İran-İsrail çatışması boğazların güvenliğini tehdit ediyor ve küresel endişeleri körüklüyor

Uzmanlar Şarku’l Avsat’a konuştu: Çatışmaların artması tedarik zinciri krizini derinleştiriyor

İran-İsrail çatışması boğazların güvenliğini tehdit ediyor ve küresel endişeleri körüklüyor
TT

İran-İsrail çatışması boğazların güvenliğini tehdit ediyor ve küresel endişeleri körüklüyor

İran-İsrail çatışması boğazların güvenliğini tehdit ediyor ve küresel endişeleri körüklüyor

Ortadoğu, İsrail ile İran arasındaki çatışmanın tüm bölgeyi istikrarsızlaştırma tehdidiyle tehlikeli bir gerilime tanıklık ediyor. Mevcut savaşın yansımaları savaş alanlarının ötesine geçerek küresel ekonomiye gölge düşürmeye ve bölgedeki hayati tedarik zincirlerinin istikrarını tehdit etmeye başladı.

Bombardıman yoğunlaştıkça, devam eden gerginliğin deniz yollarının güvenliği, nakliye ve sigorta maliyetlerindeki artış üzerinde geniş yansımaları olacağına işaret eden uzmanlar, enerji fiyatlarında yeni bir krizin enflasyon oranlarını görülmemiş seviyelere çıkarabileceği uyarısında bulundu.

Karşılıklı saldırılar ve artan tehditlerin Hürmüz ve Babu’l Mendeb boğazları gibi stratejik koridorlarda seyrüseferi aksatarak ticari gemilerin ve petrol tankerlerinin hareketini felce uğratabileceğine dair korkular artıyor. Söz konusu gelişmeler, küresel ekonominin halihazırda ekonomik büyüme üzerindeki yüksek belirsizlikten ve ABD gümrük vergilerinin getirdiği enflasyonist baskılardan mustarip olduğu bir dönemde meydana geliyor. Bu da Ortadoğu'da yaşanacak yeni bir gerilimi iki kat daha fazla baskı unsuru haline getiriyor.

Boğazların önemi

Uluslararası ticaret uzmanı Dr. Favaz el-Alemi, küresel ticaretin büyümesinde 2025 ve 2026 yıllarında yüzde 7'den fazla bir yavaşlama bekliyor. El-Alemi bu durumu jeopolitik çatışmaların artmasına ve küresel ticaret hacminin yüzde 90'ını oluşturan deniz taşımacılığının önündeki teknik engellere ek olarak büyük ekonomik güçler arasında süregelen ticaret savaşına ve buna eşlik eden yüksek gümrük tarifelerine bağlıyor.

El-Alemi, bu çatışmalardan kaynaklanan belirsizliğin, küresel ticaretin büyümesinin önündeki başlıca engel olan ihracat ve ithalattaki düşüşün bir sonucu olarak, uluslararası bankalar ve kuruluşlar arasında ekonomik büyümeye ilişkin çelişkili beklentilere yol açtığını kaydetti. Bu bağlamda, bazı finans kuruluşları, ABD ekonomisindeki yavaşlamanın dünyanın geri kalanına olumsuz yansıması ışığında, 2024 yılında yüzde 3,3 olan yıllık ortalama ticaret büyüme oranı tahminlerini bu yıl yüzde 2,9'a düşürdü ve 2026'da yüzde 2,8'e gerileyeceği beklentisini dile getirdi.

El-Alemi, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile ilgili olarak şunları söyledi: “Mevcut çatışmaların bölge ekonomileri üzerinde, özellikle de ticaret açısından, olumsuz bir etkisi olacak. Geçen yıl emtia ticareti hacmi endeksinde dünyada altıncı sıraya yükselen Körfez ülkeleri, 1,5 trilyon dolar değerindeki toplam küresel emtia ticaretinde yüzde 3,4'lük bir paya sahip oldu.”

