Burkina Faso’nun kuzeyinde terör saldırısı: 100’dan fazla ölü

Bir çatışma sırasında Burkina Faso güçleri (Sosyal medya siteleri)
Bir çatışma sırasında Burkina Faso güçleri (Sosyal medya siteleri)
TT

Burkina Faso’nun kuzeyinde terör saldırısı: 100’dan fazla ölü

Bir çatışma sırasında Burkina Faso güçleri (Sosyal medya siteleri)
Bir çatışma sırasında Burkina Faso güçleri (Sosyal medya siteleri)

Bir sivil toplum kuruluşu (STK) çalışanı ve yerel halktan görgü tanıkları, Burkina Faso'nun kuzeyinde meydana gelen terör saldırısında 100'den fazla kişinin öldüğünü söyledi.

Ülkenin terörden etkilenen bölgelerinde diyalog çabalarına katılan STK görevlisi, saldırının pazar sabahı erken saatlerde bir askeri üs ve uzun süredir kuşatma altında olan stratejik öneme sahip Djibo şehri de dahil olmak üzere çeşitli yerlere düzenlendiğini belirtti. Bölgeden bir öğrenci, ölenler arasında babasının da olduğunu aktardı.

Her iki kaynak da dün Associated Press'e (AP) kendilerine misilleme yapılmasından korktukları için isimlerinin gizli kalması koşuluyla konuştu. Pazar günü gerçekleşen saldırının sorumluluğunu Sahel bölgesinde aktif bir terör örgütü olan El Kaide bağlantılı Cemaat Nusret ül-İslam vel-Müslimin (JNIM) üstlendi.

Denize kıyısı olmayan 23 milyon nüfuslu Burkina Faso, askeri bir cunta tarafından yönetiliyor. Silahlı radikalizmin küresel merkez üssü olarak bilinen Afrika'nın Sahel bölgesinde derinleşen güvenlik krizinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alan Burkina Faso topraklarının yaklaşık yarısı, 2022 yılında iki darbenin önünü açan şiddet olayları nedeniyle hükümetin kontrolü dışında kaldı. Bunun yanında hükümete bağlı güvenlik güçleri yargısız infazlar yapmakla suçlanıyor.

STK görevlisinin yanı sıra Sahel bölgesi üzerinde uzman bağımsız bir açık kaynak analisti olan Charlie Werb'e göre pazar günü gerçekleşen saldırılar yerel saatle sabah 06.00 sularında farklı noktalarda eş zamanlı olarak başladı. STK görevlisi, JNIM üyelerinin Burkina Faso Hava Kuvvetlerinin dikkatini dağıtmak için sekiz bölgeye eş zamanlı saldırılar düzenlediğini, saldırının merkez üssünün Djibo şehri olduğunu ve JNIM üyelerinin önce şehrin girişlerindeki tüm kontrol noktalarının kontrolünü ele geçirip ardından da başta Özel Terörle Mücadele Birimi’ne ait askeri kışla olmak üzere tüm askeri üslere saldırdığını aktardı.

İnternette yayınlanan videoları inceleyen Werb, güvenlik güçlerinin aşırılık yanlılarını başarıyla püskürttüğü Djibo'daki önceki saldırıların aksine, saldırganların Burkina Faso Hava Kuvvetlerinin müdahalesinden önce saldırıların düzenlendiği bölgelerde birkaç saat geçirdiğini söyledi.

Sahel bölgesi uzmanı ve Soufan Merkezi'nde (The Soufan Center)  kıdemli araştırmacı olan Wassim Nasr, son saldırının JNIM’in Burkina Faso'da artan gücünü ve nüfuzunu gösterdiğini vurgulayarak “Djibo'nun hedef alınması örgütün ülke içindeki hareket özgürlüğünün bir kanıtı” ifadelerini kullandı.



