığı bu dönemde İngiltere’nin Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu teyit etmek ve halkları ve ortak çıkarları korumak için işbirliğini güçlendirme yollarını görüşmek olduğunu açıkladı. Healey ayrıca, “Prens Halid bin Salman ile bölgedeki son gelişmeleri görüşmekten memnuniyet duyduğunu” belirtti.

dcd
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'da İngiltere Dışişleri Bakanı John Healey'i kabul ederken (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Öte yandan İngiltere ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkinin sıkı ve uzun soluklu olduğunu, on yıllardır süren bir savunma ortaklığına dayandığını ve ortak güvenlik çıkarları ile endüstriyel iş birliğine dayandığını vurgulayan Healey, bu ilişkinin ‘günümüzün zorluklarına cevap veren modern bir ortaklığa dönüştüğünü’ belirtti. Bu ilişkinin bu tür koşullarda özel bir önem kazandığını, çünkü bir güven ortamı ve hızlı ve kararlı hareket etmeyi sağlayan ortak bir anlayış sağladığını söyleyen Healey, bu temelin, Suudi Arabistan'da Sky Saber sisteminin konuşlandırılması gibi adımların atılmasını mümkün kıldığını vurguladı.

Healey, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vladimir Putin’in ‘gizli elinin’ İran’ın kullandığı bazı taktiklerin ve belki de bazı yeteneklerin arkasında olması ihtimaller dahilinde. Rusya ve İran’ı içeren bir saldırı ekseni görüyoruz. Bu iki ülke komşularını tehdit ediyor ve hepimiz için daha geniş bir tehlike oluşturuyor.”

Avrupa'nın hedef alınacağına dair bir işaret yok

Tahran, birkaç gün önce Hint Okyanusu'ndaki İngiltere ve ABD ortak üssü Diego Garcia'yı iki balistik füzeyle hedef aldı. Bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı, ancak İran'ın Avrupa hedeflerini vurabilme kabiliyeti konusunda soru işaretleri uyandırdı.

Bu endişelere yanıt olarak, İran'ın Avrupa'yı füzelerle hedef almaya çalıştığına dair hiçbir değerlendirme bulunmadığını söyleyen Healey, “Böyle bir durum olsa bile, Birleşik Krallık topraklarını ve müttefiklerini korumak için gerekli kaynaklara ve ittifaklara sahiptir” diye ekledi. Ülkesinin kendini savunmak için 24 saat boyunca hazır beklediğini belirten Healey, bölgedeki üslerdeki birliklerin korunmasına yönelik önlemlerin en üst düzeyde olduğunu teyit etti.



Beyaz Saray, internet sitesinde yayımladığı video oyunlarıyla tepki çekti

5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
TT

Beyaz Saray, internet sitesinde yayımladığı video oyunlarıyla tepki çekti

5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)

Göçmen karşıtı hamleleriyle dikkat çeken Donald Trump yönetimi, son olarak Beyaz Saray'ın internet sitesinde bir dizi oyun yayımladı. 

Bu eski tip video oyunların bazılarında ABD'nin güney sınırındaki göçmenler yakalanıyor veya sınıra duvar örülüyor. 

Rio Run adlı oyunda kullanıcılar, Rio Grande nehri boyunca devriye geziyor ve kendi taraflarına geçen herkesi yakalayarak yüksek bir puan almaya çalışıyor. 

Eskiden cep telefonlarında da oynanabilen Yılan'a benzeyen oyunda kullanıcının mavi kravatlı yaşlı bir beyaz erkek, yakalananlarınsa siyah, esmer ya da beyaz göçmenler olduğu görülüyor.

Fox News, kullanıcının kontrol ettiği karakterin Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı, sınır güvenliğinden sorumlu Tom Homan olduğunu bildiriyor. 

Sınırı geçenlerden biri yakalandığında o kişi turuncu bir tulum giyip kullanıcının karakterinin arkasından ilerliyor. 

Build The Wall adlı oyundaysa kullanıcılardan tuğlaları üst üste dizmeleri ve "zombi sınır kuşatmasına" karşı "hattı korumaları" bekleniyor.

Diğer oyunlarda kullanıcılardan, ABD'nin simgesi olan kel kartalı National Mall boyunca uçurmaları ya da elmas ve paraları toplayarak "çocuklarının Trump hesaplarını" doldurmaları isteniyor.

