Nice'te 3 kişiyi öldüren Tunusluya müebbet hapis

Kasım 2015'te Paris saldırıları sonrasındaki güvenlik önlemleri (Dolaşımda - Arşiv)
Kasım 2015'te Paris saldırıları sonrasındaki güvenlik önlemleri (Dolaşımda - Arşiv)
TT

Nice'te 3 kişiyi öldüren Tunusluya müebbet hapis

Kasım 2015'te Paris saldırıları sonrasındaki güvenlik önlemleri (Dolaşımda - Arşiv)
Kasım 2015'te Paris saldırıları sonrasındaki güvenlik önlemleri (Dolaşımda - Arşiv)

25 yaşındaki Tunuslu Brahim Aouissaoui, 2020 yılında Fransa'nın güneydoğusundaki Nice kentinde bulunan Notre Dame Katedrali'nde üç kişiyi öldürmek suçundan, Fransız yasalarına göre en ağır ceza olan, şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Yargı bu cezayı nadiren veriyor. Terör davalarında bu karar, 13 Kasım 2015'te Paris'te 130 kişinin ölümüne yol açan saldırılar nedeniyle Fransız Salah Abdeslam'a karşı verilmişti.

Paris savcıları Aouissaoui için “şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapis” cezası istemişti.

Terörle mücadele savcıları, Brahim Aouissaoui'nin “totaliter ve barbar fanatizmine hapsolmuş” “kesin tehlike arz ettiğine” dikkat çekti.

Bir savcı sanığa “cihatçı ideolojinin peşini bırakmadığını” hatırlattığında, 25 yaşındaki Tunuslu Arapça olarak “Bu terörizm değil” diye bağırdı. Aouissaoui'yi avukatı sert bir şekilde azarladı ve susmasını söyledi.

Savcılar Aouissaoui'nin 60 yaşındaki Nadine Vincent'ın boğazını mutfak bıçağıyla keserek, 44 yaşındaki Fransız-Brezilyalı Simone Barreto Silva'yı 24 kez bıçaklayarak ve iki kız çocuğu babası 55 yaşındaki rahip Vincent Lukis'in boğazını keserek “eşi benzeri görülmemiş bir vahşet” sergilediğini söyledi.

Bir savcı, “gereken cezanın eylemin vahşetiyle orantılı olması gerektiğini” belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Aouissaoui hafıza kaybını gerekçe göstererek gerçekleri inkâr ettikten sonra, saldırıyı kabul etti.



Amerikan’ın beş eski savunma bakanı, üst düzey askeri personelin görevden alınması konusunda Kongre'ye müdahale çağrısında bulundu

 ABD Ordusu'ndaki görevden almalar tamamen partizan nedenlerle mi yapılıyor? (Arşiv)
 ABD Ordusu'ndaki görevden almalar tamamen partizan nedenlerle mi yapılıyor? (Arşiv)
TT

Amerikan’ın beş eski savunma bakanı, üst düzey askeri personelin görevden alınması konusunda Kongre'ye müdahale çağrısında bulundu

 ABD Ordusu'ndaki görevden almalar tamamen partizan nedenlerle mi yapılıyor? (Arşiv)
 ABD Ordusu'ndaki görevden almalar tamamen partizan nedenlerle mi yapılıyor? (Arşiv)

Associated Press (AP) tarafından ele geçirilen bir mektuba göre, ABD'nin beş eski savunma bakanı Kongre'yi Başkan Donald Trump'ın Genelkurmay Başkanı ve diğer üst düzey askeri liderleri görevden almasıyla ilgili acil oturumlar düzenlemeye çağırdı.

Son otuz yılda Cumhuriyetçi ve Demokrat yönetimleri temsil eden beş kişi, görevden almaların rahatsız edici olduğunu ve “yönetimin orduyu siyasallaştırma arzusu hakkında rahatsız edici sorular” ortaya çıkardığını ve başkanın yetkisi üzerindeki yasal sınırları kaldırdığını belirtti. Geçen hafta sonunda Trump, Hava Kuvvetleri Generali C.Q. Brown Jr'ı Genelkurmay Başkanlığı görevinden aldı. Bunu Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Deniz Operasyonları Başkanı Amiral Lisa Franchitti'yi, Hava Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcısı General Jim Slife ve askeri hizmetler genel hukuk danışmanlarını görevden alması izledi.

William Perry, Leon Panetta, Chuck Hagel, Jim Mattis ve Lloyd Austin tarafından imzalanan mektupta, görevden almalar için gerçek bir gerekçe olmadığı, çünkü subayların çoğunun Trump tarafından daha önceki pozisyonlara aday gösterildiği belirtildi. Mektupta bu subayların operasyonel ve muharebe deneyimi de dahil olmak üzere örnek bir kariyere sahip oldukları ifade edildi.

“Birçok asker de dahil olmak üzere birçok Amerikalı gibi biz de bu liderlerin tamamen partizan nedenlerle görevden alındıkları sonucuna vardık” denilen mektupta, ‘Kongre üyelerinden bize bir iyilik yapmalarını istemiyoruz; onlardan işlerini yapmalarını istiyoruz’ ifadelerine yer verildi.