Rapor: Türkiye, Ukrayna ile Rusya arasındaki barış görüşmelerine ev sahipliği yapmayı bir kez daha teklif edecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukraynalı mevkidaşı Vladimir Zelenskiy (Arşiv - Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukraynalı mevkidaşı Vladimir Zelenskiy (Arşiv - Reuters)
TT

Rapor: Türkiye, Ukrayna ile Rusya arasındaki barış görüşmelerine ev sahipliği yapmayı bir kez daha teklif edecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukraynalı mevkidaşı Vladimir Zelenskiy (Arşiv - Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukraynalı mevkidaşı Vladimir Zelenskiy (Arşiv - Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre bir Türk diplomatik kaynak, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yarın Londra'da yapılacak Avrupalı liderler toplantısında Ankara'nın Ukrayna ile Rusya arasındaki barış görüşmelerine ev sahipliği yapmasını teklif edeceğini açıkladı.

NATO üyesi Türkiye, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinden aylar sonra iki taraf arasındaki ilk görüşmelere ev sahipliği yaptı ve bu görüşmeler Karadeniz'de tahıl ihracatının güvenli geçişine yönelik bir anlaşmanın imzalanmasına yardımcı oldu. Ankara gelecekteki barış görüşmelerinin her iki ülkeyi de kapsaması gerektiğini söylüyor.

Geçen yıldan bu yana ateşkes anlaşması çağrısında bulunan Türkiye, ABD'nin savaşı sona erdirme girişimini memnuniyetle karşıladı. Ancak bu girişim dün (cuma) Washington'da Ukrayna ve ABD başkanları arasında yaşanan sözlü atışmayla rayından çıktı.

Fidan'ın yarın Avrupalı liderlere Türkiye'nin savaşa ‘adil ve kalıcı bir barış’ getirme çabaları hakkında bilgi vereceğini söyleyen kaynak, Ankara'nın Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan bağlılığını da vurgulayacağını bildirdi.

Kaynağa göre Fidan'ın ‘Mart 2022'de Rusya ve Ukrayna arasında doğrudan müzakerelere ev sahipliği yapan Türkiye'nin önümüzdeki dönemde bu rolü yeniden üstlenmeye hazır olduğunu’ vurgulaması ve müzakerelerde tüm tarafların kalıcı bölgesel güvenlik ve istikrarın yanı sıra ekonomik refaha odaklanmasının önemini vurgulaması bekleniyor.

Ukrayna ve Rusya gibi bir Karadeniz ülkesi olan Türkiye, savaşın başından bu yana her iki ülkeyle de iyi ilişkilere sahip. Kiev'e askeri destek sağlayan Türkiye, Batı'nın Moskova'ya yönelik yaptırımlarına katılmayı ise reddetti.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy geçtiğimiz ay Türkiye'yi ziyaret ederken, ABD ve Rusya temsilcileri Kiev'in dahli olmadan savaşı sona erdirmeyi amaçlayan görüşmeler için Riyad'da bir araya geldi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da geçtiğimiz pazartesi günü Ankara'da temaslarda bulundu.

ABD ve Rusya heyetleri perşembe günü İstanbul'da bir araya gelerek, büyükelçiliklerinin işleyişiyle ilgili ikili meseleleri ele almayı amaçlayan görüşmeler gerçekleştirdi.

Zelenskiy geçen hafta yaptığı açıklamada, Türkiye'yi Ukrayna için önemli bir güvenlik garantörü olarak gördüğünü belirtti.



İran ablukasının aylarca sürebileceğini ifade eden Trump’tan petrol fiyatları uyarısı

İran ablukasının aylarca sürebileceğini ifade eden Trump’tan petrol fiyatları uyarısı
TT

İran ablukasının aylarca sürebileceğini ifade eden Trump’tan petrol fiyatları uyarısı

İran ablukasının aylarca sürebileceğini ifade eden Trump’tan petrol fiyatları uyarısı

Donald Trump, İran’a yönelik ABD deniz ablukasının aylarca sürebileceğini söyledi; bu açıklama, petrol fiyatlarının dört yılı aşkın sürenin en yüksek seviyelerine çıkmasına yol açtı ve artış Perşembe günü de etkisini sürdürdü.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığı habere göre Trump’ın bugün (Perşembe) Brad Cooper’dan (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı – US Central Command) İran’a yönelik olası askeri harekât planlarına ilişkin yeni bir brifing alması bekleniyor.

İran ile ABD arasında diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından Trump, Çarşamba günü Vladimir Putin ile telefonda görüştü. Putin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı yeniden başlatması halinde “kötü sonuçlar” doğabileceği uyarısında bulundu.

Petrol yöneticileriyle yaptığı görüşmede Trump, İran limanlarına yönelik ablukayı —Tahran’ın herhangi bir anlaşma öncesinde kaldırılmasını şart koştuğu— bombardımana kıyasla daha etkili bir yöntem olarak savundu.

