Perde arkasında kalmayı tercih eden Pakistan'ın  en güçlü adamı Hindistan'la yüzleşmek için meydana çıktı

Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, Yeni Delhi yönetiminin herhangi bir askeri hareketine, hızlı, kararlı ve şiddetli bir yanıtla karşılık verileceğini söyledi.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, geçtiğimiz 1 Mayıs Perşembe günü askerleriyle konuşuyor. (Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi-AFP)
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, geçtiğimiz 1 Mayıs Perşembe günü askerleriyle konuşuyor. (Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi-AFP)
TT

Perde arkasında kalmayı tercih eden Pakistan'ın  en güçlü adamı Hindistan'la yüzleşmek için meydana çıktı

Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, geçtiğimiz 1 Mayıs Perşembe günü askerleriyle konuşuyor. (Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi-AFP)
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, geçtiğimiz 1 Mayıs Perşembe günü askerleriyle konuşuyor. (Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi-AFP)

Yakın zamana kadar Pakistan'ın en güçlü adamı perde arkasında kalmayı tercih ediyordu. Kamuoyu önüne çıkışlarını sıkı bir şekilde kontrol ediyor ve açıklamalarını askeri etkinlikler sırasında yaptığı hazırlıklı konuşmalarla sınırlıyordu.

Ancak yaklaşık iki hafta önce Hindistan kontrolündeki Keşmir'de meydana gelen ölümcül terör saldırısının ardından Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, Pakistan ile Hindistan arasında artan gerilimin merkez üssü haline geldi.

Pahalgam kasabası yakınlarında 20'den fazla turistin ölümüne neden olan saldırıya güçlü bir yanıt verilmesi için Hindistan yönetimine baskı artarken, Münir de ateşli söylemiyle Pakistan'ın tutumunu belirlemeye başladı.

Geçtiğimiz perşembe günü bir askeri tatbikat sırasında Münir, tankın üzerine çıkıp askerlere hitaben “Belirsizliğe yer yok. Hindistan'ın herhangi bir askeri macerasına hızlı, kararlı ve şiddetli bir karşılık verilecektir” diyerek Hindistan'ın herhangi bir saldırısına Pakistan'ın eşit ya da daha büyük bir güçle karşılık verme taahhüdüne atıfta bulundu.

scdfrgty
Pakistanlı bir kız, 2 Mayıs'ta Karaçi'de Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in resimlerinin asıldığı Hindistan karşıtı bir protesto sırasında kameralara böyle yansıdı. (EPA)

Münir'in yorumları Hindistan ve Pakistan'da, güç gösterme ve halk desteği kazanma çabası olarak yorumlandı. Öyle ki Pakistan'da süregelen siyasi bölünmeler ve ekonomik krizler, iç politikanın yönlendirilmesinde uzun süredir gizli bir rol oynayan askeri kuruma olan geleneksel bağlılığı erozyona uğratmıştı.

Analistler Münir'i, Pakistan'ın en önemli iki askeri istihbarat kurumuna liderlik etmesi ve Hindistan'la süregelen çatışmanın temelde dini olduğuna dair inancıyla pozisyonları şekillenen, Hindistan'a karşı sertlik yanlısı biri olarak tanımlıyor.

Hindistan'da pek çok kişi Münir'in terör saldırısından altı gün önce İslamabad'daki Pakistanlı bir topluluğa Hindistan ve Pakistan arasında bölünmüş olan ve her ikisinin de üzerinde hak iddia ettiği Keşmir'in, Pakistan'ın can damarı olduğunu söylediği sözlerine atıfta bulundu.

Bu ifade Pakistan milliyetçi söyleminin yerleşik bir parçası olup Keşmir'in ulusal kimlik açısından stratejik ve sembolik önemini yansıtmaktadır. Hindistan Dışişleri Bakanlığı açıklamayı kışkırtıcı olarak nitelendirerek Keşmir'in, Hindistan'ın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Mevcut krizin tırmanması ya da yatışması büyük ölçüde uluslararası diplomasinin yanı sıra iç siyasi dinamiklere de bağlı görünüyor.

ABD ve Birleşmiş Milletler (BM), her ikisi de nükleer silaha sahip olan Hindistan ve Pakistan'a gerilimi azaltma yönünde çalışmaları çağrısında bulundu. Pakistan'ın BM Daimî Temsilcisi Asım Ahmed cuma günü yaptığı açıklamada, Pakistanlı yetkililerin Çinli mevkidaşlarıyla gerilimi görüştüklerini söyledi. Çin, Pakistan'ın müttefiki ve Pakistan'da ekonomik çıkarları var.