Washington, Kasım Süleymani'nin iki yakınının gözaltına alındığını duyururken Tahran bu haberi yalanladı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
TT

Washington, Kasım Süleymani'nin iki yakınının gözaltına alındığını duyururken Tahran bu haberi yalanladı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran rejimiyle bağlantıları olduğu belirtilen yabancılardan yasal oturum iznini (Green Card/Yeşil Kart) geri çektiğini duyurdu.

Açıklamada, “Dün gece, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) eski Komutanı General Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızı, Dışişleri Bakanı'nın yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararının ardından federal ajanlar tarafından gözaltına alındı” denildi. Açıklamada ayrıca, iki kadının ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu (ICE) gözetiminde oldukları belirtildi.

DMO’ya bağlı Kudüs Gücü’nün eski Komutanı General Kasım Süleymani, Başkan Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminin son yılında, 2020 yılı başlarında Irak'ın başkenti Bağdat'ta bulunduğu sırada ABD tarafından bir insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda öldürüldü.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, basında yer alan haberlere ve Hamideh Afshar'ın sosyal medyadaki paylaşımlarına göre İran rejiminin açık destekçilerinden biri olduğu belirtildi. Açıklamada, Hamide Afshar'ın ABD'de ikamet ettiği süre boyunca İran rejiminin propagandasını yaptığı ve ABD’nin Ortadoğu'daki askerlerine ve askeri tesislerine yönelik saldırıları övdüğü de belirtildi. Ayrıca İran'ın Dini Lideri'ne övgüde bulunduğu belirtilen açıklamaya göre Afshar, ABD'yi ‘Büyük Şeytan’ olarak nitelendirdi ve terör örgütü olarak sınıflandırılan DMO'ya desteğini açıkladı.

Hamide Afshar’ın daha sonra silinen Instagram hesabındaki paylaşımlarından da anlaşıldığı üzere, Los Angeles’ta lüks bir yaşam sürerken bu içerikleri paylaştığı belirtilen açıklamada,

Açıklamada ayrıca, Afshar ve kızının daimi ikamet statüsünün sona erdirilmesinin yanı sıra, eşinin de ABD'ye girişinin yasaklandığı belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, Amerikalıların güvenliğini sağlamak için ICE ile yapılan iş birliğine övgüde bulunurken açıklamada, Trump yönetiminin, ABD'nin ‘terörist ve ABD düşmanı’ rejimleri destekleyen yabancılar için bir sığınak haline gelmesine izin vermeyeceğini de ekledi.

İranlı medya kaynakları ise cumartesi günü, bu iki kadının Kasım Süleymani ile hiçbir bağlantısı olmadığını bildirdi.

DMO'ya yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, Kasım Süleymani'nin kızı Zeynep Süleymani'nin açıklamasını aktardı. Zeynep Süleymani, yaptığı açıklamada, “ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması yalandır: ABD'de gözaltına alınan iki kadınla Hac Kasım ailesi arasında hiçbir bağlantı yoktur” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonu da Kasım Süleymani'nin diğer kızı ve Tahran Belediye Meclisi üyesi Nergis Süleymani'nin “Şu ana kadar Süleymani ailesinden veya yakınlarından hiç kimse ABD'de ikamet etmedi” dediğini aktardı.

Kasım Süleymani’nin yeğeni ve yeğeninin kızının gözaltına alınmasından önce, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ‘bu ayın başlarında, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi eski sekreteri Ali Laricani'nin kızı Fatemeh Ardeshir-Larijani ile eşi Seyed Mohammad Kalantar Motamedi'nin yasal oturum statüsüne son vererek ‘ikisinin artık ABD'de bulunmadığını ve gelecekte ülkeye girişlerinin yasaklandığını’ açıklamıştı.

Ali Laricani 67), 17 Mart'ta Tahran'ın Pardis bölgesinde ABD ve İsrail’in ortak hava saldırısında oğlu ve yardımcılarından biriyle birlikte öldürüldü.

Laricani, eski DMO komutanı ve İran’ın nükleer müzakerecisiydi. İran’ın eski Dini Lideri Ali Hamaney’in yakın danışmanı olarak öne çıkan Laricani, İran'ın güvenlik ve dış politika politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir rol oynamıştı.


