Rusya, üst düzey bir subay ve bir askeri blog yazarının öldürülmesine yönelik “Ukrayna komplosunun” engellendiğini duyurdu

Rusya, suikastların yasadışı "terörist eylemler" anlamına geldiğini söylüyor ve Kiev'i sivillere suikast düzenlemekle suçluyor (Reuters)
Rusya, suikastların yasadışı "terörist eylemler" anlamına geldiğini söylüyor ve Kiev'i sivillere suikast düzenlemekle suçluyor (Reuters)
TT

Rusya, üst düzey bir subay ve bir askeri blog yazarının öldürülmesine yönelik “Ukrayna komplosunun” engellendiğini duyurdu

Rusya, suikastların yasadışı "terörist eylemler" anlamına geldiğini söylüyor ve Kiev'i sivillere suikast düzenlemekle suçluyor (Reuters)
Rusya, suikastların yasadışı "terörist eylemler" anlamına geldiğini söylüyor ve Kiev'i sivillere suikast düzenlemekle suçluyor (Reuters)

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) bugün yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın üst düzey bir Rus subayı ve Rusya yanlısı bir askeri blog yazarını cep telefonuna gizlenmiş bir bombayla öldürme planını engellediğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığı habere göre KGB'nin öncüsü olan Federal Güvenlik Servisi (FSB), bir Rus vatandaşının Telegram uygulaması aracılığıyla Ukrayna'nın askeri istihbarat teşkilatından (GUR) bir subayla iletişim kurduğunu söyledi.

Ukraynalı istihbarat görevlisinin talimatı üzerine Rus vatandaşının Moskova'daki bir zuladan bomba temin ettiği belirtildi.

Rusya güvenlik servisi, 1,5 kilogram TNT'ye eşdeğer olan ve metal bilyelerle doldurulan bombanın taşınabilir bir müzik çaların içine gizlendiğini belirtti.

FSB, komplonun hedefi olan subayın ya da blog yazarının adını vermedi. Ukrayna'nın askeri istihbarat teşkilatına ise yorum için ulaşılamadı.

Ukrayna, Rusya'nın kendisine karşı yürüttüğü savaşın devlet için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu söylüyor ve Kiev'in savaş suçu işlediğini düşündüğü kişilerin moralini bozmayı ve cezalandırmayı amaçlayan “hedefli cinayetleri” meşru gördüğünü açıkça belirtiyor.

Rusya suikastların yasadışı “terör eylemleri” anlamına geldiğini söylüyor ve Kiev'i 2022'de milliyetçi bir aktivistin kızı olan Daria Dugina gibi sivilleri öldürmekle suçluyor.

Ukrayna istihbaratı 17 Aralık'ta, Rusya'nın Moskova'daki Radyolojik, Kimyasal ve Biyolojik Savunma Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Igor Kirillov'u elektrikli bir scooter'a bağladığı bombayla apartmanının önünde öldürdü.

Kiev, Kirillov'u yasaklanmış kimyasal silahların kullanımını teşvik etmekle suçladı ancak Moskova bunu reddediyor.

ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın Ukrayna'ya atadığı elçi emekli Korgeneral Keith Kellogg, 18 Aralık'ta Fox News'e verdiği demeçte, öldürmelerin “gerçekten akıllıca olmadığını” ve “çok ileri” gittiğini söyledi.

Rusya, Kirillov'un öldürülmesine misilleme yapacağını açıkladı.



İran, Umman kıyıları açıklarında bir konteyner gemisini hedef aldı

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi'nde bir kargo gemisi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi'nde bir kargo gemisi (Reuters)
TT

İran, Umman kıyıları açıklarında bir konteyner gemisini hedef aldı

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi'nde bir kargo gemisi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi'nde bir kargo gemisi (Reuters)

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) bugün yaptığı açıklamada, Umman kıyıları açıklarında İran botları tarafından bir konteyner gemisine ateş açıldığını, geminin hasar gördüğünü ancak yaralanma olmadığını bildirdi.

Yetkililer, "İran Devrim Muhafızlarına ait bir botun, telsizle herhangi bir uyarıda bulunmadan gemiye yaklaştığını ve ateş açarak köprüde büyük hasara yol açtığını" belirtti. Açıklamada ayrıca, "herhangi bir yangın veya çevresel etki bildirilmediği" belirtilerek, mürettebatın "iyi durumda" olduğu vurgulandı.


