Trump-Zelenskiy tartışmasının ardından Ukrayna'nın müttefikleri Londra'da önemli bir zirve gerçekleştiriyor

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'yi Downing Street'te karşıladı. (AP)
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'yi Downing Street'te karşıladı. (AP)
TT

Trump-Zelenskiy tartışmasının ardından Ukrayna'nın müttefikleri Londra'da önemli bir zirve gerçekleştiriyor

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'yi Downing Street'te karşıladı. (AP)
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'yi Downing Street'te karşıladı. (AP)

Ukrayna'nın müttefiklerinden 15 lider, Donald Trump ile Vladimir Zelenskiy arasında cuma günü yaşanan sözlü tartışmanın ardından artan ‘Washington tarafından terk edilme korkularının’ ortasında, Avrupa'da yeni güvenlik garantilerini görüşmek üzere bugün Londra'da kritik bir zirve düzenliyor.

Downing Street 10 numaranın önünde toplanan onlarca kişi tarafından alkışlanan Ukrayna Devlet Başkanı, dün Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer tarafından sıcak bir şekilde karşılandı. Starmer, Zelenskiy’e, Rusya'nın işgali karşısında ülkesini destekleme konusunda Birleşik Krallık'ın ‘mutlak kararlılığı’ konusunda güvence verdi.

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'a yakın bir kaynak Starmer'ın bugün Londra'da yapılacak Avrupa zirvesinde Zelenskiy ve diğer liderlere Ukrayna'da barışa giden yolun Beyaz Saray'dan geçmesi gerektiğini vurgulayacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times'tan aktardığına göre Starmer, Avrupa zirvesinde liderlere ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'daki savaşla ilgili müzakerelerinin ‘şu anda mevcut olan tek müzakere yöntemi’ olduğunu vurgulayacak.

Financial Times’a göre Birleşik Krallık Başbakanı, Avrupalı liderlere Ukrayna'nın ‘sözlerle değil eylemlerle’ desteklenmesi gerektiğini ve Kiev'in Rusya'ya karşı savaşında silaha ihtiyacı olduğunu belirtecek. Gazete ayrıca, Starmer'ın Trump ve Zelenskiy'yi Ukrayna'nın nadir toprak elementleri konusunda bir anlaşmaya varmaya çağırdığını kaydetti.

Birleşik Krallık hükümeti tarafından yapılan açıklamada Avrupa zirvesinin, devam eden askeri destek ve Rusya üzerindeki ekonomik baskının artırılması yoluyla, Ukrayna'nın konumunu güçlendirmeye odaklanacağı belirtildi.

Zirvede Ukrayna'ya kalıcı barış getirecek ve gelecekteki herhangi bir Rus saldırısını caydıracak güçlü ve kalıcı bir anlaşmaya duyulan ihtiyaç ele alınacak ve Ukrayna için güçlü güvenlik garantileri sağlamak üzere atılacak adımlar görüşülecek.

c dvfgbhyt
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy dün Londra'da yaptıkları görüşmede (AP)

Şarku’l Avsat’ın Sky News’ten aktardığına göre Birleşik Krallık ve Ukrayna, Ukrayna'nın askeri yeteneklerini desteklemek üzere 2,6 milyar sterlin ilave kredi sağlamak üzere bir anlaşma imzaladı.

Anlaşma, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'in dün Londra'da Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmede imzalandı.

Starmer, dün erken saatlerde, İngiliz hükümet binasına geldiğinde Zelenskiy'ye sarıldığı sahnelerin de yer aldığı X paylaşımında, ülkesinin ‘şimdi ve her zaman’ Ukrayna'nın yanında olduğunu belirtti.

Starmer ve Zelenskiy'nin görüşmesi, Ukrayna'daki savaşla ilgili genişletilmiş Avrupa zirvesinden önce ve cuma günü Ukrayna Devlet Başkanı ile ABD’li mevkidaşı Donald Trump arasında Beyaz Saray'da yaşanan sözlü tartışmanın ardından gerçekleşti.



Trump: NATO’dan ayrılmayı ciddi olarak düşünüyorum

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: NATO’dan ayrılmayı ciddi olarak düşünüyorum

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, The Telegraph’a verdiği röportajda, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşta NATO’nun yer almaması veya Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için savaş gemileri göndermemesi nedeniyle, ülkesini NATO’dan çekmeyi ciddi şekilde düşündüğünü söyledi.

Trump, NATO’yu ‘kâğıttan kaplan’ olarak nitelendirdi ve ABD’nin ortak savunma anlaşmasından çıkma konusunun artık ‘gözden geçirilemez’ bir durum olduğunu ifade etti.

