Kanada, Trump'a verilen sözün yerine getirilmesi amacıyla fentanil ile mücadeleden sorumlu bir yetkiliyi atadı

Kanada hükümeti tarafından ülkenin uyuşturucu fentanil ile mücadelesini yürütmek üzere atanan Kevin Brosseau (Reuters)
Kanada hükümeti tarafından ülkenin uyuşturucu fentanil ile mücadelesini yürütmek üzere atanan Kevin Brosseau (Reuters)
TT

Kanada, Trump'a verilen sözün yerine getirilmesi amacıyla fentanil ile mücadeleden sorumlu bir yetkiliyi atadı

Kanada hükümeti tarafından ülkenin uyuşturucu fentanil ile mücadelesini yürütmek üzere atanan Kevin Brosseau (Reuters)
Kanada hükümeti tarafından ülkenin uyuşturucu fentanil ile mücadelesini yürütmek üzere atanan Kevin Brosseau (Reuters)

Kanada hükümeti dün yaptığı açıklamada, ülkenin fentanil uyuşturucusuyla mücadelesini yürütmek üzere bir istihbarat yetkilisi atadığını duyurdu. Kanada böylece kuzey komşusu da dahil olmak üzere birçok ülkeye karşı ticaret savaşı yürüten ABD Başkanı Donald Trump'a verdiği sözü yerine getirdi.

Trump, Ottawa'nın yasadışı göç ve fentanil kaçakçılığıyla mücadelesini güçlendirmemesi halinde, Kanada'dan yapılan tüm ithalata gümrük vergisi uygulamakla tehdit etmişti. Kanada Başbakanı Justin Trudeau dün yaptığı açıklamada, “bugün Kevin Brousseau'nun Fentanil Terörüyle Mücadele Sorumlusu olarak atanmasının, Kanada'nın ABD ile ortaklaşa fentanil ticaretini tespit etme, bozma ve ortadan kaldırma çabalarını hızlandıracağını” söyledi.

Eski bir üst düzey polis memuru olan Brousseau, kısa süre önce Trudeau'nun ulusal güvenlik ve istihbarat danışmanı olarak atandı. Bu atama, Ottawa'nın insan ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede sınırlarını ve ABD ile iş birliğini güçlendirmek için son zamanlarda aldığı bir dizi önlemin devamı.

Ottawa, iki ülke arasındaki yaklaşık 9 bin kilometrelik sınır boyunca “yeni helikopterler, yeni teknolojiler ve daha fazla personel” konuşlandırmak için 1.3 milyar C$ (yaklaşık 878 milyon Euro) tutarında bir plan uygulama sözü verdi. Şarku’l Avsat’ın ABD resmi rakamlarından aktardığına göre geçen yıl ABD'de ele geçirilen fentanilin yüzde birinden daha azı Kanada kaynaklı.



Trump: Gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri NATO ülkelerini desteklemeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: Gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri NATO ülkelerini desteklemeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için askeri destek göndermeyi reddetmelerinden duyduğu hoşnutsuzluğu bir kez daha dile getirerek, Washington'un talep edilmesi halinde onlara yardım etmeyebileceğini söyledi.

Miami'de düzenlenen bir ekonomi etkinliğinde konuşan Trump, “Onlar orada değillerdi. NATO'yu korumak için yılda yüz milyarlarca dolar harcıyoruz ve her zaman onların yanında olurduk, ancak şimdi, yaptıkları eylemlere bakılırsa, bence buna mecbur değiliz, değil mi?” ifadelerini kullandı.

Şöyle devam etti: “Onlar bizim için orada değillerse, biz neden onlar için oradayız?”


Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor
TT

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

İsrail bugün, İran'la savaşın başlamasından bu yana ilk kez Yemen'den fırlatılan bir füze tespit ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin “İran rejiminin oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırdığını” ve “Tahran'ın askeri ve nükleer kapasitesinin büyük bir kısmını imha ettiğini” vurguladı.

Trump, saldırıların ardından Tahran'ın “müzakere için çaba sarf etmeye ve yalvarmaya başladığını” da ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ABD'nin askeri operasyonların aylar değil, haftalar içinde sona ermesini beklediğini söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırı düzenlemesinden bir ay sonra, çatışma bütün Ortadoğu'ya yayıldı. Bu durum binlerce kişinin ölümüne yol açtı ve enerji tedarikinde şimdiye kadarki en büyük aksaklığa neden oldu. Bu, küresel ekonomiyi etkileyerek, enflasyon endişelerini artırdı.


