Tehditlerinin ardından… İran gerçekten Hürmüz Boğazı'nı kapatabilir mi?

Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri (Reuters)
TT

Tehditlerinin ardından… İran gerçekten Hürmüz Boğazı'nı kapatabilir mi?

Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri (Reuters)

İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından tansiyon yükselirken, Tahran'ın dünyanın en önemli petrol arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'nı hedef alarak karşılık verebileceğine dair korkular yeniden su yüzüne çıktı. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi İsmail Kosari dün Tesnim haber ajansına verdiği demeçte, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının ‘değerlendirilmekte’ olduğunu ve Tahran'ın ‘en iyi kararı kesin olarak’ alacağını söyledi.

Mevcut jeopolitik dinamikler ışığında bu ne anlama geliyor?

Umman ve İran arasında yer alan Hürmüz Boğazı, Arap Körfezi'ni Umman Körfezi ve Umman Denizi'ne bağlayan hayati bir nakliye hattıdır. Boğazdan geçen büyük miktardaki petrol nedeniyle, dünyanın en önemli petrol koridoru olma özelliğine sahiptir. Daha da önemlisi, bölgeden petrol ihracatı için alternatif yolların sınırlı olması nedeniyle Arap Körfezi petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ı Hürmüz Boğazı'ndan pompalanır. Bu koridor üzerinden 2022 yılında tankerlerle günde tahmini 20 milyon varil taşınıyordu. Bu da küresel petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birini temsil ediyor. Sıvı doğal gazın yüzde yirmisi de buradan geçiyor.

Önceki İran tehditleri

İran geçmişte birkaç kez Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulunmuştu. Bu tehditlerden en önemlisi ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımların yeniden uygulanmasının ardından gerilimin arttığı 2018 yılındaydı. Bundan önce de 2011 ve 2012 yıllarında İranlı yetkililer, Batı'nın nükleer programı nedeniyle petrol ihracatına ek yaptırımlar uygulaması halinde boğazın kapatılabileceği uyarısında bulunmuşlardı. Ancak bu tehditler hiçbir zaman gerçekleşmedi.

Küresel ticaret dinamiklerinde değişim

Ekonomik araştırma sitesi Econovis'e göre, 2001'den 2022'ye kadar Arap Körfezi'nden ABD'ye ham petrol ihracatı günde 2 milyon 660 bin varilden 740 bin varile düşerek yüzde 72'lik önemli bir düşüş gösterdi. Avrupa Birliği'nde (AB) de benzer bir eğilim görüldü ve ihracat yüzde 37'lik bir düşüşle günde 2 milyon 330 bin varilden 1 milyon 460 bin varile geriledi. Buna karşılık Çin, küresel petrol piyasasında etkili bir güç olarak ortaya çıktı ve Arap Körfezi petrol ithalatında yüzde 800'lük benzeri görülmemiş bir artışa tanık oldu; 630 binden yaklaşık 5 milyon 800 bin varile yükseldi.

2022 yılında ABD ve AB'nin Arap Körfezi'nden ham petrol ithalatındaki payı sırasıyla yüzde 4,1 ve yüzde 8,1'e gerilerken, Çin yüzde 30'dan fazla ithalat yaparak ezici bir pay aldı. Arap Körfezi petrolü ABD'nin toplam ham petrol ithalatının yüzde 12'sini, AB'nin yüzde 15'ini ve Çin'in yüzde 55'ini oluşturuyor.

Çin, 2022 yılında küresel ithalatın yüzde 23'ünü gerçekleştirerek dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı haline geldi. Aynı zamanda İran petrolünün bir numaralı ithalatçısı olan Çin'in, petrol ihracatının dörtte üçünden fazlasını gerçekleştirdiği bildiriliyor. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi aynı zamanda İran'ın en büyük ticaret ortağı.

