Fidan'ın Suriye'nin istikrarsızlaştırılmaması uyarısının ardından Türkiye ile İran arasında gerilim artıyor

Tahran Türk Büyükelçisi’ni çağırdı, Ankara da maslahatgüzarı çağırarak karşılık verdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçtiğimiz aralık ayında Katar'da düzenlenen Doha Forumu’nda bir araya geldi. (Dışişleri Bakanlığı)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçtiğimiz aralık ayında Katar'da düzenlenen Doha Forumu’nda bir araya geldi. (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Fidan'ın Suriye'nin istikrarsızlaştırılmaması uyarısının ardından Türkiye ile İran arasında gerilim artıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçtiğimiz aralık ayında Katar'da düzenlenen Doha Forumu’nda bir araya geldi. (Dışişleri Bakanlığı)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi geçtiğimiz aralık ayında Katar'da düzenlenen Doha Forumu’nda bir araya geldi. (Dışişleri Bakanlığı)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Tahran'ı Suriye'yi istikrarsızlaştırmaya çalışmaması konusunda uyararak, Irak ve Suriye'deki nüfuzunu korumak için büyük bedeller ödediğini ve bölgedeki vekil güçleriyle yürüttüğü dış politikanın büyük riskler taşıdığını söylemesinin ardından Türkiye ile İran arasındaki gerilim arttı.

Dışişleri Bakanlığı dün, Fidan'ın açıklamalarının ardından İran'ın Türkiye'ye yönelik sert ve aleni eleştirileri üzerine İran maslahatgüzarını çağırarak dış politika konularının iç politika aracı olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin bu adımı, İran Dışişleri Bakanlığı'nın Fidan'ın sözlerini protesto etmek üzere Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi’ni çağırmasından bir gün sonra geldi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, İran'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı'nın görüş alışverişinde bulunmak ve bazı İranlı yetkililerin Türkiye'ye yönelik iddialarını tartışmak üzere bakanlığa davet edildiğini bildirdi.

Keçeli ayrıca, İranlı yetkililerin son dönemde Türkiye'ye yönelik eleştirilerini daha açık bir şekilde dile getirdiklerini ve bu konuda bakanlık tarafından hazırlanan bir dosyanın İran tarafına gönderildiğini söyledi.

Keçeli, “Dış politika konularının hiçbir şekilde iç politika aracı olarak kullanılmaması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye, İran ile ilişkilerine büyük önem veriyor ve bu ilişkileri güçlendirmek için çalışıyor” ifadelerini kullandı.

İran'ın önceki hamlesi

İran devlet televizyonu dün İran Dışişleri Bakanlığı'nın Fidan'ın sözleri üzerine Türk Büyükelçisi’ni çağırdığını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türk Büyükelçi Hicabi Kırlangıç ile İran Dışişleri Bakanlığı Akdeniz ve Doğu Avrupa Genel Müdürü Mahmud Heydari arasında pazartesi günü bir görüşme yapıldığı ve Heydari'nin kendisine “iki ülkenin ortak çıkarları ve bölgesel koşulların hassasiyeti, ikili ilişkilerde anlaşmazlık ve gerginliğe yol açabilecek yanlış yorumlardan ve gerçekçi olmayan analizlerden kaçınılmasını gerektirmektedir” teminatını verdiği belirtildi.

dfrgt
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (EPA)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçen hafta verdiği bir röportajda, İran'ın vekil güçlere, taşeronlara ve silahlı gruplara dayanan dış politikasının ‘tehlikeli’ olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, bazı kazanımlara rağmen İran'ın Irak ve Suriye'deki nüfuzunu korumak için yüksek bir bedel ödediğini belirtti.

