Trump'ın İsrail'e gönderdiği MK-84 bombaları hakkında ne biliyoruz?

ABD'nin İsrail'e bomba sevkiyatından (CNN)
ABD'nin İsrail'e bomba sevkiyatından (CNN)
TT

Trump'ın İsrail'e gönderdiği MK-84 bombaları hakkında ne biliyoruz?

ABD'nin İsrail'e bomba sevkiyatından (CNN)
ABD'nin İsrail'e bomba sevkiyatından (CNN)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Yahudi devletine yaptığı ilk ziyarete denk gelen gecede İsrail'e ağır bomba sevkiyatı yapıldı.

İsrail Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Başkan Donald Trump yönetiminin geçtiğimiz günlerde gönderilmesini emrettiği MK-84 bombalarına atıfta bulunularak, “Ağır hava bombaları sevkiyatı teslim alındı” denildi.

Trump yönetimi şubat ayında, Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı yürüttüğü savaşta ABD silahlarını kullanan İsrail'e 7,4 milyar dolar değerinde bomba, füze ve ekipman satışını onayladı.

Gazze Şeridi'ndeki savaşta aralarında çok sayıda sivilin de bulunduğu on binlerce kişinin hayatını kaybetmesi üzerine eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimi İsrail'e ağır bombaların sevkiyatını durdurmuş, ancak Trump göreve geldikten sonra yeni bir anlaşmayı onaylamıştı.

MK-84 bombaları hakkında ne biliyoruz?

Şarku’l Avsat’ın savunma sitesi defensenews’ten aktardığına göre MK-84, ABD ordusunun MK-80 serisi bombalarının bir parçası olan yüksek patlayıcılı bir uçak bombasıdır ve yaklaşık 907 kg ağırlığıyla bu serinin en büyük ve en ağırıdır.

Bomba çeşitli savaş senaryoları ve askeri operasyonlar için tasarlanmıştır; düşman altyapısını, sığınaklarını ve diğer hedefleri yok etmek için önemli bir patlayıcı güç sağlar. Bomba, savaş uçakları ya da bombardıman uçakları tarafından taşınır.

MK-84’ün içinde 429 kg patlayıcı madde bulunur. Birleşmiş Milletler (BM), bombanın patlamasından kaynaklanan basıncın akciğerleri parçalayabileceğini, sinüslere zarar verebileceğini ve patlama alanından onlarca metre uzaktaki insanların uzuvlarını koparabileceğini söylüyor.

Yaklaşık 3,84 metre uzunluğa ve 457 mm gövde çapına sahip olan MK-84, dayanıklılık sağlayan ve patlayıcı gücünü arttıran çelik bir gövdeye sahip. Bombanın ana etkileri arasında yüksek düzeyde yıkım ve patlama hasarı yer alır; yıkım yarıçapı 365 metrelik ölümcül bir mesafeye kadar uzanır.

Etki açısından bomba, 15 inç (381 mm) metal veya 11 feet (3,4 metre) betonarme delme kapasitesine sahiptir, bu da onu sığınakları ve güçlendirilmiş askeri tesisleri yok etmek için etkili bir silah haline getirir.

Gazze ve Lübnan savaşı

İsrail, 13 Temmuz 2024 tarihinde Han Yunus kamplarında yerinden edilmiş insanların çadırlarını bombalamak için MK-84 bombalarını kullandı ve onlarca Filistinlinin hayatına mal olan bir katliam gerçekleştirdi.

Geçtiğimiz ekim ayında PLOS Global Public Health dergisinde yayınlanan bir araştırma, İsrail ordusunun Gazze savaşının ilk haftalarında Gazze Şeridi'ndeki tüm hastanelere çok yakın bölgelere 907 kiloluk bombalar attığını ortaya koydu.

İsrail bu bombayı Lübnan'da Hizbullah'a karşı yürüttüğü savaşta da kullandı. ABD'li yetkililer, İsrail'in 27 Eylül 2024 tarihinde Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ı öldürmek için bu bombayı kullandığını açıkladı.



İranlı reformist lider Mir-Hüseyin Musevi siyasi değişim istedi

Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
TT

İranlı reformist lider Mir-Hüseyin Musevi siyasi değişim istedi

Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.

2011'den beri ev hapsinde bulunan İranlı reformcu lider Mir Hüseyin Musevi, İslam Cumhuriyeti'ndeki mevcut yetkililere iktidardan çekilmeleri çağrısında bulunarak, son protestoların yaygın bir şekilde bastırılmasını "büyük bir suç" ve İran tarihinin "kara bir sayfası" olarak nitelendirdi. Musevi, kapsamlı bir anayasa referandumu yoluyla ve herhangi bir yabancı müdahale olmaksızın siyasi değişim talep etti.

Musevi, resmi internet sitesinde yayınladığı sert açıklamada, “İran milletinin uzun tarihine karanlık bir sayfa daha eklendi” diyerek, “yaşananların boyutları her geçen gün daha da korkunç hale geliyor” ve yaşananları “halkımıza karşı bir ihanet ve büyük bir suç” olarak nitelendirdi. “Evler yas içinde, sokaklar yas içinde, şehirler ve köyler yas içinde” diyen Musevi, yaşananların “on yıllarca, hatta yüzyıllarca hatırlanacak bir felaket” olduğunu ifade etti.