Ancak diplomasi yeterli olmayabilir. Hindistan'ın güçlü Başbakanı Narendra Modi, Hindistan'ın her bir teröristi ve destekçilerini dünyanın sonuna kadar takip edeceği sözünü verdi.

frgtyh6u
Pakistan ordusunun 1 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirdiği askeri tatbikattan (Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi - AP)

Keşmir'de 2016 ve 2019 yıllarında Hint güvenlik güçlerine yönelik saldırıların ardından Hindistan yönetimi, Pakistan içindeki terörist kamplarını vurarak karşılık verdi. Bu kez, bir turistik bölgede 26 kişinin öldüğü (bölgede son yıllarda gerçekleşen en ölümcül saldırı) saldırının ardından Hintli yazar ve gazeteci Aditya Sinha, iddia edilen kamplara yönelik sınır ötesi bir hava saldırısının Hindistan'daki aşırı sağcıların kana susamışlığını bastırmayacağını savundu.

Münir ise Pahalgam saldırısından sonra açıkça ideolojik terimler kullanarak Hindistan ile kalıcı bir barış ihtimaline inanmadığını ima etti.

26 Nisan'da Pakistan Askeri Akademisi'nin mezuniyet töreninde öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada Münir, Pakistan'ın 1947'de kurulmasına temel teşkil eden ve Hindular ile Müslümanların ayrı vatanlara ihtiyaç duyan iki ayrı millet olduğunu savunan İki Ulus Teorisi’ne atıfta bulundu.

Bu teori Pakistan ulusal kimliğinin ve dış politikasının temel taşlarından biri olmaya devam etmiştir. Geçmişte Pakistanlı generaller bu ideolojik retoriği Hindistan'la gerginlik zamanlarında kullanmış ve diplomatik bir ton hâkim olduğunda dozunu düşürmüşlerdir. Ancak Münir'in bu teoriyi yeniden canlandırması ve tekrarlaması Hindistan'daki pek çok kişi tarafından Pakistan'ın Hindistan'a karşı tutumunda önemli bir değişim olarak yorumlandı.

Münir’in Keşmir'i, Pakistan'ın can damarı olarak tanımlaması Hindistan'da özel bir etki yarattı. Münir aynı konuşmasında “Keşmirli kardeşlerimizi Hint işgaline karşı verdikleri kahramanca mücadelede yalnız bırakmayacağız” dedi.

dfgyhtju
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, 1 Mayıs Perşembe günü yapılan askeri tatbikat sırasında askerleriyle konuşuyor. (Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi - AP)

Hint internet gazetesi ThePrint'in editörü Shekhar Gupta, söz konusu açıklamaların zamanlamasının Hindistan yönetimi açısından görmezden gelinmesini zorlaştırdığını söyledi.

Keşmir... Savaşlar ve isyanlar

Keşmir bölgesi, 1947 yılında Britanya Hindistanı'nın bölünerek iki ülkenin kurulmasından bu yana Hindistan-Pakistan rekabetinin merkezi olmuştur. Keşmir, savaşlara, isyanlara ve uzun süreli askeri konuşlanmalara tanıklık ederek dünyanın en istikrarsız bölgelerinden biri haline gelmiştir.

Bu mevcut çatışma Münir'in uğraştığı ilk bölgesel kriz değil. Münir, 2019 yılında Keşmir'deki bir intihar saldırısı, Hindistan'ın hava saldırılarını ve geçici bir askeri gerilimi tetiklediğinde Pakistan istihbaratının başındaydı. Münir’in buradaki görev süresi birkaç ay sonra dönemin başbakanı İmran Han'ın kendisini görevden almasıyla sona erdi.

İmran Han daha sonra Münir'in ordu şefliğine terfi etmesine karşı çıktı ve ilişkileri gergin kaldı. İmran Han, askeri liderlikle ilişkilerinin kötüleşmesinin ardından Nisan 2022'de görevden alındı. Bu olaydan yedi ay sonra Münir görevi devraldı.

Münir kamuoyundaki imajını kontrol etmeye özen gösteriyor ve spontane açıklamalardan kaçınıyor. Münir’in konuşmaları, genellikle dini referanslar içeren güç ve netlikle karakterize ediliyor.