Fidan, İran'ın Suriye Demokratik Güçleri’ne bağlı (SDG) ABD destekli YPG’yi ülkesine karşı destekleme olasılığı konusunda ise İran hükümetini uyardı. Fidan, “İran böyle bir şey yapmaktan kaçınmalı... Camdan bir evde yaşıyorsanız taş atmamalısınız, orada belli bir grubu destekleyerek bir ülkeyi kışkırtmaya çalışırsanız, söz konusu ülkenin ülkenizdeki başka bir grubu destekleyerek sizi rahatsız edebileceği bir durumla karşı karşıya kalabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

İran, Fidan'ın sözlerini İran içinde kaos ve huzursuzluk yaratmaya yönelik bir tehdit olarak değerlendirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi bu açıklamaları ""yapıcı değildi" değerlendirmesini paylaştı.

Sert açıklamalar

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Uluslararası İlişkiler Danışmanı Ali Ekber Velayeti dün yaptığı açıklamada, Suriye'de her an bir iç savaşın patlak verebileceğini söyledi. Velayeti, “Şu anda Suriye'nin geleceğini tahmin etmek mümkün değil, ancak kanıtlar ve İran'ın gördükleri, devletin parçalanmasının ön hazırlıkları olduğunu gösteriyor” dedi.

“Türk yetkililer diplomatik adaba uymalı” diyen Velayeti, Tahran'ın Ankara'nın abartıları karşısında sessiz kalmayacağı uyarısında bulundu.

sdfrgt
İran Hükümet Sözcüsü Fatıma Muhacirani (İran medyası)

İran Hükümet Sözcüsü Fatıma Muhacirani, Fidan'ın sözleri için “Yapıcı değil” diyerek, tekrarlanmamasını umduğunu söyledi.

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın PKK'yı dağıtma ve silah bırakma çağrısını da yorumlayan Muhacirani, bölgede gerginliğin azalmasına yol açacak her türlü kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

İran, Türkiye'de hükümete yakın bazı medya kuruluşları tarafından, ABD ve İsrail'in yaptığı gibi, Ankara'nın PKK ve onun Suriye uzantısı olan YPG’nin varlığını sona erdirmek için Öcalan'la birlikte attığı adımları engellemeye çalışmakla suçlanıyor.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, “İran ile Türkiye arasında bazı konularda görüş ayrılıkları var, ancak biz Türkiye ile ilişkilerimize büyük değer veriyoruz. Ne yazık ki Türkiye'den sürekli duyduklarımız pek yapıcı değil. İran'ın bu konudaki tutumunu kararlı ve net bir şekilde açıklaması gerekiyor. Belki de Türk dostlarımız, Siyonist varlığın (İsrail) Suriye ve bölgedeki politikası ve ülkelerinin politikalarının etkileri ve sonuçları hakkında daha fazla düşünmelidir” ifadelerini kullandı.

Farklılıklar ve çıkarlar

Türkiye-İran ilişkileri eski Suriye rejiminin yıkılmasından bu yana gergin. Tahran, Ankara'nın Beşşar Esed'i deviren muhalif gruplara verdiği desteği defalarca eleştirirken, Ankara da İran'ın özellikle Alevi bölgelerinde bazı grupların kışkırtılmasında parmağı olduğunu göz ardı etmiyor.

Ahmed eş-Şera liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, İran'da yaygın olarak Türkiye yanlısı olarak algılanırken, eş-Şera Suriye'de kalan İran etkisini sona erdirme sözü verdi.

asdfrgt
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz şubat ayında Ankara'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı kabul etti. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Fidan'ın sözlerinin ardından İran'da resmî ve medya düzeyinde Türkiye'ye yönelik yaygın saldırılara rağmen Ankara, Tahran Türk Büyükelçisi’ni çağırana kadar resmi olarak ve medyada sessiz kaldı. Tahran’ın bu hamlesine karşı Ankara, İran maslahatgüzarını çağırarak karşılık verdi.

Farklılıklara rağmen, özellikle ekonomi ve enerji iş birliği açısından Türkiye ve İran'ı birleştiren pek çok çıkar var.

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkmenistan'dan Türkiye'ye İran üzerinden doğalgaz ihracatının pazartesi gününden itibaren başlayacağını açıkladı.

Türk yetkililer, Türkmenistan'dan rekabetçi bir fiyatla gaz almanın Türkiye için büyük bir kazanım olduğunu kaydetti.