Çin, ham petrol başta olmak üzere enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olmaya devam ediyor. 2022 yılında Çin'in mineral yakıt ve ürünleri ithalatı 535 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve bunun 366 milyar doları sadece ham petrole harcanmıştır. Bu da mineral yakıtlar ve ürünlerinde 470 milyar dolarlık bir ticaret açığı ile sonuçlanmıştır.

fegrhyjukı
İsrail'in gece düzenlediği saldırıda hedef alınan Tahran'ın güneyindeki bir petrol rafinerisinin üzerinden dumanlar yükseliyor. (AFP)

Yıllar içinde ortaya çıkan en dikkat çekici eğilimlerden biri, büyük küresel oyuncularla ticaretin değişen dinamikleridir. 2001 yılında Arap Körfezi'nin ABD ve AB ile olan ticareti Çin ile olan ticaretinden yaklaşık yedi kat daha büyüktü. Ancak son yıllarda bu ticaret modellerinde önemli bir değişim yaşandı ve Çin ile yapılan ticarette belirgin bir artış görüldü. Körfez ülkeleri ile Çin arasındaki ticari ilişkiler 2001 ile 2022 yılları arasında yüzde 2 bin 700'den fazla artarak muazzam bir büyüme gösterdi. 2022 yılı sonunda Çin ile ticaretin 385 milyar dolara ulaşması, bu ekonomik ortaklığın artan önemini yansıtıyor. Öte yandan Econovis verilerine göre aynı yıl Körfez ülkeleri ile AB arasındaki ticaret 219 milyar dolar, ABD ile ticaret ise 95 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Boğazı kapatmanın zorlukları

Şarku’l Avsat’ın CNBC'den aktardığına göre piyasa gözlemcileri, boğazın kapatılmasıyla küresel petrol akışının tamamen kesilmesinin olası olmadığını ve hatta imkânsız olabileceğini düşünüyor. Transversal Consulting Başkanı Ellen Wald, Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişini engellemenin İran'a ‘net bir fayda sağlamayacağına’ ve böyle bir eylemin muhtemelen daha fazla misillemeye yol açacağına inanıyor. Wald, boğazın kapatılması nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanacak önemli bir artışın, İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin'in tepkisine yol açabileceği uyarısında bulundu. Wald, “Çin, Körfez'den petrol akışının hiçbir şekilde kesintiye uğramasını ya da petrol fiyatlarının yükselmesini istemiyor. Bu yüzden İran'a baskı yapmak için tüm ekonomik gücünü kullanacaktır” dedi.

Enerji ekonomisti Dr. Anas Al-Hajji, “Söz konusu hamleyle İran’ın dostları düşmanlarından daha fazla zarar görecek” dedi. Al-Hajji, İran'ın günlük tüketim mallarının çoğunun bu güzergahtan geçtiği düşünüldüğünde, boğazın kapatılmasının Tahran için bir lanet olabileceğini belirterek, “Sorun çıkarmak onların çıkarına değil. Çünkü önce onlar zarar görecek” ifadelerini kullandı.

The Economist'e göre bu dar su yolu İran için hayati önem taşıdığından, böyle bir eylem pervasızca olacaktır. Dergi, İran'ın böyle bir önlemle ilgili çok sayıda tehdidine rağmen, şimdiye kadar risk almaya cesaret edemediğini belirtti.

Boğazı kapatmak teknik olarak imkânsız mı?

2018 yılında İran, ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımların yeniden uygulanmasının ardından gerilimin artması üzerine Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit etti. Bundan önce de 2011 ve 2012 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi'nin de aralarında bulunduğu İranlı yetkililer, Batı'nın nükleer programı nedeniyle petrol ihracatına ek yaptırımlar uygulaması halinde boğazın kapatılabileceği uyarısında bulunmuşlardı.

Ancak tekrarlanan tehditlere rağmen Hürmüz Boğazı'nı kapatmak için herhangi bir girişimde bulunulmadı ki analistler bunun pratikte mümkün olmadığını söylüyor. Al-Hajji, boğazın büyük kısmının İran'da değil Umman'da olduğunu ve boğazın İranlıların kapatamayacağı kadar geniş olduğunu belirtti. Wald ise birçok geminin İran sularından geçmesine rağmen, gemilerin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman üzerinden alternatif rotalar izleyebileceğine dikkat çekti.

Tanınmış Amerikalı profesör Paul Sullivan, “Burayı kapatarak ekonomilerini boğmayacaklar. Bunu daha kaç kere söylememiz gerekiyor?” diyerek konuyu özetledi. Kpler'de Ortadoğu ve OPEC+ Görünüm Başkanı Amena Bakr ise şunları söyledi: “Kritik bir durumda olmamıza rağmen boğazın kapatılması uç bir senaryo. Bu seçeneği tamamen göz ardı etmiyorum. Üzerinde çalışmamız gerekiyor.”