Witkoff: İran'ın diplomatik bir fırsatı var, Washington baskıyı siyasi bir çözümle dengelemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
TT

Witkoff: İran'ın diplomatik bir fırsatı var, Washington baskıyı siyasi bir çözümle dengelemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Wittkoff, ülkesinin İran meselesine "bir yandan baskı ve güç, diğer yandan diplomatik çözümlere açıklık" yaklaşımını benimsediğini belirterek, Washington'ın "gerilimi tırmandırmak değil, bölgenin ve dünyanın istikrarını garanti altına alacak bir çözüm aradığını" kaydetti.

Witkoff, ABD yönetiminin "İranlılarla müzakere sürecini uzatmaya açık olduğunu" belirterek, "bu müzakerelerin niteliğine ilişkin tanımlar farklı olsa da bir şekilde temasların devam ettiğini" kaydetti. "İletişimin olduğunu biliyoruz ve bu hafta görüşmelerin gerçekleşmesini bekliyoruz, bunu olumlu bir işaret olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Miami'deki Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde, Başkan Trump'ın "güç yoluyla barış ilkesine inandığını" belirten Witkoff, "tarafları müzakere masasına getirmek için baskının gerekli olduğunu" belirtti. ABD'nin "bölgede güçlü bir askeri varlığı olduğunu, ancak aynı zamanda herkesin çıkarlarına hizmet eden diplomatik bir çözüme ulaşmaya hazır olduğunu" ifade etti.

Witkoff, asıl zorluğun İran nükleer programında yattığını vurgulayarak, ülkesinin "Ortadoğu'da başka bir Kuzey Kore'nin varlığını kabul edemeyeceğini" belirtti ve Tahran'ın askeri nükleer yeteneklere sahip olmasıyla ilgili endişelere değindi. İran'ın "herhangi bir anlaşma kapsamında ele alınması gereken önemli miktarda zenginleştirilmiş maddeye sahip olduğunu" söyledi.

Bu bağlamda, Washington'ın İranlılara 15 maddelik bir anlaşma sunduğunu, hızlı bir yanıt umduğunu ve herhangi bir çözümün sıkı izleme içermesi ve zenginleştirilmiş madde stokunu ele alması gerektiğini belirtti.

Witkoff, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran halkını hedef almadığını, aksine uluslararası toplum içinde müreffeh ve bütünleşmiş bir İran aradığını vurguladı. Bununla birlikte, istikrarsızlığa katkıda bulunan devlet dışı silahlı gruplara verilen desteğin durdurulmasının gerekliliğinin altını çizdi.

Steve Witkoff, bir anlaşmaya varılmasının "bölgede daha geniş kazanımlara, normalleşme ve istikrarın artırılması fırsatlarına" kapı açabileceğini belirterek, "Ortadoğu, bölgesel ilişkileri yeniden şekillendirebilecek kritik bir dönüm noktasında bulunuyor" dedi.

Witkoff ayrıca Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman hakkında da konuştu. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre "Halkının yaşam kalitesini iyileştirmeye ve gelecek için daha geniş ufuklar açmaya dayalı iddialı bir vizyona öncülük ettiğini" söyledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin "dönüşüm ve kalkınma için çabalayan genç liderliğin bir modelini temsil ettiğini ve dünya liderleri arasında daha müreffeh ve istikrarlı ekonomiler inşa etme yönündeki daha geniş bir eğilimi yansıttığını" kaydetti.

Uluslararası rol hakkında konuşan Witkoff, "Dünya her zamankinden daha fazla birbirine bağlı hale geldi ve akıllı sermaye kararların şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor" diyerek, "özellikle bölgedeki siyasi ve ekonomik liderlerin bu dönüşümleri yönlendirmede çok önemli bir unsur olduğunu" ifade etti.

Washington'ın müttefikleriyle ilişkilerine değinen Witkoff, "iddialı kalkınma vizyonları benimseyen" liderleri övdü ve Trump'ın "sadece Amerika Birleşik Devletleri içinde değil, uluslararası ittifaklar çerçevesinde de büyümeyi ve iş dünyasını destekleyen politikalara odaklandığını" vurguladı.

Witkoff, ABD başkanının yaklaşımına olan güvenini dile getirerek, Trump'ın "güçlü kararlar alan ve ekonomik hesaplamaları siyasi değerlendirmelerle dengeleyen bir lider" olduğunu söyleyerek, "Olumlu sonuçlar elde etme olasılığına büyük inancımız var, çünkü nihai hedef daha istikrarlı ve müreffeh bir dünyaya ulaşmaktır" ifadesini kullandı.