İran’ın ekonomik çöküşü Trump için geç kalmış olabilir

Tahran’daki yerel bir pazarda alışveriş yapan İranlı bir kadın, 28 Nisan 2026 (Reuters)
Tahran’daki yerel bir pazarda alışveriş yapan İranlı bir kadın, 28 Nisan 2026 (Reuters)
TT

İran’ın ekonomik çöküşü Trump için geç kalmış olabilir

Tahran’daki yerel bir pazarda alışveriş yapan İranlı bir kadın, 28 Nisan 2026 (Reuters)
Tahran’daki yerel bir pazarda alışveriş yapan İranlı bir kadın, 28 Nisan 2026 (Reuters)

Savaş ve sonrasında yaşananlar, haftalar içinde İran'ın zaten vahim olan ekonomik sorunlarını daha da kötüleştirdi ve savaş sonrası bir felaketin habercisi oldu. Ancak Tahran, enerji ihracatını durduran ABD deniz ablukasına rağmen, şimdilik Arap Körfezi’ndeki çatışmaya dayanabilecek gibi görünüyor.

Büyük askeri operasyonların 8 Nisan’da başlayan ateşkesle durmasının ardından, İran, ABD ve İsrail arasındaki durum donma noktasına geldi. Savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde tıkanıklık yaşanırken, İran, Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutuyor ve ABD, İran’ın Körfez’e kıyısı olan limanlarına deniz ablukası uygulamaya devam ediyor.

Altyapı ve sanayiye büyük zararlar gelmiş olmasına ve petrol ihracatının düşmesine rağmen İran, iç piyasasında yeterli stoklarla ve komşuları ile istikrarlı bir ticaretle ayakta kalabiliyor. Devlet gelirlerindeki kayıplara rağmen, mevcut ablukadan kaynaklanan acil bir baskıya dair sadece sınırlı göstergeler ortaya çıkmış durumda.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın bu ekonomik ‘güç gösterisinde’ ilk önce geri adım atacağını umuyordu, ancak dünya genelinde enflasyon yükselirken ve Kongre ara seçimleri yaklaşırken, bu bekleyişin uzun sürebileceği görünüyor.

Tahran’daki bir marketten alışveriş yapan İranlı bir adam, 28 Nisan 2026 (Reuters)Tahran’daki bir marketten alışveriş yapan İranlı bir adam, 28 Nisan 2026 (Reuters)

Direniş ekonomisi

Uzmanlara göre İran liderleri, ülkenin Batılı karar alıcıların beklediğinden daha uzun süre dayanabileceğine inanıyor. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre bu inanç, sıkı bir güvenlik kontrolüne ve ‘direniş ekonomisi’ anlayışına dayalı olarak iç kaynakların mobilize edilmesine ve kara sınırları üzerinden ticaret yapılmasına dayanıyor.

İran’ın dini liderleri ve Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), İslam Cumhuriyeti için varoluşsal bir tehdit olarak gördükleri bu durumu aşabilmek için, ülke üzerindeki demir yumruklarını kullanarak, Washington ile kalıcı bir anlaşma sağlanana kadar ayakta kalmayı planlıyor. Uzmanlar, İran yönetiminin, baskı araçlarını ve halkın tasarruflarını kullanarak, Washington ile bir anlaşmaya varılana kadar direneceklerini belirtiyor.

Savaşın yol açtığı ekonomik zarar ve yaklaşan bir ekonomik kriz olasılığı, güvenilir resmi verilerin eksikliği ve ocak ayında başlayan internet kesintileri nedeniyle tam olarak tahmin edilemiyor.

Reuters, bu ay yaptığı haberde, durumun kötüleştiğini ve İran yetkililerinin yeni protesto dalgalarının patlak vermesinden endişe ettiğini bildirdi. Yetkililer, ülkenin, yaptırımlar kaldırılmadığı takdirde felakete sürükleneceği konusunda uyardı.

