Trump'ın Körfez ziyaretinden 10 gülünç ve tartışmalı an

Riyad'daki dikkat çeken görüşme en sansasyonel manşetleri oluştururken, Trump’ın Körfez turu Fox News röportajı, suikast suçlamaları ve ‘yakışıklı adamla’ olan görüşme gibi sürprizlerle son buldu.

Trump, etkileri uzun süre devam edecek yoğun bir turun ardından Körfez'e veda etti (SPA)
Trump, etkileri uzun süre devam edecek yoğun bir turun ardından Körfez'e veda etti (SPA)
TT

Trump'ın Körfez ziyaretinden 10 gülünç ve tartışmalı an

Trump, etkileri uzun süre devam edecek yoğun bir turun ardından Körfez'e veda etti (SPA)
Trump, etkileri uzun süre devam edecek yoğun bir turun ardından Körfez'e veda etti (SPA)

Mustafa el-Ensari

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan Ortadoğu ziyareti sırasında, spontane diplomasiyi tartışmalı kişisel açıklamalarla birleştiren birçok dikkat çekici an yaşadı. Bu makalede, Trump’ın bu ziyaret turu sırasında kültürel sembolizmden dikkat çekici yorumlara olağandışı 10 durum ve bunlara eşlik eden arka planlara yönelik bazı kamuoyu ve medya tepkileri ele alınıyor.

‘Biden'ın hayaleti’ ve Gazze, Trump'ın peşini bırakmıyor

Trump, Riyad'da Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin liderlerine, Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ne ve Katar'da ABD askerlerine yaptığı konuşmada, görev süresi geçtiğimiz ocak ayında dolmuş olmasına rağmen eski Başkan Joe Biden'dan defalarca bahsederek dinleyicileri şaşırttı. Trump bu konuşmalarından birinde “Biden büyük anlaşmalarımızı gerçekleştiremezdi, Suriye üzerindeki yaptırımları sonsuza kadar yerinde bırakırdı!” dedi. Fox News’e verdiği bir röportajda “Biden Körfez'i anlamadı, tarih yazan benim” şeklindeki sözleri, Körfez ziyareti sırasında kendisini seçimi kendisinden çalan kişi olarak tanımlamaktan çekinmediği ve 7 Ekim 2023’ten ve ABD’nin Afganistan'dan çekilmesinden Ukrayna savaşına kadar dünyadaki tüm kötü olaylardan kendisini sorumlu tuttuğu selefine duyduğu kızgınlığın boyutunu yansıttı. Bazı takipçileri bu dürtüyle “Trump Biden'ın hayal gücüyle savaşıyor!” şeklinde alay ederken, sosyal medyadaki destekçileri ‘üstünlüğünü vurgulamakta’ haklı olduğunu savundu. ABD merkezli televizyon ağı CNN ise Trump’ın konuşmasını ‘geçmişe takıntı’ olarak nitelendirirken bu durumun Trump'ın diplomaside dahi tartışmayı kışkırtma tarzını yansıttığını vurguladı. Gazze meselesi de Trump’ın peşini bırakmadı. Tüm konuşmalarda ve görüşmelerde Gazze vardı, Netanyahu'nun yanıtı ise günlük olarak gerçekleştirilen ihlallerle açıkça ortadaydı.

Trump, Suriye Devlet Başkanı'nı bir film yıldızı olarak taçlandırdı

Trump, Fox News kanalında Sean Hannity’ye verdiği röportajda Suriye'nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı ‘yakışıklı ve güçlü bir adam’ olarak tanımladı. Trump’ın “Onunla (Şera ile) Riyad'da tanıştım. Batılı tarzda bir takım elbise içinde harika görünüyordu” şeklindeki sözleri, özellikle X platformunda bir etkileşim dalgasına yol açarken, bir yorumcu “Trump zirveyi bir güzellik yarışmasına çeviriyor!” değerlendirmesinde bulundu. Diğer yorumcular ise görüşmenin ciddi bir atmosferde geçmediğini düşündü.

