İsrail'in orta kesimine düzenlenen füze saldırısında 19 kişi yaralandı... Hizbullah Glilot Üssü’nü hedef aldığını duyurduhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5077393-i%CC%87srailin-orta-kesimine-d%C3%BCzenlenen-f%C3%BCze-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1nda-19-ki%C5%9Fi-yaraland%C4%B1-hizbullah
İsrail'in orta kesimine düzenlenen füze saldırısında 19 kişi yaralandı... Hizbullah Glilot Üssü’nü hedef aldığını duyurdu
İsrail güvenlik güçleri, bir insansız hava aracı saldırısının gerçekleştiği yerde tahrip edilmiş araçtan delil topluyor. (Reuters)
Yetkililer, cumayı cumartesiye bağlayan gece İsrail'in orta kesimindeki Tira'da bir füzenin binaya isabet etmesi sonucu en az 19 kişinin yaralandığını açıklarken, Hizbullah da İsrail'in Glilot'taki askeri istihbarat üssünü hedef aldığını duyurdu.
İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın resmi X hesabı üzerinden yapılan açıklamada, “Hizbullah tarafından fırlatılan bir füzenin İsrail'in Arap kenti Tira'ya doğrudan isabet etmesi sonucu 19 sivil yaralandı” denildi.
İsrail polisi hastaneye kaldırılan 19 yaralıdan dördünün orta, diğerlerinin ise hafif yaralı olduğunu açıkladı.
İsrail ordusu Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Lübnan'dan İsrail'in orta kesimine doğru atılan füzeleri tespit ettiklerini ve birçoğunu engellediklerini bildirdi.
Çoğunluğu Arap olan Tira, Tel Aviv'in yaklaşık 25 kilometre kuzeydoğusunda, Batı Şeria sınırı yakınlarında yer alıyor.
Hizbullah: Glilot Üssü’nü hedef aldık
Hizbullah, bugün (Cumartesi) şafaktan önce İsrail'in orta kesimlerinde yer alan Tel Aviv yakınlarındaki Glilot Askeri İstihbarat Üssü’nü hedef alan füze saldırıları düzenlediğini açıkladı. Hizbullah yaptığı açıklamada, ‘Tel Aviv'in eteklerindeki Birim 8200’ün Glilot Üssü’nü nitelikli bir füze salvosuyla vurduğunu’ doğruladı.
Daha önce İsrail İçişleri Bakanlığı, bugün şafak vakti Tel Aviv ve çevresinin kuzeyindeki çeşitli bölgelerde sirenlerin çaldığını duyurdu.
Şarku’l Avsat’ın el-Merkeziyye haber ajansından aktardığına göre İsrail medyası, Lübnan'dan Tel Aviv bölgesine atılan füzeleri engellemek için Davud Sapanı sistemini devreye soktuğunu bildirdi.
Bu bağlamda İsrail ordusu, Lübnan'dan Tel Aviv ve çevresine füze atıldığını tespit ettiğini açıkladı. Açıklamada, “Lübnan topraklarını geçen ve durdurulan üç fırlatma tespit ettik” denildi.
Gazze Şeridi'nde bir yılı aşkın süredir devam eden savaş, İsrail'in 23 Eylül'den bu yana Hizbullah'a karşı ağır hava saldırıları düzenlediği Lübnan'a da sıçradı. İsrail, 30 Eylül'de Güney Lübnan’da ‘sınırlı’ kara operasyonları başlattı.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail yerleşimlerine yönelik eşi benzeri görülmemiş saldırısının ardından Gazze Şeridi'nde savaş başladı. İsrail, Hizbullah'ı sınır bölgelerinde etkisiz hale getirerek Hizbullah'la her gün karşılıklı bombardıman başladığında yerlerinden olan 60 bin kadar kuzey sakininin evlerine dönmesini sağlamak istediğini savunuyor.
Yerel yetkililere göre perşembe günü Lübnan'dan düzenlenen füze saldırısı, İsrail'in kuzeyindeki Metulla kasabasında çalışan dört yabancı tarım işçisi de dâhil olmak üzere yedi kişinin ölümüne neden oldu.
İran devlet medyası: Kerec saldırısında 8 kişi öldü, 95 kişi yaralandıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258290-i%CC%87ran-devlet-medyas%C4%B1-kerec-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1nda-8-ki%C5%9Fi-%C3%B6ld%C3%BC-95-ki%C5%9Fi-yaraland%C4%B1
İran devlet medyası: Kerec saldırısında 8 kişi öldü, 95 kişi yaralandı
1 Nisan'da Tahran semalarında bombalamadan yükselen dumanlar (AFP)
İran devlet medyası, Kerec'deki B1 köprüsüne düzenlenen saldırıda 8 kişinin öldüğünü, 95 kişinin de yaralandığını bildirdi.
Tahran'ın batısındaki Kerec şehrinde bulunan ana köprü, dün İsrail-ABD'nin iki ayrı saldırısının hedefi olmuştu.
