İsrail heyeti Gazze müzakerelerinde ilerleme kaydedemeden Kahire'den ayrıldı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de su kaplarını doldurmak için sıraya giren Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de su kaplarını doldurmak için sıraya giren Filistinliler (AP)
TT

İsrail heyeti Gazze müzakerelerinde ilerleme kaydedemeden Kahire'den ayrıldı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de su kaplarını doldurmak için sıraya giren Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de su kaplarını doldurmak için sıraya giren Filistinliler (AP)

İsrail gazetesi Haaretz, İsrail müzakere heyetinin Kahire'den Hamas ile müzakerelerde herhangi bir ilerleme sağlayamadan ayrıldığını bildirdi.

Gazete bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İsrail ile Hamas'ın ateşkes anlaşmasının sonraki aşamaları ve esirlerin serbest bırakılması konusundaki tutumları arasında ‘halen büyük farklar olduğunu’ belirtti.

Diğer yandan Hamas Sözcüsü Abdullatif el-Kanu dün yaptığı açıklamada, arabuluculara ve uluslararası topluma, ‘İsrail işgalinin günlük ihlalleri, suç teşkil eden davranışları ve kuşatmanın sıkılaştırılması’ ışığında Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasını kurtarmak için derhal harekete geçmeleri çağrısında bulundu.

Geçtiğimiz cuma günü Hamas, arabuluculara ABD'nin önerisine verdiği yanıtı iletti. Anlaşmanın tamamlanması ve ikinci aşamaya geçilmesi için ABD vatandaşı olan Aidan Alexander adlı askerin yanı sıra diğer dört çifte vatandaşın cenazelerini de serbest bırakmaya hazır olduğunu bildirdi.

Hamas'ın önerisi, Witkoff'un önerisinin değiştirilmiş haliydi ve aralarında Aidan Alexander'ın da bulunduğu beş canlı esirin serbest bırakılması ve on ölü esirin teslim edilmesi karşılığında Filistinlilerin belirlenecek bir kritere göre İsrail hapishanelerinden salınmasını, insani yardım girişini, ilk aşamaya benzer şekilde askeri operasyonların durdurulmasını ve 42 ila 50 gün süreyle ateşkes yapılmasını ve bu süre zarfında savaşın sona erdirilmesinin tartışılmasını içeriyordu. Ancak İsrail Hamas'ın teklifini reddetti.

Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyine düzenlediği eşi benzeri görülmemiş saldırının ardından Gazze Şeridi'nde savaşın başlamasından yaklaşık 15 ay sonra, İsrail ile Hamas arasında ABD, Katar ve Mısır'ın arabuluculuğunda 19 Ocak'ta ateşkes başladı.

Anlaşmanın ilk aşaması altı hafta sürdü. Hamas, çoğu saldırı günü kaçırılan, sekizi ölü 33 esirin İsrail'e dönmesine izin verirken, İsrail de hapishanelerinde bulunan yaklaşık bin 800 Filistinli mahkûmu serbest bıraktı.



Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.


Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
TT

Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)

Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belge açıklaması, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu adım, dosyayı kapatmaktan ziyade, meseleyi siyasi ve ahlaki boyutlarıyla yeniden tartışmaya açtı. Hükümet, sansür ve yasal istisnalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunurken; aralarında hayatta kalan mağdurlar ile Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekillerinin de bulunduğu eleştirmenler, belge sayısının artmasının gerçek anlamda şeffaflık sağlamadığı görüşünde. Eleştirilerde, gecikmeler, seçici açıklamalar ve bilgi karartmalarının, en etkili isimleri koruma altında tutabileceği, buna karşılık mağdurların kamusal teşhire maruz kalma riskini daha da artırabileceği vurgulanıyor.

E-postalar, o dönemde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Howard Lutnick'in, Epstein'in adasında Aralık 2012'de yapılacak bir toplantı/öğle yemeğinin ayrıntılarını, varış düzenlemelerini, zamanlamayı ve Epstein'in asistanıyla yapılan yazışmaları koordine ettiğini ortaya koyuyor.

En çok konuşulan başlıklardan biri olan Prens Andrew'un yeni belgelerde yer alması, "ilgi çeken isimlerden" biri olarak öne çıktı.


Trump: Hindistan, İran petrolü yerine Venezuela petrolü satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
TT

Trump: Hindistan, İran petrolü yerine Venezuela petrolü satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, Hindistan'ın İran'dan petrol almak yerine Venezuela'dan petrol alacağını söyledi.

Trump, Washington'dan Florida'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere, "Bu konuda zaten bir anlaşmaya vardık, daha doğrusu bir anlaşma fikrine vardık" dedi.

Ayrıca Çin'in de Venezuela petrolü satın almak için Amerika Birleşik Devletleri ile bir anlaşma yapmasının memnuniyetle karşılanacağını ifade etti.