NBC bu durumu Trump'ın ‘spontane anı’ olarak tanımladı. Destekçileri Trump'ın açık sözlülüğünü överken, tartışmalı bir liderin jeopolitik bir bağlamda yaptığı bu kişisel açıklama da bu anı dikkat çekici ve tartışma hale getirdi. Ancak görüşmeyi ve Suriye'ye yönelik yaptırımların askıya alınmasını her zaman ‘rakipsiz” bir adam olarak tanımladığı Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın ricasını geri çeviremeyeceğini söyleyerek gerekçelendiren Trump, diğer liderlerin önünde bile onu övmekten vazgeçmedi. Bu da Suudi Arabistan ile asla bozulmayacağını söylediği dostluğa ne kadar değer verdiğinin bir göstergesiydi. Suudi Arabistan Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Advan el-Ahmari bu durumu, ABD Başkanı'nın, kendisine karşı kin ve nefret besleyen birçok lider ve siyasetçinin aksine, 2020 yılındaki başkanlık seçimlerini kazanamamış olsa bile Suudi Arabistan yönetiminin kendisine olan sadakatini sürdürmesini takdir ettiği şeklinde yorumladı.

Trump’ın ziyareti ‘gökyüzündeki saray’ gibi tartışmalar ve garipliklerle doluydu

Katar, Trump'a Air Force One başkanlık jeti olarak 400 milyon dolar değerinde, ihtişamı nedeniyle ‘gökyüzündeki saray’ olarak adlandırılan lüks bir Boeing 747-8 hediye etti. Trump, Fox News'e verdiği röportajda, “Harika bir uçak, onu kullanacağım ve sonra başkanlık kütüphanesine bağışlayacağım!” diyerek uçağa hayranlığını dile getirdi. Hediye sosyal medyada tartışmalara yol açarken, Trump’ın muhalifleri hediyeyi ‘rüşvet’ olarak tanımladı, destekçileri ise ‘akıllıca bir jest’ olduğunu belirterek bunu savundu. NPR konuyu “ahlaki ve siyasi” olarak nitelendirirken ve hatta ‘Amerika'yı Tekrar Harika Yap’ (Make America Great Again/MAGA) hareketinden Trump’ın bazı destekçileri bunu ‘vatanseverliğe yakışmayan bir durum’ olarak eleştirirken, Trump'ın verdiği komik yanıt, bu anı ziyaretin en önemli anlarından birine dönüştürdü.

Ancak adının açıklanmasını istemeyen Körfez’den bir siyasi analist, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada Katar'ın bu hamlesinin ‘bir minnettarlık jesti’ olmaktan ziyade ABD Başkanı için ‘utanç verici bir durum’ olduğunu söyledi.

Siyasi analist, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Ancak bunun Katar tarzı akıllıca bir hamle olduğunu inkar edemem. Ziyarette medyanın görmezden gelemeyeceği bir başlık olarak kalmalarını sağlamak istediler ve öyle de oldu. Ancak, liderler arasındaki hediyeler söz konusu olduğunda, uçak son on yılların en pahalısı olmaya devam etse bile en tuhafı değildi.”

İlgin olansa Trump’ın ABD askerlerinin hitaben yaptığı konuşmada Katar'ı utandırmaktan çekinmemesiydi. Trump, “İran, Katar Emiri'ne teşekkür etmeli, çünkü bizzat benden onları vurmamamı istedi, ona sahip oldukları için şanslılar” ifadelerini kullandı. Bu durum, Körfez ülkeleri ile İran arasındaki ilişkilerin tarihsel olarak hassas ve tartışmalı olduğu, inişli çıkışlı bir çizgide seyrettiği bir döneme denk geldi.