Resmi televizyon kanalı, "Amerikan-Siyonist düşmanın, başkente bitişik olan Kerec'deki (B1) köprüsünü tekrar hedef aldığını" bildirdi.
Haberde, köprüye bir saat önce de saldırı düzenlendiği belirtildi ve "Yeni saldırının, ilk saldırının ardından kurtarma ekipleri mağdurlara yardım etmek için çalışırken gerçekleştiği" ifade edildi.
Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı'ndan istifasını istedihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258281-hegseth-kara-kuvvetleri-komutan%C4%B1ndan-istifas%C4%B1n%C4%B1-istedi
Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı'ndan istifasını istedi
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
Bir ABD yetkilisi, dün ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in ABD Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı General Randy George'dan istifa etmesini istediğini belirtti.
Randy George, Kara Kuvvetleri komutanıydı. Genelkurmay Başkanı General Dan Keane’dir. Bu kurul, Ordu, Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Deniz Piyadeleri, Uzay Kuvvetleri ve Ulusal Muhafız birliklerinin komutanlarından oluşur.
Yetkili, CBS News'in George'dan derhal emekli olması istendiği yönündeki haberini doğruladı.,
General Randy George (Arşiv- Reuters)
Bu talebin ardındaki neden henüz bilinmiyor, ancak CBS, konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa atıfta bulunarak, Hegseth'in kara kuvvetlerine ilişkin vizyonuna bağlı kalacak bir komutan istediğini belirtti.
George, Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde görevden alınan son askeri yetkili oldu. İstifası, ABD ile İran arasındaki devam eden çatışmanın ortasında gerçekleşti.
Cumhuriyetçi başkan ayrıca, Şubat 2025'te Genelkurmay Başkanı General Charles Brown'ı ve Deniz Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik'teki diğer yüksek rütbeli askeri yetkilileri de neden belirtmeden görevden almıştı.
Savaş Bakanı Pete Hegseth, başkanın bu pozisyon için en uygun gördüğü kişiyi seçtiği konusunda ısrar ediyor, ancak Demokratlar, geleneksel olarak siyasi arenada tarafsızlığıyla bilinen ABD ordusunun potansiyel siyasallaşması konusundaki endişelerini gizlemiyorlar.
Randy George, yaklaşık kırk yıllık askeri kariyeri boyunca birçok görevde bulundu ve Irak ve Afganistan'da hizmet verdi. 2023 yılında Demokrat Başkan Joe Biden döneminde Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini üstlendi.
Rusya ve Çin neden İran’a yardım etmiyor?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5258168-rusya-ve-%C3%A7in-neden-i%CC%87ran%E2%80%99-yard%C4%B1m-etmiyor
Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)
İran, Rusya ve Çin ile siyasi ve ekonomik ortaklıklara sahip olmasına rağmen, mevcut gerginlik ortamında bu iki ülkenin doğrudan askeri destek sunmamış olması geniş çaplı soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, Moskova ve Pekin’in bu tutumunu, stratejik çıkar hesapları, ABD ile doğrudan bir çatışmadan kaçınma isteği ve çatışmanın uzamasından doğabilecek fırsatları değerlendirme gayretiyle açıklıyor.
Jeopolitik ve ABD güvenliği uzmanı Justin Mitchell, bu değerlendirmeyi National Interest dergisinde yayımlanan raporunda dile getirdi.
Mitchell’e göre, İran izole bir durumda ve varlığını sürdürmek için bir savaş yürütüyor. Buna karşın, İran’ın partnerleri olan Çin ve Rusya, dikkat çeken bir şekilde sahnede yok. Her iki ülke de İran’a yönelik saldırıları kınayıp düşmanlıkların sona ermesini talep etse de, büyük bir askeri destek sunmaktan kaçınıyor. Bu sırada ABD, olası bir kara harekâtına hazırlık kapsamında, bölgeye daha fazla asker sevk ediyor.
Analistler, Çin’in harekete geçmemesini ‘Pekin’in yaşadığı karışıklığın kanıtı’ olarak nitelendirirken, Rusya’nın ‘kritik bir müttefike yardım edememesi’ durumunu da utanç verici olarak değerlendiriyor.
Ancak durum, ilgisizlik veya ihmal değil; her iki ülke de ulusal çıkarlarını daha disiplinli tanımlıyor ve bu da doğrudan müdahalelerini sınırlıyor. Ayrıca, her iki ülkenin de ABD’nin çatışmaya daha fazla karıştığı sürede stratejik kazanç elde etmesi muhtemel.
Çin, dış politika ve askeri stratejisini öncelikli olarak Asya ve yakın çevresi ekseninde şekillendiriyor. Ortadoğu, enerji ve ticaret açısından önemli olsa da, Pekin onu hiçbir zaman Tayvan, Japonya veya Avrupa kadar öncelikli görmedi. Modern tarihinde Çin, resmi ittifaklara girmekten kaçındı; tek güvenlik anlaşması 1961’den beri Kuzey Kore ile ve bu bağın gücü bile sorgulanabilir düzeyde.