Netanyahu: İsrail, İran'ın çelik ve petrokimya fabrikalarını hedef aldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
TT

Netanyahu: İsrail, İran'ın çelik ve petrokimya fabrikalarını hedef aldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)

Reuters'e göre, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, Tel Aviv'in İran'ın petrokimya tesislerini hedef aldığını ve önemli silah malzemelerinin üretiminde kullanılan çelik tesislerini bombaladığını söyledi.

İran medyası, ABD ve İsrail savaş uçaklarının dün İran'ı bombalamaya devam ettiğini ve aralarında bir petrokimya tesisinin de bulunduğu çok sayıda hedefi vurduğunu bildirdi. Resmi Tehran Times gazetesi, hava saldırısının güneybatıdaki Huzistan eyaletinde bulunan Mahşehr Özel Ekonomik Bölgesi petrokimya kompleksini hedef aldığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın İran medyasından aktardığına göre saldırıda en az beş kişi hayatını kaybetti.

Netanyahu, cuma günü ofisi tarafından yayınlanan bir videoda, ABD ile birlikte İran altyapısına yönelik daha fazla ortak saldırı düzenleneceğini duyurdu.

Netanyahu, “Amerikalı dostlarımızla birlikte İran'daki terörist rejime saldırmaya devam edeceğiz. Liderleri ortadan kaldırıyoruz, köprüleri ve altyapıyı bombalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun açıklamaları, ABD ordusunun Tahran yakınlarındaki önemli bir otoyol köprüsünü bombalamasının ardından geldi.

Netanyahu ayrıca, "İsrail Hava Kuvvetleri son günlerde İran'ın çelik üretim kapasitesinin yüzde 70'ini imha etti" ifadesini kullandı.

İran medyasının perşembe günü bildirdiğine göre, İsfahan yakınlarındaki Mübarake Çelik Fabrikası, İran çelik endüstrisini hedef alan yeni hava saldırılarının ardından faaliyetlerini durdurdu.

Netanyahu, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na atıfta bulunarak, "Bu, Devrim Muhafızlarını hem mali kaynaklardan hem de silah üretme yeteneğinden mahrum bırakan büyük bir başarıdır" dedi.

İran'da çelik endüstrisi, otomotiv üretimi ve savunma sanayinde önemli rol oynayan kilit bir sektördür. İsfahan yakınlarındaki Mübarake Çelik Fabrikası, ülkenin en büyük çelik üreticisidir ve yerel tedarik zincirinin hayati bir bileşenidir.


Arjantin, İran'ın en üst düzey diplomatının ülkeden sınır dışı edildiğini duyurdu

Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
TT

Arjantin, İran'ın en üst düzey diplomatının ülkeden sınır dışı edildiğini duyurdu

Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)

Arjantin Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, İran rejimi ile ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle ittifak halinde olan Arjantin hükümeti arasında artan gerilimler nedeniyle İran'ın en üst düzey diplomatını sınır dışı ettiğini belirtti.

X platformunda dün yayınlanan bir mesajda, Arjantin Dışişleri Bakanı Pablo Quirno, İran'ın maslahatgüzarı Muhsin Sultani Tehrani'nin, perşembe günü verilen ve İranlı diplomata Güney Amerika ülkesini terk etmesi için 48 saat süre tanıyan karara "uygun olarak" ülkeyi terk ettiğini söyledi.

Arjantin'in İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nu "terör örgütü" olarak ilan etmesinin ardından iki ülke arasındaki gerilim son zamanlarda arttı. Bu adım, Arjantin hükümetinin İran silahlı kuvvetlerinin bu koluyla iş yapanlara mali yaptırımlar uygulamasına ve Arjantin'de sahip olabileceği tüm varlıklara el koymasına olanak tanıyacak.

İran Dışişleri Bakanlığı, terör örgütü ilanına yanıt olarak, Arjantin'in eylemlerinin ABD'nin etkisiyle "affedilemez bir suç" teşkil ettiğini belirten bir açıklama yaptı.