Suudi Arabistan savaş uçakları Riyad semalarında adeta bir Hollywood sahnesi sergiledi

Trump'ın Riyad hava sahasına varışının ardından Suudi Arabistan savaş uçakları ABD Başkanlık uçağı Air Force One’a muhteşem bir hava gösterisiyle eşlik etti. Bu gösteri, Suudi Arabistan’ın ev sahipliğine büyük bir sıcaklık ve dikkat çekici tepkiler gösteren Trump'ı etkilemiş olmalı ki, veda ettiği dakikalara kadar ülkedeki tüm anlarında havadan heyecan verici karşılamalarına atıfta bulunan  sözler söyledi. Havadaki bu anlara dair videolar sosyal medyada ‘Sinematik bir gösteri!’ gibi yorumlarla viral olurken ABD merkezli televizyon kanalı CNBC, ‘koalisyonun gücünü gösteren bir mesaj’ olarak tanımladığı gösteriyi övdü. Suudi Arabistan kamuoyunda ise bazıları organizasyonla övünürken, bazıları alaycı bir hayranlıkla “Suudi Arabistan Hollywood'a dönüştü!” yorumunda bulundu. İzleyicilere görsel bir şölen yaşatan gösteri ziyaretin en etkili anlarından biriydi ama tek değildi.

2025’te tekrarlanmayan 'kılıç dansı' nostalji olarak kaldı

Trump, 2017 yılında Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaretinde Kral Selman'la birlikte Suudilerin geleneksel dansı olan kılıç dansına katılmıştı ki bu sahne bir önceki ziyaretle ilgilenen ve ilişkilendirenlerin akıllarında kalan ikonik bir sahneydi. Ancak 2025'te ekonomik anlaşmalara ve Körfez ülkeleri ve Suriye’nin liderleriyle art arda yapılan görüşmelere odaklanıldığı için bu etkinlik programda tekrarlanmadı. Bazı sosyal medya kullanıcıları, “Kılıç dansı nerede? Dans bekliyorduk!” diye sorular sorarken bazıları ziyaretin ‘daha ciddi’ bir atmosferde gerçekleştiği değerlendirmesinde bulundu. ABD merkezli haber sitesi Business Insider, 2025 yılının ‘daha az eğlenceli’ olduğunu belirtirken, Suudi basını, ekonomik başarılara odaklandı. Riyad sıkılmadan ve tekrara düşmeden zirve üstüne zirve düzenlemeye alışkın olduğundan, bu kültürel anın yokluğu her ziyareti özel kılan bir boyut kattı. Bu yılki ziyarette folklorun yanı sıra müzik de vardı. Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'nda onuruna düzenlenen ve Trump'ın Arapların ve Suudilerin duygularını harekete geçiren dokunaklı bir coşku sergilediği oratoryo etkinliğinin ara müzikleri arasında “God Bless the USA” gibi Trump'ın en sevdiği şarkılar da yer aldı. Konuşmasını bitirir bitirmez, üç asır önce ilk Suudi devletinin beşiği olan tarihi Diriye şehrine geçen ABD Başkanı, burada kendisini, kökleri Arabistan'a ve onun kadim misafirperverlik geleneklerine dayanan geleneksel şarkılarla karşılayan bir Suudi bandosu tarafından karşılandı.

Ayakta alkışlamanın ve ‘yaptırımların kaldırılmasının’ perde arkasındaki sırrı

Riyad'daki Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'nda yaptığı konuşma sırasında Trump konuşmasının ‘daha önce hiç görmediğim tarihi bir alkış’ almasıyla övündükten sonra şakayla karışık “Neredeyse devam etmelerini engelleyecektim” dedi. İlk başta Trump'ı şaşırtmış gibi görünen alkışların sebebi Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldıracağını açıklamasıydı. Veliaht Prens'in kendisinden bunu yapmasını istediğini belirten Trump, “Ne yapabilirim ki, onun hiçbir isteğini geri çevirmem” şeklindeki sözleri Suudiler, Suriyeliler ve Araplar arasında bir alkış tufanına yol açarken, minnettarlık ve gurur karışımı bir duygu izledi. Bu alkışların çoğu, nüfusunun yarısından fazlası yerinden edilen ve Beşşar Esed rejimi tarafından yaklaşık 500 bin vatandaşını en korkunç şekillerde kaybeden Suriye'nin Ortadoğu tarihinde eşi ve benzeri görülmemiş acılarına son vermek için tüm ağırlığını kullanan Suudi Arabistan'aydı. Ancak bu alkışlar Trump için o kadar değerliydi ki Riyad ziyareti sona erdikten sonra bile Körfez turuna dair açıklamalarında bununla övünmeye devam etti.

