Hochstein: Lübnan ordusu güneye konuşlanmadan önce İsrail ordusu geri çekilecek

ABD Başkanı Joe Biden'ın Özel Temsilcisi Hochstein, geçtiğimiz hafta Beyrut'a yaptığı ziyaret sırasında gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden'ın Özel Temsilcisi Hochstein, geçtiğimiz hafta Beyrut'a yaptığı ziyaret sırasında gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Hochstein: Lübnan ordusu güneye konuşlanmadan önce İsrail ordusu geri çekilecek

ABD Başkanı Joe Biden'ın Özel Temsilcisi Hochstein, geçtiğimiz hafta Beyrut'a yaptığı ziyaret sırasında gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden'ın Özel Temsilcisi Hochstein, geçtiğimiz hafta Beyrut'a yaptığı ziyaret sırasında gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Joe Biden'ın Özel Temsilcisi Amos Hochstein, İsrail ile Hizbullah arasında ateşkes anlaşmasına varıldığının duyurulmasının ardından dün, Lübnan ordusu güneye konuşlanmadan önce buradaki İsrail güçlerinin çekileceğini açıkladı.

Lübnan basınına konuşan Hochstein, ‘Hizbullah’ın yirmi yılı aşkın bir süredir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararını ihlal ettiğini ve eğer tekrar ihlal ederse gerekli mekanizmaları devreye sokacaklarını’ söyledi.

ABD Başkanı Joe Biden dün sabah, İsrail ile Hizbullah’ın yerel saatle 04.00'te yürürlüğe girecek olan ateşkes anlaşmasını kabul ettiğini duyurmuştu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ateşkes anlaşmasının, Lübnan'da ‘hareket özgürlüğünü’ koruyacağını söylediği ülkesinin ‘İran tehdidine odaklanmasına’ ve Gazze Şeridi'nde Hamas'ı izole etmesine olanak sağlayacağını vurguladı.

Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan'daki ateşkesin Gazze'de ‘uzun zamandır beklenen ateşkesin önünü açması’ gerektiğini söyledi.

Lübnan ordusu tarafından bugün yapılan açıklamada, İsrail ile saatler önce yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ardından BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) ile koordineli bir şekilde güneye takviye olarak askeri birliklerini Litani Nehri’nin güneyine kaydırmaya başladığını duyurdu.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bu karar, Lübnan hükümetinin 1701 sayılı BMGK kararının ve ilgili taahhütlerinin, özellikle Litani Nehri’nin güneyine ordunun ve tüm güvenlik güçlerinin konuşlandırılmasının güçlendirilmesi bağlamında tüm yönleriyle uygulanmasına dayanıyor.”

Açıklamada söz konusu askeri birliklerin ‘çeşitli bölgelerden Litani Nehri’nin güneyine taşınma sürecinde oldukları ve belirlenen yerlerde konuşlandırılacakları ifade edildi.

Lübnan Başbakanı Necip Mikati daha önce yaptığı bir açıklamada ateşkes anlaşmasının uygulanması kapsamında ülkenin güneyindeki Litani Nehri'nin güneyine orduyu göndermeye hazır olduklarını söylemişti.

Mikati, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bakanlar Kurulu, Lübnan hükümetinin BMGK’nın 1701 sayılı kararının tüm yönleriyle uygulanmasına, özellikle de Litani Nehri'nin güneyinde konuşlu ordunun ve tüm güvenlik güçlerinin takviye gönderilmesine yönelik taahhüdüne ilişkin 11 Ekim 2014 tarihli ve 1 sayılı kararına bağlılığını teyit etti. Aynı zamanda, düşman İsrail'in ateşkes kararına uymasını ve 1701 sayılı kararın tam olarak uygulanması için işgal ettiği tüm bölgelerden ve mevzilerden çekilmesini talep etti.”

BMGK’nın 1701 sayılı kararı, 2006 yazında yaşanan yıkıcı savaşın ardından İsrail ve Hizbullah arasında çatışmaların durdurulmasını sağladı.

Karar ayrıca İsrail'in Lübnan'dan tamamen çekilmesini, UNIFIL'in konuşlanmasının güçlendirilmesini ve sınır bölgesindeki askeri varlığın Lübnan ordusu ve uluslararası güçle sınırlandırılmasını öngörüyor.