Irak'ta ABD diplomatik tesisine İHA saldırısı

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak'ta ABD diplomatik tesisine İHA saldırısı

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Washington Post, ismi açıklanmayan bir güvenlik yetkilisi ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın iç uyarısını kaynak göstererek, dün Irak'taki önemli bir ABD diplomatik tesisine İHA ile saldırıldığını ve bunun Tahran'a sadık silahlı grupların ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşına yanıt olarak gerçekleştirildiğinin düşünülmekte olduğunu bildirdi.

Gazete, saldırının Bağdat havaalanı ve Irak askeri üsleri yakınındaki ABD diplomatları için lojistik merkezi olan Diplomatik Destek Merkezi'ni hedef aldığını bildirdi.

Washington Post gazetesi, Bağdat'taki tesise 6 İHA fırlatıldığını, bunlardan birinin Amerikan tesisine isabet ettiğini, diğer beşinin ise düşürüldüğünü bildirdi. Gazeteye göre, hassas bir güvenlik durumunu görüşmek için adı açıklanmamak koşuluyla konuşan güvenlik yetkilisi, herhangi bir ölüm veya yaralanma olup olmadığından haberdar değildi.

Gazete, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın bir İHA’nın bir gözetleme kulesine çarptığını belirten iç uyarı yayınladığını ve tesisteki personele “siper alıp sığınak aramalarını” emrettiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Washington Post’tan aktardığına göre güvenlik yetkilisi, saldırının muhtemelen İran destekli silahlı gruplardan oluşan Irak İslam Direnişi tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlattı. İran ise Körfez ülkelerindeki İsrail ve ABD üslerine saldırılar düzenleyerek karşılık verdi. İran'ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi, ABD-İsrail saldırılarında bin 300'den fazla sivilin öldüğünü açıkladı.

İsrail, İran saldırılarında 11 sivilin, ABD ordusu ise 7 personelinin öldüğünü açıkladı. Reuters ise savaşta 150'ye yakın ABD askerinin yaralandığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların İran'ın “nükleer ve balistik füze programları, Hamas ve Hizbullah'a verdiği destek ve tehditkar faaliyetleri” gibi yakın tehditleri ortadan kaldırmayı amaçladığını belirtti.

İran nükleer silah peşinde olduğunu reddederek, saldırıları egemenliğinin ihlali olarak nitelendirdi.


Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
TT

Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)

Yüzük Kardeşliği (The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring) oyuncu kadrosu 23 yıl sonra gerçekten yeniden bir araya gelirse, Frodo Baggins biraz farklı görünebilir ama içiniz rahat olsun: Karakteri yine Elijah Wood canlandıracak.

Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) yıldızı Wood, Andy Serkis'in yöneteceği The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'la Orta Dünya'ya dönmek konusunda şimdilik ser verip sır vermiyor. Ancak reddetmediği tek bir şey var: Yakın zamanda kimsenin onun yerini doldurmasını istemiyor.

Sunday Times'a konuşan 45 yaşındaki Wood, yeni filmde rolünü yeniden canlandırıp canlandırmayacağı sorulduğunda şunları söyledi:

Henüz resmi bir duyuru yapılmadı ancak geçen ağustostaki etkinlikte, Ian McKellen baklayı ağzından çıkardı. Dolayısıyla ihtimal son derece yüksek. Resmi açıklama gelene kadar bir şey söyleyemem ama yeni bir film düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. Orta Dünya gibi bir dünya için yeni filmler sözkonusu olduğunda insan biraz tedirgin oluyor, herkes bu evrenin bütünlüğünün korunmasını umuyor. Ancak bu hikaye eğlenceli ve sürükleyici. Gerçekten de ekibin yeniden bir araya geldiği hissini veriyor.

"Ben hayatta olduğum sürece başkası oynayamaz"

Elijah Wood, kahraman hobbit Frodo Baggins rolünde Shire'a dönüp dönmeyeceğini resmen teyit etmese de McKellen'ın "Ben hayatta olduğum sürece kimsenin Gandalf'ı oynamasını istemem" sözlerine destek verdi. 