Trump’ın Körfez ziyareti sırasında Fox News'a verdiği mülakatta Trump, Suriye'ye yönelik yaptırımları ‘büyük bir kralın oğlu’ olarak tanımladığı Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin talebi üzerine kaldırdığını vurgulayarak tüm hikayeyi şöyle anlattı:

“Bu kral aynı zamanda benim arkadaşım ve yüzde 100 hedefine odaklanmış, zeki ve harika bir adam. Harika bir oğlu var. Veliaht prenslik ve başbakanlık dahil olmak üzere çeşitli unvanlara sahip. İşleri yürütme konusunda mükemmel bir iş çıkarıyor.”

Veliaht Prens'in bir keresinde kendisini aradığını ve “Bana bir iyilik yapar mısın? Dünyaya bir iyilik yapar mısın? Suriye’ye uygulanan yaptırımları kaldırabilir misiniz?” diye sorduğunu ve yaptırımların Suriye'yi boğduğunu, herhangi bir ilerleme kaydedilmesini de engellediğini açıkladığını aktaran Trump, “Dürüst olmak gerekirse, bunu çok düşünmemiştim, ama benimle nazik bir şekilde konuştu. Bu yaptırımların ağırlığı altında başarılı olamayacaklarını söyledi. Ben de ona ‘Onlara bir şans verelim’ dedim. Bu arada genç ve yakışıklı bir adam olan yeni liderle (Ahmed eş-Şera) tanıştım. Ona ‘Zorlu bir geçmişiniz var, ama düşündüğünüzde, bir choirboyu (bir iyilik yapana veya ahlaki açıdan dürüst birine atıfla kullanılan bir ifade/koro çocuğu) bu kadar zor bir pozisyona sokar mıydınız?’ dedim. Orada (Suriye’de) zor bir durum ve sert bir ortam var. Dedikleri gibi, zor bir bölge, ancak onda (Şera’da) özel bir insan gördüm ve yaptırımların kaldırılması kararı için çok minnettardı, çünkü onsuz başarılı olamayacaklarını biliyordu” şeklinde konuştu.

Spekülasyonlara yol açan mor kravat

Öte yandan Trump'ın mor kravatının Riyad'da karşılandığı törende kullanılan mor halılarla uyumlu olması nedeniyle dikkati çekti. Sosyal medya kullanıcıları bunun ‘diplomatik mesaj içeren bir kravat’ olduğu yorumunda bulunurken, bazıları da ‘halılar için mi bu kravatı seçti?’ diye sordu. Business Insider, rengin Suudi Arabistan’ın Trump’ı karşılamasını sembolize ettiğini ve Suudi kamuoyunun bunu bir saygı jesti olarak gördüğünü belirtti. Bazıları ise bunu komik bir tesadüf olarak değerlendirdi. Bu basit ayrıntı, özellikle ziyarete ilişkin yazıların satır aralarına ve sembollerinin arka planına bakanlar arasında tartışma yarattı. Örneğin Londra merkezli Şarku’l Avsat gazetesindeki köşesinde bu konuya dair bir yazı kaleme alan Suudi yazar Mişari Zeydi, yüzlerce yıl önce yazılan başlıca Arapça şiirlerden biri olan (el-Muallakat/Yedi Askı) ve şairin Trump'ın karşılandığı saraya adı verilen Yemame'den bahsettiği şiirine değindi. Zeydi, şairin şiirde Yemame’den ‘mor renkli lavanta çiçeğinin eskimeyen kokusunun olduğu topraklar’ diye bahsettiğine dikkati çekti.