Pakistan'ın eski ABD Büyükelçisi Hüseyin Hakkani, Münir'in dindarlığa gömülmüş olduğunu ve bunun Hindistan ile ilişkilere bakışına yansıdığını söyledi. Hakkani, “En iyi ihtimalle gerilimi yönetmeye çalışıyor olabilir. Yani bu süreçte mümkün olduğunca siyasi puan toplamaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Bu şekilde Münir, 1980'lerde General Muhammed Ziyaü’l Hakk'ın Afganistan'da Sovyetler Birliği'ne karşı Taliban'ı desteklediği dönemde ABD ile koordineli olarak başlattığı bir eğilim olan Pakistan silahlı kuvvetleri içinde artan dini yönelimin bir uzantısı gibi görünüyor.

Münir, muhalefeti bastırma suçlamalarının hedefinde olsa da onun dönemi ordunun Pakistan'da siyaset ve toplum üzerindeki kontrolünün artmasıyla şekillendi.

Hakkani, Münir için “Kontrolü sevilmeye tercih ediyor gibi görünüyor. İç politikaya yaklaşımı bu. Hindistan'la ilişkilerde de bu şekilde davranıyor” dedi.

Ordunun Hindistan ile ilişkilerde daha güçlü bir rol üstlenmeye başladığı ve geleneksel olarak emekli generaller ya da siviller tarafından üstlenilen Ulusal Güvenlik Danışmanı görevine istihbarat servisi başkanını atayarak gelecekteki müzakereler üzerindeki kurumsal kontrolünü kurumsallaştırdığı açık.

Bugüne kadar iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler donmuş durumda. Sessiz diplomasi yerine alenen düşmanca mesajlar birincil iletişim aracı haline gelmiştir. Böyle bir ortamda, yanlış hesaplama riski önemli ölçüde artıyor.

İslamabad'da siyaset ve güvenlik analisti olan Zahid Hüseyin, Hindistan'ın askeri saldırı başlatması halinde Pakistan'ın karşılık vermek zorunda kalacağını söyledi.

Hüseyin, “Asıl soru, Sayın Modi'nin bu noktada durmayı tercih edip etmeyeceğidir. Hindistan'ın sınırlı saldırıları bile geniş çaplı bir çatışmaya dönüşebilir” ifadelerini kullandı.



Bill Gates, Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle "yaptıklarından sorumlu tutulacak"

Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
TT

Bill Gates, Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle "yaptıklarından sorumlu tutulacak"

Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).
Jeffrey Epstein'ın mirasından elde edilen bir fotoğrafta, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, yüzü gizlenmiş bir kadınla birlikte görülüyor (AFP).

Gates Vakfı sözcüsü dün Reuters'e yaptığı yazılı açıklamada, Bill Gates'in vakıf çalışanlarıyla yaptığı genel bir toplantıda, finansçı ve cinsel suçtan hüküm giymiş Jeffrey Epstein ile olan ilişkisiyle ilgili "eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmeye" karar verdiğini söyledi.

Sözcünün açıklamaları, Wall Street Journal'ın (WSJ) Gates'in Epstein ile olan ilişkisi nedeniyle genel toplantıda çalışanlardan özür dilediği yönündeki haberine yanıt olarak geldi.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan belgeler, Gates ve Epstein'ın, Epstein'ın hapisten çıkmasının ardından Microsoft kurucusunun hayırseverlik çalışmalarını genişletmek için defalarca görüştüklerini gösteriyor. Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre Gates, çalışanlarına Epstein ile vakit geçirmenin ve vakıf yetkililerini onunla yaptığı toplantılara getirmenin büyük bir hata olduğunu itiraf etti. Haber, Gates'in kamuya açık toplantıdaki konuşmasının kaydına dayanıyor. Gazeteye göre Gates, "Yaptığım hata nedeniyle bu işe karışan diğer insanlardan özür diliyorum" ifadelerini kullandı.

WSJ’nin haberine göre Gates, Epstein'ın daha sonra tanıdığı ancak kurbanları arasında yer almayan iki Rus kadınla da romantik ilişkiler yaşadığını da itiraf etti. Adalet Bakanlığı belgelerinde ayrıca Microsoft kurucusunun yüzleri gizlenmiş kadınlarla birlikte çekilmiş fotoğrafları da yer alıyordu. Gates daha önce Epstein ile ilişkisinin hayırseverlik hakkındaki görüşmelerle sınırlı olduğunu ve onunla görüşmenin bir hata olduğunu belirtmişti.

Gazete, Gates'in vakıf çalışanlarına Epstein'ın kendisinden, kadın arkadaşlarıyla yaptığı görüşmelerden sonra fotoğraf çekmesini istediğini söylediğini bildirdi. Habere göre Gates, "Açıkça söylemek gerekirse, kurbanlarla, onu çevreleyen kadınlarla hiç vakit geçirmedim" dedi.

