Pezeşkiyan Trump'a meydan okudu: Baskılar İran'a diz çöktürmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün Tahran'ın merkezindeki Azadi Meydanı'nda 1979 Devrimi’nin yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törende bir konuşma yaptı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün Tahran'ın merkezindeki Azadi Meydanı'nda 1979 Devrimi’nin yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törende bir konuşma yaptı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

Pezeşkiyan Trump'a meydan okudu: Baskılar İran'a diz çöktürmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün Tahran'ın merkezindeki Azadi Meydanı'nda 1979 Devrimi’nin yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törende bir konuşma yaptı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün Tahran'ın merkezindeki Azadi Meydanı'nda 1979 Devrimi’nin yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törende bir konuşma yaptı. (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan 1979 Devrimi’nin yıldönümünde yaptığı konuşmada, ABD'ye en sert ifadelerle yüklendi. Pezeşkiyan, ülkesinin muhaliflerini İran'a diz çöktürmeye çalışmakla ve askeri bir saldırı başlatmak için İran'ın zayıf olduğu fikrini güçlendirmekle suçladı.

Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan ve petrol yaptırımlarının sıkılaştırılması da dahil olmak üzere İran'a yönelik ‘maksimum baskı’ stratejisini yeniden uygulamaya koyan memorandumun ayrıntılarını yorumladı.

Pezeşkiyan, “Kamuoyunda İran'ın zayıf olduğu ve onu vurmak için en iyi zamanın bu olduğu fikrini pekiştirmek istiyorlar... Ama hayallerini de kendileriyle beraber mezara götürecekler... İran Dini Lideri'nin liderliği ve İran halkının arenadaki varlığı sayesinde bu yanılsamalar sona erecek” ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca, ülkesinin düşmanlarını, ‘bilim adamlarını tespit etmeye ve onlara suikast düzenlemeye’ çalışmakla suçladı.

Pezeşkiyan, “Bilim adamlarımızı hedef alıyorlar, onları tespit edip öldürmek istiyorlar. Çünkü bu ülkede özgür bir insanın varlığına tahammül edemiyorlar. Ya bu beyinleri satın alıyorlar ya da onlara suikast düzenliyorlar, planları bu. Ülkemizdeki bazı zihinleri İran'ın artık kendileri için olmadığını hissettirmek için programlıyorlar ve sanki Batı sınır ötesine göç etmeleri için onlara kırmızı halı sermiş gibi gösteriyorlar” şeklinde konuştu.

Trump geçtiğimiz salı günü, Tahran'ın nükleer silah edinmesini önlemek için petrol ihracatını durma noktasına gelene kadar kesmeyi de içeren İran'a yönelik ‘maksimum baskı’ kampanyasını yeniden başlattı.

Trump söz konusu adımı ‘sert’ olarak nitelendirdi ve bu adımı atma konusunda isteksiz olduğunu söyledi. Trump, İran ile bir anlaşmaya varmaya açık olduğunu ve Pezeşkiyan ile konuşmaya istekli olduğunu ifade etti.

Pezeşkiyan, “Trump İran'la müzakere etme arzusundan bahsediyor ama aynı zamanda düşmanca kararları imzalayarak bize karşı planlarını ortaya koyuyor. Bölgeyi istikrarsızlaştıranın İran olduğunu iddia ediyor, oysa gerçek şu ki Filistin, Lübnan, Suriye, Gazze ve hatta İran'da masum insanları öldüren ve istediği her yeri bombalayan ABD'nin destek verdiği İsrail'dir” dedi.

Pezeşkiyan sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD, İran halkı arasında ayrılıkları körükleyerek onları dize getirebileceğini düşünüyor. Müzakere etmek istediklerini söylüyorlar… Peki ya bu eylemlere ne demeli? Gerilimi artırmak istemediklerini söylüyorlar ama ilaç, gıda ve su dahil tüm yolları kapatıyorlar. Amcak bilmiyor ki bu politikalar bizim için hiçbir zaman işe yaramadı… Biz onlarca yıldır bunlara alıştık.”

Pezeşkiyan, Hamas lideri İsmail Heniyye'nin temmuz sonunda Tahran'da öldürülmesini, ‘İranlıların birlik ve beraberliğinden korktukları için’ İran içinde ‘rejimin ve devrimin düşmanlarının bölünme tohumları ekme ve çatışmaları kışkırtma’ girişimi olarak nitelendirdi.

İranlılara birlik olma çağrısında bulunan Pezeşkiyan sözlerini şöyle noktaladı: “Birlik olursak tüm sorunları çözebileceğimize hiç şüphe yok. Size söz veriyorum, birlik ve beraberlik sayesinde tüm engelleri ortadan kaldırabileceğiz. Ancak düşman, bu iç birliği sağlamamızı engellemek için çok çalışıyor. Tüm planları İranlılar arasında bölünmeler yaratarak kötü niyetli hedeflerine ulaşmak için durumu istismar etmeye yöneliktir, ancak İran Dini Lideri’nin rehberliği sayesinde bunu yapmalarına izin vermeyeceğiz. Liderimiz güçlü bir şekilde ilerleyeceğimizi ve komşularımızla karşılıklı saygıya dayalı kardeşçe ilişkiler kurmak için çalışacağımızı kanıtlamıştır.”



