Rubio, İsrail'e 'Hamas'ı ortadan kaldırma' çağrısında bulundu

Witkoff, Gazze anlaşmasının “ikinci aşamasını” müjdeliyor

Batı Şeria'nın Nablus kentinde Filistinliler ile işgal askerleri arasında dün yaşanan çatışmadan (DPA)
Batı Şeria'nın Nablus kentinde Filistinliler ile işgal askerleri arasında dün yaşanan çatışmadan (DPA)
TT

Rubio, İsrail'e 'Hamas'ı ortadan kaldırma' çağrısında bulundu

Batı Şeria'nın Nablus kentinde Filistinliler ile işgal askerleri arasında dün yaşanan çatışmadan (DPA)
Batı Şeria'nın Nablus kentinde Filistinliler ile işgal askerleri arasında dün yaşanan çatışmadan (DPA)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün ilk olarak İsrail'den başlayan bölge ziyaretinde, Hamas'ın Filistin Gazze Şeridi'ndeki siyasi ve askeri kabiliyetlerinin ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.

Rubio'nun açıklaması, İbrani devleti ile Hamas arasındaki altıncı esir takasının ardından Kudüs'te kendisiyle görüştüğü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile aynı doğrultudaydı.

Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Netanyahu, ABD Dışişleri Bakanı ile Gazze konusunda “ortak bir strateji” üzerinde görüştüklerini söyledi. “Ortak bir stratejimiz var ve bu stratejinin ayrıntılarını her zaman kamuoyuyla paylaşamıyoruz (...) [Hamas'ın] askeri kapasitesini ve Gazze'deki siyasi yönetimini ortadan kaldıracağız” ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı, Hamas'ın “ortadan kaldırılması” gerektiğini vurguladı: “(Hamas) askeri bir güç ya da bir hükümet olmaya devam edemez... Ortadan kaldırılmalıdır” ded,.

ABD'nin Ortadoğu temsilcisi Steve Witkoff dün yaptığı açıklamada, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin görüşmelerin bu hafta “belirlenecek bir yerde” yeniden başlayacağını duyurdu.



Trump’ın Gazze’yi “devralma” planı, Çin’in Tayvan politikasını nasıl etkiler?

Çin, geçen yıl mayıs ve ekimde, Tayvan'ın etrafında kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti (AFP)
Çin, geçen yıl mayıs ve ekimde, Tayvan'ın etrafında kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti (AFP)
TT

Trump’ın Gazze’yi “devralma” planı, Çin’in Tayvan politikasını nasıl etkiler?

Çin, geçen yıl mayıs ve ekimde, Tayvan'ın etrafında kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti (AFP)
Çin, geçen yıl mayıs ve ekimde, Tayvan'ın etrafında kapsamlı askeri tatbikatlar düzenlemişti (AFP)

Amerikan gazetesi Washington Post (WP), ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze, Grönland ve Kanada’yla ilgili tartışma yaratan açıklamalarının, Tayvan meselesine olası yansımalarını inceledi. 

Trump, Grönland'ı ABD toprağına katmak istediğini söylemiş, bunun için askeri yöntemlere başvurma tehdidinde bulunmuştu. Kanada’yı ABD’nin “51. Eyaleti” haline getirme planı da eleştirilmişti.

Bunlara ek olarak Cumhuriyetçi lider, ABD’nin Gazze Şeridi’ni “devralacağını” ve İsrail bombardımanlarıyla harabeye dönen bölgeyi “Ortadoğu’nun Rivierası’na” dönüştüreceğini söylemesiyle uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmişti. 

WP’nin analizinde Trump’ın “emlakçı” yaklaşımının, Çin lideri Şi Cinping’in Tayvan’la “birleşme” planlarında daha agresif davranmasına yol açabileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nden Ryan Hass şu yorumları paylaşıyor: 

Trump'ın söylemi, Tayvan'da Çin'in ekmeğine yağ sürüyor. Trump'ın, toprak sınırlarının güç ve zor kullanma yoluyla belirlenmemesi gerektiği ilkesini hiçe sayan her açıklaması, Pekin'deki propagandacılar tarafından muhtemelen heyecanla karşılanıyor.

Analizde, Çin’in son üç yıldır Tayvan etrafındaki askeri tatbikatlarını artırdığına dikkat çekilirken, Şi’nin de Trump’la benzer söylemleri kullanarak adayı işgal etmeye çalışabileceği ileri sürülüyor. 

Cumhuriyetçi lider, Tayvan’ın ABD’deki yarı iletken çip sektörünü sekteye uğrattığını, üretimin Amerikan firmaları tarafından yürütülmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Ayrıca Tayvan’ın kendi savunması için yeterli yatırımı yapmadığını iddia etmişti.

Diğer yandan Dışişleri Bakanı olarak atadığı Marco Rubio ve Ulusal Güvenlik Danışmanı görevine getirdiği Mike Waltz, Çin karşıtı tutumlarıyla tanınıyor. Rubio, Çinli mevkidaşı Wang Yi’yle ocakta telefon görüşmesi yapmış ve Pekin’in Tayvan’a yönelik “zorlayıcı eylemlerinden” endişe duyduklarını iletmişti.

Bunların yanı sıra Trump’ın ek ithalat vergileri de Çin-ABD hattında yeni bir ticaret savaşının sinyallerini veriyor. Öte yandan analizde, Trump ve Şi’nin uzun vadede ticari ilişkileri koparmak yerine geliştirmek isteyeceğine de işaret ediliyor. Böyle bir durumda Trump’ın Tayvan’ı “pazarlık kozu” olarak kullanabileceği yorumu yapılıyor. 

Çin - Tayvan gerginliği

II. Dünya Savaşı sonrasında Çin'de Milliyetçi Parti ve Komünist Parti arasındaki iç savaş Komünist Parti'nin zaferiyle sonuçlanmıştı. Mağlubiyetin ardından Milliyetçi Parti liderleri Tayvan'a sığınmıştı.

Soğuk Savaş nedeniyle Batı'yla ilişkilerini koparan Çin'i 1970'lerin başına kadar Birleşmiş Milletler'de (BM) Tayvan ya da resmi adıyla Çin Cumhuriyeti temsil ediyordu.

BM'nin 1971'de aldığı Çin Halk Cumhuriyeti'ni tanıma kararı gerginliği yeni bir boyuta taşımıştı. Kararın ardından Tayvan, BM'den çıkarılmıştı.

Pekin yönetimi, "tek Çin" ilkesini benimseyerek Tayvan'ın kendi topraklarının parçası olduğunu savunuyor. Buna göre Çin, boğaz ve çevresindeki askeri varlığının yanı sıra Tayvan'ın ülkelerle diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.

Tayvan ise o günden bu yana bağımsızlık arayışını farklı biçimlerde sürdürüyor.

Independent Türkçe, Washington Post, BBC