Develerin katıldığı geçit töreni Trump’ın merakını uyandırdı

Öte yandan Trump, Katar’ın başkenti Doha'da kendisini karşılamak için düzenlenen törende develeri överek Katar Emiri'ne “Uzun zamandır böyle develer görmemiştim, gösteri için teşekkür ederim” dedi. Dev emlak şirketi ABD’de ve dünyanın dört bir yanında gökdelenler inşa etmekle ünlü olan ABD Başkanı’nın develeri iyi bilmediğini açıkça ortaya koymasına gerek yoktu. Ancak her şeyden bir espri çıkarmaya çalışan kişiliği, develerin ve çölün bölgeyi duyan herkesin bildiği bir simge olduğu Körfez'le ilgili onlarca yıllık bilgisi göz önüne alındığında sahne biraz tanıdık gelse de biraz şaşırmış görünmesine neden oldu. ‘sığır’ nasıl ABD’yi simgeleyen hayvansa deve de Körfez'in hayvanıdır. ABD’de halen kovboyluk (sığır çobanı) unvanı bir gurur ve özgünlük kaynağı olarak görülüyor ve sinema eserlerinde ölümsüzleştiriliyor.

Abu Dabi'de yapılan röportajda suikast planı iddiası ortaya çıktı

Trump, Abu Dabi'de Fox News'e verdiği röportajda, isim vermeden eski bir Biden yönetimi yetkilisinin kendisine suikast düzenlenmesi çağrısında bulunduğunu öne sürdü. Bu şok edici suçlama, sosyal medya platformlarında tartışmalara yol açarken, muhalifleri ‘Trump drama yaratıyor!’ yorumunda bulundular. Destekçileri ise “Derin devlet komplolarını ifşa ediyor!” derken CNN iddiayı ‘tehlikeli ve asılsız’ olarak niteleyerek soruşturma açılması çağrısında bulundu.

Röportajın bir Körfez ülkesinde yapılmasına ve suçlanan kişinin ABD’de olmasına rağmen asıl tartışmalı olan bu kişinin, bırakın ülkenin en önemli liderini, başkan dışındaki kişileri koruması gereken dar güvenlik çemberinden biri olmasıydı.

Trump, sosyal medya üzerinden Başkan’a suikast düzenlenmesi çağrısı olarak yorumladığı şifreli bir mesaj yayınlayan eski ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü James Comey’i ima ediyordu!

ABD basınına göre Comey, Instagram’da ‘8647’ sayısını oluşturacak şekilde dizilmiş deniz kabuklarını gösteren bir fotoğraf paylaşmıştı. ABD argosunda ‘86’ sayısı ‘yok etmek’ ya da ‘öldürmek’ anlamında kullanılırken ‘47’ rakamının ise ABD’nin 47’nci başkanına atıfta bulunduğu iddia edildi.

Tüm bunların üzerine Comey, özür dileyerek “Bazı insanların bu rakamları şiddetle ilişkilendirdiğini fark etmemiştim. Aklımın ucundan bile geçmedi, ama şiddetin her türlüsüne karşıyım, bu nedenle paylaşımı sildim” açıklamasında bulundu.

Ancak Fox News’a göre buna ikna olmayan Trump, “Bunun tam olarak ne anlama geldiğini biliyordu. Bir çocuk bile bunun ne anlama geldiğini bilir. Bu suikast anlamına gelir. Bunu yüksek sesle ve açıkça söylüyor” ifadelerini kullandı.

Trump’ın Taylor Swift eleştirisi

Trump, bölgeye yaptığı ziyaretin sonunda Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Taylor Swift'i eleştirerek “Taylor bizim büyük anlaşmalarımızı anlamıyor, aptal şarkılarıyla çok meşgul!” dedi. Bu sürpriz saldırı karışık tepkilere yol açtı. Swift'in hayranları X platformunda bir kampanya başlatarak ‘Trump'ın Taylor'a daha güçlü olduğu için saldırdığını’ vurgularken, Arap basını bunu ‘dikkat çekme çabası’ olarak nitelendirdi. Trump’ın destekçileri ise bunu ‘değerleri savunmak’ olarak gördü. Ancak New York Times (NYT) gazetesinin yükselen yıldıza karşı tekrarlanan eleştirilerin Trump'ın gençler arasındaki popülaritesi üzerindeki etkisi konusunda uyarması dikkati çekti.



İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor
TT

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, savaşın yeni bir aşamaya girdiğini duyurdu. Zamir, “Sürpriz saldırı aşamasını başarıyla tamamladık. Bu süreçte hava üstünlüğünü sağladık ve balistik füze ağını etkisiz hale getirdik. Şimdi operasyonun yeni aşamasına geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonunun bugün aktardığı bilgilere göre söz konusu açıklama, ülkedeki Liderlik Konseyi’nin yeni Dini Lider’in seçimini yapacak Uzmanlar Meclisi toplantısının nasıl gerçekleştirileceğini tartışmak üzere bir araya geldiğini bildirmesiyle aynı zamana denk geldi. Liderlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Dini Lider seçim takvimi veya Uzmanlar Meclisi’nin oylamayı yüz yüze mi yoksa uzaktan mı yapacağına dair bir bilgi verilmedi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün akşam telefonla katıldığı NBC News mülakatında, İran’a kara kuvveti gönderilmesini ‘zaman kaybı’ olarak nitelendirdi. Trump, “Her şeyi kaybettiler. Deniz filolarını kaybettiler. Kaybedebilecekleri her şeyi kaybettiler” şeklinde konuştu.


İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
TT

İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş gündemdeyken, Gazze Şeridi karmaşık bir süreçle karşı karşıya. Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik siyasi adımlar şu ana kadar duraklamış durumda.

Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Donald Trump’ın planının ikinci aşamasına daha hızlı geçmeyi hedefliyordu. Ancak İran’a yönelik savaş, bu süreci belirsizliğe sürükledi.

Ateşkes anlaşmasının ardından İsrail, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girerek hükümet görevlerini devralmasını engelledi. Ayrıca, grupların silahsızlandırılmasına yönelik baskıyı sürdürdü. İran’a karşı yürütülen savaş, tüm bu sürecin daha da aksamasına yol açtı.

Arabulucularla sınırlı iletişim

Hamas’ın yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Gazze Şeridi’ndeki durumla ilgili arabulucularla sınırlı ve kısmi bir iletişim sürüyor. Yetkililerden biri, özellikle Katar ve Türkiye’nin savaş krizine yoğunlaştığını ve bu nedenle sürece daha fazla dahil olduklarını, Mısır aracılığıyla iletişimin ise hâlâ takip edildiğini, ancak Mısır’ın da bölgesel durumla ilgilenmekte olduğunu belirtti.

sxcdfgt
Gazze şehrinde yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları (Reuters)

Hamas kaynakları, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana hareketin liderliği ile ABD yönetimi arasında doğrudan veya arabulucular üzerinden herhangi bir yeni iletişim kurulmadığını ifade etti. Ayrıca, silah meselesiyle ilgili olarak da harekete resmi bir öneri sunulmadığı vurgulandı.

Kaynaklar, mevcut savaşın Gazze Şeridi’ndeki durumu etkileyebileceğine dair endişelerini gizlemiyor. İsrail, arabulucuların müdahalesiyle ABD talebi üzerine yeniden açılan sınır kapılarını kapatarak durumu kendi lehine kullanmaya çalıştı. Uzun sürecek bir savaşın Gazze dosyasını daha da olumsuz etkileyebileceği, özellikle de İran’la yapılacak müzakereler sırasında Filistin meselesinin daha uzun süre göz ardı edilebileceği kaydedildi.

Tek taraflı kınama

İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana, Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Tahran’a düzenlenen saldırıları ve Ali Hamaney suikastını kınadı. Ancak Körfez ülkelerine yönelik saldırılar konusunda hareket, ne resmi açıklama ne de bireysel yorumlar aracılığıyla bir tutum sergilemedi.