2024 ve 2025'in ilk çeyreği boyunca Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen enerji akışı, küresel deniz yoluyla petrol ticaretinin yüzde 25'inden fazlasını ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde 20'sini oluşturdu. ABD, toplam ham petrol ve kondensat ithalatının yaklaşık yüzde 7'sini ve petrol sıvıları tüketiminin yüzde 2'sini temsil eden günde yaklaşık 500 bin varil Körfez ham petrolü ve kondensatını Hürmüz Boğaz üzerinden ithal etti.

Geçen yıl Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ham petrol ve kondensat ihracatının yüzde 84'ü ve LNG’nin yüzde 83'ü Asya pazarlarına yapıldı. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore, toplam ham petrol ve kondensat akışının yüzde 69'unu oluşturarak bu akışların ana varış noktaları oldu. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatta yaşanacak herhangi bir aksaklıktan en çok bu pazarlar etkilenecek.

sdfrgt
İran ile askeri gerilim başlamadan önce İsrail'in kuzeyindeki Hayfa Limanı’nın havadan görünümü (Reuters)

El-Alemi, “Jeopolitik çatışmaların petrol fiyatları üzerinde olumsuz bir etkisi olacak. Nakliye fiyatlarında yüzde 60'lık bir artışa ek olarak petrol fiyatları bugünkünden iki kat daha fazla artabilecek. Bu da talebin azalmasına, büyümenin duraklamasına ve petrol ve gaz fiyatlarının yükselmesine yol açacak. Küresel ekonomi 2025 yılında Kovid-19 pandemisinden bu yana en yavaş büyümesini kaydedecek” ifadelerini kullandı.

Zorluklar ve fırsatlar

Körfez petrol gelirleri üzerinde beklenen olumsuz etkilere rağmen el-Alemi, bu zorlukların bölge ülkeleri arasında Arap Denizi veya Kızıldeniz üzerinden petrol ve petrol türevleri ihracatında yeni çıkış noktaları açmak için iş birliği de dahil olmak üzere yeni ekonomik fırsatların önünü açabileceği görüşünde. Bu, küresel şirketlere deniz taşımacılığı ve lojistik merkezleri alanlarında kazançlı yatırım fırsatları sunacak ve Hindistan, Avrupa, Afrika ülkeleri ve Doğu ve Güney Asya'daki ülkelerle ekonomik ortaklıklarını güçlendirecek. Kuşkusuz bu da Körfez ülkelerinin küresel bir ticaret merkezi olarak konumunu ve bilgi teknolojisi ve yapay zekâ alanlarında büyük iş fırsatları yaratmak için yeni inovasyon ve teknoloji merkezlerine yatırım yapma eğilimini güçlendiriyor.

cdsfgtrhy
İsrail savunma sistemleri Tel Aviv üzerindeki İran füzelerini engellemek için aktif hale getirildi. (AFP)

El-Alemi sözlerini şöyle tamamladı: “Hürmüz Boğazı'nın küresel güçlerin stratejik hesaplamalarında kilit bir eksen haline gelmesi, dünya ülkelerini bu boğaz üzerinden deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamak ve boğaz üzerindeki kontrolü güçlendirmek için mekanizmalar aramaya itti. Bu durum, küresel ticaretin genişlemesi ve gelişmesi için en önemli çıkış noktası ve ülkeler arasında mal alışverişi için ana arter olması nedeniyle bu hayati koridorun önemini iki katına çıkardı. Öte yandan boğaz, deniz seyrüseferi ve uluslararası ticaret karşısında kapanması, genel olarak emtia fiyatlarındaki ve özellikle de uluslararası ilişkilerde kilit bir faktör olan petrol fiyatlarındaki artışı doğrudan etkilediğinden, uluslararası çatışmalar ve anlaşmazlıklar için bir arena olmaya devam etmektedir. Bu boğazın seyrüsefer, ekonomi ve ticaret alanlarında kullanımı, başta 1958 Cenevre Sözleşmesi ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi olmak üzere çeşitli sözleşmelerle düzenlenmiştir.”