Devrim Muhafızları, İran'daki enerji santrallerinin hedef alınması halinde misilleme yapma tehdidinde bulundu

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
TT

Devrim Muhafızları, İran'daki enerji santrallerinin hedef alınması halinde misilleme yapma tehdidinde bulundu

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)

İran Devrim Muhafızları bugün yaptığı açıklamada, elektrik sektörünü hedef alan herhangi bir saldırıya, İsrail'deki elektrik santrallerinin yanı sıra bölge ülkelerinde bulunan ABD üslerine elektrik sağlayan santralleri de hedef alarak karşılık vereceğini belirtti.

Açıklama, Körfez ülkelerine içme suyu sağlama açısından hayati önem taşıyan bölgedeki tuz arıtma tesislerine yönelik önceki tehditlerden geri adım atmış gibi görünüyor. Devlet medyası tarafından yayınlanan açıklamada, "Yalancı ABD Başkanı, Devrim Muhafızlarının tuz arıtma tesislerine saldırmayı ve bölge halkına zarar vermeyi planladığını iddia etti" denildi.

ABD Başkanı Donald Trump cumartesi günü, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde tüm gemi trafiğine tamamen açmaması halinde, İran'ın enerji santrallerini hedef alacağı tehdidinde bulundu. Devrim Muhafızları ise şu yanıtı verdi: "Herhangi bir tehdide aynı caydırıcılık seviyesiyle karşılık vermeye kararlıyız... Eğer elektrik şebekemizi bombalarsanız, biz de elektrik şebekemizi bombalayacağız."


Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma enerji santrallerini tehdit ediyor

Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
TT

Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma enerji santrallerini tehdit ediyor

Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için verdiği sürenin sona ermek üzere olmasıyla birlikte, Hürmüz Boğazı ve enerji santralleri çevresinde çatışma riski artarken İran, elektrik tesisleri ve hayati altyapı tesislerine bir saldırı olması halinde anında misilleme yapacağı uyarısında bulundu. Bu gerginlik, İsrail'in güneyindeki Dimona’daki reaktörün çevresinin hedef alındığı sarsıntıyla aynı zamana denk gelirken enerji ve nükleer dosyalarını çatışmanın ön saflarına taşıdı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı bir paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde tamamen açılmaması halinde ABD'nin İran'daki elektrik santrallerini ‘en büyüğünden başlayarak’ vurup yok edeceği tehdidinde bulundu. Buna karşın İranlı yetkililer, boğazın tamamen kapatılmadığını, ancak ‘akıllı kontrol’ altına alındığını ve İran’daki enerji tesislerine yönelik herhangi bir saldırının, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatılması ve bölgedeki ABD ve İsrail ile bağlantılı enerji, elektrik ve hayati altyapı tesislerinin hedef alınması gibi cezai önlemlerle karşılanacağını açıkladılar.

Tahran, Birleşmiş Milletlere (BM) gönderdiği mektuplarda nükleer tesislerin ve sivil altyapının hedef alınmaması konusunda uyararak, saldırıları durdurmak için uluslararası bir harekete geçilmesini talep etti. Bu uyarıların ardından İran’ın cumartesi akşamı Dimona ve Arad’a yönelik saldırıları, bölgenin hassasiyeti ve Dimona Nükleer Tesisi’nin varlığı nedeniyle İsrail’de büyük yankı uyandırdı.

Basında yer alan haberlere göre onlarcası Arad ve Dimona'dan olmak üzere saldırılarda 140'tan fazla kişi yaralandı. İsrail yetkilileri binalarda geniş çaplı hasar ve yangınların çıktığını bildirdi. Saldırılar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ordu komutanlarını bölgeye gitmeye sevk etti.

Öte yandan İran'a düzenlenen saldırıların kapsamı genişleyerek Tahran ve çevresini de kapsadı. ABD’li ve İsrailli kaynaklar, İran’da askeri üslerin ve füze tesislerinin hedef alındığını bildirdi.


Moskova, savaşın dördüncü haftasında "daha da kötü bir bozulma" bekliyor

Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
TT

Moskova, savaşın dördüncü haftasında "daha da kötü bir bozulma" bekliyor

Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)

İran savaşının dördüncü haftasında Kremlin'in bakış açısı son derece karamsar görünüyordu. Moskova'nın çatışmanın gidişatını etkileme şansının ve bunun kilit ortaklarından biri üzerindeki potansiyel sonuçlarının azaldığına dair artan inançla birlikte, Kremlin'in seçenekleri, devam eden çatışmaya daha fazla karışmaktan kaçınmak ve yakın çevredeki etkilerini izlemekle sınırlı görünüyordu.

Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitry Peskov, "Ortadoğu'daki durumun nasıl gelişeceğini aklı başında hiç kimse tahmin edemez, ancak işlerin kötüye gittiği açık" değerlendirmesinde bulundu.

Karamsar beklentilere rağmen, Moskova hâlâ Tahran'ın şu ana kadar çok güçlü ilk darbeyi savuşturmayı başardığına ve savaşı, Washington ve Tel Aviv kamplarındaki olası iç gelişmelere güvenerek, saldırganların enerjilerini tüketen bir çatışmaya dönüştürdüğüne inanıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, savaşı sona erdirmek için hızlı bir arabuluculuk önererek, müzakere pozisyonunu güçlendirmeye çalışmıştı. Ancak bu teklif, İran'ın yeteneklerini zayıflatmak için askeri seçenekte ısrar eden Tel Aviv'de veya Washington'da pek ilgi görmedi.