Mitchell, Çin’in İran’a yıllar boyunca silah sağladığını ancak bu ilişkinin Çin’in Rusya veya Kuzey Kore ile olan güvenlik ilişkileriyle kıyaslanamayacağını vurguluyor. İran, Çin için derin bir güvenlik ortağı değil ve Çin’in öncelikli sahasında yer almıyor; bu da Pekin’e İran lehine müdahale etmek için sınırlı gerekçeler sağlıyor.
Enerji, Çin’in İran ile ilişkilerinin temel motoru olarak öne çıkıyor. Sadece 2025 yılında Çin, İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını satın aldı. Bu, Çin’in toplam petrol ithalatının yüzde 13,4’üne denk geliyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, İran ve diğer Körfez ülkelerinin çoğu petrol ihracatını durduracağından, Çin’in enerji dengesi üzerinde doğrudan etkili olacak.
Mitchell’e göre, savaşın devam etmesi ve petrol akışının aksaması, Çin’i Ortadoğu’daki enerji güvenliğini ABD’ye emanet etme stratejisini yeniden gözden geçirmeye zorlayabilir.
Buna karşın, Çin’in petrol rezervleri, ülkenin ihtiyacını yaklaşık 120 gün boyunca karşılayabilecek kapasitede. Ayrıca Rusya gibi alternatif tedarikçiler, bu şoku hafifletebilir. Petrol piyasasındaki bu çalkantılara rağmen, ABD’nin Asya-Pasifik bölgesinden Körfez’e askeri odak kaydırması ve gücünü yeniden yönlendirmesi, Çin’in stratejik çıkarlarına hizmet ediyor.
Çin’deki askeri planlamacılar, esasen ülke çevresine odaklanan stratejilerini göz önünde bulundurarak, ABD’nin askeri gücünü Çin yakınlarından Ortadoğu’ya kaydırmasını memnuniyetle karşılıyor olabilir. ABD, Hint-Pasifik bölgesinden silah ve birlikleri zaten taşımaya başladı; bunlar arasında Güney Kore’den İran’a sevk edilen bir THAAD füze savunma bataryası da yer alıyor. Savaş, ABD’nin sınırlı önleyici füze stoklarını tüketiyor. Diğer yandan Pentagon bölgeden Ortadoğu’ya kara ve deniz kuvvetlerini kaydırdı.
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’de bulunan savaş uçakları (Reuters)
Rusya ise İran’ı dış politikasında belirleyici bir unsur olarak görmüyor. Rusya’nın 2023 yılında açıkladığı Dış Politika Konsepti, ‘yakın çevreyi’ öncelikli alan olarak belirlerken, İran Ortadoğu ülkeleri arasında alt sıralarda yer aldı. Çin’in aksine Rusya, Ortadoğu’ya petrol ve gaz açısından bağımlı değil ve İran ile ticaret hacmi sınırlı.
Rusya, Belarus ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (CSTO) ülkeleriyle güvenlik düzenlemelerine bağlı, ayrıca Çin ile ‘kapsamlı ortaklık ve stratejik iş birliği’ ilişkisi sürdürüyor. Rusya, İran’a çok sayıda silah satışı gerçekleştirdi. Ancak buna rağmen İran, Rusya için yeterli önemde değil.
Mitchell’e göre, Çin’de olduğu gibi Rusya da bu savaştan özellikle enerji alanında önemli kazançlar elde edebilir. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, Çin ve Hindistan gibi ülkeleri Rusya’dan daha fazla petrol ithal etmeye zorlayacak. Küresel enerji fiyatlarındaki keskin artış ve petrol yaptırımlarının askıya alınması ise fosil yakıtlara dayalı Rus ekonomisi için ihtiyaç duyulan ek gelirleri sağlayabilir.
ABD’nin İran’a müdahalesi aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına da dolaylı destek sunuyor. ABD operasyonları özellikle önleyici füzeleri tüketiyor; THAAD, Patriot veya Tomahawk sistemlerinden İran’a yönlendirilen her füze, Ukrayna’daki cephelere ulaşamayacak. Ayrıca Rusya, İran’a ABD güçlerini hedef alırken istihbarat desteği sunarak Ortadoğu’daki Amerikan askeri tesislerinin konumlarını belirlemesine yardımcı olma fırsatına da sahip.
ABD’ye ait USS Delbert D. Black destroyeri, Epic Fury Operasyonu kapsamında bir Tomahawk füzesi fırlatırken (Reuters)
Böylece Rusya, ABD ile doğrudan bir çatışmaya girmeden İran’a dolaylı ve uzaktan destek sağlayabilir, savaşın avantajlarından faydalanabilir.
Mitchell’e göre, Çin ve Rusya’nın gösterdiği bu ölçülü tutum, ihmal değil, stratejik bir disiplinin göstergesi. ABD ordusunun kaynaklarının tükenmiş ve çok sayıda cepheye dağıtılmış olması, Çin’in Pasifik bölgesindeki çıkarlarına ve Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına hizmet ediyor. Savaş ne kadar uzun sürerse, her iki ülke için potansiyel kazançlar da o kadar artıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة