Trump’ın üçlü zirve hamlesi: Ukrayna savaşını bitirebilecek mi?

Görüşme tarihi henüz açıklanmadı ama Putin ve Trump'ın gelecek hafta bir araya gelebileceği belirtiliyor (Reuters)
Görüşme tarihi henüz açıklanmadı ama Putin ve Trump'ın gelecek hafta bir araya gelebileceği belirtiliyor (Reuters)
TT

Trump’ın üçlü zirve hamlesi: Ukrayna savaşını bitirebilecek mi?

Görüşme tarihi henüz açıklanmadı ama Putin ve Trump'ın gelecek hafta bir araya gelebileceği belirtiliyor (Reuters)
Görüşme tarihi henüz açıklanmadı ama Putin ve Trump'ın gelecek hafta bir araya gelebileceği belirtiliyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna lideri Volodimir Zelenski'yle görüşmeyi planlıyor. 

Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, bugün yaptığı açıklamada, gelecek günlerde Putin-Trump zirvesinin düzenlenmesi için ABD'yle uzlaşma sağlandığını söyledi. 

Zelenski'yle görüşme planına dair henüz detay paylaşılmadı. Kremlin'in üçlü görüşmeyi kabul edip etmediği bilinmiyor. Uşakov, "Öncelikle Trump'la görüşmek istediklerini" belirtti.

Seçim kampanyasında "24 saatte barışı sağlama" vaadiyle gündem olan Trump'ın bu görüşmeler neticesinde çatışmalara son verip veremeyeceği tartışılıyor. 

CNN'in analizinde, Ukrayna savaşının Putin için bir rejim devamlılığı ve ulusal kimlik meselesine dönüştüğüne dikkat çekiliyor. Bu yüzden Trump'ın sunduğu herhangi bir teşvikin, Moskova'nın savaş mantığını değiştirmeye yeterli olmayabileceği belirtiliyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu'ndan David Salvo şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Washington'da Kremlin'in bu savaşa ne kadar derinden bağlı olduğunu bazen tam kavrayamıyoruz. Putin rejiminin meşruiyeti bu savaşın sürdürülmesine ve Rusya'nın şartlarında sonuçlandırılmasına bağlı. Ekonomi bile savaş üzerine inşa edildi.

Gerçekleşirse Trump-Putin zirvesi, savaşın başladığı 2022'den bu yana en kritik diplomatik temas olacak. Analizde, bunun Putin'e uluslararası meşruiyet kazandırabileceği ve Moskova'nın ateşkes vaadiyle Ukrayna'nın doğusundaki askeri operasyonlara odaklanabileceği yazılıyor. 

Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff da bu hafta Moskova'da Putin'le görüştü. Kremlin ve Washington, görüşmelerin yapıcı geçtiğini söylüyor.

Diğer yandan New York Times'ın analizinde sözkonusu görüşmede nelerin müzakere edildiği konusunda Kiev'in bilgilendirilmediği belirtiliyor. 

Ayrıca Trump'ın Avrupa ülkelerini devre dışı bırakarak doğrudan liderler arası müzakere yöntemine başvurmasının Brüksel'i endişelendirdiği yazılıyor. Avrupa'nın barış sürecine dahil edilmemesinin, NATO ittifakı içindeki koordinasyonu zayıflatma riski taşıdığına da dikkat çekiliyor.

Independent Türkçe, CNN, New York Times



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.