Mikati ateşkesin, ‘Lübnan'da yeni bir sayfa açmasını ve bir cumhurbaşkanının seçilmesini sağlamasını umduğunu söyledi. Lübnan’da cumhurbaşkanlığı koltuğu, İran'ın müttefiki Hizbullah ile siyasi muhalifleri arasındaki siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle iki yıldır boş.

Lübnan Meclis Başkanı ve Emel Hareketi lideri Nebih Berri, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaş nedeniyle yerlerinden edilenlere ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte bölgelerine dönmeleri çağrısında bulundu. Berri, televizyon ekranlarından yayınlanan konuşmasında “Sizi gurur duyduğunuz memleketlerinize dönmeye çağırıyorum. Sadece sizin varlığınızla daha gururlu ve güçlü hale gelebilecek olan topraklarınıza geri dönün!” ifadelerini kullandı. Berri ayrıca iki yıldır boş olan cumhurbaşkanlığı makamı için seçimlerin bir an önce yapılması çağrısında bulundu.

ABD ve Fransa'nın yanı sıra UNIFIL'in de ateşkes anlaşmasının uygulanmasını denetlemesi bekleniyor. Ülkesinin bölgede konuşlanacak olan Lübnan ordusunu destekleyeceğini söyleyen Hochstein, “Lübnan ordusunu daha geniş anlamda destekleyeceğiz, ABD en büyük destekçisi olacak ve uluslararası toplumla omuz omuza çalışacağız” diye konuştu.



Adalar sorunu İran'ı alarma geçirdi

8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
TT

Adalar sorunu İran'ı alarma geçirdi

8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)

İran’da dün, ABD ve İsrail’in daha geniş çaplı bir askerî harekâta hazırlandığı yönündeki uyarılar öne çıktı. Tahran’da, operasyonların güneydeki bazı adaların kontrolünü hedef alabileceğine dair kaygı ve endişeler dile getirildi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı “bir güç kaldıracına” dönüştürmek istediğini söyledi. Komisyon üyesi Alaeddin Burucerdi ise İran’ın “Hürmüz Boğazı kozunu kaybetmeyeceğini” ve uranyum zenginleştirme konusunda müzakere etmeyeceğini belirtti.

Devrim Muhafızları, alarm durumunu andıran bir atmosferde, Tahran’daki tatbikatlarının ikinci gününde ABD helikopterlerini düşürmeye yönelik senaryolar üzerinde eğitim gerçekleştirdi. Tahran Devrim Muhafızları Komutanı Hasan Hasanzade, birliklerinin “mümkün olan en kısa sürede” her türlü operasyonu gerçekleştirmeye hazır olduğunu ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Pekin ziyareti sırasında tehdit dozunu artırarak, İran’ın “ya iyi bir anlaşmaya varacağını ya da yıkımla karşı karşıya kalacağını” söyledi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’la bağlantılı 67 geminin uygulanan yaptırımlar nedeniyle rotasını değiştirmek zorunda kaldığını açıkladı.

Tahran yönetimi ise bugün Hindistan’da düzenlenecek BRICS toplantılarında, müttefiki Moskova’nın desteğiyle diplomatik mücadeleyi uluslararası platforma taşımayı hedefliyor.

Öte yandan Avrupa ülkeleri de Hürmüz Boğazı’na yönelik hamlelerini hızlandırıyor. İtalya, Körfez çevresine iki mayın tarama gemisi göndereceğini açıklarken; İngiltere ve Fransa’nın boğazda savunma amaçlı bir deniz misyonu için istişareler yürüttüğü bildirildi.


Starmer giderek büyüyen bir isyanla karşı karşıya

İngiltere Başbakanı ve Muhalefet Lideri, 13 Mayıs'ta Kral'ın konuşmasını dinlemek üzere Lordlar Kamarası'na geçti (AP)
İngiltere Başbakanı ve Muhalefet Lideri, 13 Mayıs'ta Kral'ın konuşmasını dinlemek üzere Lordlar Kamarası'na geçti (AP)
TT

Starmer giderek büyüyen bir isyanla karşı karşıya

İngiltere Başbakanı ve Muhalefet Lideri, 13 Mayıs'ta Kral'ın konuşmasını dinlemek üzere Lordlar Kamarası'na geçti (AP)
İngiltere Başbakanı ve Muhalefet Lideri, 13 Mayıs'ta Kral'ın konuşmasını dinlemek üzere Lordlar Kamarası'na geçti (AP)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün liderliğine yönelik bugüne kadarki en büyük meydan okumayla karşı karşıya kaldı. İsyanın genişlediği ülkede, Sağlık Bakanı Wes Streeting'in istifa etmeye ve "10 Numara" (Başbakanlık) için yeni bir yarış başlatmaya hazırlandığına dair haberler gündeme bomba gibi düştü.