Hamas liderlerinin, bazı gazetecilerin bu saldırılara ilişkin sorularına yanıt vermekten kaçındığı gözlendi.

Hamas kaynakları, hem Gazze içinden hem de dışından, hareketin şu anda ‘yaşananlara karşı sessiz kalmayı’ tercih ettiğini belirtiyor. Liderler, herhangi bir pozisyon almanın ileride kendileri aleyhine yorumlanabileceğini düşündükleri için, yalnızca İran’a yönelik saldırıları kınamayı uygun gördü.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin Körfez ülkelerine karşı İran’ın saldırılarını kınayamayacağını kabul ediyor. Bunun nedeni, İran’ın bu saldırıların yalnızca bölgedeki ABD üslerini hedef aldığını öne sürmesi ve Körfez ülkelerinin de bu saldırıları kendi güvenlikleri açısından değerlendirmesi.

Kaynak, Hamas’ın ‘tüm taraflarla ilişkilerini korumaya önem verdiğini’ ve bölgedeki devam eden askeri savaş ortamında kendini siyasi çatışmaların içine çekmek istemediğini belirtti.

Bu tutum, Hamas içinde sahadaki ve tabandaki kesimlerde farklı yansımalar oluşturdu; saldırılara ilişkin görüşler bölünmüş durumda.

Ancak Filistinli grupların medya alanında, ‘yönlendirmeler sürekli olarak İran’ın savaş anlatısına güçlü destek verilmesini’ öngörüyor.

Hamas’ın çeşitli platformlarında, merhum Yahya Sinvar’ın konuşmaları düzenli olarak paylaşılıyor. Sinvar, 7 Ekim 2023 öncesi yaptığı bir konuşmada ‘bölgesel bir savaşın olacağını’ belirtmişti.

Gazze Şeridi’nde Hamas ve diğer Filistinli grupların kontrolünde bulunan bölgelerdeki camilerde, İran’a destek için duaların yoğunlaştığı gözlemleniyor.

Hamas liderliğinin, bölgedeki saldırılar nedeniyle güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı öğrenildi. İsrail’in liderliğe yönelik ani bir saldırı yapabileceği korkusu hâkim. Bu endişe, dün sabah, Lübnan’daki Kassam Tugayları üyelerinden biri olan Vesim el-Ali’nin el-Bedavi Mülteci Kampı’ndaki bir konut saldırısında öldürülmesiyle pekişti. El-Ali’nin kardeşi de yaklaşık bir yıl önce benzer bir saldırıda hayatını kaybetmişti.


Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok

Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok

Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile herhangi bir anlaşmanın ancak "koşulsuz teslimiyetinden" sonra mümkün olacağını söyledi.

Savaş yedinci gününe girerken, bugün Tahran'daki altyapıya yönelik yaygın saldırılar başladı; İran ise Tel Aviv'in kalbini füzelerle hedef aldığını açıkladı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, bir sonraki aşamanın İran için "harika ve kabul edilebilir" bir liderlik seçmeyi içereceğini belirterek, Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte İran'ı yıkımın eşiğinden kurtarmak ve ekonomisini her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü hale getirmek için çalışacağını kaydetti.

Trump, "İran'ı Yeniden Büyük Yapalım" sloganını kullanarak, "İran'ın parlak bir geleceği olacak" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Trump ajansa verdiği bir röportajda, Yüksek Lider Ali Hamaney'in oğlu ve babasının en muhtemel halefi olarak görülen sertlik yanlısı Mücteba Hamaney'in beklenmedik bir seçim olduğunu söyledi. Telefonla yaptığı görüşmede, "İran'ı geleceğe taşıyacak kişiyi seçme sürecine dahil olmak istiyoruz" dedi. "Her beş yılda bir bunu tekrarlamak zorunda değiliz... Halk ve ülke için iyi olan birini istiyoruz" şeklinde konuştu.