Bill Gates'in başkanlığını yaptığı ve eski eşiyle birlikte 2000 yılında kurduğu Gates Vakfı, küresel sağlık girişimlerinin dünyada en büyük fon sağlayıcılarından biridir.


Pentagon, Hint Okyanusu'nda yaptırım uygulanan üçüncü petrol tankerini de ele geçirdiğini duyurdu

Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
TT

Pentagon, Hint Okyanusu'nda yaptırım uygulanan üçüncü petrol tankerini de ele geçirdiğini duyurdu

Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)
Pentagon tarafından yayınlanan ve Hint Okyanusu'ndaki tankerin kontrolünü ele geçirdiğini gösteren bir video kaydından alınan görüntü (Reuters)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) dün, ABD güçlerinin Karayipler’de yaptırım uygulanan gemilere yönelik Başkan Donald Trump'ın yasağını ihlal eden üçüncü bir petrol tankerini Hint Okyanusu'nda ele geçirdiğini duyurdu.

Pentagon, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD ordusunun Karayipler'de takibe aldığı ‘Bertha’ isimli petrol tankerini Hint Okyanusu açıklarında durdurduğunu aktardı.

Paylaşımda gece operasyonuyla ilgili olarak, “Gemi, Başkan Trump'ın Karayipler'deki yaptırım uygulanan gemilere yönelik yasağını ihlal ederek faaliyet gösteriyordu ve tespit edilmekten kaçınmaya çalışıyordu” denildi.

Pentagon, ‘denizcilik alanında yasadışı aktörlerin ve onların temsilcilerinin hareket özgürlüğünün engelleneceğini’ vurguladı.

Bertha, ABD ordusu tarafından bu ayın başlarından bu yana Hint Okyanusu'nda durdurulan üçüncü ve Trump'ın geçtiğimiz aralık ayında Venezuela'ya gidip gelen yaptırımlara tabi gemilere ‘abluka uygulanması’ emri vermesinden bu yana toplamda onuncu petrol tankeri oldu.

Son aylarda alıkonulan tankerlerin sayısı, yaptırımları atlatmak için dünya genelinde faaliyet gösteren ve ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın üst düzey bir yetkilisinin tahminine göre yaklaşık 800 gemiden oluşan ‘gölge filoya’ kıyasla önemsiz kalıyor.


Rusya, Avrupa'nın "Kiev'i nükleer silahlarla donatma" girişimlerine karşı uyarıda bulundu

Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
TT

Rusya, Avrupa'nın "Kiev'i nükleer silahlarla donatma" girişimlerine karşı uyarıda bulundu

Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)
Harkiv'de savaşta hayatını kaybeden Ukraynalı askerlerin cenaze törenine dün akrabaları ve silah arkadaşları katıldı (EPA)

Moskova, savaşın beşinci yılına girdiği bugün açık bir çatışmaya dönüşebileceği endişeleri artarken, Kiev'e nükleer silah tedarik etme yönündeki Avrupa çabaları konusunda uyarıda bulundu. Bu durum devam eden barış görüşmelerini daha da karmaşık hale getirdi.

Kremlin, Paris ve Londra'nın Kiev için nükleer silahlanma konusunda baskı yaptığına dair bilgilere sahip olduğunu ve bu konunun müzakere masasında olacağını belirtti. Bu arada, Rusya Ulusal Güvenlik Konseyi, Rusya'nın tehdit altında hissetmesi durumunda Ukrayna ve Batı hedeflerine karşı taktik nükleer silah kullanma tehdidinde bulundu.

Kiev dün Rusya'nın suçlamalarını "saçma" olarak nitelendirerek reddetti ve toprak tavizleri vermeyi reddetme yönündeki önceki tutumunu yineledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, çatışmanın çözümü kapsamında Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Donbas'tan çekilmesi çağrısını "tamamen saçmalık" olarak nitelendirdi. Zelenskiy, güvenlik garantileri talebini yineledi ve ABD Başkanı Donald Trump'a "Ukrayna'yı terk etmemesi" çağrısında bulundu.

Ukrayna'yı destekleyen "İstekliler Koalisyonu"nun bir parçası olan 30'dan fazla devlet başkanı dün Moskova'ya "koşulsuz ateşkesi" kabul etmesi çağrısında bulundu. Bu ülkeler, Koalisyon toplantısının ardından Moskova'yı "anlamlı" barış görüşmelerine girmeye ve "tam ve koşulsuz bir ateşkesi" kabul etmeye çağırdı.