Hamaney, İran hükümetine Amerika ile "müzakere etmeme" çağrısında bulundu

İran Lideri Ali Hamaney, Tahran'da Hava Kuvvetleri subaylarıyla yaptığı toplantıda... 7 Şubat 2025 (AP)
İran Lideri Ali Hamaney, Tahran'da Hava Kuvvetleri subaylarıyla yaptığı toplantıda... 7 Şubat 2025 (AP)
TT

Hamaney, İran hükümetine Amerika ile "müzakere etmeme" çağrısında bulundu

İran Lideri Ali Hamaney, Tahran'da Hava Kuvvetleri subaylarıyla yaptığı toplantıda... 7 Şubat 2025 (AP)
İran Lideri Ali Hamaney, Tahran'da Hava Kuvvetleri subaylarıyla yaptığı toplantıda... 7 Şubat 2025 (AP)

İran Lideri Ali Hamaney bugün hükümeti ABD ile müzakere yapmamaya çağırarak bunun “akılsızca” olacağı uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Hamaney, ABD'nin daha önce İran'ın nükleer programına ilişkin 2015 tarihli uluslararası anlaşmayı “baltaladığını, ihlal ettiğini ve yırtıp attığını” belirterek, “Böyle bir hükümetle müzakere etmemelisiniz, bu akıllıca olmaz” dedi.

Resmi IRNA haber ajansı Hamaney'in toplantı sırasında söylediklerini aktardı: “Tavizler verdik, müzakereler yaptık ama istediğimiz sonuçlara ulaşamadık, karşı taraf bu anlaşmayı bozdu ve yırtıp attı.”

ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü, İran ile “barışçıl ve denetlenmiş bir nükleer anlaşma” yapılması çağrısında bulunarak, “(İran) nükleer silaha sahip olamaz” dedi. Beyaz Saray'a 20 Ocak'ta dönen Trump, salı günü Tahran'ın nükleer silah yapma kabiliyeti kazanmasını engellemek amacıyla “azami baskı” politikasını yeniden uygulamaya koyan bir kararname imzaladı.

İran nükleer programının yalnızca barışçıl amaçlar taşıdığı konusunda ısrar ediyor ve atom silahı geliştirme niyeti olduğunu reddediyor. Bu politikayı yeniden yürürlüğe koyan Washington, perşembe günü Çin'e yüz milyonlarca dolar değerinde İran petrolü satmakla suçlanan kurum ve kişilere mali yaptırım uygulayacağını açıkladı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi yaptığı açıklamada, “Yeni ABD hükümetinin İran'ın ekonomik ortaklarıyla meşru ticari faaliyetler yürütmesini engelleyerek İran ulusuna baskı yapma kararı yasadışı ve gayrimeşrudur” dedi ve bu hamlenin “haksız ve uluslararası kurallara aykırı” olduğunu belirtti.

İran'ın hava kuvvetleri komutanlarıyla bir araya gelen Hamaney, “Mesele doğru anlaşılmalı. Bu (ABD) hükümetle müzakere masasına oturursak sorunların çözüleceğini iddia etmemeliler” diyen Hamaney, ‘Amerika ile müzakere ederek hiçbir sorunun çözülmeyeceğini’ vurguladı.

İran Lideri Ali Hamaney, Tahran'da düzenlenen bir toplantıda İran Hava Kuvvetleri mensuplarına konuşma yapıyor, 7 Şubat 2025 (EPA)İran Lideri Ali Hamaney, Tahran'da düzenlenen bir toplantıda İran Hava Kuvvetleri mensuplarına konuşma yapıyor, 7 Şubat 2025 (EPA)

'Karşılıklılık'

Hamaney ABD'yi İran'a saldırması ya da tehditlerini gerçekleştirmesi halinde misilleme yapmakla tehdit etti. Hamaney şunları söyledi: “Eğer onlar bizi tehdit ederse, biz de onları tehdit ederiz. Eğer onlar sözlerini yerine getirirlerse, biz de kendi sözlerimizi yerine getiririz. Eğer onlar bizim güvenliğimize dokunurlarsa, biz de onların güvenliğine tereddüt etmeden dokunuruz.”

Trump'ın 2021'de sona eren ilk döneminde ABD, İran ile büyük güçler arasındaki nükleer anlaşmadan çekilmiş ve Trump Tahran üzerinde “maksimum baskı” politikası uygulayarak sert yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu.

Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak bilinen ve 2015 yılında varılan anlaşma, Tahran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesi karşılığında, İran'ın nükleer programına kısıtlamalar getiriyordu.

Tahran, Washington'un çekilmesinden bir yıl sonrasına kadar anlaşmaya bağlı kaldı, ancak daha sonra taahhütlerinden geri adım atmaya başladı. O zamandan beri anlaşmayı yeniden canlandırma çabaları sekteye uğradı.

Toplantı sırasında Hamaney halkın çektiği acıları kabul ederek şunları söyledi: “Elbette iç sorunlarımız var, kimse sorunların varlığını inkâr etmiyor. IRNA'ya göre Hamaney, “Halkın çoğu kesimi zorluklar ve yaşam sorunlarından muzdarip, ancak bu sorunları çözecek şey iç faktördür” dedi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.