Starmer ve yüzlerce milletvekili, parlamentoda hükümetin gündemini sunan Kral III. Charles'ı sessizlik içinde dinlerken; The Times gazetesi, Sağlık Bakanı Wes Streeting'in bugün itibarıyla istifa ederek Starmer'ın liderliğine resmen meydan okumaya hazırlandığını bildirdi.

Starmer ile gerçekleştirdiği kısa görüşmenin ardından Streeting, X platformu üzerinden Ulusal Sağlık Sistemi’ndeki (NHS) bekleme sürelerini azaltma konusundaki başarılarını öne çıkaran bir paylaşım yaptı. Streeting, istifa planlarına değinmeksizin, "Çok şey başarıldı, ancak yapılacak daha çok iş var" ifadelerini kullandı.

Starmer ise kendisine yönelik bu meydan okumaları görmezden gelmeye çalıştı. Hükümet tarafından kaleme alınan ve Kral Charles tarafından okunan konuşmada; ekonomik büyüme, enerji güvenliği ve savunmanın güçlendirilmesine yönelik planlar ortaya konuldu.


Çin Devlet Başkanı, ABD ile ilişkilerin ‘yeni formunu’ övdü

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı karşıladı. (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı karşıladı. (Reuters)
TT

Çin Devlet Başkanı, ABD ile ilişkilerin ‘yeni formunu’ övdü

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı karşıladı. (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı karşıladı. (Reuters)

Çin devlet televizyonu CCTV, Devlet Başkanı Şi Cinping’in bugün ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği zirvenin ardından, Çin-ABD ilişkilerinin ‘yeni formunu’ övdüğünü ve bu ilişkilere yönelik olumlu ifadeler kullandığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın CCTV’den aktardığına göre Şi, iki liderin önümüzdeki yıllarda Çin-ABD ilişkilerine yön verecek ‘yapıcı ve stratejik olarak istikrarlı’ bir ilişkinin inşa edilmesi konusunda mutabık kaldığını söyledi.

Şi Cinping, Donald Trump’ı Pekin’de kabul etti. İki liderin, ticaretten İran ve Tayvan gibi küresel etkileri olan ihtilaflı başlıklara kadar birçok konuyu ele almak üzere bir zirve gerçekleştirdiği aktarıldı.

Şi, Trump’ı Büyük Halk Salonu’nda karşıladı. Şi’nin, aralarında ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve geçmişte Pekin’e karşı sert tutumuyla bilinen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dahil olmak üzere Amerikan heyetindeki bazı üst düzey isimlerle tokalaştığı bildirildi.

Donald Trump ile Şi Cinping, askeri bandonun ABD ve Çin ulusal marşlarını çalması ve top atışları eşliğinde tören alanında birlikte durdu. Akşam saatlerinde, Çin Devlet Başkanı aynı salonda resmi bir devlet yemeği vermeyi planlarken, Trump’ın ayrıca UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve Çin imparatorlarının verimli hasat için dua ettiği Cennet Tapınağı’nı ziyaret edeceği bildirildi.

Trump, Çin liderine hitaben yaptığı açıklamada iki büyük gücün ‘harika bir geleceğe’ sahip olacağını söyledi. “Sizinle olmak bir onur. Sizin arkadaşınız olmak bir onur. Çin ve ABD arasındaki ilişki her zamankinden daha iyi olacak” ifadelerini kullanan Trump, iki ülkenin ‘harika bir gelecek’ paylaşacağını vurguladı.

Şi Cinping ise ABD ile Çin’in rakip değil ortak olması gerektiğini belirterek, Trump’ın ziyaretinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. Şi, dünyanın ‘bir dönüm noktasında’ olduğunu söyledi.

Çin Devlet Başkanı ayrıca, Tayvan meselesine ilişkin uyarıda bulunarak, bu konunun yanlış yönetilmesi halinde iki ülke arasında çatışma riski doğabileceğini dile getirdi. CCTV tarafından aktarılan açıklamalara göre Şi, Tayvan’ın Çin-ABD ilişkilerindeki ‘en önemli konu’ olduğunu vurgulayarak, “Eğer bu mesele yanlış ele alınırsa iki ülke çatışabilir ya da çok ciddi bir krize sürüklenebilir” dedi.