Beyaz Saray'dan CNN'e yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Bu, eğlence ve kazanma kültürüyle Demokratların Amerika için öngördüğü karanlık sosyalist vizyon arasındaki farkı daha da belirginleştirme çabasıdır.

Trump ve Beyaz Saray, sosyal medyayı ve devlete ait çevrimiçi platformları agresif biçimde kullanmaları nedeniyle sert eleştirilere maruz kalıyor. 

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries'in "Meksika şapkası" diye de bilinen sombreroyla gösterilmesi ve Barack-Michelle Obama çiftinin ormandaki maymunlar şeklinde tasvir edilmesi gibi paylaşımların, ırkçılığın en üst seviyede kurumsallaştığını gösterdiği vurgulanıyor. 

Diğer yandan İran savaşı ve hayat pahalılığı gibi gündemler varken Beyaz Saray'ın video oyunları paylaşması da yönetimin önceliklerine dair soru işaretleri yaratıyor.

Independent Türkçe, CNN, Fox News


Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı
TT

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

ABD ile İran arasındaki askeri çatışmaların yeniden başlaması ve Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin anlaşmazlığın derinleşmesiyle gerilim artıyor. Tarafları yeniden müzakere masasına oturtabilecek yeni bir çerçeve oluşturulması amacıyla müzakere kanallarını açık tutmaya yönelik arabuluculuk girişimleri ise sürüyor.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times’ten aktardığına göre Washington; Başkan Donald Trump yönetiminin haziran ayında varılan mutabakat zaptına dönmekten vazgeçmesinin ardından, Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasını İran’ın nükleer dosyasına bağlayan daha kapsamlı yeni bir anlaşma arayışında. Tahran ise bu kritik deniz yolunu yeniden açmak için ABD ablukasının kaldırılması, petrol muafiyetlerinin geri getirilmesi ve dondurulan varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasını şart koşuyor.

Pakistan iki taraf arasındaki arabuluculuk çabalarını sürdürürken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington’un mevcut çatışmayı bir "savaş" olarak nitelendirmediğini belirtti ve krizin ne zaman sona ereceğine dair bir takvim vermekten kaçındı. Bu durum, ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken çatışmanın iç siyasetteki yansımalarını da artırıyor.

Ağır askeri çatışmaların son dalgasında ABD ordusu, saldırılarını yaklaşık 100 İran hedefine ve devlete ait 2 tanker gemisine doğru genişletti. İran ise bölgedeki "ABD üslerine" füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenleyerek cevap verdi.

Ekonomik cephede ise petrol fiyatları bugün temmuz ortasından bu yana en yüksek haftalık kazancına yöneldi. ABD-İran çatışmasının tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğinin son derece düşük seviyelere gerilemesi, Ortadoğu’daki arz risklerini küresel enerji piyasalarının gündeminin ilk sırasına taşıdı.


ABD, çete şiddeti sürerken 100’den fazla kişiyi Haiti’ye sınır dışı etti

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
TT

ABD, çete şiddeti sürerken 100’den fazla kişiyi Haiti’ye sınır dışı etti

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)

ABD hükümeti, Karayipler’deki istikrarsızlığın sürdüğü Haiti’ye dün 100’den fazla kişiyi sınır dışı etti. ABD, Haiti’ye yönelik sınır dışı uçuşlarını son dönemde artırıyor.

Uçak Louisiana’dan havalandı ve Haiti’nin kuzeyindeki Cap-Haïtien kentine indi.

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) uçuşlarının verilerini takip eden Human Rights First kuruluşunun Göçmenlik İcra Uçuşları Gözlemevi, “Bu, perşembe günü Haiti’ye düzenlenen üst üste üçüncü sınır dışı uçuşu. Bu durum, aylık uçuşlardan haftalık uçuşlara geçildiğini gösteriyor” açıklamasını yaptı.

Ağustos ayının sonunda iki ayrı uçuşla 200’den fazla kişi Haiti’ye sınır dışı edilmişti.

Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre Haiti Dışişleri Bakanlığı koordinatörü Nicola Mardouchi, dün gerçekleşen uçuşta 101 sınır dışı edilen kişinin bulunduğunu söyledi. Mardouchi, bunlar arasında daha önce Haiti Vatandaşları Koruma Dairesi’nin başkanlığını yapan ve yolsuzlukla suçlanan Renan Hédouville’in de bulunduğunu belirtti.

Suç çeteleri, Haiti’nin başkentinin yaklaşık yüzde 70’ini ve ülkenin orta kesimlerindeki geniş toprakları kontrol ediyor.