CENTCOM, Çarşamba günü X platformunda yaptığı açıklamada, ablukayı ihlal etmeye çalışan ticari geminin başarıyla yönlendirilmesinin ardından önemli bir dönüm noktasına ulaşıldığını duyurdu. Açıklamada ayrıca İran rejiminin satamadığı toplam 69 milyon varil petrol taşıyan 41 tanker bulunduğu ve bunun yaklaşık 6 milyar dolar değerinde olduğu belirtildi.

Trump, savaşın ABD’de tüketici maliyetlerini artırması ve müttefikleri tedirgin etmesi nedeniyle, kendi siyasi tabanı dahil geniş kesimlerden gelen savaşı sonlandırma baskısıyla karşı karşıya. Axios’a konuşan Trump, deniz ablukasına ilişkin, “Boğuluyorlar ve bu onlar için daha da kötü olacak” ifadelerini kullandı.

Petrol fiyatları keskin şekilde yükseldi. ABD referans petrolü Brent, Haziran teslimi için yüzde 7’den fazla artarak 126,41 dolara çıkarken, Batı Teksas türü ham petrol (WTI) yaklaşık yüzde 3 artışla 110,31 dolara ulaştı. Ancak daha sonra kazançların bir kısmı geri verildi.

ABD’li üst düzey yetkililerden JD Vance, İran’la müzakere amacıyla Pakistan’a yapmayı planladığı ziyaretleri geçen hafta iki kez yarıda kesti. İran ise Trump yönetiminin diplomasi konusundaki samimiyetine dair şüphelerini dile getirdi.

ABD’li yetkililer, İsrail saldırılarında çok sayıda üst düzey liderin öldürülmesinin ardından İran adına kimin konuştuğunun belirsiz olduğunu, kararların sertlik yanlısı Devrim Muhafızları mı yoksa diplomatlar tarafından mı alındığını netleştiremediklerini belirtiyor.

İran, Washington’un ablukayı kaldırması ve daha geniş kapsamlı müzakerelere geçilmesi karşılığında Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını hafifletmeyi teklif etti. Ancak Trump yönetimi bu öneriye şüpheyle yaklaşıyor.

İran Meclis Başkanı Muhammad Bakır Kalibaf ise Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD’nin deniz ablukasının ülke içinde bölünme yaratmayı ve “İran’ı içeriden çökertmeyi” amaçladığını söyledi.


Amerika'nın en büyük uçak gemisi, rekor bir görev süresinin ardından Ortadoğu'dan ayrılıyor

ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
TT

Amerika'nın en büyük uçak gemisi, rekor bir görev süresinin ardından Ortadoğu'dan ayrılıyor

ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)
ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Gerald Ford (AFP)

ABD’li iki yetkili dün yaptıkları açıklamada, dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un 300 günden uzun süren rekor konuşlandırmanın ardından ülkeye döneceğini bildirdi. Bu sürenin, İran’a karşı yürütülen savaşa katılımı ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasını da kapsadığı belirtildi.

İsimlerinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, geminin önümüzdeki günlerde Ortadoğu’dan ayrılarak Virginia eyaletindeki ana limanına doğru yola çıkacağını ve mayıs ortasında hedefine ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Bu haberi ilk olarak The Washington Post duyurdu.

Yetkililer ayrıca, USS George H. W. Bush’un geçen hafta bölgeye ulaşmasının, Ortadoğu’da üç ABD uçak gemisinin aynı anda konuşlandırıldığı anlamına geldiğini kaydetti. Bunun, İran’la yürütülen savaşta kırılgan bir ateşkes sürerken, 2003 yılından bu yana görülmeyen bir seviye olduğu vurgulandı.

Öte yandan USS Abraham Lincoln’un da Tahran’la gerilimin arttığı ocak ayından bu yana bölgede bulunduğu aktarıldı. Yetkililer, Ford’un bu ay Vietnam Savaşı sonrası en uzun ABD deniz konuşlandırması rekorunu kırdığını, haziran ayında Norfolk Deniz Üssü’nden ayrıldıktan sonra yaklaşık 10 ay görev yaptığını ifade etti.


Charles, transatlantik ilişkileri savundu

Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
TT

Charles, transatlantik ilişkileri savundu

Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)
Kral Charles Kongre'ye konuşurken (Reuters)

Britanya Kralı 3. Charles, ABD’den yaptığı açıklamada, İran savaşı nedeniyle iki ülke arasında yaşanan gerilimi aşmayı amaçlayan devlet ziyareti kapsamında transatlantik ilişkileri ve “ortak” Batı değerlerini savundu.

Charles, Senato ve Temsilciler Meclisi’nin ortak oturumunda yaptığı tarihi konuşmada, “Karşı karşıya olduğumuz zorluklar, herhangi bir ülkenin tek başına üstesinden gelebileceği türden değil” ifadelerini kullanarak, müttefikleri ortak değerleri savunmaya çağırdı. “Görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, demokrasiyi destekleme konusundaki kararlılığımızda birleşiyoruz” ifadelerini kullandı.

Washington temaslarının ardından Kral Charles ve Kraliçe Camilla, 11 Eylül 2001’de New York’ta düzenlenen terör saldırılarının kurbanlarını anmak üzere dün New York’a gitti.