Japonya'daki trenlere bıçak darbelerine dayanıklı şemsiyeler yerleştirilecek

Japon demiryolu şirketi, 600 trende bıçağa dayanıklı, hafif şemsiyeler dağıtıyor.

JR West, Kasım 2024'ten itibaren Kinki bölgesindeki 600 trende personel kabinlerine koruyucu şemsiyeler yerleştirecek (AFP)
JR West, Kasım 2024'ten itibaren Kinki bölgesindeki 600 trende personel kabinlerine koruyucu şemsiyeler yerleştirecek (AFP)
TT

Japonya'daki trenlere bıçak darbelerine dayanıklı şemsiyeler yerleştirilecek

JR West, Kasım 2024'ten itibaren Kinki bölgesindeki 600 trende personel kabinlerine koruyucu şemsiyeler yerleştirecek (AFP)
JR West, Kasım 2024'ten itibaren Kinki bölgesindeki 600 trende personel kabinlerine koruyucu şemsiyeler yerleştirecek (AFP)

Bir dizi bıçaklı saldırının ardından yolcu güvenliğini artırmak için Japonya'daki trenlere bıçaklara dayanıklı yüzlerce şemsiye yerleştirilecek.

Japonya'daki bir şirket, Kansai bölgesinde 600 trene 1200 adet bıçak darbelerine dayanıklı, hafif şemsiye yerleştirecek. Bu şemsiyeler, standart şemsiyelerden yaklaşık 20 santimetre daha uzun ve daha iyi savunma sağlamak üzere daha dayanıklı bir kumaşı ve daha kalın bir sapı var.

West Japan Railway Company'nin (Batı Japonya Demiryolu Şirketi, JR West) bu girişimi, Temmuz 2023'te üç yolcunun yaralanmasıyla sonuçlanan bir saldırı da dahil olmak üzere trenlerde yaşanan bir dizi şiddet olayınının ardından geliyor. Japonya polisi, geçen sene Osaka'daki bir trende üç kişiyi bıçakladığı için 37 yaşındaki bir erkeği tutuklamıştı.

Şüpheli, saldırının hemen ardından Rinku Town istasyonunda yakalandığında üç bıçak taşıyordu. 20'li yaşlarındaki bir tren kondüktörü ve 23'le 79 yaşındaki iki erkek yolcu yaralanmış ve hastaneye sevk edilmiş ama hayati derecede yaralanmamıştı.

Mainichi, bıçağa dayanıklı şemsiyelerin bir saldırganla karşılaşıldığında kalkan işlevi görmek üzere tasarlandığını ve şemsiyenin sahibiyle saldırgan arasında mesafe yaratmak için standart şemsiyelerden 20 santimetre daha uzun olduğunu bildirdi.

Bu ekstra uzunluğun, kalkanın arkasındaki diğer yolcuların güvenli bir alana kaçması için zaman kazandırması bekleniyor.

Bir JR West yetkilisi şöyle dedi:

Bu zamana dek kullanılan koruyucu kalkanlar yakın mesafeydi ve ağırdı. Kadın çalışanların da kolayca kullanabileceği bir kalkan tasarladık.

Şemsiyeye benzeyen şekli sayesinde bu aletin, geçen sene Tokyo'daki bir soygun girişimine karşı savunmada kullanılan sasumata adlı geleneksel Japon silahı (uzun çatallı sırıklı bir silah) gibi diğer savunma aletlerinden daha az yer kapladığı, daha hafif olduğu ve daha kolay saklanıp kullanılabileceği aktarıldı.

JR West'in başkanı Kazuaki Hasegawa şöyle dedi:

Vagonun içinde kullanılabiliyorlar ve dayanıklılar. Acil durum olduğunda, ekibin harekete geçmesini ve yolcuları güvenli bir şekilde tahliye etmesini istiyoruz.

Şiddet suçları Japonya'da nadiren meydana geliyor ama son zamanlarda rasgele bıçaklı saldırılara dair endişeler, tren işletmecilerini daha fazla kamera yerleştirmek ve güvenlik tatbikatları düzenlemek de dahil olmak üzere güvenlik önlemlerini artırmaya itti.