İran, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan bir kişiyi idam etti

İsrail adına casusluk yapmaktan suçlu bulunan İranlıların idamlarında son zamanlarda önemli bir artış görüldü (Arşiv)
İsrail adına casusluk yapmaktan suçlu bulunan İranlıların idamlarında son zamanlarda önemli bir artış görüldü (Arşiv)
TT

İran, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan bir kişiyi idam etti

İsrail adına casusluk yapmaktan suçlu bulunan İranlıların idamlarında son zamanlarda önemli bir artış görüldü (Arşiv)
İsrail adına casusluk yapmaktan suçlu bulunan İranlıların idamlarında son zamanlarda önemli bir artış görüldü (Arşiv)

İran yargısına bağlı Mizan haber ajansının bugün bildirdiğine göre İran, İsrail istihbarat servisi adına casusluk yapmaktan ve önemli bilgileri iletmekten suçlu bulunan bir kişiyi idam etti.

Şarku’l Avsat’ın Mizan’dan aktardığına göre Mehdi Farid olduğunu belirtilen kişi, önde gelen bir kuruluşun sivil savunma biriminde görev yapıyordu ve yetkisini kötüye kullanarak Mossad'a bilgi toplayarak iletti. Ajans, Yüksek Mahkeme'nin ölüm cezasını onaylaması ile yasal işlemlerin tamamlanmasının ardından infazın gerçekleştirildiğini bildirdi.


İran: “Mossad adına cami yakan” bir din adamı idam edildi

İki İranlı din adamı Tahran'daki çarşıda konuşuyor (Reuters)
İki İranlı din adamı Tahran'daki çarşıda konuşuyor (Reuters)
TT

İran: “Mossad adına cami yakan” bir din adamı idam edildi

İki İranlı din adamı Tahran'daki çarşıda konuşuyor (Reuters)
İki İranlı din adamı Tahran'daki çarşıda konuşuyor (Reuters)

İran yargısı, İsrail istihbarat servisi Mossad ile iş birliği yapmak ve ocak ayında ülkede yaşanan protestolar sırasında Tahran’daki büyük bir camiyi ateşe vermek suçlamasıyla bir din adamının idam edildiğini açıkladı.

Yargıya bağlı Mizan Haber Ajansı’nda dün yer alan açıklamaya göre, Emir Ali Mircaferi “Kolehak Büyük Camii”ni kundaklamak ve Mossad adına faaliyet yürütmekten suçlu bulundu.

Böylece Mircaferi, ocak ayındaki protestolarla bağlantılı olarak bir aydan fazla sürede idam edilen sekizinci kişi oldu. İnsan hakları örgütleri, Tahran yönetimini toplumda korku yaymak amacıyla idam cezalarını artırmak ve siyasi tutukluların infazını hızlandırmakla suçluyor.

Merkezi Norveç’te bulunan İran İnsan Hakları Örgütü, yetkililerin “iç protestoları yabancı güçler adına casuslukla ilişkilendirme stratejisini sürdürdüğünü” belirterek, Mircaferi’nin gözaltı koşulları ve yargılama sürecine ilişkin bağımsız bilgi bulunmadığını belirtti.

Aynı örgüt, Mircaferi’nin, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei’nin talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiği öne sürülen hızlı yargılamalar sonucunda idam edilen sekizinci kişi olduğunu bildirdi.

19 Mart’tan bu yana yeniden hız kazanan infazlar kapsamında, İran ayrıca yasaklı muhalif Halkın Mücahitleri Örgütü’ne mensup 8 kişiyi daha idam etti.

Örgüt, yüzlerce protestocunun idam cezasıyla karşı karşıya olduğunu, bunlardan en az 30’u hakkında kesinleşmiş idam kararı bulunduğunu belirterek, yeni infazlar konusunda uyarıda bulundu.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran’ın Washington ile yürütülen barış görüşmelerinde ilerleme sağlamak için idam riskiyle karşı karşıya olduğunu söylediği 8 kadını serbest bırakabileceğini ifade etti.

Trump’ın açıklaması, sosyal medya platformu X’te 8 kadının idam edilme riski altında olduğunu iddia eden bir paylaşımı yeniden yayımlamasıyla geldi; ancak bu bilgi bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.

İran yargısı ise 8 kadının idam riski altında olduğu iddiasını yalanladı. Şarku’l Avsat’ın Mizan Haber Ajansından aktardığına göre ajans haberinde, “Trump bir kez daha yanlış haberlerle yanıltıldı” ifadesini kullanarak, söz konusu kadınlardan bazılarının serbest bırakıldığını, diğerlerinin ise suçlanmakla birlikte mahkûm edilmeleri halinde en fazla hapis cezası alacaklarını bildirdi.

İnsan hakları kuruluşlarına göre, ABD merkezli Abdurahman Burumend Merkezi de dahil olmak üzere bazı kuruluşlar, Beta Hemmeti adlı bir kadının protestolar sırasında bir binadan güvenlik güçlerine beton bloklar attığı gerekçesiyle idama mahkûm edildiğini bildirdi.

İran İnsan Hakları Örgütü ve İdam Cezasına Karşı Birlikte adlı kuruluşlara göre İran 2025 yılında en az 48 kadını idam etti; bu sayı son 20 yılın en yüksek seviyesi olarak kayda geçti.