Bu açıklama, Beyaz Saray’ın Avrupa’yı artık güvenilir bir savunma ortağı olarak görmediğinin en güçlü göstergesi olarak değerlendiriliyor. Zira Trump’ın müttefiklerden Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi göndermelerini istemesi reddedilmişti.

Trump, savaş sona erdikten sonra ABD’nin NATO üyeliğini yeniden gözden geçirip geçirmeyeceği sorulduğunda, “Kesinlikle. Bunun geri dönüşü yok. Ben hiçbir zaman NATO’ya ikna olmadım. Hep bunun kâğıttan bir kaplan olduğunu biliyordum ve bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bunu biliyor” yanıtını verdi.

Ayrıca Trump, ABD’nin her zaman müttefikleri desteklediğini, buna Ukrayna’nın da dahil olduğunu, ancak müttefiklerin Amerikan çıkarlarına aynı şekilde destek göstermediğini belirtti.

Trump, özellikle Birleşik Krallık’ı hedef alarak, savaşta yer almayı reddettiği gerekçesiyle Başbakan Keir Starmer’ı eleştirdi ve “Kraliyet Donanması bu görev için yeterli değil” ifadesini kullandı.

Starmer’ın savunma harcamalarını artırıp artırmaması gerektiği sorulduğunda Trump, “Ona ne yapacağını dikte etmem. Ne isterse yapsın, önemi yok. Starmer’ın istediği tek şey, enerji fiyatlarını astronomik seviyelere çıkaran pahalı yel değirmenleri” dedi.

Washington, savaş boyunca müttefiklerin tutumundan giderek artan bir memnuniyetsizlik gösteriyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO’nun artık ‘tek yönlü bir yol’ haline geldiğini belirterek, müttefiklerin ABD’nin askeri üslerini kullanmasına izin vermeyi reddettiğine dikkat çekti.

Trump’ın röportajından önce Fox News kanalına konuşan Rubio, ABD’nin İran savaşı sona erdiğinde NATO üyeliğini ‘yeniden gözden geçirmesi’ gerektiğini söyledi.

Geçen hafta ise The Telegraph, Trump’ın NATO’ya yönelik, taleplerini karşılamayan üyeleri cezalandırmayı amaçlayan önlemleri değerlendirdiğini ortaya koymuştu.

Trump dün akşam yaptığı açıklamada, İran’a karşı savaşın ‘iki veya üç hafta içinde’ sona erebileceğini belirterek, savaşın tek amacının İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engellemek olduğunu vurguladı.


Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
TT

Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘İran tehdidine’ karşı bölgedeki ‘önemli’ ülkelerle yeni ittifaklar kurmaya çalıştığını söyledi. Konuşmasında söz konusu ülkelerin isimlerini belirtmeyen ve detay vermeyen Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı askeri harekatına devam edeceğini ve ‘İran'daki terörist rejimi ezmeye’ devam edeceğini vurguladı. Netanyahu, İsrail ordusunun sınırları dışında Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'da konuşlandığı bölgelere atıfla “Çevremizdeki güvenlik bölgelerini güçlendireceğiz ve hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

Netanyahu bu açıklamaları, Yahudilerin Fısıh Bayramı arifesinde yaparken bundan önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin İsrail ve ABD ile ‘savaşı sona erdirme iradesine’ sahip olduğunu, ancak ‘saldırının tekrarlanmayacağına dair garantiler’ istediğini belirttiği bir açıklamada bulunmuştu.

İsrail Başbakanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harekete geçmemiz gerekiyordu ve harekete geçtik. İsrail'i bölgesel bir güç, bazı yönlerden de küresel bir güç haline getirdik. Görevimize sadık kaldık ve Ortadoğu'nun çehresini değiştirdik.”

Öte yandan İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun sözlerine sert eleştiriler yöneltti. Lapid, “Netanyahu bininci kez kibirli bir konuşma yaparak ‘Ortadoğu'yu değiştirdim’ dedi. Ancak sonuçta her zaman olduğu gibi hiçbir şeyin değişmediği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Artık Netanyahu’nun bunu yapamadığını kabul etmenin zamanı geldiğini söyleyen Lapid, savaşa rağmen tehditlerin halen devam ettiğine işaret ederek “Hizbullah Lübnan'dan ateş açmaya devam ediyor, İran İsrail'e balistik füzeler fırlatmaya devam ediyor ve Hamas hala Gazze'yi yönetiyor” şeklinde konuştu.


Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.