Uzmanlar, bu yıl İran’ın gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) çift haneli bir oranda küçülmesini bekliyor. İran riyali geçen yıl yüzde 70 değer kaybetti, bu da enflasyonu daha da arttırarak, ocak ayında büyük çaplı protestoların patlak vermesine yol açtı.

Riyal son birkaç günde yüzde 15 değer kaybetti, ancak halen savaş öncesi seviyelerine yakın bir noktada bulunuyor.

Kısa vadede mali baskılara dair fazla bir gösterge yok. Yetkililer banka çekimlerini kısıtlamadı, temel gıda maddeleri veya yakıt için kota koymadı, devlet çalışanlarının maaş ödemelerinde gecikme yaşanmadı. Market rafları halen dolu ve işletmeler ile bankalar faaliyetlerini sürdürüyor.

13-25 Nisan arasında yapılan sevkiyat verileri, bu dönemde tankerlerle yüklü bir milyondan fazla varilden sadece 300 bin varilinin Hint Okyanusu’na hareket ettiğini gösterdi. Depolama kapasitesinin sınırlı olmasına rağmen, enerji sektöründeki analistler, İran’ın üretimi düşürmeden önce iki ay daha dayanabileceğini öngörüyor.

Tahran, savaşın başındaki yaptırım muafiyet döneminde enerji satışlarından ek gelir elde etti. İran, kara yoluyla sınırlı miktarda petrol ihraç ediyor, ancak bu deniz yoluyla uygulanan ablukayı telafi etmek için yeterli değil.

Tahran’daki yerel bir pazardan alışveriş yapan İranlılar, 28 Nisan 2026 (Reuters)Tahran’daki yerel bir pazardan alışveriş yapan İranlılar, 28 Nisan 2026 (Reuters)

İran Merkez Bankası’ndan üst düzey bir yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, ülkenin gerektiğinde kullanılabilecek büyük miktarda altın rezervine sahip olduğunu ve Tahran’ın, yaptırımlardan yıllarca kaçınma deneyimiyle, ithalatlarını sürdürmek için gerektiğinde küçük bir ek ödeme yapma yoluna gidebileceğini belirtti.

Kpler Tarım Emtiaları Baş Analisti Ishan Bhanu, İran’ın bölgedeki en büyük gıda ithalatçısı olduğunu vurguladı, ancak aynı zamanda bölgedeki en düşük gıda güvensizliği seviyelerine sahip ülke olduğunu da ekledi.

Bhanu, İran’daki gıda güvenliği durumunun, özellikle yaklaşan hasat sezonunun beklenenden daha iyi olacağı öngörüsüyle iyileşmeye devam ettiğini söyledi. Bu durum, ülkenin bu yıl buğday ithalatına duyduğu ihtiyacın azalmasına yol açarak, deniz ablukasının gıda sevkiyatlarına genişlemesi riskini de düşürüyor ve döviz harcamalarını ertelemeye olanak tanıyor.

Ayrıca, takip edilen gemi hareketlerine dikkat çeken Bhanu, ABD ablukasının şu ana kadar sadece Körfez’e kıyısı olan limanlarla sınırlı olduğunu, ancak İran’ın Umman Denizi’ne açılan Çabahar Limanı’na etkisi olmadığını, ayrıca ablukayı daha çok petrol tankerlerine odaklandığını belirtti.

Türkiye, Irak ve Pakistan’dan Reuters’a yapılan açıklamalarda ise sınır ticaretinde herhangi bir düşüşe dair şu ana kadar bir işaret olmadığı belirtildi. Rusya Tarım Bakanlığı verilerine göre Moskova, bu yıl Hazar Denizi üzerinden ticareti artırmış durumda; Ocak-Mart döneminde Hazar üzerinden 500 bin ton mısır, 180 bin ton arpa ve 4 bin ton buğday sevk etti, böylece Körfez’deki ablukayı aşarak ticaret yaptı.

Ağır ekonomik sıkıntılar

İran Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı Muhammed Cevad Askeri, resmi medya organlarına yaptığı açıklamada, Trump’ın ocak ayında artan askeri tehditleriyle birlikte İran’ın altı aylık temel ihtiyaçları karşılayacak kadar ithalat yapmaya başladığını belirtti.

