İran, Husilere desteği kesmeyi planlıyor: Sayılı günleri kaldı

ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
TT

İran, Husilere desteği kesmeyi planlıyor: Sayılı günleri kaldı

ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)
ABD ordusunun geçen ayki bombardımanlarında Yemen'in başkent Sana'da bazı yerlerde yangın çıkmıştı (Reuters)

ABD’nin baskılarının ardından İran’ın, Yemen’deki Husilere desteği kesmeyi planladığı aktarılıyor. 

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla Telegraph’a konuşan İranlı bir yetkili, askeri personele Yemen’den çekilme talimatı verildiğini söylüyor. Kaynak, ABD’nin saldırıları sırasında İranlı bir askerin öldürülmesinin gerginliği tırmandıracağından endişelenildiğini belirtiyor. 

Ayrıca Tahran yönetiminin, ABD Başkanı Donald Trump’ın yürüttüğü siyaset nedeniyle başta Husiler olmak üzere bölgedeki çeşitli kuvvetlere desteği büyük ölçüde azaltmayı planladığı ifade ediliyor. Yetkili, İran’ın doğrudan Trump yönetiminden gelebilecek tehditlere odaklandığını söylüyor: 

Her toplantıda Trump’la ilgili tartışma yapılıyor. Desteklediğimiz bölgesel grupların hiçbiri tartışılmıyor.

İranlı yetkili, Ortadoğu’daki son gelişmelere de dikkat çekerek Husilerin “son günlerini yaşadığını” savunuyor: 

Burada, Husilerin hayatta kalamayacağı ve son aylarını hatta günlerini yaşadıkları yönünde bir görüş hakim. Dolayısıyla onları listemizde tutmanın bir anlamı yok. Onlar Hizbullah’ın eski lideri Hasan Nasrallah ve eski Suriye lideri Beşar Esad’a dayanan bir zincirin parçasıydı. Gelecek için bu zincirin sadece bir parçasını tutmak mantıklı değil.

Telegraph’ın haberinde, Tahran yönetiminin Esad rejiminin devrilmesini ya da Hizbullah’ın İsrail karşısında verdiği kayıpları önleyemediği hatırlatılarak, Husilerin oluşan güç boşluğundan faydalanmak istediği yazılıyor. ABD’nin de bunu önlemek ve İran üzerindeki baskıyı artırmak için devreye girdiği belirtiliyor.

CNN’in salı günkü haberinde, ABD’nin İran ve Husilere gözdağı vermek amacıyla B2 gizli bombardıman uçaklarını Hint Okyanusu’na konuşlandırdığı da bildirilmişti. 

Eski ABD Başkanı Joe Biden, 2021’de Husileri terör örgütü listesinden çıkarmıştı. Ancak Trump göreve gelir gelmez milisleri tekrar listeye aldı. 

Trump, geçen ay Husilere yönelik saldırı düzenlenmesi talimatını vermiş, bombardımanlarda en az 61 kişinin öldüğü, 140’tan fazla kişinin de yaralandığı kaydedilmişti. Husiler, Gazze savaşında Hamas’a desteklerini açıklayarak, bölgedeki denizcilik faaliyetlerini sekteye uğratan saldırılar düzenlemişti. 

Trump, 5 Mart’ta İran'ın dini lideri Ali Hamaney'e bir mektup gönderdiğini ve nükleer programla ilgili anlaşma yapmak istediğini söylemişti. Cumhuriyetçi lider, "Onlara, 'Umarım müzakere edersiniz çünkü ülkenize ordumuzu sokmamız gerekirse bu korkunç bir şey olur' ifadelerini kullandığım bir mektup yazdım" demişti. 

Hamaney ise Trump’ın müzakere çağrısını ve tehditlerini reddettiklerini duyurmuştu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Trump’a sert çıkışarak, "Tehdit ettiğin için seninle müzakere yapmayacağım. Ne halt yersen ye" demişti. 

Independent Türkçe, Telegraph, Times of Israel



Trump yönetimi yanlışlıkla Ukraynalıların ülkeyi terk etmesini emreden bir e-posta gönderdi

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'daki Beyaz Saray'ın Güney Çimenliğinden ayrılmadan önce gazetecilere konuşuyor, 3 Nisan 2025 (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Washington'daki Beyaz Saray'ın Güney Çimenliğinden ayrılmadan önce gazetecilere konuşuyor, 3 Nisan 2025 (AFP)
TT

Trump yönetimi yanlışlıkla Ukraynalıların ülkeyi terk etmesini emreden bir e-posta gönderdi

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'daki Beyaz Saray'ın Güney Çimenliğinden ayrılmadan önce gazetecilere konuşuyor, 3 Nisan 2025 (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Washington'daki Beyaz Saray'ın Güney Çimenliğinden ayrılmadan önce gazetecilere konuşuyor, 3 Nisan 2025 (AFP)

Bir insani yardım programı kapsamında ABD'de yasal olarak ikamet eden çok sayıda Ukraynalı, ikametlerinin iptal edildiğini bildiren ve ülkeyi terk etmeleri için 7 gün süre tanıyan, aksi takdirde “federal hükümetin peşlerine düşeceği” belirtilen bir e-posta aldı.

Ancak İç Güvenlik Bakanlığı sözcüsü dün yaptığı açıklamada, e-postanın yanlışlıkla gönderildiğini ve Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından oluşturulan Ukrayna şartlı tahliye programının henüz sona ermediğini belirtti. Mesajın kaç Ukraynalıya ulaştığı belli değil.

Reuters geçen ay Trump yönetiminin Rusya ile çatışmalardan kaçan yaklaşık 240 bin Ukraynalının geçici yasal ikametini iptal etme niyetinde olduğunu bildirmişti. Bu yönde atılacak herhangi bir adım, Ukraynalıların eski Başkan Joe Biden döneminde gördükleri karşılamadan geri adım atılması anlamına gelecektir.

Geçtiğimiz perşembe günü yanlışlıkla gönderilen e-postada şöyle deniyordu: “Amerika Birleşik Devletleri'ni derhal terk etmezseniz, Amerika Birleşik Devletleri'nden sınır dışı edilmenizle sonuçlanabilecek potansiyel yasal işlemlere maruz kalacaksınız... İç Güvenlik Bakanlığı bir kez daha şartlı tahliyenizi iptal etmeye karar vermiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nde kalmaya çalışmayın.”

İç Güvenlik Bakanlığı dün gönderdiği bir yazıyla, söz konusu kararın hatalı olduğunu ve “ilk başta verilen şartlı tahliye koşullarınızın şu an için değişmediğini” bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre ABD hükümetinin misillemesinden korktuğu için adının açıklanmasını istemeyen Ukraynalı bir şartlı tahliye sahibi, e-postayı aldığında “normal nefes alamadığını ve çok ağladığını” söyledi.

Kadın, geçen ağustos ayında oturumunu yenilediğini, iki yıl daha geçerli olduğunun söylendiğini ve ABD'den atılmak için neyi yanlış yaptığını anlamakta zorlandığını söyledi. “Trafik cezam bile yok ve sosyal medyada hiçbir şey paylaşmıyorum” diyen kadın açıklayıcı hiçbir neden bulamakta zorlandığını ifade etti.