Tedarik kesintisi

Ekonomi politikaları uzmanı Ahmed eş-Şehri, İsrail ile İran arasında devam eden savaşın küresel tedarik zincirlerini bozacağı ve bunun da küresel enerji için hayati bir eksen olan bölgedeki ticaret hareketini olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Eş-Şehri Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bölgenin, başta dünya petrolünün yaklaşık üçte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı olmak üzere kritik deniz yollarını kapsadığını söyledi. Bu koridorlardaki herhangi bir kesintinin petrol fiyatlarında önemli bir artışa yol açacağına ve bunun da uluslararası düzeyde enflasyon oranlarını yükselteceğine dikkat çekti. Gemileri alternatif rotalar izlemeye zorlamanın sevkiyatlarda gecikmelere ve nakliye maliyetlerinde artışa yol açacağını belirten eş-Şehri, ‘risk priminin yüzde 15'in üzerinde hızlı bir artış gösterebileceğini’ kaydetti. Eş-Şehri ayrıca, savaşların arz yönlü şoklara neden olan en önemli faktörlerden biri olmaya devam ettiğini vurguladı.



İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
TT

İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)

Reuters'ın aktardığına göre, İran'ın Fars Haber Ajansı bugün Asaluyeh'deki Güney Pars Petrokimya Kompleksi'nde birkaç patlama sesi duyulduğunu bildirdi.

Bugün, İran'ın Kum kentindeki bir yerleşim bölgesine düzenlenen hava saldırısında, devlet kontrolündeki İran Daily gazetesinin internet sitesine göre en az 5 kişi öldü. İran, son günlerde savaşla ilgili genel kayıp rakamlarını açıklamadı, ekipman kayıplarından ise bahsetmedi.

Bu sabah erken saatlerde, İran'ın başkenti Tahran'a bir dizi hava saldırısı düzenlendi ve patlamalar gece boyunca yankılandı; ancak hedeflerin ne olduğu anlaşılamadı. Alçak uçuş yapan savaş uçaklarının uğultusu birkaç saat boyunca aralıklarla duyuldu.


Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
TT

Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)

Dünya, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın seyrini durdurabilecek her gelişmeyi endişeyle takip ediyor. Bu gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala daha da artıyor. Trump, Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı açmasını talep etmiş, aksi takdirde bir misilleme ile karşı karşıya kalacaklarını belirtmişti.

Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir anlaşmaya varmaları için önümüzdeki çarşamba gününü son tarih olarak verdi. Bu, ABD’nin doğu kıyısı saatiyle salı akşamı 20:00’ye denk geliyor. Taraflar, savaşın kırkıncı gününe yaklaşırken ya bir uzlaşmaya varacak ya da yıkıcı bir saldırıyla yüzleşecek.

Olası ateşkes

ABD ve İsrail kaynaklarına göre, ABD ve bölgesel arabulucular, savaşın kalıcı olarak sona ermesine yol açabilecek 45 günlük olası bir ateşkes üzerine görüşmeler yürütüyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre uzmanlar, sürenin son saatlerinde kısmi bir anlaşma sağlanma olasılığı azalmasına rağmen, bu girişimi savaşın dramatik bir şekilde tırmanmasını önlemek için ‘son şans’ olarak değerlendiriyor.

Savaşı durdurmaya yönelik çabalar

Diplomatik çabalara yakın kaynaklar, görüşmelerin Pakistan, Mısır ve Türkiye aracılığıyla yürütüldüğünü ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında doğrudan mesajlaşmaların gerçekleştiğini açıkladı. Axios’a göre müzakereler şu anda iki aşamalı bir anlaşma üzerinde yoğunlaşıyor: İlk aşama, savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi amacıyla yürütülecek görüşmelerin süreceği yaklaşık bir buçuk aylık olası bir ateşkesi kapsıyor. Gerekirse ateşkes süresi uzatılabilecek.

Arabulucular, ikinci aşamaya geçiş ve savaşın tamamen sona erdirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum meselesinin çözümüyle mümkün olacağını, bunun ya uranyumun yurtdışına taşınması ya da yoğunluğunun azaltılması yoluyla olabileceğini belirtiyor. Bu adımların yalnızca kapsamlı bir nihai anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilebileceği vurgulanıyor.