Wood, "Bunu tamamen anlıyorum. Ben de hayatta olduğum ve gücüm yettiği sürece Frodo'yu başka birinin oynamasını kesinlikle istemem" dedi.

Vizyon tarihi ertelendi

Gişe canavarı üçlemenin yönetmeni Peter Jackson, iki yıl önce Andy Serkis'in hem yönetip hem de Gollum karakteriyle başrolde yer alacağı yeni bir canlı çekim filmin yapımcılığını üstleneceğini duyurmuştu. Başlangıçta 2026'da vizyona girmesi planlanan film, son takvime göre Aralık 2027'de gösterime çıkacak.

Serinin eski yıldızları sessizliklerini korumaya çalışsa da Ağustos 2025'te Londra'daki bir hayran etkinliğinde McKellen, beklenen müjdeyi vermişti: 

Size oyuncu kadrosuyla ilgili iki sır vereceğim; filmde Frodo ve Gandalf adında karakterler var.

Diğer yıldızlar ne diyor?

Orlando Bloom, geçen yıl sarı peruğunu takıp Legolas rolü için yeniden kamera karşısına geçmesi istenirse buna seve seve "evet" diyeceğini söylemişti. Bloom, "Legolas'ı başkasının oynadığını görmekten nefret ederim. Ne yapacaklar? Yerime başka birini mi koyacaklar?" diyerek rolüne olan bağlılığını vurgulamıştı.

Aragorn karakterine hayat veren Viggo Mortensen ise 2024'te GQ'ya yaptığı açıklamada, Gondor Kralı rolünü yeniden canlandırması için "doğru şartların" oluşması gerektiğini söylemişti. 

Mortensen, "Hikayenin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Bu karakteri oynamayı seviyorum ama sadece şu anki yaşıma ve karakterin ihtiyaçlarına uygunsa bunu yaparım. Aksi takdirde bu saçma olurdu" diyerek kapıyı açık bırakmıştı.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, Sunday Times, GQ


ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
TT

ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)

ABD, İran'ın ardından Afganistan'ı da "haksız yere tutukluluğu destekleyen devlet" ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazartesi günkü açıklamasında "Taliban, fidye veya siyasi tavizler elde etmek için kişileri kaçırarak terörist taktikler kullanmaya devam ediyor" dedi.

Rubio, Taliban yönetiminin "Dennis Coyle, Mahmoud Habibi ve Afganistan'da haksız yere tutuklanan tüm Amerikalıları derhal serbest bırakması" çağrısında da bulundu.

ABD'li akademisyen Coyle, geçen yıl Taliban'a bağlı güvenlik güçlerince gözaltına alınmıştı. Kabil yönetimi, 64 yaşındaki Coyle'un neden yakalandığına dair açıklama yapmamış ancak ABD vatandaşı hakkında hukuki işlem başlatılacağını duyurmuştu.

Amerikalı iş insanı Mahmoud Habibi de 2022'de Taliban'a bağlı istihbarat yetkililerince yakalanmıştı. Washington yönetimi, Habibi'yle ilgili bilgi paylaşacak kişilere 5 milyon dolar para ödülü verileceğini bildirmişti.

CNN'in analizinde Washington'ın, bu adımla Taliban'ın Amerikalıları kaçırmasını engellemeyi amaçladığı yazılıyor. Ayrıca ABD'nin, Afganistan'a seyahat kısıtlamaları getirme ihtimalinin de arttığı ifade ediliyor.

ABD, halihazırda Kuzey Kore için böyle bir seyahat kısıtlaması uyguluyor. Washington yönetimi, vatandaşlarının onay almadan ABD pasaportlarıyla Kuzey Kore'ye seyahat etmesine izin vermiyor.

Diğer yandan Beyaz Saray'ın, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak askeri harekatı başlatmadan bir gün önce de İran için aynı kategorilendirmeyi yaptığına dikkat çekiliyor.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı'ndan 1 Mart'ta yapılan açıklamada, ABD-İsrail harekatının İran'ın "ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği" belirtilmiş, masum sivillerin öldürüldüğü vurgulanmıştı.

ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesiyle ülkenin yönetimi tekrar Taliban'a geçmişti.

Independent Türkçe, CNN, The Hill