Çatışmanın patlak vermesinin hemen ardından Merkez Bankası, küçük kredilere uygulanan gecikme faizlerinden muafiyet getirerek, bankalardan yapılan para çekme limitlerini yükselten bir destek paketini devreye soktu. Bu adımlar, mevduat sahiplerine güven vermeyi amaçlıyordu.

Buna rağmen Tahran ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalmış durumda; İranlı şirketler, fiyatların artması, tedarik zincirlerinin aksaması ve internet kesintileri nedeniyle zorluk yaşıyor. Bu durum, işsizlik oranlarının artmasına neden oldu.

Tahran’da bir döviz tüccarı, İran riyali değer kaybederken 100 dolarlık banknotları sayıyor. (Reuters)Tahran’da bir döviz tüccarı, İran riyali değer kaybederken 100 dolarlık banknotları sayıyor. (Reuters)

Pirinç ve tahıl tüccarı Abbas İsmailzade, “Temel gıda maddelerinin, özellikle de insanların beslenmesiyle doğrudan bağlantılı olan ürünlerin fiyatlarındaki artış, tüccarlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor” diyerek, savaşın başından itibaren satışlarının yaklaşık yüzde 40 oranında azaldığını belirtti.

Mekanikçi Hüseyin Amiri ise atölyesine gelen müşteri sayısının savaş öncesine göre büyük ölçüde düştüğünü ifade etti. Amiri, “İşimiz neredeyse durdu” diyerek, durumun çok daha kötüye gidebileceği uyarısında bulundu.

İran hükümeti, halk arasında yeni bir protesto dalgası endişesi taşıyor. Ocak ayında yaşanan huzursuzluklar, son yılların en kanlı protesto dalgasıyla sona ermiş ve binlerce gösterici hayatını kaybetmişti.

Uzmanlar, İran’ın, Washington ile yapacağı herhangi bir anlaşmada yaptırımların hafifletilmesini içeren bir maddeyi mutlaka dahil etmesi gerektiğini, aksi takdirde yaklaşan ekonomik felaketi önlemenin imkânsız olacağına dikkat çekiyor.


Trump, özel görüşmelerinde kendisini "gelmiş geçmiş en güçlü insan" olarak tanımlıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 30 Nisan 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde düzenlenen başkanlık kararnamesi imzalama töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlıyor (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Nisan 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde düzenlenen başkanlık kararnamesi imzalama töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlıyor (EPA)
TT

Trump, özel görüşmelerinde kendisini "gelmiş geçmiş en güçlü insan" olarak tanımlıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 30 Nisan 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde düzenlenen başkanlık kararnamesi imzalama töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlıyor (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Nisan 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde düzenlenen başkanlık kararnamesi imzalama töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlıyor (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, eski bir reality show yıldızı olarak bilinen geçmişine rağmen son günlerde müttefiklerine göre kendisini “tarihte yaşamış en güçlü insan” gibi tanımlayan açıklamalar yapıyor.

İngiliz The Independent gazetesinin aktardığına göre, Trump’a yakın bir isim The Atlantic dergisine verdiği demeçte, Trump’ın “son zamanlarda kendisini gelmiş geçmiş en güçlü insan olarak gördüğünü” söyledi. Aynı kaynak, Trump’ın “büyük gücü ve güçlü iradesi sayesinde başkalarının yapamadığı şeyleri yapan kişi olarak hatırlanmak istediğini” ifade etti.

ABD yönetiminden bir yetkili de dergiye yaptığı açıklamada, Trump’ın “siyasi hesaplarla sınırlı olmadığını ve siyasi çıkarlar yerine doğru olanı yapabildiğini” savundu; bu yaklaşımın İran’a yönelik saldırı kararını da açıkladığını belirtti.

