Rapor: İsrailli askerler Gazze'de göreve gönderilmeyi reddediyor

Ahlaki sınırları aşan şeylere ya tanık olduklarını ya da bunları yaptıklarını söylediler

Gazze Şeridi'nde çatışmada öldürülen bir askerin cenaze törenine katılan İsrail askerleri. Kudüs'teki Herzl Dağı'nda bulunan askeri mezarlıkta çekilmiş bir fotoğraf, 9 Ocak 2025 (AFP)
Gazze Şeridi'nde çatışmada öldürülen bir askerin cenaze törenine katılan İsrail askerleri. Kudüs'teki Herzl Dağı'nda bulunan askeri mezarlıkta çekilmiş bir fotoğraf, 9 Ocak 2025 (AFP)
TT

Rapor: İsrailli askerler Gazze'de göreve gönderilmeyi reddediyor

Gazze Şeridi'nde çatışmada öldürülen bir askerin cenaze törenine katılan İsrail askerleri. Kudüs'teki Herzl Dağı'nda bulunan askeri mezarlıkta çekilmiş bir fotoğraf, 9 Ocak 2025 (AFP)
Gazze Şeridi'nde çatışmada öldürülen bir askerin cenaze törenine katılan İsrail askerleri. Kudüs'teki Herzl Dağı'nda bulunan askeri mezarlıkta çekilmiş bir fotoğraf, 9 Ocak 2025 (AFP)

İsrail ordusunun zırhlı birliklerinde subay olan Yotam Vilk (28), Gazze Şeridi'nde İsrail kontrolündeki tampon bölgeye girme yetkisi olmayan herkesin vurulması talimatı verildiğini söyledi.

Associated Press'in (AP) haberine göre en az 12 kişinin öldürüldüğünü gördüğünü belirten Vilk, ancak bir gencin vurulduğu anın zihninden silinmediğini söyledi.

Gazze Şeridi’nde 15 aydır devam eden savaşa karşı çıkan ve ahlaki sınırları aşan şeylere ya tanık olduklarını ya da bunları yaptıklarını ifade eden Vilk, artık görev yapmayı reddeden ve sayıları her geçe gün artan İsrailli askerler arasında yer alıyor.

İsrail hükümetinin ateşkese ulaşmaması halinde savaşmayı bırakacaklarına dair bir bildiriyi imzalayan 200 kadar İsrail askerinden oluşan bu grup henüz küçük olsa da askerler bunun bir başlangıç olduğunu söylüyor ve diğer askerlerin de aynı şeyi yapmasını istiyor.

uj78ı9o
Gazze Şeridi'nde zırhlı bir birlikte görev yapan Yotam Vilk, 15 aydır devam eden çatışmalara karşı çıkan ve sayıları giderek artan İsrailli askerlerden biri, Tel Aviv, 10 Ocak 2025 (AP)

Askerlerin görev yapmayı reddetmesi, İsrail ve Hamas’a ateşkesle ilgili görüşmelerinde çatışmalara son vermeleri için baskıların arttığı bir döneme denk gelirken hem ABD Başkanı Joe Biden hem de seçilmiş Başkan Donald Trump, Trump'ın 20 Ocak'taki yemin törenine kadar bir anlaşmaya varılması çağrısında bulundu.

Gazze'de savaşmaya devam etmeyi reddeden yedi asker AP'ye, Filistinlilerin ayrım gözetmeksizin nasıl öldürüldüğünü ve evlerinin nasıl yıkıldığını anlattı. Bazıları, kendilerine karşı hiçbir tehdit oluşturmayan evleri yakma ya da yıkma emri verildiğini ve askerlerin evleri yağmaladığını ve tahrip ettiğini gördüklerini söyledi.

İsrailli askerlere siyasetten uzak durmaları ve ordu aleyhinde nadiren konuşmaları söylenir.