Musevi, İranlı yetkililere hitaben, “İnsanlar bu rejimi istemediklerini ve yalanlarınıza inanmadıklarını hangi dilde söyleyecekler? Yeter artık. Oyun bitti” dedi. Rejimi politikalarıyla “yabancı müdahaleye zemin hazırlamakla” suçlayan Musevi, sözlerine şöyle devam etti: “Siz halka sadık olanları ezerken ve insan haklarını savunmak için en ufak bir doğru sözü bile engellerken, yabancı müdahaleye kırmızı halı seriyordunuz.”

Mousevi, yetkililerin "ülkenin krizlerinin hiçbirine çözüm bulamadığını" vurgulayarak, "halkın talepleri karşılanana kadar tekrar protesto etmekten başka seçeneği olmadığını" belirtti. "8 ve 9 Ocak trajedisini tekrarlayamazsınız," diyen Musevi, "ordu ve güvenlik güçlerinin er ya da geç, belki de daha da erken, baskı yükünü taşımaya devam etmeyi reddedeceğini" öngördü.

Musevi, silahlı ve güvenlik güçlerine “silahlarını bırakmaları” ve “iktidardan çekilmeleri” çağrısında bulunarak şunları söyledi: “Silahlarınızı bırakın ve iktidardan çekilin ki, milletin kendisi bu ülkeyi özgürlüğe ve refaha doğru yönlendirebilsin.”

Krizden çıkış yolu konusunda Musevi, üç ilkeye dayalı olarak tüm siyasi yönelimleri kapsayan geniş bir ulusal cephe oluşturarak anayasa konusunda referandum yapılmasını önerdi: yabancı güçlerin müdahale etmemesi, iç baskının reddedilmesi ve barışçıl demokratik geçiş. Kalıcı barış ve güvenliğin sağlanmasının ve ülkenin iktidardaki baskının kötülüklerinden kurtarılmasının ancak halkın iradesiyle ve herhangi bir yabancı müdahale olmaksızın mümkün olabileceğini vurguladı.

Musevi, açıklamasını "özgür ve müreffeh bir İran" için dua ederek sonlandırdı ve "özellikle yükselen yeni nesli için İran'ın şan ve esenliği" umudunu dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Musevi, Humeyni'nin ölümünden sonra Yüksek Lider olan Ali Hamaney'in başkanlığı döneminde 1981'den 1989'a kadar başbakanlık yaptı.

Musevi, aday olduğu 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yaşanan protesto hareketinde önemli bir rol oynadı. Daha sonra eşi Zehra Rahneverd ile birlikte ev hapsine alındı; bu karar, yaygın insan hakları eleştirilerine konu olmaya devam ediyor.

İnsan hakları örgütleri, bu protestolar sırasında binlerce kişinin öldürüldüğünü doğruladı, ancak toplam sayının on binlerce kişiye ulaşmış olabileceği ihtimalini de göz ardı etmiyorlar.


Trump’tan Küba'ya petrol satan herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulama tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump’tan Küba'ya petrol satan herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulama tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Küba'ya petrol satan veya tedarik eden ülkelerden gelen mallara gümrük vergisi getiren bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Bu grlişme Meksika üzerindeki baskıyı daha da artırdı.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum bu hafta hükümetinin Küba'ya petrol sevkiyatını en azından geçici olarak durdurduğunu söyledi, ancak bunun ABD'nin baskısı altında alınmamış "egemen bir karar" olduğunu vurguladı.

Trump, Meksika'yı Küba hükümetinden uzaklaştırmaya ve halihazırda ABD'nin sert ekonomik yaptırımlarına maruz kalan adayı giderek daha fazla izole etmeye zorlamak için çalışıyor.

Öte yandan, ABD Başkanı, Jerome Powell'ın yerine geçecek Federal Rezerv Başkanı adayını bugün açıklayacağını söyledi.

Trump, Kennedy Merkezi'nde yaptığı açıklamada, "Federal Rezerv Başkanını cuma sabahı açıklayacağım" dedi.


İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor... ABD alarma geçti

Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
TT

İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor... ABD alarma geçti

Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)

İran ile Batı arasında hem askeri hem de diplomatik cephelerde gerilim tırmanırken, Tahran dün ABD'nin askeri hazırlığının artmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit etti. Avrupa Birliği ise İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nu terör örgütü olarak ilan etti.

İran ordusu dün, Hürmüz Boğazı'nda canlı atış tatbikatları yapılacağı yönündeki NOTAM’la eş zamanlı olarak, savaş cephaneliğine 1000 stratejik insansız hava aracı (İHA) eklediğini duyurdu. Keyhan gazetesi, boğazın kapatılması olasılığını gündeme getirerek, böyle bir adımın "yasal bir hak" olduğunu savundu.

Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusundaki kararını beklerken, muhrip gemileri ve bir uçak gemisi de dahil olmak üzere ek takviye birlikleri konuşlandırdı.

Brüksel'de, AB dışişleri bakanları İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun terör örgütleri listesine alınmasını onayladı.

Tahran, Arakçi'nin Ankara ziyaretinin arifesinde, bölgedeki gerilimleri azaltmak amacıyla bölgedeki ülkelerle temaslarını yoğunlaştırdı.