Şu anda arabulucular, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokuyla ilgili güven artırıcı önlemler almasını sağlayacak taslaklar üzerinde çalışıyor. Kaynaklardan ikisi, bu iki konunun Tahran için temel pazarlık maddeleri olduğunu ve İran’ın yalnızca 45 günlük geçici bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmeyeceğini söylüyor. Arabulucular ise ilk aşamada her iki konuda kısmi adımlar atılması ve ABD’nin de savaşın yeniden başlamayacağına dair garantiler sunması olasılığını değerlendiriyor.

ABD birliklerinin hareketlerini takip etmek

Başarının büyük ölçüde İran’ın vereceği yanıta bağlı olabileceği belirtiliyor. Zira Tahran son günlerde çeşitli teklifleri reddetmişti.

Londra Free Press gazetesinde yayımlanan bir makaleye göre, ABD güçlerinin bölgedeki mevcut hareketliliği biraz daha sürebilir ve bölgeye takviye birlikler gönderilebilir. Makale, mevcut durumun bu ayın sonuna kadar devam edebileceğine işaret ediyor.

Makalede, İran’daki yeni liderlerin Amerikalıların hamlelerini önemsemediği, çünkü Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün ABD’nin sahip olduğu tüm kozlardan üstün olduğunu düşündükleri ifade ediliyor. Bu nedenle ay sonuna gelindiğinde, Trump’ın önünde büyük olasılıkla yalnızca üç seçenek kalacağı ve bunların hepsinin onun açısından korkutucu olduğu vurgulanıyor.

Trump için olası seçenekler şunlar olabilir:

1- İran rejimi ile anlaşma

İlk seçenek, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü içeren ve ABD ile İsrail’in İran’a yeniden saldırmayacağına dair uluslararası bir garanti öngören bir anlaşma yapmak. Gazeteye göre bu durum Trump için ‘son derece küçük düşürücü’ olacak. Zira kötü tabloyu hiçbir şekilde düzeltemeyecek.

2- Zafer ilanı ve asker çekme

İkinci seçenek, zafer ilan ederek birlikleri geri çekmek, ancak bu durum Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamayacak.

3- Hark Adası’nın ele geçirilmesi

Üçüncü seçenek, kara kuvvetlerini göndererek Hürmüz çevresindeki Hark Adası veya kıyı bölgelerinin ele geçirilmesiyle İran’ı müzakere masasına oturtma umudu. Gözlemciler, Amerikan askerlerinin düşürülen uçağının pilotlarını başarıyla kurtarmasının ardından Trump’ın benzer operasyonları genişletme isteğinin doğabileceğinden endişe ediyor.

2 Nisan’da gerçekleştirilen bu operasyon, pilotların güvenli şekilde kurtarılmasını sağlamıştı. The Hill gazetesine göre Trump, anlaşma sağlanamazsa İran’a kara birlikleri göndermeyi de değerlendiriyor.

Trump, sürenin dolmasına kadar bir anlaşma umudunu korurken, son saatlerdeki açıklamalarında İran’a boyun eğmezse ülkeyi tamamen yok edeceği tehdidinde bulunarak kararlılığını gösterdi. Enerji tesisleri ve başlıca köprüler, saldırı hedefleri arasında öncelikli olarak gösterildi.


Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
TT

Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu istihbarat şefinin öldürüldüğünü duyurarak, İranlı liderleri "tek tek" takip edeceklerini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Katz, "Devrim Muhafızları sivillere ateş açıyor, biz ise terörist liderleri ortadan kaldırıyoruz" dedi.

Katz, "İran liderleri sürekli olarak hedef alındıklarını hissediyorlar ve biz de onları tek tek takip etmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

İsrail'in İran'ın çelik ve petrokimya endüstrilerine "önemli ölçüde zarar verdiğini" iddia etti.

Şöyle devam etti: "İran'ın ulusal altyapısını yok etmeye devam edeceğiz ve terörist rejimi çöküş noktasına kadar zayıflatmak, terörizmi yayma ve İsrail Devleti'ne ateş açma kabiliyetini baltalamak için çalışacağız."