İsrailliler, Hamas'ın 7 Ekim 2023 günü İsrail’e karşı gerçekleştirdiği Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşın arkasında hızla birleşti. Savaş ilerledikçe İsrail'deki bölünmeler de arttı, ancak eleştirilerin çoğu Gazze'deki eylemlerden ziyade öldürülen asker sayısının artması ve rehinelerin eve getirilememesi üzerineydi.

sdvfbgh
Max Kresch, Gazze Şeridi'nde savaşmaya devam etmeyi reddeden ve sayıları giderek artan İsrailli askerlere katılan bir yedek asker, Kudüs, 9 Ocak 2025 (AP)

AP'nin yorum talebine yanıt veren İsrail ordusu, bazı askerlerin askerlik görevini sürdürmeyi reddetmelerini kınandığını, her türlü reddetme çağrısını ciddiye aldıklarını, her vakanın ayrı ayrı incelendiğini açıkladı. Askerler, savaşmaya devam etmeyi reddettikleri için hapse girebilirler, ancak söz konusu bildirinin organizatörlerine göre bildiriyi imzalayan askerlerden hiçbiri tutuklanmadı.

Gazze'deki askerlerin tepkileri

Yotam Vilk, 2023 kasımında Gazze Şeridi'ne girdiğinde, başlangıçta güç kullanımının her iki tarafı da müzakere masasına getirebileceğini düşündüğünü, ancak savaş devam ettikçe insan hayatının değerinin azaldığını gördüğünü söyledi.

Vurulma anının zihninden silinmediğini söylediği gencin geçtiğimiz ağustos ayında öldürüldüğü gün, İsrail askerlerinin Filistinli gence bağırarak tampon bölgeye girmemesini söylediğini ve gencin ayaklarına uyarı ateşi açtıklarını, fakat gencin ilerlemeye devam ettiğini anlattı. Vilk, Gazze'nin kuzeyi ile güneyini birbirinden ayıran Netzarim Koridoru'ndaki tampon bölgeye doğru yürürken başka insanların da öldürüldüğünü sözlerine ekledi.

Vurulan kişilerin silahlı olup olmadığını tespit etmenin zor olduğunu kabul etmekle birlikte askerlerin çok hızlı hareket ettiğine inandığını ifade eden Vilk, nihayetinde tampon bölgedeki ölümlerin bir kısmından Hamas'ın sorumlu olduğunu söyledi.

Mensubu olduğu birlik tarafından gözaltına alınan bir Filistinliden bahseden Vilk, Hamas'ın İsrail ordusunun tepkisini ölçmek için Netzarim Koridoru'na girmeleri için onlara 25 dolar ödediğini öne sürdü. AP'ye konuşan bazı askerler, Gazze'de gördüklerini hazmetmelerinin biraz zaman aldığını ifade ettiler. Bazıları ise olanlar karşısında öfkelenerek hemen görevlerini bırakmaya karar verdiklerini belirttiler.

fgrthy6ju
Yuval Green, Gazze Şeridi'nde yaklaşık iki ay savaştıktan sonra ocak ayında İsrail ordusundaki yedek askerlik görevinden istifa eden bir doktor, Kudüs, 9 Ocak 2025 (AP)

Gazze'de yaklaşık iki ay savaştıktan sonra ocak ayında İsrail ordusundaki görevinden ayrılan 27 yaşındaki doktor Yuval Green, gördükleriyle yaşayamaz hale geldiğini anlattı. Askerlerin evlere saygısızlık ettiğini, duvarlara sloganlar çizmek için siyah tıbbi acil durum kalemleri kullandığını, hediyelik eşyalar için evleri yağmaladığını ve komutanının Hamas'ın kullanmasını istemediğini söyleyerek askerlere bir evi yakmalarını emrettiğini aktardı.

Askeri bir aracın içinde oturduğunu ve yanan plastik kokusuyla dumandan boğulmak üzere olduğunu ifade eden Green, evlerin yakılmasını kinci bir eylem olarak gördüğü ve zaten kaybettikleri Filistinlilerden daha fazlasını almak için bir neden görmediğini söyledi.

Askerlik görevini tamamlanmadan birliğinden ayrılan Green, İsrail'in 7 Ekim'e duyduğu öfkeyi anladığını, ancak orduda görev yapmayı reddetmesinin tüm tarafları şiddet döngüsünü kırmaya teşvik etmesini umduğunu belirtti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.