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Olivia Wells ise The Independent’a yaptığı açıklamada, Trump’ın her gün “güçlü, güvenli ve refah içinde bir Amerika için mücadele ettiğini” belirtti ve “onun ilgilendiği tek miras, Amerika’yı her zamankinden daha büyük yapmak” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Oval Ofisinde gazetecilere konuşuyor, 30 Nisan 2026 (AP)ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Oval Ofisinde gazetecilere konuşuyor, 30 Nisan 2026 (AP)

Haberde, Trump’a yakın çevrelerin onun küresel tarih içinde merkezi bir figür olarak kendini gördüğünü düşündüğü belirtilirken, Trump’ın da bu algıyı zaman zaman açıkça dile getirdiği aktarıldı.

Trump, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği etkinliğine yönelik silahlı saldırı girişiminin ardından yaptığı açıklamada, suikastlar üzerine yaptığı çalışmalardan bahsederek, Abraham Lincoln gibi “en etkili insanların hedef alındığını” söylemişti.

Ayrıca Trump ve destekçilerinin, federal kurumlarda, pasaportlarda, para birimlerinde ve bazı anıtsal yapılarda kendi isim ve görüntüsünün daha fazla yer almasını savunduğu; Beyaz Saray’ın doğu kanadının yıkılarak yeni bir salon inşa edildiği ve bunun başkanlık merkezini onun vizyonuna göre yeniden şekillendirdiği ifade edildi.

Haberde ayrıca Trump’ın bazı açıklamalarında kendisini “kral” olarak nitelendirdiği ve ABD Anayasası’na aykırı olarak üçüncü bir dönem için aday olma fikrini de kamuoyunda gündeme getirdiği belirtildi.


Amerika Birleşik Devletleri, "Sumud Filosu"nun Gazze'ye ulaşma girişimini kınadı

Gazze'ye gitmeyi amaçlayan "Küresel Sumud Filosu" bünyesindeki gemiler pazar günü İspanya'nın Barselona limanında demirledi (EPA)
Gazze'ye gitmeyi amaçlayan "Küresel Sumud Filosu" bünyesindeki gemiler pazar günü İspanya'nın Barselona limanında demirledi (EPA)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, "Sumud Filosu"nun Gazze'ye ulaşma girişimini kınadı

Gazze'ye gitmeyi amaçlayan "Küresel Sumud Filosu" bünyesindeki gemiler pazar günü İspanya'nın Barselona limanında demirledi (EPA)
Gazze'ye gitmeyi amaçlayan "Küresel Sumud Filosu" bünyesindeki gemiler pazar günü İspanya'nın Barselona limanında demirledi (EPA)

Amerika Birleşik Devletleri, Gazze’ye doğru yola çıkan ve İsrail tarafından durdurulan “Küresel Sumud Filosu”nu kınayarak, müttefik ülkelerin bu gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını engellemesi gerektiğini bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott dün yaptığı açıklamada, “Uluslararası hukuka uygun olarak limanlar, kıyı devletlerinin tam egemenlik yetkisi kullandığı iç sulardır. ABD, tüm müttefiklerinden bu sonuçsuz siyasi girişime karşı kararlı adımlar atmalarını; filoya katılan gemilerin limanlara girişini, demirlemesini, ayrılmasını veya yakıt ikmali yapmasını engellemelerini beklemektedir” ifadelerini kullandı.

Pigott ayrıca, ABD’nin “Hamas yanlısı bu filoya destek verenleri sorumlu tutmak için elindeki araçları kullanacağını ve müttefiklerinin bu yönde atacağı hukuki adımları destekleyeceğini” belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre “Küresel Sumud Filosu” girişimi, İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukayı kırmaya yönelik son girişim olarak öne çıkıyor. Abluka, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyine düzenlediği benzeri görülmemiş saldırının ardından başlayan ve iki yılı aşkın süredir devam eden savaş bağlamında sürüyor.

Öte yandan, sol eğilimli hükümetinin politikaları sık sık ABD Başkanı Donald Trump ile ayrışan İspanya, İsrail’in filoya müdahalesini kınadı ve Madrid’deki İsrail maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.