The Japan News'a konuşan bir JR West yetkilisi "Yolcularımızın güvenliğini artırmak için daha fazla girişimimiz olacak" dedi.

Independent Türkçe



Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.


Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
TT

Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)

Arjantin Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Arjantin hükümeti dün İran Devrim Muhafızları'nı "terörist" kişi ve örgütler listesine ekledi.

Başkan Javier Milei'nin imzaladığı karara göre, İran Devrim Muhafızları'nın bu listeye alınması, «ülkedeki faaliyet kapasitesini sınırlamayı amaçlayan mali yaptırımların ve operasyonel kısıtlamaların uygulanmasına olanak tanıyor». Metinde, Arjantin hükümetinin «Arjantin Cumhuriyeti'ni Batı medeniyetine yeniden yöneltmeye kararlı olduğu ve onu yok etmek isteyenleri kınayıp mücadele edeceği» belirtildi.

Mili'nin Aralık 2023'te iktidara gelmesinden bu yana, Arjantin hükümeti açıkça ABD ve İsrail'in tarafını tuttu ve bu ülkelerin İran'a karşı askeri operasyonlarını destekledi.Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Mili hükümeti, ocak ayında Devrim Muhafızları'na bağlı “Kudüs Tugayı”nı “terörist” kişi ve kuruluşlar listesine aldı.

Ayrıca Arjantin yargısı, 1994 yılında Buenos Aires'teki AMIA Yahudi derneğine düzenlenen ve 85 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olan saldırıdan İran ve Lübnan'daki “Hizbullah”ı sorumlu tutuyor.


Trump: Savaşın sona ermesi için Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesi gerekmiyor

Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
TT

Trump: Savaşın sona ermesi için Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesi gerekmiyor

Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)
Dün sabaha karşı İran'ın orta kesimlerindeki İsfahan şehrinde bir mühimmat deposundan yükselen duman ve alevler (sosyal medya)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la savaşa ilişkin yeni bir denklem çizerek “Bu savaşın sona ermesi, Hürmüz Boğazı meselesinin çözülmesine bağlı değil” dedi. Ancak Trump, boğazın deniz trafiğine yeniden açılmasını talep etmeye devam etti ve bölgenin petrolüne en fazla bağımlı olan ülkelerden bu görevde daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istedi. Bu tutum, ABD Savaş Bakanlığı’nın (Pentagon) boğazdaki seçeneklerini açık tutarken, ABD ve İsrail, İran'daki askeri ve hayati altyapıya yönelik saldırılarını genişleterek sürdürdü.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, ülkesinin Hürmüz Boğazında harekete geçmek için çeşitli seçeneklere sahip olduğunu, ancak nihai kararın Başkan Trump'a ait olduğunu belirterek, kara kuvvetlerinin kullanılması seçeneğini dışlamadığını söyledi. Genelkurmay Başkanı General Dan Keen ise, ABD’nin askeri operasyonlarının İran'ın deniz varlıklarına ve mayın döşeme yeteneklerine, ayrıca askeri üretim ve nükleer araştırma tesislerine odaklandığını açıkladı.

ABD'li bir yetkili, ülkesinin İran’ın İsfahan şehrindeki büyük bir mühimmat deposunu yaklaşık 1 tonluk zırh delici bombalarla vurduğunu söylerken, İran basını saldırının Keşm Adası'ndaki bir deniz suyu arıtma tesisini devre dışı bıraktığını bildirdi. Diğer taraftan İsrail ordusu, İran'daki silah üretim tesislerine ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırılar düzenlediğini açıkladı.

Öte yandan Tahran, siyasi ve askeri tepkisini daha da katılaştırdı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD merkezli şirketlere tehditler savururken, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi altyapı tesislerinin hedef alınacağı uyarısında bulundu. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise İran’ın savaşı sona erdirmek istediğini, ancak saldırının tekrarlanmamasını garanti edecek teminatlar talep ettiğini belirtti.