Trump yönetimine verilen tavizlerin ardından Columbia Üniversitesi'nin geçici başkanı istifa etti

Filistin yanlısı göstericiler Columbia Üniversitesi kampüsünde yürüyor (AFP)
Filistin yanlısı göstericiler Columbia Üniversitesi kampüsünde yürüyor (AFP)
TT

Trump yönetimine verilen tavizlerin ardından Columbia Üniversitesi'nin geçici başkanı istifa etti

Filistin yanlısı göstericiler Columbia Üniversitesi kampüsünde yürüyor (AFP)
Filistin yanlısı göstericiler Columbia Üniversitesi kampüsünde yürüyor (AFP)

Columbia Üniversitesi'nin geçici başkanı Katrina Armstrong, üniversitenin ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle federal fonlar konusunda girdiği hararetli mücadelenin ortasında önemli değişiklikler yapmayı kabul etmesinden bir hafta sonra istifa etti.

Hükümet bu ay Columbia Üniversitesi'nin 400 milyon dolarlık fonunu iptal etti ve milyarlarca doları daha kesmekle tehdit etti; üniversiteyi, İsrail'in Gazze Şeridi'ne açtığı savaş nedeniyle geçen yıl kampüste düzenlenen protestolar sırasında anti-Semitizmle mücadele ve öğrenci güvenliğini sağlama konusunda yeterince çaba göstermemekle suçladı.

Columbia Üniversitesi geçtiğimiz hafta fonların yeniden sağlanması için müzakerelerde bulunmak üzere önemli tavizler verdi ve hükümetin baskısına boyun eğmekte acele ettiği, akademik özgürlük ve ifade özgürlüğü konusunda sağlam bir duruş sergilemediği yönünde sert eleştirilere maruz kaldı.

Mütevelli Heyeti Eş Başkanı Claire Shipman, kurulun yeni bir başkan atamasını beklemek üzere derhal geçerli olmak üzere başkan vekili olarak atandı. Üniversite değişiklik için bir gerekçe göstermedi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığı habere göre Shipman yaptığı açıklamada, “Bu görevi, karşı karşıya olduğumuz ciddi zorlukları net bir şekilde anlayarak ve misyonumuzu ilerletmek, gerekli reformları uygulamak, öğrencilerimizi korumak ve akademik özgürlüğü desteklemek için öğretim üyeleriyle birlikte çalışarak, hızlı ve dürüst bir şekilde hareket etme konusunda sarsılmaz bir kararlılıkla üstleniyorum” ifadelerini kullandı.

Göstericiler Columbia Üniversitesi kampüsünde toplandı (AP)Göstericiler Columbia Üniversitesi kampüsünde toplandı (AP)

Columbia Üniversitesi profesörlerini temsil eden gruplar salı günü Trump yönetimine karşı, üniversiteyi kampüs protestolarına ilişkin kuralları sıkılaştırmaya ve diğer önlemlerin yanı sıra Ortadoğu çalışmaları bölümünü dış gözetim altına almaya zorlama girişimleri nedeniyle dava açtı.

Columbia Üniversitesi 2024 yazında Gazze'deki savaşa karşı düzenlenen ve daha sonra ABD geneline yayılan protestoların merkezinde yer almıştı. Protestocular İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri saldırısına son verilmesini talep etmiş ve üniversitelerini İsrail'le bağlantısı olan şirketlerden el çekmeye çağırmıştı.

İnsan hakları savunucuları protestolar ve karşı protestolar sırasında antisemitizmle ilgili endişelerini dile getirdiler.

Hükümet, aralarında Columbia Üniversitesi'nden mezun olan ve ay başında federal göçmenlik yetkilileri tarafından gözaltına alınan Filistinli Mahmoud Khalil'in de bulunduğu Filistin yanlısı yabancı protestoculara baskı uyguluyor.  

Trump ayrıca kampüslerdeki Filistin yanlısı protestolar nedeniyle diğer kurumları da federal fonları kesmekle tehdit etti.

New York Times gazetesi de dün geç saatlerde Harvard Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nin iki yöneticisinin, Müdür Prof. Dr. Cemal Kafadar ve Müdür Yardımcısı Rosie Bsheer'in görevlerinden ayrılacağını bildirdi. Gazete, bu hamleler hakkında doğrudan bilgi sahibi olan iki profesörden alıntı yaptı. Harvard Üniversitesi konu ile ilgili henüz bir yorum yapmadı.

Columbia Üniversitesi, Armstrong'un üniversitenin Irving Tıp Merkezi'nin başına döneceğini açıkladı.



Netanyahu UCM’nin tutuklama kararına rağmen  Macaristan'ı ziyaret ediyor

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu UCM’nin tutuklama kararına rağmen  Macaristan'ı ziyaret ediyor

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi'ndeki savaş nedeniyle hakkında çıkarılan uluslararası tutuklama kararına rağmen milliyetçi Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile görüşmek üzere Macaristan'a gitti.

Netanyahu'nun Budapeşte'ye yaptığı dört günlük ziyaret, Orban'la olan yakın ilişkisinin ve Macaristan'ın üyeliğine rağmen Orban'ın Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) gibi uluslararası kurumlara olan düşmanlığının bir göstergesi.

Muhafazakâr bir popülist ve Netanyahu'nun yakın müttefiki olan Orban, merkezi Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan uluslararası savaş suçları mahkemesini “devam eden bir çatışmaya siyasi amaçlarla müdahale etmekle” suçlayarak, UCM kararını görmezden gelme sözü verdi.

Orban hükümetinin üyeleri, 2001 yılında UCM anlaşmasını imzalayan Macaristan'ın artık mahkemeden çekilmesi gerektiğini öne sürdüler. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 27 üyeli Avrupa Birliği'nin tüm üye ülkeleri UCM anlaşmasını imzalamış durumda ve tüm üyeler, haklarında tutuklama emri bulunan şüphelileri kendi topraklarına gelmeleri halinde gözaltına almak zorunda. Ancak mahkeme bunu uygulamak için üye devletlere güveniyor.